#Maden

- Maden haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maden haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ Haber

BAYRAKTAR'DAN GABAR'DA PETROL, KARADENİZDE GAZ MÜJDELERİ

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız. Türkiye olarak daha çok Gabar’a, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var" diye konuştu. Bursa’da temaslarda bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi ziyaretlerinin ardından AK Parti İl Başkanlığında basın mensuplarıyla bir araya geldi. Bakan Bayraktar, "Bursa Türkiye’nin en önemli şehirlerinden, Türkiye’nin ekonomisi için fevkalade önemli, adeta ekonomimizin can damarı diyebileceğimiz şehirlerinden bir tanesi. Özellikle son 23-24 yılda biz tabi sadece ihracat rakamlarına bakmıyoruz. Bunu destekleyici mahiyette Bursa’nın enerjideki rakamlarına bakıyoruz. Türkiye 3 kat büyürken Bursa’nın 5 kat büyüdüğünü görüyoruz. Dolayısıyla Bursa hem nüfusu artan bugün 3-3,5 milyona yaklaşan nüfusuyla çok önemli, çok önemli bir büyükşehir. Enerji talebi artan bir şehirdir. Aynı zamanda enerji üretim şehirlerimizden bir tanesi; burada birçok santralimiz var. Ve dediğim gibi Türkiye’nin ekonomisinin çok önemli merkezlerinden bir tanesidir. Yaklaşık 270 milyar doların üzerinde ihracat yapan Türkiye’de tabii Bursa’nın çok önemli, ağırlıklı bir yeri var. Dolayısıyla biz bu ihracatı, üretimi ve bir anlamda istihdamı desteklemek için enerji altyapısının da benzer şekilde çok güçlü olması gerektiğine inanıyoruz" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün Bursa’nın ihtiyaçlarını, gerek Bursa’daki vatandaşlarımızın doğalgaz, elektrik altyapı ihtiyaçlarını, gerek sanayimizin, sanayicilerimizin, ticarethanelerimizin ihtiyaç duyduğu enerji altyapısında yapılacaklarla alakalı çok detaylı; milletvekillerimizle, ilçe başkanlarımızla, belediye başkanlarımızla güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Buradaki sorunları yerinde müşahede etmek, bunlarla ilgili çözümlerimizi şu anda neler yapabiliriz onları sunmak; ama bir çalışma gerektiren konuları da notlarımıza aldık. İlgili bürokrat arkadaşlarımızla bu çalışmaları inşallah en kısa sürede tamamlayacağız." ''20 MİLYON VARİLLİK BİR PETROL ARZINDA SIKINTI VAR'' Enerji meselesinin sadece enerji olmadığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bunun çok daha ötesinde ulusal güvenliğimizi, milli güvenliğimizi ilgilendiren bir kısmı var. Özellikle bu dünyanın şu anda içinden geçmiş olduğu, bölgemizin içinden geçmiş olduğu zorlu süreçte bunun ne olduğunu daha iyi görüyoruz. Hamdolsun ülkemizde bir enerji kısıtlaması olmadan bu süreci yönetebiliyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu son 24 yılda gerçekleştirdiği projeler, politikalarla biz bugün bu çok sıkıntılı süreci atlatabiliyoruz. Hürmüz geçişinden dolayı şuan dünyada 20 milyon varillik bir petrol arzında şu anda sıkıntı var. Türkiye hamdolsun kaynaklarını çeşitlendirdiği, güzergahları, rotaları çeşitlendirdiği için bundan en az etkilenmektedir. Fiyat yönüyle etkileniyoruz çünkü bütün dünyada belirlenen fiyatlar söz konusudur. Ama en azından ülkemizde ne akaryakıtta, ne benzinde, ne dizelde, doğalgazımızda, elektriğimizde ve diğer alanlarda hiçbir sıkıntı olmadı. Dolayısıyla arz güvenliği bir ülkenin aslında en önemli unsurudur. Şu anda büyük bir enerji ve maden savaşı aslında dünyada var. Yani etrafımızda var ama dünyanın genelinde de böyle bir mücadelenin olduğunu görüyoruz. Hal böyle olunca ülkemizi bu anlamda özellikle dışa bağımlılıktan kurtarma, kendi kendine yeten bir ülke olması çok önemli" dedi. ''KARADENİZ’DE DOĞALGAZ ARIYORUZ, ÜRETİYORUZ'' Bursa’nın Türkiye’ye net katma değer getiren önemli şehirlerden bir tanesi olduğunu belirten Bakan Bayraktar, "Türkiye maalesef enerjide bu dışa bağımlılığı, yani kullandığı enerjinin neredeyse üçte ikisini dışarıdan ithal etme konusunu çözmeyle alakalı bütün politikalarımız, bütün hedefimiz. Bizim adeta Kızıl Elmamız Türkiye’yi enerjide bağımsız kılma meselesi. Çünkü bugün içinde yaşadığımız ekonomik sıkıntıların özüne baktığınızda Türkiye’nin bir