#Kayıp

- Kayıp haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayıp haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA’DA MARKETE GİDİYORUM DEDİ BİR DAHA DÖNMEDİ Haber

BURSA’DA MARKETE GİDİYORUM DEDİ BİR DAHA DÖNMEDİ

Bursa’da 27 Aralık 2025 tarihinde “Markete gidiyorum” diyerek evden çıkan 16 yaşındaki Sude Solak’tan bir daha haber alınamadı. Günlerdir süren belirsizlik ailesini endişeye sürüklerken, anne Selcan Solak’ın feryadı yürekleri dağladı. 27 ARALIK’TAN BU YANA HABER YOK Edinilen bilgilere göre, 27 Aralık 2025 günü evinden “Markete gidiyorum” diyerek ayrılan Sude Solak geri dönmedi. Kızlarından uzun süre haber alamayan aile, polis merkezine giderek kayıp başvurusunda bulundu. Başvurunun ardından polis ekipleri genç kızın bulunması için çalışma başlatırken, aile günlerdir gelecek iyi bir haberi bekliyor. DAHA ÖNCE DE KAYBOLMUŞTU Kızının daha önce de birkaç kez kayıplara karıştığını ancak kısa sürede bulunduğunu belirten anne Selcan Solak, bu kez sürenin uzamasının kendilerini korkuttuğunu söyledi. Anne Solak, “27 Aralık’tan beri kayıp. Daha önce de birkaç kez kaybolmuştu. İlkinde iki günde, ikincisinde dört günde, üçüncüsünde beş-altı gün sonra bulunmuştu. Genelde Merinos Parkı, Gökdere Millet Parkı, Nilüfer, Beşevler, Mesken civarlarında olurdu. Ama bu sefer çok uzadı. Hayatından endişe ediyorum. Bir an önce eve dönmesini istiyorum. Saçının teline zarar gelse dünyayı yıkarım” diye konuştu. “KIYAFETLERİNE BAKARAK UYUYORUM” Kızının yokluğunda geceleri uyuyamadığını dile getiren acılı anne, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle anlattı: “Ben kıyafetlerine baka baka, kızıma sarılır gibi uyuyorum. Her gece bir tişörtünü alıp ona sarılıyorum. Eğer başı beladaysa, biri bir şey mi yapıyor bilmiyorum. İnşallah bir ipucu gönderse de sağ salim bulsak.” ANNEDEN YÜREK BURKAN ÇAĞRI Gözyaşlarına hakim olamayan anne Selcan Solak, hem kızına hem de onu görenlere seslenerek, “Kızım ne olur eve dön. Seni çok özledik. Bir mesaj yeter, sadece ‘iyiyim’ desin. Bir aydan fazladır neredesin bilmiyoruz. Yurtta mı kaldı, sokakta mı, parkta mı… Biz geceleri uyuyamıyoruz. Kimin yanındaysa Allah vicdan versin. Ne olur bize bir haber versinler, polise söylesinler” dedi.

