#Kayyım

- Kayyım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kayyım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MEDYA DAYANIŞMA GRUBU: KAYYIM BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALEDİR Haber

MEDYA DAYANIŞMA GRUBU: KAYYIM BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALEDİR

Medya Dayanışma grubu Halk TV'ye kayyım atanmasına tepki gösterdi. Bu sabah saatlerinde Halk TV'ye kayyIm atandı. Kanalın normal yayın akışı durduruldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasında kanalın sahibi Cafer Mahiroğlu'na yönelik soruşturma olduğunu ve 11 kişinin gözaltında olduğunu açıkladı. Gazetecilik dernekleri ve sendikalar, Halk TV’ye kayyım atanmasına tepki gösterdi. Açıklamaların ortak noktası ''Türkiye’de hiçbir basın kuruluşunun yayın güvencesinin kalmadığı'' oldu. Medya dayanışma grubundan da konu ile ilgili açıklama geldi. Basın açıklmasında şu fadeler yer verildi: Türkiye, medya özgürlüğü açısından son derece kaygı verici bir güne uyandı. Halk TV’ye kayyım atanması ve kanalın yayınlarının durdurulması, bir medya kuruluşunun yönetimine müdahalenin ötesinde, gazetecilerin çalışma özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını etkileyen ağır bir uygulamadır. Bir medya kurumunun sahiplik yapısı veya şirket ilişkileriyle ilgili iddialar, hukukun güvenceleri içinde, şeffaf ve adil bir yargı süreciyle incelenmelidir. Ancak bu iddialar, haber kuruluşunun yönetimini devralmaya ve yayın faaliyetini durdurmaya gerekçe yapılamaz. Soruşturma yürütülmesi ile bir medya kuruluşunun editoryal bağımsızlığını ortadan kaldırmak birbirinden ayrı konulardır. Anayasa’nın 29. maddesi, süreli veya süresiz yayınların önceden izne ya da mali teminata bağlanamayacağını; haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyen veya zorlaştıran şartlar konulamayacağını hükme bağlar. Anayasa’nın 30. maddesi de kanuna uygun şekilde kurulmuş basın işletmelerinin matbaa ve basın araçlarının suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt edilmesini veya işletilmekten alıkonulmasını yasaklar. Bu hükümler, basın kuruluşlarının faaliyetlerini sürdürebilmesinin anayasal güvence altında olduğunu ortaya koymaktadır. Halk TV’ye yönelik müdahalenin hukuki dayanağı ve bu güvencelerle ilişkisi kamuoyuna açıklanmalıdır. Uluslararası insancıl hukuk da savaş koşullarında gazetecilerin korunmasını öngörür. Cenevre Sözleşmelerine Ek I No.lu Protokol’ün 79. maddesi, tehlikeli mesleki görevlerini çatışma bölgelerinde sürdüren gazetecileri sivil kabul eder. Sivil nesneler de askeri hedef niteliği kazanmadıkları sürece saldırıların hedefi yapılamaz. Bu korumalar, gazetecilerin ve sivil amaçla kullanılan medya araçlarının en ağır koşullarda dahi korunması gerektiğini hatırlatmaktadır. TELE1’e kayyım atanmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçmişken aynı kişinin Halk TV’de de kayyım olarak görevlendirilmesi ayrıca düşündürücü ve üzücüdür. İbrahim Paşalı’nın önce TELE1, ardından Halk TV için bu göreve getirilmesi, kayyım uygulamasının medya kuruluşlarında tekrarlanan bir müdahale yöntemine dönüşebileceği kaygısını güçlendiriyor. Halk TV’ye yönelik müdahalenin, Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının başladığı gün gerçekleşmesi de kamuoyunun yargı sürecinden haberdar edilmesine ilişkin kaygıları artırıyor. Henüz basılmamış bir kitabın yasaklanmasının ardından, savunmanın ve duruşmada yaşananların haberleştirilmesi de mi engellenmek isteniyor? Gazetecilerin duruşmaları izleyip kamuoyuna aktarması, yurttaşların da bu bilgilere erişmesi demokratik toplumun temel gereklerindendir. Fon skandalına ilişkin haberleri nedeniyle gazetecilerin tutuklanması, bazılarının elektronik kelepçeyle ev hapsinde tutulması ve gazetecilerin haberlerine ya da sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesi, basın üzerindeki baskıya ilişkin kaygıları artırıyor. Gazetecilerin haberleri ve sordukları sorular nedeniyle soruşturmalara uğraması veya özgürlüklerinden mahrum bırakılması, yalnızca ilgili gazetecileri değil, toplumun bilgiye erişim hakkını da hedef alır. Halkın bilgilenme hakkı, demokrasinin sağlıklı işleyişi için yaşamsal önemdedir. Bu hak; medya kuruluşlarının bağımsızlığı, gazetecilerin güven içinde çalışabilmesi ve kamuoyunu ilgilendiren olayların serbestçe haberleştirilebilmesiyle korunur. Bir kanalın yönetimine müdahale edilmesi ve yayınlarının durdurulması, bu güvenceleri zayıflatır. Medya Dayanışma Grubu olarak Halk TV çalışanlarıyla ve baskı altındaki tüm meslektaşlarımızla dayanışma içindeyiz. Kayyım uygulamasına son verilmesini, kanalın yayın özgürlüğünün güvence altına alınmasını ve medya kuruluşlarına ilişkin iddiaların editoryal bağımsızlığı ortadan kaldırmayacak hukuki süreçlerle ele alınmasını talep ediyoruz. Kamuoyunu basın özgürlüğünü, çoğulcu medyayı ve halkın haber alma hakkını savunmaya çağırıyoruz. Basına yönelik her müdahale, toplumun gerçeklere erişimini de daraltır. Katılan Medya Dayanışma grubu paydaşları Basın Konseyi Çağdaş Gazeteciler Derneği Diplomasi Muhabirleri Derneği DİSK Basın-İş Ekonomi Muhabirleri Derneği Haber-Sen Gazeteciler Cemiyeti İzmir Gazeteciler Cemiyeti Parlamento Muhabirleri Derneği Türkiye Foto Muhabirleri Derneği Türkiye Gazeteciler Sendikası

