#Mahkeme

- Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ Haber

KASKLI KATİL TIRIN ALTINDAN ÇIKIP, ÖZ KARDEŞİNİ BÖYLE ÖLDÜRDÜ

Kocaeli'nin Darıca ilçesinde kardeşi Çetin Kaya'yı tabancayla öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Sedat Kaya'nın, olaydan önce yaklaşık 2 saat 27 dakika tırın altında saklanarak beklediği güvenlik kamerası kayıtlarına yansıdı. İddianamede eylemin uzun süredir devam eden husumet nedeniyle planlandığı değerlendirilirken, sanık Kaya suçlamaları reddederek kardeşiyle konuşmaya gittiğini ve öldürme kastının bulunmadığını savundu. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Olay, 1 Nisan'da Darıca ilçesi Nenehatun Mahallesi Ertuğrulgazi Caddesi'nde meydana geldi. Evli ve 2 çocuk babası Çetin Kaya, işe gitmek üzere sabah saatlerinde tırının yanına geldi. Kaya'nın aracını çalıştırmasının ardından başında kask bulunan bir kişi, tırın altında saklandığı yerden çıkarak tabancayla ateş etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerinin yürüttüğü çalışma sonucunda saldırıyı gerçekleştiren kişinin Çetin Kaya'nın 47 yaşındaki ağabeyi Sedat Kaya olduğu belirlendi. Sedat Kaya, aynı gün saat 12.00 sıralarında olayda kullandığı belirtilen tabancayla polise teslim oldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Kaya, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 2 SAAT 27 DAKİKA TIRIN ALTINDA BEKLEDİĞİ BELİRLENDİ Dava dosyasına giren güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin inceleme tutanağında, Sedat Kaya'nın saat 05.00 sıralarında tırın arka bölümüne geldiği ve burada saklandığı belirtildi. Çetin Kaya'nın ise saat 07.22 sıralarında tırının yanına geldiği, yaklaşık 2 dakika sonra araca bindiği kaydedildi. Görüntülerde Sedat Kaya'nın tırın altından çıkarak saat 07.27 sıralarında aracın kapısını açtığı ve kardeşine ateş ettiği anlar yer aldı. İddianamede, Sedat Kaya'nın aracın çekici ile dorse bölümü arasında yaklaşık 2 saat 27 dakika beklediği, Çetin Kaya'nın araca binmesinin ardından 3 el ateş ederek olay yerinden kaçtığı ifade edildi. İDDİANAMEDE "TASARLAYARAK ÖLDÜRME" DEĞERLENDİRMESİ İddianamede, kardeşler arasında uzun süredir husumet bulunduğu ve Sedat Kaya'nın olaydan önce Çetin Kaya'yı birçok kez öldürmekle tehdit ettiği ileri sürüldü. Sanığın olay yerine silahla ve tanınmamak amacıyla kask takarak geldiği de iddianamede yer aldı. Dosyada ayrıca Sedat Kaya'nın 18 Mart'ta kardeşi Çetin Kaya'ya gönderdiği belirtilen mesaj da deliller arasında gösterildi. Mesajda, ❝Doğum günün kutlu olsun. Böyle güzel günler unutulmaz. Sana ve Cemal'e hediyenizi takdim edeceğim.❞ ifadelerinin bulunduğu kaydedildi. Savcılık, tırın altında uzun süre beklenmesi, taraflar arasındaki husumet, daha önceki tehdit iddiaları, olay yerine silah ve kaskla gidilmesi ile söz konusu mesajı birlikte değerlendirerek eylemin "planlı ve soğukkanlı bir şekilde tasarlanarak gerçekleştirildiği" kanaatine vardı. 1995'TE BABASINI ÖLDÜRDÜĞÜ BELİRTİLDİ Dosyaya yansıyan bilgilere göre Sedat Kaya'nın, henüz 16 yaşındayken 1995 yılında babası Cemal Kaya'yı da öldürdüğü belirtildi. İddiaya göre Cemal Kaya, oğlunun hırsızlık yaptığı belirtilen arkadaşlarıyla görüşmesini istemedi ve bu nedenle oğluna tokat attı. Sedat Kaya'nın bunun üzerine gece eve gitmediği, oğlunu aramak için dışarı çıkan Cemal Kaya'nın Gebze ilçesi Akse Sapağı'nda oğluyla karşılaştığı aktarıldı. Baba Kaya'nın oğluna eve dönmesini söylediği ancak olumsuz yanıt aldığı, arkasını dönerek uzaklaşırken Sedat Kaya tarafından karpuz satıcısından alınan bıçakla sırtından bıçaklanarak öldürüldüğü belirtildi. Sedat Kaya'nın bu olayın ardından cezaevine girdiği kaydedildi. Baba cinayetinin ardından aile üyelerinin Sedat Kaya ile iletişimlerini kestiği, ilerleyen yıllarda taraflar arasında zaman zaman anlaşmazlıklar yaşandığı öne sürüldü. SİLAHIN BAŞKA BİR KİŞİYE AİT OLDUĞU İDDİASI İddianamede cinayette kullanılan tabancanın teminine ilişkin bilgilere de yer verildi. Sedat Kaya'nın silahı 2025 yılında muavinlik yaptığı dönemde bir otobüste bulduğunu söylediği, diğer sanık K.Ş'nin ise kendisine silah vermediğini savunduğu aktarıldı. Buna karşılık dosyada bilgisine başvurulan kişilerin tabancanın K.Ş'ye ait olduğunu söyledikleri, yapılan incelemede de silahın K.Ş'ye ait olduğunun tespit edildiği belirtildi. Savcılık, K.Ş'nin Sedat Kaya'ya silah sağlayarak eyleme iştirak ettiği değerlendirmesinde bulundu. SANIK KAYA: ❝ÖLDÜRME KASTIM YOKTU❞ Sedat Kaya hakkında "tasarlayarak kardeşe karşı kasten öldürme" ve "ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarından dava açıldı. K.