#Mahkeme

- Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ALTAY'DA KRİTİK KARAR: YÖNETİM KAYYIMA DEVREDİLİYOR Haber

ALTAY'DA KRİTİK KARAR: YÖNETİM KAYYIMA DEVREDİLİYOR

Yatırımcı arayışlarından sonuç alamayan Altay'da Başkan Sinan Kanlı, pazartesi günü mahkemeye başvurarak yönetimi kayyıma devredeceklerini açıkladı. TFF 3. Lig 2. Grup'ta mücadele eden Altay, yaşadığı mali sıkıntılar nedeniyle kritik bir dönemece girdi. Uzun süredir kulübün geleceğini güvence altına alacak yatırımcı arayışlarını sürdüren siyah-beyazlı yönetim, beklediği desteği bulamayınca kayyım kararı aldı. Kulüp Başkanı Sinan Kanlı, yaptığı açıklamada sezonun sona ermesinden bu yana geçen yaklaşık üç buçuk aylık süreçte hem yatırımcı görüşmeleri hem de yeni yönetim oluşturulması adına yoğun mesai harcandığını ancak tüm girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını belirtti. YÖNETİM GÖREVİ BIRAKIYOR Kanlı, son olarak İstanbul merkezli bir grubun kulüp yönetimini üstlenmesi yönündeki çalışmaların da olumlu sonuç vermediğini ifade ederek, mevcut yönetimin daha fazla görevde kalmasının kulübün çıkarlarına hizmet etmeyeceğini söyledi. Bu gelişmeler üzerine pazartesi günü resmi makamlara başvuracaklarını açıklayan Kanlı, yönetimin mahkeme kararıyla kayyıma devredileceğini duyurdu. GENEL KURUL ÇAĞRISI Kayyım atanmasının ardından ilk adımın olağanüstü genel kurul sürecini başlatmak olacağını belirten Sinan Kanlı, Altay'a başkan adayı olmayı düşünen isimlerin hazırlıklarını hızlandırmaları gerektiğini vurguladı. Ligin başlamasına kısa süre kaldığını hatırlatan Kanlı, sürecin daha fazla uzatılmasının kulüp adına doğru olmayacağını ifade ederek, Altay'ın yeni bir yönetimle yoluna devam etmesi gerektiğini dile getirdi.

BURSA'DA KOCASINI 15 PARÇAYA BÖLÜP, ÇÖPE ATMIŞTI Haber

BURSA'DA KOCASINI 15 PARÇAYA BÖLÜP, ÇÖPE ATMIŞTI

Bursa’da eşi emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu’nu öldürüp cesedini 15 parçaya ayırarak farklı çöp konteynerlerine attığı iddiasıyla tutuklu yargılanan Adalet Uzunoğlu’nun ilk kez hakim karşısına çıktığı duruşmada yaptığı savunma kan dondurdu. Mahkeme başkanının, "Nasıl kestin, zorlanmadın mı?" sorusuna sanığın, "Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu" cevabını vermesi salonda buz gibi bir hava estirdi. Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Adalet Uzunoğlu ile taraf avukatları katıldı. Sanık, emekli polis memuru eşi Ali Fuat Uzunoğlu’nu öldürdüğü yönündeki suçlamaları kabul etmeyerek, eşini sabah saatlerinde evlerinin merdivenlerinde hareketsiz bulduğunu öne sürdü. Paniklediğini ve kendisinden şüphelenileceğini düşündüğü için cesedi nacak ve bıçakla parçalara ayırıp poşetlere koyarak farklı çöp konteynerlerine attığını savundu. Mahkeme başkanının, "Adam ölmüş, haber verseydin, niye parçaladın?" sorusuna sanık, "Çok korktum. Bana yıllarca zulüm etti. Benden bilirler diye haber vermedim" diye cevap verdi. Duruşmada en dikkat çeken an ise mahkeme başkanının, "Nasıl kestin, zorlanmadın mı?" sorusu üzerine yaşandı. Sanık, "Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı" ifadelerini kullandı. Mahkeme heyetinin, "Kendi kendine düştü deseydiniz" sözleri üzerine ise sanık, "İşte iblis girmiş aklıma. O şeytan var ya ben burayı görecekmişim. 40-50 sene çektim, burayı görecekmişim" diyerek savunmasını sürdürdü. Tahliyesini isteyen sanık, "Ev hapsi olursa iyi olur. Cezaevinde çok sigara içiliyor, nefes alamıyorum" dedi. Olay, 28 Ocak’ta Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi’nde meydana gelmişti. Kayıp başvurusunun ardından başlatılan soruşturmada evde kan izleri ve doku parçaları bulunmuş, kriminal incelemeler sonucu delillerin Ali Fuat Uzunoğlu’na ait olduğu belirlenmişti. Gözaltına alınan Adalet Uzunoğlu tutuklanırken, olayla ilgili gözaltına alınan 2 oğlu ile kardeşi adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

