#Lokum

- Lokum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lokum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'YA GELİN GELDİ: 200 METRELİK YOL 4 SAATTE BİTMEDİ Haber

BURSA'YA GELİN GELDİ: 200 METRELİK YOL 4 SAATTE BİTMEDİ

Bursa'ya gelin geldi. 4 saatlik yol bitmedi. Bursa'nın Kestel ilçesine bağlı Derekızık köyündeki düğün geleneği bir asırdır sürdürülüyor. Memleketi Zonguldak'tan Bursa'ya gelin gelen Tuğba Yılmaz'ın bulunduğu gelin arabasının önü köy girişinde bir kamyonla kesildi. Damat evine yaklaşık 200 metre kala başlayan gelenek nedeniyle gelin aracı ancak 4 saat sonra evin önüne ulaşabildi. Geçmişte gelinin bindirildiği atın önü kesilirken, günümüzde otomobillerin önü kesiliyor ve köyün gençleri otomobil önünde oynamaya başlıyor. Kadim geleneği sürdüren gençler yolun ortasına kurulan sofrada yemeklerini yedi, yaklaşık her saat başında tepsileri 10 metre ileri taşıdılar. Gelin ile damat bu sırada araçta beklemeyi sürdürdü. DAMADA YOL ORTASINDA KAHVE YAPTIRDILAR Damat evine yaklaşılırken bazı köy sakinleri bu kez köy tavuğu istedi. Bu talep karşılık bulunca tavuklara kurdele bağlandı, köy sakinleri tavukları boyunlarına asarak müzik eşliğinde oynadı. Gençler daha sonra damadın hamarat olup olmadığını görmek için yolun ortasında Türk kahvesi pişirmesini istedi. Damat Serdar Kitapçı, piknik tüpünde kahve hazırlayıp ikram etti. Kahveler beğenilince yol yeniden açıldı. DAMADIN ANNESİNDEN ÇEYİZ TABAĞI İSTEDİLER Damat evinin önünde bu kez damadın annesinden kırılmak üzere en değerli tabak takımından bir parça istendi. Kısa süren pazarlığın ardından anne, kendi çeyizinden birkaç tabağı gençlere verdi. Tabağın kırılmasının ardından Tuğba Yılmaz ile Serdar Kitapçı eve girebildi. Ancak gelenek burada da sona ermedi. Gençler damadı yeniden sokağa çağırdı ve inanışa göre "tatlı dilli" olması için ağzına lokum doldurdu. Sağdıç ile damadın kardeşi de aynı uygulamadan nasibini aldı. Görüntüleri izleyenler, bu adetin damat ile geli için eziyete dönüştüğü düşünse de yöre sakinleri için geleneklerin devamı anlamına geliyor.

ANNE VE İKİ ÇOCUĞUNUN ZEHİRLENDİĞİ SORUŞTURMADA YENİ GELİŞME Haber

ANNE VE İKİ ÇOCUĞUNUN ZEHİRLENDİĞİ SORUŞTURMADA YENİ GELİŞME

Almanya’dan tatil için Türkiye’ye gelen gurbetçi aileden üç kişi hayatını kaybetti. İstanbul Fatih’te bir otelde kalan aile, Beşiktaş’ta yemek yedikten sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Anne ve iki çocuğu yaşamını yitirirken, baba yoğun bakımda. Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmada gözaltı sayısı 11'e çıktı. Soruşturma kapsamında otelde yapılan ilaçlama çalışmaları da mercek altına alındı. ZEHİRLENME ŞÜPHESİ: ANNE SON NEFESİNDE HER ŞEYİ ANLATTI Hayatını kaybeden anne Çiğdem Böcek, hastanedeyken verdiği ifadede İstanbul’a geldikten sonra ailece neler yediklerini tek tek anlattı. Otel çevresindeki restoranlarda kebap, pide, makarna ve pizza yediklerini belirten Böcek, olay günü seyyar satıcıdan midye aldıklarını, ardından bir kokoreççide çorba, sucuk ekmek, tavuk tantuni yediklerini söyledi. Ayrıca bir dükkandan lokum aldıklarını da aktardı. Çiğdem Böcek, gece mide bulantısıyla uyandıklarını, sabah hastaneye gittiklerini ve sadece serum ve probiyotik verildiğini; çocuklarının ise yeterince muayene edilmediğini söyledi. 11 GÖZALTI, OTELDE İLAÇLAMA DETAYI ORTAYA ÇIKTI İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada gözaltına alınan kişi sayısı 11’e yükseldi. Son gözaltılar arasında otel çalışanları ve ilaçlama şirketi çalışanı da yer aldı. Olaydan kısa süre önce otelde ilaçlama yapıldığı, aynı gün iki turistin daha zehirlenme şikâyetiyle hastaneye başvurduğu belirlendi. AFAD, Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı ekipleri otelde kapsamlı inceleme yaptı. Yastıklar, çarşaflar, battaniyeler, su şişeleri ve çeşitli yüzeylerden alınan örnekler laboratuvara gönderildi. İlk ölçümlerde herhangi bir zehirli gaz tespit edilmedi. ESNAF VE ŞÜPHELİLER SUÇLAMALARI REDDETTİ Gözaltına alınan midyeci, kokoreççi ve lokum satıcılarının ifadelerinde, ürünlerinin taze olduğunu ve uzun süredir aynı bölgede esnaflık yaptıklarını söylediği öğrenildi. Otel sahibi H.O.’nun ise “kasten yaralama” ve “karşılıksız yararlanma” suçlarından sabıkası olduğu ortaya çıktı. İlaçlama şirketinin sahibi ve çalışanları hakkında da “taksirle yaralama” ve “dolandırıcılık” dahil çeşitli suç kayıtları bulunduğu tespit edildi. Otelin, adli soruşturma sonuçlanıncaya kadar geçici olarak kapatıldığı ve müşterilerin başka otellere yönlendirildiği bildirildi. ADLİ TIP RAPORUNDA “ÖLÜM NEDENİ TESPİT EDİLEMEDİ” İlk otopsi raporunda annenin ve iki çocuğun ölüm nedeni net olarak belirlenemedi. Ölüm sebeplerinin kesinleşmesi için ileri düzey toksikolojik incelemelerin devam ettiği ve sonuçların beklenildiği bildirildi. YENİ ŞÜPHE: İLAÇLAMA MI, GIDA MI? Olayın ardından ortaya çıkan ilaçlama bilgisi soruşturmanın seyrini değiştirdi. Yetkililer, ölümlerin otelde yapılan ilaçlama sonucu mu yoksa dışarıdan tüketilen yiyeceklerden mi kaynaklandığını araştırıyor. Gıda numuneleri, otel odasında kullanılan kimyasallar ve otopsi bulguları birlikte değerlendirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.