#Kırsal Turizm

- Kırsal Turizm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kırsal Turizm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'İN EN GÜZEL KÖYLERİ: EGE'NİN SAKLI VADİLERİNDE 10 SAKLI ROTA Haber

İZMİR'İN EN GÜZEL KÖYLERİ: EGE'NİN SAKLI VADİLERİNDE 10 SAKLI ROTA

Ege'nin büyük metropollerinden İzmir, hareketli kent yaşamının yanı sıra tarihi evleri, taş sokakları, zeytinlikleri, üzüm bağları ve geleneksel yaşamın izlerini taşıyan köyleriyle de farklı gezi alternatifleri sunuyor. Selçuk'un Şirince'sinden Ödemiş'in Birgi'sine, Urla'nın Bademler ve Barbaros köylerinden Tire'nin kırsal yerleşimlerine uzanan rota, ziyaretçileri İzmir'in daha sakin yüzüyle buluşturuyor. İzmir'i yalnızca Kordon, Saat Kulesi, Kemeraltı, Çeşme ve Alaçatı'dan ibaret görmeyenler için kentin kırsal bölgeleri farklı bir keşif alanı oluşturuyor. Bazıları yüzlerce yıllık mimari dokusunu koruyan, bazıları üretim kültürü ve yöresel ürünleriyle öne çıkan köyler, özellikle günübirlik gezilerin önemli durakları arasında yer alıyor. ŞİRİNCE: TAŞ SOKAKLAR ARASINDA TARİH İzmir'in en tanınan kırsal turizm merkezlerinden Şirince, Selçuk ilçesinde bulunuyor. Yamaçlara kurulu yerleşim, geleneksel mimarisi, dar sokakları ve tarihi evleriyle dikkati çekiyor. Köyde zeytinyağı, sabun, el işi ürünler ve yöresel ürünlerin satıldığı çok sayıda küçük işletme bulunuyor. Şirince'nin Selçuk ve Efes'e yakınlığı da bölgeyi günübirlik gezi rotaları açısından avantajlı hale getiriyor. Ziyaretçiler aynı gün içerisinde Efes Antik Kenti, Selçuk ve Şirince'yi kapsayan bir rota oluşturabiliyor. BİRGİ: TARİHİ EVLERİYLE AÇIK HAVA MÜZESİNİ ANDIRIYOR Ödemiş ilçesine bağlı Birgi, İzmir'in tarih ve kültür turizmi açısından öne çıkan yerleşimleri arasında bulunuyor. Geleneksel Türk evleri, konakları, camileri, çeşmeleri ve dar sokaklarıyla dikkati çeken Birgi'nin geçmişi farklı medeniyetlere uzanıyor. Aydınoğulları Beyliği döneminin izlerini taşıyan yerleşimde Ulu Cami ve Çakırağa Konağı en çok ziyaret edilen tarihi yapılar arasında yer alıyor. Birgi, 2012'den bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde de bulunuyor. BADEMLER: TİYATROYLA ÖZDEŞLEŞEN KÖY Urla'nın Bademler Mahallesi ise kültürel yaşamıyla diğer kırsal yerleşimlerden ayrılıyor. Bademler, Türkiye'de köy tiyatrosu geleneğinin önemli örneklerinden birine ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Yerleşimde tiyatro kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılması, Bademler'in kimliğinin önemli parçalarından birini oluşturuyor. Köy yaşamı, üretim kültürü ve sanatın bir arada bulunduğu Bademler, Urla ve Seferihisar rotasıyla birlikte ziyaret edilebilecek noktalardan biri. BARBAROS: KORKULUKLARIN RENKLENDİRDİĞİ EGE KÖYÜ Urla'daki bir diğer dikkat çekici yerleşim Barbaros. Köy, özellikle geleneksel hale gelen Oyuk Festivali ile tanınıyor. Yerel kültürde tarla korkuluğu anlamında kullanılan "oyuk"lar festival döneminde köyün sokaklarında farklı biçimlerde sergileniyor. Taş yapıları ve sakin sokaklarıyla öne çıkan Barbaros'ta yerel üreticilerin hazırladığı ürünlere de rastlamak mümkün. Urla merkez, bağ rotaları ve Barbaros'un aynı program içerisinde değerlendirilmesi, günübirlik gezi için farklı seçenekler sunuyor. LÜBBEY: BOZDAĞLARIN ETEKLERİNDE SESSİZ BİR YERLEŞİM