#Körfez

- Körfez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Körfez haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HABAŞ TANKERİ YANGINI DAVASINDA KARAR: 9 SANIĞA HAPİS CEZASI Haber

HABAŞ TANKERİ YANGINI DAVASINDA KARAR: 9 SANIĞA HAPİS CEZASI

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde 2017 yılında meydana gelen ve 1 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı LPG tankeri yangınına ilişkin davada 9 sanık hapis cezasına çarptırıldı, 2 sanık beraat etti. Olay, 29 Nisan 2017’de Körfez ilçesi Tütünçiftlik açıklarında meydana geldi. HABAŞ’a ait LPG tankerinin yük boşaltma işleminin ardından artık gazın denize tahliye edildiği sırada meydana gelen patlamada, Serdar-2 servis botunda yangın çıkmıştı. Yangında işçi Nail Demirci yaşamını yitirirken, 10 kişi de yaralanmıştı. “SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN” Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 28’inci celsesinde, başka suçtan tutuklu bulunan sanık Suat İspirli ile taraf avukatları ve hayatını kaybeden Nail Demirci’nin ağabeyi Hasan Demirci hazır bulundu. Hasan Demirci, sorumluların cezalandırılmasını talep etti. Sanık Suat İspirli ise savunmasında, "Olayda kusurum yoktur. Beraatimi isterim, mağduriyetime sebebiyet veren kişilerin cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. 9 SANIĞA HAPİS CEZASI Mahkeme heyeti, "taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan asli kusurlu bulunan sanıklar Erdinç Gülen, Murat Pulat ve Yavuz Pehlivanoğlu’nu ayrı ayrı 4 yıl 6 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca, bu sanıklar hakkında 1 yıl 6 ay süreyle gemicilik ve denizcilik mesleğini yapmama kararı verdi. Olayda tali kusurlu bulunan Suat İspirli’ye ise 2 yıl 10 ay 5 gün hapis ve 1 yıl meslekten men cezası verildi. Birleşen dosya kapsamında yargılanan sanıklar Fikriye Filiz Başaran Haseki, Mehmet Naim Kılıçoğlu, Erol Başaran Altıntuğ, Mehmet Rüştü Başaran ve Murat Elbaşı da asli kusurlu bulunarak ayrı ayrı 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildi. Bu sanıklara ayrıca 1 yıl 9 ay süreyle meslekten men cezası uygulandı. Davada yargılanan Cihat Turgut ile Yüksel Ham’ın beraatine karar verilirken, yargılama sürecinde hayatını kaybeden Kemal Ham hakkındaki dosya düşürüldü.

OTOBÜS DURAĞINDA TACİZ ANLARINI SANİYE SANİYE KAYDA ALDI Haber

OTOBÜS DURAĞINDA TACİZ ANLARINI SANİYE SANİYE KAYDA ALDI

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde otobüs durağında arkadaşını bekleyen genç kadın, bir kişinin tacizine uğradığını öne sürdü. Cep telefonu kamerasıyla yaşananları kayda alan kadın, şüphelinin yaklaşık bir ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiğini söyledi. Olay, 4 Nisan’da Hamit Kaplan Caddesi üzerindeki bir otobüs durağında meydana geldi. İddiaya göre 28 yaşındaki Kübra Ak, daha önce de kendisini rahatsız ettiğini öne sürdüğü M.B. (56) ile durakta yeniden karşılaştı. Genç kadın, şüphelinin bakışlarla başlayan tacizinin ardından uygunsuz hareketlerde bulunduğunu belirterek cep telefonu kamerasıyla kayıt almaya başladı. Görüntülerde şüphelinin zaman zaman genç kadına bakarak konuştuğu ve "Ben hovardayım, hovarda" dediği duyuldu. “SEVGİLİ ARADIĞINI SÖYLÜYOR” Yaşadığı korku dolu anları anlatan Kübra Ak, olayın kendisinde travma oluşturduğunu belirtti. Ak, "Arkadaşımı beklemek için durağa geçtim. Benim arkamdan geldi. Bana bakıp dil çıkardı, kendi kendine bir şeyler söyledi. Yüzüme bakarak uygunsuz hareketlerde bulunuyordu. Sonra da "Ben hovardayım, sevgili arıyorum" dedi" ifadelerini kullandı. Şüphelinin kendisini takip ettiğini öne süren Ak, olay sırasında çevrede bulunan kişilerin müdahale etmediğini söyledi. “BENİM BEDENİM KİMSENİN ZEVK ARACI DEĞİL” Olayın ardından arkadaşının ihbarı üzerine polis ekiplerinin bölgeye geldiğini belirten genç kadın, yaşadığı öfke nedeniyle şüpheliye vurduğunu ifade etti. Gözaltına alınan M.B., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yaklaşık bir ay cezaevinde kalan şüpheli, görülen ilk duruşmada adli kontrol şartıyla tahliye edildi. Mahkemede suçlamaları reddeden M.B.’nin, "Ben durakta bekliyordum. Hepsi iftira" dediği öğrenildi. Kübra Ak ise şüphelinin ceza almasını istediğini belirterek, "Tamam, bana fiziksel olarak dokunmamış olabilir ama benim yüzüm, bedenim bir başkasının zevk aracı değil" diye konuştu. Olayla ilgili yargı süreci sürüyor.

