#Mağduriyet

- Mağduriyet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mağduriyet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'DE 57 YILLIK TAPU DAVASI: URLA TEOS YAPI KOOPERATİFİ  Haber

İZMİR'DE 57 YILLIK TAPU DAVASI: URLA TEOS YAPI KOOPERATİFİ 

İzmir'de Urla Teos Yapı Kooperatifi'nden arsa satın alan 800 kişi, 57 yıldır devam eden davalar nedeniyle tapularına kavuşamıyor. Hayatını kaybeden üyelerin yerine davalara ikinci kuşak müdahil olurken, mahkeme heyeti son duruşmada eksiklerin giderilmesi için duruşmayı bir kez daha erteledi. 57 YILLIK DAVA: URLA TEOS YAPI KOOPERATİFİ Urla Teos Yapı Kooperatifi üyesi 800 hissedar, yıllardır süren tapu iptalleri nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Yağcılar Köyü'nden 1969 yılında arsa satın alan vatandaşlar, mülkiyet haklarını korumak için kooperatif kurdu. Geçen 57 yıllık sürede kooperatifin tapuları çeşitli idari ve hukuki gerekçelerle defalarca iptal edildi. Haklarını aramak için yargıya başvuran ve bugün çoğu 80 yaşın üzerinde olan üyeler, yakınlarıyla birlikte farklı illerden gelerek duruşmalara katılıyor. Birçok üyenin vefat etmesiyle yargı sürecini ikinci kuşak devraldı. Üyeler, sorunun kalıcı olarak çözülmesini istiyor. DURŞMA YİNE ERTELENDİ Urla 3. Asliye Mahkemesi'nde görülen son duruşmada mahkeme heyeti, Urla Tapu Müdürlüğüne yeniden müzekkere yazılmasına karar vererek dava konusu kök tapunun tüm geçmiş kayıtlarının ve güncel parsel numaralarının bildirilmesini talep etti. Ayrıca Kadastro Müdürlüğüne de yazı yazılarak, önceki bilirkişi raporunda koordinatları belirlenen alanların güncel parsel bilgileriyle çakıştırılarak mahkemeye sunulması istendi. Mahkeme heyeti, istenen bilgi ve belgelerin toplanması, kurumlar arası yazışmaların tamamlanması ve denetime elverişli detaylı bilirkişi raporunun mahkemeye sunulabilmesi amacıyla duruşmayı 20 Mayıs tarihine erteledi. Hak Sahipleri Vefat Etti Urla Teos Yapı Kooperatifi üyeleri mülkiyet hakları fiilen engellenmesi ve yıllardır bitmeyen hukuki davalar nedeniyle öfkeli. Tapu sahipleri, mağduriyetlerinin giderilmesi için yetkililere çağrıda bulunuyor. Grup adına basın açıklamasını okuyan Avukat Makbule Gülşahin Erbay, "Davayı başlatan ilk kuşak hak sahiplerinin çoğu adaletin tecelli ettiğini göremeden vefat etti. Bugün 80-90 yaşlarına ulaşan üyelerimiz, her duruşmaya tekerlekli sandalyeleriyle katılarak hak arayışlarını sürdürüyor. Üniversite raporları ve bilirkişi incelemeleri, söz konusu arazinin orman vasfı taşımadığını tescil etmiş olmasına rağmen mülkiyet hakkımız fiilen engellenmektedir" dedi. HUKUKİ MÜCADELE ÇOCUKLARA KALDI Söz konusu taşınmazı 1969 yılında asistan olarak görev yaptığı dönemde 110 Reşat altını bedeliyle satın aldığını belirten bir tapu sahibi "Elimde devlet tarafından verilmiş kırmızı tapu senedi bulunuyor. Yıllarca kendimi bu taşınmazın yasal maliki olarak kabul ettim. Bu yatırımı, gelecekte çocuklarıma bir güvence bırakmak ve emeklilik dönemimde yılın birkaç ayını geçirebileceğim bir yaşam alanı oluşturmak gayesiyle yapmıştım. Gelinen aşamada nasıl bir yol izleyeceğimizi bilemiyoruz. İlerleyen süreçte duruşmalara iştirak edip edemeyeceğim dahi belirsiz. Hukuki mücadeleyi şu an 55 ve 56 yaşlarında olan çocuklarım devralacak. Tek temennimiz, onlar da 80-90 yaşlarına gelmeden bu yargı sürecinin nihayete ermesidir" ifadelerini kullandı. 'İMARLI ARSA' YAZAN TAPULAR ELİMİZDE Tapu sahiplerinden Gürsel Hancı, mülkü oldukça genç yaşlarında büyük fedakârlıklarla elde ettikleri maddi birikimlerle satın aldıklarını belirterek, "O tarihten bugüne tasarruf haklarımızı kullanamadık. Arazimiz vasıfsız bir nitelikte değildir. Elimizde, üzerinde açıkça 'imarlı arsa' ibaresi bulunan resmi tapumuz mevcut. Tüm bu resmi belgelere rağmen mülkiyet hakkımız halen tesis edilebilmiş değildir" şeklinde konuştu. 92 YAŞINDA HAKKINI ARIYOR Kooperatife gençlik yıllarında, arkadaşlarıyla birlikte ev sahibi olma heyecanıyla dahil olduklarını anlatan 92 yaşındaki bir diğer tapu sahibi ise "Yıllardır süregelen bekleyişimiz sonucunda hiçbir mülkiyete sahip olamadık. Mağduriyetimiz sürüyor ve halen hakkımıza kavuşmayı bekliyoruz. Elimizdeki geçerli tapulara istinaden, devlet yetkililerinden hukuka ve hakkaniyete uygun olanı yerine getirmelerini talep ediyoruz" dedi.