BOĞAZDA BULUNAN CESEDİN KAYIP RUS YÜZÜCÜ OLDUĞU İDDİASI Haber

BOĞAZDA BULUNAN CESEDİN KAYIP RUS YÜZÜCÜ OLDUĞU İDDİASI

İstanbul Boğazı’nda denizde bulunan kimliği belirsiz erkek cesedinin, geçtiğimiz ağustos ayında düzenlenen 37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda kaybolan Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’a ait olabileceği değerlendiriliyor. YARIŞA 81 ÜLKEDEN 2 BİN 820 SPORCU KATILMIŞTI Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından düzenlenen 37’nci Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, 24 Ağustos’ta gerçekleştirildi. Yarış, Anadolu yakasında Kanlıca’da saat 10.04’te başlarken, 12.54’te Avrupa yakasındaki Kuruçeşme’de sona erdi. Organizasyona 81 ülkeden 2 bin 820 sporcu katıldı. Dereceye giren sporculara törenle ödüller verilirken, yarışmacılardan 30 yaşındaki Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’un karaya çıkmadığı fark edildi. DENİZE ATLADI, BİR DAHA ÇIKAMADI Görevlilerin durumu fark etmesi üzerine polise haber verildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Boğaz’da geniş çaplı arama çalışması başlattı. Ancak günler süren çalışmalara rağmen Svechnikov’a ulaşılamadı. SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKMIŞTI Kayıp yüzücü Svechnikov’un, yarış başlamadan önce vapurdaki son görüntüleri de daha sonra ortaya çıktı. Görüntülerde, yarışın başlama anında vapurun güvertesinde yarışmacıları izlediği, bir süre sonra yarışa katılmak üzere içeriye doğru hareket ettiği görülüyordu. KURUÇEŞME AÇIKLARINDA CESET BULUNDU Bugün saat 10.30 sıralarında, Beşiktaş Kuruçeşme açıklarında denizde yapılan temizlik çalışması sırasında erkek cesedi bulundu. Deniz Polisi ekipleri tarafından kıyıya çıkarılan cesedin üzerinde mayo bulunduğu tespit edildi. Yetkililer, cesedin, Ağustos ayında kaybolan Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’a ait olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. KİMLİK TESPİTİ İÇİN ADLİ TIP’A GÖNDERİLDİ Ceset, kesin kimlik tespiti ve ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. DNA incelemesi ve resmi teşhis işlemlerinin ardından sonucun netleşeceği bildirildi. Soruşturma sürüyor.

MİHRİBAN YILMAZ CİNAYETİNDE SANIĞIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

MİHRİBAN YILMAZ CİNAYETİNDE SANIĞIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

İzmir’in Bornova ilçesinde Mihriban Yılmaz’ı öldürerek cesedini ormana gömdüğünü itiraf eden Fatih İnan’ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. İnan ifadesinde, Yılmaz’ın aralarındaki konuşmayı cep telefonuyla kaydettiğini fark edince paniklediğini ve olayın bu şekilde geliştiğini iddia etti. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 29 Aralık 2025’te Bornova ilçesi Ümit Mahallesi’nde meydana geldi. Akşam saatlerinde evinden ayrılan Mihriban Yılmaz’dan uzun süre haber alamayan ailesi kayıp başvurusunda bulundu. Polis ekiplerinin çalışması sonucu Yılmaz’ın olay günü saat 20.30 sıralarında 7309 Sokak’taki boş arsaya gittiği ve burada Fatih İnan’ın kullandığı araca bindiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Fatih İnan, Yılmaz’ı boğarak öldürdüğünü ve Pınarbaşı’ndaki ormanlık alana gömdüğünü itiraf etti. Mihriban Yılmaz’ın cenazesi ormanda bulundu ve yapılan işlemlerin ardından toprağa verildi. "NİYETİM MİHRİBAN'A ZARAR VERMEK DEĞİLDİ" İnan’ın emniyette verdiği ifadeye göre olay şöyle gelişti: “Telefonu almaya çalıştım, vermedi ve otomobilden inmeye çalıştı. Ağabeylerine anlatacağını söyledi. ‘Ağabeylerim seni öldürür’ şeklinde tehdit edince iyice panikledim ve düşünce yetimi kaybettim. Niyetim Mihriban’a zarar vermek değildi ancak tehditlerinden ve yaşayacağım sorunlardan dolayı panikle otomobilden inmesine engel olmaya çalıştım. Bu sırada elimle Mihriban’ı kendime doğru çektim, diğer elimle de bağırmasın diye ağzını kapattım. Niyetim zarar vermek değildi. Elindeki telefonu alarak kaydettiği ses kaydını silip kendisini göndermekti.” "ÖLDÜĞÜNÜ ANLAYINCA ORMANA GÖMDÜM" Fatih İnan, Mihriban Yılmaz bayıldıktan sonra yaşananları da şöyle anlattı: “Birden bayıldı. Otomobilden inmeye çalıştım. Kapıyı açtığımda otomobilden aşağı düştük. Mihriban baygındı. Önce etrafa baktım. Bizi gören kimsenin olmadığını anladım. Yüzüne vurarak uyandırmaya çalıştım ancak herhangi bir tepki vermedi. Bunun üzerine kalp masajı yapmaya başladım fakat bir netice alamadım. Hala hareketsiz yatıyordu. O anki şok ve panikle kendisine acil müdahalede bulunmaya çalıştım. Bildiğim bütün ilk yardım uygulamalarını yaptım ama olayın vahametiyle şoka girmiştim. Kimseyi arayıp aramamak konusunda arafta kaldım, kimseyi arayamadım. Mihriban’ın telefonunu elime aldığımda ses kaydının devam ettiğini fark ettim ve kaydı durdurdum. O sırada Mihriban’ın telefonu birkaç kez çaldı. Yengesi ve annesi arıyordu, telefonu açmadım. Mihriban’ı kamyonetin arka koltuğuna bindirdim. Telefonu da yanıma alarak Pınarbaşı’ndaki ormana doğru gittim. Pınarbaşı’nda amcama ait deponun sağ tarafından ormana girdim. Tam olarak ne kadar süre ve mesafe gittiğimi hatırlamıyorum. Ancak şu an beni oraya götürseniz gittiğim yeri gösterebilirim. Ormanda bulunduğumuz yere vardığımızda Mihriban’ı otomobilden indirdim ve tekrar yerde kalp masajı yaparak kendisine gelmesini sağlamaya çalıştım. Ancak Mihriban hiçbir şekilde tepki vermiyordu. Cansız bir şekilde yatıyordu. Bu durum beni iyice tedirgin etti. Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm.” NAİLE BÜŞRA SARIGÜL DOSYASI: İKİNCİ TUTUKLAMA Fatih İnan, 2023 yılında Manisa’da hayatını kaybeden Naile Büşra Sarıgül’ün ölümüyle ilgili soruşturmada da tutuklandı. Soruşturma dosyasına göre Sarıgül, 3 Ağustos 2023’te bir fabrikada yüksekten düşerek hayatını kaybetti. Ancak yapılan incelemede, Sarıgül’den alınan örneklerde Fatih İnan’a ait DNA bulunduğu bildirildi. İlk aşamada “kovuşturmaya yer yok” kararı verilmişti ancak yeni deliller ışığında dosya yeniden açıldı. Soruşturma savcısı, İnan’ın cinsel saldırı sonrası Sarıgül’ü ikinci kattan ittiği şüphesiyle “nitelikli cinsel saldırı” ve “tasarlayarak öldürme” suçlarından tutuklanmasını talep etti. İnan, bu dosyada da “kuvvetli suç şüphesi” bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı.

