#Kültürel Miras

- Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'İN TARİHİ MİRASI MİNİKLERLE GELECEĞE TAŞINIYOR Haber

İZMİR'İN TARİHİ MİRASI MİNİKLERLE GELECEĞE TAŞINIYOR

İzmirli çocuklar, yaşadıkları kenti bizzat deneyimleyerek öğreniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocukların kentlerini daha yakından tanımaları ve kültürel miras bilinci kazanmaları amacıyla Çocuklara Yönelik Kültürel Mirasın Korunması ve Yaşatılması Projesi’ni hayata geçirdi. Bir yılda 1250 çocuğa ulaşılması hedeflenen proje kapsamında çocuklar; atölyeler, kazı çalışmaları, müze ve ören yeri gezileri ile Kemeraltı’nın geleneksel zanaatlarını tanıyarak İzmir’in tarihini ve kültürel değerlerini yaşayarak öğreniyor. ESER ÜRETİYOR Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İzmir Kent Değerlerini Koruma ve Geliştirme Derneği arasında yapılan iş birliği protokolü kapsamında 6-14 yaş aralığındaki çocuklara tarih, kültürel miras, koruma ve kentlilik bilinci kazandırılması hedefleniyor. Proje kapsamında düzenlenen üç ayrı atölyede çocuklar kültürel mirası yaratıcı ve interaktif yöntemlerle öğrenirken, kazı etkinlikleri ile müze ve ören yeri gezilerine katılıyor, Kemeraltı’na ait zanaatları tanıyarak eser üretiyor. ÜÇ ANA BAŞLIKTA YARATICI ATÖLYELER Ücretsiz yapılan proje kapsamında üç ana atölye başlığı planlandı. Kültürel Mirasın Koruyucuları Atölyesi’nde çocuklar, kültürel mirasın ne olduğunu, neden korunması gerektiğini ve UNESCO Dünya Mirası gibi kavramları yaşlarına uygun, yaratıcı ve interaktif yöntemlerle öğreniyor. Drama, hikâye oluşturma, görsel materyaller ve uygulamalı etkinliklerle çocukların bu kavramları ezberlemesi değil, içselleştirmesi amaçlanıyor. Minik Arkeologlar Atölyesi’nde çocuklar arkeolojiyle tanışıyor; kazı etkinlikleri, müze ve ören yeri gezileri, kostümler, kutu oyunları ve deneyim odaklı çalışmalarla geçmişi keşfediyor. Geleneksel Zanaatlar ve Yaratıcılık Atölyesi’nde ise çocuklar, Kemeraltı aktarlarını, Kemeraltı zanaatlarını, kentin üretim kültürünü ve geleneksel becerileri tanıyor. Seramik, çini boyama, kolaj gibi uygulamalarla çocukların kendi eserlerini üretmeleri sağlanıyor. “ÇOCUK DOSTU KENT” Proje hakkında bilgi veren Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görevli Nazlıcan Yiğitoğlu, “Çocuklara İzmir’in tarihini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini, kentlilik bilincini aşılamayı amaçlıyoruz. Çocuklarımızı üç gün boyunca üç farklı atölyede bir araya getiriyoruz. Bu projeyle bir yılda 1250 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Çocuklar atölyelerde çok mutlu oluyorlar. Çocukların atölyelere katılımı, ulaşımı, bilgilendirme süreçleri ve ölçme değerlendirme çalışmalarında aktif rol üstleniyoruz. Dernek eğitim içeriklerinin hazırlanması, eğitmenler, materyaller ve uzman personel desteğiyle sürecin niteliğini güçlendiriyor. Bu projeyi yalnızca bir eğitim faaliyeti olarak görmüyoruz. Aynı zamanda çocuk dostu kent vizyonumuzun bir parçası. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın ortaya koyduğu kapsayıcı, eşitlikçi ve çocuk odaklı yerel yönetim anlayışı doğrultusunda çocukların kültürle, bilimle, sanatla ve kent yaşamıyla daha güçlü bağlar kurmasını önemsiyoruz” dedi.