BURSA'DA 50 YILLIK SİTEDE, 20 SANTİMLİK YIKIMA TEPKİ Haber

BURSA'DA 50 YILLIK SİTEDE, 20 SANTİMLİK YIKIMA TEPKİ

İddiaya göre, site yönetiminin şikayeti üzerine harekete geçen Bursa Gemlik Belediyesi yıkım ekipleri, yalnızca 20 santimetrelik balkon çıkıntısı nedeniyle komşular arasında dava devam ederken, komşuların şikayetleri esas alınarak, yapıda kepçe ve balyozlarla yıkım gerçekleştirdi. Ev sahipleri ise mahkeme sonuçlanmadan, herhangi bir resmi bildirim yapılmadan gerçekleştirildiğini öne sürdükleri yıkımın hukuka ve vicdana aykırı olduğunu savundu. Yıkımın sabah saatlerinde aniden başladığını belirten ev sahipleri, ekiplerin kapıya gelerek "Yıkıma geldik" dediğini, avukatlarının belediye yetkilileriyle görüşerek dava devam ettiği için işlemin durdurulmasını istemesine rağmen çalışmaların sürdüğünü iddia etti. Yıkım sırasında büyük panik yaşadığını anlatan ev sahibi Zeliha Kurtul, yıllardır kullandığı balkonun kendisi tarafından büyütülmediğini belirterek, "Bu evi satın aldığımda balkon zaten bu şekildeydi. Sadece ahşap kısmı cam tuğlayla yenilenmişti. Ne kaçak kat çıktım ne de villa yaptım. Marketten döndüğümde kepçelerin balkonumu parçaladığını gördüm. Vücudumun birçok yerinde protez var. O an düşüp kalsaydım bunun hesabını kim verecekti? Mahkemem devam ederken, haber bile verilmeden yıkım yapıldı. Yaklaşık 150-200 bin lira maddi zararım oluştu ama benim asıl kaybım yaşadığım manevi travmadır" dedi. "Yerle bir edin talimatı verdiler" Aynı apartmanda oturan Nur Tuğlacılar ise balkonunu iki yıl önce site yönetiminin yönlendirmesiyle yaptırdığını öne sürerek, "Komşuyla aynı hizada olsun dediler, hatta rengini bile site yönetimi ile birlikte seçtik. Bugün ise aynı balkon kaçak denilerek kepçeyle yıkıldı. Ustalarımızı çağırıp zarar vermeden sökelim dedik ama kabul etmediler. Camlarımız balyozlarla kırıldı, balkonumuz kepçeyle parçalandı. O sırada ekiplerden bir kişinin çalışanlara 'Yerle bir edin' diye talimat verdiğini duyduk. 