ELİF KUMAL'IN KAYBOLMASINA DAİR YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI Haber

ELİF KUMAL'IN KAYBOLMASINA DAİR YENİ DETAYLAR ORTAYA ÇIKTI

Balıkesir’in Erdek ilçesinde yer alan Kapıdağ Yarımadası’ndaki Yukarıyapıcı Göleti çevresinde kamp yaptığı sırada kaybolan Elif Kumal’dan 7 gündür haber alınamıyor. Arama kurtarma çalışmaları sürerken, kaybolduğu gece bölgede kamp yapan gençlerin tanıklıkları dikkat çekti. SİLAH SESLERİ DUYDUK, ARDINDAN BİRİ KOŞARAK YANIMIZA GELDİ Kayıp vakasının yaşandığı Cumartesi gecesi, göletin alt kısmında kamp yapan beş kişilik bir grup, Elif Kumal’ın kamp alanına yaklaşık 2,5 ila 3 kilometre uzaklıktaydı. Gençlerden biri, gece boyunca silah sesleri ve araç hareketliliğine tanık olduklarını belirtti. Genç tanık, o gece yaşadıklarını şu ifadelerle anlattı: "Saat 21.30 civarında uzun süren silah sesleri duyduk. Yaklaşık yarım saat kadar sürdü. Ardından müzik sesleri geldi. Saat 23.30-00.00 arasında üzerindeki gri eşofman takımıyla biri koşarak yanımıza geldi. Bir aracın kaybolduğunu söyledi. Bizden bir aracın geçip geçmediğini sordu. Görmediğimizi söyleyince 'Of aga ya, of' diyerek geri döndü". "İki farklı araç gördük, biri off-road donanımlıydı" Gençler, ilerleyen saatlerde bölgede araç hareketliliği yaşandığını da kaydetti. Görgü tanığı, 15-20 dakika arayla iki farklı aracın Yukarıyapıcı yoluna yöneldiğini söyledi: "İlk olarak sarı farlı bir araç geçti. Sonra beyaz, off-road donanımlı bir araç gördük. O araç bir süre bölgede dolaştıktan sonra tekrar yanımızdan geçerek uzaklaştı". "Bize kayıp bilgisi verilseydi hemen harekete geçerdik" Gençler, yaşanan olayın ertesi günü Elif Kumal’ın kaybolduğunu öğrendiklerini ve olay anında bu durumu bilmedikleri için müdahalede bulunamadıklarını belirtti. "Bize sadece bir aracın kaybolduğu söylendi. Kayıp bir kadın olduğunu bilseydik farklı davranırdık. Koşarak gelmesi olağandışı görünmedi. Bu nedenle çok acil bir durum olduğunu düşünmedik" ifadelerini kullandılar. ARAMA ÇALIŞMALARI 7’NCİ GÜNÜNDE DEVAM EDİYOR Elif Kumal’ın kaybolmasının üzerinden yedi gün geçti. Bölgede sürdürülen arama kurtarma çalışmalarına AFAD öncülüğünde jandarma, polis, su altı arama ekipleri ve gönüllü sivil toplum kuruluşları katılıyor. Gölet çevresinde karadan, havadan ve su altından tarama faaliyetleri sürüyor.

