#Mağdur

- Mağdur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mağdur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

UYGUN FİYATLI DAİRE İLANIYLA DOLANDIRICILIK: BU SAHTECİLERE DİKKAT! Haber

UYGUN FİYATLI DAİRE İLANIYLA DOLANDIRICILIK: BU SAHTECİLERE DİKKAT!

İstanbul merkezli 3 ilde, internet sitelerine uygun fiyatlı daire ilanları vererek vatandaşlardan kapora aldıkları iddia edilen şüphelilere yönelik operasyonda 13 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin 30 farklı olayda 30 kişiyi yaklaşık 25 milyon lira dolandırdıkları belirlenirken, 23 taşınmaz, 6 araç ve banka hesaplarına tedbir konuldu. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, "nitelikli dolandırıcılık" suçuna yönelik çalışma başlattı. Çalışmalarda şüphelilerin başta Esenyurt olmak üzere internet sitelerinde piyasanın altında fiyatlarla daire ilanları yayımladıkları, bu ilanlar üzerinden ulaştıkları vatandaşlardan kapora aldıkları ve daha sonra çeşitli gerekçelerle işlemleri geciktirdikleri öne sürüldü. Şüphelilerin yakalanması amacıyla 25 Ağustos'ta İstanbul merkezli Sinop ve Giresun'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. 30 KİŞİDEN YAKLAŞIK 25 MİLYON LİRA ALDIKLARI İDDİASI Soruşturmanın ilerleyen aşamasında şüphelilerin aile şirketi şeklinde hareket ettikleri, sahte ilanlarla müşterileri ofise yönlendirdikleri ve kapora aldıktan sonra çeşitli bahanelerle oyaladıkları belirlendi. Polisin incelemesine göre şüpheliler 30 farklı eylemde 30 kişiyi mağdur ederek yaklaşık 25 milyon lira haksız kazanç elde etti. Ekiplerin çalışmalarını sürdürdüğü, yeni mağdurların tespit edilmesi halinde hem mağdur sayısının hem de toplam miktarın artabileceği değerlendiriliyor. 23 TAŞINMAZ VE 6 ARACA TEDBİR Soruşturma kapsamında şüphelilerin mal varlıkları da incelemeye alındı. İncelemelerde 13 tarla, 3 ev, 3 arsa, 1 fındık bahçesi, 1 bahçe, 1 ahşap ev ve arsa ile 1 ahşap samanlık ve bahçe olmak üzere 23 taşınmaz ile 6 araç tespit edildi. Taşınmazlar ve araçların yanı sıra şüphelilerin banka hesaplarına da tedbir konuldu. Şüphelilerden Erkan G'nin 29, Bayram G'nin 10, Mahmut G'nin 7, Erdem G'nin 5, Barış S'nin 22, Faruk P'nin ise 15 suç kaydının bulunduğu öğrenildi. "BENİM ÇARESİZLİĞİMDEN FAYDALANDILAR" Mağdurlardan 55 yaşındaki Balaban, apartman görevlisi olduklarını ve kapıcı dairesinde yaşadıkları için ev almak istediklerini anlattı. İnternette gördükleri ilan üzerine şüphelilerle iletişime geçtiklerini belirten Balaban, beğendikleri daire için önce 200 bin lira kapora verdiğini söyledi. Daha sonra ziynet eşyalarını da bozdurduğunu anlatan Balaban, toplamda milyonlarca liralık kayba uğradığını öne sürdü. Balaban, "Annem yoğun bakımdaydı. Evimi de lağım faresi basmıştı. Ben evden bir an önce kurtulmak için çare arıyordum. Benim çaresizliğimden faydalandılar" dedi. Tapunun çeşitli gerekçelerle sürekli ertelendiğini söyleyen Balaban, yaklaşık 3 ay boyunca oyalandığını ileri sürdü. "TOPLAMDA 600 BİN LİRA GÖNDERDİM" Mağdurlardan 36 yaşındaki Bakırcı da Esenyurt'ta internette gördüğü bir daire ilanı üzerine emlak ofisiyle iletişime geçtiğini söyledi. İlanda gördüğü ev yerine başka bir dairenin gösterildiğini aktaran Bakırcı, bu ev için önce 100 bin lira kapora verdiğini, daha sonra kendisinden 500 bin lira daha istendiğini belirtti. Bakırcı, "Toplamda 600 bin lira para gönderdim. Kimse inanmasın bunlara, kanmasınlar" ifadelerini kullandı. ŞİKAYETLERİNİ GERİ ÇEKMELERİ İÇİN TEHDİT İDDİASI Soruşturmada şüphelilerin mağdurlara mesaj göndererek şikayetlerinden vazgeçmeleri için baskı yaptığı da öne sürüldü. Şüphelilerin bazı mağdurlara ❝Şikayetini geri çekersen paranı öderiz❞ şeklinde mesajlar gönderdiği belirlendi. Gözaltındaki 13 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.

