#Kültürel Miras

- Kültürel Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kültürel Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OSMANGAZİ BELEDİYESİ'NDEN BURSA'YA YAŞAR KEMAL KÜTÜPHANESİ Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ'NDEN BURSA'YA YAŞAR KEMAL KÜTÜPHANESİ

Osmangazi Belediyesi, Bursa’nın kültür yaşamına yeni ve kalıcı bir değer daha kazandırıyor. Hisar Arkeopark’ta hayata geçirilen Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi ve Konferans Salonu, 31 Temmuz Cuma günü düzenlenecek törenle hizmete açılacak. Açılışın ardından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Ortadoğu, AB ve Ortasında Kıbrıs Sorunu" başlıklı konferansıyla Bursalılarla buluşacak. Bursa’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutan Hisar Arkeopark’ta hizmete girecek Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, kültür, tarih ve edebiyatı aynı çatı altında buluşturacak özel bir merkez olarak tasarlandı. Usta yazar Yaşar Kemal’in adını yaşatacak olan kütüphane, medeniyet tarihi ekseninde oluşturulan tematik koleksiyonuyla ziyaretçilerine yalnızca kitapların yer aldığı bir okuma alanı değil, araştırma, öğrenme ve kültürel etkileşim imkanı sunan nitelikli bir yaşam alanı olacak. Medeniyet tarihine adanmış zengin koleksiyon Yaklaşık bin 500 eserin yer aldığı kütüphane koleksiyonunda; medeniyet tarihi, arkeoloji, tarih ve kültürel miras alanlarında yayımlanmış değerli kaynaklar okuyucularla buluşacak. Özellikle akademisyenler, araştırmacılar, öğrenciler ve tarih meraklıları için önemli bir başvuru merkezi olacak kütüphane, bilgiye erişimi kolaylaştırırken bilimsel çalışmalara katkı sağlayacak. Kütüphaneden öte bir yaşam alanı Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, yalnızca sessiz bir okuma mekanı olarak hizmet vermeyecek. Bünyesinde yer alan konferans salonunda, Hisar Arkeopark’ın ruhuna uygun söyleşiler, konferanslar, paneller ve kültürel etkinlikler düzenlenecek. Osmangazi Belediyesi’nin tarih ve eğitime verdiği önemin somut bir göstergesi olan bu özel proje, bilgiye erişimi destekleyen yapısıyla Bursa’ya kalıcı bir katkı sunacak. Açılışın ilk konuğu ‘Ersin Tatar’ Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi ve Konferans Salonu, açılış programının ardından ilk önemli etkinliğine ev sahipliği yapacak. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, "Ortadoğu, AB ve Ortasında Kıbrıs Sorunu" başlıklı konferansıyla Bursalılarla bir araya gelecek. Konferansta; bölgesel gelişmeler, Avrupa Birliği’nin Doğu Akdeniz politikaları ve Kıbrıs meselesinin güncel boyutları ele alınırken, Ersin Tatar da Kıbrıs Türk halkının bakış açısını ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaşacak.

