#Mahkeme

- Mahkeme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mahkeme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA SAHTE ŞEYHE 2,5 YIL HAPİS CEZASI Haber

BURSA'DA SAHTE ŞEYHE 2,5 YIL HAPİS CEZASI

Bursa'da yaşanan olayda, Mustafa Özbağ, 2020 yılında bir müridinin rüyasını anlatarak (haşa) ilah olduğunu iddia etmişti. Aynı şeyh 2023 yılında da maaşlarını düşürerek emeklilere ders verilmesi gerektiğini savunup Sünnet 'geçinemiyorum' deyince '5'ten 3'e indir' diyor" ifadeleriyle gündeme gelmişti. 2017 yılında kendisine ait dükkanı aylık 4 bin 100 liraya kiraya veren Mustafa Özbağ, kiracısından 12 ayrı senet aldı. Her ayın başında, kiracısına ödenen kiraya karşılık bir senet veren Özbağ, son senedi icraya verdi. Ancak icraya verilen senet 4 bin 100 liralık değil, 44 bin 100 liralıktı. Kiracı Heybullah Demir icraya itiraz etti, Özbağ'a dava açtı. Yıllarca süren davada karar çıktı. Davada alınan 2022 tarihli bilirkişi raporunda, Özbağ'ın Heybullah Demir'den aldığı 4 bin 100 liralık senedi icraya vermeden önce başına 4 rakamını eklediği ve alacağını 40 bin lira arttırdığı tespit edildi. 40 bin lira haksız kazanç elde etmek için senette tahrifat yapan Özbağ'ı yargılayan Bursa 17. Ağır Ceza Mahkemesi, resmi belgede sahtecilik, kamu kurumlarını kullanarak dolandırıcılık suçlarının işlendiğine hükmetti. Özbağ, resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl 7 ay hapis cezasına çarptırıldı ve bu cezada sanığın pişmanlık belirtisi olmadığı gerekçesiyle indirim yapılmadı. Mahkeme, kararında Özbağ'ın geçmişte Vergi Usül Kanunu'na Muhalefet suçundan 30 ay hapis cezası almış olmasına da atıf yaptı. Kamu kurumlarının kullanılarak dolandırıcılık suçlamasında da 3 yıl 6 ay hapis ile 2 bin gün adli para cezasına çarptırılan Özbağ'ın eylemi teşebbüs aşamasında kaldığı için 4'te 1 oranında indirim uygulandı. Bu indirimle birlikte Özbağ'a 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ve 6 bin lira adli para cezası verildi. Dosya, istinaf incelemesinin ardından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi tarafından değerlendirildi. Daire, yerel mahkeme kararını onayarak sanık hakkında verilen toplam 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasını kesinleştirdi. "Gözüme baka baka yemin etti" Mağdur Heybullah Demir, yaşadıklarını röportajda şu sözlerle anlattı: "2016 yılında bu şahsın dört katlı iş yerini kiraladım. Kira ve güvence bedeli olarak benden senet aldı. Toplam 12 senet verdim, 10 tanesini ödedim ve geri aldım. Ancak iki senet kendisinde kaldı. Bu iki senetten birinin tutarı 4 bin 100 liraydı. Daha sonra cezaevinden çıktıktan sonra bu senedin başına ‘4' ekleyerek tutarı 44 bin 100 liraya çıkarmış ve icraya vermiş. Evime haciz geldi." dedi. "10 Yıl boyunca mahkemelerle uğraştım" Uzun süren hukuk mücadelesinin kendisini hem maddi hem de manevi olarak yıprattığını belirten Heybullah Demir, "Yaklaşık 10 yıl boyunca icralarla, mahkemelerle uğraştım. Üç ayrı davayı kazandım. Bu süreçte ciddi sağlık sorunları yaşadım, kriz geçirdim. Maddi ve manevi olarak çok yıprandım" dedi. "Mahkemede yemin etti, kriminal rapor gerçeği ortaya çıkardı" Heybullah Demir, sanığın mahkeme huzurunda yemin ettiğini ancak bunun da gerçeği yansıtmadığını söyledi: "Hakim huzurunda kendisine soruldu. ‘Bu senet üzerinde herhangi bir oynama yaptın mı?' denildi. Gözüme baka baka kutsal bildiğim tüm değerler üzerine yemin ederim dedi. Ancak senet kriminal incelemeye gidince senette oynama yapıldığı tespit edildi. Yani yemin de yalan çıktı." "Adalet geç de olsa yerini buldu" Yaşanan sürecin sonunda verilen kararla bir nebze olsun rahatladığını dile getiren Heybullah Demir, "Bizim güvenimizi kötüye kullanan insanlar oldu ama en sonunda adalet yerini buldu" dedi.

