#Kocaeli

- Kocaeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kocaeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ Haber

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kardeşi Çetin Kaya'yı tabancayla öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Sedat Kaya'nın, olaydan önce yaklaşık 2 saat 27 dakika tırın altında saklanarak beklediği güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. İddianamede eylemin uzun süredir devam eden husumet nedeniyle planlandığı değerlendirilirken, sanık Kaya suçlamaları reddederek kardeşiyle konuşmaya gittiğini ve öldürme kastının bulunmadığını savundu. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Olay, 1 Nisan'da Darıca ilçesi Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi'nde meydana geldi. Evli ve 2 çocuk babası Çetin Kaya, işe gitmek üzere sabah saatlerinde tırının yanına geldi. Kaya'nın aracını çalıştırmasının ardından başında kask bulunan bir kişi, tırın altında saklandığı yerden çıkarak tabancayla ateş etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda saldırıyı gerçekleştiren kişinin Çetin Kaya'nın 47 yaşındaki ağabeyi Sedat Kaya olduğu belirlendi. Sedat Kaya, aynı gün saat 12.00 sıralarında olayda kullandığı belirtilen tabancayla polise teslim oldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 2 SAAT 27 DAKİKA TIRIN ALTINDA BEKLEDİĞİ BELİRLENDİ Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin inceleme tutanağında, Sedat Kaya'nın saat 05.00 sıralarında tırın arka bölümüne geldiği ve burada saklandığı belirtildi. Çetin Kaya'nın ise saat 07.22 sıralarında tırının yanına geldiği, yaklaşık 2 dakika sonra araca bindiği kaydedildi. Görüntülerde Sedat Kaya'nın tırın altından çıkarak saat 07.27 sıralarında aracın kapısını açtığı ve kardeşine ateş ettiği anlar yer aldı. İddianamede, Sedat Kaya'nın aracın çekici ile dorse bölümü arasında yaklaşık 2 saat 27 dakika beklediği, Çetin Kaya'nın araca binmesinin ardından 3 el ateş ederek olay yerinden kaçtığı ifade edildi. İDDİANAMEDE "TASARLAYARAK ÖLDÜRME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede, kardeşler arasında uzun süredir husumet bulunduğu ve Sedat Kaya'nın olaydan önce Çetin Kaya'yı birçok kez öldürmekle tehdit ettiği ileri sürüldü. Sanığın olay yerine silahla ve tanınmamak amacıyla kask takarak geldiği de iddianamede yer aldı. Dosyada ayrıca Sedat Kaya'nın 18 Mart'ta kardeşi Çetin Kaya'ya gönderdiği belirtilen mesaj da deliller arasında gösterildi. Mesajda, ❝Doğum günün kutlu olsun. Böyle güzel günler unutulmaz. Sana ve Cemal'e hediyenizi takdim edeceğim.❞ ifadelerinin bulunduğu kaydedildi. Savcılık, tırın altında uzun süre beklenmesi, taraflar arasındaki husumet, daha önceki tehdit iddiaları, olay yerine silah ve kaskla gidilmesi ile söz konusu mesajı birlikte değerlendirerek eylemin "planlı ve soğukkanlı bir şekilde tasarlanarak gerçekleştirildiği" kanaatine vardı. 1995'TE BABASINI ÖLDÜRDÜĞÜ BELİRTİLDİ Dosyaya yansıyan bilgilere göre Sedat Kaya'nın, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında babası Cemal Kaya'yı da öldürdüğü belirtildi. İddiaya göre Cemal Kaya, oğlunun hırsızlık yaptığı belirtilen arkadaşlarıyla görüşmesini istemedi ve bu nedenle oğluna tokat attı. Sedat Kaya'nın bunun üzerine gece eve gitmediği, oğlunu aramak için dışarı çıkan Cemal Kaya'nın Gebze ilçesi Akse Sapağı'nda oğluyla karşılaştığı aktarıldı. Baba Kaya'nın oğluna eve dönmesini söylediği ancak olumsuz yanıt aldığı, arkasını dönerek uzaklaşırken Sedat Kaya tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Sedat Kaya'nın bu olayın ardından cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından aile üyelerinin Sedat Kaya ile iletişimlerini kestiği, ilerleyen yıllarda taraflar arasında zaman zaman anlaşmazlıklar yaşandığı öne sürüldü. SİLAHIN BAŞKA BİR KİŞİYE AİT OLDUĞU İDDİASI İddianamede cinayette kullanılan tabancanın teminine ilişkin bilgilere de yer verildi. Sedat Kaya'nın silahı 2025 yılında muavinlik yaptığı dönemde bir otobüste bulduğunu söylediği, diğer sanık K.