10-15 santimetrelik bir çıkıntı için insanlar bu muameleyi hak etmiyor" diye konuştu. Yaklaşık iki yıl önce 250 bin liraya yaptırdığı balkonun bugün yeniden yapılmasının 300 ila 350 bin liraya mal olacağını belirten Tuğlacılar, "Hiçbir ihtarname gelmedi. Yıkımdan sonra da bize herhangi bir resmi evrak imzalatılmadı. Ön cephede olduğu için yaşananları herkes gördü. Bu görüntüler Gemlik Belediyesi açısından da hoş olmadı. Biz vergisini ödeyen vatandaşlarız. Maddi kayıp bir yana, yaşadığımız psikolojik yıkımın telafisi yok" ifadelerini kullandı. Mahkeme süreci devam ederken gerçekleştirildiği iddia edilen yıkımın hukuki boyutu tartışma konusu olurken, ev sahipleri yaşananlarla ilgili sorumlular hakkında yasal haklarını sonuna kadar kullanacaklarını söyledi. Öte yandan Gemlik Belediyesi ise konuyla ilgili olarak "30 Mayıs 2024 tarihinde Kumla Mahallesi 110 ada 8 parselde bulunan Yüksel Kardeşler Sitesi'nde proje harici imalatlar yapıldığı yönünde bir vatandaş tarafından şikayette bulunuldu. 5 Temmuz 2024 tarihinde ise aynı siteyle ilgili ikinci bir şikayet dilekçesi daha verildi. 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42. maddeleri kapsamında yapılan inceleme sonucunda 12 Temmuz 2024 tarihinde yapı tespit zaptı düzenlendi. 18 Temmuz 2024 tarihli encümen kararıyla ilgililere 30 gün süre tanındı. Bu süre içerisinde yapıların eski haline getirilmemesi ve ruhsatlandırılmaması nedeniyle yıkım kararı alındı ve karar vatandaşlara tebliğ edildi" açıklaması yapıldı. Belediyenin açıklamasında ayrıca, Bursa 4. İdare Mahkemesi'nin 2025/1069 esas sayılı dosyasında açılan yürütmenin durdurulması talebinin reddedildiği, bu karar doğrultusunda yıkım işlemlerinin gerçekleştirildiği kaydedildi. Açıklamada, söz konusu sitede proje harici olduğu tespit edilen toplam 17 yapı hakkında mühürleme ve yıkım kararı bulunduğu, bunlardan 4'ünün yıkıldığı, kalan 13 yapının yıkım işlemlerinin ise devam edeceği bildirildi. Komşular arasında aynı yapıya ilişkin dava süreci devam ederken, yıkım işleminin komşu şikayetleri esas alınarak gerçekleştirilmesi, hukuki tartışmaları da beraberinde getirdi. Mahkeme süreci sonuçlanmadan yapılan uygulamanın usule uygun olup olmadığı taraflar arasında görüş ayrılığına neden olurken, olayın hukuki boyutunun netlik kazanması bekleniyor.

