#Körfez

- Körfez haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Körfez haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPATILDI İHLAL EDENLER VURULACAK Haber

HÜRMÜZ BOĞAZI KAPATILDI İHLAL EDENLER VURULACAK

İran Devrim Muhafızları, Hürmüz Boğazı’nın kapatıldığını duyurarak, yasağa uymayan unsurlara “sert karşılık verileceği” uyarısında bulundu. Açıklamada, bölgedeki gerilimin tırmandığına dikkat çekildi. HÜRMÜZ BOĞAZI İÇİN KRİTİK KARAR İslam Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleştirilecek deniz taşımacılığına yönelik yeni kararlar duyuruldu. Açıklamada, "İsrail-Amerikan ittifakı ve destekçilerine ait limanlara giden veya bu limanlardan gelen tüm gemilerin geçişi yasaklanmıştır" ifadelerine yer verildi. Boğazın fiilen kapalı olduğu vurgulanan açıklamada, ABD yönetiminin “boğaz açık” yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı savunuldu. GEMİLER GERİ DÖNDÜRÜLDÜ Bildiride, sabah saatlerinde üç farklı ülkeye ait konteyner gemisinin boğazdan geçiş girişiminde bulunduğu belirtildi. Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin müdahalesi sonrası gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kaldığı aktarıldı. Açıklamada, yasağa uymayan unsurların "sert bir karşılıkla" karşılaşacağı vurgulandı. HAMANEY’İN SON GÖRÜNTÜSÜ PAYLAŞILDI İran devlet televizyonu, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybettiği belirtilen dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in son görüntülerini yayımladı. Görüntülerde Hamaney’in Kur’an-ı Kerim okuduğu görülürken, kaydın başkent Tahran’da ofis kamerası tarafından alındığı ifade edildi. Paylaşılan görüntülerde, Ayetullah Humeyni ve Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’ye ait fotoğrafların da yer aldığı dikkat çekti. “ABD ASKERLERİNİ BARINDIRAN YERLER HEDEF OLUR” İran Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Ebulfazl Şekarçi, ABD askerlerinin bulunduğu noktaların hedef alınabileceğini açıkladı. Şekarçi, "Amerikalı güçler bir otele girerse, o otel bizim gözümüzde hedef haline gelir" dedi. İran’ın saldırılara karşılık verdiğini belirten Şekarçi, "Sadece izleyip saldırıya uğramayı bekleyemeyiz" ifadelerini kullandı. SİVİLLERE UYARI Devrim Muhafızları, bölgedeki sivillere ABD askerlerinin bulunduğu alanlardan uzak durmaları çağrısında bulundu. Açıklamada, "Zarar görmemeniz için Amerikan güçlerinin bulunduğu bölgeleri terk etmenizi tavsiye ediyoruz" denildi. “İNSAN KALKANI” İDDİASI İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de ABD askerlerinin Körfez ülkelerinde sivilleri “insan kalkanı” olarak kullandığını öne sürdü. Arakçi, ABD askerlerinin askeri üsler yerine otel ve ofislerde konakladığını iddia ederek, bu tesislere rezervasyon yapılmaması çağrısında bulundu. GERİLİM TIRMANIYOR Bölgedeki gelişmeler, küresel enerji ve ticaret hatları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun yükseldiğine işaret ederken, uluslararası kamuoyu gelişmeleri yakından takip ediyor.

