#Milletvekili

- Milletvekili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milletvekili haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR'DEN TOPLU AÇILIŞ VE TEMEL ATMA TÖRENİ Haber

İZMİR BÜYÜKŞEHİR'DEN TOPLU AÇILIŞ VE TEMEL ATMA TÖRENİ

İzmir genelinde ulaşım, altyapı, çevre ve sosyal yaşam alanlarını kapsayan çok sayıda projenin toplu açılışı ve temeli, Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlenen programla gerçekleştirildi. Tören kapsamında; Egeşehir Menemen Konutları’nın ilk iki etabının temeli atıldıÖrnekköy Kentsel Dönüşüm Projesi’nde tamamlanan konutların anahtarları teslim edildiDikili ve Aliağa’daki altyapı projeleri ile çeşitli tesislerin temeli canlı bağlantılarla atıldı Programa çok sayıda milletvekili, belediye başkanı, sivil toplum temsilcisi ve vatandaş katıldı. ÖZEL: “İZMİR, CHP’NİN SANCAK GEMİSİ” Konuşmasında İzmir’in CHP açısından önemine vurgu yapan Özel, kente yönelik yatırımları örnek göstererek şunları kaydetti: "İzmir’de olmaktan, böyle bir ekiple çalışıyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. İyi ki İzmir var. Çok daha güzel günleri sizin sayenizde Türkiye görecek" Özel ayrıca yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik anlayışıyla önemli projelere imza attığını belirterek, yapılan yatırımların artarak devam edeceğini ifade etti. TUGAY: “KREDİLER ONAYLANMADI, YATIRIMLARI ÖZ KAYNAKLA YAPIYORUZ” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise konuşmasında belediyenin iki yıllık çalışmalarını değerlendirdi. Tugay, bazı projeler için gerekli finansman bulunmasına rağmen merkezi onay süreçlerinin geciktiğini belirterek, "Bu projeler için gerekli kredi anlaşmaları yapılmış olmasına rağmen iki yılı aşkın süredir Hazine onayı verilmedi. Oysa İzmir'in sekiz ayrı altyapı ve ulaşım projesi için uluslararası finans kuruluşları uygun şartlarda kredi sağlamaya hazır. Üstelik bu krediler 4-5 yıl geri ödemesiz, ardından 15-20 yıl vadeli olarak sunuluyor. Bu krediler için Hazine kefaleti de talep edilmiyor; belediye olarak kendi kendimize kefil oluyoruz. Ancak mevzuat gereği bakanlık onayı gerekiyor. Ne yazık ki bu onaylar, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin bir yılı aşkın süredir bekletiliyor. Biz de tüm bu şartlara rağmen, çalışmalarımızı durdurmamak adına projeleri kendi öz kaynaklarımızla hayata geçirme kararı aldık" ifadelerini kullandı. "GÜCÜMÜZÜ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK'TEN ALIYORUZ" Altyapı sorunlarından kentsel dönüşüm ihtiyacına, ulaşım ve trafik düzenlemelerinden sosyal ve ekonomik sorunlara kadar birçok alanda çalışmaların aralıksız sürdüğünü belirten Başkan Tugay; kalkınma hedefleri doğrultusunda tarımın geliştirilmesi, çiftçilerin desteklenmesi ve engelli yurttaşlar, hastalar ile yaşlılara yönelik hizmetlerin de tüm hızıyla devam ettiğini ifade etti. Türkiye'nin ilk ve tek belediye hastanesi olan Eşrefpaşa Hastanesi'nde hayata geçirilen ek hizmet binası, diyabet merkezi ve otizm merkezi ile evde sağlık hizmetlerinin kapsamının genişletildiğini vurgulayan Tugay, kentte sağlıklı yaşamı destekleyen yatırımların giderek büyütüldüğünü söyledi. Kent genelinde 20 İZMAR'ın açıldığını, yıl sonuna kadar bu sayıyı 40'a çıkarmayı hedeflediklerini belirten Tugay, "İZMAR'lar, İzmir'in en uygun fiyatlı marketleri olacak. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye genelinde hayata geçirdiği Kent Lokantalarını ise esnafı mağdur etmeden, ihtiyaç duyulan bölgelerde açıyor ve yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Fiyat politikamızda da kararlıyız; zam yapmadık, yapmayacağız. Vatandaşlarımızın ekonomik zorluklar yaşadığını biliyor, her şartta onların yanında olmaya devam ediyoruz" dedi. Başkan Tugay konuşmasını, "Gücümüzü partimizin köklü geleneğinden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ten ve bugün partimize liderlik eden Genel Başkanımızdan alıyoruz" diyerek tamamladı. "İKİ YIL ÖNCE İZMİR'İ CEMİL TUGAY'A EMANET ETTİK" CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuşmasına "Bugün cumhuriyetimizin sarsılmaz kalesi, kurtuluşun ve hürriyetin simgesi güzel İzmir'de olmaktan büyük mutluluk duyuyorum" diyerek başladı. 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü'ne değinen Özel, CHP ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin otizmle ilgili çalışmalarından söz etti. Özel, son yerel seçimde gösterilen başarıdan, CHP'li yerel yönetimlerin vatandaşa dokunan çalışmalarından örnekler sundu. "Tarihi bir yerel seçim başarısının ardından üçüncü yıla başlarken sizlerle beraberiz" sözleriyle konuşmasını sürdüren Özel, "İzmir'de 31 belediye başkan adayımızdan 29'u seçildi. 9 kadın aday gösterip 8'inin seçilmesini sağladık. 12 genç aday gösterip 11'inin göreve getirildiği bir seçim yaşadık. Bu büyük başarıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İzmir'de Büyükşehir Belediyesi'ni de Cemil Tugay'a emanet ettik" dedi. Aday belirleme sürecinde Atatürk gibi gençlere, kadınlara ve bilime inanarak çalıştıklarını belirten Özel, "350 bin anketle aday belirledik. 31 Mart akşamı geldiğinde artık Türkiye'de büyük bir başarıya doğru gittiğimizi biliyorduk. O gün göreve gelenlerden birisi de Cemil Tugay ve salondaki 28 ilçe belediye başkanımdı" dedi. "SAY SAY BİTMEZ, İZMİR'DE DÜNYA KADAR İŞ YAPILDI" Özgür Özel, belediye başkanlarına seslenerek, "Temiz, titiz ve çok çalışmak zorundasınız. Seçmen bize bir kredi verdi; bu, bir yatırım kredisidir. Halk, Türkiye'nin aydınlık geleceğine ve evlatlarının yarınlarına yatırım yaptı. Bize de gelişmiş ülkeleri yakalayıp geçme görevi verdi" dedi. İktidarın belediyeleri maddi ve manevi olarak zorladığını ifade eden Özel, İzmir'e aktarılması gereken kaynakların kesildiğini savundu. Belediyelerin en doğru hizmetleri hayata geçirmesi gerektiğini vurgulayan Özel, uluslararası finansman olanaklarına da dikkat çekerek, "Yurt dışından İzmir'de yapılacak yatırımlara kaynak sağlamak isteyenler var. Ancak burada bu hizmetlerin yapılmasını istemeyen bazı bakanlar, güya İzmir'i seviyormuş gibi davranıyor" ifadelerini kullandı. İzmir'e toplam 42,5 milyar liralık yatırım yapıldığını belirten Özel, Buca Metrosu, tramvay alımları ile deniz ve kara ulaşım filolarına kazandırılan yeni araçları, altyapı yatırımlarını, ulaşım projelerini ve su kriziyle mücadele çalışmalarını örnek gösterdi. Sosyal belediyecilik uygulamalarına da değinen Özel; Kent Lokantaları, İZMAR şubeleri, süt ve yemek dağıtımları ile çocuk etkinlik merkezlerinin ücretlerinin düşürülmesi gibi projeleri tek tek sıraladı. Yapılan hizmetlerin kapsamına vurgu yapan Özel, "Saymakla bitmez, çok sayıda iş yapıldı. İzmir'e yeter mi? Yetmez. Çünkü İzmir'de seçmen, zaman zaman eksiklerimiz olsa da bizi cezalandırmadan arkamızda durdu ve büyük bir zafer verdi. İzmir'e ne yapılsa azdır. İzmir için yapılan her işin hedefi, daha fazlasını