#Kırmızı Et

- Kırmızı Et haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırmızı Et haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'DE PALAMUT BOLLUĞU: TANESİ 100 LİRADAN SATILIYOR Haber

İZMİR'DE PALAMUT BOLLUĞU: TANESİ 100 LİRADAN SATILIYOR

Denizlerde av sezonunun açılmasının ardından Ege Denizi'nde avlanan palamut miktarındaki artış İzmir'deki balık tezgahlarına yansıdı. Tanesi 100 liradan satılan palamut, vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği balıklar arasında yer aldı. Hamsi ve sardalyanın kilogram fiyatı ise 150 ile 250 lira arasında değişiyor. Av sezonunun başlamasıyla birlikte İzmir'deki balık pazarlarında hareketlilik arttı. Özellikle palamut avındaki bolluk, tezgahlardaki fiyatlara yansıdı. Tanesi 100 liradan satışa sunulan palamut, kırmızı ete alternatif arayan vatandaşların tercihleri arasında yer aldı. HAMSİ VE SARDALYA 150-250 LİRA ARASINDA Tezgahlarda palamutun yanı sıra hamsi ve sardalya da ilgi görüyor. Hamsi ve sardalyanın kilogramı büyüklüğüne ve satış noktasına göre 150 ile 250 lira arasında alıcı buluyor. Balıkçılar, sezonun verimli başladığını ve av miktarındaki artışın fiyatları olumlu etkilediğini belirtiyor. ❝BU SENE PALAMUT ÇOK BOL❞ İzmir'de balıkçılık yapan bir esnaf, palamut açısından sezonun hareketli başladığını belirterek, ❝Sezon çok güzel başladı. Şu an tezgahlarda ciddi bir palamut yoğunluğu var. Palamut zaten dünyanın her yerinde tane ile satılır, bu sene maşallah çok bol. Fiyatlar gayet ucuz, tanesi 100 liraya tekabül ediyor.❞ dedi. Palamut sezonunun ardından çinekop ve lüferin tezgahlarda daha fazla görülmesini beklediklerini ifade eden esnaf, ❝Küçük balık da büyük balık da bu sene bol miktarda var. Biz evimizde haftada 2-3 gün balık yiyoruz. Tüm vatandaşlarımıza da haftada en az iki gün balık tüketmelerini tavsiye ediyoruz.❞ diye konuştu. VATANDAŞLAR FİYATLARDAN MEMNUN Balık pazarından alışveriş yapan vatandaşlar da mevcut fiyatların bütçeleri açısından uygun olduğunu ifade etti. Kırmızı et fiyatlarının kilogramda 600-700 lira seviyelerinde olduğunu belirten bir vatandaş, balığı ekonomik bir alternatif olarak tercih ettiklerini söyledi. Vatandaş, ❝Fiyatlar şu an gayet uygun, ilerleyen günlerde daha da düşmesini bekliyoruz. Kırmızı etin kilosu 600-700 lirayı bulmuşken tanesi 100 liraya palamut almak güzel bir fırsat. Hem bütçemizi yormuyor hem de ailece sağlıklı besleniyoruz.❞ ifadelerini kullandı. Balıkçılar, av miktarının mevcut seviyelerde devam etmesi halinde tezgahlardaki hareketliliğin de sürmesini bekliyor.

