#Kobi̇

- Kobi̇ haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kobi̇ haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI Haber

3. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU YOĞUN KATILIMLA BAŞLADI

İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde "Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. "Forum COP 31’e giden yolda önemli bir fikri hazırlık süreci olacak" Forumun açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, "Bu organizasyona büyük emek veren başta Konsey Başkanımız Vedat Kılıç ve Konsey Başkan Yardımcımız Fatih Dursun olmak üzere tüm konsey üyelerimize, çalışmalarımızı destekleyen kurumlarımıza, paydaşlarımıza ve katkı sunan herkese gönülden teşekkür ediyorum." dedi. İklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını ifade eden Burkay, artık dünyanın hedeflerin somut projelerle desteklendiği, şehirlerin, sanayinin, finans kuruluşlarının, sivil toplumun ve gençlerin aynı vizyon etrafında buluştuğu yeni bir iklim anlayışına ihtiyaç duyduğunu dile getirdi. Bu açıdan Türkiye’nin COP31 sürecindeki rolünün tarihi bir anlam taşıdığını kaydeden Burkay, "Forum boyunca gündeme taşınan konular aslında COP31 süreci için de iş dünyamız adına önemli bir fikri hazırlık süreci anlamına da geliyor." diye konuştu. Sürdürülebilirlik alanında somut adımlar atıyoruz İbrahim Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden Burkay, "Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır." ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: "Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz." İş dünyası olarak önemli bir eşikteyiz Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. "Artık bir ürünün pazardaki değeri, yalnızca fiyatıyla veya kalitesiyle değil; nasıl üretildiğiyle, hangi kaynakları kullandığıyla, çevreye nasıl bir etki bıraktığıyla ve insan hayatına nasıl katkı sunduğuyla da ölçülüyor." Diyen Başkan Burkay, "Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ve küresel tedarik zincirlerinde değişen standartlar, iş dünyamızın önüne yeni bir dönem açmıştır. Bu yeni dönemi doğru okuyan, dönüşümünü zamanında tamamlayan, teknolojisini yenileyen, enerji ve kaynak verimliliğini artıran firmalarımız, küresel rekabette çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır. Ancak yeşil dönüşümün anlamı, rekabetçilik ve verimlilik başlıklarıyla sınırlı değildir. Bu dönüşüm; daha temiz bir çevre, daha dirençli şehirler, daha sağlıklı bir yaşam ve gelecek nesillere karşı sorumluluk anlayışıyla birlikte değer kazanmaktadır." dedi. Sürdürülebilirliğin temelinde insan var Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, "Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla akışına terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir." dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, "Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum." dedi. Uludağ çevre forumu önemli bir platform haline geldi BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, "Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz." dedi. İklim krizi yalnızca çevresel bir sorun değil Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Dünyanın yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Kılıç, "Üreten ama kaynaklarını koruyan, büyüyen ama çevresel etkilerini azaltan ülkeler öne çıkıyor. Türkiye de güçlü sanayisi, üretim kabiliyeti ve girişimci yapısıyla bu süreçte önemli bir avantaja sahip." ifadelerini kullandı. Bursa’nın yeşil dönüşümde öncü şehirlerden biri olması gerektiğini söyleyen Kılıç, BTSO çatısı altında yürütülen çalışmalarla şehrin üretim, ihracat ve teknolojide olduğu gibi çevresel dönüşümde de liderlik hedeflediğini belirtti. Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun bu vizyonun en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade ederek, katkı sunan tüm kurum ve paydaşlara teşekkür etti. "Artık üretmek kadar atık yönetimi de önemli" Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, "Milyarlarca insan bu dünyadan ayrıldı. Daha büyük sayıda canlılar geldi, yaşadı ve gitti. Doğa bunu muhteşem bir şekilde geri dönüştürdü. Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor." dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, "Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor." dedi. Altun, sürdürülebilirliğin tartışmasız bir kavram olduğunu ifade ederek Bursa Valiliği olarak bu yönde yapılan çalışmalara bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