İZMİR KÖRFEZİ’NDE VİRÜS ALARMI: HEPATİT A VE NOROVİRÜS Haber

İZMİR KÖRFEZİ’NDE VİRÜS ALARMI: HEPATİT A VE NOROVİRÜS

Uzmanlar, bu durumun insan kaynaklı kanalizasyon atıklarının denize karıştığını gösterdiğini belirtti. İzmir Körfezi kıyılarından toplanan midyeler üzerinde yapılan kapsamlı araştırmada, halk sağlığını tehdit eden iki önemli virüs tespit edildi: Hepatit A ve Norovirüs. Gıda Mühendisi Bülent Şık, bulgulara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu virüslerin varlığı, körfez suyuna doğrudan ya da dolaylı olarak insan kaynaklı kanalizasyon atığının karıştığının en net göstergesidir” ifadelerini kullandı. Uzmanlar, özellikle çiğ ya da yeterince pişirilmeden tüketilen midyelerin ciddi enfeksiyon riski taşıdığına dikkat çekti. NOROVİRÜS NEDİR? Norovirüs, Caliciviridae ailesine ait, son derece bulaşıcı bir RNA virüsüdür. En sık görülen belirtileri: Mide bulantısı Şiddetli kusma İshal Karın ağrısı Norovirüs, gastroenteritin (mide-bağırsak enfeksiyonu) en yaygın nedenlerinden biri olarak bilinir. Yetişkin ve çocuk ayrımı olmaksızın herkesi etkileyebilir ve kapalı alanlarda hızla yayılabilir. HEPATİT A NEDİR? Hepatit A, karaciğeri etkileyen viral bir enfeksiyondur. Genellikle kötü hijyen koşulları ve kirli su/gıda yoluyla bulaşır. Başlıca belirtileri şunlardır: Ateş Halsizlik Mide bulantısı Kusma Sarılık Halk arasında “sarılık” olarak bilinen hastalık oldukça bulaşıcıdır ve özellikle kontamine su ürünleriyle yayılabilir. BAKANLIK'TAN AÇIKLAMA GELDİ Konuya ilişkin açıklama yapan İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, yürütülen denetim ve analiz sürecine dair bilgi vererek kamuoyundaki iddialara yanıt verdi. Açıklamada numune sonuçları ve denetim takvimiyle ilgili detaylara da yer verildi. İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, İzmir Körfezi'nde midyelerde hepatit A ve norovirüs tespit edildiği iddialarına ilişkin, "Haberlere konu edilen bölgeler Bakanlığımızın izleme ve sınıflandırma sistemi içerisinde yer almamaktadır." değerlendirmesinde bulundu. İlimizde belirlenmiş üretim alanlarında ise kara midye ve akivades türleri düzenli olarak analiz edilmekte, mikrobiyolojik ve kimyasal kontroller yapılmaktadır. Bu alanlardan elde edilen ürünler, üretim alanının sınıfına göre arındırma veya ısıl işlemden geçirilmeden doğrudan piyasaya sunulmamaktadır. İzmir Körfezi'nin belirli iç kesimlerinde midye avcılığı yasaktır. İzinsiz ve izlenmeyen alanlardan yapılan avcılık faaliyetleri yasa dışı olup, 7/24 denetlenmekte ve gerekli idari işlemler uygulanmaktadır." Açıklamada, vatandaşların yalnızca onaylı ve güvenilir satış noktalarından temin edilen su ürünlerini tercih etmelerinin önem arz ettiği kaydedildi.

BAŞKAN TUGAY: KÖRFEZ TEMİZLİĞİNDE KALICI ÇÖZÜM HEDEFLİYORUZ Haber

BAŞKAN TUGAY: KÖRFEZ TEMİZLİĞİNDE KALICI ÇÖZÜM HEDEFLİYORUZ

Körfezde bugüne kadar 800 bin metreküp dip çamuru temizliği yapıldığını söyleyen Başkan Tugay, “İzmir’in sorunlarını çözen belediye başkanı olarak hatırlanmak isterim” dedi. “KÖRFEZ’İN SUYU KİRLENMİYOR, SORUN BİYOLOJİK” Başkan Dr. Cemil Tugay, Gaziemir Fuar İzmir’de düzenlenen 8. Fashion Prime-Tekstil, Hazır Giyim Tedarikçileri ve Teknolojileri Fuarı açılışı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İzmir Körfezi’ndeki su kalitesiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Tugay, şu açıklamayı yaptı: "Körfez’de ilave bir kirlenme yok. Körfez’in suyu şu an kirlenmiyor. Ancak uzun yıllardır dipte birikmiş metrelerce kalınlıkta çamur içinde pek çok atık var. Bu durum, mikroorganizmaların çoğalmasına neden oluyor. Özellikle suyun sıcak olduğu dönemlerde bu ortam üreme için elverişli hale geliyor." Tugay, bu durumun yalnızca İzmir’e özgü olmadığını, benzer problemin Marmara Denizi’nde müsilaj, Akdeniz’de, Adriyatik kıyılarında, İspanya’da ve Avustralya’nın güneyinde de gözlendiğini belirtti. “DİP TEMİZLİĞİYLE KALICI ÇÖZÜM HEDEFLİYORUZ” Körfez’de yürütülen temizlik çalışmalarıyla ilgili bilgi veren Tugay, iki gemiyle yapılan çalışmalarda şu ana kadar 800 bin metreküp çamurun temizlendiğini açıkladı. Başkan Tugay şunları söyledi: "Bu çok büyük bir alan. Mevcut araçlarla bu işin tamamlanması mümkün değil. Daha güçlü vakum sistemine sahip, büyük kapasiteli bir gemi ile Körfez’in tabanını temizlememiz gerekiyor. Önümüzdeki haftalarda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız ile bir araya gelerek bu konuda destek isteyeceğim." “BAZI MİKROORGANİZMALARI ÖNLEYECEK YÖNTEMLER ÜZERİNDE ÇALIŞIYORUZ” Tugay, iklim krizine bağlı olarak mikroorganizma yoğunluğunun arttığına dikkat çekerek, sadece temizlik değil, biyolojik dengeyi gözeten uygulamaların da gündemde olduğunu söyledi. Ayrıca Bakanlığın onay süreciyle birlikte yeni temizlik ekipmanlarının Körfez’e sokulmasının planlandığını belirtti.