MUĞLA BÜYÜLŞEHİR İKİ PROJESİ İLE AVRUPA’DAN TAM NOT ALDI Haber

MUĞLA BÜYÜLŞEHİR İKİ PROJESİ İLE AVRUPA’DAN TAM NOT ALDI

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Herkes İçin Engelsiz Plaj” ve “İyi, Temiz ve Adil Gıda Erişimi” projeleri, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2026 Akıllı Turizm Başkenti En İyi Uygulamalar Raporu’nda örnek model olarak gösterildi. ERİŞİLEBİLİR PLAJLAR AVRUPA’NIN DİKKATİNİ ÇEKTİ Avrupa Komisyonu Ulaştırma ve Hareketlilik Genel Müdürlüğü (DG MOVE) tarafından hazırlanan 2026 yılı En İyi Uygulamalar Derleme Raporu’nda Muğla, turizmde erişilebilirlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. “Erişilebilirlikte En İyi Uygulamalar” kategorisinde değerlendirilen “Erişilebilir Plajlar” projesi, Finlandiya’nın Tampere kentiyle birlikte Avrupa’daki örnek uygulamalar arasında gösterildi. Raporda, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin erişilebilir plaj projesinin özel yürüyüş yolları, denize ulaşımı sağlayan rampalar, yönlendirici tabelalar, amfibi sandalyeler ve erişilebilir tuvaletlerle herkes için eşit bir plaj deneyimi sunduğu belirtildi. Ayrıca engelli bireylerin yaz aylarında evlerinden plajlara özel araçlar ve uzman personel eşliğinde taşındığı ifade edildi. Muğla genelinde 8 ilçede hizmet veren 23 erişilebilir plaj, engelli bireylerin denize güvenli ve konforlu şekilde ulaşmasına imkan sağlıyor. SLOW FOOD MUĞLA YERYÜZÜ PAZARI DA ÖRNEK SEÇİLDİ Raporda “Kültürel Miras ve Yaratıcılıkta En İyi Uygulamalar” kategorisinde yer alan “Mutfak Mirasını Korumak” başlığında ise Muğla; Gaziantep, Polonya’nın Krakow kenti ve Almanya’nın Stuttgart şehriyle birlikte örnek şehirler arasında gösterildi. Muğla Tanıtım Platformu tarafından “iyi, temiz ve adil gıda erişimi” anlayışıyla kurulan ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşları arasında bulunduğu Slow Food Muğla Yeryüzü Pazarı, yerel üretici ile tüketici arasında kültürel aktarımı sağlayan yaratıcı bir kamusal alan olarak değerlendirildi. GELENEKSEL MUTFAK KÜLTÜRÜ YAŞATILIYOR Raporda, her yıl düzenlenen Uluslararası Geleneksel Muğla Düğün Yemekleri Festivali’ne de dikkat çekildi. Festivalin yalnızca yöresel lezzetleri değil, düğün geleneklerini, sosyal belleği ve mutfak mirasını da yaşattığı vurgulandı. Atölyeler, konserler, gastronomi etkinlikleri ve geleneksel düğün törenleriyle zenginleşen organizasyonun, kültürel miras ile yaratıcı endüstrilerin başarılı bir şekilde buluşmasına örnek olduğu belirtildi. MUĞLA SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE ÖNE ÇIKIYOR Avrupa Komisyonu raporunda yer alan iki proje, Muğla’nın erişilebilir turizm ve kültürel mirasın korunması alanlarında uluslararası ölçekte örnek gösterilen şehirler arasında yer aldığını ortaya koydu. İnsan odaklı ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla hayata geçirilen çalışmaların Avrupa çapında önemli bir başarı elde ettiğini belirten Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, raporda yer almanın kendileri için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.