BEBKA'DAN 510 MİLYON TL'LİK FAİZSİZ FİNANSMAN DESTEĞİ Haber

BEBKA'DAN 510 MİLYON TL'LİK FAİZSİZ FİNANSMAN DESTEĞİ

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi kapsamında hayata geçirilen programın Bursa bilgilendirme toplantısı, Bursa Eskişehir Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirildi. Toplantıya imalat sanayinde faaliyet gösteren işletmeler, kamu kurumları, meslek kuruluşları ve ilgili paydaşlar katıldı. Toplantıda programın amacı, başvuru şartları, uygun proje konuları, değerlendirme süreci ve başvuru sistemi hakkında katılımcılara detaylı bilgi verilirken, katılımcıların soruları da yanıtlandı. Toplantının açılış konuşmasını yapan BEBKA Genel Sekreter Vekili Sabri Bayram, Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş (SoGreen) Projesi ile yeşil ve kapsayıcı dönüşüm yoluyla sürdürülebilir kalkınmanın hedeflendiğini söyledi. Bayram, proje kapsamında kadın ve genç girişimcilere yönelik kuluçka ve hızlandırma destekleri, KOBİ'lere yönelik geri ödemeli finansman destekleri ile kamu kurumlarına yönelik güdümlü proje desteklerinin sağlanacağını ifade etti. Program kapsamında işletmelere faizsiz finansman desteği sağlanacağını belirten Bayram, KOBİ'lerin kaynak verimliliğini artıran, karbon ayak izini azaltan ve sürdürülebilir üretimi esas alan yatırımlarının desteklenmesinin amaçlandığını kaydetti. Bayram ayrıca BEBKA tarafından bugüne kadar sürdürülebilir üretim ve yeşil dönüşüm alanlarında çok sayıda projeye hibe ve teknik destek verildiğini de sözlerine ekledi. Toplam 510 milyon TL bütçeye sahip program kapsamında TR41 Bölgesi'nde faaliyet gösteren imalat sanayi KOBİ'lerine 2,5 milyon TL ile 7,5 milyon TL arasında faizsiz ve geri ödemeli finansman desteği sağlanacağı belirtildi. Programla enerji verimliliği, kaynak verimliliği, atık azaltımı, geri dönüşüm, karbon emisyonlarının azaltılması ve sürdürülebilir üretim yatırımlarının desteklenmesi hedefleniyor. Programın tanıtım toplantılarının Bursa'nın ardından 6 Nisan 2026'da Bilecik'te, 7 Nisan 2026'da ise Eskişehir'de yapılacağı bildirildi. Başvuruların 8 Mayıs 2026 saat 23.59'a kadar devam edeceği, detaylı bilgi ve başvuru rehberine BEBKA'nın resmi internet sitesi üzerinden ulaşılabileceği ifade edildi.