ULUSLARARASI BURSA FESTİVALİ 64. KEZ KAPILARINI AÇIYOR Haber

ULUSLARARASI BURSA FESTİVALİ 64. KEZ KAPILARINI AÇIYOR

Bursa Büyükşehir Belediyesi adına Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) tarafından düzenlenen festival, 21 Temmuz-10 Ağustos tarihleri arasında birbirinden değerli sanatçı ve grupları Bursa'da ağırlayacak. Dünyaca ünlü Türk Tenör Murat Karahan’ın Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ve konuk soprano Teona Dvali ile vereceği konserle başlayacak festival, Özcan Deniz konseriyle sona erecek. Şahin Biba başkanlığındaki 64. Uluslararası Bursa Festivali’nin tanıtım toplantısı, Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Hüdavendigar Salonu’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı Başkanı Zekeriya Birkan, BKSTV Yönetim Kurulu üyeleri, festivalin ana sponsoru Uludağ İçecek’in Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, diğer sponsor firma temsilcileri ve basın mensupları katıldı. KÜLTÜR VE SANAT KENTİN HER NOKTASINA ULAŞACAK Tanıtım toplantısında konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Bursa’nın yalnızca tarihi ve doğal güzellikleriyle değil, köklü kültür ve sanat birikimiyle de Türkiye’nin öncü kentlerinden biri olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak kültür ve sanatı yılın belirli dönemlerine ya da belirli mekânlara sıkıştırmadan, kentin her noktasına ulaştırmayı hedeflediklerini belirten Başkan Vekili Biba, bu anlayış doğrultusunda yıl boyunca konserlerden tiyatroya, sergilerden söyleşilere kadar birçok etkinliği vatandaşlarla buluşturduklarını ifade etti. Geçtiğimiz hafta büyük bir katılım ve coşkuyla tamamlanan 38. Uluslararası Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması’nın Bursa’nın uluslararası kültür kimliğine önemli katkılar sunduğunu belirten Başkan Vekili Biba, dünyanın farklı ülkelerinden gelen halk dansları topluluklarının; dostluğu, kardeşliği ve kültürel paylaşımı Bursa’da buluşturduğunu söyledi. Şimdi ise aynı heyecanı 64. Uluslararası Bursa Festivali ile sürdüreceklerini dile getiren Başkan Vekili Biba, festivalin 64 yıldır kentin en önemli kültür ve sanat markalarından biri olmayı başardığını kaydetti. Festival programının her yaştan sanatsevere hitap edecek şekilde hazırlandığını ifade eden Biba, 21 gün boyunca gerçekleştirilecek 14 etkinlikle Bursa’nın yaz akşamlarının kültür ve sanatla buluşacağını söyledi. Senfonik müzikten pop müziğe, cazdan halk müziğine uzanan geniş programın, yerli ve yabancı birçok önemli sanatçıyı Bursalılarla buluşturacağını belirten Biba, festivalin yalnızca konserlerden ibaret olmadığını, kentin kültür yaşamına değer katacak önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. FESTİVAL ÜÇ FARKLI NOKTADA DÜZENLENECEK Festival etkinliklerinin Bursa Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nun yanı sıra İznik Roma Antik Tiyatrosu ve Gölyazı gibi Bursa’nın tarihi ve doğal değerlerini yansıtan özel mekânlarda gerçekleştirileceğini söyleyen Başkan Vekili Biba, kültür ve sanatın kentin farklı noktalarına taşınmasının Bursa’nın turizm ve kültür vizyonuna da önemli katkılar sağlayacağını ifade etti. ÇOCUKLAR DA FESTİVAL COŞKUSUNU YAŞAYACAK Bu yıl festival programına ilk kez çocuklara yönelik özel etkinliklerin de dahil edildiğini belirten Başkan Vekili Şahin Biba, kültür ve sanatla erken yaşta tanışan çocukların geleceğin bilinçli sanat izleyicileri ve üreticileri olacağını söyledi. Festivali yalnızca yetişkinlere hitap eden bir organizasyon olmaktan çıkararak ailelerin birlikte katılabileceği kapsayıcı bir yapıya dönüştürmek istediklerini ifade eden Başkan Vekili Biba, çocuklara yönelik hazırlanan özel sahne gösterileriyle minik sanatseverlerin de festival heyecanını yaşayacağını belirtti. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak yalnızca haziran ayında 84 kültür ve sanat etkinliği düzenlediklerini, her ay ortalama 100 bin vatandaşı kültür ve sanatla buluşturduklarını hatırlatan Başkan Vekili Biba, yaz boyunca konserler, tiyatrolar, sergiler, söyleşiler ve ilçe şenlikleriyle bu anlayışı sürdüreceklerini belirterek tüm Bursalıları 64. Uluslararası Bursa Festivali’nin coşkusunu yaşamaya davet etti. KÜLTÜREL MİRAS GELECEĞE TAŞINIYOR BKSTV Başkanı Zekeriya Birkan ise festivalin 64 yıllık kültürel mirası geleceğe taşımayı amaçladığını belirterek, Bursa’nın kültür ve sanat kimliğini güçlendirecek organizasyonlarla sanatseverleri buluşturmaya devam edeceklerini söyledi. 64. Uluslararası Bursa Festivali’nin ana sponsoru Uludağ İçecek'in Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Kızıl, “Çok gururluyuz böylesine bir birlikteliği sağladığımız için. Hepimize hayırlı olsun. Uludağ, sanat ve sporun yanında olmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı. 21 GÜN BOYUNCA DOLU DOLU FESTİVAL Festival kapsamında 21 gün boyunca toplam 14 etkinlik düzenlenecek. Festival, 21 Temmuz’da Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda Murat Karahan’ın, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası ve konuk soprano Teona Dvali ile vereceği konserle başlayacak. Festivalin en dikkat çeken etkinliklerinden biri ise 23 Temmuz’da Gölyazı’da gerçekleştirilecek. Uluabat Gölü üzerine kurulacak yüzer platformda düzenlenecek Bagjan Oktyabr’ın ‘Ruh Terapisi’ konseri, müziği doğayla buluşturan özel bir deneyim sunacak. Festival kapsamında Derya Bedavacı, Elif Sanchez ve Dilek Türkan, Poizi, Selçuk Balcı-Koliva, Emre Altuğ, Fatih Erkoç, Senfoni Orkestrası eşliğinde Fettah Can, Aslı Hünel, Mustafa Keser ve Özcan Deniz de Bursalı sanatseverlerle buluşacak. Konserlerin yanı sıra tiyatro gösterileri de festival programında yer alacak. Moliere’nin klasik eseri ‘Cimri’ tiyatroseverlerle buluşurken, çocuklara yönelik hazırlanan ‘Efsane Dinozorlar’ adlı oyun da festival kapsamında sahnelenecek. Festival, 10 Ağustos’ta Özcan Deniz konseriyle sona erecek.

