#Mahkeme

- Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“UÇAĞI BOMBALAYACAĞIZ” DİYEN YOLCUYA VERİLEN CEZA BOZULDU Haber

“UÇAĞI BOMBALAYACAĞIZ” DİYEN YOLCUYA VERİLEN CEZA BOZULDU

Kayseri’den İstanbul’a gitmek üzere hazırlanan yolcu uçağında sarf ettiği sözlerle paniğe neden olan sanık Gediz Solgançok hakkında verilen hapis ceza'sı, istinaf mahkemesi tarafından bozuldu. Mahkeme, sanığın beraatine hükmetti. UÇAKTA PANİK YAŞANMIŞTI Olay, 15 Haziran 2023’te Kayseri Erkilet Havalimanı’nda meydana geldi. Türk Hava Yolları’nın Kayseri-İstanbul seferini yapacak uçağına binen Gediz Solgançok’un, kabin amirine "Beni upgrade yapmadınız. Uçağınızı bombalayacağız" dediği öne sürüldü. Bu sözlerin ardından uçakta bulunan yolcular arasında panik yaşandı. Bazı yolcular uçaktan inmek isterken, kısa süreli arbede yaşandı. Pilotun durumu bildirmesi üzerine güvenlik güçleri devreye girdi. Gözaltına alınan Solgançok’un ardından uçak, 54 dakika gecikmeli olarak havalandı. “MİZAH AMAÇLI SÖYLEDİM” SAVUNMASI Yargılama sürecinde sanık Solgançok, söz konusu ifadeyi şaka amacıyla söylediğini belirterek, "Tamamen mizah amaçlı yaptım. Suç olduğunu bilsem böyle bir şey söylemezdim" savunmasında bulundu. YEREL MAHKEMEDEN 10 AY HAPİS Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi, sanığı “suç üstlenme” suçundan önce 1 yıl hapis cezasına çarptırdı. Daha sonra iyi hal indirimi uygulanarak ceza 10 aya düşürüldü ve hükmün açıklanması geri bırakıldı. İSTİNAF KARARI: SUÇ DEĞİL Sanık avukatının başvurusu üzerine dosya Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’ne taşındı. Daire, yaptığı incelemede yerel mahkemenin verdiği kararın hukuka uygun olmadığına hükmetti. Kararda, sanığın eyleminin “suç üstlenme” kapsamında değerlendirilemeyeceği ve bu fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı belirtildi. Bu gerekçeyle yerel mahkeme kararı bozuldu ve sanık hakkında beraat kararı verildi. KARAR KESİNLEŞTİ İstinaf mahkemesinin verdiği beraat kararına karşı temyiz başvurusu yapılmadığı ve kararın kesinleştiği öğrenildi.

KADAYIFÇIOĞLU'NU KAÇIRMA PLANINDA İZZET YILDIZHAN DETAYI! Haber

KADAYIFÇIOĞLU'NU KAÇIRMA PLANINDA İZZET YILDIZHAN DETAYI!

Futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin soruşturmada yeni detaylar ve iddialar ortaya çıktı. Dosyaya giren görüntülerin, şüphelinin doğrudan ateş ettiğine işaret ettiği öne sürülürken, olay sonrası kaçış sürecine ilişkin dikkat çeken İzzet Yıldızhan bağlantıları gündeme geldi. İstanbul Ümraniye’de 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin yürütülen soruşturmada, olayın seyrini değiştirebilecek yeni iddialar kamuoyuna yansıdı. Soruşturma kapsamında elde edildiği belirtilen kamera görüntüleri, tanık beyanları ve teknik incelemelerin, olayın basit bir tartışmadan öte planlı bir eylem olabileceğine işaret ettiği ileri sürüldü. GÖRÜNTÜLER VE İFADELER ARASINDA ÇELİŞKİ İDDİASI Şüpheli Alaattin Kadayıfçıoğlu’nun emniyette verdiği "silah boğuşma sırasında patladı" yönündeki savunmasına karşın, olay yerindeki bazı görüntülerin bu ifadeyle örtüşmediği öne sürüldü. Dosyaya yansıdığı iddia edilen bulgulara göre, şüphelinin olay yerine silahı kullanıma hazır şekilde geldiği, araç camına müdahale ettikten sonra kapıyı açarak ateş ettiği ileri sürüldü. Ayrıca ateşin, doğrudan araç içerisindeki kişilere yöneldiği ve hedef gözetildiği yönünde değerlendirmeler yapıldığı iddialar arasında yer aldı. SİLAHIN BULUNMA ŞEKLİ DİKKAT ÇEKTİ Şüphelinin yakalanmasının ardından cinayette kullanıldığı öne sürülen silahın evinde, atışa hazır halde bulunduğu iddiası da soruşturmanın önemli başlıklarından biri oldu. Bu durumun, olay anına ilişkin “kaza” savunmasını zayıflattığı yönünde değerlendirmeler yapıldığı ifade edildi. KAÇIŞ SÜRECİNE İLİŞKİN İDDİALAR Olay sonrası sürece ilişkin ortaya atılan iddialar da dikkat çekti. Şüphelinin teknik takibi zorlaştırmak amacıyla telefonunu kapattığı, farklı hatlar ve araçlar kullanarak izini kaybettirmeye çalıştığı öne sürüldü. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, bu süreçte bazı kişilerin devreye girerek şüpheliye destek olduğu ve yoğun bir iletişim trafiği yürütüldüğü iddia edildi. Bu kapsamda bazı şüpheliler hakkında "suçluyu kayırma" ve "delil karartma" suçlamalarıyla işlem yapıldığı belirtildi. HEDEFİN BAŞKA BİR İSİM OLDUĞU DEĞERLENDİRMESİ Soruşturmanın dikkat çeken bir diğer boyutunda ise saldırının asıl hedefinin Kundakçı olmayabileceği yönündeki iddialar yer aldı. İddiaya göre, araçta bulunan rapçi Vahap Canbay’ın hedef alındığı, Kundakçı’nın ise olay sırasında vurularak hayatını kaybettiği değerlendiriliyor. OLAYIN TETİKLEYİCİSİ: İLİŞKİ GERİLİMİ İDDİASI Olayın, Canbay ile eski sevgilisi Aleyna Kalaycıoğlu arasında yaşanan ilişki gerilimiyle bağlantılı olduğu öne sürüldü. İddiaya göre, taraflar arasında yeniden iletişim kurulmak istenirken, Kundakçı arabuluculuk amacıyla olay yerine gitti. Ancak tarafların aynı noktada karşılaşmasıyla birlikte gerginlik tırmandı ve silahlı saldırı meydana geldi. OLAY ANINDAKİ HAREKETLER İNCELENİYOR Soruşturma kapsamında olay anında bölgede bulunan kişilerin hareketleri de detaylı şekilde inceleniyor. Şüpheli ile birlikte olay yerinde bulunan kişilerin, saldırı sonrası nasıl hareket ettikleri, olay yerine müdahale edip etmedikleri ve yardım çağırıp çağırmadıkları da dosyada değerlendirilen unsurlar arasında yer alıyor. SORUŞTURMA GENİŞLETİLDİ Soruşturmanın, yalnızca saldırı anıyla sınırlı kalmadığı, olay öncesi hazırlık, olay anı ve sonrasındaki tüm süreçleri kapsayacak şekilde genişletildiği öğrenildi. Şüphelilerin cep telefonları, mesajlaşmaları ve iletişim kayıtları üzerinde yapılan incelemelerin sürdüğü, elde edilecek yeni bulguların dosyanın seyrini değiştirebileceği ifade ediliyor. YARGI SÜRECİ DEVAM EDİYOR Kundakçı’nın hayatını kaybettiği olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, resmi makamlarca yapılacak açıklamalar ve mahkeme süreciyle birlikte olayın tüm yönleriyle netlik kazanması bekleniyor.

