#Koordinasyon

- Koordinasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Koordinasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KARABAĞLAR SAKİNLERİNİN VERGİLERİ SAHİPSİZ ATIKLARA GİDİYOR Haber

KARABAĞLAR SAKİNLERİNİN VERGİLERİ SAHİPSİZ ATIKLARA GİDİYOR

İzmir Karabağlar Belediyesi, ilçede çevre ve halk sağlığını tehdit eden sahipsiz atıklarla mücadelesini sürdürüyor. Belediyeye yıllık yaklaşık 80 milyon TL ek maliyet oluşturan kaçak moloz, mobilya ve diğer atıklara karşı denetimler artırılırken Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, vatandaşlara kurallara uyma çağrısında bulundu. Başkan Kınay, “Hiç kimsenin sokaklarımızı kirletmeye, ekiplerimizin emeğini hiçe saymaya hakkı yok. Kurallara uymayanlara gerekli cezai işlemleri uyguluyoruz, uygulamaya devam edeceğiz. Bu konuda taviz vermeyeceğiz” dedi. Karabağlar Belediyesi, sahipsiz atıkların oluşumunu önlemek, atıkları kaynağında kontrol altına almak ve toplama süreçlerini daha etkin hale getirmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle boş arsalara, yol kenarlarına ve çöp konteynerlerinin çevresine gelişigüzel bırakılan atıklara karşı saha denetimleri gerçekleştirilirken ilgili kurumlarla koordinasyon da güçlendiriliyor. “BU GÖRÜNTÜLER KABUL EDİLEMEZ” Muhtarlarla birlikte mahallelerde düzenli olarak incelemelerde bulunan Başkan Kınay, karşılaştıkları çevre kirliliğine tepki göstererek, “Mahallelerimizde gördüğümüz bu görüntüler kabul edilemez. Gelişigüzel bırakılan atıklar yalnızca çevremizi kirletmiyor, halkımızın ve çocuklarımızın sağlığını da tehdit ediyor. Boş arsa sahiplerinin de arsalarının temizliğini ve güvenliğini sağlama sorumluluğu bulunuyor” diye konuştu. “80 MİLYON TL’Yİ YENİ HİZMETLERE AYIRMAK İSTİYORUZ” Sahipsiz atıkların belediye bütçesine yıllık yaklaşık 80 milyon TL ek yük getirdiğini belirten Başkan Kınay, bu durumun ekonomik kaybın yanı sıra ciddi bir emek ve iş gücü kaybına da neden olduğunu vurguladı. Başkan Kınay, “Bu kaynakları sahipsiz atıkların toplanmasına değil, parklarımıza, yollarımıza, sosyal destek projelerimize ve yeni hizmetlere ayırmak istiyoruz. Ekiplerimiz Karabağlar’ın temizliği için gece gündüz çalışıyor. Ancak kalıcı çözüm için herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı. “ÇEVREMİZİ KİRLETENLERE SESSİZ KALMAYIN” Vatandaşlara da çağrıda bulunan Başkan Kınay, mobilya, moloz ve budama atıklarının sokaklara veya boş arsalara bırakılamayacağını hatırlatarak, “Bu atıkların alınması için belediyemize başvurulması gerekiyor. Çevremizi kirletenlere sessiz kalmayın. Kaçak atık dökenleri gördüğünüzde güvenliğinizi riske atmadan, mümkünse eylem sırasında fotoğraflayarak belediyemize bildirin. Karabağlar’ı temiz tutmak hepimizin sorumluluğu” dedi. KAMERALARLA DA DENETLENİYOR Karabağlar Belediyesi, kaçak moloz, çöp ve mobilya atığı dökümüyle mücadelede kamera sistemlerinden de yararlanıyor. İlçenin belirli noktalarına yerleştirilen kameralarla çevre kirliliğine neden olan alanlar takip ediliyor. Kamera kayıtları ve saha ekiplerinin tespitleri doğrultusunda kurallara aykırı hareket edenler hakkında yasal işlem başlatılıyor. ÇEVREYİ KİRLETENLERE AĞIR YAPTIRIMLAR Belediyenin rutin olarak topladığı evsel atıklar kapsamında bulunmayan mobilya ve molozların izinsiz şekilde çevreye bırakılması halinde yasal yaptırımlar uygulanıyor. İlgili yasal koşulların oluşması durumunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu kapsamında ise 115.021 TL’ye kadar idari para cezası gündeme gelebiliyor. ATIK TOPLAMA BAŞVURUSU NASIL YAPILIYOR? Mobilya atıklarını toplatmak isteyen vatandaşlar, T.C. kimlik numarası ve adres bilgileriyle Karabağlar Belediyesi Ana Hizmet Binası’ndaki Fen İşleri Müdürlüğüne bağlı Moloz ve Mobilya Atıkları Masası’na veya belediyenin internet sitesi üzerinden başvurabiliyor. Vatandaşlar, mobilya atıkları için 0232 414 77 43, bahçe ve budama atıkları için 0232 414 79 11/14 numaralı telefonlardan bilgi alabiliyor. Ayrıca 0538 226 38 84 numaralı WhatsApp İletişim Hattı üzerinden belediyeye ulaşılabiliyor. Atığın türü ve miktarına göre belirlenen ücretin ödenmesinin ardından başvuru kayıt altına alınıyor. Vatandaşların belediye tarafından bildirilen gün atıklarını bina girişine çıkarmasıyla toplama işlemi ilgili belediye ekiplerince gerçekleştiriliyor. 2026 YILI MOBİLYA ATIĞI TOPLAMA ÜCRETLERİ Belediye Meclisi kararı ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesi kapsamında belirlenen ücretler şöyle: - Küçük parça mobilya (sandalye, sehpa vb.): 100 TL/parça - Büyük parça mobilya (koltuk, dolap, baza, yatak vb.): 200 TL/parça - Küçük kamyonet dolusu mobilya atığı: 1.750 TL - Büyük damperli kamyonet dolusu mobilya atığı: 3.500 TL