TEKNOSAB, 1 YIL İÇİNDE DEĞERİNE DEĞER KATTI Haber

TEKNOSAB, 1 YIL İÇİNDE DEĞERİNE DEĞER KATTI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesi TEKNOSAB’da örnek bir girişim modeliyle hayata geçirilen TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşundan itibaren kısa sürede önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Burkay, Ekim 2024’te kurulan fonun bir yıl gibi kısa bir sürede TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 değer kazandığını ifade etti. BTSO Başkanı Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile lojistik alanında Türkiye’nin en önemli yatırımlarından birini hayata geçirdiklerini söyledi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın hem bölgenin hem de Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından birine karşılık verdiğini vurgulayan Burkay, projenin konum avantajlarına dikkat çekti. Burkay, "Bağlantı yolları, otoyol, demiryolu ve limanlara erişim imkânlarıyla TEKNOSAB Lojistik Teknopark, Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerden biri olacak" ifadelerini kullandı. "Yüksek teknolojili bir kompleks kuruyoruz" Projenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, kurulacak yapının klasik lojistik faaliyetlerle sınırlı olmadığını belirtti. Başkan Burkay, "Antrepolardan soğuk hava depolarına ve e-ticarete yönelik yapay zekâ destekli akıllı depolama sistemlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunacak bir altyapı oluşturuyoruz. Aynı zamanda veri merkezlerine teknik ve fiziki altyapı sağlayacağımız alanların da yer aldığı fonksiyonel bir kompleks hayata geçiriyoruz." dedi. Merkezin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklarla karşılanacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Önümüzdeki süreçte uluslararası şirketlerin de yer aldığı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "2026’nın ilk çeyreğinde inşaat süreci başlıyor" Projenin mevcut durumu hakkında da bilgi veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, altyapı çalışmalarının sona yaklaşmakta olduğunu ve ihale sürecinin ardından inşaat çalışmalarının kısa süre içinde başlayacağını açıkladı. 18 ila 24 ay gibi bir sürede inşaatı tamamlamayı hedeflediklerini açıklayan Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "E-ticarette hayata geçirilen yeni regülasyonlarla birlikte uluslararası markalar artık lokalleşmek zorunda. Bu kapsamda tüm uluslararası markalarla görüşme halindeyiz. Bu markaların tamamı bölgemizde kullanıcı konumuna gelecek ve lojistik alanındaki en büyük ihtiyaçlardan birini karşılamış olacağız" diye konuştu. "KOBİ’lerle sanayicileri aynı yatırımda buluşturan proje" Fonun yatırımcı yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin Türkiye’de kurulu 537 girişim sermayesi yatırım fonu arasında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Burkay, "Katılımcı sayısı açısından Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer alıyoruz. Toplam nitelikli yatırımcıların yüzde 10’unun bu fonda yer alması son derece kıymetli. Değer büyüklüğü açısından ise Türkiye’nin dokuzuncu büyük fonu konumundayız." dedi. BTSO’nun 615 üyesinin projede yatırımcı ve ortak olarak yer aldığını belirten Başkan Burkay, "Aynı projede, KOBİ’lerimizden büyük sanayi kuruluşlarımıza kadar kapsamlı bir yatırımcı profilimiz var. Böylesine kapsayıcı bir yatırımcı profili, Türkiye’de benzeri olmayan bir işbirliği modelidir. Yatırım fonumuz, bir yılda TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 reel kazanç sağladı. Tüm yatırımcılarımız için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "Ölçek ekonomisi zorunlu hale geldi" Yeni ekonomi ve dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, iş dünyasının birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti. Burkay, "Yeni ekonomi önümüzdeki süreçte ölçek ekonomisine geçişi zorunlu kılıyor. İş dünyası olarak mutlaka bir araya gelmeli, nitelikli yatırımcılarla vizyon projeler ortaya koymalı ve bu projelerde birlikte yatırımcı olmalıyız. Önümüzdeki 50 yılda çok farklı alanlarda önemli gelişmeler