Ödemiş'in kırsalındaki Lübbey, İzmir'in diğer köylerinden farklı bir görüntüye sahip. Bozdağlar çevresindeki yerleşim, nüfusunun yıllar içerisinde büyük ölçüde azalması ve eski yapıların ağırlıkta olduğu görünümü nedeniyle özellikle fotoğraf meraklılarının ilgisini çekiyor. Tarihi evleri ve dağ manzarasıyla dikkati çeken Lübbey'i ziyaret edenlerin, yapıların bir bölümünün eski ve bakımsız olabileceğini göz önünde bulundurması gerekiyor. GERMİYAN: YÖRESEL ÜRÜNLER VE KIRSAL YAŞAM Çeşme'nin Germiyan Mahallesi de turistik sahil merkezlerinin dışında kalan farklı bir Çeşme görmek isteyenlerin uğrayabileceği yerlerden. Yerel üretimin devam ettiği Germiyan, ekmekleri, yöresel ürünleri ve geleneksel Ege mutfağıyla öne çıkıyor. Çeşme ve Alaçatı'nın yoğun turizm hareketinden uzaklaşıp yarımadanın kırsal yaşamını görmek isteyenler için Germiyan alternatif bir rota oluşturuyor. IŞIKLAR: URLA'NIN YEŞİL YÜZÜ Urla'nın iç kesimlerindeki Işıklar da İzmir'in kırsal rotalarına eklenebilecek yerleşimlerden biri. Zeytinlikler ve doğal alanlarla çevrili bölge, özellikle kalabalıktan uzak bir gün geçirmek isteyenlerin tercih edebileceği noktalardan. Urla'nın sahil kesiminden iç bölgelere doğru yapılacak bir yolculukta Bademler, Barbaros ve Işıklar gibi farklı yerleşimler aynı rota üzerinde değerlendirilebilir. KAPLAN: TİRE MANZARASINA KARŞI KÖY MOLASI Tire'nin Kaplan Mahallesi, ilçenin kırsal turizm açısından bilinen noktalarından. Yeşillikler arasındaki yerleşim, yüksek konumu ve çevresindeki doğal alanlarla dikkati çekiyor. Kaplan, Tire merkezdeki tarihi çarşı ve geleneksel pazar ziyaretinin ardından rotaya eklenebilecek duraklardan biri. Tire'nin yöresel yemeklerini deneyimlemek isteyen ziyaretçiler açısından da bölge alternatifler sunuyor. BOZDAĞ: YAZIN SERİN, KIŞIN BEYAZ BİR ROTA Ödemiş'in Bozdağ Mahallesi, yüksek rakımı ve dağlık coğrafyasıyla İzmir'in sahil yerleşimlerinden tamamen farklı bir atmosfere sahip. Yaz aylarında daha serin havası ve doğasıyla ziyaret edilen Bozdağ, kış aylarında ise kar yağışıyla birlikte farklı bir görünüme kavuşuyor. Bozdağ, özellikle Birgi ve Gölcük çevresiyle birlikte planlanan gezilerde rotaya dahil edilebiliyor. NAZARKÖY: BONCUK OCAKLARINDAN ÇIKAN RENKLER Kemalpaşa ilçesindeki Nazarköy, geleneksel nazar boncuğu üretimiyle tanınıyor. Boncuk ocaklarında gerçekleştirilen üretim, köyün kültürel ve ekonomik yaşamının önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Ziyaretçiler üretim atölyelerini ve nazar boncuğundan hazırlanan el işi ürünleri görebiliyor. İzmir kent merkezine görece yakın olması da Nazarköy'ü günübirlik geziler için tercih edilen kırsal rotalardan biri haline getiriyor. İZMİR'İN KÖYLERİ DÖRT MEVSİM FARKLI BİR ROTA SUNUYOR İzmir'in kırsal bölgeleri, ziyaretçinin beklentisine göre farklı rotalar oluşturulmasına imkan sağlıyor. Tarih ve mimari için Birgi ve Şirince, yerel kültür ve üretim için Bademler, Barbaros, Germiyan ve Nazarköy, doğa ve fotoğraf için ise Lübbey, Kaplan ve Bozdağ öne çıkan seçenekler arasında bulunuyor. Sonbaharla birlikte sıcaklıkların düşmesi, özellikle yürüyüş ve kırsal keşif ağırlıklı gezileri daha rahat hale getirirken İzmir'in sahillerinden uzaklaşıp iç kesimlerine yönelen ziyaretçiler, kentin farklı bir yüzünü keşfetme fırsatı buluyor.

