#Kore Savaşı

- Kore Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kore Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ’NÜN HİKÂYESİ: ATATÜRK NASIL GAZİ OLDU? Haber

19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ’NÜN HİKÂYESİ: ATATÜRK NASIL GAZİ OLDU?

19 Eylül Gaziler Günü, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatan savunmasında görev alan tüm gazileri ve şehitleri anmak için önemli bir gün olarak kabul ediliyor. Bu tarihin Türkiye açısından ayrı bir anlamı bulunuyor. 19 Eylül 1921’de, Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal Paşa’ya “Gazi” unvanı ile “Mareşal” rütbesini verdi. MUSTAFA KEMAL PAŞA ASKERLİK GÖREVİNDEN İSTİFA ETMİŞTİ Milli Mücadele’nin başlangıç döneminde Mustafa Kemal Paşa, İstanbul Hükümeti ile yaşanan görüş ayrılıklarının ardından resmi görevinden ve askerlik mesleğinden ayrıldı. 8-9 Temmuz 1919 gecesinde yaşanan gelişmelerin ardından görevinden istifa ettiğini bildiren Mustafa Kemal Paşa, bundan sonraki mücadelesini herhangi bir resmi askeri rütbeye sahip olmadan sürdürdü. Erzurum ve ardından Sivas kongreleriyle şekillenen Milli Mücadele sürecinde Mustafa Kemal Paşa, milletin desteğiyle bağımsızlık hareketinin liderliğini üstlendi. BAŞKOMUTANLIK YETKİSİ 5 AĞUSTOS 1921’DE VERİLDİ Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde TBMM tarafından Mustafa Kemal Paşa’ya önemli bir görev daha verildi. Meclis, 5 Ağustos 1921 tarihinde Mustafa Kemal Paşa’yı Başkomutan olarak görevlendirdi. Bu yetkiyle birlikte Türk ordusunun Sakarya hattındaki mücadelesinin sevk ve idaresinde doğrudan sorumluluk üstlendi. Sakarya Meydan Muharebesi 13 Eylül 1921’de Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı. Zaferin ardından Mustafa Kemal Paşa’nın savaş sırasındaki liderliği ve Türk ordusunun başarısı TBMM gündemine taşındı. İSMET VE FEVZİ PAŞALAR ÖNERGE VERDİ Sakarya Zaferi’nin ardından Garp Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, TBMM’ye bir önerge sundu. 15-16 Eylül 1921 tarihli önergeyle Mustafa Kemal Paşa’ya “Müşirlik” yani Mareşallik rütbesi ile “Gazilik” unvanının verilmesi talep edildi. TBMM, yapılan değerlendirmelerin ardından öneriyi kabul etti. 19 EYLÜL 1921’DE GAZİ VE MAREŞAL OLDU TBMM’nin aldığı kararla Mustafa Kemal Paşa’ya 19 Eylül 1921 tarihinde Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verildi. Bu kararın ardından 19 Eylül, gaziler açısından tarihsel bir anlam kazandı ve Türkiye’de Gaziler Günü olarak anılmaya başlandı. Mustafa Kemal Paşa ise kendisine verilen bu unvan ve rütbeyi yalnızca şahsına yönelik bir ödül olarak görmedi. Kazanılan Sakarya Zaferi’nde Türk ordusunun fedakârlığına dikkat çekti. ATATÜRK ZAFERİN SAHİBİNİ TÜRK ORDUSU OLARAK GÖRDÜ Mustafa Kemal Paşa, TBMM’nin kararının ardından Meclis’e gönderdiği teşekkür mesajında elde edilen başarının Türk ordusunun mücadelesinin sonucu olduğunu vurguladı. Başkomutan, kendisine verilen rütbe ve unvanın asıl muhatabının ordu olduğunu ifade ederek, zaferde askerlerin fedakârlıklarının belirleyici olduğunu dile getirdi. 20 Eylül 1921’de orduya yayımladığı bildiride de kendisine verilen Gazi unvanı ve Mareşal rütbesini Türk askerlerinin kahramanlığına atfetti. 19 EYLÜL GAZİLER GÜNÜ NEDEN ÖNEMLİ? 19 Eylül Gaziler Günü, yalnızca Sakarya Zaferi sonrasında Mustafa Kemal Paşa’ya verilen Gazi unvanını hatırlatan bir tarih değil, aynı zamanda Türkiye’nin farklı dönemlerinde vatan savunmasında görev yapan gazilerin hatırlanması açısından da önem taşıyor. Kurtuluş Savaşı’ndan Birinci Dünya Savaşı’na, Kore Savaşı’ndan Kıbrıs Barış Harekâtı’na kadar farklı dönemlerde görev yapan gaziler, Türkiye’nin yakın tarihinde önemli bir yere sahip. “Gazeteciniz.com ailesi olarak, 19 Eylül Gaziler Günü vesilesiyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatan uğruna hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, kahraman gazilerimize saygı ve şükranlarımızı sunuyoruz.”