TÜRKİYE'DE ÜRETİM VE TÜKETİM ŞAMPİYONU BEYAZ ET Haber

TÜRKİYE'DE ÜRETİM VE TÜKETİM ŞAMPİYONU BEYAZ ET

HasTavuk Yönetim Kurulu Başkanı Müjdat Sezer, Türkiye'de beyaz et sektörünün 2025 yılında üretimini düzenli şekilde artırarak yaklaşık 2 milyon 700 bin ton seviyesine ulaşacağını, bunun da geçen yıla göre yüzde 5 oranında artış anlamına geldiğini belirtti. Üretimin yaklaşık 500 bin tonunun ihracata ayrılacağını ifade eden Sezer, "Beyaz et her zaman olduğu gibi istikrarlı bir şekilde hem üretimini hem de ihracatını artırıyor" dedi. Küresel ve yerel tüketim Türkiye'de kişi başı yıllık beyaz et tüketiminin 20 kilogram seviyesinde olduğunu söyleyen Sezer, Brezilya'da bu rakamın 40-45 kilogram civarında olduğunu vurguladı. Son 5 yıllık trendde beyaz etin, kırmızı et ve domuz etini geride bıraktığını belirten Sezer, bunun en önemli nedeninin ekonomik fiyat avantajı ve sağlıklı protein kaynağı olması olduğunu dile getirdi. Sezer, tavuk etinin üretiminde kullanılan su miktarının kırmızı ete göre çok daha düşük olduğunu, ayrıca karbondioksit salınımının da üç kat daha az olduğunu ifade etti. Bu özelliklerin, iklim değişikliği ve çevresel hassasiyetler nedeniyle beyaz etin dünya genelinde daha fazla tercih edilmesine yol açtığını söyledi. Üretim ve denetim Son dönemde yaşanan gıda zehirlenmelerine dikkat çeken Sezer, özellikle işlenmiş ürünlerde (örneğin tavuk döner) merdiven altı üretimlerin ciddi riskler taşıdığını ve denetimlerin sıkılaştırılması gerektiğini söyledi. Türkiye'deki büyük firmaların Avrupa standartlarının üzerinde üretim yaptığını, hijyen ve biyogüvenliğe büyük önem verdiklerini dile getiren Sezer, "üretim sırasında soğuk zincirin korunmasının kritik olduğunu, ürünlerin 6 derecelik ortamlarda üretilip aynı şartlarda tüketiciye ulaştırıldığını aktardı. Sezer, "Siz bir döneri bitirmeyip ertesi gün tekrar aynı döneri satarsanız büyük bir faciaya sebep olursunuz. Bu işlerin ciddi yapılması gerekiyor ve markalaşmış ciddi firmalardan bu ürünlerin tüketilmesi gerektiğini veya bunun dışında denetleme otoritelerinin çok daha sıkı ve acımasız şekilde denetlemeler yapması gerektiğini söylemek isterim" şeklinde konuştu. Fiyat ve medya eleştirisi Türkiye'de beyaz etin hâlâ en ucuz protein kaynağı olduğunu belirten Müjdat Sezer, zaman zaman ileri işlenmiş ürünlerde fiyat artışı yaşansa da bunun genelleştirilmemesi gerektiğini ifade etti. Medyanın fiyat artışlarını gündeme getirdiğini, ancak beyaz etin ucuz olduğu dönemlerde aynı ilgiyi göstermediğini eleştirerek, "49 TL'ye sattığımız günlerde kimse ‘En iyi protein çok ucuza satılıyor' demiyor. Adil bir bakış açısı gerekiyor" dedi. Sezer sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Türkiye'de beyaz etin en ucuz protein ve birinci sırada olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şunu söylemekte yarar var, zaman zaman bazı ileri işlenmiş ürünlerimizin fiyatı artıyor olabilir. Sonra medyada hemen "Tavuk eti acayip arttı" gibi yayınlar yapılıyor. Fakat şu tip yayınların da yapılmasının adil olacağını düşünüyorum. Mesela 49 TL'den beyaz eti sattığımız günlerde hiçbir büyük medyada "En iyi protein çok ucuza satılıyor." diye bir kelime duymuyoruz. Evet, hakkımızın verilmesi lazım. Ama bir gün hamsi 150 TL'ye düştü diye hemen hemen bir hafta bütün haber kanallarında bunu dinleyebiliyoruz. Aynı adil bakış açısının beyaz ete de yapılmasını tavsiye ediyorum" Sezer'in açıklamaları, beyaz et sektörünün hem ekonomik hem de çevresel açıdan önemini bir kez daha ortaya koyarken, tüketicilere güvenilir ve markalaşmış firmaların ürünlerini tercih etmeleri çağrısı yaptı.