UMUT'U HAYATTAN KOPARAN SÜRÜCÜ TAM KUSURLU Haber

UMUT'U HAYATTAN KOPARAN SÜRÜCÜ TAM KUSURLU

İzmir'de geçen yıl Balçova Viyadüğü'nde meydana gelen ve 10 yaşındaki ilkokul öğrencisi Umut Erol Çetin'in yaşamını yitirdiği trafik kazasına ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasına girdi. Raporda, kamyonet sürücüsünün kazada "asli ve tam kusurlu" olduğu belirtilirken, otomobili kullanan anne Medine Çetin'e herhangi bir kusur yüklenmedi. Kaza, 20 Mayıs 2025'te saat 22.45 sıralarında Balçova Viyadüğü çevre yolunda meydana geldi. Piknik dönüşü Buca'daki evlerine gitmekte olan Medine Çetin'in kullandığı otomobile, aynı yönde seyreden Dursun Tekgöz yönetimindeki kamyonet arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle hurdaya dönen otomobilde anne ve baba ile dört çocuk yaralandı. Yaralılardan Buca Hüseyin Avni Ateşoğlu İlkokulu 4. sınıf öğrencisi 10 yaşındaki Umut Erol Çetin, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Mezuniyetine günler kala yaşamını yitiren Umut'un ölümü büyük üzüntüye neden oldu. Kazanın ardından tutuklanan kamyonet sürücüsü Dursun Tekgöz hakkında, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Sanık, davanın ikinci duruşmasında adli kontrol şartıyla tahliye edildi. BİLİRKİŞİ: HIZINI YOL ŞARTLARINA UYDURMADI Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda, kamyonet sürücüsü Dursun Tekgöz'ün gece saatlerinde seyir halindeyken dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği belirtildi. Raporda, sürücünün hızını yol ve hava şartlarına göre ayarlamadığı, viraj ve viyadük geçişlerinde gerekli yavaşlamayı yapmadığı, önündeki aracı güvenli takip mesafesiyle izlemediği ve dikkatini yeterince yola vermediği ifade edildi. Kamyonetin sağ ön kısmıyla, aynı şeritte ilerleyen Çetin ailesinin otomobiline sol arka bölümünden çarpması sonucu kazanın meydana geldiği belirtilen raporda, Dursun Tekgöz'ün asli ve tam kusurlu, anne Medine Çetin'in ise kusursuz olduğu tespit edildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 17 Eylül tarihine erteledi. ANNE: "BU BİR TRAFİK KAZASI DEĞİL, KATLİAM" Oğlunu kaybeden anne Medine Çetin, sanığın yalnızca 8 ay tutuklu kaldığını belirterek karara tepki gösterdi. Çetin, "Bilirkişi raporunda suçlu olduğu açıkça belirtilmesine rağmen sadece 8 ay tutuklu kaldı. Bu bence bir trafik kazası değil, bir katliam. Bunun kaza olarak değerlendirilmesini istemiyorum. Adaletin yerini bulmasını istiyorum. Benim oğlum geri gelmeyecek ama en azından içimiz bir nebze olsun rahatlasın" dedi. Kaza anını gözyaşları içinde anlatan anne Çetin, "Aracın kapısını kırıp diğer çocuklarımı çıkardım ama Umut'u çıkaramadım. İki koltuk arasına sıkışmıştı. Nefes alıyordu ama gözleri kapalıydı. Doktor 'Her şeyi yaptık ama kurtaramadık' dediğinde benim dünyam yıkıldı. O gün benim için kıyametin koptuğu gündü" ifadelerini kullandı. Baba Eren Çetin de sanığın hak ettiği cezayı almasını ve adaletin sağlanmasını beklediklerini söyledi. "SANIĞIN YENİDEN TUTUKLANMASINI TALEP ETTİK" Ailenin avukatı Merve Korçak ise bilirkişi raporunun müvekkillerinin kusursuz olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, tüm delillerin mahkeme tarafından titizlikle değerlendirilmesini istediklerini söyledi. Korçak, "Bu dosya yalnızca bir trafik kazası dosyası değil, dikkatsizliğin yol açtığı büyük bir acının göstergesidir. Sanığın tahliyesini kabul etmiyoruz. Mahkemeye yeniden tutuklanması yönünde talepte bulunduk. Temennimiz, adaletin herkesin vicdanını rahatlatacak şekilde tecelli etmesidir" dedi.