YEREBATAN SARNICI'NIN DEVRİNE DURDURMA KARARI Haber

YEREBATAN SARNICI'NIN DEVRİNE DURDURMA KARARI

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8'inci İdare Dava Dairesi, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu. İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan ve Bizans döneminden günümüze ulaşan önemli kültürel miras yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı'nın mülkiyetine ilişkin hukuki süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce İstanbul 8'inci İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında tarihi yapının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olduğuna hükmedilmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yapıyı işgal ettiği değerlendirilerek tahliye edilmesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesi yönünde karar verilmişti. İBB KARARA İTİRAZ ETTİ İstanbul Büyükşehir Belediyesi, söz konusu karara karşı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8'inci İdare Dava Dairesi nezdinde itiraz başvurusunda bulundu. Daire tarafından yapılan incelemede, devir ve tahliye işlemlerinin uygulanması halinde davacı konumundaki İBB açısından telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği değerlendirmesinde bulunuldu. YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA HÜKMEDİLDİ Mahkeme, bu gerekçeyle İBB'nin itirazını kabul ederek Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu. Kararla birlikte, mülkiyet ve kullanım hakkına ilişkin hukuki süreç sonuçlanıncaya kadar devir işlemi uygulanamayacak. SÜREÇ DEVAM EDECEK Yürütmeyi durdurma kararı, davanın esası hakkında verilmiş nihai bir karar niteliği taşımıyor. Taraflar arasındaki mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin yargı sürecinin ilerleyen aşamalarda devam etmesi bekleniyor. Tarihi Yarımada'nın en önemli yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un kültürel mirasının simge eserleri arasında yer alıyor.

PANCAR DEPOSU’NDA LEZZET VE MÜZİK BULUŞMASI SONA ERDİ Haber

PANCAR DEPOSU’NDA LEZZET VE MÜZİK BULUŞMASI SONA ERDİ

Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen ve 8 ay boyunca yemek ile müziğin bağını sahneye taşıyan "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" serisi, Mayıs ayı buluşmasıyla sona erdi. Nilüfer Belediyesi, kültürel hafızayı hem damaklarda hem de kulaklarda canlandıran özel bir etkinlik serisini geride bıraktı. Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla hayata geçen "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar", sekiz ay boyunca süren yolculuğunu Mayıs ayındaki son buluşmasıyla tamamladı. Geçtiğimiz Ekim ayında pancarın hasat öyküsüyle başlayan serüven, aylar boyunca toplumların kültür duraklarına uğradı. Etkinliklerde zeytinin tarihinden yeni yıl ritüellerine, ekmeğin sembolizminden kış eğlencelerine ve bahar bayramlarına kadar geniş bir yelpazede kültürel aktarımlar yapıldı. Sosyologlardan koku uzmanlarına kadar pek çok farklı disiplinden uzmanın ağırlandığı programda, kültürel miras tüm boyutlarıyla ele alındı. Son buluşmada geleneksel reçeteler konuşuldu Serinin buluşmasında, gastronomi yazarları Aylin Öney Tan ve Nihal Aras konuk edildi. Saha çalışmalarından yola çıkılarak gerçekleştirilen söyleşide; kaybolmaya yüz tutmuş reçeteler, bahar ritüelleri ve Hıdırellez gelenekleri masaya yatırıldı. Programı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de takip etti. Gecede madımaktan süt çöreğine, kurban bayramı lezzetlerinden mor salkım şerbetine uzanan geleneksel bir tadım menüsü sunuldu. Madımak türküsü, Ederlezi ve yol havalarının seslendirildiği gecenin final bölümünde ise konuklara keşkek ikram edildi. Gecenin sonunda çalınan davul ve zurnaya, Görükle Kadın Dayanışma Kalkındırma ve Kültür Derneği üyesi kadınlar da yöresel oyunlarıyla eşlik etti.