KADINLAR YÖNETİMİ ELE GEÇİRDİ, ERKEKLER KÖYDEN SÜRÜLDÜ Haber

KADINLAR YÖNETİMİ ELE GEÇİRDİ, ERKEKLER KÖYDEN SÜRÜLDÜ

Bursa'nın Kestel ilçesi Kozluören Mahallesi'nde Osmanlı döneminden günümüze kadar ulaştığı belirtilen 525 yıllık gelenekte, kadınlar bir günlüğüne köyün yönetimini ele geçirdi. Erkekler mehter takımı eşliğinde köy meydanından er meydanına uğurlanırken, kadınlar ise çay servisi yaptı, okey oynadı, market ve berberde görev aldı. Kozluören Mahallesi'nde asırlardır sürdürülen gelenek kapsamında sabah saatlerinde çocuklar hariç tüm erkekler mehter takımı eşliğinde mahalleden uğurlandı. Mahalle girişinde güvenlik önlemleri alınırken, kadınlar gün boyunca mahallenin idaresini üstlendi. Gelenek doğrultusunda Kozluören Mahalle Muhtarı Mehmet Çalışkan, görevini bir günlüğüne eşi Emine Çalışkan'a devretti. Azaların eşleri de eşlerinin görevlerini üstlenirken, mahalle bakkalı kadınlar tarafından işletildi. Kadınlar gün boyunca gelen misafirleri ağırlayıp çay ikramında bulunurken, hazırlanan kazanlarda pişirilen etli bulgur pilavı vatandaşlara dağıtıldı. Şenlik kapsamında kadınlar kahvehanede okey oynayarak eğlendi, mahallede kurulan etkinlik alanlarında bir araya gelerek geleneksel günü coşkuyla kutladı. Çeşitli illerden gelen misafirler de etkinliğe yoğun ilgi gösterdi. Erkekler ise mahalle dışında düzenlenen yağlı güreş organizasyonunu takip ederken, gün boyunca mahalleye giriş yapamadı. Programa Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol da katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Belediye ekiplerinin desteğiyle gerçekleştirilen organizasyonda, asırlardır yaşatılan gelenek bir kez daha gelecek nesillere aktarıldı. Osmanlı döneminden günümüze ulaştığı belirtilen geleneğin, savaş yıllarında erkeklerin cephede olduğu dönemlerde kadınların köyün yönetimini üstlenmesine dayandığı ifade edilirken, Kozluören Mahallesi'nde bu kültürel miras 525 yıldır aynı heyecanla yaşatılmaya devam ediyor. Eli titreyerek mührü eşine devreden Çalışkan, "Sorumluluk kolay bir şey değil. Ben eşime ve diğer kadınlara güveniyorum. 3 yıldır yapıyoruz. Alınlarının akıyla bugünü geçireceklerini düşünüyorum" dedi. Erkeksiz güzel bir gün geçirmenin mutluluğunu hep birlikte yaşayacaklarını belirten Emine Çalışkan ise, "Belediye başkanımız gereken bütün isteklerimizi kabul ediyor. Ama yine de bizim bir kaç isteğimiz olacak" diye konuştu. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol ise, "Edirne'den sonraki 3'üncü en kapsamlı güreşleri burada idrak ediyoruz. 15-16 yıldır ara verilmişti. Biz 3 yıldır bu geleneği devam ettiriyoruz. Bu geleneğin en dikkat çekeni ise köydeki bütün her şey kadınlar tarafından gerçekleştirilecek. Akşama kadar köye erkek girmesi yasak. Muhtarımız mührü eli titreyerek de olsa devretti" şeklinde konuştu. Köydeki gençler ve vatandaşlar ise, "Çok güzel bir geleneği yaşatıyoruz. İnşallah gelecek nesillere kadar sürer. 1 günde olsa erkeklerin olmaması ve onların her gün olduğu yerde bizim olmamız çok güzel" diye konuştu.