ŞÜPHE ÜZERİNE YERLEŞTİRİLEN KAMERA BEBEĞE ŞİDDETİ DOĞRULADI Haber

ŞÜPHE ÜZERİNE YERLEŞTİRİLEN KAMERA BEBEĞE ŞİDDETİ DOĞRULADI

Antalya’da bir yaşındaki kız bebeğin annesi tarafından darbedildiği anların, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamera'sıyla ortaya çıkmasının ardından açılan davada ilk duruşma görüldü. Mahkeme, tutuklu sanığın akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. ŞİDDET İDDİASI GİZLİ KAMERAYLA ORTAYA ÇIKTI Olay, baba Osman Vesek’in bebeğinin vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve güvenlik kamerası yerleştirmesiyle gün yüzüne çıktı. Kamera kayıtlarında, annenin bebeğe defalarca tokat attığı, terlikle vurduğu ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anlar yer aldı. Görüntülerin ardından baba Vesek, Fas uyruklu eşi İmane Moti hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Gözaltına alınan sanık, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, adli tıp raporuna da yer verildi. Raporda, bebeğin: Sol yanağı ve dudak çevresinde kızarıklıklar Kol ve el sırtında morluklar Vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri bulunduğu belirtildi. Yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığı ancak darp sonucu meydana geldiği kaydedildi. Savcılık, bebeğin kendini savunamayacak yaşta olması, şiddetin farklı günlerde tekrarlanması ve süreklilik göstermesi nedeniyle eylemlerin “altsoya ve çocuğa karşı eziyet” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ Dava, Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İmane Moti, müşteki baba Osman Vesek ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanının kamera görüntülerine ilişkin soruları üzerine savunma yapan sanık, "Psikolojim bozuldu, çok pişmanım. Emniyette izleyince ne yaptığımı anladım" ifadelerini kullandı. BABA YAŞANAN SÜRECİ ANLATTI Duruşmada ifade veren baba Osman Vesek, bebeğin doğumundan sonra yaşanan süreci ayrıntılarıyla anlattı. Eşinin bebeğiyle birlikte bir süre Fas’ta kaldığını, Türkiye’ye döndükten sonra çocuğun sağlık sorunları yaşadığını belirten Vesek, şüphelerinin artması üzerine eve gizli kamera kurdurduğunu söyledi. Vesek, "Kamera öncesinde de kızımın vücudunda kızarıklıklar vardı. Bana ‘sivrisinek ısırığı’ ve ‘düştü’ deniliyordu" dedi. TANIK DİNLENDİ, TALEPLER REDDEDİLDİ Duruşmada dinlenen bir tanık, sanığı daha önce bebeğe tokat atarken gördüğünü iddia etti. Sanık ise bu beyanları reddetti. Müşteki avukatının pedagog incelemesi ve suç vasfının değiştirilmesine yönelik talepleri mahkemece kabul edilmedi. MAHKEMEDEN ARA KARAR Mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına, tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Ayrıca dosyaya ek kamera görüntüleri de alındı. "KIZIM GECELERİ KORKARAK UYANIYOR" Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan baba Osman Vesek, kızının psikolojik durumuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Kızım geceleri korkarak uyanıyor, bağırıyor, zaman zaman kendine vuruyor. Bunun annesinden gördüğü şiddete bağlı olduğunu düşünüyorum."