UNESCO MİRASI KARAGÖZ VE HACİVAT GELECEĞE TAŞINIYOR Haber

UNESCO MİRASI KARAGÖZ VE HACİVAT GELECEĞE TAŞINIYOR

UNESCO ‘Somut Olmayan Kültürel Miras’ listesinde yer alan Karagöz ve Hacivat sanatı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen eğitimlerle geleceğe taşınıyor. Bursa’nın kültürel mirasını gelecek kuşaklara taşımak amacıyla birçok alanda çalışma yürüten Bursa Büyükşehir Belediyesi, Karagöz Müzesi’nde düzenlenen ‘Karagöz Tasvir Yapımı’ kursuna ev sahipliği yapıyor. Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Halk Eğitim iş birliğinde, Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Bursa Şubesi koordinasyonunda gerçekleşen eğitim programında, kursiyerler geleneksel deri işleme, nevregan kullanımı ve kök boya teknikleriyle kendi tasvirlerini oluştururken aynı zamanda perde üzerinde oynatma deneyimi de kazanıyor. UNIMA Türkiye Milli Merkezi Bursa Şubesi Başkanı Seçkin Güneş, Bursa’nın dünyaya mirası olan Karagöz sanatını yaygınlaştırmak ve yeni ‘Hayali’ler yetiştirmek istediklerini söyledi. Eğitimlerin Karagöz Müzesi’nde gerçekleşmesinin kursiyerler açısından ayrıca önemli bir değer taşıdığını belirten Seçkin Güneş, "Karagöz sanatı, yalnızca geçmişten gelen bir gelenek değil, aynı zamanda geleceğe aktarılması gereken önemli bir kültür mirastır. Bu eğitimlerle hem geleneksel sanatlarımızı yaşatmayı hem de Karagöz gösterilerine ilgi duyan yeni sanatçılar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Kursiyerlerimizin tarihi atmosfer içerisinde eğitim alması da sürece ayrı bir anlam katıyor. Biz ev sahipliği yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz" dedi.

BURSA’NIN KADİM MİRASI, MESLEK LİSELERİNDE CANLANIYOR Haber

BURSA’NIN KADİM MİRASI, MESLEK LİSELERİNDE CANLANIYOR

Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğinde hayata geçirilen, geleneksel zanaatları mesleki eğitimle buluşturan "Usta Ellerden Geleceğe" projesi, Millî Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz’un katılımıyla gerçekleştirilen programda tanıtıldı. Programda konuşan MEB Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz, projenin Millî Eğitim Bakanlığı’nın güncel politika belgeleriyle uyumuna dikkat çekerek sözlerini "Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde yayınlanan Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi doğrultusunda, mesleki eğitimi sadece teknik bir beceri kazandırma alanı değil, aynı zamanda bir karakter inşası ve 'edep' yolculuğu olarak görüyoruz. Ahilik kültürüyle şekillenmiş usta-çırak ilişkisini eğitim ortamlarımıza taşıyarak, gençlerimize sadece meslek değil; ahlâk, disiplin ve toplumsal sorumluluk bilinci de aşılıyoruz. Bursa'da filizlenen bu modelin, kültürel mirasımızın sürdürülebilirliği adına tüm ülkemize örnek olacağına inanıyorum" şeklinde sürdürdü. Kültürel hafızamızı gençlere emanet ediyoruz Bursa’nın bir zanaat merkezi olduğunu vurgulayan İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer, konuşmasında iş birliğinin önemine değindi: "Bursa, yüzyıllardır emeğin ve estetiğin harmanlandığı, usta-çırak geleneğinin kalbinin attığı bir şehirdir. Ancak teknolojik dönüşüm, kültürel hafızamızın taşıyıcısı olan geleneksel mesleklerimizi tehdit etmektedir. İl Millî Eğitim Müdürlüğümüzle el ele vererek; somut olmayan kültürel miras alanlarımızı ve bu alanların yaşayan çınarları olan ustalarımızı öğrencilerimizle buluşturuyoruz. Gençlerimiz, bizzat duayen zanaatkârlarımızdan el alarak bu kadim mirası geleceğe taşıyacak olan yeni meşalelerimiz olacaktır." Geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer de, her okulun sahip olduğu atölye imkânlarına göre bir "Miras Meslek" ile eşleştirildiğini belirterek "Gençlerimizin mesleki kimlik ve aidiyet duygularını güçlendirirken, geçmişin izini kaybetmeden geleceği birlikte inşa ediyoruz. Bu projeyle Bursa’daki meslek liselerimizin her biri, şehrimizin kadim zanaatlarından en az birine hamilik edecek. Okullarımız birer eğitim yuvası olmanın yanı sıra aynı zamanda bu kültürel mirasın koruyucusu ve geleceğe aktarıcısı olacaktır" dedi. Hedef: Çok yönlü etkinliklerle "süreklilik" odaklı meslekî paylaşım Proje ile Bursa’nın somut olmayan kültürel mirası içinde yer alan ve kaybolmaya yüz tutmuş; bıçakçılıktan ipek dokumacılığına, çinicilikten ahşap oymacılığına kadar 80’den fazla meslek alanının mesleki ve teknik eğitim kurumları aracılığıyla korunması ve genç nesillere aktarılması hedefleniyor. Pilot okulların belirlenmesi ve usta eşleştirmeleriyle başlayan süreç; öğrencilere yönelik boyunca sergi, tanıtım ve eğitim faaliyetleriyle süreklilik esasına göre devam edecek.