BURSA'DA DOKUNAN 300 YILLIK İPEK HALIYA PAHA BİÇİLEMİYOR Haber

BURSA'DA DOKUNAN 300 YILLIK İPEK HALIYA PAHA BİÇİLEMİYOR

Osmanlı döneminde yaklaşık 300 yıl önce Bursa'da dokunan ve tamamen saf ipekten üretilen tarihi halı, Kapadokya'da sergileniyor. Saraylar için özel olarak dokunduğu belirtilen ve paha biçilemeyen eser, aradan geçen yüzyıllara rağmen orijinalliğini koruyarak ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Bursa'da 1700'lü yıllarda Osmanlı sarayları için dokunan halının, bugüne kadar hiçbir restorasyon işleminden geçirilmeden muhafaza edilmesi ise en önemli özellikleri arasında yer alıyor. İpek halılar, doğal ipek liflerinden dokunmaları sayesinde yumuşak dokuları, parlak görünümleri ve ince motifleriyle dünyanın en değerli el sanatları arasında yer alıyor. Bir santimetrekareye binlerce düğüm atılabilmesi sayesinde son derece detaylı desenlere sahip olan ipek halılar, hem sanat eseri hem de kültürel miras olarak kabul ediliyor. Yüzyıllarca dayanabilen bu özel halılar, doğru şartlarda muhafaza edildiğinde ilk günkü ihtişamını büyük ölçüde koruyabiliyor. Halı satış temsilcisi Aysel Solak, sergilenen halının Osmanlı döneminin en nadide örneklerinden biri olduğunu söyledi. Solak, "Sergilemiş olduğumuz bu ipek halımız 1700'lü yıllarda Osmanlı döneminde saraylar için dokunmuş ilk mihraplı halılardan biridir. Tamamen saf ipekten dokunmuştur. Yaklaşık 2 metreye 1 buçuk metre ölçülerinde olup Bursa bölgesinde üretilmiştir. İlk dönemlerde ipek, sağlamlığı nedeniyle gemilerde yelken olarak kullanılmış, daha sonra üretimi yaygınlaşınca halkın kullanımına da sunulmuştur. Ancak bu halımız saraylar için dokunan ilk özel eserlerden biri olduğu için çok kıymetlidir" dedi. Halıya hiçbir restorasyon yapılmadığını belirten Solak, "Bu halının değeri biçilemiyor. Biz de özellikle tamir ettirmeden, orijinalliğini bozmadan muhafaza ediyoruz. Amacımız bu tarihi mirası gelecek nesillere olduğu gibi aktarabilmek. Üzerindeki her düğüm ve her motif yaklaşık üç asırlık bir geçmişi yansıtıyor. Bu nedenle bizim için sadece bir halı değil, aynı zamanda yaşayan bir tarih eseridir" ifadelerini kullandı. Kapadokya'da sergilenen tarihi ipek halı, hem el dokuma sanatının ulaştığı yüksek seviyeyi hem de Osmanlı'nın ipek dokumacılığındaki ustalığını gözler önüne seriyor.