KÖPEKLE TEHDİT DE 'SİLAHLI TEHDİT' OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR Haber

KÖPEKLE TEHDİT DE 'SİLAHLI TEHDİT' OLARAK DEĞERLENDİRİLEBİLİR

Kayseri Barosu avukatlarından Türe, bir köpeğin kişiyi korkutmak, sindirmek veya saldırıyla tehdit etmek amacıyla kullanılmasının olayın şartlarına göre "silahlı tehdit" kapsamında değerlendirilebileceğini belirtti. Kayseri Barosu avukatlarından Türe, Türk Ceza Kanunu'ndaki "silah" kavramının yalnızca tabanca, tüfek veya bıçak gibi araçlarla sınırlı olmadığını söyledi. Türe, saldırı, savunma veya korkutma amacıyla kullanılan bir köpeğin de olayın niteliğine göre silah kapsamında değerlendirilebileceğini ifade etti. Türk Ceza Kanunu'nun 6. maddesindeki silah tanımına dikkati çeken Türe, Yargıtay kararlarında da somut olayda saldırı aracı haline getirilen unsurların bu kapsamda ele alınabildiğini kaydetti. "BIÇAK VEYA SİLAHA EŞ DEĞER TUTULABİLİR" Bir kişinin sahip olduğu köpeği başka bir kişiye karşı tehdit amacıyla kullanması durumunda değerlendirmede mağdur üzerindeki etkinin önem taşıdığını belirten Türe, "Bir kişi elindeki sahip olduğu köpeği ‘seni ısırtırım’ şeklinde fiili bir saldırı aracına dönüştürüyor ise hukukumuz artık bu durumu bir bıçak veya silaha eş değer tutarak tehdit unsuru olarak görmektedir." dedi. Köpeğin mağdur üzerinde korkutma, ürkütme veya sindirme etkisi oluşturup oluşturmadığına bakıldığını aktaran Türe, "Eğer mağdur üzerinde köpek ile bir sindirme, korkutma ve etkisiz hale getirme gibi olgu oluşturuyorsa artık Türk Ceza Kanunu'ndaki ‘silah’ kavramına eş değer kabul edilerek, tehditte nitelik olarak saymaktayız." ifadelerini kullandı. HUKUKİ NİTELENDİRME SOMUT OLAYA GÖRE YAPILIYOR Bu tür durumlarda kişilerin haklarını araması gerektiğini vurgulayan Türe, bir hayvanın tehdit veya saldırı aracı olarak yönlendirilmesinin suçun hukuki niteliğinin belirlenmesinde dikkate alınabileceğini söyledi. Türe, "Bir hayvanın kendinize karşı silah olarak yönlendirildiğini düşündüğünüzde hukukumuz bunu bir bıçak, silah ile eş değer değerlendirmekte. Bu tür durumlarda tehdidin nitelikli halinin bulunduğunu göz önünde bulundurmamız ve buna göre haklarımızı korumamız gerekmektedir." diye konuştu.