NİLÜFER BELEDİYESİ KÜLTÜREL MİRASI ÇOCUKLARLA YAŞATIYOR Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ KÜLTÜREL MİRASI ÇOCUKLARLA YAŞATIYOR

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği "Köyünün Geleceği Misin?" adlı projeye katılan Badırgalı çocuklar, yaşadıkları yerdeki kültürel mirası resmettikleri seramik panoyu Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e takdim etti. Nilüfer Belediyesi, 9-14 yaş arası çocukların yaşadıkları bölgeyi tanıması, koruma bilinci ve farkındalık kazanması ve sürdürülebilir projeler üretmesi hedefiyle "Köyünün Geleceği Misin?" isimli proje düzenliyor. Her yıl farklı mahallede hayata geçirilen proje, 2025’te Badırga Mahallesi’nde yapıldı. Çocukların hem kişisel gelişimlerine, hem de yaşadıkları bölgeye dair derinlemesine bilgi ve aidiyet duygusu kazanmalarına katkı sağlaması hedeflenen projeye 22 çocuk katıldı. Çocuklara; sinema, kısa film, arkeoloji, sözlü tarih, kırsal turizm, oryantiring, fotoğrafçılık, seramik, proje yazma, sosyal medya ve ritim gibi çeşitli atölye ve eğitimler verildi. Nilüfer Belediyesi Kültürel Miras Bürosu uzmanları ve gönüllü akademisyenler tarafından yürütülen programda, takım çalışması ile başlayıp, sözlü tarih ve arkeolojik keşiflerle bölgenin tarihinin öğrenilmesi, sanat atölyeleri ve teknik eğitimlerle zenginleşti. Proje süresince edindikleri bilgi ve deneyimleri sanata dönüştüren Badırgalı çocuklar, köylerinin kültürel mirasını yansıtan bir seramik pano hazırladı. Ortaya koydukları bu eseri sunmak üzere Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’i makamında ziyaret eden çocuklar, projeye katılmaktan duydukları mutluluğu paylaştılar. "Çocuklarımızı ve gençlerimizi önemsiyoruz" Çalışmalarından dolayı çocukları tebrik eden Başkan Şadi Özdemir, bu tür projelerin toplumsal gelişimdeki rolüne dikkat çekti. Çocuklara kendilerini her alanda geliştirebilecekleri bu tip fırsatları sunmaya devam edeceklerini söyleyen Başkan Şadi Özdemir, "Onların hem kültürel değerlerine sahip çıkmalarını, hem de sosyal hayatta aktif rol alarak kötü alışkanlıklardan uzak durmalarını önemsiyoruz. Hepinize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Ziyaretin sonunda çocukların taleplerini de dinleyen Başkan Şadi Özdemir, günün anısına çeşitli hediyeler vererek, hatıra fotoğrafı çektirdi.