MOSKOVA’DA PATLAMA: PUTİN'İN KİLİT KOMUTANI ÖLDÜRÜLDÜ Haber

MOSKOVA’DA PATLAMA: PUTİN'İN KİLİT KOMUTANI ÖLDÜRÜLDÜ

Moskova yerel saatiyle 07.00’de Yasenevaya Caddesi’nde bir araçta şiddetli bir patlama meydana geldi. Patlama sonucu ağır hasar gören araçtan çok sayıda şarapnel yarası ve kırıklarla çıkarılan kişinin, Rusya Savunma Bakanlığı’na bağlı Operasyonel Hazırlık Dairesi Başkanı Tümgeneral Fanil Sarvarov olduğu tespit edildi. DURUMU KRİTİKTİ, HASTANEDE YAŞAMINI YİTİRDİ Patlamanın ardından olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Tümgeneral Sarvarov’un, yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdiği bildirildi. MOSKOVA BAŞSAVCILIĞI SORUŞTURMA BAŞLATTI Moskova Başsavcılığı, olayın ardından yaptığı yazılı açıklamada, "Yasenevaya Caddesi’nde bir kişinin yaralanması ve bir aracın hasar görmesiyle sonuçlanan olaya ilişkin ceza soruşturması başlatılmıştır. Soruşturma Moskova Savcılığı tarafından titizlikle takip edilmektedir" ifadelerine yer verdi. Ayrıca Başsavcı Maxim Zhuk’un talimatıyla, olay yerindeki soruşturma faaliyetleri Güney İdari Bölgesi Başsavcısı Dmitry Tkachev tarafından koordine ediliyor. ÇOK CEPHELİ ASKERÎ GEÇMİŞ Resmî olmayan kaynaklara göre Tümgeneral Sarvarov, Savunma Bakanlığı bünyesinde operasyonel eğitim faaliyetlerinden sorumluydu. Sarvarov’un, Çeçenistan, Güney Osetya, Suriye ve Ukrayna’da yürütülen askeri operasyonlarda aktif görev aldığı biliniyor. Tümgeneral Sarvarov’un ölümü, Rus ordusunun iç güvenliği ve komuta kademesi açısından önemli bir kayıp olarak değerlendiriliyor.