OSMANİYE SUMBAS’TA 5,2’LİK DEPREM KAMERADA Haber

OSMANİYE SUMBAS’TA 5,2’LİK DEPREM KAMERADA

Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, depremin ardından yaptığı açıklamada Sumbas merkezli 5,2 büyüklüğündeki sarsıntıdan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Vali Serdengeçti, ilgili kurumlarla hızlı şekilde koordinasyon sağlandığını belirterek, mevcut durumda herhangi bir olumsuzluğun tespit edilmediğini bildirdi. ENGELLİ VATANDAŞ DEPREM ANINI ANLATTI Deprem sırasında yaşadıklarını anlatan engelli birey Furkan Ulusoy, kısa süre içerisinde 3 deprem hissettiklerini söyledi. İlk iki sarsıntının daha hafif olduğunu belirten Ulusoy, son depremin ise daha şiddetli ve uzun sürdüğünü ifade etti. Zemin katta yaşamasına rağmen engeli nedeniyle binaya giriş çıkışlarda asansör kullanmak zorunda olduğunu dile getiren Ulusoy, deprem sonrasında evden çıkarken de asansörü kullanmak durumunda kaldığını aktardı. Ulusoy, yaşananların deprem anında engelli bireylerin karşılaşabileceği güçlükleri bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi. DEPREM HABERİNİ OKURKEN SARSINTIYA YAKALANDI Deprem sırasında sosyal medyadan gelişmeleri takip ettiğini belirten Recep Tayyip Öztoprak ise sarsıntının kendisini korkuttuğunu söyledi. Öztoprak, deprem haberlerine baktığı sırada yeni bir sarsıntı yaşandığını belirterek, o anı sosyal medyada esprili bir yorumla paylaştığını ifade etti. Bölgede yaşayan vatandaşlar, art arda meydana gelen sarsıntıların ardından tedirginlik yaşarken, herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için temennide bulundu.