GAZETECİ MEHMET AKİF ERSOY'A 286 YIL HAPİS TALEBİ Haber

GAZETECİ MEHMET AKİF ERSOY'A 286 YIL HAPİS TALEBİ

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Mehmet Akif Suç Örgütü”ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, örgüt lideri olduğu öne sürülen Mehmet Akif Ersoy hakkında 286 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 96 sayfalık iddianamede, 11 kadın mağdur olarak yer aldı. Mehmet Akif Ersoy’un yanı sıra Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik şüpheli sıfatıyla iddianamede yer aldı. İHBAR SONRASI SORUŞTURMA BAŞLATILDI İddianamede, 2 Kasım 2025’te İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na yapılan ihbar üzerine soruşturmanın başlatıldığı belirtildi. İhbarda, Mehmet Akif Ersoy ile bazı kişilerin uyuşturucu madde kullandıkları, eğlence adı altında düzenlenen etkinliklerde kadınlara uyuşturucu madde verildiği ve mağdurların iradelerinin zayıflatılarak cinsel ilişkiye zorlandıkları öne sürüldü. “UYUŞTURUCU PARTİLERİ DÜZENLEDİLER” İDDİASI İddianamede, eylemlerin örgüt kapsamında işlendiği değerlendirilerek, Mehmet Akif Ersoy’un çevresindeki kişilerle sık sık uyuşturucu madde kullanılan partiler düzenlediği kaydedildi. Ersoy’un "cinsel duygularını tatmin etmek amacıyla örgüt üyelerini ve mağdurları kullandığı" öne sürülen iddianamede, bazı örgüt üyelerinin de kendi çevrelerindeki kadınları bu ortamlara dahil ettiği belirtildi. Şüphelilerin düzenledikleri partilerde mağdurların önce uyuşturucu madde kullanımıyla karar alma mekanizmalarının zayıflatıldığı, ardından “doğruluk mu cesaretlik mi” oyunu üzerinden cinsel içerikli yönlendirmeler yapıldığı ifade edildi. GİZLİ TANIĞIN İFADELERİ İDDİANAMEDE YER ALDI İddianamede ifadesine yer verilen gizli tanık “Atak”, Mehmet Akif Ersoy’un çeşitli adreslerde uyuşturucu kullanılan ve grup cinsel ilişki yaşanan partiler düzenlediğini iddia etti. Tanık beyanında, bazı etkinliklerin daha sonra Emirgan ve Ulus’taki evlerde devam ettiği, şüphelilerin belirli eğlence mekanlarında sık sık buluştukları öne sürüldü. MEHMET AKİF ERSOY: “ÇOK ÜZGÜNÜM” İddianamede savunmasına yer verilen Mehmet Akif Ersoy ise suçlamalara ilişkin, geçmişte ilk kez uyuşturucu maddeyi bir arkadaşının yanında gördüğünü ve kullandığını söyledi. Ersoy ifadesinde, "16 yıldır inşa etmeye çalıştığım itibarımı ve beni seven insanları böylesine çirkin bir akıbet ile karşı karşıya bıraktığım için çok üzgünüm" dedi. Yaşanan sürecin kendisi için büyük bir ders olduğunu ifade eden Ersoy, "Önce Allah’a tövbe, sonra beni seven herkese özür borcum var" ifadelerini kullandı. 286 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ Hazırlanan iddianamede Mehmet Akif Ersoy hakkında; "Suç örgütü kurma ve yönetme"11 kez "nitelikli cinsel saldırı""Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama""Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edildi.

BOLU BELEDİYESİ'NİN VAKFINDA KURBAN VURGUNU İDDİASI Haber

BOLU BELEDİYESİ'NİN VAKFINDA KURBAN VURGUNU İDDİASI

Bolu Belediye Başkanı ve BolSev Yönetim Kurulu Başkanı Tanju Özcan ile yönetim kurulu üyesi Ali Sarıyıldız'ın tutuklu bulunduğu soruşturma dosyasında yeni ayrıntılar ortaya çıktı. BolSev Vakfı üzerinden 2025 yılında 'kurban bağışı' adı altında para toplandığı ancak tek bir kurbanlık dahi alınmadığı iddia edildi. Sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonla 2 kişi gözaltına alındı. Bolu Belediyesi'ne bağlı BolSev Vakfı'na yönelik yürütülen ve Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Ali Sarıyıldız'ın tutuklandığı soruşturma derinleşiyor. 2025 yılında BolSev Vakfı tarafından vatandaşlardan kurban kesimi amacıyla bağış toplandı. Vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı ya da kesimine dair tek bir işlem dahi yapılmadığı iddia edildi. Vakfın sosyal medya hesapları üzerinden "Kurbanlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" ifadeleriyle çağrı yapıldı. Yürütülen dosya kapsamında bağışların bu amaçla kullanılmadığı ifade edildi. Tutuklu bulunan BolSev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız'ın ifadesinde, "Bağışı kurban kesmek için değil, öğrencilere burs vermek için topladık" şeklinde savunma yaptığı öğrenildi. Soruşturma dosyasında şu ana kadar 36 kişinin mağdur sıfatıyla yer aldığı öğrenildi. Bu kapsamda sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından vakıf yönetiminde yer alan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP'li Meclis Üyesi Aydan Özdemir gözaltına alındı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı'na getirilen 2 kişinin işlemleri devam ediyor.