EHLİYETSİZ YAKALANAN GURBETÇİ: BEN TÜRKİYE'YE PARA GETİRDİM! Haber

EHLİYETSİZ YAKALANAN GURBETÇİ: BEN TÜRKİYE'YE PARA GETİRDİM!

Kendini Danimarka’dan Türkiye’ye para getiren bir iş insanı olarak tanıtan ehliyetsiz sürücü, “Ben 2 milyon krom getirdim bu ülkeye” diyerek hem ilginç bir savunma yaptı hem de görevli polis memurlarına hakaret ve tehditte bulundu. RUTİN UYGULAMA, GERGİN ANLARA DÖNÜŞTÜ Olay, Isparta-Burdur Karayolu üzerindeki uygulama noktasında gece saatlerinde yaşandı. 64 AEN 398 plakalı otomobiliyle seyir halindeyken durdurulan İ.E. isimli sürücünün, yapılan sorgulamasında ehliyetinin süresinin dolduğu tespit edildi. Ehliyetinin geçersiz olduğunu öğrenen İ.E., önce ceza yememek için uzun süre ekiplerle konuşmaya çalıştı, çocuklarını Antalya Havalimanı’ndan alacağını belirterek affedilmesini talep etti. Ancak polisin görevini yapması üzerine sinirlerine hâkim olamayan sürücü, ilginç açıklamalarda bulundu. “ARABA SİZİN OLSUN, BEN TÜRKİYE’YE PARA GETİRİYORUM” Kendini Danimarka’da yaşayan bir iş insanı olarak tanıtan İ.E., uygulama sırasında polis memurlarına hitaben şu ifadeleri kullandı: “Ben Danimarka’dan 2 milyon krom getirdim. Bu ülkeye para kazandırıyorum. Araba sizin olsun. Ülkenize geliyoruz, karşılaştığımız muamele bu mu? Biz dışarıdan ülkeye para sokuyoruz, siz ceza kesiyorsunuz!” Bu sözlerle hem mağduriyet hem üstünlük algısı yaratmaya çalışan sürücü, polis ekiplerinden gelen yasal uyarılar karşısında daha da agresifleşti. CEZA TUTANAĞINI İMZALAMADI, POLİSLERE HAKARET ETTİ Ehliyetsiz olduğu için kendisine yazılan 7 bin 437 TL’lik idari para cezasını da kabul etmeyen İ.E., ceza tutanağını imzalamayı reddetti. Polis ekiplerine dönerek şu sözleri sarf etti: “Siz kendinizi efe mi sanıyorsunuz? Ancak bana gücünüz yeter. Yazın, ne yazarsanız yazın, ben Türkiye’ye yatırım yapıyorum!” Ekiplerin soğukkanlı davranışı sayesinde olay büyümeden kontrol altına alındı. Polis ekipleri, yasal prosedür gereği aracı otoparka çektirirken, sürücü hakkında yasal işlem başlatıldı. KAMUOYUNDA TEPKİ ÇEKTİ: “YASALAR HERKES İÇİN GEÇERLİ” Sosyal medyada da geniş yankı uyandıran olay sonrası, birçok kullanıcı "Yurtdışında yaşamak, kural tanımazlık hakkı vermez" yorumunda bulundu. Vatandaşlar, sürücünün hem yasalara karşı gelmesini hem de görevini yapan polis memurlarına yönelik tehditkâr ve küçümseyici tavrını kınadı. Yurtdışından Türkiye’ye gelen bazı bireylerin “para getirme” söylemiyle ayrıcalık beklemesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan hukukçular, “Hukuk devleti olmanın gereği, herkesin yasa önünde eşit olmasıdır” diyerek yaşanan olayın dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti. Olayla ilgili Burdur İl Emniyet Müdürlüğü'nün soruşturma başlatıp başlatmadığı henüz açıklanmadı. Sürücü hakkında adli bir sürecin başlatılması da kamuoyu tarafından bekleniyor.