cari açık meselesi var. Maalesef Türkiye 270 milyar doların üzerinde ihracat yapıyor. Ama önemli bir miktarda da ithalat yapıyor. Bu ithalat kalemlerinde iki şey öne çıkıyor. Bir tanesi işte petrol, doğalgaz, enerji ithalatı, diğeri de maden ithalatı, özellikle altın ithalatı Türkiye’de. Ama diğer madenlerde de, yani sanayimizin ihtiyaç duyduğu madenlerde ciddi bir ithalat söz konusu. Dolayısıyla bunu nasıl azaltabiliriz ve bu anlamda Türkiye’yi net ihracatçı bir ülke yapabiliriz, bütün arayışımız, bütün mesaimiz, gayretimiz budur. Bunun için çalışıyoruz. Karadeniz’de doğalgaz arıyoruz, üretiyoruz" diye konuştu. "2028’DE 17 MİLYON HANENİN GAZ İHTİYACINI İHTİYACINI KARADENİZ’DEN KARŞILAYACAĞIZ" Bu sene, 2026 çok önemli bir yıl olduğuna dikkat çeken Bakan Bayraktar, "Bugün 4 milyon hanede kendi gazımızı kullanıyoruz. Bursa’da 1,2 milyon abone var doğalgazda. Yüzde 90 nüfusun doğalgaza erişimi söz konusu. Hala kırsalda gitmeyen mahalleler var. Bugün onları detaylı olarak konuştuk toplantılarımızda. Ama bu gazı kendi gazımız olarak üretebiliyor olmak ve o gazı kullanmak çok daha önem arz ediyor. Bu 4 milyon hane 8 milyona çıkacak 2026 yılının sonunda, bu senenin sonunda. İnşallah 2028’de 17 milyon hanenin ihtiyacını kendi gazımızla, Karadeniz’de ürettiğimiz gazla karşılayacağız" dedi. GABAR'DA ÜRETİMİMİZ 83-84 BİN VARİL / GÜNLERE DOĞRU GİDİYOR'' Gabar’ın, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinin en büyük keşfi olduğunu ifade eden Bakan Bayraktar, "Gabar’da 2021 yılında bulduğumuz petrol, şu anda üretimimiz 83-84 bin varil günlere doğru gidiyor. Böyle bir dünyada, şu anda petrolün bu kadar sıkıntılı arz edildiği bir dünyada elbette ki bu üretimin anlamı çok daha büyüktür. Bu kadar az ithalat yapıyoruz demek oluyor. Bu kadar yaklaşık 2-2,5 milyar dolarlık bir kaynak kendi ülkemizde kalıyor demek. Dolayısıyla bu açıdan fevkalade önemlidir. Ama bir başka yönüyle önemlidir. Biz hep şunu söylüyoruz; Gabar’da biz terörsüz Türkiye’nin, terörsüz bölgenin ne olduğunun bir adeta küçük kesitini sunmuş olduk. Gabar demek aslında terörle, kanla, gözyaşıyla anılan bir yer. O bölge terörden temizlendiğinde neleri getirebileceğimizi, ülkeye ne gibi katkılar sunabileceğimizi hem ekonomik anlamda hem de sosyal anlamda görmüş olduk. Yani orada şimdi 3 bin 500-3 bin 600 tane genç kardeşimiz, geneli o bölgenin insanları, orada istihdam, iş imkanı buldular. Dolayısıyla oranın sosyoekonomik yapısına önemli katkısı oldu. Ülkemizin ekonomisine, makroekonomiye katkısı oldu. Dolayısıyla bu terörsüz Türkiye’nin de önemli bir örneği, güzel bir kesiti olarak Gabar’ı hep anlatıyoruz. Ama Türkiye olarak daha çok Gabar’a ihtiyacımız var. Daha çok Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’ndaki keşiflere ihtiyacımız var. Şimdi Türkiye onun için hem yurt içinde hem yurt dışında yoğun bir arama faaliyetini gerçekleştiriyor. Gemilerimizden Çağrı Bey sondaj gemimiz şu anda Somali’de görev yapıyor. Pakistan’da yakın zamanda başlayacağız. Libya’da, Irak’ta yaptığımız çalışmalar, imzaladığımız anlaşmalar. Bütün hedefimiz dediğim gibi Türkiye’nin mutlak surette bu dışa bağımlılığını bitirebilmek. 2035 bizim için çok önemli bir tarih. Burada Türkiye’nin bu dışa bağımlılıkta aşağı doğru gelmede önemli bir tarih olacak. Yakın zamanda inşallah bunu kamuoyumuzla paylaşırız" şeklinde konuştu. AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan ise, "Türkiye’nin en büyük ihracat şehirlerinden bir tanesi olan Bursa’nın 20 milyar dolardan fazla bir ihracat potansiyeli var. Hem istihdama hem cari bütçeye katkısı olan bir şehir olma özelliği var. Bakanlığımızla beraber almış olduğunuz kararları biz her halimizde, her fabrikamızda, her OSB’mizde sonuna kadar hissetmiş oluyoruz. Hakikaten son dönemde bir aynı zamanda sanayici ihracatçı olarak baktığımızda enerji maliyetlerimiz noktasında geldiğimiz desteğin, gördüğümüz destek bizim için çok önemli bir hale geldi. Biz artık özellikle ihracat kategorisinde maliyet analizine baktığımızda enerji maliyetleriyle ilgili sizin döneminizde ciddi bir teşvik almış olduk" dedi.

