#Mağdur

- Mağdur haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mağdur haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BOLU BELEDİYESİ'NİN VAKFINDA KURBAN VURGUNU İDDİASI Haber

BOLU BELEDİYESİ'NİN VAKFINDA KURBAN VURGUNU İDDİASI

Bolu Belediye Başkanı ve BolSev Yönetim Kurulu Başkanı Tanju Özcan ile yönetim kurulu üyesi Ali Sarıyıldız'ın tutuklu bulunduğu soruşturma dosyasında yeni ayrıntılar ortaya çıktı. BolSev Vakfı üzerinden 2025 yılında 'kurban bağışı' adı altında para toplandığı ancak tek bir kurbanlık dahi alınmadığı iddia edildi. Sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından yapılan operasyonla 2 kişi gözaltına alındı. Bolu Belediyesi'ne bağlı BolSev Vakfı'na yönelik yürütülen ve Belediye Başkanı Tanju Özcan ile Ali Sarıyıldız'ın tutuklandığı soruşturma derinleşiyor. 2025 yılında BolSev Vakfı tarafından vatandaşlardan kurban kesimi amacıyla bağış toplandı. Vakıf kayıtlarında kurbanlık hayvan alımı ya da kesimine dair tek bir işlem dahi yapılmadığı iddia edildi. Vakfın sosyal medya hesapları üzerinden "Kurbanlarınız ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" ifadeleriyle çağrı yapıldı. Yürütülen dosya kapsamında bağışların bu amaçla kullanılmadığı ifade edildi. Tutuklu bulunan BolSev Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız'ın ifadesinde, "Bağışı kurban kesmek için değil, öğrencilere burs vermek için topladık" şeklinde savunma yaptığı öğrenildi. Soruşturma dosyasında şu ana kadar 36 kişinin mağdur sıfatıyla yer aldığı öğrenildi. Bu kapsamda sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından vakıf yönetiminde yer alan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ve CHP'li Meclis Üyesi Aydan Özdemir gözaltına alındı. Bolu İl Jandarma Komutanlığı'na getirilen 2 kişinin işlemleri devam ediyor.