gerçekleştirmek olmalıdır" diye konuştu. "BÜYÜK BİR KRİZİ AŞMAYI HEDEFLİYORUZ" Önceki dönemde kooperatiflerin de dahil olduğu kentsel dönüşüm sürecine değinen Özel, "Bence çok doğru bir yöntem ama çok talihsiz bir süreçle karşılaştı. Mağdurlar bu konudan rahatsızdı ve bir sorun olarak karşımızda duruyordu. Bu projeye emek vermiş insanlar ve siyasetçiler, bürokratlara operasyonlar yapılıyordu. Kriz ortaya çıktığı anda ben de İzmir'deydim, hep birlikteydik. Cemil Tugay yönetimi ve bürokrasisi bu sorunun çözümüne katkı vermeye açık davrandı. İzmir'de bu mağduriyetleri bir şekilde çözeceğiz demiştim. Şimdi inşaatı durmuş projelerde bambaşka bir noktaya geldik" diye konuştu. Sürecin siyasi malzeme haline getirildiğini savunan Özel, "Bu işi siyasi operasyonlara dönüştürenler; Çeşme'de çevre tahribatı gündemdeyken, Urla'da kente karşı suçlar işlenirken sessiz kalanlardı. İzmir'i savunma mücadelesine destek vermeyenler, bugün mağduriyetler üzerinden siyaset yapıyor" ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın Adalet ve Kalkınma Partisi'nin "istismarcı siyaset anlayışının" bir parçası olduğunu öne süren Özel, mağdur vatandaşların ise eleştirilemeyeceğini belirtti. Süreci yakından takip ettiğini ifade eden Özel, "Genel başkan olarak düzenli bilgi alıyor, ilerlemeleri izliyorum. Bu konuyu son derece önemli görüyorum. Bu yıl ve gelecek yıl içinde, seçimlere kadar tüm konutları teslim ederek büyük bir krizi aşmayı hedefliyoruz. İzmir'e başımızı öne eğdirecek bir yanlış yapmayacağız" diye konuştu. "İZMİR'DE BİRİLERİ HİZMET ETMEYE ÇALIŞIRKEN BİRİLERİ DE TARİHİ YAPILARA ÇÖKMEYE ÇALIŞIYOR" Meslek Fabrikası, eski gasilhane, Namazgah Hamamı ve Egemenlik Evi'nin devri girişimleri hakkında da konuşan Özel, "Birileri hizmet etmeye çalışırken birileri de tarihi yapılara çökmeye çalışıyor. Oysa buraları İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin ticari değil eğitim, kültür ve hizmet amaçlı kullandığı yapılar. Buraları alıp ne yapacaklar? Bunu düşünmek lazım. AK Parti'nin İzmir'de seçim kazanması durumunda Pasaport İskelesi, Alsancak İskelesi, Asansör, Paraşüt Kulesi gibi yapılar vakıflara teslim edilecekti. AK Parti kazansaydı burada 14 açılış yerine 14 yeşil alanın imara açılışını sessiz sedası yapıyor olacaklardı. 10 hizmet binası yerine 10 tane gökdelen temelini atacaklardı. Bu kenti seviyorsanız o kenti sevenlere emanet etmekle çok doğru yapıyorsunuz. Tüm engellemelere rağmen tüm alçaklıklara rağmen dimdik ayaktayız. Sosyal belediyecilikte tarih yazıyoruz. Saldırılara rağmen bilhassa İzmir'de dünya siyaset tarihinin en büyük algı operasyonlarına rağmen çok önemli işleri yapıyoruz. Geleceğe önemli adımlar atıyoruz. Buradayız. İzmir'de olmaktan, böyle bir ekiple çalışıyor olmaktan çok büyük memnuniyet duyuyorum. İyi ki İzmir var. İyi ki CHP'nin çok sevdiği bu güzel şehir var. Çok daha güzel günleri sizin sayenizde Türkiye görecek" ifadelerini kullandı. ÖZGÜR ÖZEL'DEN İZMİR'DE OTİZM FARKINDALIK BULUŞMASI CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde (AASSM) otizmli bireylerle bir araya geldi. Özgür Özel, AASSM'de görev yapan otizmli müzisyen Özge Çeltik ile İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin İZMAR ve İZTARIM şirketleri bünyesinde istihdam edilen Toprak Kurt ile yakından ilgilendi. Programda yer alan otizmli bireyler Yeliz Yıldırım, Burhan Deniz Gedik, Doruk Güngör ve Aslıhan Erbaysan da Özel ile sohbet etti.