14 YAŞINDAKİ KIZA İSTİSMAR DAVASINDA 2 TUTUKLAMA    Haber

14 YAŞINDAKİ KIZA İSTİSMAR DAVASINDA 2 TUTUKLAMA   

Ankara'da 14 yaşındaki kız çocuğu E.A.'ya yönelik, ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı' ve ‘nitelikli yağma' suçlamasıyla yargılanan 4 sanığın davasında mahkeme, 2 sanığın tutuklanmasına karar verdi. Ankara'da yaşayan 14 yaşındaki kız çocuğu E.A.'nın 2024 yılının Mayıs ayında bazı kişiler tarafından cinsel saldırıya uğradığı ve eşyalarının zorla alındığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada Ahmet Çalışkan, Emirhan Beyhan, Hasan Hüseyin Koçak ve Yılmaz Özkaraca hakkında ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı' ve ‘nitelikli yağma' suçlarından dava açıldı. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ilk duruşması görüldü. Duruşmaya sanıklar Ahmet Çalışkan, Emirhan Beyhan, Hasan Hüseyin Koçak ve Yılmaz Özkaraca ile taraf avukatları katıldı. Mağdur çocuk E.A., Ankara Sıhhiye Adliyesi'ndeki Adli Görüşme Odası'ndan pedagog eşliğinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlendi. Sanıklar ise savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. ‘SAVCI TUTUKLAMA TALEP ETTİ' Cumhuriyet savcısı mütalaasında, mağdur beyanları, adli raporlar ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu ifade ederek tüm sanıkların tutuklanmasını talep etti. Mütalaanın ardından ara kararını kuran mahkeme, dosyadaki delil durumu, mağdurun beyanları ve suçun niteliğini dikkate alarak sanıklar Ahmet Çalışkan ile Emirhan Beyhan'ın tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme, diğer sanıklar Hasan Hüseyin Koçak ve Yılmaz Özkaraca hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ile mağdur E.A.'nın ikametgahı ve okuluna 200 metreden fazla yaklaşmama şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 20 Mayıs tarihine erteledi.