TÜRK ZEYTİNYAĞINDA BİR İLK: AYVALIK'TAN GÜNEY KORE'YE Haber

TÜRK ZEYTİNYAĞINDA BİR İLK: AYVALIK'TAN GÜNEY KORE'YE

Türkiye’nin köklü zeytinyağı üretim merkezlerinden Ayvalık menşeili bir firma, Türk zeytinyağının dünya pazarlarındaki yolculuğunda yeni bir sayfa açtı. Firmanın Güney Kore’nin başkenti Seul’de açtığı mağaza, Uzak Doğu’da mağaza açan ilk Türk zeytinyağı markası oldu. Zeytin ve zeytinyağı sektöründe Türkiye'nin en büyük 5 ihracatçısı arasında yer alan firma, 26 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Yıllık 30 bin ton zeytinyağı ve 2 bin ton sofralık zeytin işleme kapasitesine sahip olan marka, Seul’deki mağazasıyla Uzak Doğu pazarına stratejik bir giriş yaptı. "TÜRK ÜRÜNLERİNE SEVGİ DUYULUYOR" Firmanın 4. kuşak Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kürlek, Güney Kore'de Türk ürünlerine büyük bir ilgi olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Ayvalık, dünyada en kaliteli zeytinyağlarının üretildiği üç bölgeden biri. Şu anda orada 500 yaşını aşmış zeytin ağaçlarımızdan elde edilen özel serimiz 0.3 asitlik oranıyla satışta. Bayrağımızı orada dalgalandırıyoruz." Güney Kore halkının Türk halkına duyduğu sempatiye dikkat çeken Kürlek, "Koreliler, Türk askerinin Kore Savaşı’ndaki yardımlarını hâlâ hatırlıyor. Bu da ürünlerimize ve markamıza karşı olumlu bir algı oluşturuyor" dedi. "KORE’DE İÇİMLİK ZEYTİNYAĞI TALEBİ YÜKSEK" Kürlek, Kore’de zeytinyağının yemeklerde değil, daha çok sağlık amaçlı tüketildiğini belirtti: "Kore’de zeytinyağı genellikle 10 gramlık ambalajlarda satılıyor. Sabah aç karnına bir tatlı kaşığı içiliyor. Kalp ve damar sağlığı için tavsiye edilen bir kullanım bu. Biz de bu pazara içimlik zeytinyağı konseptiyle girdik" ifadelerini kullandı. 5 YILLIK HEDEF: TÜRK ZEYTİNYAĞINI TANITMAK Firmanın önümüzdeki 5 yıl içinde Güney Kore pazarında Türk zeytinyağını tanıtmak ve yaygınlaştırmak için çalışmalara devam edeceği belirtildi. Kürlek, "İtalyan ve İspanyol yağları pazarda güçlü; biz ise en kaliteli ürünlerimizle rekabet ediyoruz" değerlendirmesini yaptı.

HİÇ GÖRMEDİĞİ ŞEHİT BABASININ MEKTUBUNU 75 YILDIR SAKLIYOR Haber

HİÇ GÖRMEDİĞİ ŞEHİT BABASININ MEKTUBUNU 75 YILDIR SAKLIYOR

Hatay’ın Yayladağı ilçesinde yaşayan 77 yaşındaki Züleyha Ballı, Kore Savaşı'nda şehit düşen babası İbrahim Ballı’nın kendisi için yazdığı 75 yıllık Osmanlıca mektubu gözyaşlarıyla saklıyor. "Babamı hiç görmedim, sadece mektupları ve fotoğrafları var" diyen şehit kızı, memleketinde babası adına temsili bir mezar yapılmasını istiyor. “BABAMI SADECE FOTOĞRAFLARINDAN TANIYORUM” Yayladağı’nın Tutlubahçe Mahallesi’nde yaşayan Ballı, henüz 2 yaşındayken babasını kaybetti. Kore Savaşı’na katılan babası İbrahim Ballı, 1951 yılında cephede şehit düştü. Züleyha Ballı, o yıllarda kendisine hiç anlatılmayan baba hatırasını, evlendikten sonra amcasından gelen bir şiir ve Osmanlıca yazılmış mektupla öğrenmiş. "Evlendikten bir yıl sonra amcam, babamın bana yazdığı mektubu ve şiiri verdi. Daha önce hiç haberim yoktu. Osmanlıca yazılmış mektubu çevirttik. Savaş anılarını anlatıyordu. Her okuduğumda babasızlığın acısını hissediyorum" diye konuştu. GÜNEY KORE'DE MEZARINI BULAMADI, TEMSİLİ MEZAR İSTİYOR Ballı, yıllar sonra Güney Kore’nin Busan kentinde bulunan Türk Şehitliği’ne giderek babasının mezarını aradı. Ancak şehitlikte babasının adını taşıyan bir kabir bulamadı, sadece anıt üzerindeki isimler arasında babasının adına rastlayabildi. Memleketinde babasına ait bir iz bırakılmasını isteyen Züleyha Ballı, "Yayladağı’nda babam için bir mezar olsun istiyorum. Başında dua etmek, sıkıntılı günlerimde orada teselli bulmak istiyorum" dedi. “MEKTUPLARI TORUNLARIMA EMANET EDECEĞİM” Şehit kızı Ballı, Osmanlıca mektubu ve şiiri yıllardır özenle muhafaza ediyor. Bu kıymetli hatıraları torunlarına emanet etmeye hazırlandığını belirten Ballı, "Bunlar bana babamdan kalan tek şey. Onları yaşatmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.