BALIK ÖLÜMLERİ İZMİR KÖRFEZİ'NDE YENİDEN BAŞLADI Haber

BALIK ÖLÜMLERİ İZMİR KÖRFEZİ'NDE YENİDEN BAŞLADI

İzmir'de Konak ile Üçkuyular sahil hattında çok sayıda ölü balık kıyıya vururken, körfezdeki renk değişimi ve kötü koku bölge halkını endişelendirdi. Kıyıya vuran balık ölümlerinin ardından Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, sorunun temelinde kirlilik ve oksijen yetersizliği bulunduğunu açıkladı. Yaşar, ''Balık ölümleri maalesef son iki yıldır devam ediyor. Körfez’de müthiş bir kirlilik var. Bu kirliliğin geleceği çok önceden belliydi'' ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Yaşar, 2020 yılından itibaren dönemin İzmir Büyükşehir Belediye yönetimini mektuplarla uyardığını belirterek, ''Kuraklık geliyor, bu Körfez için felaket olacak dedim. Çünkü tatlı su girişi azaldığında Körfez doğrudan etkileniyor. Ve öyle de oldu'' dedi. Geçmişte alınan önlemlerle körfezin kısa sürede temizlenebildiğini hatırlatan Yaşar, özellikle 2000’li yılların başında arıtma tesislerinin etkin şekilde çalıştırılmasıyla İzmir Körfezi’nin masmavi hale geldiğini söyledi. Ancak 2007 sonrasında yapılan yanlış uygulamalar nedeniyle kirliliğin arttığını belirtti. YAPILAN ÇALIŞMALAR SONUÇ VERMEDİ, KÖRFEZDE TEHLİKE SÜRÜYOR Yaşar, son yıllarda uygulanan yöntemleri de eleştirerek, ''Alüminyum sülfat döküyorlar, suyu havalandırıyorlar ama burası akvaryum değil, bir derya. Deniz kendi akıntısıyla temizlenir'' dedi. Ayrıca Narlıdere Arıtma Tesisi’ne ilişkin şüphelerini dile getirerek projeye dair bilgiye ulaşamadığını, bu bölgede balık ölümlerinin normal olmadığını söyledi. İç Körfez’de avlanan balıkların tüketilmesinin sağlık açısından riskli olduğunu vurgulayan Yaşar, ''Ben olsam iç Körfez’den çıkan balığı kesinlikle yemem. Dış körfezde ise herhangi bir sorun yok'' diye konuştu. Geçtiğimiz mart ayında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekiplerinin yaptığı denetimlerde, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZSU’nun bir hattından arıtılmamış atık suyun körfeze bırakıldığı tespit edilmiş, kurum hakkında işlem başlatılmıştı. VATANDAŞLAR KÖTÜ KOKU NEDENİYLE SAHİLLERİ KULLANAMAZ HALE GELDİ Konak, Üçkuyular ve Bayraklı sahillerinde artan kötü koku ve kıyıya vuran ölü balıklar vatandaşların sahil kullanımını olumsuz etkiledi. Bölge sakinleri, kokunun günlük yaşamı zorlaştırdığını belirterek yetkililerden kalıcı çözüm talep etti. Geçtiğimiz yıl düzenlenen çalıştaylarda alınacağı belirtilen önlemlerin sonuç vermemesi, bu yaz da benzer manzaraların yaşanmasına yol açtı. Özellikle Çeşme’de görülen orkinos ölümlerinin ardından, İzmir Körfezi’nde de çok sayıda küçük ve orta boy balığın kıyıya vurması kentte çevre sorunlarını yeniden gündeme taşıdı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZSU’dan konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