ÖĞRETMENİNİ HAMİLE BIRAKAN GENÇ: BUNU BEN BAŞLATTIM Haber

ÖĞRETMENİNİ HAMİLE BIRAKAN GENÇ: BUNU BEN BAŞLATTIM

ABD’nin New Jersey eyaletinde bir öğretmenin öğrencisinden hamile kalması hakkında açılan cinsel istismar davasında, olay sırasında çocuk yaşta olduğu belirtilen mağdur, sanık hakkındaki suçlamaların düşürülmesini talep etti. Savcılık ise dosyadaki suçlamaların re’sen sürdürüldüğünü bildirdi. Eyalette görülen davada, öğretmen Laura Caron hakkında, öğrencisiyle çocuk yaşta cinsel ilişki kurduğu ve bu ilişkiden çocuk dünyaya geldiği iddiasıyla ağır suçlamalar yöneltildi. Cape May County savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık hakkında “ağırlaştırılmış cinsel saldırı”, “cinsel saldırı” ve “çocuğun refahını tehlikeye atma” suçlamaları yer aldı. MAĞDUR: "YARGILANMASINI İSTEMİYORUM" Mahkeme kayıtlarına yansıyan beyanlarda, bugün 19–20 yaşlarında olduğu belirtilen mağdur, öğretmenin cezalandırılmasını istemediğini belirterek, ilişkiyi kendisinin başlattığını öne sürdü. Mağdurun ifadesinde "Bunu ben başlattım. Benim isteğim olsa hapse girmezdi" dediği aktarıldı. Hukuk uzmanları ise ABD’de birçok eyalette olduğu gibi New Jersey’de de 16 yaşın altındaki çocuklarla yetişkinler arasında cinsel ilişkinin, rıza iddiasına bakılmaksızın suç kabul edildiğine dikkat çekiyor. SORUŞTURMA SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMIYLA BAŞLADI Soruşturmanın, mağdurun babasının sosyal medyada paylaştığı bir fotoğraf sonrası başlatıldığı belirtildi. Paylaşımda, mağdur ile öğretmenin çocuğu olduğu öne sürülen çocuk arasındaki benzerliğe dikkat çekildiği ifade edildi. Savcılık kaynakları, yürütülen soruşturma kapsamında mağdurun, söz konusu çocuğun biyolojik babası olduğunu mahkemede doğruladığını bildirdi. SAVCILIK: SÜREÇ KAMU ADINA YÜRÜTÜLÜYOR Savcılık makamı, cinsel istismar suçlarının kamu davası niteliğinde olduğunu ve mağdurun şikayetinden vazgeçmesinin davayı otomatik olarak düşürmediğini vurguladı. Dosyadaki deliller ve tanık beyanları doğrultusunda yargılamanın sürdüğü kaydedildi.

4 KEZ BIÇAKLADI SONRA 112’Yİ ARADI: 'YAŞASIN İSTEDİM' Haber

4 KEZ BIÇAKLADI SONRA 112’Yİ ARADI: 'YAŞASIN İSTEDİM'

Balıkesir’in Erdek ilçesinde kız arkadaşı Dilruba Elif Çetin’i 4 kez bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Burak İnci’nin, “kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanmasına Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada savunma yapan sanık İnci, olayın şokunu atlatamadığını öne sürerek, "Dilruba’yı bıçakladıktan sonra yaşaması için 112’yi aradım. Ekiplerin hemen gelmesini istedim. Hâlâ onu unutamıyorum" dedi. UZAKLAŞTIRMA KARARINA RAĞMEN GÖRÜŞMÜŞLER Mahkeme dosyasına yansıyan bilgilere göre, sanık ile maktulün 2024’te bir kafede tanıştığı, bir süre sonra ilişki yaşamaya başladıkları, maktulün daha önce darp edilmesi üzerine sanık hakkında 30 gün uzaklaştırma kararı aldırdığı, buna rağmen görüşmeyi sürdürdükleri belirtildi. Olayın 22 Mayıs 2025’te Zeytinli Mahallesi Kurbağalı mevkisindeki sitede bulunan 1’inci kattaki evde yaşandığı; birlikte alkol alan çift arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın mutfaktan aldığı ekmek bıçağıyla Çetin’i sırtından 4 kez bıçakladığı ve genç kadının olay yerinde hayatını kaybettiği kaydedildi. "LİNÇ EDİLMEKTEN KORKTUM, BALKONDAN ATLADIM" Sanık İnci, ifadesinde tartışma sırasında öfkesine hâkim olamadığını iddia ederek, "Bazı iddialarda bulununca sinirlendim. Mutfaktaki küçük ekmek bıçağını aldım. Linç edilmekten korktuğum için balkondan atladım, bacaklarım kırıldı. Aracın altına saklandım, sonra yakalandım" diye konuştu. TANIK BEYANI Duruşmada tanık olarak dinlenen A.O., maktulün annesinin vefatından sonra Dilruba Elif Çetin’le ilgilendiğini belirterek, "Sanık olaydan bir hafta önce balkonun altına gelerek Dilruba’yı unutamadığını söyledi, benimle konuşmak istedi. Kabul etmedim" ifadelerini kullandı. "ÜZGÜNÜM, AFFINIZA SIĞINIYORUM" Son sözleri sorulan sanık, pişman olduğunu ileri sürerek, "Dilruba’nın yaşamasını istedim, bu yüzden 112’yi aradım. Üzgünüm, affınıza sığınıyorum" dedi. Mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