yaşanacak." dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile örtüştüğünü belirten Burkay, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan ve girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomideki projelerin hayata geçirilmesi vizyonunu ete kemiğe büründüren bir projeyi hayata geçirmiş durumdayız" dedi. "Önümüzdeki 100 yılda da ticaretin merkezinde olacak" Küresel ekonomide yaşanan kırılganlıklara da değinen Burkay, "Dünya konjonktürel olarak zor bir dönemden geçiyor. Kırılganlıklar artıyor, tedarik yapıları ve küresel ekonomik dengeler değişiyor. Biz iş dünyamızın birikimlerini doğru alanlarda ölçeğe kavuşturarak, önümüzdeki 50 yıl boyunca da ekonominin ve küresel rekabetin merkezinde olacak projelere yönlendiriyoruz. Nasıl ki 14. yüzyıldan itibaren Bursa tarihi İpek Yolu üzerinde ticaretin merkezi olduysa, önümüzdeki 100 yılda da Bursa ticaretin merkezinde yer almaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Yurt içi ve yurt dışında yeni fon projeleri geliyor" Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün son 10 yılda ciddi bir ivme kazandığını belirten Burkay, "Lojistik ve taşımacılığın toplam ekonomi içindeki payı hızla artıyor. E-ticarette geometrik bir yükseliş trendi söz konusu. Bu da güçlü teknik altyapıya sahip merkezlere olan ihtiyacı artırıyor. Önümüzdeki dönemde girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni yatırımları da hayata geçirmeyi planlıyoruz" dedi. İbrahim Burkay, projeye yapılan yatırımların tamamının yatırımcılara düzenli ve sürdürülebilir gelir sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi; "Bu projede yer alan yatırımcıların tamamı düzenli olarak kira gelirleri elde edecek. Aynı zamanda yatırımlar, temettü ve kira gelirleriyle birlikte ciddi anlamda değer kazanacak. Bu tablo bize, birikimlerin doğru alanlara kanalize edildiğinde ülke ekonomisini kalkındırmada ne kadar güçlü bir itici unsur olduğunu açık şekilde gösteriyor. Aksi takdirde yalnızca finansal enstrümanlar içinde dönen birikimler, belli dönemlerde ülke ekonomisine zarar verebiliyor. Bu nedenle doğru kanallar ve doğru iş modelleri büyük önem taşıyor." "Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sağlayacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyonun bu noktada son derece kıymetli olduğuna dikkat çeken Burkay, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomi projelerinin hayata geçirilmesinin stratejik bir adım olduğunu belirtti. Burkay, "Cumhurbaşkanımızın, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden Türkiye Yüzyılı projelerinin hayata geçirilmesi yönündeki vizyonu doğrultusunda çok önemli vergi destekleri sağlanıyor. Amaç, bu birikimlerin doğru projelerde, uzun vadeli ve sürdürülebilir yatırımlarda kullanılması. Aslında bizim hayata geçirdiğimiz TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, bu vizyonun sahadaki en somut, ete kemiğe bürünmüş örneklerinden biri" dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin ardından yeni bir adımı daha hayata geçireceklerini ifade eden Burkay, şehir fonu çalışmalarına da başladıklarını açıkladı. Burkay, bu fonun bölgedeki girişim ekosistemine önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Bu fonla birlikte bölgemizde yeni fikirlerin, yeni girişimlerin destekleneceği bir yapı oluşturuyoruz. Melek yatırımcı olarak tanımladığımız yatırımcılarımızın yanı sıra Ar-Ge şirketlerimizin kanunen zaten ayırmak zorunda oldukları kaynakları da bu fon aracılığıyla doğru projelere yönlendireceğiz. Şehrimizin ve bölgemizin yeni fikirlerini hayata geçireceğiz" diye konuştu. Yeni ekonomi olarak tanımlanan alanların tam da bu noktada şekillendiğini vurgulayan Burkay, Bursa’nın bu dönüşümde güçlü bir merkez olacağını belirtti. Burkay, "Önümüzdeki süreçte yeni ekonomi diye tarif ettiğimiz alanlar tam olarak burada şekilleniyor. Bursa’mız, BTSO’nun vizyonu ve ortaya koyduğu projelerle önümüzdeki 50 yılda da merkez konumunu güçlü şekilde sürdürecek" ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN 1,32 TRİLYON DOLARLIK EKONOMİSİ TEHDİT ALTINDA Haber