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA AYKUT ERDOĞDU SAVUNMA YAPTI Haber

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA AYKUT ERDOĞDU SAVUNMA YAPTI

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınmaya başlandı. İlk savunmayı yapan eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, hakkındaki iddialara tepki gösterdi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen davada konuşan Erdoğdu, hakkında ortaya atılan para taşıma iddialarına ilişkin somut delil olmadığını savundu. “BİR TANE KAMERA GÖRÜNTÜSÜ GÖSTERİN” Kimlik tespitinde aylık gelirinin 150 bin TL olduğunu belirten Erdoğdu, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Savunma hakkımız kısıtlandı. Hücrede tek başımayım. Avukatım bana iddianameyi verdi, sayfaları hücre odamı kapladı. Kendi kısmımı okudum ve buraya geldim. Benim Ertan Yıldız isimli şahsa bağış adı altında para götürdüğüm iddia ediliyor. Ancak bu iddianame dört delile dayanıyor. İçerideki bir kişinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyle hazırlanmış.” Erdoğdu, hakkında medyada yer alan iddialara da tepki göstererek, “Her gün televizyonlarda çantalarla para taşıdığım söyleniyor. Bir tane güvenlik kamerası görüntüsü gösterin bana. 250 metre mesafemdeki bir kişiyle para transferi yaptığım iddia ediliyor. Ben para taşımadım, çanta almadım” dedi. “10 AYDIR HAPİSTEYİM” Tutuklu bulunduğu süreye dikkat çeken Erdoğdu, şunları söyledi: “Ben cezamı çektim, 10 aydır hapisteyim. Televizyonlarda ismim geçiyor, kesin hükümlü gibi gösteriliyorum. İlk polis ifadem ile şu anki beyanlarım arasında bir fark yok. Yazıktır günahtır, ben Türk milletinin vekiliyim.” Erdoğdu ayrıca davanın siyasi olduğunu ileri sürerek, “Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olmasaydı biz burada olmazdık” ifadelerini kullandı. AVUKATINDAN TUTUKLULUK İNCELEMESİ TALEBİ Sanık Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, aylık olarak yapılan tutukluluk incelemesinin haftalık yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi. DAVADA İSTENEN CEZALAR 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt lideri” olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İDDİANAMEDE AYRICA: Fatih Keleş hakkında bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun hakkında 251 yıla kadar, Adem Soytekin hakkında ise 51 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Toplam 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda cezalandırılması isteniyor.