5. BURSA TURİZM ZİRVESİ BAŞLADI: TEMA, KIRSAL KALKINMA Haber

5. BURSA TURİZM ZİRVESİ BAŞLADI: TEMA, KIRSAL KALKINMA

5. Bursa Turizm Zirvesi, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde (AKKM) gerçekleştirilen zirve kamu kurumları, yerel yönetimler, sektör paydaşları ve akademisyenleri bir araya getirdi. 5. Bursa Turizm Zirvesi'nin açılış törenine Bursa Vali Yardımcısı Rıza Gençoğlu, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, Düzce Belediye Başkanı Faruk Özlü, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker ile çok sayıda turizm temsilcisi katıldı. Bursa Turizm Zirvesi'nin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa'nın turizm potansiyelinin ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.Kentin tarihi ve kültürel mirası ile doğal güzelliklerinin güçlü bir girişimcilik vizyonuyla desteklenmesi gerektiğini söyleyen Başkan Burkay, Bursa'nın Osmanlı'ya başkentlik yapmış köklü tarihi, Uludağ'dan denize uzanan doğal zenginlikleri ve güçlü üretim altyapısıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtti. Bu değerlerin doğru projelerle desteklenmesi halinde kente çok daha büyük bir ekonomik katkı sağlayacağını ifade eden Burkay, BTSO olarak bu anlayışla uzun yıllardır turizm alanında önemli çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. "BURSA FUAR VE KONGRE TURİZMİNDE MERKEZ OLMALI" Bursa'nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracatı ve 16 milyar dolarlık ithalatıyla 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmine sahip olduğuna dikkat çeken Burkay, bu güçlü ekonomik yapının turizm açısından da önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Burkay, "Sanayide, üretimde ve ticarette güçlü olan şehirlerin dünyadaki örneklerine baktığımızda fuar ve kongre turizminin önemli bir yer tuttuğunu görüyoruz. Bursa'nın da bu alanda mutlaka merkez şehirlerden biri olması gerekiyor. BTSO olarak bugün 20'nin üzerinde uluslararası nitelikte fuarı Bursa'da gerçekleştiriyoruz. Bu organizasyonlar sayesinde binlerce yabancı alıcıyı ve profesyonel ziyaretçiyi kentimizde ağırlıyoruz. Bu ziyaretçiler, klasik turist profiline göre çok daha yüksek harcama kapasitesine sahip. Dolayısıyla fuar ve kongre faaliyetleri şehrin hizmet sektörüne ve ekonomik hareketliliğine doğrudan katkı sağlıyor" dedi. "ASIL MESELE TURİSTİN BURSA'DA DAHA FAZLA KALMASI" Bursa'nın turizmde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade eden Burkay, öncelikli hedefin ziyaretçilerin kentteki konaklama süresini artırmak olması gerektiğini belirterek, "Bursa'nın turisti şehre getirme konusunda büyük bir problemi yok. Asıl üzerinde durmamız gereken konu, gelen turistin Bursa'da daha uzun süre konaklamasını sağlayabilmek. Turizm Konseyimiz ve sektör temsilcilerimiz bu konuda yoğun bir çalışma yürütüyor. Hedefimiz Bursa turizmini daha sürdürülebilir hale getirmek ve kentimizin hem Türkiye'nin hem de dünya turizm pastasından hak ettiği payı almasını sağlamak" diye konuştu. "BİR