ANTALYA'DA 20 BİN LİRALIK AİDAT DAVASINDA 16 MİLYONLUK BORÇ SAVUNMASI Haber

ANTALYA'DA 20 BİN LİRALIK AİDAT DAVASINDA 16 MİLYONLUK BORÇ SAVUNMASI

Antalya'nın Konyaaltı ilçesindeki lüks bir rezidansta aidatların 13 bin TL'den 20 bin TL'ye çıkarılması ve kat maliklerinden 100 bin TL ek ödeme talep edilmesiyle başlayan tartışmada site yönetimi sessizliğini bozdu. Mahkemeye taşınan süreçte yönetim, kararların geçmiş dönemden kalan yüksek borç yükü nedeniyle alındığını savunurken, eski yönetimin siteyi en az 16 milyon lira borçlandırdığını öne sürdü. Konyaaltı'nda bulunan lüks bir rezidansta yaşayan Hediye Hin'in, aidat artışı ve ek ödeme kararının iptali istemiyle açtığı dava Antalya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme, siteye ait karar defteri, toplantı çağrı belgeleri ve hazirun cetvelinin dosyaya sunulması için davalı tarafa iki haftalık kesin süre verdi. "ESKİ YÖNETİM SİTEYİ EN AZ 16 MİLYON LİRA BORÇLANDIRDI" Duruşmanın ardından açıklama yapan site yönetiminin avukatı Burak Yurtseven, yaşanan mali sıkıntıların önceki yönetim döneminden kaynaklandığını ileri sürdü. Yurtseven, eski yönetimin kat maliklerine yeterli bilgi vermediğini savunarak, "Eski yönetim site kat maliklerine hiçbir konuda bilgi paylaşımı yapmamış, her seferinde öteleyerek gerçekleri gizlemiştir. Eski yönetim zamanında site en az 16 milyon lira borçlandırılmıştır. Site kat maliklerinin can ve mal güvenliğini hiçe sayar şekilde gerekli temel bakımlar dahi yaptırılmamıştır." dedi. Elektrik ve su borçlarının dahi ödenmediğini iddia eden Yurtseven, bu nedenle sitede zaman zaman kesintiler yaşandığını belirtti. "ESKİ YÖNETİM HAKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU" Ocak 2026'da yapılan genel kurulda mali tablonun ortaya çıktığını ifade eden Yurtseven, kat maliklerinin yeni bir yönetim oluşturduğunu ve eski yönetim hakkında suç duyurusunda bulunularak hukuki süreç başlatıldığını söyledi. Mevcut yönetime yönelik eleştirilerin gerçeği yansıtmadığını öne süren Yurtseven, "Yavuz hırsızın ev sahibini bastırmasına izin vermeyeceğiz." ifadelerini kullandı. "AİDATLAR ORTAK KARARLA BELİRLENDİ" Yeni yönetimin herhangi bir huzur hakkı veya ek ücret almadığını dile getiren Yurtseven, aidatların ilk kez kat maliklerinin ortak kararıyla belirlendiğini belirterek, site hesaplarının ve yönetim faaliyetlerinin şeffaf şekilde paylaşıldığını söyledi. Yurtseven, geçmiş dönemden kalan borçların kapatılması amacıyla kat maliklerinin ortak kararla ek ödeme yapılmasına onay verdiğini ifade etti. "18-20 MİLYON LİRA BORÇLA KARŞILAŞTIK" Site yöneticisi de görevi devraldıklarında yaklaşık 18 ila 20 milyon lira arasında borç bulunduğunu belirterek, elektrik, aidat ve diğer borçların ödenebilmesi için genel kurul kararı doğrultusunda kat maliklerinden ek ödeme alındığını söyledi. Yönetici, "Denetim raporlarında da görüleceği üzere en az 16 milyon lira borç ödedik. Sitede 149 daire bulunuyor." dedi. SİTE SAKİNLERİ: "100 BİN TL BÜYÜK PARAYDI AMA MECBUR KALDIK" Site sakinlerinden Andrei Gnezdilov ise son iki yılda yönetim kaynaklı ciddi sorunlar yaşandığını belirterek, elektrik kesintileri, çalışmayan asansörler ve bakımsız ortak alanlar nedeniyle mağdur olduklarını söyledi. Geçmişten kalan borçların kapatılması için yaklaşık 100 bin TL ek ödeme yaptıklarını belirten Gnezdilov, "Bu bizim için büyük bir paraydı ancak sitenin yeniden sağlıklı şekilde yönetilebilmesi için bu kararı almak zorunda kaldık. Şu anda her şey daha düzenli ilerliyor." diye konuştu.