BAŞKAN TUGAY: “MODİFİYE KİL YÖNTEMİ BAŞARILI OLDU” Haber

BAŞKAN TUGAY: “MODİFİYE KİL YÖNTEMİ BAŞARILI OLDU”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, basın mensuplarının gündeme dair sorularına cevap verdi. Tugay, İzmir Körfezi için yapılan modifiye kil uygulaması ile ilgili soruyu yanıtlayarak “Modifiye kil uygulaması kesinlikle başarılı. Zaten şu an pilot uygulama sürüyor. Sudan alınan örneklerle yapılan ölçümlere bakıldığında alglerin çoğalmasına engel olduğunu, diğer yandan suyun yapısında hiçbir bozulma olmadığını, kilin zarar vermediğini de bilimsel olarak ispat edebilecek durumdayız. Bunun zaten dünyada uygulama örnekleri var, bilimsel bir arka planı var. Türkiye’de henüz uygulanmadığı için şüphe ile karşılanıyordu. İşte İzmir’deki uygulaması ile en azından bilimsel verilerle uygulamanın zararlı olmadığı gösterebilmiş olduk. Tabi amacımız körfezin tamamen temizlenmesini sağlamak. Bugün hava çok sıcak olmasa aslında böyle bir sorun olmaz. Yağmur yok, körfeze temiz su akışı olmuyor. Yani sadece İzmir Körfezi’nde değil, Türkiye ve dünyanın pek çok yerinde böyle durgun su ortamında organik içerik varsa biraz da su sıcaklığı belli bir düzeyin üstünde ise bu sorun yaşanıyor. Bundan tamamen kurtulmak için sadece körfezin temizlenmesi yetmiyor, suyun içinde bir sirkülasyon sağlanması, hava sıcaklığının da bu kadar yüksek olmaması lazım. Bu su sirkülasyonu için körfeze temiz su girişi sağlayacak yeni arayışlar içindeyiz. Zamanı gelince anlatacağım” dedi. “DAHA FAZLA KATKI SAĞLAMAYA HAZIR OLDUĞUNU GÖRDÜM” Başkan Tugay, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile yaptığı görüşme sonucunda çöp ve körfez konusu ile ilgili olumlu bir geri dönüş alıp almadığı ile ilgili soruya ise şöyle yanıt verdi: “Anlaşmaya vardık ifadesi tam durumu ifade etmeyebilir. Ben Murat Kurum’a bu konuya gösterdiği ilgi için teşekkür etmek isterim. Bakan ile birlikte bakanlıkta ilgili genel müdürler, bakan yardımcılarına teşekkür ederim. Bir süredir bakanlıkla doğrudan ya da dolaylı olarak bazen yazışmalar ile bazen sözlü konuşarak İzmir’in içinde bulunduğu sıkıntıyı anlatmaya çalışıyorduk. Bununla ilgili dün sayın bakanla dün burada bir toplantı yaptı. Toplantıya bakanlık bürokratları, valilikten temsilciler, yerel yönetimden temsilciler katıldı. Ben de toplantının bir kısmına katıldım, kendimizi, ihtiyacımızı, yaşadığımız sorunu ifade ettik. Acil çözüme, uzun vadeli çözümlere ihtiyacımız olduğunu söyledik. Bakan da yapıcı bir yaklaşım ile bunların çözülmesi için izlenmesi gereken yol ile ilgili bazı şeyler söyledi. Bu yıl da yapacaklarımızı yapacağız. Sanıyorum çok süre geçmeden sorunlara çözüm üreteceğiz. Ben belediye başkanı olarak bakanlıkla, üst makamlar ile mutlaka bir anlaşma, diyalog içinde çalışmamız gerektiğini her zaman söylüyorum. Bu konu da buna örnek oldu. Murat Kurum’un bu sorun ve başka birkaç sorunla ilgili artık bizi daha fazla duymak için çaba gösterdiğini ve çözüm için daha fazla katkıda bulunmaya hazır olduğunu gördüm. Bu iyi niyettir, iyi niyet karşılıklı olan bir şeydir. Dünkü görüşmeden memnunum.” Tugay, “Körfez ile ilgili bakanlıktan destek gelecek mi” sorusuna ise “Gelecek... Konuştuğumuz konulardan biri de oydu. Yine bununla ilgili kesinleşmiş bir karar yok ama şu yoldan devam edelim, şöyle bir çaba gösterelim diye konuştuk” diye cevap verdi.