İZMİR KÖRFEZİ İÇİN ACİL EYLEM ÇAĞRISI Haber

İZMİR KÖRFEZİ İÇİN ACİL EYLEM ÇAĞRISI

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; İZSU, İZDENİZ ve İzmir Planlama Ajansı iş birliğiyle 26-28 Mart 2026 tarihlerinde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda düzenlenen Uluslararası İzmir Körfez Konferansı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Dokuz Eylül, Ege, İzmir Katip Çelebi, Manisa Celal Bayar ve İstanbul üniversitelerinden bilim insanlarının yanı sıra ABD, Çin, Japonya, Almanya, İskoçya ve Malezya’dan uzmanların katıldığı konferansın sonuç bildirgesi, İzmir Körfezi’nin artık yalnızca yerel değil, çok katmanlı bir ekolojik krizle karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Bildirgede; ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği, sediment bozulması ve biyoçeşitlilik kaybının Körfez ekosistemini tehdit ettiği vurgulandı. Özellikle İç Körfez’de artan besin tuzu yükünün çözünmüş oksijen seviyelerinde ciddi düşüşlere yol açtığı, bunun da balık ölümleri ve habitat kayıplarına neden olduğu ifade edildi. Konferansın sonuç bildirgesinin yakında kitapçık haline getirileceğini belirten İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “İzmir Körfezi hepimizin ortak noktası, bir yaşam kaynağı. Bu nedenle İzmir’e verilen önem pek çok çalışmayı beraberinde getirdi. Kasım 2024’te düzenlediğimiz çalıştayın ardından bu kez uluslararası bir konferans gerçekleştirdik. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden ve dünyadan bilim insanları bu konferansta bir araya geldi” dedi. Körfezdeki kirliliğin uzun yıllara dayandığını vurgulayan Güler, “Yaklaşık 70 yıllık bir birikim söz konusu. 1990’lı yıllarda alınan önlemler ve 2000’de Çiğli Arıtma Tesisi’nin devreye girmesiyle iyileşme sağlandı ancak kalıcı olmadı. Bugün iç Körfez’de oksijen seviyesindeki düşüş ve balık ölümleri ciddi boyutlara ulaştı. Ekosistem kritik eşiklere yaklaşıyor. Dipteki birikim artık kirletici hale gelmiş durumda” diye konuştu. Kirliliğin önemli kaynaklarına dikkat çeken Güler, “Gediz Havzası başta olmak üzere derelerden taşınan kirleticiler Körfez’e ulaşıyor. Bu; Gediz Nehri ve Ağıl Deresi’nin Körfeze döküldüğü alanda deniz marullarının aşırı ve kontrolsüz şekilde çoğalmasına neden oluyor. Aşırı çoğalan deniz marulları özellikle yaz aylarında parçalanarak iç körfeze taşınıyor ve mikro alg patlamasını tetikliyor. Gediz temizlenmeden, Körfez temizlenmez. Bir kere Gediz Havzası’nın yönetim planının yapılması gerekiyor. Çünkü en büyük kirleticilerden biri burası. Ayrıca dip taraması ve sediment yönetimi artık kaçınılmaz” ifadelerini kullandı. “EN KRİTİK BAŞLIK: İZLEME” Sürecin en önemli ayağının izleme olduğunu belirten Güler, “Kirliliğin sürekli takip edilmesi için sistemler kurulmalı. Büyükşehir Belediyesi bu konuda önemli bir aşamaya geldi, çalışmalar sürüyor” dedi. Körfezdeki sorunun küresel boyutuna da dikkat çeken Güler, “Bu sorun yalnızca İzmir’in değil, birçok deniz ve körfezin ortak sorunu. İzmir’in bilimsel çalışmalarla örnek bir model oluşturma potansiyeli var” ifadelerini kullandı. Sonuç bildirgesine göre İzmir Körfezi, uzun yıllara yayılan insan kaynaklı etkiler nedeniyle ötrofikasyon, zararlı alg patlamaları, mikroplastik kirliliği ve biyoçeşitlilik kaybı gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya. Özellikle iç körfezde çözünmüş oksijen seviyelerinin kritik düzeylere düştüğü, bunun da balık ölümleri ve habitat kayıplarına yol açtığı belirtiliyor. Artan deniz suyu sıcaklıklarının süreci hızlandırdığı ve sistemin kritik eşiklere yaklaştığı ifade ediliyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPATILDI İHLAL EDENLER VURULACAK Haber