HASAN ALİ YÜCEL KİMDİR? İŞTE BİYOGRAFİSİ Haber

HASAN ALİ YÜCEL KİMDİR? İŞTE BİYOGRAFİSİ

Hasan Âli Yücel 17 Aralık 1897'de İstanbul'da doğmuştur. Cumhuriyet dönemi aydınlarından olan Yücel; Türk felsefe öğretmeni, eski millî eğitim bakanı, Köy Enstitüleri'nin kurucusudur. YAŞAMI Baba tarafından Posta Nazırı Giresun, Göreleli Hasan Ali Efendi'nin, anne tarafından ise 1890 yıllarında Japon sularında batan Ertuğrul Fırkateyni süvarisi deniz albay Ali Bey'in torunudur. Babası Ali Rıza Bey, annesi Neyyire Hanım'dır. Hasan Ali Yücel, Mekteb-i Osmânî, Vefâ İdâdîsi, Cağaloğlu Darülmuallimîn-i Aliyye (Yüksek öğretmen okulu) okullarında eğitim aldı. Bir süre de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde hukuk öğrenimi gördü. 1919 yılında ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi, 19 Aralık 1922'de öğretmenliğe başladı. 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kurulmasıyla Hasan Âli Yücel etimoloji kolu başkanlığına getirildi. 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nden İzmir milletvekili olarak meclise girdi ve dört dönem üst üste milletvekilliği yaptı. Ünlü şair Can Yücel, Hasan Ali Yücel'İn oğludur. Oğlu şâir Can Yücel, babası için "Hayatta ben en çok babamı sevdim" başlıklı bir şiir yazmıştır. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI DÖNEMİ Hasan Âli Yücel, 28 Aralık 1938'de, 2'nci Celal Bayar hükûmetinde Millî Eğitim Bakanlığı görevine getirildi. Üniversite reformu ,Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nin kurulması, Yüksek Mühendis Okulu'nun İTÜ'ye dönüştürülmesi ve Ankara Tıp Fakültesi'nin kurulması, Köy Enstitüleri'nin kurulması, dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi ve ilk resmî ve telifli Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi'nin ön çalışmaları onun bakanlığı döneminde gerçekleştirildi. 20 Mayıs 1940 tarihinde Devlet Konservatuvarı'nın kurulması, Türkiye'nin UNESCO'ya girişi de onun çabaları sonucunda olmuştur. Dört yıllık çalışma sonucunda 25 Haziran 1946'da Üniversiteler Yasası çıkartılmıştır. Bu yasayla, yükseköğretim kurumlarının bakanlıkla olan "sıkı bağı" önemli ölçüde gevşetilip mevcut kuruluşlar yapısal bir bütünlüğe kavuşturularak üniversiteye organik bir karakter kazandırılmıştır. Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç ise "dışarıdan gerilim" yerine "içeriden denetim"in getirilmiş olmasıdır. Ankara Üniversitesi de bu yasanın sonucu olarak kurulmuştur. SON YILLARI Yücel, 5 Ağustos 1946'da 7 yıl 5 ay sürdürdüğü bakanlık görevinden istifa ettikten sonra gazetecilik görevine geri döndü. Ulus'ta yazıları yayınlandı. 21 Kasım 1950'de, söz konusu gazeteden ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılır. Böylece politik hayatını da noktalar. 1950-1960 arası yıllarda Cumhuriyet gazetesinde "Köşemden" başlığı altında yazılar yazar, çıktığı yurtdışı gezileri ile izlenimlerini kaleme alır. Düşüncelerini Kıbrıs Mektupları ve İngiltere Mektupları adıyla yayınlar. Bir süre İş Bankası Yayın İşleri'ni yönetir, 1960'ta bu görevinden ayrılır. ÖLÜMÜ Hasan Ali Yücel; 26 Şubat 1961 sabahı, İstanbul'da Prof.Dr. Tevfik Sağlam'ın evinde enfarktüs'ten vefat eder. Cenazesi, 3 Temmuz 1943'te açılışını yaptığı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kliniği'nden alınarak Ankara'ya nakledilir. Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde 2 Mart'ta düzenlenen büyük bir törenle Cebeci Asri Mezarlığı'nda toprağa verilir.