ADLİYE ÖNÜNDE KALBİNDEN BIÇAKLANAN EMRAH'IN AMCASI KONUŞTU Haber

ADLİYE ÖNÜNDE KALBİNDEN BIÇAKLANAN EMRAH'IN AMCASI KONUŞTU

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde adliye önünde bıçaklanarak öldürülen 35 yaşındaki Emrah Çeliksoy’un cenazesi Kartepe’de toprağa verildi. Olayın ardından konuşan Çeliksoy’un amcası Celal Çeliksoy, kamuoyunda yer alan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek mahkeme sürecinin her şeyi ortaya çıkaracağını söyledi. Olay, Kocaeli Adliyesi önünde görülen bir duruşmanın ardından meydana geldi. Duruşma çıkışında taraflar arasında yaşanan tartışma sırasında Sümeyye M. isimli kadın, Emrah Çeliksoy’u kalbinden bıçakladı. Ağır yaralanan Çeliksoy kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Şüpheli kadın ise olayın ardından polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. CENAZESİ KARTEPE’DE DEFNEDİLDİ Hayatını kaybeden Emrah Çeliksoy’un cenazesi, Kartepe ilçesindeki Rahmiye Camii’nde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Rahmiye Mezarlığı’nda toprağa verildi. Çeliksoy’un sol gözünün hiç görmediği, sağ gözünde ise kısmi görme kaybı bulunduğu öğrenildi. “MAHKEME SÜRECİ GERÇEĞİ ORTAYA ÇIKARACAK” Cenazede konuşan amca Celal Çeliksoy, olayın ardından kamuoyunda bilgi kirliliği oluştuğunu savundu. Çeliksoy, “Adliye çıkışında araç beklerken karşı taraftan biri yeğenime saldırdı. Olay denildiği gibi değil. Mahkeme süreci devam ederken kamuoyuna yalan yanlış bilgiler veriliyor. Bu durum acımızı daha da katladı. Bize bir leke sürülmüş gibi oluyor ama mahkeme süreci her şeyi aydınlatacak” dedi. AVUKAT: “CİNSEL İSTİSMAR İDDİASI DOĞRU DEĞİL” Emrah Çeliksoy’un avukatı Mehmet Emin Atabek ise sosyal medyada yer alan bazı iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, “Müvekkilimin cinsel istismar suçuyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu yönde yapılmış herhangi bir şikayet bulunmamaktadır. Gerçeğe aykırı paylaşımlar hakkında yasal haklarımızı kullanacağız” ifadelerini kullandı. OLAYIN TANIĞI KONUŞTU Adliye karşısında esnaflık yapan İlyas Yeşildağ ise olaya tanık olduğunu belirterek, “Yan dükkandaki arkadaş kadının birine bıçak sapladığını söyledi. Dönüp baktığımda bir kişinin yerde kanlar içinde yattığını gördüm. Kadın kaçıyordu, polisler hemen yakalayıp içeri aldı” dedi. OLAYIN GEÇMİŞİ Cinayete giden sürecin 31 Temmuz 2025’te İzmit’te yaşanan bir kavga sonrası başladığı öğrenildi. İddiaya göre Emrah Çeliksoy ile Ahmet Furkan Ö. arasında çıkan kavgada taraflar birbirine saldırmış ve olayda dört kişi yaralanmıştı. Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tanık olarak dinlenen Sümeyye M., mahkemede verdiği ifadede Çeliksoy’un kendisine cinsel istismarda bulunduğunu iddia etmişti. Çeliksoy ise bu iddiaları reddetmişti. Duruşmanın ardından adliye önünde başlayan tartışma sırasında Sümeyye M.’nin çevredeki bir kafeden aldığı bıçakla Çeliksoy’u kalbinden bıçakladığı öğrenildi.

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA AYKUT ERDOĞDU SAVUNMA YAPTI Haber

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA AYKUT ERDOĞDU SAVUNMA YAPTI

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınmaya başlandı. İlk savunmayı yapan eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, hakkındaki iddialara tepki gösterdi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen davada konuşan Erdoğdu, hakkında ortaya atılan para taşıma iddialarına ilişkin somut delil olmadığını savundu. “BİR TANE KAMERA GÖRÜNTÜSÜ GÖSTERİN” Kimlik tespitinde aylık gelirinin 150 bin TL olduğunu belirten Erdoğdu, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Savunma hakkımız kısıtlandı. Hücrede tek başımayım. Avukatım bana iddianameyi verdi, sayfaları hücre odamı kapladı. Kendi kısmımı okudum ve buraya geldim. Benim Ertan Yıldız isimli şahsa bağış adı altında para götürdüğüm iddia ediliyor. Ancak bu iddianame dört delile dayanıyor. İçerideki bir kişinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyle hazırlanmış.” Erdoğdu, hakkında medyada yer alan iddialara da tepki göstererek, “Her gün televizyonlarda çantalarla para taşıdığım söyleniyor. Bir tane güvenlik kamerası görüntüsü gösterin bana. 250 metre mesafemdeki bir kişiyle para transferi yaptığım iddia ediliyor. Ben para taşımadım, çanta almadım” dedi. “10 AYDIR HAPİSTEYİM” Tutuklu bulunduğu süreye dikkat çeken Erdoğdu, şunları söyledi: “Ben cezamı çektim, 10 aydır hapisteyim. Televizyonlarda ismim geçiyor, kesin hükümlü gibi gösteriliyorum. İlk polis ifadem ile şu anki beyanlarım arasında bir fark yok. Yazıktır günahtır, ben Türk milletinin vekiliyim.” Erdoğdu ayrıca davanın siyasi olduğunu ileri sürerek, “Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olmasaydı biz burada olmazdık” ifadelerini kullandı. AVUKATINDAN TUTUKLULUK İNCELEMESİ TALEBİ Sanık Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, aylık olarak yapılan tutukluluk incelemesinin haftalık yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi. DAVADA İSTENEN CEZALAR 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt lideri” olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İDDİANAMEDE AYRICA: Fatih Keleş hakkında bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun hakkında 251 yıla kadar, Adem Soytekin hakkında ise 51 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Toplam 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda cezalandırılması isteniyor.