SEFERİHİSAR BELEDİYE BAŞKANI İSMAİL YETİŞKİN TUTUKLANDI Haber

SEFERİHİSAR BELEDİYE BAŞKANI İSMAİL YETİŞKİN TUTUKLANDI

İzmir'de Seferihisar Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasında gözaltına alınan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Operasyon kapsamında 12 şüpheli tutuklanırken, 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonun üçüncü dalgasında toplam 25 şüpheli gözaltına alınmıştı. Soruşturma kapsamında daha önce adliyeye sevk edilen Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile yerel seçimler öncesinde CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'ya para transferi gerçekleştirdiği iddia edilen eski CHP İzmir Milletvekili Tacettin Bayır'ın oğlu, Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi Doğuş Bayır adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Seferihisar Taşdibi mevkisinde kaçak yapı sahibi olduğu öne sürülen E.K. ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. BAŞKAN DAHİL 12 KİŞİ TUTUKLANDI Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen 19 şüphelinin savcılık ve mahkeme süreçleri sabah saatlerine kadar sürdü. Savcılık, ifadelerinin ardından 2 şüpheliyi serbest bırakırken, 1 şüpheliyi adli kontrol şartıyla salıverdi. Aralarında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de bulunduğu 16 kişi ise tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Mahkeme heyeti, Başkan İsmail Yetişkin'in de aralarında bulunduğu 12 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, 4 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. BELEDİYENİN ÜST DÜZEY YÖNETİCİLERİ DE TUTUKLANANLAR ARASINDA Tutuklanan isimler arasında belediyenin üst düzey yöneticileri ile kamu görevlileri ve inşaat firması temsilcileri de yer aldı. Tutuklanan isimler şöyle: İsmail Yetişkin (Seferihisar Belediye Başkanı)İ.K. (Belediye Başkan Yardımcısı)İ.Ç. (Özel Kalem Müdürü)M.U. (Yapı Kontrol Müdür Vekili)İ.F.K. (Elektrik Mühendisi / Yapı Kontrol Müdürü)N.Ö.E. (Şehir Plancısı)B.Y. (Yapı Kontrol Görevlisi)C.O. (Emekli belediye personeli)S.T. (Seferihisar Jeotermal Harita Teknikeri)B.A. (Seferihisar Jeotermal Büro Memuru)M.E. (İnşaat firması sahibi)M.Ç. (İnşaat firması sahibi) İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.

40 YILDIR MEKKE'DE MAHSUR KALAN YAŞLI ADAMIN YARDIM ÇAĞRISI Haber

40 YILDIR MEKKE'DE MAHSUR KALAN YAŞLI ADAMIN YARDIM ÇAĞRISI

Yaklaşık 40 yıl önce gittiği Suudi Arabistan'da çeşitli hukuki nedenlerle ülkesine dönemediğini ve mahsur kaldığını öne süren 77 yaşındaki Ali Baybaş, sağlık sorunlarıyla mücadele ederken Türkiye'ye dönebilmek için yetkililerden yardım bekliyor. Aslen Sivas'ın Gürün ilçesine bağlı Kavak köyünden olan Ali Baybaş'ın, yaklaşık 40 yıl önce gittiği Suudi Arabistan'ın Mekke kentinde kaldığı belirtildi. İddiaya göre, hakkında açılan bir davaya katılamadığı gerekçesiyle ülkeden çıkışına izin verilmeyen Baybaş, yıllardır Türkiye'ye dönemiyor. İleri yaşının yanı sıra ciddi sağlık sorunları da yaşayan Baybaş'ın kolunda, bacağında ve belinde felç bulunduğu, geçirdiği düşme sonucu başından da yaralandığı öğrenildi. "TEK İSTEĞİM TÜRKİYE BENİ ALSIN" Mekke'de bir Türk vatandaşının desteğiyle yaşamını sürdürmeye çalışan Ali Baybaş, Türkiye'ye dönmek istediğini belirterek yardım çağrısında bulundu. Baybaş, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "1949 doğumluyum. Sivas'ın Gürün ilçesine bağlı Kavak köylüyüm. Ben 40 yıldır buradayım. Burada mahkeme vardı, gitmedim. Konsolosluk bana mahkeme gününü vermedi. Başımdaki yaralar düştüğüm için oldu. Dengemi sağlayamadım. Kolum, ayağım ve belim felçli. Tek isteğim Türkiye beni alsın." YETKİLİLERDEN DESTEK BEKLİYOR Yıllardır ülkesine dönemediğini ifade eden Ali Baybaş'ın, sağlık durumunun her geçen gün ağırlaştığı belirtilirken, yaşlı adamın Türkiye'ye getirilebilmesi için yetkililerden destek beklediği ifade edildi.