DÜĞÜNLERDE YENİ TREND: MİNİMALİSM Haber

DÜĞÜNLERDE YENİ TREND: MİNİMALİSM

Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Kültürel Miras Elçisi Ömer Ulutaş, 2025 yılındaki gözlemlerine dayanarak, çiftlerin artık daha sade, samimi ve kültürel değerlere uygun düğünleri tercih ettiğini ifade etti. Ulutaş’a göre, düğünlerde bu tercih yalnızca ekonomik kaygılarla değil, aynı zamanda kültürel bağlılıkla da ilgili. “MİNİMALİST DÜĞÜN TRENDİ ARTIYOR” Eskişehir başta olmak üzere Türkiye'nin birçok ilinde ve Avrupa'da sahne alan ses sanatçısı Ömer Ulutaş, 2025 yılı düğün sezonunu değerlendirdi. Ulutaş, gösterişli organizasyonların yerini daha sade, anlamlı ve kültürel açıdan zengin içeriklere bıraktığını belirterek, “Çiftler artık devasa salonlarda lüks harcamalar yapmak yerine, mahalle, köy, sokak veya kır düğünleri gibi daha samimi ortamlarda evliliklerini kutlamayı tercih ediyor. Bu düğünler hem maliyet açısından avantajlı hem de örf ve adetlerimize daha uygun” dedi. “SALON MASRAFLARI ARTINCA ÇİFTLER ALTERNATİF ARAYIŞINA GİRDİ” Ulutaş, düğün salonlarındaki maliyetlerin de bu dönüşümde etkili olduğuna dikkat çekti. Artan kira, organizasyon ve ikram maliyetlerinin çiftleri alternatif çözümlere yönelttiğini ifade eden sanatçı, “Düğün salonlarında hizmet kalitesi yüksek yerler elbette var ama sayıları arttıkça rekabet de büyüyor. Bu da hem fiyatları etkiliyor hem de salonlardaki yoğunluğu artırıyor. Pasta büyüdükçe paylaşılıyor” diye konuştu. “2025’TE MAGANDALAR DÜĞÜNLERİ KANA BULADI” Düğün sezonunun olumlu yönlerinin yanı sıra, 2025 yılında yaşanan acı olaylara da değinen Ulutaş, “Ne yazık ki silahla kutlama yapan magandalar yüzünden birçok can kaybı yaşandı. Düğünler neşeli birer hatıraya dönüşmesi gerekirken, bazen cenaze evine döndü. 2026 yılında bu konuda daha caydırıcı cezaların uygulanmasını ve denetimlerin artırılmasını bekliyoruz. Emniyet güçlerine de bu konuda kolaylıklar diliyoruz” dedi. “2026’DA DA KÖY VE KIR DÜĞÜNLERİNDE ARTIŞ BEKLİYORUZ” Aynı zamanda bir müzik mağazası işleten Ulutaş, enstrüman satışlarındaki tercihlere de yansıyan bu sadeleşme eğiliminin 2026 sezonunda da süreceğini öngörüyor. “Kültürümüzün bir parçası olan bu düğünler yeniden hak ettiği ilgiyi görüyor. Genç çiftlerimiz sadece ekonomik nedenlerle değil, köklerine bağlı kalmak istedikleri için de bu tarz düğünleri benimsiyor. 2026 yılında yine sokak ve kır düğünlerinde gözle görülür bir artış bekliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.