Ş'nin ise kendisine silah vermediğini savunduğu aktarıldı. Buna karşılık dosyada bilgisine başvurulan kişilerin tabancanın K.Ş'ye ait olduğunu söyledikleri, yapılan incelemede de silahın K.Ş'ye ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Savcılık, K.Ş'nin Sedat Kaya'ya silah sağlayarak eyleme iştirak ettiği değerlendirmesinde bulundu. SANIK KAYA: ❝ÖLDÜRME KASTIM YOKTU❞ Sedat Kaya hakkında "tasarlayarak kardeşe karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından dava açıldı. K.Ş. hakkında ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan dava açıldı. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Sedat Kaya, tutuksuz sanık K.Ş., Çetin Kaya'nın yakınları ve taraf avukatları katıldı. Savunmasında kardeşiyle babalarının öldürülmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu söyleyen Sedat Kaya, olay yerine bu husumeti sona erdirmek ve konuşmak amacıyla gittiğini ileri sürdü. Öldürme kastının bulunmadığını savunan Kaya, kardeşinin silahına davrandığını iddia ederek bu nedenle ateş ettiğini söyledi. Sanık, olay sırasında neden kask taktığına ilişkin ise yüzünün zarar görmesini önlemek amacıyla kask kullandığını savundu. MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI Mahkeme heyeti, sanık Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz yargılanan K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de sürdürülmesine hükmeden mahkeme, dosyadaki eksik hususların tamamlanması için duruşmayı erteledi. ABLA AYTEKİN: ❝BEN BİR KARDEŞ KAYBETMEDİM, CANIMI KAYBETTİM❞ Duruşmanın ardından konuşan Çetin Kaya'nın ablası Seda Aytekin, aile olarak adalet beklediklerini söyledi. Geçmişte de büyük acılar yaşadıklarını anlatan Aytekin, şöyle konuştu: ❝Yapılan işkencelere zaten zamanında maruz kaldık. Devlet büyüklerimizden adalet istiyorum. Zamanında sanık tarafından işkencelere maruz kaldık. Biz babasız büyüyen insanlardık. Aynı acıyı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Ben bir kardeş kaybetmedim, ben canımı kaybettim. Ben yoldaşımı kaybettim. Küçükken yetim kaldım, aynı acıları şimdi çocukları yaşıyor.❞ Aytekin, kardeşinin ölümünün ardından adaletin sağlanmasını beklediğini belirterek, ❝Kardeşimin kanlı yüzünü gördükten sonra adaletin tecelli edeceğini umuyorum. Sesim olsunlar. Babamda da adalet sağlanmadı. Belki küçüktük, savunamadık kendimizi. Şu anda adaletin sağlanmasını bekliyorum.❞ dedi. ❝KARDEŞİMİN YAŞADIĞI HAYATI KARDEŞİMİN ÇOCUKLARINA YAŞATTI❞ Çetin Kaya'nın diğer ablası Vildan Kaya da kardeşinin ölümüne ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğini belirtti. Sanığın kardeşiyle konuşmak amacıyla olay yerine geldiği yönündeki savunmasına karşı çıkan Kaya, kardeşinin daha önce yaşananlar nedeniyle savcılık ve polis merkezine başvurduğunu ve uzaklaştırma talebinde bulunduğunu öne sürdü. Vildan Kaya, olay anına ilişkin, ❝Kardeşimle konuşmak için geldiğini beyan ediyor ama kardeşimle konuşmak isteyen bir insan... Kardeşimin evinin adresi belli. Telefon numarası kendisinde mevcut. Evinin etrafında aylarca gezip çocuklarına ve eşine korku yaşattığını bildiğimiz halde kardeşim savcılığa, karakola ifade verdi. Uzaklaştırma istedi ama olmadı.❞ ifadelerini kullandı. Kaya, sanığın tırın altından kaskla çıktığını ve kardeşine ateş ettiğini belirterek, kardeşi yere düştükten sonra da ateş edildiğini öne sürdü. Ailenin geçmişte de aynı sanık nedeniyle babalarını kaybettiğini söyleyen Vildan Kaya, şöyle devam etti: ❝Benim kardeşim çocuğunun yaşında babasız kaldı. Sanık 1995 yılında babamı vurdu, 2026 yılında da kardeşimi vurdu. Kardeşimin yaşadığı hayatı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Adalete sığınıyorum, adalete güveniyorum. Bizim ailemizin bir erkeği Çetin vardı, Çetin gitti ama Sedat da kalmasın. Gerekli cezayı alsın.