ERMAN TOROĞLU HAKKINDA AÇILAN DAVADA BERAAT KARARI Haber

ERMAN TOROĞLU HAKKINDA AÇILAN DAVADA BERAAT KARARI

Eski hakem ve spor yorumcusu Erman Toroğlu hakkında, bir televizyon programında yaptığı açıklamalar nedeniyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla açılan davada beraat kararı verildi. İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına tutuksuz sanık Erman Toroğlu ile avukatı katıldı. Duruşmada müşteki tarafın avukatı da hazır bulundu. "NEDEN BURADA OLDUĞUMU ANLAYAMADIM" Savunmasında suçlamaları kabul etmeyen Toroğlu, televizyon programında yaptığı yorumların ardından süreç hakkında bilgi sahibi olmadığını belirterek şunları söyledi: "Ben neden burada olduğumu anlayamadım. Gece 10.30'da program yapıyordum. Galatasaray başkanı federasyon başkanına eliyle işaret ederek ‘sakın ha’ dedi. Ben de bunu öğrenelim dedim. Ertesi gün adliyeden çağırdılar, önce tanık oldum sonra sanık oldum. Hâlâ ‘sakın ha’ ne bilmiyorum." Toroğlu ayrıca, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı'nın kendisine yönelik herhangi bir şikâyette bulunmadığını ve açıklamalarını yalanlamadığını öne sürdü. SAVCI CEZA TALEP ETTİ Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, Toroğlu'nun "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Sanık avukatı ise müvekkilinin beraatini istedi. MAHKEME BERAAT KARARI VERDİ Tarafların beyanlarını değerlendiren mahkeme, Erman Toroğlu'nun beraatine hükmetti. İDDİANAMEDE NE YER ALIYORDU? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, müşteki olarak Galatasaray Spor Kulübü ve Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar AŞ yer aldı. İddianamede, Toroğlu'nun 8 Şubat tarihinde katıldığı televizyon programında, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasında gerçekleştiğini öne sürdüğü görüşmeye ilişkin açıklamalarının soruşturmaya konu edildiği belirtildi. Savcılık, söz konusu ifadelerin gerçeğe aykırı bilgi niteliği taşıdığı ve kamuoyunda yanlış algı oluşturabilecek nitelikte olduğu değerlendirmesinde bulunarak Toroğlu'nun 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etmişti. Ancak mahkeme, yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verdi.

HABAŞ TANKERİ YANGINI DAVASINDA KARAR: 9 SANIĞA HAPİS CEZASI Haber

HABAŞ TANKERİ YANGINI DAVASINDA KARAR: 9 SANIĞA HAPİS CEZASI

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde 2017 yılında meydana gelen ve 1 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı LPG tankeri yangınına ilişkin davada 9 sanık hapis cezasına çarptırıldı, 2 sanık beraat etti. Olay, 29 Nisan 2017’de Körfez ilçesi Tütünçiftlik açıklarında meydana geldi. HABAŞ’a ait LPG tankerinin yük boşaltma işleminin ardından artık gazın denize tahliye edildiği sırada meydana gelen patlamada, Serdar-2 servis botunda yangın çıkmıştı. Yangında işçi Nail Demirci yaşamını yitirirken, 10 kişi de yaralanmıştı. “SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN” Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 28’inci celsesinde, başka suçtan tutuklu bulunan sanık Suat İspirli ile taraf avukatları ve hayatını kaybeden Nail Demirci’nin ağabeyi Hasan Demirci hazır bulundu. Hasan Demirci, sorumluların cezalandırılmasını talep etti. Sanık Suat İspirli ise savunmasında, "Olayda kusurum yoktur. Beraatimi isterim, mağduriyetime sebebiyet veren kişilerin cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. 9 SANIĞA HAPİS CEZASI Mahkeme heyeti, "taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan asli kusurlu bulunan sanıklar Erdinç Gülen, Murat Pulat ve Yavuz Pehlivanoğlu’nu ayrı ayrı 4 yıl 6 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca, bu sanıklar hakkında 1 yıl 6 ay süreyle gemicilik ve denizcilik mesleğini yapmama kararı verdi. Olayda tali kusurlu bulunan Suat İspirli’ye ise 2 yıl 10 ay 5 gün hapis ve 1 yıl meslekten men cezası verildi. Birleşen dosya kapsamında yargılanan sanıklar Fikriye Filiz Başaran Haseki, Mehmet Naim Kılıçoğlu, Erol Başaran Altıntuğ, Mehmet Rüştü Başaran ve Murat Elbaşı da asli kusurlu bulunarak ayrı ayrı 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildi. Bu sanıklara ayrıca 1 yıl 9 ay süreyle meslekten men cezası uygulandı. Davada yargılanan Cihat Turgut ile Yüksel Ham’ın beraatine karar verilirken, yargılama sürecinde hayatını kaybeden Kemal Ham hakkındaki dosya düşürüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.