İZMİR'İN TARİHİ MİRASI MİNİKLERLE GELECEĞE TAŞINIYOR Haber

İZMİR'İN TARİHİ MİRASI MİNİKLERLE GELECEĞE TAŞINIYOR

İzmirli çocuklar, yaşadıkları kenti bizzat deneyimleyerek öğreniyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, çocukların kentlerini daha yakından tanımaları ve kültürel miras bilinci kazanmaları amacıyla Çocuklara Yönelik Kültürel Mirasın Korunması ve Yaşatılması Projesi’ni hayata geçirdi. Bir yılda 1250 çocuğa ulaşılması hedeflenen proje kapsamında çocuklar; atölyeler, kazı çalışmaları, müze ve ören yeri gezileri ile Kemeraltı’nın geleneksel zanaatlarını tanıyarak İzmir’in tarihini ve kültürel değerlerini yaşayarak öğreniyor. ESER ÜRETİYOR Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İzmir Kent Değerlerini Koruma ve Geliştirme Derneği arasında yapılan iş birliği protokolü kapsamında 6-14 yaş aralığındaki çocuklara tarih, kültürel miras, koruma ve kentlilik bilinci kazandırılması hedefleniyor. Proje kapsamında düzenlenen üç ayrı atölyede çocuklar kültürel mirası yaratıcı ve interaktif yöntemlerle öğrenirken, kazı etkinlikleri ile müze ve ören yeri gezilerine katılıyor, Kemeraltı’na ait zanaatları tanıyarak eser üretiyor. ÜÇ ANA BAŞLIKTA YARATICI ATÖLYELER Ücretsiz yapılan proje kapsamında üç ana atölye başlığı planlandı. Kültürel Mirasın Koruyucuları Atölyesi’nde çocuklar, kültürel mirasın ne olduğunu, neden korunması gerektiğini ve UNESCO Dünya Mirası gibi kavramları yaşlarına uygun, yaratıcı ve interaktif yöntemlerle öğreniyor. Drama, hikâye oluşturma, görsel materyaller ve uygulamalı etkinliklerle çocukların bu kavramları ezberlemesi değil, içselleştirmesi amaçlanıyor. Minik Arkeologlar Atölyesi’nde çocuklar arkeolojiyle tanışıyor; kazı etkinlikleri, müze ve ören yeri gezileri, kostümler, kutu oyunları ve deneyim odaklı çalışmalarla geçmişi keşfediyor. Geleneksel Zanaatlar ve Yaratıcılık Atölyesi’nde ise çocuklar, Kemeraltı aktarlarını, Kemeraltı zanaatlarını, kentin üretim kültürünü ve geleneksel becerileri tanıyor. Seramik, çini boyama, kolaj gibi uygulamalarla çocukların kendi eserlerini üretmeleri sağlanıyor. “ÇOCUK DOSTU KENT” Proje hakkında bilgi veren Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nda görevli Nazlıcan Yiğitoğlu, “Çocuklara İzmir’in tarihini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini, kentlilik bilincini aşılamayı amaçlıyoruz. Çocuklarımızı üç gün boyunca üç farklı atölyede bir araya getiriyoruz. Bu projeyle bir yılda 1250 çocuğa ulaşmayı hedefliyoruz. Çocuklar atölyelerde çok mutlu oluyorlar. Çocukların atölyelere katılımı, ulaşımı, bilgilendirme süreçleri ve ölçme değerlendirme çalışmalarında aktif rol üstleniyoruz. Dernek eğitim içeriklerinin hazırlanması, eğitmenler, materyaller ve uzman personel desteğiyle sürecin niteliğini güçlendiriyor. Bu projeyi yalnızca bir eğitim faaliyeti olarak görmüyoruz. Aynı zamanda çocuk dostu kent vizyonumuzun bir parçası. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’ın ortaya koyduğu kapsayıcı, eşitlikçi ve çocuk odaklı yerel yönetim anlayışı doğrultusunda çocukların kültürle, bilimle, sanatla ve kent yaşamıyla daha güçlü bağlar kurmasını önemsiyoruz” dedi.