ALTAY'DA KRİTİK KARAR: YÖNETİM KAYYIMA DEVREDİLİYOR Haber

ALTAY'DA KRİTİK KARAR: YÖNETİM KAYYIMA DEVREDİLİYOR

Yatırımcı arayışlarından sonuç alamayan Altay'da Başkan Sinan Kanlı, pazartesi günü mahkemeye başvurarak yönetimi kayyıma devredeceklerini açıkladı. TFF 3. Lig 2. Grup'ta mücadele eden Altay, yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle kritik bir dönemece girdi. Uzun süredir kulübün geleceğini güvence altına alacak yatırımcı arayışlarını sürdüren siyah-beyazlı yönetim, beklediği desteği bulamayınca kayyım kararı aldı. Kulüp Başkanı Sinan Kanlı, yaptığı açıklamada sezonun sona ermesinden bu yana geçen yaklaşık üç buçuk aylık süreçte hem yatırımcı görüşmeleri hem de yeni yönetim oluşturulması adına yoğun mesai harcandığını ancak tüm girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını belirtti. YÖNETİM GÖREVİ BIRAKIYOR Kanlı, son olarak İstanbul merkezli bir grubun kulüp yönetimini üstlenmesi yönündeki çalışmaların da olumlu sonuç vermediğini ifade ederek, mevcut yönetimin daha fazla görevde kalmasının kulübün çıkarlarına hizmet etmeyeceğini söyledi. Bu gelişmeler üzerine pazartesi günü resmi makamlara başvuracaklarını açıklayan Kanlı, yönetimin mahkeme kararıyla kayyıma devredileceğini duyurdu. GENEL KURUL ÇAĞRISI Kayyım atanmasının ardından ilk adımın olağanüstü genel kurul sürecini başlatmak olacağını belirten Sinan Kanlı, Altay'a başkan adayı olmayı düşünen isimlerin hazırlıklarını hızlandırmaları gerektiğini vurguladı. Ligin başlamasına kısa süre kaldığını hatırlatan Kanlı, sürecin daha fazla uzatılmasının kulüp adına doğru olmayacağını ifade ederek, Altay'ın yeni bir yönetimle yoluna devam etmesi gerektiğini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.