#Marmara Üniversitesi

- Marmara Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Marmara Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN O İSME ÇİFTE GÖREV Haber

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN O İSME ÇİFTE GÖREV

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararına göre Hasan Suver, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığı görevine atanırken aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı olarak da görevlendirildi. RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANDI 31 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan kararda, Suver’in Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı olarak görevlendirildiği ifade edildi. Aynı karar kapsamında Suver’in, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak da görev yapacağı kaydedildi. GÖREVLERİ VE SORUMLULUKLARI Atama ile Suver’in: Cumhurbaşkanlığı bünyesinde politikalar geliştirme ve koordinasyon süreçlerini yönetmesi, Bakan Yardımcısı olarak çevre politikaları, şehircilik uygulamaları ve iklim değişikliğiyle mücadele alanlarında çalışmalara katkı sunması bekleniyor. HASAN SUVER KİMDİR? Hasan Suver, 1961 yılında Sürmene’de doğdu. İlk ve ortaokul eğitimini Trabzon, lise eğitimini Samsun’da tamamladı. Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu ve İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans yaptı. Siyasi ve sivil toplum alanında aktif görevlerde bulunan Suver: AK Parti Fatih İlçe Teşkilatı’nın kurucularından, Fatih Belediyesi Meclis Üyeliği, Üç dönem Fatih Belediyesi Başkan Yardımcılığı, Meclis I. Başkan Vekilliği ve Fatih Kent Konseyi Genel Sekreterliği görevlerinde bulundu. 2018 – 2019 yılları arasında ise Fatih Belediyesi Başkanlığı yaptı. Ayrıca pek çok sivil toplum kuruluşunda yönetim kurulu üyeliği bulunan Suver’in beş adet kitabı bulunuyor. İngilizce bilen Suver, evli ve 3 çocuk babasıdır. Hasan Suver, 26 Aralık 2019’dan bu yana Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak görev yapıyordu ve yeni atamayla bu göreviyle birlikte Cumhurbaşkanlığı’nda da danışman olarak hizmet verecek.