MUĞLA BÜYÜLŞEHİR İKİ PROJESİ İLE AVRUPA’DAN TAM NOT ALDI Haber

MUĞLA BÜYÜLŞEHİR İKİ PROJESİ İLE AVRUPA’DAN TAM NOT ALDI

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen “Herkes İçin Engelsiz Plaj” ve “İyi, Temiz ve Adil Gıda Erişimi” projeleri, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2026 Akıllı Turizm Başkenti En İyi Uygulamalar Raporu’nda örnek model olarak gösterildi. ERİŞİLEBİLİR PLAJLAR AVRUPA’NIN DİKKATİNİ ÇEKTİ Avrupa Komisyonu Ulaştırma ve Hareketlilik Genel Müdürlüğü (DG MOVE) tarafından hazırlanan 2026 yılı En İyi Uygulamalar Derleme Raporu’nda Muğla, turizmde erişilebilirlik alanındaki çalışmalarıyla öne çıktı. “Erişilebilirlikte En İyi Uygulamalar” kategorisinde değerlendirilen “Erişilebilir Plajlar” projesi, Finlandiya’nın Tampere kentiyle birlikte Avrupa’daki örnek uygulamalar arasında gösterildi. Raporda, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin erişilebilir plaj projesinin özel yürüyüş yolları, denize ulaşımı sağlayan rampalar, yönlendirici tabelalar, amfibi sandalyeler ve erişilebilir tuvaletlerle herkes için eşit bir plaj deneyimi sunduğu belirtildi. Ayrıca engelli bireylerin yaz aylarında evlerinden plajlara özel araçlar ve uzman personel eşliğinde taşındığı ifade edildi. Muğla genelinde 8 ilçede hizmet veren 23 erişilebilir plaj, engelli bireylerin denize güvenli ve konforlu şekilde ulaşmasına imkan sağlıyor. SLOW FOOD MUĞLA YERYÜZÜ PAZARI DA ÖRNEK SEÇİLDİ Raporda “Kültürel Miras ve Yaratıcılıkta En İyi Uygulamalar” kategorisinde yer alan “Mutfak Mirasını Korumak” başlığında ise Muğla; Gaziantep, Polonya’nın Krakow kenti ve Almanya’nın Stuttgart şehriyle birlikte örnek şehirler arasında gösterildi. Muğla Tanıtım Platformu tarafından “iyi, temiz ve adil gıda erişimi” anlayışıyla kurulan ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin paydaşları arasında bulunduğu Slow Food Muğla Yeryüzü Pazarı, yerel üretici ile tüketici arasında kültürel aktarımı sağlayan yaratıcı bir kamusal alan olarak değerlendirildi. GELENEKSEL MUTFAK KÜLTÜRÜ YAŞATILIYOR Raporda, her yıl düzenlenen Uluslararası Geleneksel Muğla Düğün Yemekleri Festivali’ne de dikkat çekildi. Festivalin yalnızca yöresel lezzetleri değil, düğün geleneklerini, sosyal belleği ve mutfak mirasını da yaşattığı vurgulandı. Atölyeler, konserler, gastronomi etkinlikleri ve geleneksel düğün törenleriyle zenginleşen organizasyonun, kültürel miras ile yaratıcı endüstrilerin başarılı bir şekilde buluşmasına örnek olduğu belirtildi. MUĞLA SÜRDÜRÜLEBİLİR TURİZMDE ÖNE ÇIKIYOR Avrupa Komisyonu raporunda yer alan iki proje, Muğla’nın erişilebilir turizm ve kültürel mirasın korunması alanlarında uluslararası ölçekte örnek gösterilen şehirler arasında yer aldığını ortaya koydu. İnsan odaklı ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla hayata geçirilen çalışmaların Avrupa çapında önemli bir başarı elde ettiğini belirten Kıyı Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, raporda yer almanın kendileri için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti.