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPATILDI İHLAL EDENLER VURULACAK

İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığını duyurarak, yasağa uymayan unsurlara “sert karşılık verileceği” uyarısında bulundu. Açıklamada, bölgedeki gerilimin tırmandığına dikkat çekildi. HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN KRİTİK KARAR İslam Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilecek deniz taşımacılığına yönelik yeni kararlar duyuruldu. Açıklamada, "İsrail-Amerikan ittifakı ve destekçilerine ait limanlara giden veya bu limanlardan gelen tüm gemilerin geçişi yasaklanmıştır" ifadelerine yer verildi. Boğazın fiilen kapalı olduğu vurgulanan açıklamada, ABD yönetiminin “boğaz açık” yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı savunuldu. GEMİLER GERİ DÖNDÜRÜLDÜ Bildiride, sabah saatlerinde üç farklı ülkeye ait konteyner gemisinin boğazdan geçiş girişiminde bulunduğu belirtildi. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin müdahalesi sonrası gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kaldığı aktarıldı. Açıklamada, yasağa uymayan unsurların "sert bir karşılıkla" karşılaşacağı vurgulandı. HAMANEY’İN SON GÖRÜNTÜSÜ PAYLAŞILDI İran devlet televizyonu, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği belirtilen dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in son görüntülerini yayımladı. Görüntülerde Hamaney’in Kur’an-ı Kerim okuduğu görülürken, kaydın başkent Tahran’da ofis kamerası tarafından alındığı ifade edildi. Paylaşılan görüntülerde, Ayetullah Humeyni ve Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’ye ait fotoğrafların da yer aldığı dikkat çekti. “ABD ASKERLERİNİ BARINDIRAN YERLER HEDEF OLUR” İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Ebulfazl Şekarçi, ABD askerlerinin bulunduğu noktaların hedef alınabileceğini açıkladı. Şekarçi, "Amerikalı güçler bir otele girerse, o otel bizim gözümüzde hedef haline gelir" dedi. İran’ın saldırılara karşılık verdiğini belirten Şekarçi, "Sadece izleyip saldırıya uğramayı bekleyemeyiz" ifadelerini kullandı. SİVİLLERE UYARI Devrim Muhafızları, bölgedeki sivillere ABD askerlerinin bulunduğu alanlardan uzak durmaları çağrısında bulundu. Açıklamada, "Zarar görmemeniz için Amerikan güçlerinin bulunduğu bölgeleri terk etmenizi tavsiye ediyoruz" denildi. “İNSAN KALKANI” İDDİASI İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ABD askerlerinin Körfez ülkelerinde sivilleri “insan kalkanı” olarak kullandığını öne sürdü. Arakçi, ABD askerlerinin askeri üsler yerine otel ve ofislerde konakladığını iddia ederek, bu tesislere rezervasyon yapılmaması çağrısında bulundu. GERİLİM TIRMANIYOR Bölgedeki gelişmeler, küresel enerji ve ticaret hatları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun yükseldiğine işaret ederken, uluslararası kamuoyu gelişmeleri yakından takip ediyor.