BURSA'DA ÇÖPLÜK TARTIŞMASI BİTMEK BİLMİYOR Haber

BURSA'DA ÇÖPLÜK TARTIŞMASI BİTMEK BİLMİYOR

Bursa Büyükşehir Belediyesi Temmuz Ayı 2. Olağan Meclis Toplantısı'nda söz alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Kayapa'ya yapılması planlanan Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi'ne ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Tesis için ayrılan 185 hektarlık alanın büyüklüğünü sorgulayan Başkan Şadi Özdemir, kapalı alanın toplamının yalnızca yüzde 1'ini kapsadığına dikkat çekti. Başkan Şadi Özdemir, atıkların tesise taşınmasında kullanılacak aktar istasyonlarının yerlerinin de henüz belli olmadığını vurguladı. "Nilüfer'in kirlenme riski bursa'nın kirlenme riskidir" Konuşmasında Nilüfer'in Bursa için taşıdığı önemi anlatan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: "Nilüfer, Türkiye'nin en gelişmiş ilçelerinden biri, herkesin yaşamak istediği bir kent. Topraklarının yüzde 75'i tarım, orman ve mera alanı. 600 bin nüfus yaşıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi burada. 6 sanayi bölgemiz, 5 binin üzerinde küçük sanayi işletmemiz var. İyi okullar, iyi hastaneler burada. Sporun, sanatın merkezi burası. Nilüfer sadece bir ilçe değil. Nilüfer aslında Bursa demektir. O yüzden Nilüfer'in kirlenme riskini Bursa'nın kirlenme riski olarak görmemiz lazım." "Halkın görüşü alınmadı" Tesisle ilgili halkın görüşünün alınmadığını, yalnızca bilgilendirme toplantıları yapıldığını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, Yenişehir Kirazlıyayla'daki tesisi örnek gösterdi. Başkan Şadi Özdemir, söz konusu tesisin de tanıtım aşamasında risksiz olarak sunulduğunu, ancak geçen yıl havuzların çökmesiyle bölgedeki sulak alanların kirlilikle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. "Trafik yükü ve deprem riski bölgeyi tehdit ediyor" Tesisin işletmeye açılmasıyla birlikte bölgeye her gün en az 500 ağır vasıtanın giriş çıkış yapacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, bu durumun halihazırda tıkanma noktasına gelen ulaşım aksını tamamen kitleyeceğini vurguladı. Mevcut şartlarda bile aktif saatlerde Kayapa ve Hasanağa bölgesindeki trafiğin otobana kadar tıkandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, yüzlerce çöp kamyonunun daha bu yollara çıkmasının trafiği yönetilemez hale getireceğini söyledi. Başkan Şadi Özdemir, ulaşım yükünün yanı sıra projenin ciddi bir afet riski taşıdığına da dikkat çekti. Tesisin kurulmak istendiği alanın aktif bir fay hattı üzerinde yer aldığını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, muhtemel bir deprem anında yaşanacak felaketin boyutları hakkında uyardı. Ayrıca uzmanların görüşüne dayanarak, bölgenin yapısı nedeniyle su geçirgenliğinin son derece yüksek olduğunu belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, herhangi bir sızıntı durumunda yer altı sularının ve çevre vadilerin geri dönülemez bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya kalacağını ifade etti. Teknosab önerisi Başkan Şadi Özdemir, vatandaşlarla yapıktları toplantılarda Nilüferlilerin tesisin bu bölgeye yapılmasını istemediğini söyledi. Tesisin hem teknolojik standartlara uygun hem de çevreye zarar vermeyecek şekilde organize sanayi bölgelerinde konumlandırılabileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, çözüm önerisini de paylaştı: "Eğer bu tesis iddia edildiği gibi zararsız ve yüksek teknolojili bir sistemle işletilecekse, ormanlarımızı yok etmek yerine bunu Karacabey sınırlarındaki Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi'ne (TEKNOSAB) taşıyalım. TEKNOSAB otoyol bağlantılarına yakın olduğu için araçlar şehir içi trafiğe girmeden tesise ulaşabilir." "Bu alanı kırsal turizm bölgesi ilan edelim" Tesis için planlanan alana ilişkin önerisini de dile getiren Başkan Şadi Özdemir, "Eğer Tarım ve Orman Bakanlığımız müsaade ediyorsa bu alanı kırsal turizm bölgesi ilan edelim. Buraları halkın kullanımına açalım" dedi. Başkan Şadi Özdemir, Japon Seyahat Acentaları Birliği'nin iki yıl önce açıkladığı, dünyada gezilecek 30 şehir listesinde Türkiye'den yalnızca Nilüfer'in yer aldığını hatırlatarak ilçenin doğası, gölü, kültürü ve sanatıyla bu değeri hak ettiğini vurguladı. "Halkın istemediği bir projede ısrar edilmemeli Konuşmasının sonunda Nilüfer halkının ve Nilüfer Belediyesi'nin bu projeyi kesinlikle istemediğinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, yerel yönetimlerin karar alırken o bölgede yaşayan insanların sesine kulak vermesi gerektiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, "Yol yakınken, henüz hiçbir geri dönülmez adım atılmamışken bu kararı meclisimizce yeniden gözden geçirelim. Nilüfer halkının ve ve Bursa'nın geleceğini korumak adına hep birlikte doğru kararı verelim" diyerek konuşmasını tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.