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ Haber

BURSA TEKNİK'TE YAPAY ZEKA SEMPOZYUMU DÜZENLENDİ

Bursa Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" sempozyumunda, yapay zekânın bilim, felsefe ve medeniyet perspektifleri ele alındı. Programa katılan bilim insanları, teknolojinin insan ve değerlerle birlikte düşünülmesi gerektiğine ve gelişenin yapay zekâ değil insan zekâsı olduğuna dikkat çekti. Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) "Doç. Dr. Şakir Kocabaş Anısına: Bir Öncünün İzinde Yapay Zekâda Yeni Ufuklar" başlıklı sempozyum düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Sempozyumun açılış konuşmasını yapan Rektör Naci Çağlar, "Merhum Doç. Dr. Şakir Kocabaş, yapay zekâdan bilim felsefesine uzanan çalışmalarıyla, teknolojinin yalnızca nasıl üretildiğini değil, hangi amaçla geliştirildiğini de sorgulamış; bilginin ahlâk ve sorumluluk bilinciyle birlikte ele alınması gerektiğini bizlere hatırlatmıştır. Bugünkü program, Şakir Kocabaş Hocamızı anmanın ötesinde; öğrencilerimizin onun açtığı ilmî ve fikrî yolu yeniden düşünmesine, bilime daha derin, daha anlamlı bir perspektiften bakmasına vesile olacaktır" dedi. "Robot ve insanların arkadaş olacağı hibrit toplum modeline doğru gidiyoruz" Açılış konuşmasının ardından sempozyumun ilk oturumuna geçildi. "Doç. Dr. Şakir Kocabaş ve Yapay Zekâ" başlıklı oturumda, Sempozyum Koordinatörü ve Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, "Yapay Zekânın, Dünü, Bugünü ve Geleceği" başlıklı konuşmasını yaptı. Yapay zekânın ilk adımlarının 1900’lü yıllarda bir hayalle başladığını ifade eden Prof. Dr. Öztemel, günümüzde yapay zekânın insan düşüncesine yakın bir hale geldiğini belirtti. Prof. Dr. Öztemel, 2030 yılına kadar toplumla bütünleşecek olan yapay zekânın; günlük yaşamı, endüstriyi, yönetimi ve bilimsel süreçleri etkileyerek topluma derinlemesine yerleşeceğini ifade etti. 2030 yılından sonra insanların robotlarla arkadaş olacağını, dolaysıyla hibrit bir toplum modelinin yerleşeceğini ifade eden Prof. Dr. Öztemel, "Robotlar ile toplumun bütünleştiği bir yaşama doğru yolculuk hızla devam ediyor. Toplumun hiçbir kesimi, yapay zekâdan soyutlanamaz. Ancak şu unutulmasın ki; gelişen yapay zekâ değil insan zekâsıdır" diye konuştu. Prof. Dr. Saadettin Ökten: Karar vermek için hakikatin kaynağına bakmalı Düşünür, Akademisyen ve Yazar Prof. Dr. Saadettin Ökten ise "Yapay Zekâ Çağında İnsan ve Medeniyet" başlıklı konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Saadettin Ökten, yapay zekâ tartışmalarında "nasıl yapılır" sorusunun yanında "niçin yapılır" sorusunun da sorulması gerektiğini belirterek, bilginin hikmetten koparıldığında yönünü kaybedebileceğini vurguladı. Yapay zekâ olgusunun günümüzde önemli bir fenomen olarak karşımıza çıktığını dile getiren Prof. Dr. Ökten, "Bu durum temelde bir bilgi meselesidir. Bilgi, büyük ölçüde bizim yönetimimizde üretilmekte ve kullanılmaktadır; ancak ortaya çıkan yetkinlik, hızı ve kapsamı bakımından çoğu zaman insanı aşan bir boyuta ulaşmaktadır. İnsan bir noktada karar veremediğinde, bilginin kaynağına bakmak zorundadır. Çünkü bizim hakikat anlayışımızın tamamı "Âlim" isminden beslenmektedir" dedi. Konuşmasında, Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın bilime yaklaşımını hatırlatan Prof. Dr. Saadettin Ökten, onun yapay zekâyı yalnızca teknoloji değil, insanı ve toplumu ilgilendiren bir mesele olarak ele alan öncü bir akademisyen olduğunu ifade etti. "Yaşamı robotlara teslim etmek varoluş anlamını sorgulatır" İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ise "Bilim Felsefesi ve Yapay Zekâ" başlıklı konuşmasını yaptı. Prof. Dr. Şen, "Her şeyden önce yapay zekâdan söz edebilmek için kelimelerin ve kavramların anlamlarının bilinmesi gerekir; çünkü kavramlar anlaşılmadan bilimsel bir düşünce üretilemez. Bugün insana ait görsel, bilimsel, estetik gibi farklı zekâ türlerinin verileri bilgisayarlarda toplanmakta, buna da yapay zekâ denmektedir. Ancak zekâ kavramı yalnızca maddi bir boyutla sınırlı değildir; manevi zekâ da bu bütünün önemli bir parçasıdır. Manevi zekâ söz konusu olduğunda, yapay zekânın insan zekâsını aşması mümkün görünmemektedir. Aksi takdirde, insanın hayatına anlam katan değerler ortadan kalkar ve yaşamın tüm sorumluluğu robotlara teslim edilmiş olur ki bu durumda insan varoluşunun anlamı ciddi biçimde sorgulanır" dedi. Farklı oturumlarla Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın yapay zekâya katkıları ele alındı Sempozyumun ikinci oturumunda, "Tanıdıklarının Dilinden Doç. Dr. Şakir Kocabaş" başlığıyla Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Öztemel, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Yayla Gül Ceren Karataş konuşmalarını gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Ercan Öztemel’in üslendiği "Doç. Dr. Şakir Kocabaş’ın Yapay Zekâ Alanındaki Çalışmaları ve Alana KatkIları" başlıklı panelde; İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekai Şen ve Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Ebubekir Koç konuşmasını gerçekleştirdi. "Genç Bilim İnsanlarının Gözünden Yapay Zekânın Yönü Paneli"nde ise BTÜ Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Kocakulak moderatörlüğü üstlenirken; Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Zahid Yıldız, BTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Demir ve TÜBİTAK Yapay Zekâ Enstitüsü’nden Dr. Esad Öztemel konuşmacı olarak yer aldı. Program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın konuşmacılara plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.