YANLIŞLIKLA OTOBÜSÜN CAMINI KIRAN KADINA 11 AY SONRA CEZA Haber

YANLIŞLIKLA OTOBÜSÜN CAMINI KIRAN KADINA 11 AY SONRA CEZA

Yüzde 75 engelli raporu bulunan çocukları için yetkililerden destek isteyen Sarıtepe çifti, mağduriyetlerinin giderilmesini talep etti. Olay, Ocak 2025’te Mamak’a gitmek üzere EGO otobüsün'e binen Nigar Sarıtepe’nin inmek üzere kapıya yönelirken kolunun cama çarpması sonucu meydana geldi. Sarıtepe, camın paramparça olduğunu ancak herhangi bir düşme yaşamadığını ve olay yerine gelen polislerin "sizde suç yok" dediğini söyledi. "SUÇUM YOK, AMA CEZA GELDİ" Nigar Sarıtepe yaşadıklarını şöyle anlattı: “Kolum cama değdi ama düşmedim bile, cam bir anda kırıldı. Polis çağrıldı, herkes indi. Bana suç yok dediler. Ama 11 ay sonra, faizle birlikte 5 bin 229 TL’lik ceza geldi. Ödemezsek her gün faiz işleyeceğini söylediler, korkup ödedik. Biz emekliyiz, özel gereksinimli bir çocuğumuz var. Lütfen bu mağduriyet giderilsin.” "YÜZDE 75 ENGELLİ ÇOCUĞUM İŞ BULAMIYOR" Ailenin tek gelir kaynağının emeklilik maaşı olduğunu söyleyen Eyüp Sarıtepe ise şu ifadeleri kullandı: “Cam sanki pamuk ipliğine bağlı. Herkes cama yaslanıyor, bu durumda vatandaş mı suçlu? Mahkemeye çağrılmadan ceza geldi. Yüzde 75 engelli çocuğumuz iş bulamıyor, KPSS’den 72 puan aldı ama atanamadı. Devletten bir iş istiyoruz. Ayrıca yakında ameliyat olacak. Lütfen sesimizi duyun.” Sarıtepe çifti, hem ödedikleri cezanın iade edilmesini hem de oğulları için kamu kurumlarında iş talebinde bulunarak yetkililerden destek beklediklerini ifade etti.