“CİNLER KAN İSTİYOR” YALANIYLA EMEKLİYİ DOLANDIRDILAR Haber

“CİNLER KAN İSTİYOR” YALANIYLA EMEKLİYİ DOLANDIRDILAR

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki H.D., eşinin rahatsızlığına çare ararken, dini inanç ve duyguları istismar eden dolandırıcıların hedefi oldu. “Cinler kan istiyor” ve “Safran Türkiye’de alkollü” gibi gerekçelerle 130 bin TL’si alınan H.D.’nin şikâyeti üzerine hazırlanan iddianamede, iki sanık hakkında emekliyi dolandırıcılık ve Tekke ve Zaviyeler Kanunu’na muhalefet suçlarından hapis cezası talep edildi. "MUSKALAR İÇİN SADECE MÜREKKEP PARASI ALDIM" Olayın 2023-2024 yılları arasında yaşandığı belirtildi. İddialara göre, H.D., bir arkadaşı aracılığıyla tanıştığı Y.C. tarafından ailesine büyü yapıldığı yönünde kandırıldı. Y.C., sözde büyünün bozulması için “cinlerin kan istediğini” öne sürdü. Ardından muskalar için yurt dışından getirilecek safranın pahalı olduğu bahanesiyle H.D.’den toplamda 130 bin TL topladı. Sanıklardan 75 yaşındaki H.Ş., ifadesinde suçlamaları reddederek "Yazdığım muskaların mürekkebi safrandan olduğu için sadece cüzi miktarda para aldım" savunması yaptı. Diğer sanık Y.C. ise sadece aracı olduğunu iddia etti. 10 YILA KADAR HAPİS TALEBİ Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların dini duyguları istismar ederek dolandırıcılık yaptığı ifade edildi. Sanıklar hakkında şu cezalar talep edildi: Dini inançların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis, 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler Kanunu’na muhalefet suçundan ise 3 aydan az olmamak üzere hapis cezası. MAHKEMEDEN YAKALAMA KARARI Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mağdur H.D., "İlaçları kullanmadım, durumdan şüphelenip şikayetçi oldum. Başkalarını da dolandırmışlar, paramı geri istiyorum" dedi. Sanık Y.C.’nin duruşmaya katılmaması üzerine mahkeme heyeti hakkında yakalama kararı çıkardı. Dava ileri bir tarihe ertelendi.

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM" Haber

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM"

Belediyelere rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettikleri öne sürülen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik 200 sanıklı davanın ikinci gününde, tutuklu yargılanan Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, savunmasını yaptı. "İFADELERİM ÇARPITILDI, İDDİANAME TUTARSIZ" Silivri'deki Marmara Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada konuşan Tekin, "İddianamede ifadelerimin tutarsız olduğu söyleniyor. Ancak benim ifadelerim bütüncül şekilde değerlendirilebilseydi, olayların aydınlatılmasına katkı sağlayacak nitelikteydi" dedi. Tekin, 9 aydır tutuklu olduğunu, hakkında doğrudan bir rüşvet görüşmesinin veya talebinin bulunmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bana dair rüşvetle ilgili ne bir görüşme, ne bir delil var. HTS kayıtları üzerinden yorum yapılmış. Oysa bana ihalelerle ilgili doğrudan bir soru bile sorulmadı. Bu davada kamuoyuna, adalete ve tarihe karşı sorumluluğum var.” "BU DAVA SİYASİ VE KİŞİSEL HESAPLAŞMALARA DAYANIYOR" Konuşmasında sert eleştirilerde bulunan Tekin, soruşturma sürecinin siyasi hesaplaşmalarla şekillendiğini ileri sürdü: “Ben, Adana’nın seçilmiş ilk kadın belediye başkanıyım. Göreve geldiğimde 13-14 aylık bir süreç geçmişti. Ama ben 35 yıllık bir hukukçuyum. Aziz İhsan Aktaş’ı sadece seçimden sonra tebrik ziyaretinde tanıdım. Zamanla, ‘bu kadın belediye başkanı olmaz, kadınla ne yapacağız?’ söylemleri başladı.” "İSTEDİKLERİNİ YAPSAYDIM BURADA OLMAZDIM" Mahkeme heyetine hitaben konuşmasını sürdüren Tekin, rüşvet sisteminin dışında kaldığı için hedef haline getirildiğini belirtti: “Ben görevimi Seyhan Belediyesi'nin bütçesiyle yaptım, kendi cebimden değil. Belediye ekonomik olarak zorluk içindeydi. Haciz tehditlerine karşılık, 'makam haczedecekler' dediler. Ben de, ‘sokaklar benim makamım’ dedim. Bu duruşumu sürdürdüğüm için cezalandırılıyorum. Rüşvet aldığım için değil, almadığım için buradayım. İstediklerini yapsaydım, bugün burada olmazdım.” "İTİRAFÇI OLANLAR CEZAEVİNDEN ÇIKTI" Tekin, cezaevindeki koşullara da dikkat çekerek, bazı sanıkların tahliye olmak için iftiralarla iş birliği yaptığını söyledi: “Benim koğuşumdan en az üç kişi, cezaevinden çıkmak için birilerinin ismini verdi ve itirafçı oldu. Aziz İhsan Aktaş benim adımı, kişisel hesaplaşma için kullandı. Rüşvetle hiç ilgisi olmayan bir kişiyi yargılamaya çalışıyorlar.” CHP HEYETİ DE DURUŞMAYI TAKİP ETTİ Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda milletvekili ile partili katılarak destek verdi. Duruşma salonundaki kalabalık dikkat çekti. "Eşinizin belediyede bağı var mı?" sorusuna yanıt: "Hayır" Mahkeme başkanının, “Eşinizin belediyeyle bir bağı var mı?” sorusunu ise Tekin net bir şekilde, “Hayır, öyle bir şey yok” diyerek yanıtladı. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından, diğer tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edileceği bildirildi.