Ş. hakkında ise "kasten öldürmeye yardım etme" suçundan dava açıldı. Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ilk duruşmasına tutuklu sanık Sedat Kaya, tutuksuz sanık K.Ş., Çetin Kaya'nın yakınları ve taraf avukatları katıldı. Savunmasında kardeşiyle babalarının öldürülmesi nedeniyle aralarında husumet bulunduğunu söyleyen Sedat Kaya, olay yerine bu husumeti sona erdirmek ve konuşmak amacıyla gittiğini ileri sürdü. Öldürme kastının bulunmadığını savunan Kaya, kardeşinin silahına davrandığını iddia ederek bu nedenle ateş ettiğini söyledi. Sanık, olay sırasında neden kask taktığına ilişkin ise yüzünün zarar görmesini önlemek amacıyla kask kullandığını savundu. MAHKEMEDEN TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI Mahkeme heyeti, sanık Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Tutuksuz yargılanan K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin de sürdürülmesine hükmeden mahkeme, dosyadaki eksik hususların tamamlanması için duruşmayı erteledi. ABLA AYTEKİN: ❝BEN BİR KARDEŞ KAYBETMEDİM, CANIMI KAYBETTİM❞ Duruşmanın ardından konuşan Çetin Kaya'nın ablası Seda Aytekin, aile olarak adalet beklediklerini söyledi. Geçmişte de büyük acılar yaşadıklarını anlatan Aytekin, şöyle konuştu: ❝Yapılan işkencelere zaten zamanında maruz kaldık. Devlet büyüklerimizden adalet istiyorum. Zamanında sanık tarafından işkencelere maruz kaldık. Biz babasız büyüyen insanlardık. Aynı acıyı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Ben bir kardeş kaybetmedim, ben canımı kaybettim. Ben yoldaşımı kaybettim. Küçükken yetim kaldım, aynı acıları şimdi çocukları yaşıyor.❞ Aytekin, kardeşinin ölümünün ardından adaletin sağlanmasını beklediğini belirterek, ❝Kardeşimin kanlı yüzünü gördükten sonra adaletin tecelli edeceğini umuyorum. Sesim olsunlar. Babamda da adalet sağlanmadı. Belki küçüktük, savunamadık kendimizi. Şu anda adaletin sağlanmasını bekliyorum.❞ dedi. ❝KARDEŞİMİN YAŞADIĞI HAYATI KARDEŞİMİN ÇOCUKLARINA YAŞATTI❞ Çetin Kaya'nın diğer ablası Vildan Kaya da kardeşinin ölümüne ilişkin güvenlik kamerası kayıtlarını izlediğini belirtti. Sanığın kardeşiyle konuşmak amacıyla olay yerine geldiği yönündeki savunmasına karşı çıkan Kaya, kardeşinin daha önce yaşananlar nedeniyle savcılık ve polis merkezine başvurduğunu ve uzaklaştırma talebinde bulunduğunu öne sürdü. Vildan Kaya, olay anına ilişkin, ❝Kardeşimle konuşmak için geldiğini beyan ediyor ama kardeşimle konuşmak isteyen bir insan... Kardeşimin evinin adresi belli. Telefon numarası kendisinde mevcut. Evinin etrafında aylarca gezip çocuklarına ve eşine korku yaşattığını bildiğimiz halde kardeşim savcılığa, karakola ifade verdi. Uzaklaştırma istedi ama olmadı.❞ ifadelerini kullandı. Kaya, sanığın tırın altından kaskla çıktığını ve kardeşine ateş ettiğini belirterek, kardeşi yere düştükten sonra da ateş edildiğini öne sürdü. Ailenin geçmişte de aynı sanık nedeniyle babalarını kaybettiğini söyleyen Vildan Kaya, şöyle devam etti: ❝Benim kardeşim çocuğunun yaşında babasız kaldı. Sanık 1995 yılında babamı vurdu, 2026 yılında da kardeşimi vurdu. Kardeşimin yaşadığı hayatı kardeşimin çocuklarına yaşattı. Adalete sığınıyorum, adalete güveniyorum. Bizim ailemizin bir erkeği Çetin vardı, Çetin gitti ama Sedat da kalmasın. Gerekli cezayı alsın.❞ AVUKAT ALTUN: ❝PLANLI BİR ŞEKİLDE TIRIN ARKASINA GELİYOR❞ Müşteki vekili avukat Uğur Altun da kamera görüntülerinin sanığın eylemi tasarlayarak gerçekleştirdiği iddiasını desteklediğini savundu. Altun, ❝Kamera kayıtlarında yer aldığı üzere, sanık daha önceden tasarlayarak, planlı bir şekilde saat 05.00 sıralarında tırın arkasına geliyor ve burada saklanıyor. Maktulün gelmesini bekliyor. Buradan arkasından gizli bir şekilde maktulün çalıştırmış olduğu tırın kapısını açıyor ve kendisine ateş ederek ölümüne sebebiyet veriyor.❞ dedi. Dosyada henüz çözümlenmesi gereken bazı kayıtların bulunduğunu belirten Altun, bunların ilerleyen aşamalarda dava dosyasına kazandırılacağını söyledi. Aile adına sanığın üst hadden cezalandırılmasını talep ettiklerini kaydeden Altun, mahkemenin Sedat Kaya'nın tutukluluk halinin devamına, diğer sanık K.Ş. hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin ise sürdürülmesine karar verdiğini hatırlattı. Altun ayrıca sanığın geçmişte babasına yönelik öldürme ve annesine yönelik bıçakla yaralama eylemlerinin bulunduğunun duruşmada dile getirildiğini belirterek, tahliye halinde aile açısından tehlikenin devam edeceğini savundu. Davanın görülmesine Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam edilecek.