❞ AVUKAT ALTUN: ❝PLANLI BİR ŞEKİLDE TIRIN ARKASINA GELİYOR❞ Müşteki vekili avukat Uğur Altun da kamera görüntülerinin sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiği iddiasını desteklediğini savundu. Altun, ❝Kamera kayıtlarında yer aldığı üzere, sanık daha önceden tasarlayarak, planlı bir şekilde saat 05.00 sıralarında tırın arkasına geliyor ve burada saklanıyor. Maktulün gelmesini bekliyor. Buradan arkasından gizli bir şekilde maktulün çalıştırmış olduğu tırın kapısını açıyor ve kendisine ateş ederek ölümüne sebebiyet veriyor.❞ dedi. Dosyada henüz çözümlenmesi gereken bazı kayıtların bulunduğunu belirten Altun, bunların ilerleyen aşamalarda dava dosyasına kazandırılacağını söyledi. Aile adına sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ettiklerini kaydeden Altun, mahkemenin Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına, diğer sanık K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise sürdürülmesine karar verdiğini hatırlattı. Altun ayrıca sanığın geçmişte babasına yönelik öldürme ve annesine yönelik bıçakla yaralama eylemlerinin bulunduğunun duruşmada dile getirildiğini belirterek, tahliye halinde aile açısından tehlikenin devam edeceğini savundu. Davanın görülmesine Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ Haber

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde tartıştığı eşini tüfekle vurarak öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Fatmanur Okur hakkında savcı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasıyla müebbet hapis cezası talep etti. Duruşmada 4 yaşındaki kızıyla karşılaşan sanık gözyaşı dökerken, çocuk annesinin gözyaşlarını silerek ❝Ağlama, acıyor mu?❞ dedi. Olay, 19 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Alikahya Fatih Mahallesi'ndeki 3 katlı evin birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesinin ardından Fatmanur Okur'un tüfekle eşine ateş ettiği belirtildi. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde bir çocuk babası Şükrü Okur'un hayatını kaybettiği belirlendi. Gözaltına alınan Fatmanur Okur, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. 4 YAŞINDAKİ KIZI ANNESİNİN GÖZYAŞLARINI SİLDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Fatmanur Okur, hayatını kaybeden Şükrü Okur'un babası Hacı Ahmet Okur ve annesi, çiftin 4 yaşındaki kızının vasisi ile taraf avukatları katıldı. Duruşma sırasında annesini gören çocuk, Okur'a sarılarak öptü ve gözyaşlarını sildi. Çocuk, annesine ❝Ağlama, acıyor mu?❞ diyerek seslendi. SAVCIDAN MÜEBBET HAPİS TALEBİ Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanığın eyleminin sabit olduğu değerlendirmesiyle öncelikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Savcı, sanığın evlilik süresince şiddete maruz kaldığı yönündeki dosya kapsamını dikkate alarak hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını ve sonuç olarak müebbet hapis cezası verilmesini talep etti. Sanık Fatmanur Okur ise eylemi bilerek gerçekleştirmediğini savunarak, ❝En azından ev hapsi istiyorum. Kızımın bana çok ihtiyacı var.❞ dedi. SANIK ÖNCEKİ SAVUNMASINDA ŞİDDETE MARUZ KALDIĞINI İLERİ SÜRDÜ Okur, önceki celsede verdiği savunmada 11 yıllık evliliği boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini ileri sürmüştü. Daha önce boşanmak istediğini ancak eşinin kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia eden Okur, ❝Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti. Dayaklarından dolayı 3 kez düşük yaptım. Eşimi sürekli sokaklardan topladım.