TÜRKİYE’NİN 1,32 TRİLYON DOLARLIK EKONOMİSİ TEHDİT ALTINDA

2025'in ilk 10 ayında 215 binden fazla doğrulanmış saldırı kaydedildi. Son iki yılda ise bu sayı 1 milyon eşiğini aştı. Veriler, saldırıların üçte ikisinin insan hatasından kaynaklandığını ve en büyük zafiyetin kullanıcılar olduğunu ortaya koydu. YAPAY ZEKÂ İLE GELEN SİBER TEHDİT EKONOMİK RİSK YARATIYOR Uzmanlar, yapay zekâ destekli siber saldırıların yalnızca teknik değil, aynı zamanda ekonomik bir tehdit olduğuna dikkat çekiyor. Kritik verileri hedef alan bu saldırılar, şirketlerin üretimini durduruyor, milyarlarca liralık zararlara yol açabiliyor. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ) hedef alındığı belirtilirken, siber güvenliğin artık bir teknoloji yatırımı değil, “kurumsal risk yönetimi başlığı” olduğu vurgulanıyor. “SİBER GÜVENLİK MALİYET DEĞİL, İŞ SÜREKLİLİĞİNİN SİGORTASIDIR” Fazlanet Bilgi Teknolojileri AŞ CTO’su Barış Bayram, Türkiye’de siber saldırıların yapay zekâ ile birlikte çok daha karmaşık hale geldiğini belirtti. Bayram, şu uyarılarda bulundu: “Artık saldırganlar klasik yöntemleri değil, saniyeler içinde kişiye özel sahte e-postalar üreten yapay zekâ destekli araçları kullanıyor. Görünmez kötü amaçlı kodlar ve otomatik botlar güvenlik sistemlerini test ediyor, deliyor.” Bayram’a göre, birçok işletme hâlâ siber güvenliği “ekstra bir maliyet” olarak görme yanılgısına düşüyor. Oysa doğru ürün, doğru yapı ve doğru eğitimle risk ciddi şekilde azaltılabiliyor. DİJİTAL GÜVENLİKTE BEŞ KRİTİK ÖNLEM Bayram, şirketlerin zaman kaybetmeden alması gereken temel siber güvenlik önlemlerini şöyle sıraladı: Personel Eğitimi: Saldırıların %66’sı insan hatasından kaynaklanıyor. Ağ Segmentasyonu: Tek bir açığın tüm sistemi etkilememesi için izolasyon gerekli. Yapay Zekâ Destekli Güvenlik Araçları: Yeni saldırıların çoğu yine yapay zekâ ile geliştiriliyor. Siber Sigorta: Artık bir seçenek değil, zorunluluk. USOM ve Yetkili Kurumlarla İş Birliği: Güncel tehdit istihbaratına erişim için iş birliği şart. “BU BİR TEKNOLOJİ DEĞİL, EKONOMİ MESELESİ” Türkiye’nin dijital kırılganlığının doğrudan ekonomik bağımsızlıkla ilişkili olduğunu belirten Barış Bayram, şu mesajı verdi: “Yapay zekâ çağı, dijital altyapıyı zayıf olan tüm şirketleri hedef haline getiriyor. Bu artık yalnızca bir IT meselesi değil. Türkiye’nin ekonomik güvenliği için stratejik bir gereklilik.” Fazlanet’in danışmanlık verdiği işletmelerde modern güvenlik mimarisi ile saldırıların başarı oranının ciddi biçimde azaldığını söyleyen Bayram, hedeflerinin tüm sektörleri yapay zekâ çağında dirençli hale getirmek olduğunu ifade etti.