'SU GEÇİRMEZ KAPILAR AÇIK BIRAKILDIĞI İÇİN KAYIP FAZLA OLDU' Haber

'SU GEÇİRMEZ KAPILAR AÇIK BIRAKILDIĞI İÇİN KAYIP FAZLA OLDU'

Gemi kazasında su geçirmez kapıların açık bırakılması kayıpları artırdı... Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen ve 18 kişinin hayatını yitirdiği Filo Jet faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, gemide su geçirmez bölmeler bulunduğu ve bu bölmelerdeki kapıların kapalı tutulması gerektiği ancak bazı kapıların açık olduğu belirtildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen ve 18 kişinin yaşamını yitirdiği Filo Jet faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bilgiler mahkemeye yansıdı. Mahkemede, geminin teknik durumu ve facia öncesinde gerçekleştirilen müdahalelerin yanı sıra arama-kurtarma çalışmalarının seyri, mürettebatın ifadeleri, teknik deliller ve Türkiye’den beklenen bilgiler de ele alındı. Mahkemede konuşan Tahkikat Polisi, gemide su geçirmez bölmeler bulunduğunu ve bu bölmelerdeki kapıların kapalı tutulması gerektiği ancak bazı kapıların açık olduğunu belirtti. Polis, söz konusu kapıların kapalı olması halinde geminin bu kadar su almayacağını ve suyun gemi içerisindeki yayılımının sınırlandırılabileceğini ifade etti. Su geçirmez kapıların neden açık olduğu ve batış sırasında bu sistemlerin neden devreye alınmadığına dikkat çekildi. KURTARILAN YOLCU DAHA FAZLA OLACAKTI Polis, su geçirmez kapıların kapalı tutulması halinde geminin daha az su alabileceği ve yolcuların kurtarılma ihtimalinin daha yüksek olabileceğini belirtti. Bu kapsamda, geminin batış nedenlerinin yanı sıra facia sırasında alınması gereken güvenlik önlemlerinin uygulanıp uygulanmadığı da sorgulandı. YARDIM ÇAĞRISINDAN 2 SAAT 30 DAKİKA SONRA BATTI Polis, Filo Jet’ten saat 12.20’de uluslararası acil yardım çağrısı olan Mayday çağrısı yapıldığına dikkat çekerek, geminin saat 14.50’de battığını kaydetti. Polis, Mayday çağrısıyla geminin batışı arasında geçen 2 saat 30 dakikalık süreçte gerçekleştirilen arama-kurtarma çalışmaları, gemiye müdahale ve kurtarma ekiplerinin faaliyetleri de soruşturma kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Yardım çalışmalarına Sahil Güvenlik, Sivil Savunma ve Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti Kurtarma Limited ekiplerinin ulaştığı aktarıldı. GEMİDEN İKİ ÇOCUK ÇIKARILDIĞI İDDİASI Mahkemede, arama-kurtarma çalışmaları devam ederken Süleyman Erdoğan isimli kişinin gemiden iki çocuk çıkardığı yönündeki bilgi de yer aldı. Söz konusu iddianın soruşturma kapsamında araştırıldığını aktaran polis, arama-kurtarma faaliyetlerinin hangi aşamada, kimler tarafından ve nasıl bir koordinasyonla yürütüldüğüne ilişkin ayrıntıların da dosyaya gireceğini ifade etti. SOL ÖN BODOSLAMADAKİ HASAR VE TAMİRAT ARAŞTIRILIYOR Soruşturmanın önemli başlıklarından birini de geminin sol ön bodoslama kısmındaki hasar oluşturuyor. Mahkemede verilen ifadelerde, söz konusu bölümün daha önce tamir edildiği ve geminin su almasına neden olan hasarın bu bölgeden kaynaklanmış olabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğu belirtildi. Gemide 7 kompartıman bulunduğu ve her bölümde sintine pompalarının yer aldığı bilgisi de mahkemeye aktarıldı. Sintine pompalarının manuel olarak çalıştırıldığı, otomatik olmadığı ve suyun belirli bir seviyeye ulaşması halinde alarm sisteminin devreye girdiği ifade edildi. Buna rağmen geminin çok hızlı şekilde su aldığı ve sonrasında yaşanan gelişmelerin facianın boyutunu artırdığı yönündeki değerlendirmeler de mahkemede gündeme geldi. "Tamirat tersanede ve uzmanlar tarafından yapılmalıydı" Geminin hasarlı bölümüne daha önce gerçekleştirilen müdahale de soruşturma kapsamında inceleniyor. Mahkemede, söz konusu tamiratın tersanede ve uzman kişiler tarafından yapılması gerektiği belirtildi. Polis, buna karşılık tamiratın limanda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, yapılan işlemin teknik açıdan yeterli olup olmadığı ve müdahalenin kimlerin bilgisi dahilinde yapıldığının araştırıldığını ifade etti. Filo Jet’in mevcut hasarı ve daha önce gerçekleştirilen tamiratlar nedeniyle de tahkikat yürütüldüğü mahkemeye aktarıldı. Mahkemede, Filo Jet faciasına ilişkin tahkikatın 33 gündür devam ettiği belirtildi. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin ifadesine başvurulurken, teknik incelemelerin ve bilirkişi çalışmalarının sürdüğü kaydedildi. Geminin batış nedenleri ve kazaya ilişkin teknik bulguların değerlendirileceği kaza raporunun bilirkişi tarafından hazırlanacağı bildirildi. GEMİNİN KARA KUTUSU KRİTİK DELİL Soruşturmanın önemli teknik delilleri arasında geminin kara kutusu olarak bilinen VDR cihazı da bulunuyor. Mahkemede, VDR cihazının soruşturma açısından önemli olduğu ve mutlaka incelenmesi gerektiği belirtildi. Olayla ilgili ses ve görüntü kayıtlarının analiz edilmek üzere alındığı, DNA örneklerinin toplandığı ve çeşitli teknik incelemelerin devam ettiği kaydedildi. VDR kayıtlarının incelenmesiyle geminin seyri, hızı, seyir şartları ve facia öncesindeki teknik süreçlere ilişkin verilerin elde edilmesi bekleniyor. TÜRKİYE’YE EKİP GÖNDERİLECEK Mahkemede, soruşturma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti polisi ve savcılığıyla koordinasyon içerisinde bir ekip oluşturulacağı açıklandı. Oluşturulacak ekibin Türkiye’ye giderek facia ile ilgili araştırmalar gerçekleştireceği belirtildi. Türkiye’de bulunan bilgi, belge ve kayıtlar ile ilgili kişilere yönelik araştırmaların söz konusu ekip tarafından yürütülmesi bekleniyor. Türkiye Cumhuriyeti’nden beklenen bilgilerin soruşturma dosyasına kazandırılması da yürütülen çalışmalar arasında yer alıyor. Kaptanın şikayeti yetkililere bildirmediği iddiası Soruşturma kapsamında mürettebatın ifadeleri de mahkemede ele alındı. Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Hummolov ve Raşat İbrahimov’un mürettebat olarak soruşturma dosyasında yer aldığı, Raşat İbrahimov’un ise ifade vermediği mahkemeye aktarıldı. Kaptan Mustafa Öz’ün gemiyi tamir eden mürettebatı bildiği ancak kendisine ulaşan şikayeti yetkililere bildirmediği yönündeki ifade de dosyada yer aldı. İkinci kaptan Merve Nur Seraslan’ın ise gemideki tamirattan haberdar olduğu ve şirket yetkilisine aktardığı belirtildi. Ayrıca gemiye ilişkin bazı görüntülerin soruşturma açısından önem taşıdığı ve bu görüntülerin incelenmesinin gerektiği mahkemeye aktarıldı. 5 KİŞİ İÇİN TÜRKİYE’DEN BİLGİ BEKLENİYOR Filo Jet faciasına ilişkin soruşturma kapsamında aranan 5 kişi hakkında Türkiye Cumhuriyeti’nden bilgi beklendiği de açıklandı. Söz konusu kişilere yönelik araştırmaların, Türkiye’ye gönderilmesi planlanan ekibin çalışmaları kapsamında ele alınması bekleniyor. Türkiye’den elde edilecek bilgi ve belgelerin soruşturma dosyasına dahil edilmesi öngörülüyor. 7 GÜN EK TUTUKLULUK Girne Kaza Mahkemesi, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını, incelenmesi gereken teknik bulgular, alınması gereken ifadeler ve hazırlanması beklenen raporlar bulunduğunu dikkate alarak 9 zanlı hakkında 7 gün ek tutukluluk kararı verdi. Karar kapsamında Ali Özdülger, Mustafa Öz, Merve Nur Seraslan, Zeki Öz, Metin Gül, Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Hummolov ve Raşat İbrahimov’un 7 gün daha tutuklu kalmasına hükmedildi. Faciaya ilişkin teknik incelemeler, bilirkişi raporu, VDR kayıtlarının analizi, mürettebatın ifadeleri ve Türkiye’den beklenen bilgi ve belgelere yönelik soruşturma sürüyor. ACILI AİLELER MAHKEME ÖNÜNDE BİR ARAYA GELDİ Gemi kazasında sevdiklerini kaybeden acılı aileler, zanlılara sert tepki gösterdi. Yakınlarının isimlerini bağıran acılı aileler, zanlılardan bu isimleri unutmamalarını istedi. Acılı aileler, adalet aradıklarını yineleyerek, tüm sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Faciada kayıp olan 10 kişiyi arama çalışmaları devam ediyor.