YEREBATAN SARNICI'NIN DEVRİNE DURDURMA KARARI Haber

YEREBATAN SARNICI'NIN DEVRİNE DURDURMA KARARI

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8'inci İdare Dava Dairesi, Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu. İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan ve Bizans döneminden günümüze ulaşan önemli kültürel miras yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı'nın mülkiyetine ilişkin hukuki süreçte yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce İstanbul 8'inci İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda, 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında tarihi yapının mülkiyetinin Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne ait olduğuna hükmedilmiş, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yapıyı işgal ettiği değerlendirilerek tahliye edilmesi ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilmesi yönünde karar verilmişti. İBB KARARA İTİRAZ ETTİ İstanbul Büyükşehir Belediyesi, söz konusu karara karşı İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 8'inci İdare Dava Dairesi nezdinde itiraz başvurusunda bulundu. Daire tarafından yapılan incelemede, devir ve tahliye işlemlerinin uygulanması halinde davacı konumundaki İBB açısından telafisi güç veya imkânsız zararların doğabileceği değerlendirmesinde bulunuldu. YÜRÜTMENİN DURDURULMASINA HÜKMEDİLDİ Mahkeme, bu gerekçeyle İBB'nin itirazını kabul ederek Yerebatan Sarnıcı'nın Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devrine ilişkin işlemin yürütmesini durdurdu. Kararla birlikte, mülkiyet ve kullanım hakkına ilişkin hukuki süreç sonuçlanıncaya kadar devir işlemi uygulanamayacak. SÜREÇ DEVAM EDECEK Yürütmeyi durdurma kararı, davanın esası hakkında verilmiş nihai bir karar niteliği taşımıyor. Taraflar arasındaki mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin yargı sürecinin ilerleyen aşamalarda devam etmesi bekleniyor. Tarihi Yarımada'nın en önemli yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, İstanbul'un kültürel mirasının simge eserleri arasında yer alıyor.