İZMİR KÖRFEZİ’NDE VİRÜS ALARMI: HEPATİT A VE NOROVİRÜS Haber

İZMİR KÖRFEZİ’NDE VİRÜS ALARMI: HEPATİT A VE NOROVİRÜS

Uzmanlar, bu durumun insan kaynaklı kanalizasyon atıklarının denize karıştığını gösterdiğini belirtti. İzmir Körfezi kıyılarından toplanan midyeler üzerinde yapılan kapsamlı araştırmada, halk sağlığını tehdit eden iki önemli virüs tespit edildi: Hepatit A ve Norovirüs. Gıda Mühendisi Bülent Şık, bulgulara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu virüslerin varlığı, körfez suyuna doğrudan ya da dolaylı olarak insan kaynaklı kanalizasyon atığının karıştığının en net göstergesidir” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, özellikle çiğ ya da yeterince pişirilmeden tüketilen midyelerin ciddi enfeksiyon riski taşıdığına dikkat çekti. NOROVİRÜS NEDİR? Norovirüs, Caliciviridae ailesine ait, son derece bulaşıcı bir RNA virüsüdür. En sık görülen belirtileri: Mide bulantısı Şiddetli kusma İshal Karın ağrısı Norovirüs, gastroenteritin (mide-bağırsak enfeksiyonu) en yaygın nedenlerinden biri olarak bilinir. Yetişkin ve çocuk ayrımı olmaksızın herkesi etkileyebilir ve kapalı alanlarda hızla yayılabilir. HEPATİT A NEDİR? Hepatit A, karaciğeri etkileyen viral bir enfeksiyondur. Genellikle kötü hijyen koşulları ve kirli su/gıda yoluyla bulaşır. Başlıca belirtileri şunlardır: Ateş Halsizlik Mide bulantısı Kusma Sarılık Halk arasında “sarılık” olarak bilinen hastalık oldukça bulaşıcıdır ve özellikle kontamine su ürünleriyle yayılabilir. BAKANLIK'TAN AÇIKLAMA GELDİ Konuya ilişkin açıklama yapan İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, yürütülen denetim ve analiz sürecine dair bilgi vererek kamuoyundaki iddialara yanıt verdi. Açıklamada numune sonuçları ve denetim takvimiyle ilgili detaylara da yer verildi. İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, İzmir Körfezi'nde midyelerde hepatit A ve norovirüs tespit edildiği iddialarına ilişkin, "Haberlere konu edilen bölgeler Bakanlığımızın izleme ve sınıflandırma sistemi içerisinde yer almamaktadır." değerlendirmesinde bulundu. İlimizde belirlenmiş üretim alanlarında ise kara midye ve akivades türleri düzenli olarak analiz edilmekte, mikrobiyolojik ve kimyasal kontroller yapılmaktadır. Bu alanlardan elde edilen ürünler, üretim alanının sınıfına göre arındırma veya ısıl işlemden geçirilmeden doğrudan piyasaya sunulmamaktadır. İzmir Körfezi'nin belirli iç kesimlerinde midye avcılığı yasaktır. İzinsiz ve izlenmeyen alanlardan yapılan avcılık faaliyetleri yasa dışı olup, 7/24 denetlenmekte ve gerekli idari işlemler uygulanmaktadır." Açıklamada, vatandaşların yalnızca onaylı ve güvenilir satış noktalarından temin edilen su ürünlerini tercih etmelerinin önem arz ettiği kaydedildi.

BAŞKAN TUGAY: KÖRFEZ TEMİZLİĞİNDE KALICI ÇÖZÜM HEDEFLİYORUZ Haber

BAŞKAN TUGAY: KÖRFEZ TEMİZLİĞİNDE KALICI ÇÖZÜM HEDEFLİYORUZ

Körfezde bugüne kadar 800 bin metreküp dip çamuru temizliği yapıldığını söyleyen Başkan Tugay, “İzmir’in sorunlarını çözen belediye başkanı olarak hatırlanmak isterim” dedi. “KÖRFEZ’İN SUYU KİRLENMİYOR, SORUN BİYOLOJİK” Başkan Dr. Cemil Tugay, Gaziemir Fuar İzmir’de düzenlenen 8. Fashion Prime-Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı açılışı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İzmir Körfezi’ndeki su kalitesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Tugay, şu açıklamayı yaptı: "Körfez’de ilave bir kirlenme yok. Körfez’in suyu şu an kirlenmiyor. Ancak uzun yıllardır dipte birikmiş metrelerce kalınlıkta çamur içinde pek çok atık var. Bu durum, mikroorganizmaların çoğalmasına neden oluyor. Özellikle suyun sıcak olduğu dönemlerde bu ortam üreme için elverişli hale geliyor." Tugay, bu durumun yalnızca İzmir’e özgü olmadığını, benzer problemin Marmara Denizi’nde müsilaj, Akdeniz’de, Adriyatik kıyılarında, İspanya’da ve Avustralya’nın güneyinde de gözlendiğini belirtti. “DİP TEMİZLİĞİYLE KALICI ÇÖZÜM HEDEFLİYORUZ” Körfez’de yürütülen temizlik çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Tugay, iki gemiyle yapılan çalışmalarda şu ana kadar 800 bin metreküp çamurun temizlendiğini açıkladı. Başkan Tugay şunları söyledi: "Bu çok büyük bir alan. Mevcut araçlarla bu işin tamamlanması mümkün değil. Daha güçlü vakum sistemine sahip, büyük kapasiteli bir gemi ile Körfez’in tabanını temizlememiz gerekiyor. Önümüzdeki haftalarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız ile bir araya gelerek bu konuda destek isteyeceğim." “BAZI MİKROORGANİZMALARI ÖNLEYECEK YÖNTEMLER ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ” Tugay, iklim krizine bağlı olarak mikroorganizma yoğunluğunun arttığına dikkat çekerek, sadece temizlik değil, biyolojik dengeyi gözeten uygulamaların da gündemde olduğunu söyledi. Ayrıca Bakanlığın onay süreciyle birlikte yeni temizlik ekipmanlarının Körfez’e sokulmasının planlandığını belirtti.