İZMİR’DEKİ KARAKOL SALDIRISI DAVASINDA SKANDAL SAVUNMA Haber

İZMİR’DEKİ KARAKOL SALDIRISI DAVASINDA SKANDAL SAVUNMA

Olayın faili tutuklu sanık E.B. mahkemedeki savunmasında, "Terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Polislerin kafir olduğunu biliyorum; ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum." dedi. Balçova ilçesinde 8 Eylül 2025 sabahı şüpheli E.B. (17) pompalı tüfekle polis merkezine ateş açtı. Saldırıda polis memurları Hasan Akın ve Ömer Amilağ ile silah sesleri üzerine bölgeye giden 1. Sınıf Emniyet Müdürü Muhsin Aydemir şehit oldu. Çıkan çatışmada şüpheli bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi. Olayın ardından hazırlanan 58 sayfalık iddianamenin kabul edilmesiyle sanıklar bugün hakim karşısına çıktı. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu sanık E.B. (17), tutuklu babası N.B. ve tutuksuz annesi A.B. müşteki avukatları, mağdur aileler ve saldırıda yaralanan polis memuru Murat Dağlı hazır bulundu. İddianamede adı geçen diğer 10 sanığın dosyası ise bu davadan ayrıldı. Sanıklar hakkında 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürme' ve 'öldürmeye teşebbüs' suçlarından 4'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile 261'er yıla kadar hapis cezası talep edildi. "TALİMAT ALMADIM, DEAŞ'I SEVİYORUM" DEAŞ örgütüyle organik bir bağlantısının bulunmadığını örgütün ideolojisini benimsediğini ve eylem kararını Ebubekir el-Bağdadi'nin çağrısı üzerine aldığını belirten tutuklu sanık E.B., "Anayasa'nın kaldırılmasına teşebbüs etmedim ve terör örgütüne üye değilim ancak DEAŞ'ı seviyorum. Faaliyetlerini ve örgüt liderlerinin videolarını internetten takip ediyordum. El Bağdadi'nin 'Türkiye'ye saldırın' şeklindeki paylaşımını gördüğüm için bu eylemi gerçekleştirdim. Bana doğrudan kimseden talimat gelmedi. Müslümanlara operasyon yapıldığı için devleti temsil eden en yakın karakola saldırmaya karar verdim." ifadelerini kullandı. "AİLEMİ DE KAFİR OLARAK GÖRÜYORUM" Saldırı hazırlıklarına yaz aylarından itibaren başladığını ve eylemde kullanmak amacıyla özel olarak patlayıcı yapımını öğrendiğini ifade eden E.B., "Silah kullanmayı havalı tabancalarla öğrendim. Tüfek fişeklerini ağustos ayında aldım ve bu olayda kullanmak için bomba yapıp hazırladım. Başlangıçta fuar veya barlara saldırmayı düşünsem de karakola saldırma kararını olay günü sabahı verdim. Sosyal medyada paylaştığım metni de ağustos ayında hazırladım. Polislerin kafir olduğunu biliyorum; ayrıca bu eylemden hiçbir haberi ve yönlendirmesi olmayan ailemi de kafir olarak görüyorum." şeklinde konuştu. "OĞLUM RADİKAL EĞİLİMLİYDİ" Oğlunun eylemlerinden dolayı utanç duyduğunu ve önceden bilmesi halinde kendi canı pahasına buna engel olacağını vurgulayan tutuklu sanık N.B., "Şehitlerin hepsini tanıyorum. DEAŞ en nefret ettiğim örgüttür ve anayasal düzene karşı değilim. Oğlum namaz kılardı ancak terörist düşüncelere sahip olduğunu bilmiyordum. Öğretmenleri beni okula çağırıp oğlumun radikal eğilimleri olduğunu söylediklerinde, durumun farkında olduğumu ilettim. Öğretmenlerine Atatürk'ü sevmediğimi ancak ona karşı bir kinim veya nefretim olmadığını da söyledim. Oğluma silah kullanmayı doğrudan ben öğrettim diyemem; astım hastası olduğu için onu ormanda kuş avına götürüyordum. İnternetteki oyunlarda gördüğü silahları benden istiyordu, ben de alıyordum. Evdeki tüfek fişeklerini, ülkede her zaman darbe ihtimali olduğunu düşünerek darbe döneminde önlem amacıyla alabildiğim kadar almıştım; en son bu yaz oğlumun isteği üzerine tekrar kurşun temin ettim. Boncuk atan tabancayı ise sabahları işe giderken korkan eşime, gerçeğe benzediği için yanında bulundurması amacıyla almıştım. Aslında milliyetçi bir çocuk olan oğlum, benden sürekli savaş malzemeleri, hatta uçaksavar ve benzeri silahlar istiyordu." şeklinde konuştu. "EVDE KAR MASKESİYLE GEZİYORDU" Oğlunun işlediği suçtan dolayı büyük bir utanç ve telafisi olmayan bir pişmanlık duyduğunu belirten tutuksuz sanık A.B., "Çocuğumun can almasına inanamıyorum ve bu olaylar hakkında hiçbir ön bilgim yoktu. Onun radikalleştiğine dair hiçbir şüphem olmamasına rağmen, kendisini DEAŞ videoları izlerken gördüğümde kızarak uyarmıştım. Evde sürekli kar maskesi takıp özel harekatçılara özenen oğlum, tam bir asker edasıyla hareket ediyordu. Evime hiçbir zaman silah girmesini istememiş olsam da ona silah kullanmayı bizzat babası öğretmişti. Tüm bu tablonun içinde ondan şüpheleneceğimiz somut bir durum görmediğimiz için polise herhangi bir bildirimde bulunmadık." ifadelerini kullandı. "VURURKEN TEKBİR GETİRDİ" Ailenin mağdur edebiyatı yaptığını ve şüphelinin saldırı esnasında tekbir getirdiğini vurgulayan yaralı polis memuru Murat Dağlı, "Bu aile mağdur değil, mağdur edebiyatı yapıyor. Kesinlikle milliyetçiliğe sığınmasınlar. Öğretmenleri uyarmasına rağmen aile hiçbir önlem almamış. Şüphelide hiçbir pişmanlık belirtisi yok, onun çocuk olduğunu da düşünmüyorum. Şüphelinin telefonunda çözülememiş gizli bir mesajlaşma uygulaması olduğunu duydum. Şüpheli beni vururken tekbir getirdi, ben attığı kurşunla yaralandıktan sonra ona ateş ettim. Anne ve babasının ruh sağlığının araştırılmasını istiyorum." ifadelerini kullandı. "SİLAHINI KASADA SAKLARDI" Eşinin silahını evde her zaman kasada sakladığını ve karşı tarafın çocuklarına silah eğitimi vermesinin bu trajediye zemin hazırladığını vurgulayan şehit polis Hasan Akın'ın eşi Şule Akın, "1 yaşında ve 6 yaşında iki çocuğu var. Eşim polisti ve silahını eve getirdiğinde her zaman kasada saklardı. Ancak onlar çocuklarına silah kullanmayı öğretmiş, bu yüzden olayın ilk adımı atılmıştır. Babası milliyetçi olduğunu söylüyor, neden ona karşı böyle bir nefretleri var? Kafir dediği polis, beş vakit namazını kılan birisiydi." açıklamasında bulundu.