İZMİR KÖRFEZİ’NDE ALG PATLAMASINA KARŞI PİLOT UYGULAMA Haber

İZMİR KÖRFEZİ’NDE ALG PATLAMASINA KARŞI PİLOT UYGULAMA

İZSU Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi ve İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “Modifiye kil uygulamasının olumlu sonuçlarını görüyoruz. Geçen seneki olayların daha azını göreceğiz. Hep birlikte bunu başaracağız ve İzmir Körfezi’ni kurtaracağız” dedi. İzmir’in kalbi Körfez, geçen yıl yaşanan çevre felaketiyle hafızalara kazınmıştı. Alg patlamaları ve balık ölümlerinin tekrarlanmaması için İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı acil eylem planı doğrultusunda çalışmalar yapıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayıyla modifiye kil uygulaması Bayraklı sahilinde başlatıldı. İlk sonuçlara göre koku azaldı, balık ölümleri durma noktasına geldi. Eylül ayından itibaren ise üniversitelerin gözetiminde bilimsel izleme süreci başlayacak. BİLİMSEL DAYANAKLI ACİL EYLEM PLANI İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak Körfez’in sorunlarına sürdürülebilir ve kalıcı çözümler üretmek için çalıştıklarını kaydeden İZSU Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi ve İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, “2024 yılı Kasım ayında ‘Körfez’in geleceği İzmir’in geleceği’ başlıklı çalıştay düzenledik. Ulusal ve uluslararası bilim insanlarının katıldığı çalıştayda kısa, orta ve uzun vadeli çözümleri masaya yatırdık. Üç aşamalı bir eylem planı oluşturduk. Kısa vadede yangına ilk müdahale gibi alg patlamasının yayılmasını engelleyecek önlemleri, orta vadede Körfez’in kendi ekosistemini güçlendirecek çözümleri, uzun vadede ise kalıcı yöntemleri belirledik. Bu süreçte UNESCO ve Avrupa Çevre Ajansı (EPA) gibi kuruluşlarla temas kurduk. Dünyadaki uygulamaları inceledik. Özellikle Çin’de kullanılan ‘modifiye kil’ yönteminin doğayla uyumlu ve etkili olduğunu gördük. Ayrıca alg patlamasına yönelik literatür araştırmalarında UNESCO’nun zararlı “Alg Patlaması” el kitabında da kil uygulamasından bahsedilmektedir. Amerikan Çevre Ajansı (EPA) dokümanlarında da kil uygulaması yapılabileceği bilgisi bulunmaktadır. Bizim için önemli olan, bu balık ölümleri olduğunda acil eylem planlaması nedir; biz onun üzerinde daha çok yoğunlaşmaya çalıştık. Bununla ilgili de dünyada nerelerde, ne şekilde uygulama yapılmış, çalıştay öncesi bir ön çalışma yaparak bu konularla ilgili bilgi sahibi olmaya çalıştık. Kil yöntemiyle ilgili bir takım ön çalışmalarda bulunduk. Üniversitelerimizin birinde deneyler yaptırdık, çökme deneyleri çok olumlu sonuçlar verdi. Ayrıca tabandaki etkiler ve canlı yaşamı üzerinde de kısa vadeli deneyler yaptırdık, onlardan da olumlu sonuçlar aldık” dedi. “GEÇEN YILKİ BALIK ÖLÜMLERİNİ YAŞAMAMAK İÇİN HIZLI DAVRANMAK GEREKİYORDU” Acil Eylem Planı uygulaması ile ilgili olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ocak