İZMİR'DE TAKSİ ŞOFÖRÜNÜ KATLEDEN ZANLI: KÖPEKLER GİBİ PİŞMANIM! Haber

İZMİR'DE TAKSİ ŞOFÖRÜNÜ KATLEDEN ZANLI: KÖPEKLER GİBİ PİŞMANIM!

İzmir'in Konak ilçesinde taksi şoförü Deniz Örer'in (52), aracına müşteri olarak binen Doğuş Meşe (24) tarafından silahla öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. "Kasten öldürme", "gece vakti silahla yağma" ve "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçlarından yargılanan tutuklu sanık Meşe, ❝Köpekler gibi pişmanım. Ne ceza verirseniz razıyım. Keşke ben ölseydim rahmetlinin yerine.❞ dedi. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 21 Ocak'a erteledi. Olay, 9 Mart gecesi Konak ilçesinde meydana geldi. İddianameye yansıyan bilgilere göre, saat 22.18 sıralarında Eşrefpaşa Caddesi'nde Örer'in kullandığı taksiye binen Meşe, yaklaşık bir ay önce ayrıldığı iş yerine giderek valizlerini almak istediğini söyledi. Taksi, saat 22.20 sıralarında Hurşidiye Mahallesi 1308 Sokak'a ulaştı. Araçtan inen Meşe, Örer'e yolculuk ücretinin ne kadar tutacağını sordu. Örer'in yaklaşık 700 lira tutacağını söylemesinin ardından taraflar arasında herhangi bir tartışma yaşanmadığı, Meşe'nin yanında bulunan tabancayı çıkararak açık camdan taksi şoförünün başına bir el ateş ettiği belirtildi. Örer'in bilincini kaybetmesinin ardından araçtan çıkarılarak yola bırakıldığı, Meşe'nin ise taksinin direksiyonuna geçerek olay yerinden uzaklaştığı kaydedildi. TAKSİYLE BİR KADINI YANINA ÇAĞIRDIĞI BELİRTİLDİ Dosyada yer alan bilgilere göre Meşe, olaydan yaklaşık 5 dakika sonra F.A. isimli kadını telefonla arayarak yanına çağırdı. Meşe'nin kullandığı taksinin babasına ait olduğunu söylediği, F.A'yı aracına aldıktan sonra kendisine sentetik ecza verdiği öne sürüldü. İkilinin daha sonra farklı adreslere giderek metamfetamin ve esrar satın aldığı, Örer'in kan izlerinin bulunduğu takside yaklaşık bir saat boyunca uyuşturucu madde kullandıkları iddia edildi. Meşe'nin F.A'yı bıraktıktan sonra saat 23.30 sıralarında ablası ve annesiyle telefonla görüştüğü ve ❝Taksiciyi vurdum, moralim bozuk.❞ diyerek olayı anlattığı da dosyaya yansıdı. ARAÇ TAKİP SİSTEMİNDEN TAKSİNİN KONUMUNU BULDU Örer'in gece saat 02.00 olmasına rağmen eve dönmemesi üzerine endişelenen ailesi, takside bulunan araç takip sistemi üzerinden otomobilin konumunu kontrol etti. Aracı kullanan kişinin eşkalinin Örer'e benzemediğinin fark edilmesi üzerine durum polise bildirildi. İhbarın ardından çalışma başlatan ekipler, güvenlik kamerası görüntülerini geriye dönük inceleyerek olayın meydana geldiği noktayı belirledi. Polis ekipleri, taksiyle evine gittiği belirtilen Meşe'yi düzenlenen operasyonla yakaladı. SANIK İKİNCİ KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI Meşe hakkında olayın ardından "kasten öldürme", "gece vakti silahla yağma" ve ruhsatsız silah nedeniyle "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçlarından dava açıldı. Davanın ikinci duruşması İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuklu sanık Meşe duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, Örer'in eşi Ayşe Örer, taraf avukatları ve taksici esnafı da duruşma salonunda hazır bulundu. TANIK F.A. O GECE YAŞANANLARI ANLATTI Duruşmada dinlenen tanık F.A, Meşe'yi mahalleden tanıdığını belirterek sanığın kendisini telefonla arayıp yanına çağırdığını söyledi. Madde bağımlısı olduğunu ve daha önce Meşe ile sentetik ecza kullandığını anlatan F.A, şunları söyledi: ❝Beni aradı, 'Çalışıyorum, para aldım, gel takılalım.' dedi. Ben maddeye bağımlıyım. Doğuş'la birlikte sentetik ecza kullanmıştık. Doğuş'a 'Gel beni al.' dedim. Taksiyle geldi. 'Taksiyi kimden kaçırdın?' dedim. O da bana 'Babamın taksisini kaçırdım.' dedi. Arabayı düzgün kullanamıyordu. Sentetik ecza alıp içelim dedi. 25 tane sentetik ecza içtiğini söyledi. Bin 200 lira civarında para verip uyuşturucu aldı.❞ F.A, Meşe'nin kendisine bir kişiyi öldürdüğünü söylediğini de öne sürdü. Tanık, ❝Bana 'Birini öldürdüm, Çankaya'da caddeye attım. Başımda bela var.' dedi. İnanmadım. Telefonla birini aradı ve silah çıkardı. Telefonla konuştuğu kişiye bununla vurduğunu söyledi. O kişi de taksi plakasını sökmesini söyledi.❞ ifadelerini kullandı. Yaşananların ardından korktuğunu belirten F.A, eve gitmek istediğini ve Meşe'nin kendisine 500 lira verdiğini söyledi. ❝KÖPEKLER GİBİ PİŞMANIM❞ Tanık beyanının ardından savunması alınan Meşe ise önceki duruşmada olayın etkisi nedeniyle kendisini yeterince ifade edemediğini söyledi. Meşe, ❝Bir önceki duruşmada olayın şokundan kendimi ifade edemedim. Köpekler gibi pişmanım. Ben böyle birisi değilim. Ne ceza verirseniz razıyım. Keşke ben ölseydim rahmetlinin yerine.❞ dedi. Tanık F.A'nın bazı ifadelerini kabul etmeyen Meşe, kimseyle görüşerek olay hakkında konuşmadığını savundu. Meşe, ❝Tanık F.A'nın söyledikleri doğru değildir. Ben kimseyle görüşmedim, olayı anlatmadım. Kimse bana plaka sök demedi. Kimseden akıl almadım.❞ ifadelerini kullandı. ÖRER'İN EŞİ: ❝CANIM ÇOK YANIYOR❞ Duruşmanın ardından adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Örer'in eşi Ayşe Örer, dosyadaki kamera kayıtlarını izlediğini belirterek kayıtların mahkeme tarafından yeniden incelenmesini istedi. Örer, ❝Ben bütün kamera kayıtlarını içim yana yana, ciğerim söküle söküle izledim. Şu an konuştuğunda çok farklı şeyler söylüyor. Bu kameraların tekrar izlenmesini istiyorum. Bu adamın telefonu neden bu zamana kadar açılmadı? Eşim öleli 7 ay oldu.❞ diye konuştu. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istediğini ifade eden Örer, şöyle devam etti: ❝Ben hiçbir şekilde hakkımı helal etmiyorum. İnşallah oradan çıkamayacak ve ağırlaştırılmış müebbet cezasını alacak. Bu ceza sadece içimi bir nebze serinletecek ama dışarıda kalırsa daha kötü olacak. Canım çok yanıyor. Ben bu kadının konuşmalarını hazmedemiyorum.❞ TAKSİCİ ESNAFI DA DURUŞMAYI TAKİP ETTİ İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Özkan da duruşmanın ardından yaptığı açıklamada, yargılamanın bu celsede sonuçlanmasını beklediklerini söyledi. Taksi içerisindeki kamera görüntülerinin olayın aydınlatılması açısından önemli olduğunu belirten Özkan, ❝Bugün kararın verileceğini bekliyorduk. Her şey, taksi içerisindeki kameralardan net bir şekilde görünüyordu. Kamuoyunun vicdanının rahatlaması için de beklentimiz, bugün ağırlaştırılmış müebbet kararı verilmesi yönündeydi. Gönül isterdi ki bu konu bu kadar uzamasın.❞ dedi. Özkan, benzer olayların önlenmesine yönelik caydırıcı bir karar beklentisinde olduklarını ifade etti. SANIK HAKKINDA AKIL SAĞLIĞI RAPORU BEKLENİYOR Savunma ve beyanların tamamlanmasının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Heyet, Meşe'nin tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca sanığın akıl sağlığına ilişkin hazırlanacak raporun beklenmesine hükmetti. Davanın bir sonraki duruşması 21 Ocak'a ertelendi.