ŞEHRİN GÜÇLÜ BİR KİMLİĞİ OLMALI" Turizmin şehirlerin uluslararası itibarı açısından da stratejik öneme sahip olduğunu belirten Burkay, Bursa'nın kendisini doğru anlatan güçlü bir kent kimliği oluşturması gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, şunları kaydetti: "Turizmi bir ülkenin ve bir şehrin itibarı olarak görüyorum. Nasıl evimize gelen misafiri en iyi şekilde ağırlamak istiyorsak, şehirlerimizin de ziyaretçilerine kendilerini doğru ifade edebilmesi gerekiyor. Bir şehrin güçlü bir kimliği, dili ve anlatısı olmalı. Bursa'nın bu konuda önemli bir birikimi ve kurumsal aklı var. Bursa'nın turizmde de hak ettiği noktaya en kısa zamanda ulaşacağına inanıyorum." TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, turizm hareketliliğinin sadece kıyı bölgeleriyle sınırlı kalmaması gerektiğini, her kentin kendi özgün değerleriyle kalkındığı bir modele ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bursa'nın bu alandaki köklü geçmişini vurgulayan Bağlıkaya, "Bursa, tarihi birikimi, termali, kış turizmi ve gastronomi kültürüyle ülkemizin en stratejik destinasyonlarından biri. Ancak bu zenginliklerin hak ettiği düzeyde karşılık bulabilmesi; doğru bir destinasyon yönetimi, etkin pazarlama ve seyahat acentalarımız ile yerel dinamiklerin tam bir uyum içinde çalışmasıyla mümkün. Seyahat acentaları, destinasyonlara can suyu veren en temel unsurdur" ifadelerini kullandı. "BURSA TURİZMİNİ TEK ÇATI ALTINDA BULUŞTURDUK" TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker ise seyahat acentalarının sektördeki sürükleyici rolüne dikkat çekerek Bursa'da 350'ye yakın acentanın faaliyet gösterdiğini kaydetti. Bursa Turizm Platformu ile sağlanan birlikteliğin önemine vurgu yapan Eker, "Bursa çok yönlü bir turizm potansiyeline sahip. Ancak bu potansiyeli katma değere dönüştürebilmek için doğru bir destinasyon yönetimine, güçlü bir ortak akla ve tanıtım stratejisine ihtiyacımız var. Bugüne kadar düzenlediğimiz zirvelerde birçok sorunun çözüme kavuşmasını sağladık. Bu zirvemizin de Bursa'mıza ve ülke turizmimize somut katkılar sunmasını diliyorum" değerlendirmesinde bulundu. KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON VURGUSU Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, UNESCO Dünya Mirası listesindeki değerleriyle kentin dünya ölçeğinde bir cazibe merkezi olduğuna dikkat çekti. Yerel yönetimlerin sorumluluğunun hem mirası korumak hem de kentsel altyapıyı güçlendirmek olduğunu hatırlatan Çakır, "Yerel turizm kalkınması ancak kurumlar arası güçlü bir koordinasyonla mümkündür. Ulaşım ve çevre altyapısından tarihi eserlerin ihyasına, kırsal turizmden tanıtım projelerine kadar her alanda sektörümüzün yanındayız. BTSO, TÜRSAB ve sivil toplum kuruluşlarımızla yürüttüğümüz bu koordinasyonu çok kıymetli buluyoruz" açıklamasında bulundu. Açılış konuşmalarının ardından zirve kapsamında gerçekleştirilen oturumlara geçildi. Zirve, sektör paydaşlarının katılacağı kapanış oturumuyla sona erecek.