ayında yazı yazdıklarını belirten Dr. Güler, “Kil uygulaması ve bununla birlikte iki yöntem daha var, onların uygulanması konusunda yazı yazdık. O yazıya şubat ayında cevap geldi. Ancak burada sıkıntı şu: zaman çok hızlı geçiyor. Körfezdeki kirlilik ve geçen yılki balık ölümlerini yaşamamak için hızlı davranmak gerekiyordu” diye konuştu. GEÇİCİ BİR ÇÖZÜM İzmir’de geçen yıla oranla deniz suyu sıcaklığında bir artış olduğuna dikkat çeken Dr. Işıkhan Güler, “Nisan ayında sıcaklıklar artmaya başladı. Biz küçük ölçekli uygulamalar yaparak kil kullandık. Haziran’a kadar uyguladık. Ancak hazirandan sonra durduk çünkü Çevre Bakanlığı bu konuda beklememizi istedi. Bu zaten geçici bir çözüm. Daha önce de çalıştayda anlatıldığı gibi bu bir yangın söndürme. Çok miktarda balık ve canlının ölümünü minimize etmeyi hedefliyoruz” şeklinde konuştu. PİLOT BÖLGE BAYRAKLI Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın modifiye kil uygulanması konusunda yazılan yazıya geçen hafta olumlu yanıt verdiğinin altını önemle çizen Dr. Güler, “Bakanlık, ‘Evet olabilir, bir pilot bölgede uygulanabilir, izleme çalışması yürütülmesi gerekir’ dedi. Bu yazı 20 Ağustos’ta elimize ulaştı. Dolayısıyla biz de bu doğrultuda planlarımızı yapmaya başladık. Bayraklı bölgesini pilot bölge olarak belirledik. Bayraklı dinamik olarak daha hassas, akıntılar az, dalga hareketi sınırlı. O yüzden Bayraklı bölgesi pilot bölge olarak seçildi. Biz de orayı önerdik ve şimdi Bayraklı’da modifiye kil uygulamasına başladık. Bu bir süreç ama görece olumlu sonuçları görüyoruz. Geçen seneki olayların daha azını göreceğiz. Daha önce başlasaydık bu sene daha da olumlu olurdu. Ama umutluyuz” ifadelerini kullandı. BİLİMSEL İZLEME EYLÜLDE BAŞLIYOR Uydu ve dron görüntüleriyle alg patlamalarını günlük olarak takip ettiklerini aktaran Dr. Güler şunları söyledi: “Bundan sonra yerinde ölçümlerle süreci daha bilimsel bir zemine oturtacağız. Eylül ayından itibaren üniversitelerin gözetiminde gözlem istasyonları kurulacak. Bütün kurumların iş birliğiyle bir çözüme ulaşmak mümkün. Hem yerel yönetim hem merkezi yönetim el ele bu işi çözebilir. Hep birlikte, yerel halk, belediye ve merkezi hükümet olarak İzmir Körfezi’ni kurtaracağız. İnsanların kenarında vakit geçirdiği, temiz, sağlıklı bir deniz olacak. Hep birlikte başaracağız.” ALG PATLAMASI NEDİR? Alg patlaması, deniz suyunda mikroskobik yosunların (alglerin) olağanüstü hızla çoğalmasıyla oluşuyor. Bu durum; sıcaklık artışı, kirlilik ve özellikle tarımsal atıklardan denize karışan azot–fosfor gibi besin tuzlarının fazlalığı ile tetikleniyor. Algler çoğaldığında geceleri yoğun oksijen tüketiyor ve sudaki oksijen hızla tükeniyor. Sonuç olarak balık ölümleri, kötü koku, suyun renginde değişim ve ekosistemde ciddi bozulmalar görülüyor. Uzun vadede deniz yaşamının çeşitliliğini azaltarak kıyı ekosistemlerini tehdit ediyor.