PANCAR DEPOSU’NDA LEZZET VE MÜZİK BULUŞMASI SONA ERDİ Haber

PANCAR DEPOSU’NDA LEZZET VE MÜZİK BULUŞMASI SONA ERDİ

Nilüfer Belediyesi tarafından Pancar Deposu’nda düzenlenen ve 8 ay boyunca yemek ile müziğin bağını sahneye taşıyan "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" serisi, Mayıs ayı buluşmasıyla sona erdi. Nilüfer Belediyesi, kültürel hafızayı hem damaklarda hem de kulaklarda canlandıran özel bir etkinlik serisini geride bıraktı. Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla hayata geçen "Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar", sekiz ay boyunca süren yolculuğunu Mayıs ayındaki son buluşmasıyla tamamladı. Geçtiğimiz Ekim ayında pancarın hasat öyküsüyle başlayan serüven, aylar boyunca toplumların kültür duraklarına uğradı. Etkinliklerde zeytinin tarihinden yeni yıl ritüellerine, ekmeğin sembolizminden kış eğlencelerine ve bahar bayramlarına kadar geniş bir yelpazede kültürel aktarımlar yapıldı. Sosyologlardan koku uzmanlarına kadar pek çok farklı disiplinden uzmanın ağırlandığı programda, kültürel miras tüm boyutlarıyla ele alındı. Son buluşmada geleneksel reçeteler konuşuldu Serinin buluşmasında, gastronomi yazarları Aylin Öney Tan ve Nihal Aras konuk edildi. Saha çalışmalarından yola çıkılarak gerçekleştirilen söyleşide; kaybolmaya yüz tutmuş reçeteler, bahar ritüelleri ve Hıdırellez gelenekleri masaya yatırıldı. Programı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de takip etti. Gecede madımaktan süt çöreğine, kurban bayramı lezzetlerinden mor salkım şerbetine uzanan geleneksel bir tadım menüsü sunuldu. Madımak türküsü, Ederlezi ve yol havalarının seslendirildiği gecenin final bölümünde ise konuklara keşkek ikram edildi. Gecenin sonunda çalınan davul ve zurnaya, Görükle Kadın Dayanışma Kalkındırma ve Kültür Derneği üyesi kadınlar da yöresel oyunlarıyla eşlik etti.

UNESCO MİRASI KARAGÖZ VE HACİVAT GELECEĞE TAŞINIYOR Haber

UNESCO MİRASI KARAGÖZ VE HACİVAT GELECEĞE TAŞINIYOR

UNESCO ‘Somut Olmayan Kültürel Miras’ listesinde yer alan Karagöz ve Hacivat sanatı, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen eğitimlerle geleceğe taşınıyor. Bursa’nın kültürel mirasını gelecek kuşaklara taşımak amacıyla birçok alanda çalışma yürüten Bursa Büyükşehir Belediyesi, Karagöz Müzesi’nde düzenlenen ‘Karagöz Tasvir Yapımı’ kursuna ev sahipliği yapıyor. Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Halk Eğitim iş birliğinde, Milletlerarası Kukla ve Gölge Oyunu Birliği (UNIMA) Bursa Şubesi koordinasyonunda gerçekleşen eğitim programında, kursiyerler geleneksel deri işleme, nevregan kullanımı ve kök boya teknikleriyle kendi tasvirlerini oluştururken aynı zamanda perde üzerinde oynatma deneyimi de kazanıyor. UNIMA Türkiye Milli Merkezi Bursa Şubesi Başkanı Seçkin Güneş, Bursa’nın dünyaya mirası olan Karagöz sanatını yaygınlaştırmak ve yeni ‘Hayali’ler yetiştirmek istediklerini söyledi. Eğitimlerin Karagöz Müzesi’nde gerçekleşmesinin kursiyerler açısından ayrıca önemli bir değer taşıdığını belirten Seçkin Güneş, "Karagöz sanatı, yalnızca geçmişten gelen bir gelenek değil, aynı zamanda geleceğe aktarılması gereken önemli bir kültür mirastır. Bu eğitimlerle hem geleneksel sanatlarımızı yaşatmayı hem de Karagöz gösterilerine ilgi duyan yeni sanatçılar yetiştirmeyi hedefliyoruz. Kursiyerlerimizin tarihi atmosfer içerisinde eğitim alması da sürece ayrı bir anlam katıyor. Biz ev sahipliği yapan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne desteklerinden dolayı çok teşekkür ederiz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.