GEMİ KAPTANI VE MÜRETTEBAT GÖZ ALTINA ALINDI Haber

GEMİ KAPTANI VE MÜRETTEBAT GÖZ ALTINA ALINDI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasını "Kıbrıs’ın yaşadığı en büyük deniz felaketi" olarak nitelendirerek, kayıp kişilere ulaşılana kadar havadan, denizden ve deniz altından arama-kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdürüleceğini açıkladı. Üstel, kazayla ilgili soruşturma başlatıldığını, gemi kaptanı ile 7 görevlinin gözaltına alındığını bildirdi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan katamaran tipi yolcu gemisine ilişkin açıklama yaptı. Üstel yaşanan deniz faciasına ilişkin değerlendirmesinde, "Kıbrıs’ın yaşadığı en büyük deniz felaketi olarak tarihe geçen elim bir kazayla karşı karşıyayız. Acımız çok büyük" ifadelerini kullandı. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyen Üstel, kazanın meydana geldiği ilk andan itibaren KKTC devletinin bütün imkanlarının seferber edildiğini belirtti. "İLK MÜDAHALEDE TÜM UNSURLAR BÖLGEYE SEVK EDİLDİ" Üstel, ilk müdahalede 4 Sahil Güvenlik botu, 2 helikopter, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri’ne (KTBK) ait 1 karakol gemisi ve 1 hücum botunun yanı sıra Sivil Savunma ile polis teşkilatına bağlı dalgıç ekipleri ve beraberindeki 4 arama-kurtarma botunun çalışmalara katıldığını açıkladı. Arama-kurtarma kapasitesinin süreç içerisinde daha da güçlendirildiğini kaydeden Üstel, bölgede Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından görevlendirilen 2 uçak, 4 helikopter, 4 insansız hava aracı (İHA) ve 4 Sahil Güvenlik botunun hala aktif olarak görev yaptığını bildirdi. Üstel, KTBK Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK), Türk Silahlı Kuvvetleri’nden gönderilen unsurlar, Türkiye İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, KKTC Polis Teşkilatı ve Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın büyük bir koordinasyon içerisinde çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade etti. "1000 METRE DERİNLİĞE İNEBİLEN ARAMA-KURTARMA GEMİSİ KKTC’YE GELİYOR" Deniz Kuvvetleri’ne bağlı özel donanımlı bir arama-kurtarma gemisinin de kısa süre içerisinde KKTC’ye ulaşacağını açıklayan Üstel, söz konusu geminin 1000 metre derinliğe kadar arama yapabilecek ve batan gemiye ulaşabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Üstel, arama çalışmalarının tüm imkanlarla sürdürüldüğünü vurgulayarak, "Havadan, denizden ve denizin altından bütün imkanlarımızla arıyoruz. Tek bir imkanımızı dahi kullanmadan bırakmayacağız. Kayıplarımıza ulaşana kadar arama kurtarma çalışmalarımız aralıksız devam edecektir" ifadelerini kullandı. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ÜSTEL’İ ARADI: "TÜRKİYE SINIRSIZ DESTEĞE HAZIR" Üstel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini telefonla aradığını belirterek, Erdoğan’ın yaşanan büyük felaket nedeniyle üzüntülerini dile getirdiğini, KKTC halkına başsağlığı dileklerini ilettiğini söyledi. Üstel, Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin ihtiyaç duyulan her alanda "sınırsız destek" vermeye hazır olduğunu ifade ettiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da kazanın yaşandığı ilk andan itibaren KKTC makamlarıyla sürekli istişare içerisinde olduğunu ve süreci yakından takip ettiğini belirten Üstel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de kendisini arayarak başsağlığı dileklerini ilettiğini söyledi. Bahçeli’nin bu zor günde Kıbrıs Türk halkının yanında olduklarını ifade ettiğini kaydeden Üstel, verilen destek nedeniyle Türkiye’ye teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: "Bu büyük acımızda ilk andan itibaren yanımızda olan Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a ve dayanışmalarını ifade eden MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür ediyorum." KAPTAN DAHİL 8 KİŞİ GÖZALTINDA Üstel, arama-kurtarma çalışmaları devam ederken facianın nasıl meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla soruşturmanın da derhal başlatıldığını açıkladı. Gemi kaptanı ile 7 görevlinin gözaltına alındığını bildiren Üstel, muhtemel ihmal ve sorumlulukların tüm yönleriyle araştırılacağını vurguladı. Üstel, "Buradan çok net söylüyorum: Bu olayın her yönü araştırılacak. En küçük bir ihmal dahi varsa ortaya çıkarılacak. Kusuru ve sorumluluğu bulunan kim olursa olsun gözünün yaşına bakılmayacaktır" dedi. Facianın bütün boyutlarıyla aydınlatılmasının KKTC devletinin hem görevi hem de hayatını kaybedenler ve ailelerine karşı sorumluluğu olduğunu belirten Üstel, devletin bütün kurumlarıyla görev başında olduğunu vurguladı. Üstel, "Şimdi bütün gücümüzle kayıplarımıza ulaşmaya, yaralarımızı sarmaya ve bu büyük felaketin bütün gerçeklerini ortaya çıkarmaya odaklanmış durumdayız" dedi. Hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, aileleri ve yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar dileyen Üstel, açıklamasını, "Dualarımız, aradığımız insanlarımıza bir an önce ulaşılması içindir" sözleriyle tamamladı.