DELİ DANA HASTALIĞI NEDİR, BELİRTİLERİ NELER? NASIL BULAŞIR? Haber

DELİ DANA HASTALIĞI NEDİR, BELİRTİLERİ NELER? NASIL BULAŞIR?

Ankara’da bir hastada Deli Dana tespit edilmesinin ardından Bolu’da da benzer bir bulguya rastlandı. Sağlık yetkilileri alarm durumuna geçerken, uzmanlar vatandaşları et tüketimi konusunda uyardı. DELİ DANA HASTALIĞI NEDİR? Tıbbi adıyla Creutzfeldt-Jakob Hastalığı (CJD), beyinde prion adı verilen anormal proteinlerin birikmesi sonucu ortaya çıkan, sinir sistemini hedef alan nadir ve ölümcül bir hastalıktır. Bu proteinler, beyin hücrelerini tahrip ederek hızla ilerleyen nörolojik bozukluklara neden olur. BELİRTİLERİ NELERDİR? Deli dana hastalığı, erken dönem ve ileri evre belirtilerle kendini gösteriyor. ERKEN DÖNEM BELİRTİLERİ: Kişilik değişiklikleri, depresyon ve anksiyete Hafıza sorunları ve dikkat eksikliği Kaslarda seğirme ve kontrolsüz hareketler Denge bozukluğu ve baş dönmesi Uyku düzensizlikleri İLERİ AŞAMA BELİRTİLERİ: Konuşma ve yürüme zorlukları Görme kaybı, çift görme Kas sertliği, bilinç bulanıklığı Nöbetler, koma ve bitkisel hayata geçiş NASIL BULAŞIR? Uzmanlara göre hastalık insandan insana doğrudan bulaşmaz. Ancak, bulaşıcı hayvansal ürünlerin tüketimi önemli bir risk faktörüdür. RİSK OLUŞTURAN DURUMLAR: Hasta hayvanlardan elde edilen et ve et ürünleri Hijyenik olmayan kesim yerlerinden alışveriş Veteriner kontrolünden geçmemiş hayvansal ürünler Tıbbi cihazlarla bulaş (nadir) SAĞLIK BAKANLIĞI VE UZMANLARDAN KRİTİK UYARILAR Bolu’da bildirilen son vakanın ardından, Sağlık Bakanlığı ekipleri bölgedeki gıda zincirlerini ve et üretim süreçlerini incelemeye aldı. Halk sağlığı uzmanları, vatandaşlara şu uyarılarda bulundu: ✅ Et ürünlerini tam pişirerek tüketin ✅ Ürünlerin menşeine ve üretici iznine dikkat edin ✅ Kayıt dışı veya sokak kesimi yapılan etlerden uzak durun ✅ Market ve kasap alışverişlerinde Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı onaylı ürünleri tercih edin TÜRKİYE'DE DELİ DANA RİSKİ NE KADAR YÜKSEK? Türkiye’de deli dana vakası oldukça nadir görülse de, gıda güvenliği zincirindeki ihlaller, olası riskleri artırabiliyor. Daha önce bazı Avrupa ülkelerinde büyük çaplı salgınlara neden olan hastalık, kontrolsüz hayvan ithalatı ve kaçak kesimlerle insan sağlığını tehdit edebiliyor. VATANDAŞLAR ENDİŞELİ: “ET ALIRKEN KORKAR OLDUK” Son vakaların ardından özellikle kırmızı et tüketen vatandaşlar sosyal medyada endişelerini dile getirdi. Birçok kullanıcı, market alışverişlerinde menşe, parti numarası ve üretici bilgisi sorgulamasına başladığını ifade etti. YETKİLİLERDEN AÇIKLAMA BEKLENİYOR Sağlık Bakanlığı'nın ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın, konuyla ilgili kapsamlı bir açıklama yapması bekleniyor. Soruşturmanın sonucu ve laboratuvar bulguları netleştikçe, resmî bilgilendirmeler kamuoyuyla paylaşılacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.