İZMİR KÖRFEZİ’NDE KÖTÜ KOKU YENİDEN ETKİLİ Haber

İZMİR KÖRFEZİ’NDE KÖTÜ KOKU YENİDEN ETKİLİ

İzmir Körfezi’nde kötü koku ve balık ölümleri yeniden baş gösterirken, deniz suyu sıcaklığının yükselmesi nedeniyle ortaya çıkan planktonlar, çevreye dayanılması güç kötü koku yaydı. Özellikle Bayraklı sahili ve Kordon çevresinde yürüyüş yapmak isteyenler, kokudan dolayı nefes almakta zorlandıklarını dile getirdi. Tatil ya da gezi için İzmir’e gelen ziyaretçiler ise yaşadıkları durum karşısında şaşkınlıklarını gizleyemedi. Bazı vatandaşlar, "İzmir’de karşılaştığımız manzara bizi hayal kırıklığına uğrattı. Körfezden gelen kokudan durulmuyor. Bir daha gelmek istemiyoruz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi. Yıllardır tartışma konusu olan körfez kokusunun nedenleri arasında arıtma tesislerinin yetersizliği, kanalizasyon sızıntıları ve deniz dibinde biriken organik atıklar gösteriliyor. Uzmanlar, özellikle sıcak hava dalgaları ve rüzgarsız günlerde körfezdeki kirliliğin daha belirgin hale geldiğini ifade ediyor. "İNSAN BURADA DURMAK İSTEMİYOR" Vatandaşlar ise kötü kokunun artık İzmir’in kanayan yarası haline geldiğini belirterek, soruna kesin çözüm bulunmasını istedi. Manisa’nın Salihli ilçesinden kente gelen Hasan Akdemir, "Manisa Salihli ilçesinden geliyorum. Geldiğimde İzmir güzeldi ama buraya geldiğimizde gerçekten de kötü kokuyor. Balık seven bir insanım ama bu koku yüzünden balıktan tiksindim. Yoğun bir koku var ve insanı gerçekten rahatsız ediyor. İnsan burada durmak istemiyor. ’Bir daha gelmek ister miyim?’ diye sorarsanız, bu koku nedeniyle gelmeyebilirim . Bu yüzden belediyenin bu konuyla ilgili çalışmalar yapması gerekiyor. Yoksa bu böyle devam ederse, İzmir’in kendi halkı da gelmeyebilir. Aslında uzun vakit geçirmek istedik ama görünen o ki, bu koku yüzünden hemen geri dönmek zorunda kalacağız. Rahatsız oluyoruz sonuçta ve bu da bize zarar veriyor. Burada beklememizin bir anlamı yok" dedi. "İZMİR GİBİ GÜZEL BİR ŞEHRE YAKIŞMIYOR" Yurt dışından İzmir’e gelen Adem Aslan ise, "Yurt dışında, İngiltere Liverpool’da ikamet ediyoruz. Buraya fizyoterapiye geliyoruz; geçen hafta da geldik, ondan önceki haftalarda da gelmiştik. Ancak böyle bir koku o zamanlar yoktu. Bu hafta geldiğimizde, çocuklar daha köprüden geçerken ’Baba, ağır bir koku var.’ dediler. Yumurta gibi kokuyordu. Buraya geldiğimizde belki koku olmaz diye düşündük ama burada da oldukça ağır ve rahatsız edici bir koku var. Gerçekten çok ağır bir koku var ve İzmir’e yakışmıyor. Bu güzelim sahil, manzara harika, her şey çok güzel ama bu koku insanı ciddi anlamda rahatsız ediyor. Rahatsız olunca da insan keyif alamıyor. Liverpool’da yaşıyorum, orada da okyanus var ama belki havanın soğuk olmasından dolayı böyle bir koku oluşmuyor. Burada ise tahminimce pis sular denize bırakılıyor; bu durum hem balıkları hem çevreyi olumsuz etkiliyor. Orada böyle bir şeyin olması mümkün değil. Buradaki cezalar sanki caydırıcı değil, denetimler daha sıkı olmalı ve yaptırımlar çok daha ağır olmalı. Bu koku gerçekten dayanılmaz. İzmir gibi güzel bir şehre yakışmıyor. Ege, dünya çapında bilinen bir yer. Ben Liverpool’da taksicilik yapıyorum ve insanlarla konuşurken herkes İzmir’i bilir, çok sever. Orada insanlara İzmir’i tavsiye ediyorum ama şimdi düşünün, biri tavsiyem üzerine buraya gelse ve bu kokuyla karşılaşsa, ’Bu nasıl bir yer?’ diye düşünür. Bu, ne kente ne de vatanımıza yakışır" diye konuştu.