İZMİR’DEKİ KARAKOL SALDIRISI DAVASINDA SKANDAL SAVUNMA Haber

İZMİR’DEKİ KARAKOL SALDIRISI DAVASINDA SKANDAL SAVUNMA

Olayın faili tutuklu sanık E.B. mahkemedeki savunmasında, "Terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Polislerin kafir olduğunu biliyorum; ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum." dedi. Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 sabahı şüpheli E.B. (17) pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Saldırıda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir şehit oldu. Çıkan çatışmada şüpheli bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Olayın ardından hazırlanan 58 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle sanıklar bugün hakim karşısına çıktı. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu sanık E.B. (17), tutuklu babası N.B. ve tutuksuz annesi A.B. müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı hazır bulundu. İddianamede adı geçen diğer 10 sanığın dosyası ise bu davadan ayrıldı. Sanıklar hakkında 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme' ve 'öldürmeye teşebbüs' suçlarından 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. "TALİMAT ALMADIM, DEAŞ'I SEVİYORUM" DEAŞ örgütüyle organik bir bağlantısının bulunmadığını örgütün ideolojisini benimsediğini ve eylem kararını Ebubekir el-Bağdadi'nin çağrısı üzerine aldığını belirten tutuklu sanık E.B., "Anayasa'nın kaldırılmasına teşebbüs etmedim ve terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Faaliyetlerini ve örgüt liderlerinin videolarını internetten takip ediyordum. El Bağdadi'nin 'Türkiye'ye saldırın' şeklindeki paylaşımını gördüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim. Bana doğrudan kimseden talimat gelmedi. Müslümanlara operasyon yapıldığı için devleti temsil eden en yakın karakola saldırmaya karar verdim." ifadelerini kullandı. "AİLEMİ DE KAFİR OLARAK GÖRÜYORUM" Saldırı hazırlıklarına yaz aylarından itibaren başladığını ve eylemde kullanmak amacıyla özel olarak patlayıcı yapımını öğrendiğini ifade eden E.B., "Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Tüfek fişeklerini ağustos ayında aldım ve bu olayda kullanmak için bomba yapıp hazırladım. Başlangıçta fuar veya barlara saldırmayı düşünsem de karakola saldırma kararını olay günü sabahı verdim. Sosyal medyada paylaştığım metni de ağustos ayında hazırladım. Polislerin kafir olduğunu biliyorum; ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum." şeklinde konuştu. "OĞLUM RADİKAL EĞİLİMLİYDİ" Oğlunun eylemlerinden dolayı utanç duyduğunu ve önceden bilmesi halinde kendi canı pahasına buna engel olacağını vurgulayan tutuklu sanık N.B., "Şehitlerin hepsini tanıyorum. DEAŞ en nefret ettiğim örgüttür ve anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ancak terörist düşüncelere sahip olduğunu bilmiyordum. Öğretmenleri beni okula çağırıp oğlumun radikal eğilimleri olduğunu söylediklerinde, durumun farkında olduğumu ilettim. Öğretmenlerine Atatürk'ü sevmediğimi ancak ona karşı bir kinim veya nefretim olmadığını da söyledim. Oğluma silah kullanmayı doğrudan ben öğrettim diyemem; astım hastası olduğu için onu ormanda kuş avına götürüyordum. İnternetteki oyunlarda gördüğü silahları benden istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini, ülkede her zaman darbe ihtimali olduğunu düşünerek darbe döneminde önlem amacıyla alabildiğim kadar almıştım; en son bu yaz oğlumun isteği üzerine tekrar kurşun temin ettim. Boncuk atan tabancayı ise sabahları işe giderken korkan eşime, gerçeğe benzediği için yanında bulundurması amacıyla almıştım. Aslında milliyetçi bir çocuk olan oğlum, benden sürekli savaş malzemeleri, hatta uçaksavar ve benzeri silahlar istiyordu." şeklinde konuştu. "EVDE KAR MASKESİYLE GEZİYORDU" Oğlunun işlediği suçtan dolayı büyük bir utanç ve telafisi olmayan bir pişmanlık duyduğunu belirten tutuksuz sanık A.B., "Çocuğumun can almasına inanamıyorum ve bu olaylar hakkında hiçbir ön bilgim yoktu. Onun radikalleştiğine dair hiçbir şüphem olmamasına rağmen, kendisini DEAŞ videoları izlerken gördüğümde kızarak uyarmıştım. Evde sürekli kar maskesi takıp özel harekatçılara özenen oğlum, tam bir asker edasıyla hareket ediyordu. Evime hiçbir zaman silah girmesini istememiş olsam da ona silah kullanmayı bizzat babası öğretmişti. Tüm bu tablonun içinde ondan şüpheleneceğimiz somut bir durum görmediğimiz için polise herhangi bir bildirimde bulunmadık." ifadelerini kullandı. "VURURKEN TEKBİR GETİRDİ" Ailenin mağdur edebiyatı yaptığını ve şüphelinin saldırı esnasında tekbir getirdiğini vurgulayan yaralı polis memuru Murat Dağlı, "Bu aile mağdur değil, mağdur edebiyatı yapıyor. Kesinlikle milliyetçiliğe sığınmasınlar. Öğretmenleri uyarmasına rağmen aile hiçbir önlem almamış. Şüphelide hiçbir pişmanlık belirtisi yok, onun çocuk olduğunu da düşünmüyorum. Şüphelinin telefonunda çözülememiş gizli bir mesajlaşma uygulaması olduğunu duydum. Şüpheli beni vururken tekbir getirdi, ben attığı kurşunla yaralandıktan sonra ona ateş ettim. Anne ve babasının ruh sağlığının araştırılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı. "SİLAHINI KASADA SAKLARDI" Eşinin silahını evde her zaman kasada sakladığını ve karşı tarafın çocuklarına silah eğitimi vermesinin bu trajediye zemin hazırladığını vurgulayan şehit polis Hasan Akın'ın eşi Şule Akın, "1 yaşında ve 6 yaşında iki çocuğu var. Eşim polisti ve silahını eve getirdiğinde her zaman kasada saklardı. Ancak onlar çocuklarına silah kullanmayı öğretmiş, bu yüzden olayın ilk adımı atılmıştır. Babası milliyetçi olduğunu söylüyor, neden ona karşı böyle bir nefretleri var? Kafir dediği polis, beş vakit namazını kılan birisiydi." açıklamasında bulundu.