ARKADAŞINA BANKA KARTINI VERDİ KENDİNİ AĞIR CEZA'DA BULDU Haber

ARKADAŞINA BANKA KARTINI VERDİ KENDİNİ AĞIR CEZA'DA BULDU

İzmir’de yaşayan ve moto kuryelik yapan 22 yaşındaki Anıl Yeltürk, maddi sıkıntı nedeniyle güvendiği meslektaşı E.K.'ye verdiği banka kartları sebebiyle büyük bir mağduriyet yaşadı. Hesaplarının yasa dışı işlemlerde kullanılmasıyla hakkında yaklaşık 100 ayrı dolandırıcılık davası açılan Yeltürk, şimdi ağır ceza mahkemelerinde sanık olarak yargılanıyor. BORÇ PARA İSTEDİ, HAYATI ALTÜST OLDU 2023 yılının Ocak ayında yaşanan olayda, borç isteyen Yeltürk’e olumlu yanıt veren E.K., banka hesaplarının blokeli olduğunu öne sürerek Yeltürk’ten kartını ve hesap bilgilerini istedi. Hesaplarını veren Yeltürk, kısa süre içinde para giriş çıkışlarının başladığını, ardından emniyetten çağrıldığını ve gerçeği orada öğrendiğini anlattı. Yeltürk, “İlk başta korktuğum için her şeyi açıklayamadım. Ancak sonradan elime banka ATM görüntüleri geçti ve durumu yetkililere tüm gerçekliğiyle aktardım” dedi. “ARKADAŞ KURBANIYIM, ÇOK MAĞDURUM” Hakkında 100’e yakın dava açıldığını söyleyen Yeltürk, herhangi bir menfaat elde etmediğini, sadece güven duyduğu bir arkadaşının tuzağına düştüğünü belirtti. “Beni tehdit etti. Bu yüzden başta doğruyu söyleyemedim. Ama artık her şeyi anlatıyorum. İnsanlara sesleniyorum: Kimse banka bilgilerini paylaşmasın, büyük bedeller ödüyorsunuz.” AVUKATINDAN UYARI: “BİLGİ PAYLAŞMAK MAĞDURİYETE YOL AÇAR” Anıl Yeltürk’ün avukatı Sancaktar Devlet Özkul ise olayın hukuki boyutuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Müvekkilim banka bilgilerini iradesi dışında vermiştir. Ne bir menfaat sağlamış ne de dolandırıcılık niyeti olmuştur. Ancak mağduriyetler oluştuğu için sanık olarak yargılanıyor. Her bir dava farklı illerde yürütülüyor ve bu süreç maddi-manevi yıpratıcı oluyor.” Avukat Özkul, vatandaşlara çağrıda bulunarak kişisel bilgilerin kesinlikle kimseyle, hatta yakın çevreyle dahi paylaşılmaması gerektiğini vurguladı: “Kart bilgileri, şifreler, kişisel hesaplar asla paylaşılmamalı. Bu tür hatalar geri dönüşü zor sonuçlar doğurabilir.” OLAYA İLİŞKİN SORUŞTURMALAR SÜRÜYOR Emniyet birimleri ve savcılık, E.K.’nin karıştığı diğer benzer olayları da mercek altına aldı. Olayın tüm yönleriyle araştırıldığı, diğer mağdur kişilere de ulaşılmaya çalışıldığı belirtildi.

18 MİLYONLUK PORSCHE ALEV ALDI: SÜRÜCÜ CANINI ZOR KURTARDI Haber

18 MİLYONLUK PORSCHE ALEV ALDI: SÜRÜCÜ CANINI ZOR KURTARDI

İzmir’de otomotiv ve eğlence sektöründe faaliyet gösteren iş insanı T.G., geçtiğimiz yıl satın aldığı elektrikli Porsche marka otomobilinin seyir halindeyken alev alması sonucu ölümden döndü. 18 milyon lira değerindeki araç tamamen küle dönerken, olayla ilgili hazırlanan itfaiye ve bilirkişi raporları üretim hatasına işaret etti. Ancak markanın Almanya’daki merkezinden gelen mühendisler iddiaları reddetti. T.G., yaşadığı mağduriyet sonrası konuyu yargıya taşıdı. KİLİTLENEN KAPILARDAN SON ANDA KURTULDU Olay, Haziran ayında Yeşildere Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre T.G., oğlunun doğum günü kutlamasına gitmek üzere elektrikli Porsche Taycan modeliyle yola çıktı. Araç seyir halindeyken ön kısmından dumanlar çıkmaya başladı. Aracını yol kenarına çeken T.G., bir anda kapıların kilitlendiğini fark etti ve içeride mahsur kaldı. Alevlerin hızla büyümesi üzerine panik yaşayan T.G., aracın dijital ekranında bulunan acil kilit açma tuşuna tesadüfen basarak kapıları açmayı başardı. Hafif yaralanan T.G., alevler içindeki araçtan son anda kurtuldu. NAKİT PARALAR DA KÜL OLDU T.G., yangın sırasında aracında önemli miktarda nakit para bulunduğunu belirtti. Paraların büyük bölümü yangında yandı. Olayın ardından araç, satın alındığı firma olan Vosmer’in servisine çekildi. Hazırlanan itfaiye raporu, yangının çıkış nedeninin üretim hatasından kaynaklandığını ortaya koydu. Adli bilirkişi raporunda da yangının aracın elektrik sistemindeki HVD (High Voltage Distribution) bileşeninden çıktığı belirtildi. PORSCHE MÜHENDİSLERİ ÜRETİM HATASINI REDDETTİ Olaydan üç ay sonra Almanya’dan gelen Porsche mühendisleri ise yangının üretim hatasından kaynaklanmadığını öne sürdü. Farklı bir rapor düzenleyen ekip, yangının kullanıcı hatasıyla ilgili olabileceğini savundu. Bu gelişmenin ardından T.G., avukatı aracılığıyla Porsche hakkında suç duyurusunda bulundu. "MÜVEKKİLİM ÖLÜMLE BURUN BURUNA GELDİ" İş insanının avukatı Harun Ümit Eren, olayın ardından yaptığı açıklamada müvekkilinin büyük bir travma yaşadığını belirtti. Eren, "Müvekkilim, sürücü koltuğunun sol ön tarafından çıkan alevleri fark edince aracı kenara çekiyor ama kapılar kilitleniyor. Mekanik düğmeler çalışmıyor. Sol bacağı ve yüzü yanmaya başlıyor. Dijital ekrandaki kilit açma tuşunu fark ederek çıkmayı başarıyor. Büyük bir şans eseri hayatta kaldı" dedi. "BİLİRKİŞİ VE İTFAİYE RAPORLARI ÜRETİM HATASINI GÖSTERİYOR" Avukat Eren, hazırlanan teknik raporların üretim hatasını açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. "Yangının, bataryadan invertöre geçişte kullanılan elektronik bir parçadaki deformasyon nedeniyle çıktığı adli bilirkişi tarafından tespit edildi. Aynı yönde bir itfaiye raporu da mevcut. Ancak Porsche mühendisleri buna rağmen farklı bir değerlendirme yaptı. Bu teknik olarak yetersiz bir rapordur" ifadelerini kullandı. "TÜRK YARGISINA GÜVENİYORUZ" Mağduriyetin giderilmesi için Porsche Almanya ve Türkiye’den olumlu bir geri dönüş alamadıklarını belirten Eren, "Müvekkilim dünyanın önde gelen bir markasından adil bir çözüm bekliyordu. Ancak süreç boyunca yalnız bırakıldı. Türk yargısına başvurduk ve uluslararası platformlarda da hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Türkiye’de insanların canı ucuz değil. Adaletin yerini bulacağına inanıyoruz" dedi.