AVUKATA BIÇAKLA SALDIRAN SANIK TAHLİYE EDİLDİ Haber

AVUKATA BIÇAKLA SALDIRAN SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Erzurum'da avukat Bağaçlı'ya bürosunda yönelik bıçaklı saldırıya ilişkin davada tutuklu sanık Polat, 7 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükümle birlikte sanığın tahliyesine karar verdi. Olay, 2 Mayıs 2026'da Erzurum'da meydana geldi. Avukat Taha Bağaçlı, bürosunda bir kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırının ardından İlçe Emniyet Müdürlüğüne sığınan Bağaçlı'yı takip ettiği belirtilen Kemal Polat, polis ekiplerince yakalandı. Soruşturmanın ilk aşamasında savcılık tarafından "görevi yaptırmamak için direnme" suçlaması kapsamında mahkemeye sevk edilen Polat, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. KAMERA GÖRÜNTÜLERİNİN ARDINDAN YENİDEN GÖZALTINA ALINDI Olaya ilişkin kamera görüntülerinin medya ve sosyal medyada yayımlanmasının ardından savcılık tarafından görüntüler yeniden değerlendirmeye alındı. Şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılması üzerine Polat, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yeniden gözaltına alındı. Savcılık işlemlerinin ardından tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edilen Polat hakkında "görevi yaptırmamak için direnme", "silahla tehdit" ve "cebir ve tehdit suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal" suçlamaları kapsamında tutuklama kararı verildi. Polat, kararın ardından cezaevine gönderildi. 7 YIL 1 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ Erzurum Adliyesinde yaklaşık 5 ay süren yargılama sonucunda mahkeme, sanık Polat hakkında kararını açıkladı. Mahkeme, Polat'ı "görevi yaptırmamak için direnme" ve "iş yeri dokunulmazlığını ihlal" suçlarından toplam 7 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Heyet, hükümle birlikte sanığın tahliyesine de karar verdi. Kararın istinaf incelemesine gönderildiği belirtildi.

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ Haber

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde tartıştığı eşini tüfekle vurarak öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Fatmanur Okur hakkında savcı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasıyla müebbet hapis cezası talep etti. Duruşmada 4 yaşındaki kızıyla karşılaşan sanık gözyaşı dökerken, çocuk annesinin gözyaşlarını silerek ❝Ağlama, acıyor mu?❞ dedi. Olay, 19 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Alikahya Fatih Mahallesi'ndeki 3 katlı evin birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesinin ardından Fatmanur Okur'un tüfekle eşine ateş ettiği belirtildi. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde bir çocuk babası Şükrü Okur'un hayatını kaybettiği belirlendi. Gözaltına alınan Fatmanur Okur, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. 4 YAŞINDAKİ KIZI ANNESİNİN GÖZYAŞLARINI SİLDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Fatmanur Okur, hayatını kaybeden Şükrü Okur'un babası Hacı Ahmet Okur ve annesi, çiftin 4 yaşındaki kızının vasisi ile taraf avukatları katıldı. Duruşma sırasında annesini gören çocuk, Okur'a sarılarak öptü ve gözyaşlarını sildi. Çocuk, annesine ❝Ağlama, acıyor mu?❞ diyerek seslendi. SAVCIDAN MÜEBBET HAPİS TALEBİ Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanığın eyleminin sabit olduğu değerlendirmesiyle öncelikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Savcı, sanığın evlilik süresince şiddete maruz kaldığı yönündeki dosya kapsamını dikkate alarak hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını ve sonuç olarak müebbet hapis cezası verilmesini talep etti. Sanık Fatmanur Okur ise eylemi bilerek gerçekleştirmediğini savunarak, ❝En azından ev hapsi istiyorum. Kızımın bana çok ihtiyacı var.❞ dedi. SANIK ÖNCEKİ SAVUNMASINDA ŞİDDETE MARUZ KALDIĞINI İLERİ SÜRDÜ Okur, önceki celsede verdiği savunmada 11 yıllık evliliği boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini ileri sürmüştü. Daha önce boşanmak istediğini ancak eşinin kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia eden Okur, ❝Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti. Dayaklarından dolayı 3 kez düşük yaptım. Eşimi sürekli sokaklardan topladım.❞ şeklinde savunma yapmıştı. Okur ayrıca eşinin geçmişte terör örgütü DEAŞ üyeliği suçundan cezaevine girdiğini öne sürmüştü. ❝KORKUTMAK AMACIYLA SİLAHI ELİME ALMIŞTIM❞ Olay gecesine ilişkin de savunma yapan Okur, eşiyle çocuklarının kendisinden olup olmadığı konusunda tartıştıklarını ve eşinin uyuşturucu etkisinde olduğunu iddia etmişti. Eşinin kendisini başka bir kadının evine götürerek "pazarlamak" istediğini ileri süren Okur, daha sonra üst kattan babasına ait tüfeği aldığını anlatmıştı. Okur, olay anına ilişkin savunmasında şunları söylemişti: ❝Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, 'Güzel kafa keserim, iyi bilirsin' dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne, şiddetine maruz kaldım.❞ Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS Haber