ANNESİNE VE KARDEŞİNE TEHDİTLER SAVURAN ŞAHIS GÖZALTINDA Haber

ANNESİNE VE KARDEŞİNE TEHDİTLER SAVURAN ŞAHIS GÖZALTINDA

İzmir’in Buca ilçesinde sosyal medya üzerinden açtığı canlı yayınlarda annesine ve kız kardeşine yönelik ağır hakaretler eden, tehditler savuran ve ölümle korkutan ifadeler kullandığı öne sürülen bir şahıs polis ekiplerince gözaltına alındı. Olayın sosyal medyada kısa sürede gündem olup büyük tepki çekmesinin ardından İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri hızlı bir şekilde harekete geçti. SOSYAL MEDYADA İNFİAL YARATAN GÖRÜNTÜLERE ANINDA MÜDAHALE Olay, 17 Şubat 2026 tarihinde sosyal medya platformları X (Twitter) ve TikTok üzerinde paylaşılan görüntülerle ortaya çıktı. Canlı yayın açarak annesine ve kız kardeşine yönelik ağır hakaretlerde bulunduğu ve ölüm tehditleri savurduğu iddia edilen şahsın videosu, kısa sürede birçok kullanıcı tarafından paylaşılarak büyük infiale yol açtı. Görüntüler üzerine çok sayıda sosyal medya kullanıcısı emniyet birimlerine çağrıda bulunurken, İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri de olayla ilgili çalışma başlattı. SİBER VE ASAYİŞ EKİPLERİNDEN ORTAK OPERASYON Edinilen bilgiye göre, videoların yayılması sonrası İzmir Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri koordineli olarak çalışma yürüttü. Şüphelinin kimliğinin ve bulunduğu adresin belirlenmesi için hem teknik hem de fiziki takip yapıldığı öğrenildi. Yapılan titiz çalışma sonucunda, şüphelinin H.M.B. (39) olduğu tespit edildi. ADRESİ TESPİT EDİLDİ, KISKIVRAK YAKALANDI Ekipler tarafından adresi kısa sürede belirlenen H.M.B., düzenlenen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin emniyete götürüldüğü ve işlemlerinin devam ettiği bildirildi. MAĞDUR YAKINLAR İÇİN KORUYUCU TEDBİR SÜRECİ BAŞLATILDI Öte yandan, olayda hedef alınan anne ve kız kardeşin güvenliği için de gerekli adımların atıldığı öğrenildi. Emniyet birimleri tarafından mağdur şahısların güvenliğinin sağlanması amacıyla koruyucu ve önleyici tedbir süreçlerinin başlatıldığı kaydedildi. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Şüpheli şahsın sosyal medya üzerinden yaptığı yayınların içeriği ve olayın tüm boyutlarıyla incelendiği belirtilirken, soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

ÖĞRETMENİNİ HAMİLE BIRAKAN GENÇ: BUNU BEN BAŞLATTIM Haber

ÖĞRETMENİNİ HAMİLE BIRAKAN GENÇ: BUNU BEN BAŞLATTIM

ABD’nin New Jersey eyaletinde bir öğretmenin öğrencisinden hamile kalması hakkında açılan cinsel istismar davasında, olay sırasında çocuk yaşta olduğu belirtilen mağdur, sanık hakkındaki suçlamaların düşürülmesini talep etti. Savcılık ise dosyadaki suçlamaların re’sen sürdürüldüğünü bildirdi. Eyalette görülen davada, öğretmen Laura Caron hakkında, öğrencisiyle çocuk yaşta cinsel ilişki kurduğu ve bu ilişkiden çocuk dünyaya geldiği iddiasıyla ağır suçlamalar yöneltildi. Cape May County savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık hakkında “ağırlaştırılmış cinsel saldırı”, “cinsel saldırı” ve “çocuğun refahını tehlikeye atma” suçlamaları yer aldı. MAĞDUR: "YARGILANMASINI İSTEMİYORUM" Mahkeme kayıtlarına yansıyan beyanlarda, bugün 19–20 yaşlarında olduğu belirtilen mağdur, öğretmenin cezalandırılmasını istemediğini belirterek, ilişkiyi kendisinin başlattığını öne sürdü. Mağdurun ifadesinde "Bunu ben başlattım. Benim isteğim olsa hapse girmezdi" dediği aktarıldı. Hukuk uzmanları ise ABD’de birçok eyalette olduğu gibi New Jersey’de de 16 yaşın altındaki çocuklarla yetişkinler arasında cinsel ilişkinin, rıza iddiasına bakılmaksızın suç kabul edildiğine dikkat çekiyor. SORUŞTURMA SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMIYLA BAŞLADI Soruşturmanın, mağdurun babasının sosyal medyada paylaştığı bir fotoğraf sonrası başlatıldığı belirtildi. Paylaşımda, mağdur ile öğretmenin çocuğu olduğu öne sürülen çocuk arasındaki benzerliğe dikkat çekildiği ifade edildi. Savcılık kaynakları, yürütülen soruşturma kapsamında mağdurun, söz konusu çocuğun biyolojik babası olduğunu mahkemede doğruladığını bildirdi. SAVCILIK: SÜREÇ KAMU ADINA YÜRÜTÜLÜYOR Savcılık makamı, cinsel istismar suçlarının kamu davası niteliğinde olduğunu ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesinin davayı otomatik olarak düşürmediğini vurguladı. Dosyadaki deliller ve tanık beyanları doğrultusunda yargılamanın sürdüğü kaydedildi.