İZENERJİ İŞÇİLERİ ÖDEME SIKINTISI YAŞIYOR Haber

İZENERJİ İŞÇİLERİ ÖDEME SIKINTISI YAŞIYOR

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde İZENERJİ işçileri, toplu iş sözleşmesinden (TİS) doğan alacaklarının ödenmemesi nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Genel-İş İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Ercan Gül, normalde Ağustos ayında verilmesi gereken ikramiyelerin henüz hesaplara yatırılmadığını açıkladı. Gül, belediye bürokratlarıyla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını belirterek, işçilerin sitemde bulunduğunu ve Başkan Cemil Tugay’dan randevu talep edeceklerini ifade etti. ‘EYLÜL İLE BİRLİKTE ALACAKLAR ARTACAK’ İkramiyelerin ödenmesi konusunda verilen sözlerin tutulmadığını dile getiren Gül, şunları söyledi: “Normal şartlarda Ağustos ayı içerisinde ödenmesi gereken bir ikramiyemiz vardı. Ağustosun sonunda ödeneceği sözü verildi ancak dün ödenmesi gereken ikramiyemiz ödenmedi. Ücretlerle ilgili sıkıntı yaşamaya başladık çünkü Eylül ayı itibariyle TİS’te kazanılmış olan geriye dönüklerin birinci ödemesi gerçekleşmesi gerekiyor. Ayrıca ihale kaynaklı bu ay içerisinde yatırılması gereken 3 aylık geriye dönük gıda kartımız var. Eylül ayı itibariyle alacaklarımız çoğalıyor. Bununla ilgili dün bürokratlarla yaptığımız görüşmede sıkıntı yaşadık.” ‘MAĞDURİYETLER GÜN GEÇTİKÇE ARTACAKLAR’ Gül, Başkan Tugay’dan randevu talep edeceklerini belirterek şunları kaydetti: “Bundan kaynaklı Başkan Cemil Tugay’dan bir randevu isteyeceğiz çünkü bir ödeme takvimi hazırlanması ve arkadaşlarımızın alacaklarının ödenmesi gerekiyor. Yakın zamanda okullar açılacak. İnsanlar bu ikramiyeye ve geriye dönük haklara ilişkin geçimlerini şekillendirdiler. Bu paranın zamanında gelmemesi demek bu arkadaşlarımızın yeniden sıkıntı yaşacağı anlamına gelir. Mağduriyetler gün geçtikçe artacaklar. Arkadaşlar haklı sitemlerde bulunuyorlar. Bunu defalarca belediye bürokrasisine anlattık.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.