BURSA’DA ORMAN YANGINLARINA KARŞI KRİTİK TATBİKAT Haber

BURSA’DA ORMAN YANGINLARINA KARŞI KRİTİK TATBİKAT

Bursa Büyükşehir Belediyesi, olası büyük çaplı orman yangınlarına karşı kurumlar arasındaki iş birliğini güçlendirmek amacıyla masa başı tatbikat gerçekleştirdi. Tatbikatta, yangın anında uygulanacak müdahale ve koordinasyon süreçleri senaryo üzerinden ele alındı. YANGIN SENARYOSU ÜZERİNDEN ÇALIŞMA YAPILDI Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen tatbikatta, Bursa’da meydana gelebilecek geniş kapsamlı bir orman yangını senaryosu oluşturuldu. Senaryo kapsamında görev alacak kurumların yetki ve sorumlulukları değerlendirilirken, olası bir afet sırasında izlenecek yol haritası da masaya yatırıldı. KURUMLAR ARASI İLETİŞİM ELE ALINDI Tatbikata Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, Bursa Orman Bölge Müdürlüğü Şube Müdürü Suat Ünal ile belediye bürokratları katıldı. Toplantıda yangın ihbarının alınmasından müdahale aşamasına kadar geçecek süreçte kurumların nasıl hareket edeceği değerlendirildi. Ayrıca karar alma mekanizmalarının işleyişi ve kurumlar arasındaki bilgi paylaşımının etkinliği üzerinde duruldu. MÜDAHALE SÜRECİ GÖZDEN GEÇİRİLDİ Olası bir orman yangını sırasında ortaya çıkabilecek ihtiyaçlar üzerinden yapılan değerlendirmelerde, kurumların görev dağılımları ve koordinasyon yöntemleri yeniden ele alındı. Tatbikatla birlikte Bursa’da büyük ölçekli orman yangınlarına karşı hazırlık seviyesinin artırılması, kurumlar arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi ve olası bir afette daha hızlı karar alınabilmesi hedefleniyor.

E-DOĞUM İLE BEBEKLERİN İLK KİMLİĞİ HASTANEDE HAZIR Haber

E-DOĞUM İLE BEBEKLERİN İLK KİMLİĞİ HASTANEDE HAZIR

Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, vatandaşların kamu hizmetlerine daha hızlı, kolay ve güvenli bir şekilde erişmesi amacıyla başlatılan e-Doğum uygulaması hakkında güncel verileri paylaştı. Bursa’daki kamu hastanelerinde başarıyla yürütülen e-doğum sistemi sayesinde, doğum yapan ailelerin nüfus müdürlüklerine gitme zorunluluğunun ortadan kalktığını vurgulayan Uzm. Dr. Çetin, uygulamanın vatandaşlar tarafından artarak kullanılmaya devam ettiğini söyledi. Uygulamanın sahadaki kusursuz işleyişinde arka planda ciddi bir koordinasyon olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çetin, "Sağlık Bakanlığımızın dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiğimiz bu değerli hizmetin, Bursa genelinde bu denli benimsenmesi ve sorunsuz ilerlemesi tesadüf değildir. Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanlığımızın koordinasyonu, süreci anlık takipleri ve hastanelerimizdeki özverili çabaları sayesinde sistemimiz güzel bir şekilde işlemektedir. Doğumun gerçekleştiği andan itibaren sağlık personelimiz bilgileri hızla sisteme giriyor ve ebeveynlerin onayıyla tescil işlemleri elektronik ortamda tamamlanıyor. Bu başarıda emeği geçen tüm yöneticilerimize ve sahada ter döken sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum." ‘Haziran ayında rekor başarı: Yüzde 77,17’ye ulaştık’ Bursa halkının hizmeti tanıdıkça daha çok benimsediğini ifade eden Uzm. Dr. Çetin, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "2026 yılında; e-Doğum kapsamında nüfus tesciline uygun olan doğum raporlarının yüzde 58,55'inin tescil işlemleri, ailelerimiz daha hastaneden ayrılmadan tamamlandı ve bebeklerimizin kimlik kartları doğrudan adreslerine gönderildi. Daha da sevindirici olanı, bu kullanım oranının her geçen ay katlanarak artmasıdır. Aylık hesaplamalarda Şubat ayına özel yüzde 51,56 olan e-Doğum kullanım oranımız, Mart ayında yüzde 64,21'e, Nisan ayında yüzde 66,81'e ve nihayet Haziran ayında yüzde 77,17 seviyesine yükselmiştir. Vatandaşlarımız bu kolaylığı gördükçe sistemimizi daha çok tercih ediyor." "Hastaneye gelmeden önce bebeğinizin ismini netleştirin" Hizmetten yararlanma şartlarına da değinen Uzm. Dr. Çetin, ailelere önemli bir hatırlatmada bulundu: "Bu kolaylıktan faydalanabilmek için anne-babanın T.C. vatandaşı ve evli olması, doğumu takip eden ilk 5 iş günü içinde başvurulması ve MERNİS adreslerinin güncel olması gerekiyor. Ancak en kritik nokta isim. Ailelerimizin hastaneye gelmeden önce bebeğin ismi konusunda net karar vermiş olmaları, işlemlerin kesintisiz ve hızlıca onaylanmasını sağlayan en önemli anahtardır." Bursa İl Sağlık Müdürlüğü olarak dijital sağlık uygulamalarını yaygınlaştırma kararlılığında olduklarını belirten Uzm. Dr. Çetin, mesajını şu duygusal sözlerle tamamladı: "Her yıl binlerce bebeğin dünyaya gözlerini açtığı hastanelerimizde, ailelerimizin o eşsiz mutluluğuna ortak olmak bizler için gurur vesilesi. Vatandaş odaklı kamu hizmeti anlayışımızın en güzel örneklerinden biri olan e-Doğum ile dijital devlet vizyonunu Bursa'da en üst seviyeye taşımaya devam edeceğiz. Dünyaya gözlerini açan tüm yavrularımıza sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir gelecek diliyorum."