İZMİR KÖRFEZİ’NDE KÖTÜ KOKU YENİDEN GÜNDEMDE Haber

İZMİR KÖRFEZİ’NDE KÖTÜ KOKU YENİDEN GÜNDEMDE

Geçtiğimiz yıl yaşanan balık ölümleriyle birlikte bölgede yeniden gündeme gelen pis koku, bu yıl da deniz suyu sıcaklıklarının artmasıyla yeniden hakim oldu. Özellikle Bayraklı ve Meles Deltası civarında şiddetle hissedilen pis koku ve kirlilik, tahammül edilemez boyutlara vardı. Kentte bir çok ilçede sokaklardaki çöp kokusuna körfezden gelen pis koku da eklendi. Gezmek için sahile gelen vatandaşlar kokudan duydukları rahatsızlıkları dile getirirken, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Deniz Bilimci Prof. Dr. Doğan Yaşar, körfezdeki kokunun sebebinin kirlilik olduğunu vurguladı. Öte yandan Prof. Dr. Yaşar, geçtiğimiz yıl yaşanan balık ölümlerinin bu yıl yaşanmasının beklenmediğini söyledi. "KOKUNUN NEDENİ TAMAMEN KİRLİLİK" Prof. Dr. Yaşar, körfezdeki kokunun kaynağının kirlilik olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yaşar, "İçerideki derelerden hala müthiş bir kirli su akışı var. Arıtılmadan bırakılan bu sular denizi kirletiyor. 2007’de dere yataklarının betonlanması da büyük bir doğa katliamıydı. Tüm bu etkenler birleşince kötü koku kaçınılmaz hale geliyor" dedi. Kirliliğe karşı uygulanan yöntemleri eleştiren Prof. Dr. Yaşar, "Alüminyum sülfat gibi maddeler denize kesinlikle dökülemez. Çünkü deniz kendini kirletmiyor, biz kirletiyoruz. Temizlemek için yapılması gereken tek şey kirliliği kesmek. İzmir’in en kolay çözülebilecek sorunu Körfez kirliliğidir. Yapılması gereken, arıtmaların çalıştırılması ve betonların kırılmasıdır" dedi. "GEDİZ VE ÇİĞLİ ARITMADAN KÖRFEZE AKINTI GELMEZ" Körfez kirliliğinin Gediz Nehri veya Çiğli Arıtma Tesisi’ne bağlanmasının doğru olmadığını vurgulayan Yaşar, "Akıntı sistemi buna izin vermez. Biz bu konuda çok ciddi çalışmalar yaptık. Karaburun’dan gelen akıntı Urla ve Konak’a doğru ilerler, oradan kuzeye çıkar ve Foça’ya doğru gider. Gediz ve Çiğli’nin bu alanı kirletmesi mümkün değil. Buna rağmen bu gerekçelerle halk yanıltılıyor" diye konuştu. "GEREKİRSE KÜÇÜK ARITMA TESİSLERİ KURULMALI" Kirliliğin önlenmesi için çözüm önerilerini de sıralayan Yaşar, "Sorun tamamen iç körfeze akan derelerden kaynaklanıyor. Gerekiyorsa aralara birkaç küçük arıtma tesisi kurulabilir" dedi. PLANKTON PATLAMALARI VE RENK DEĞİŞİMLERİ Kirliliğin plankton patlamalarını tetiklediğini belirten Prof. Dr. Yaşar, "1 litrede ortalama 1 milyon plankton vardır. Fakat kirlilik ve sıcaklıkla bu sayı 2 milyona çıkar. Bu durumda tüm oksijeni tüketirler. Son günlerde körfezin turkuaz renge bürünmesi, bir kokolit türünden kaynaklandı. Başka zamanlarda kırmızı, mor ya da siyah görünümler olabilir. Bu tamamen plankton türlerinin farklılığından kaynaklanıyor" ifadelerini kullandı. "ARTIK DENİZİN DİBİ GÖRÜNMÜYOR" Körfezin geçmişte şeffaf olduğunu hatırlatan Yaşar, "Eskiden Konak iskelesinden bakıldığında 3-4 metre aşağısı pırıl pırıl görünürdü. Bugün ise suyun dibi seçilmiyor. Eğer 3-4 metre aşağısı görünmüyorsa, o su kirli demektir" diye konuştu. VATANDAŞLAR KOKUDAN DURAMADI Bayraklı sahilinde yürüyüş yapan vatandaşlardan Songül Irmakoğlu, "Çok kötü kokuyor. Geçen geldiğimizde böyle değil de bugün bayağı bir kötü kokuyor. Lağım kokuyor yani. Yani belediyenin temizliğini yapması lazım. Çok kötü. Denizin içine bakar mısınız" dedi. Tolga Irmakoğlu ise, "Geçen sene de daha çok koku vardı. Bir de daha çok balık ölüsü vardı. Şimdi balıkları da temizlediler ama şunun halini görüyorsunuz zaten denizimizin. Karşıyaka’da yaşıyorum; Karşıyaka sahil bu kadar kokmuyor ama Bayraklı’da muazzam bir koku var. Sahil boyu yürüyelim dedik. Sahil bu yani..." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.