BALIK ÖLÜMLERİ İZMİR KÖRFEZİ'NDE YENİDEN BAŞLADI Haber

BALIK ÖLÜMLERİ İZMİR KÖRFEZİ'NDE YENİDEN BAŞLADI

İzmir'de Konak ile Üçkuyular sahil hattında çok sayıda ölü balık kıyıya vururken, körfezdeki renk değişimi ve kötü koku bölge halkını endişelendirdi. Kıyıya vuran balık ölümlerinin ardından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, sorunun temelinde kirlilik ve oksijen yetersizliği bulunduğunu açıkladı. Yaşar, ''Balık ölümleri maalesef son iki yıldır devam ediyor. Körfez’de müthiş bir kirlilik var. Bu kirliliğin geleceği çok önceden belliydi'' ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Yaşar, 2020 yılından itibaren dönemin İzmir Büyükşehir Belediye yönetimini mektuplarla uyardığını belirterek, ''Kuraklık geliyor, bu Körfez için felaket olacak dedim. Çünkü tatlı su girişi azaldığında Körfez doğrudan etkileniyor. Ve öyle de oldu'' dedi. Geçmişte alınan önlemlerle körfezin kısa sürede temizlenebildiğini hatırlatan Yaşar, özellikle 2000’li yılların başında arıtma tesislerinin etkin şekilde çalıştırılmasıyla İzmir Körfezi’nin masmavi hale geldiğini söyledi. Ancak 2007 sonrasında yapılan yanlış uygulamalar nedeniyle kirliliğin arttığını belirtti. YAPILAN ÇALIŞMALAR SONUÇ VERMEDİ, KÖRFEZDE TEHLİKE SÜRÜYOR Yaşar, son yıllarda uygulanan yöntemleri de eleştirerek, ''Alüminyum sülfat döküyorlar, suyu havalandırıyorlar ama burası akvaryum değil, bir derya. Deniz kendi akıntısıyla temizlenir'' dedi. Ayrıca Narlıdere Arıtma Tesisi’ne ilişkin şüphelerini dile getirerek projeye dair bilgiye ulaşamadığını, bu bölgede balık ölümlerinin normal olmadığını söyledi. İç Körfez’de avlanan balıkların tüketilmesinin sağlık açısından riskli olduğunu vurgulayan Yaşar, ''Ben olsam iç Körfez’den çıkan balığı kesinlikle yemem. Dış körfezde ise herhangi bir sorun yok'' diye konuştu. Geçtiğimiz mart ayında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin yaptığı denetimlerde, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU’nun bir hattından arıtılmamış atık suyun körfeze bırakıldığı tespit edilmiş, kurum hakkında işlem başlatılmıştı. VATANDAŞLAR KÖTÜ KOKU NEDENİYLE SAHİLLERİ KULLANAMAZ HALE GELDİ Konak, Üçkuyular ve Bayraklı sahillerinde artan kötü koku ve kıyıya vuran ölü balıklar vatandaşların sahil kullanımını olumsuz etkiledi. Bölge sakinleri, kokunun günlük yaşamı zorlaştırdığını belirterek yetkililerden kalıcı çözüm talep etti. Geçtiğimiz yıl düzenlenen çalıştaylarda alınacağı belirtilen önlemlerin sonuç vermemesi, bu yaz da benzer manzaraların yaşanmasına yol açtı. Özellikle Çeşme’de görülen orkinos ölümlerinin ardından, İzmir Körfezi’nde de çok sayıda küçük ve orta boy balığın kıyıya vurması kentte çevre sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZSU’dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