KEDİ EZEN SÜRÜCÜYE BARINAKTA ÇALIŞMA CEZASI Haber

KEDİ EZEN SÜRÜCÜYE BARINAKTA ÇALIŞMA CEZASI

Adana’da bir kamyonet sürücüsü, sokakta ilerlerken iki kedi'nin üzerinden geçti. Olay, güvenlik kameralarına yansırken, hayvanları koruma yasası kapsamında yargılanan sürücüye mahkeme 1 ay süreyle hayvan barınağında çalışma cezası verdi. Yaralanan kedilerden birinin durumu ise ağır. OLAY KAMERALARA YANSIDI Olay, 21 Ocak 2026 tarihinde merkez Seyhan ilçesi Döşeme Mahallesi'nde meydana geldi. İddialara göre, A.T. (46) isimli sürücü, kamyonetiyle seyir halindeyken sokakta bulunan iki kedinin üzerinden geçti. O anlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Kedilere bakan ve onları düzenli olarak beslediğini belirten Merve Taşgıt (28), olayın ardından kamera kayıtlarını inceledi ve durumu polise bildirerek şikayetçi oldu. “KEDİLERİ FARK ETMEDİM” DEDİ, SERBEST BIRAKILDI Olay sonrası harekete geçen İlçe Emniyet Müdürlüğü Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, A.T.’yi gözaltına aldı. Şüpheli, ifadesinde kendisini şöyle savundu: "Hayvanseverim. Kedileri fark etmedim. Bilerek üzerlerinden geçmedim" A.T., işlemlerinin ardından Hayvanları Koruma Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla adliyeye sevk edildi. Mahkeme, A.T.’ye 1 ay süreyle hayvan barınağında kamu hizmeti cezası vererek adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. “BU BİR KAZA DEĞİL, CANİCE BİR DAVRANIŞ” Kamyonetin ezdiği kedilerden birini besleyen ve olayı güvenlik kameralarından izleyen Merve Taşgıt, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Dün iş yerime geldiğimde kedinin acı içinde bana geldiğini gördüm. Ayağının kırık olduğunu fark ettim, hemen veterinere götürdüm. Sonra esnaftan biri kamyonetin ezdiğini söyledi. Kamera kayıtlarını inceledim ve araç sürücüsünün sağa manevra yaparak kedilerin üzerine bilerek yöneldiğini fark ettim. Bu bir kaza değil, canice bir davranış." “DEVLET BÜYÜKLERİNDEN DESTEK BEKLİYORUM” Kedinin durumunun hâlâ ağır olduğunu ve ameliyat edildiğini belirten Taşgıt, yetkililere seslenerek şunları söyledi: "Ben bu hayvanları yıllardır besliyorum. Böyle insanların toplum içinde serbestçe dolaşmasını istemiyorum. Hayvan hakları yasalarının daha caydırıcı şekilde uygulanmasını bekliyoruz. Devlet büyüklerimizden destek bekliyorum." HAYVANLARI KORUMA KANUNU NE DİYOR? Türkiye’de 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, hayvanlara kasıtlı şekilde zarar veren kişilere para cezası, kamu hizmeti yükümlülüğü veya hapis cezası öngörüyor. Son yasal düzenlemelerle birlikte, hayvana işkence veya kasten öldürme suçu artık kabahat değil, cezai yaptırıma tabi bir suç olarak değerlendiriliyor.