ANTALYA'DA SEÇİM BROŞÜRÜ CİNAYETİNDE SANIĞA 16 YIL 8 AY HAPİS

Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde 2024'te seçim broşürü nedeniyle başlayan ve bir kişinin hayatını kaybettiği, kardeşinin de yaralandığı kavgaya ilişkin davada sanık Sinan E, iki suçtan toplam 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Ahmet B'ye 9 ay hapis cezası verirken, olayda yaralanan Burak Devran Ç. hakkında beraat kararı verdi. Olay, 21 Mart 2024'te Muratpaşa ilçesi Güzeloluk Mahallesi 1830. Sokak'taki bir şarküteride meydana geldi. CHP'nin seçim otobüsünden inen kişilerin iş yerine broşür bırakmasının ardından iş yeri sahibi Sinan E. ile içeride bulunan Ahmet B. arasında tartışma çıktı. Tartışmaya daha sonra Ahmet B'nin yeğenleri Haktan Faik Çoban (21) ile Burak Devran Ç. de dahil oldu. Olayın ilk gününe ilişkin haberlerde de tartışmanın CHP broşürünün iş yerine bırakılmasının ardından başladığı ve kavganın güvenlik kamerasına yansıdığı aktarılmıştı. TEK MERMİ İKİ KARDEŞE İSABET ETTİ Tartışmanın kavgaya dönüşmesinin ardından Sinan E, iş yerindeki tabancayı çıkararak bir el ateş etti. Haktan Faik Çoban'ın karnından girip çıkan mermi, kardeşi Burak Devran Ç'ye de isabet etti. İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Haktan Faik Çoban ile kardeşi hastaneye kaldırıldı. Haktan Faik Çoban, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. İş yerinin güvenlik kamerası kayıtlarında Ahmet B. ile Sinan E'nin tartışması, Ahmet B'nin bazı ürünleri iş yerinin içine fırlatması ve Sinan E'nin Ahmet B'ye tokat atması yer aldı. Kavganın dışarı taşınmasının ardından tarafların yeniden iş yerine geldiği, Sinan E'nin darbedildiği ve daha sonra tabancasıyla ateş ettiği de görüntülere yansıdı. OLAYIN ARDINDAN 2 KİŞİ TUTUKLANDI Soruşturma kapsamında Sinan E. "kasten öldürme", Ahmet B. ise "yaralama" suçlamasıyla tutuklandı. Ahmet B. yaklaşık 4 ay sonra tahliye edildi. Olayın yaşandığı iş yerine aynı gece saat 02.30 sıralarında yüzünü kapatan bir kişi tarafından pompalı tüfekle 3-4 el ateş edildiği de güvenlik kameralarına yansıdı. Polis, bu saldırıyla ilgili ayrıca çalışma başlattı. BABA, DİĞER OĞLUNUN DA CEZALANDIRILMASINI İSTEDİ Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca Sinan E. hakkında "kasten öldürme", "kasten yaralama" ve ruhsatsız silaha ilişkin suçlardan, Ahmet B. hakkında "tehdit" ve "yaralama", Burak Devran Ç. hakkında ise "tehdit" suçlamasıyla dava açıldı. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki karar duruşmasına Haktan Faik Çoban'ın ailesi, sanıklar, taraf avukatları ve yakınları katıldı. Duruşmada söz alan baba Bekir Çoban, olayda yaralanan diğer oğlu Burak Devran Ç'nin de cezalandırılmasını istedi. Oğlunun ölümünden önce uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak için tedavi sürecine başladığını anlatan Çoban, Haktan Faik Çoban'ın AMATEM'den randevu aldığını ve iş başvurusunda bulunduğunu söyledi. Çoban, ❝Oğlum yaşasa 23 buçuk yaşında olacaktı. Tedavi görecekti, işi olacaktı, belki bir yuvası olacaktı.❞ dedi. Olayda bulunan kişilerin sorumluluğu olduğunu düşündüğünü ifade eden Çoban, ❝Üçü de benim gözümde suçlu; biri çağırdı, biri götürdü, biri ateş etti. Burak da benim gözümde suçlu. Üçünün de en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum.❞ diye konuştu. SİNAN E: ❝KENDİMİ KORUMAK İÇİN SİLAHI KASADA TUTUYORDUM❞ Tutuklu sanık Sinan E. ise savunmasında Haktan Faik Çoban'ı daha önce tanımadığını ve kendisini korumak amacıyla ateş ettiğini ileri sürdü. Tartışmanın siyasi parti broşürü nedeniyle başladığını anlatan Sinan E, tarafların siyasi görüşlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak olayın büyümesinden Ahmet B'yi sorumlu tuttu. Sinan E, ❝Olan gencecik çocuğa oldu. Ben canımı kurtarmaya çalışıyordum. En son başıma öyle bir darbe aldım ki 'Eyvah, ölüyorum' dedim. Silahımı elime almamak için çabaladım ancak aldığım darbeler sonucunda olay bu hale geldi. Üzgünüm.❞ ifadelerini kullandı. Silahı yaklaşık 7 yıldır bulundurduğunu belirten Sinan E, olaydan 2 ay önce şarjörünü değiştirdiğini söyledi. Sanık, ❝Şarjör doluydu, haznede mermi vardı. Kendimi savunmak için silahı kasada tutuyordum. Maktul, silahı görmesine rağmen üzerime yürümeye devam etti.❞ şeklinde savunma yaptı. AHMET B. BERAATİNİ TALEP ETTİ Tutuksuz sanık Ahmet B. de suçlamaları kabul etmeyerek beraatini istedi. Ahmet B, yeğeninin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, ❝Benim de yeğenim kara toprağın altına gitti. Beş ay hapiste yattık. Yeğenim uyuşturucu kullanabilir; kime kötülük etti de suç makinesi oluyoruz? Önceki beyanlarımı tekrar ediyorum, beraatimi talep ediyorum.❞ dedi. MÜEBBET HAPİS CEZASI İNDİRİMLERLE 14 YIL 2 AYA DÜŞÜRÜLDÜ Mahkeme heyeti, Sinan E'yi Haktan Faik Çoban'a yönelik "kasten öldürme" suçundan önce müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, haksız tahrik indirimi uygulayarak cezayı 17 yıla, ardından iyi hal indirimiyle 14 yıl 2 aya düşürdü. Sinan E'ye Burak Devran Ç'yi "kasten yaralama" suçundan ayrıca 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Böylece iki suçtan verilen hapis cezalarının toplamı 16 yıl 8 ay oldu. Mahkeme ayrıca Sinan E'ye ruhsatsız silah taşımaktan 30 bin lira adli para cezası verdi. Ahmet B, "tehdit" ve "yaralama" suçlarından 9 ay hapis cezasına çarptırılırken, baba Bekir Çoban'ın cezalandırılmasını istediği oğlu Burak Devran Ç. hakkında ise beraat kararı verildi.