❞ şeklinde savunma yapmıştı. Okur ayrıca eşinin geçmişte terör örgütü DEAŞ üyeliği suçundan cezaevine girdiğini öne sürmüştü. ❝KORKUTMAK AMACIYLA SİLAHI ELİME ALMIŞTIM❞ Olay gecesine ilişkin de savunma yapan Okur, eşiyle çocuklarının kendisinden olup olmadığı konusunda tartıştıklarını ve eşinin uyuşturucu etkisinde olduğunu iddia etmişti. Eşinin kendisini başka bir kadının evine götürerek "pazarlamak" istediğini ileri süren Okur, daha sonra üst kattan babasına ait tüfeği aldığını anlatmıştı. Okur, olay anına ilişkin savunmasında şunları söylemişti: ❝Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, 'Güzel kafa keserim, iyi bilirsin' dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne, şiddetine maruz kaldım.❞ Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 21 yaşındaki Şirin'in buluşma bahanesiyle çağrıldığı yerde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada savcı, 5 sanığın "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsindeki 2 sanığın tutuklanmasını istedi. Mahkeme, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Olay, 26 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Yahya Kaptan Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 21 yaşındaki Ümitcan Şirin burada bıçaklanarak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Şirin, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında Samet E.A. (19), Muhammed F.Y, Ramazan Y, Mustafa O. (21), Gamzenur B. (18) ve Z.Ç. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Z.Ç. savcılık tarafından serbest bırakıldı. Samet E.A. ile Muhammed F.Y. hakkında ev hapsi kararı verilirken Ramazan Y, Mustafa O. ve Gamzenur B. tutuklandı. SAVCILIK: PLANLI HAREKET ETTİLER Hazırlanan iddianamede, sanıkların olayın başından itibaren planlı hareket ettikleri, buluşmayı organize ettikleri ve saldırıyı birlikte gerçekleştirdikleri ileri sürüldü. Savcılık, Şirin'in öldürülmesinde sanıkların iştirak iradesiyle hareket ettiğini değerlendirerek 5 sanık hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Sanık Mustafa O. hakkında ayrıca "yasak niteliğe haiz bıçak taşımak" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. SAVCI, EV HAPSİNDEKİ 2 SANIĞIN TUTUKLANMASINI İSTEDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Ramazan Y. ve Mustafa O, ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y, taraf avukatları ve Şirin'in ailesi katıldı. Tutuklu sanık Gamzenur B. ise duruşmada yer almadı. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 5 sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y'nin tutuklanmasını istedi. Sanıklar ise mütalaayı kabul etmeyerek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. SANIKLAR ÖNCEKİ SAVUNMALARINDA SUÇLAMALARI REDDETTİ Sanıklar, davanın önceki celselerinde verdikleri savunmalarda Şirin'i kimin bıçakladığı konusunda birbirlerinden farklı beyanlarda bulundu. Ramazan Y, önceki savunmasında Şirin'i kendisinin bıçaklamadığını öne sürerek, ❝Ümitcan'ı ben bıçaklamadım, Mustafa bıçakladı. Mustafa o gün bana uyuşturucu ikram etmişti, onun etkisinde ifade verdim. Akıl hastasıyım, suçlamaları kabul etmiyorum.❞ ifadelerini kullandı. Mustafa O. ise Şirin'i Ramazan Y'nin bıçakladığını iddia etti. Mustafa O, ❝Gamze ile ilişkimiz vardı. Ümitcan sürekli onu rahatsız ediyordu. Bu durumu öğrenince Gamze'ye Ümit'i çağırmasını istedim. Çıkan kavgada Ramazan Ümitcan'ı bıçakladı.❞ şeklinde savunma yaptı. ❝BÖYLE OLACAĞINI BİLMİYORDUM❞ Gamzenur B. de önceki celsedeki savunmasında Mustafa O. ile ilişkisi bulunduğunu, Şirin ile geçmişte yaşadığı durumu Mustafa O'ya anlattığını belirtti. Gamzenur B, ❝Mustafa ile barıştığımızda bu durumu kendisine anlattım. Kendisi onunla konuşmak istediğini söyleyerek buluşmak için yer ayarlattırdı. 'Bir şey yapmayacağım' diye söz verdi. Böyle olacağını bilmiyordum.❞ ifadelerini kullandı. Mahkemenin, sanıkların cezai sorumluluklarına ilişkin nihai kararını sonraki duruşmalarda vermesi bekleniyor.