ANNESİNE VE KARDEŞİNE TEHDİTLER SAVURAN ŞAHIS GÖZALTINDA Haber

ANNESİNE VE KARDEŞİNE TEHDİTLER SAVURAN ŞAHIS GÖZALTINDA

İzmir’in Buca ilçesinde sosyal medya üzerinden açtığı canlı yayınlarda annesine ve kız kardeşine yönelik ağır hakaretler eden, tehditler savuran ve ölümle korkutan ifadeler kullandığı öne sürülen bir şahıs polis ekiplerince gözaltına alındı. Olayın sosyal medyada kısa sürede gündem olup büyük tepki çekmesinin ardından İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri hızlı bir şekilde harekete geçti. SOSYAL MEDYADA İNFİAL YARATAN GÖRÜNTÜLERE ANINDA MÜDAHALE Olay, 17 Şubat 2026 tarihinde sosyal medya platformları X (Twitter) ve TikTok üzerinde paylaşılan görüntülerle ortaya çıktı. Canlı yayın açarak annesine ve kız kardeşine yönelik ağır hakaretlerde bulunduğu ve ölüm tehditleri savurduğu iddia edilen şahsın videosu, kısa sürede birçok kullanıcı tarafından paylaşılarak büyük infiale yol açtı. Görüntüler üzerine çok sayıda sosyal medya kullanıcısı emniyet birimlerine çağrıda bulunurken, İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri de olayla ilgili çalışma başlattı. SİBER VE ASAYİŞ EKİPLERİNDEN ORTAK OPERASYON Edinilen bilgiye göre, videoların yayılması sonrası İzmir Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri koordineli olarak çalışma yürüttü. Şüphelinin kimliğinin ve bulunduğu adresin belirlenmesi için hem teknik hem de fiziki takip yapıldığı öğrenildi. Yapılan titiz çalışma sonucunda, şüphelinin H.M.B. (39) olduğu tespit edildi. ADRESİ TESPİT EDİLDİ, KISKIVRAK YAKALANDI Ekipler tarafından adresi kısa sürede belirlenen H.M.B., düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin emniyete götürüldüğü ve işlemlerinin devam ettiği bildirildi. MAĞDUR YAKINLAR İÇİN KORUYUCU TEDBİR SÜRECİ BAŞLATILDI Öte yandan, olayda hedef alınan anne ve kız kardeşin güvenliği için de gerekli adımların atıldığı öğrenildi. Emniyet birimleri tarafından mağdur şahısların güvenliğinin sağlanması amacıyla koruyucu ve önleyici tedbir süreçlerinin başlatıldığı kaydedildi. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Şüpheli şahsın sosyal medya üzerinden yaptığı yayınların içeriği ve olayın tüm boyutlarıyla incelendiği belirtilirken, soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.