AYNI SOKAKTA SERİ HIRSIZLIK: 5 ARAÇ SOYULDU Haber

AYNI SOKAKTA SERİ HIRSIZLIK: 5 ARAÇ SOYULDU

Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde aynı sokak üzerinde bir hafta içinde beş aracın camı kırılarak hırsızlık yapılması üzerine polis ekipleri faillerin yakalanması için geniş çaplı inceleme başlattı. Olay, Şirintepe Mahallesi Etik Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sokak üzerinde park halinde bulunan üç aracın camı kırıldı ve araçlarda maddi hasar oluştu. Araç sahiplerinin yaptığı kontrollerde bazı eşyaların ve bir miktar paranın çalındığı belirlendi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen polis ekipleri, şüpheli ya da şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. Yaklaşık bir hafta önce aynı sokakta iki aracın daha camının kırıldığı öğrenildi. "TOPLUCA GİRMİŞLER" Aracının camı kırılan mağdur Aşkın Köçekci, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Sabah kalktık, bir komşumuz aradı ‘arabaların camları patlamış’ diye. Bir baktık hırsızlık olayına girmişler. İçerisinden bir şeyler almışlar; paramız vardı, malzemelerimiz vardı, bunları almışlar. Bugün 2-3 aracın camının kırık olduğunu gördük." "BU SOKAKTA KAMERA YOK" Mahalle sakini ise bölgede son günlerde benzer olayların arttığına dikkat çekerek şunları söyledi: "Bir haftadır araçların lastiklerinin patlatılması, camlarının kırılması olaylarını duyuyorduk. Bu sokakta kamera yok. Olayların bundan kaynaklandığını düşünüyoruz. İnşallah bunu yapanları bulurlar." Sokakta güvenlik kamerası bulunmaması ise soruşturmayı zorlaştıran unsurlar arasında yer aldı.

ÇIPLAK GÖRÜNTÜLERİNİ ÇEKİP PARA VERMEYENİ REZİL ETTİLER Haber

ÇIPLAK GÖRÜNTÜLERİNİ ÇEKİP PARA VERMEYENİ REZİL ETTİLER

Van’dan İstanbul’a gelen 17 ve 21 yaşındaki sevgili çiftin, sosyal medya üzerinden iletişime geçtikleri kişilere ait çıplak görüntülerle şantaj yaparak yaklaşık 500 bin lira haksız kazanç sağladıkları gerekçesiyle düzenlenen operasyonla yakalandıkları bildirildi. SAHTE HESAPLARLA TUZAĞA DÜŞÜRDÜLER Edinilen bilgiye göre, İstanbul’da bir otele yerleşen şüpheliler, sosyal medya üzerinden açtıkları çok sayıda sahte hesapla mağdurlarla iletişime geçti. 17 yaşındaki kadın şüphelinin, görüntülü görüşmeler sırasında soyunarak karşısındaki kişileri de soyunmaya teşvik ettiği, bu anları kayıt altına aldığı belirlendi. Görüşmelerin ardından 21 yaşındaki erkek şüpheli, kaydedilen görüntüleri kullanarak mağdurlardan para talep etti. GÖRÜNTÜLERİ YAKINLARINA GÖNDERMEKLE TEHDİT ETTİLER Şüphelilerin, ödeme yapmayan kişileri görüntüleri ailelerine ve yakın çevrelerine göndermekle tehdit ettiği, bazı mağdurların görüntülerinin ise gerçekten yakınlarına gönderildiği tespit edildi. Bu yöntemle çok sayıda kişinin mağdur edildiği bildirildi. Bir mağdurun şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında polis ekipleri operasyon düzenledi. TELEFONLARDA ÇOK SAYIDA GÖRÜNTÜ ELE GEÇİRİLDİ Gözaltına alınan şüphelilerin cep telefonlarında yapılan incelemede, çok sayıda kişiye ait müstehcen görüntü ele geçirildi. Yapılan değerlendirmede, şüphelilerin yaklaşık bir ay içinde 500 bin lira haksız kazanç sağladıkları belirlendi. BİRİ TUTUKLANDI, DİĞERİ ADLİ KONTROLLE SERBEST Adliyeye sevk edilen 21 yaşındaki erkek şüpheli tutuklandı. 17 yaşındaki kadın şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.