AHBAP DOSYASINDA DORSE ALIMLARI VE PARA TRAFİĞİ Haber

AHBAP DOSYASINDA DORSE ALIMLARI VE PARA TRAFİĞİ

AHBAP Derneği hakkında yürütülen soruşturmada, derneğin Kocaeli’deki tesislerinde bulunan yardım malzemeleri ile bazı şirketler üzerinden gerçekleştirilen satın alma ve para transferlerine ilişkin yeni tespitler dosyaya girdi. İncelemelerde, 6 dorse için 8 farklı işlemle toplam 125 milyon TL ödeme yapıldığı ve şirket ile bazı şüpheliler arasında para hareketleri bulunduğu belirlendi. KOCAELİ'DEKİ DEPODA ÇOK SAYIDA YARDIM MALZEMESİ Soruşturma kapsamında Derince’de bulunan AHBAP tesisinde yapılan incelemelerde, depremzedeler için temin edildiği belirtilen çok sayıda yardım malzemesi tespit edildi. Depoda 895 paketli ve kullanılmamış insani yardım çadırının yanı sıra yaklaşık 600 portatif yatak, uyku tulumları, afet çadırları, kampetler, ısıtıcılar, beyaz eşyalar ve çeşitli ev ihtiyaçlarının bulunduğu belirlendi. Uzun süre depolanan bazı ürünlerde deformasyon meydana geldiği, kimi ambalajlarda ise yırtılma, ezilme ve açılmalar görüldüğü kaydedildi. YARDIMLAR HATAY'A GÖNDERİLECEK Kullanılabilir durumda olduğu tespit edilen malzemelerin deprem bölgesine ulaştırılması için çalışma başlatıldığı öğrenildi. Bu kapsamda Hatay’dan 5 tırın Kocaeli’deki depoya gönderilmesinin planlandığı, araçların burada hazırlanacak yardım malzemelerini alarak bölgeye taşıyacağı belirtildi. Teslim ve dağıtım işlemlerinin kayıt altına alınmasının planlandığı aktarıldı. DEPREMDEN İKİ AY SONRAKİ KİTAP ALIMI DA DOSYADA Mali incelemelerde, 6 Şubat depremlerinin ardından yaklaşık iki ay geçtikten sonra gerçekleştirilen bazı kitap siparişleri de soruşturma kapsamında değerlendirildi. Söz konusu harcamaların deprem dönemindeki faaliyetlerle bağlantısının incelendiği öğrenildi. 6 DORSE İÇİN 125 MİLYON TL ÖDENDİ Soruşturma dosyasındaki mali kayıtlara göre, özel bir şirket aracılığıyla 6 dorse satın alınmasına yönelik 8 ayrı işlem gerçekleştirildi. Bu işlemlerde toplam 125 milyon TL tutarında ödeme yapıldığı belirlenirken, dorselerin gerçekten teslim edilip edilmediği ve satın alma işlemlerinin fiili durumunun araştırıldığı öğrenildi. ŞÜPHELİDEN DİKKAT ÇEKEN DORSE BEYANI Dosya kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren bir şüphelinin, dorselerle ilgili olarak bunların devralınmadığını söylediği öğrenildi. Bu beyanın ardından soruşturma makamlarının, ödemesi yapılan dorselerin akıbeti, teslim işlemlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ve araçların mevcut durumuna ilişkin inceleme yürüttüğü belirtildi. BAKIM FATURALARI DA ARAŞTIRILIYOR Dorselere ilişkin bakım giderleri de soruşturmanın mali inceleme başlıkları arasında yer aldı. Dosyada yaklaşık 12 bin TL tutarında bakım faturalarının bulunduğu, ancak faturalar üzerinde belirtilen bazı işlemlerin gerçekte yapılıp yapılmadığı konusunda tespitlerin bulunduğu öğrenildi. ŞİRKET VE ŞÜPHELİLERİN PARA TRAFİĞİ İNCELENİYOR Soruşturmanın mali boyutunda, söz konusu şirket ile bazı şüpheliler arasında gerçekleşen para transferleri de mercek altına alındı. Banka hareketleri, şirket kayıtları, faturalar ve şüpheli ifadelerinin birlikte değerlendirildiği öğrenilirken, para transferlerinin niteliğinin soruşturma kapsamında araştırıldığı belirtildi. Savcılığın incelemesinde, dernek kaynaklarının hangi işlemlerde kullanıldığı ve bu işlemler sonucunda herhangi bir kişiye kişisel menfaat sağlanıp sağlanmadığının ortaya çıkarılmasının amaçlandığı kaydedildi. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.