TÜRK ARAMA KURTARMA UNSURLARI ADALAR DENİZİ'NDE GÖREVDE Haber

TÜRK ARAMA KURTARMA UNSURLARI ADALAR DENİZİ'NDE GÖREVDE

Sahil Güvenlik Komutanlığının koordinasyonunda gerçekleştirilen Deniz Aslanı-2026 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı'nın ilk senaryosu başarıyla icra edildi. Türk Arama Kurtarma Bölgesi içerisinde tehlike sinyali veren bir ticari gemiden gelen yardım çağrısı üzerine başlatılan operasyon, ilgili kurumların koordineli çalışmasıyla tamamlandı. Ege Denizi'nin uluslararası suları ve hava sahasında düzenlenen tatbikatın ilk aşamasını 54 gözlemci takip etti. Senaryo kapsamında Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı çok sayıda unsur görev aldı. ÇOK SAYIDA HAVA VE DENİZ UNSURU GÖREV YAPTI Tatbikata; Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait 1 arama kurtarma helikopteri,Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait 1 tank çıkarma gemisi,Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait 1 arama kurtarma uçağı ve 1 helikopter,Jandarma Genel Komutanlığına ait 1 arama kurtarma helikopteri,Sahil Güvenlik Komutanlığına ait 2 korvet, 2 bot ve 2 arama kurtarma helikopteri katıldı. KAZAZEDELER FARKLI UNSURLARLA KURTARILDI Senaryo gereği, denizde mahsur kalan kazazedelerin yerlerinin tespiti amacıyla Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait CN-235 CASA arama kurtarma uçağı görev yaptı. Ardından Sahil Güvenlik Komutanlığına ait uçak tarafından bölgeye arama kurtarma (SAR) kiti bırakıldı. Kazazedelerin tahliyesi için bölgeye sevk edilen Sahil Güvenlik helikopteri ve korveti, denizdeki yaralıları kurtararak sağlık merkezlerine ulaştırdı. SAR kitinde bulunan kazazedeler ise hızlı kurtarma botlarıyla emniyetli şekilde gemiye alındı ve ilk müdahaleleri sağlık personeli tarafından gerçekleştirildi. Tatbikat kapsamında ayrıca Jandarma Genel Komutanlığı helikopteri tarafından sudaki bir kazazede kurtarılırken, Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait helikopter de senaryo gereği kullanılan bir mankeni tahliye etti. Sahil Güvenlik botları ve yüzücü kurtarıcılar tarafından da denizdeki diğer kazazedeler emniyetli şekilde kurtarıldı. KURUMLAR ARASI KOORDİNASYON TEST EDİLDİ Tatbikatta, arama kurtarma faaliyetlerinde görev alan kurumların koordinasyon kabiliyeti, haberleşme sistemleri ve müdahale süreçleri test edildi. Senaryo kapsamında tüm kazazedelerin başarıyla kurtarılmasıyla ilk aşama tamamlandı. Deniz Aslanı-2026 Tatbikatı'nın ikinci senaryosunun da planlanan program doğrultusunda icra edilmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.