BAŞKAN TUGAY: “MODİFİYE KİL YÖNTEMİ BAŞARILI OLDU” Haber

BAŞKAN TUGAY: “MODİFİYE KİL YÖNTEMİ BAŞARILI OLDU”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, basın mensuplarının gündeme dair sorularına cevap verdi. Tugay, İzmir Körfezi için yapılan modifiye kil uygulaması ile ilgili soruyu yanıtlayarak “Modifiye kil uygulaması kesinlikle başarılı. Zaten şu an pilot uygulama sürüyor. Sudan alınan örneklerle yapılan ölçümlere bakıldığında alglerin çoğalmasına engel olduğunu, diğer yandan suyun yapısında hiçbir bozulma olmadığını, kilin zarar vermediğini de bilimsel olarak ispat edebilecek durumdayız. Bunun zaten dünyada uygulama örnekleri var, bilimsel bir arka planı var. Türkiye’de henüz uygulanmadığı için şüphe ile karşılanıyordu. İşte İzmir’deki uygulaması ile en azından bilimsel verilerle uygulamanın zararlı olmadığı gösterebilmiş olduk. Tabi amacımız körfezin tamamen temizlenmesini sağlamak. Bugün hava çok sıcak olmasa aslında böyle bir sorun olmaz. Yağmur yok, körfeze temiz su akışı olmuyor. Yani sadece İzmir Körfezi’nde değil, Türkiye ve dünyanın pek çok yerinde böyle durgun su ortamında organik içerik varsa biraz da su sıcaklığı belli bir düzeyin üstünde ise bu sorun yaşanıyor. Bundan tamamen kurtulmak için sadece körfezin temizlenmesi yetmiyor, suyun içinde bir sirkülasyon sağlanması, hava sıcaklığının da bu kadar yüksek olmaması lazım. Bu su sirkülasyonu için körfeze temiz su girişi sağlayacak yeni arayışlar içindeyiz. Zamanı gelince anlatacağım” dedi. “DAHA FAZLA KATKI SAĞLAMAYA HAZIR OLDUĞUNU GÖRDÜM” Başkan Tugay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile yaptığı görüşme sonucunda çöp ve körfez konusu ile ilgili olumlu bir geri dönüş alıp almadığı ile ilgili soruya ise şöyle yanıt verdi: “Anlaşmaya vardık ifadesi tam durumu ifade etmeyebilir. Ben Murat Kurum’a bu konuya gösterdiği ilgi için teşekkür etmek isterim. Bakan ile birlikte bakanlıkta ilgili genel müdürler, bakan yardımcılarına teşekkür ederim. Bir süredir bakanlıkla doğrudan ya da dolaylı olarak bazen yazışmalar ile bazen sözlü konuşarak İzmir’in içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatmaya çalışıyorduk. Bununla ilgili dün sayın bakanla dün burada bir toplantı yaptı. Toplantıya bakanlık bürokratları, valilikten temsilciler, yerel yönetimden temsilciler katıldı. Ben de toplantının bir kısmına katıldım, kendimizi, ihtiyacımızı, yaşadığımız sorunu ifade ettik. Acil çözüme, uzun vadeli çözümlere ihtiyacımız olduğunu söyledik. Bakan da yapıcı bir yaklaşım ile bunların çözülmesi için izlenmesi gereken yol ile ilgili bazı şeyler söyledi. Bu yıl da yapacaklarımızı yapacağız. Sanıyorum çok süre geçmeden sorunlara çözüm üreteceğiz. Ben belediye başkanı olarak bakanlıkla, üst makamlar ile mutlaka bir anlaşma, diyalog içinde çalışmamız gerektiğini her zaman söylüyorum. Bu konu da buna örnek oldu. Murat Kurum’un bu sorun ve başka birkaç sorunla ilgili artık bizi daha fazla duymak için çaba gösterdiğini ve çözüm için daha fazla katkıda bulunmaya hazır olduğunu gördüm. Bu iyi niyettir, iyi niyet karşılıklı olan bir şeydir. Dünkü görüşmeden memnunum.” Tugay, “Körfez ile ilgili bakanlıktan destek gelecek mi” sorusuna ise “Gelecek... Konuştuğumuz konulardan biri de oydu. Yine bununla ilgili kesinleşmiş bir karar yok ama şu yoldan devam edelim, şöyle bir çaba gösterelim diye konuştuk” diye cevap verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.