EKREM İMAMOĞLU: BEN DERTLİYİM 3 BİN YILLA YARGILANIYORUM! Haber

EKREM İMAMOĞLU: BEN DERTLİYİM 3 BİN YILLA YARGILANIYORUM!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı “Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü” davasının görülmesine devam edildi. İstanbul’daki duruşmada söz alan İmamoğlu, hakkındaki suçlamalara tepki göstererek davanın siyasi olduğunu savundu. Kimlik tespitleriyle başlayan duruşmada daha sonra 3 bin 809 sayfalık iddianamenin özeti okundu. Yaklaşık 30 dakika süren iddianame özetinin ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsüne gelerek açıklamalarda bulundu. “16 MİLYON İNSANIN BELEDİYE BAŞKANI BURADA” İmamoğlu, yaptığı konuşmada davanın siyasi olduğunu öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasi davası başlatılıyor. 16 milyon insanın belediye başkanı burada. Ben dertliyim, 3 bin yılla yargılanıyorum. İddianamenin başından itibaren ortaya konulan net bir tavır var. Meselenin özü siyasidir.” İmamoğlu, adil bir yargılama istediğini belirterek, davanın televizyonlardan canlı yayınlanmasını talep ettiklerini ancak bunun kabul edilmediğini söyledi. MAHKEME BAŞKANINDAN UYARI Konuşma sırasında mahkeme başkanı, “Dünden beri savunma alamadık, lütfen tamamlayın” diyerek İmamoğlu’nu uyardı. Bunun üzerine İmamoğlu, savunmaların kapsamlı şekilde yapılacağını ifade ederek sanıkların tutuksuz yargılanmasını istedi. 2 bin 430 yıla kadar hapis talebi 11 Kasım 2025’te tamamlanan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu, “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” olmakla suçlanıyor. Savcılık, İmamoğlu hakkında 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. DURUŞMAYA ARA VERİLDİ İmamoğlu’nun açıklamalarının ardından mahkeme heyeti duruşmaya 13.30’a kadar ara verilmesine karar verdi. Duruşmanın sanık savunmalarıyla devam edeceği öğrenildi.

12 YAŞINDAKİ KIZIN ZORLA EVLENDİRİLDİĞİ İDDİASINDA GELİŞME Haber

12 YAŞINDAKİ KIZIN ZORLA EVLENDİRİLDİĞİ İDDİASINDA GELİŞME

Kocaeli'de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.'nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra'da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023'de İstanbul Şile'de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024'de A.D.'nin askere gittiği, Ş.Ç.'nin abisi ve yengesi tarafından Şile'den kaçırıldığı, Kandıra'ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.'nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.'nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. BİRÇOK SUÇTAN DAVA AÇILDI Ş.Ç.'nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.'nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.'nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "SÖYLEDİKLERİM YALANDIR" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya'da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. TÜM SANIKLAR TAHLİYE EDİLDİ Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.'nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İDDİANAMEDEN Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.'nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile'de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.'nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile'den kaçırılarak Kandıra'ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.'nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.'nin mağdurun yengesi Y.Ç.'nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL'ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.'nin Kandıra'ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.'nin evinde 50 bin TL'yi M.T. ve Z.T.'den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.'nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.'nin görümcesi Ş.Ç.'yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.'nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.'nin 11 Ekim 2024'de asker eğlencesine katılmak için Kandıra'dan Şile'ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.'nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A'nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "BENİ KAÇIRDILAR, CİNSEL İSTİSMARA UĞRADIM VE RIZAM DIŞINDA KÜRTAJ YAPTILAR" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.'nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.'nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.'nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.'den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya'ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.'den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.'den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.'den şikayetçiyim. Abim S.Ç'den şikayetçi değilim."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.