AKBELEN DİRENİŞÇİSİ ESRA IŞIK'IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN... Haber

AKBELEN DİRENİŞÇİSİ ESRA IŞIK'IN TUTUKLANMASININ ARDINDAN...

Muğla’nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı’nda kömür madenine karşı yürütülen çevre mücadelesinin öne çıkan isimlerinden Esra Işık, bilirkişi keşfi sırasında yaşanan olaylar gerekçesiyle tutuklandı. Karar, hukukçular ve çevre savunucuları tarafından “gözdağı” olarak değerlendirildi. BİLİRKİŞİ KEŞFİNDE GERGİNLİK YAŞANDI Akbelen Ormanı’nda maden sahasının genişletilmesine yönelik süreç kapsamında gerçekleştirilen bilirkişi keşfi sırasında İkizköy halkı ve yaşam savunucuları ile görevliler arasında tartışma yaşandı. Bölge halkı, keşif yapılan alanın “acele kamulaştırma” süreci yargıda devam eden özel mülk olduğunu belirterek alana girdi. Sivil araçlarla gelen heyetin kimliğinin sorulması üzerine yaşanan sözlü tartışmanın ardından süreç yargıya taşındı. “GÖREVİ YAPTIRMAMAK” SUÇLAMASIYLA TUTUKLANDI Gözaltına alınan Esra Işık, çıkarıldığı mahkemece Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesi kapsamında "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla tutuklandı. Milas Sulh Ceza Hâkimliği kararında, Işık’ın bölgede devam eden keşif süreçlerinde bilirkişiler üzerinde baskı oluşturabileceği ve adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı değerlendirmesine yer verdi. “ANAYASAL HAKKIMI KULLANDIM” SAVUNMASI İfadesinde suçlamaları reddeden Işık, "Anayasal hakkımı kullanmak için oradaydım. Gelenlerin mahkeme heyeti olduğunu bilmiyordum. Üzerlerinde resmi bir ibare yoktu, şirket yetkilisi olduklarını düşündüm" dedi. Işık ayrıca, kimseye fiziksel müdahalede bulunmadığını belirtti. AVUKATLAR: “TUTUKLAMA İSTİSNA OLMALIYDI” Işık’ın avukatları, müvekkillerinin suç işleme kastı bulunmadığını ve olay sırasında fiziksel müdahalenin mümkün olmadığını vurguladı. Avukat Ramazan Kaya, "Tutuklama istisnai bir tedbir olmalı. Ancak Türkiye’de artık kural haline geldiğini görüyoruz. Bu karar Akbelen direnişine yönelik bir gözdağıdır" dedi. Avukat Arif Cangı ise, Işık’ın yaşam alanını korumaya çalıştığını belirterek "Bu direnç anayasal hak kapsamındadır" değerlendirmesinde bulundu. Cangı, Işık’ın ailesine ait ev ve tarım alanlarının da kamulaştırma kapsamında olduğunu hatırlatarak, "Yaşam alanı elinden alınan bir kişinin gösterdiği tepki son derece doğaldır" ifadelerini kullandı. AKBELEN DİRENİŞİ VE SÜREÇ İkizköy halkı, 2019 yılından bu yana Akbelen Ormanı’nda kömür madeni sahasının genişletilmesine karşı mücadele yürütüyor. Süreçte: Zeytinliklerin madene açılması yönündeki düzenlemeler Acele kamulaştırma kararları Ağaç kesimleri ve kolluk müdahaleleri gibi gelişmeler yaşandı. Bölgede binlerce zeytin ağacının söküldüğü, çok sayıda parselin kamulaştırma kapsamına alındığı ve bu işlemlere karşı açılan davaların sürdüğü belirtildi. KADINLARIN ÖNCÜLÜĞÜNDE DİRENİŞ Akbelen’de yürütülen mücadelenin dikkat çeken yönlerinden biri de kadınların ön saflarda yer alması oldu. Uzmanlar ve hukukçular, bu direnişi 1990’lı yıllarda Bergama’da yürütülen çevre mücadelesine benzeterek, yaşam alanlarının korunmasına yönelik sembolik bir örnek olarak değerlendiriyor. TARTIŞMALAR SÜRÜYOR Tutuklama kararı, çevre mücadelesi, ifade özgürlüğü ve yargı süreçlerine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Işık’ın tutuklanmasına yönelik itiraz sürecinin başlatılması beklenirken, Akbelen’deki gelişmeler kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.