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 21 yaşındaki Şirin'in buluşma bahanesiyle çağrıldığı yerde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada savcı, 5 sanığın "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsindeki 2 sanığın tutuklanmasını istedi. Mahkeme, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Olay, 26 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Yahya Kaptan Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 21 yaşındaki Ümitcan Şirin burada bıçaklanarak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Şirin, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında Samet E.A. (19), Muhammed F.Y, Ramazan Y, Mustafa O. (21), Gamzenur B. (18) ve Z.Ç. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Z.Ç. savcılık tarafından serbest bırakıldı. Samet E.A. ile Muhammed F.Y. hakkında ev hapsi kararı verilirken Ramazan Y, Mustafa O. ve Gamzenur B. tutuklandı. SAVCILIK: PLANLI HAREKET ETTİLER Hazırlanan iddianamede, sanıkların olayın başından itibaren planlı hareket ettikleri, buluşmayı organize ettikleri ve saldırıyı birlikte gerçekleştirdikleri ileri sürüldü. Savcılık, Şirin'in öldürülmesinde sanıkların iştirak iradesiyle hareket ettiğini değerlendirerek 5 sanık hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Sanık Mustafa O. hakkında ayrıca "yasak niteliğe haiz bıçak taşımak" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. SAVCI, EV HAPSİNDEKİ 2 SANIĞIN TUTUKLANMASINI İSTEDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Ramazan Y. ve Mustafa O, ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y, taraf avukatları ve Şirin'in ailesi katıldı. Tutuklu sanık Gamzenur B. ise duruşmada yer almadı. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 5 sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y'nin tutuklanmasını istedi. Sanıklar ise mütalaayı kabul etmeyerek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. SANIKLAR ÖNCEKİ SAVUNMALARINDA SUÇLAMALARI REDDETTİ Sanıklar, davanın önceki celselerinde verdikleri savunmalarda Şirin'i kimin bıçakladığı konusunda birbirlerinden farklı beyanlarda bulundu. Ramazan Y, önceki savunmasında Şirin'i kendisinin bıçaklamadığını öne sürerek, ❝Ümitcan'ı ben bıçaklamadım, Mustafa bıçakladı. Mustafa o gün bana uyuşturucu ikram etmişti, onun etkisinde ifade verdim. Akıl hastasıyım, suçlamaları kabul etmiyorum.❞ ifadelerini kullandı. Mustafa O. ise Şirin'i Ramazan Y'nin bıçakladığını iddia etti. Mustafa O, ❝Gamze ile ilişkimiz vardı. Ümitcan sürekli onu rahatsız ediyordu. Bu durumu öğrenince Gamze'ye Ümit'i çağırmasını istedim. Çıkan kavgada Ramazan Ümitcan'ı bıçakladı.❞ şeklinde savunma yaptı. ❝BÖYLE OLACAĞINI BİLMİYORDUM❞ Gamzenur B. de önceki celsedeki savunmasında Mustafa O. ile ilişkisi bulunduğunu, Şirin ile geçmişte yaşadığı durumu Mustafa O'ya anlattığını belirtti. Gamzenur B, ❝Mustafa ile barıştığımızda bu durumu kendisine anlattım. Kendisi onunla konuşmak istediğini söyleyerek buluşmak için yer ayarlattırdı. 'Bir şey yapmayacağım' diye söz verdi. Böyle olacağını bilmiyordum.❞ ifadelerini kullandı. Mahkemenin, sanıkların cezai sorumluluklarına ilişkin nihai kararını sonraki duruşmalarda vermesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.