'AİLE REİSİ OLMAMA RAĞMEN DİNLENMEDİM KENDİMİ KAYBETTİM' Haber

'AİLE REİSİ OLMAMA RAĞMEN DİNLENMEDİM KENDİMİ KAYBETTİM'

Gaziantep’te 2024 yılında tüfekle eşini öldüren, oğlunu ve damadını ağır yaralayan sanık İbrahim Halil Ö.’nün yargılanmasına devam edildi. Sanık, savunmasında "Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim" dedi. Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 8’inci duruşmasına, sanık İbrahim Halil Ö., taraf avukatları ve maktul ailelerinin avukatları katıldı. "KİMSEYİ ÖLDÜRME KASTIM YOKTU" Savunmasında olay sırasında panik yaşadığını öne süren sanık İbrahim Halil Ö., şu ifadeleri kullandı: "O dönemde hem eşimden hem de oğlumdan şüphelenmekteydim. Olay sırasında kendimi korumak amacıyla bıçağı savurdum. Damadımı ya da kızımı bıçaklamak gibi bir niyetim yoktu. Aile reisi olmama rağmen kimse tarafından dinlenmediğimi düşündüğüm için kendimi kaybettim. Kimseyi öldürme kastım yoktur, en fazla yaralama düşüncesi söz konusu olabilir." Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dosyadaki eksik hususların giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 13 Mayıs 2024’te Şehitkamil ilçesi Belkız Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, evde çıkan aile içi tartışma sonrası Halil Ö. (46), eline aldığı tüfekle eşi Zeynep Ö. (44), oğlu İ.E.Ö. (15) ve damadı Hanifi B. (23)’ye ateş etti. Olayda Zeynep Ö. hayatını kaybederken, oğlu ve damadı ağır yaralandı. Gözaltına alınan Halil Ö., çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı.

BAL TENEKELERİNDE MADDE YAKALANDI: EV TEKLİF ETTİLER İDDİASI Haber

BAL TENEKELERİNDE MADDE YAKALANDI: EV TEKLİF ETTİLER İDDİASI

Kayseri’de bal tenekeleri içerisine gizlenmiş 10 kilo 250 gram sıvı uyuşturucu ile yakalanarak tutuklanan sanık H.A., ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, balları teslim eden kişinin, isim vermemesi karşılığında kendisine ev almayı teklif ettiğini ve para gönderdiğini öne sürdü. KÖPEK JACK BULDU, OTOBÜSTE YAKALANDI Olay, geçtiğimiz yıl Nisan ayında meydana geldi. Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube ekiplerinin ortak çalışmasında, şehirlerarası otobüste yapılan aramada narkotik köpeği Jack, yolculuk esnasında taşınan bal tenekeleri içine gizlenmiş uyuşturucu maddeyi tespit etti. Yapılan incelemede, tenekelerde 10 kilo 250 gram sıvı uyuşturucu bulundu. Olayla ilgili H.A. gözaltına alınıp tutuklandı. "BALLAR BANA AİT DEĞİL, İSİM VERMEYEYİM DİYE PARA YOLLADILAR" Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan H.A., balların kendisine uzaktan akrabası M.G. tarafından verildiğini söyledi. H.A., ifadesinde şu iddialarda bulundu: "Ballar İran uyruklu M. adlı kişiye aitti. M.G., bunları onların gelip teslim alacağını söyledi. İçinde uyuşturucu olduğunu bilmiyordum. Gözaltına alındıktan sonra kardeşimi arayan M.G., isim vermemem karşılığında bana ev almayı teklif etti ve para gönderdi." SEGBİS’LE BAĞLANAN TANIK İDDİALARI REDDETTİ Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan M.G. ise bu iddiaları yalanladı. Gönderilen paranın, H.A.'nın kardeşinin borç istemesi nedeniyle gönderildiğini öne sürdü. AVUKATTAN “KOMPLO” SAVUNMASI H.A.’nın avukatı, sanığın kardeşinin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Müvekkilinin bir komplonun içinde kaldığını, piyon olarak kullanıldığını savundu. Mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.