BURKAY, AB PİYASASINDAKİ TOPARLANMAYI DEĞERLENDİRDİ Haber

BURKAY, AB PİYASASINDAKİ TOPARLANMAYI DEĞERLENDİRDİ

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ölçekte sıkı para politikasının bir süre daha devam edebileceğini belirterek, özellikle Avrupa Birliği piyasasında görülen toparlanma sinyallerinin Bursa ihracatı için kritik önemde olduğunu söyledi. BTSO’nun Kasım Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa ekonomisinin en kapsamlı saha çalışmalarından biri olan "Bursa’nın 250 Büyük Firma Araştırması" sonuçlarını kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı. 28’incisi gerçekleştirilen çalışmanın güçlü bir rehber niteliği taşıdığını vurgulayan Burkay, "Araştırmamız, her yıl olduğu gibi bu yıl da sahadaki gerçek durumu tüm berraklığıyla ortaya koydu. İçinden geçtiğimiz dönemin zorluğunu hepimiz çok net biliyoruz. Buna rağmen iş dünyamızın direncini bu çalışmanın içerisinde görme imkânı bulduk. 2024 yılı hem dünyada hem de ülkemizde zorlukların arttığı bir dönem oldu. Küresel ekonomideki yavaşlama, ticaret savaşları, jeopolitik gerilimler ve belirsizlikler etkisini sürdürüyor." dedi. Türkiye ekonomisinde de enflasyonla mücadelenin sürdüğünü, finansmana erişimin ise iş dünyasının en kritik sorunlarından biri olmaya devam ettiğini belirten Burkay, finansman maliyetlerinin sürdürülebilirliğin önünde ciddi bir engel oluşturduğunu ifade etti. TOBB öncülüğünde hayata geçirilen Nefes Kredisi’nin üçüncü ayağının devreye alındığını dile getiren Burkay, "Nefes Kredisi, finansmana erişimde atılan en somut adımlardan biri oldu. Her pakette 20-30 bine yakın firmamız faydalandı. Toplamda 70 bine yakın işletmemiz bu destekten yararlanmış durumda. Bu adımlar KOBİ’lerimize önemli ölçüde nefes aldırdı." diye konuştu. Küresel ölçekte sıkı para politikasının bir süre daha devam edebileceğini kaydeden Burkay, özellikle Avrupa Birliği piyasasında görülen toparlanma sinyallerinin Bursa ihracatı için kritik önemde olduğunu söyledi. Başkan Burkay, şöyle devam etti: "İhracatta siparişlerde bir düzelme var. Avrupa Birliği’nin toparlanması Türkiye ve Bursa ihracatını destekliyor. Malı satmak önemli ama esas olan gelir elde edebilmek. ABD ve AB piyasalarında 2026’nın ikinci yarısından itibaren firmalarımızı destekleyebilecek bir tablo oluşabilir. Uzun süren belirsizlik döneminin ardından daha öngörülebilir bir sürece geçmemiz mümkün." Başkan Burkay, BTSO’nun örnek çalışmalarıyla sektörlere rehberlik ettiğini, oluşturduğu ticaret platformlarıyla firmaların dış ticaret performansını artırmayı amaçladığını söyledi. Bu kapsamda KFA Fuarcılık A.Ş.’nin organizasyonlarını sürdürdüğünü belirten İbrahim Burkay, bu kapsamda makine teknolojileri sektörüne yönelik MEEXX Fuarı’nın 3-6 Aralık tarihinde Bursa Fuar Merkezi’nde gerçekleştirileceğini söyledi. Geçen hafta da yük mühendisliği alanında dünyanın ilk ihtisas fuarı olan LES-EXPO’nun lansmanını gerçekleştirdiklerini hatırlatan Başkan Burkay, söz konusu fuarın 7-9 Nisan 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleneceğini söyledi. İbrahim Burkay, savunma sanayi fuarı IDEF’te de hummalı bir çalışmanın sürdüğünü kaydetti. Sanayide olduğu kadar hizmet ve ticarette de üyelerinin ticaret potansiyelini desteklediklerini ifade eden Başkan Burkay, yaptıkları çalışmalar kapsamında Bursa Kestane Şekeri’nin Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldığını hatırlattı. İbrahim Burkay, söz konusu tescilin ekonomik değere dönüşmesi için verimli bir iş modeli oluşturulması gerektiğini kaydetti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, ekonomide zorlukların yaşandığı bir dönemde BTSO’da bütün meslek komitelerinin canhıraş bir şekilde çalıştığını ve bunun çok kıymetli olduğunu ifade etti. Bursa iş dünyasının dijital dönüşümü ve online ticarete adapte olmaları için de önemli adımlar attıklarını dile getiren Başkan Burkay, 70. Meslek Komitesi’nin Türkiye’deki ilk e-ticaret komitesi olduğuna işaret ederek, "E-ihracatta Bursa, Türkiye lideri. BTSO olarak bizler firmalarımızın e-ticaretteki potansiyelini 8 yıl önce gördük. Türkiye’de e-ihracat komitesini açan ilk Oda olduk. E-ticaret yapma potansiyelini olduğunun farkında olmayan birçok şirketimizin bu komitede yer almasını sağladık. Bugün Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’nde de Dijital Dönüşüm Merkezi Projemiz var. Bu konuda komitemiz yoğun bir şekilde çalışıyor. Konvansiyonel ticaret yapan şirketlerimizin e-ihracat ile rekabetçiliğini artırmak en önemli hedeflerimiz arasında." diye konuştu. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da BTSO’nun ekonomik ve sosyal gelişmeleri sahaya taşıyan çalışmalarıyla iş dünyasına rehberlik etmeyi sürdürdüğünü söyledi. Sanayide yüksek teknoloji ve katma değerli üretime dayalı dönüşümün sürdürülebilir büyüme için zorunlu olduğuna işaret eden Uğur, şöyle devam etti: "Güçlü bir beşerî sermaye olmadan hiçbir ülkenin üretimde ya da ekonomide başarı şansı yoktur. Mesleki eğitimden dijital becerilere kadar gençlerimizin yetkinliklerini güçlendirmek zorundayız. Dijitalleşme, yeşil üretim ve nitelikli iş gücü Bursa’nın küresel rekabetteki temel anahtarlarıdır." Bursa Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal, meclis toplantısında müdürlük faaliyetlerine ilişkin sunum gerçekleştirirken, Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Eryılmaz ise Türkiye’de ve dünyada Kasım ayı ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.