"OĞLUMUN BAŞINI KESMİŞLER" DİYEN BABA ADALET İSTEDİ Haber

"OĞLUMUN BAŞINI KESMİŞLER" DİYEN BABA ADALET İSTEDİ

Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Aydoğmuş köyünde, geçtiğimiz günlerde yanmış bir aracın yanında başsız halde bulunan 39 yaşındaki Ferdi Özdemir’in ölümüyle ilgili soruşturmada gözaltı sayısı 5’e yükseldi. Evli ve iki çocuk babası Özdemir, bugün köyünde gözyaşları içinde toprağa verilirken, ailesi adalet çağrısı yaptı. YANMIŞ ARAÇ YANINDA BAŞSIZ CESET BULUNDU 5 Aralık sabahı dağlık alanda yanmış bir aracın yakınında hareketsiz yatan birini gören vatandaşlar, durumu jandarmaya bildirdi. Olay yerine gelen ekipler, baş kısmı olmayan bir erkek cesediyle karşılaştı. Yakınlarının teşhisi ile cesedin bir gün önce kaybolan çoban Ferdi Özdemir’e ait olduğu belirlendi. Yapılan otopside Özdemir’in göğsünde 3, bel kısmında 2 bıçak yarası olduğu, başının ise gövdeden ayrıldığı tespit edildi. Jandarma, kayıp başı bulmak için bölgede geniş çaplı arama başlattı. CİNAYETE İLİŞKİN 5 GÖZALTI Soruşturmayı derinleştiren ekipler, köyde bazı evlerde arama yaptı ve olayla bağlantılı olduğu düşünülen 5 kişiyi gözaltına aldı. Isparta Valiliği, olayın “vahşice işlenmiş bir cinayet” olduğunu açıklayarak, faillerin kısa sürede adalete teslim edileceğini belirtti. BABA GÖZYAŞLARIYLA FENALAŞTI Ferdi Özdemir, Aydoğmuş köyünde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Törende anne ve babanın feryatları yürekleri dağladı. Baba Ramazan Özdemir fenalaşarak baygınlık geçirdi. Acılı baba, “Benim çocuğumu vahşice öldürmüşler, başını kesmişler. Husumetlileri vardı. Bunun cezası idam olmalı. Adalet yerini bulsun.” diyerek adalet çağrısı yaptı. SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI Olay öncesi Özdemir’in, köydeki bir marketten alışveriş yaptığı anlara ait güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. O geceyi dağlık alanda geçirdiği belirlenen Özdemir’in ölüm nedenine ilişkin soruşturma çok yönlü sürüyor.

BÜYÜKÇEKMECE ADLİYESİ SKANDALINDA İLK TUTUKLAMA Haber

BÜYÜKÇEKMECE ADLİYESİ SKANDALINDA İLK TUTUKLAMA

Memur, soygunu gerçekleştiren zimmet memuru Erdal Timurtaş’ın kumar alışkanlığı olduğunu ve yüklü miktarda borç içinde bulunduğunu öne sürdü. Kemal D., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Böylece skandaldaki ilk tutuklama gerçekleşti. 75 KİLO ZİYNET EŞYASI KAYIP Skandal, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 1 Aralık'ta yaptığı olağan denetimde ortaya çıktı. Başsavcılık yetkilileri, adli emanet kasalarında yaptıkları incelemede yaklaşık 25 kilo altın ve 50 kilo gümüşün kayıp olduğunu tespit etti. Toplam değeri yaklaşık 147 milyon TL olan ziynet eşyalarının, göçmen kaçakçılığına ilişkin davalardan adli emanete alınan materyaller olduğu belirlendi. KUMAR BORCU VE ŞÜPHELİ MESAJLAR Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Kemal D.'nin ifadesinde dikkat çeken detaylar yer aldı. Şüpheli, kayıplardan sorumlu tutulan memur Erdal Timurtaş’ın bir süredir işe gelmediğini belirtti ve şu bilgileri paylaştı: "Erdal Timurtaş'ın kumar borçları vardı. 1 Aralık’tan kısa süre önce, WhatsApp grubumuza 'Karım ile aram bozuk, beni aramayın' yazıp gruptan çıktı. Telefonu kapalıydı, kendisine ulaşamayınca intihar etmiş olabileceğini düşündüm. Eve memur gönderdik. Sonrasında beni görüntülü arayıp 'İyiyim, merak etme' dedi. Aynı gün, 'Evi ve eşyaları sattım. Beni arayıp sormayın' diye tekrar mesaj atıp gruptan çıktı." Kemal D., 14 yıldır görev yaptığı adli emanet bürosunda daha önce benzer bir olay yaşanmadığını vurgularken, suçlamaları kesin bir dille reddetti. TUTUKLANDU Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kemal D., çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, firari durumdaki Erdal Timurtaş ve eşi hakkında yakalama kararı bulunduğu bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.