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM" Haber

"RÜŞVET ALDIĞIM İÇİN DEĞİL, ALMADIĞIM İÇİN BURADAYIM"

Belediyelere rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettikleri öne sürülen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik 200 sanıklı davanın ikinci gününde, tutuklu yargılanan Adana Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, savunmasını yaptı. "İFADELERİM ÇARPITILDI, İDDİANAME TUTARSIZ" Silivri'deki Marmara Cezaevi Kampüsü’nde görülen duruşmada konuşan Tekin, "İddianamede ifadelerimin tutarsız olduğu söyleniyor. Ancak benim ifadelerim bütüncül şekilde değerlendirilebilseydi, olayların aydınlatılmasına katkı sağlayacak nitelikteydi" dedi. Tekin, 9 aydır tutuklu olduğunu, hakkında doğrudan bir rüşvet görüşmesinin veya talebinin bulunmadığını vurgulayarak şunları söyledi: “Bana dair rüşvetle ilgili ne bir görüşme, ne bir delil var. HTS kayıtları üzerinden yorum yapılmış. Oysa bana ihalelerle ilgili doğrudan bir soru bile sorulmadı. Bu davada kamuoyuna, adalete ve tarihe karşı sorumluluğum var.” "BU DAVA SİYASİ VE KİŞİSEL HESAPLAŞMALARA DAYANIYOR" Konuşmasında sert eleştirilerde bulunan Tekin, soruşturma sürecinin siyasi hesaplaşmalarla şekillendiğini ileri sürdü: “Ben, Adana’nın seçilmiş ilk kadın belediye başkanıyım. Göreve geldiğimde 13-14 aylık bir süreç geçmişti. Ama ben 35 yıllık bir hukukçuyum. Aziz İhsan Aktaş’ı sadece seçimden sonra tebrik ziyaretinde tanıdım. Zamanla, ‘bu kadın belediye başkanı olmaz, kadınla ne yapacağız?’ söylemleri başladı.” "İSTEDİKLERİNİ YAPSAYDIM BURADA OLMAZDIM" Mahkeme heyetine hitaben konuşmasını sürdüren Tekin, rüşvet sisteminin dışında kaldığı için hedef haline getirildiğini belirtti: “Ben görevimi Seyhan Belediyesi'nin bütçesiyle yaptım, kendi cebimden değil. Belediye ekonomik olarak zorluk içindeydi. Haciz tehditlerine karşılık, 'makam haczedecekler' dediler. Ben de, ‘sokaklar benim makamım’ dedim. Bu duruşumu sürdürdüğüm için cezalandırılıyorum. Rüşvet aldığım için değil, almadığım için buradayım. İstediklerini yapsaydım, bugün burada olmazdım.” "İTİRAFÇI OLANLAR CEZAEVİNDEN ÇIKTI" Tekin, cezaevindeki koşullara da dikkat çekerek, bazı sanıkların tahliye olmak için iftiralarla iş birliği yaptığını söyledi: “Benim koğuşumdan en az üç kişi, cezaevinden çıkmak için birilerinin ismini verdi ve itirafçı oldu. Aziz İhsan Aktaş benim adımı, kişisel hesaplaşma için kullandı. Rüşvetle hiç ilgisi olmayan bir kişiyi yargılamaya çalışıyorlar.” CHP HEYETİ DE DURUŞMAYI TAKİP ETTİ Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve çok sayıda milletvekili ile partili katılarak destek verdi. Duruşma salonundaki kalabalık dikkat çekti. "Eşinizin belediyede bağı var mı?" sorusuna yanıt: "Hayır" Mahkeme başkanının, “Eşinizin belediyeyle bir bağı var mı?” sorusunu ise Tekin net bir şekilde, “Hayır, öyle bir şey yok” diyerek yanıtladı. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından, diğer tutuklu ve tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edileceği bildirildi.

TBMM GENEL KURULUNDA 11. YARGI PAKETİ KABUL EDİLDİ Haber

TBMM GENEL KURULUNDA 11. YARGI PAKETİ KABUL EDİLDİ

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda, kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. OYLAMA SONUÇLARI Genel Kurul’da yapılan oylamada 372 milletvekili oy kullandı. 274 milletvekili kabul, 77 milletvekili ret oyu verdi. Teklif, yapılan görüşmelerin ardından yasalaşarak yürürlüğe girmeye hak kazandı. İCRA VE İFLAS KANUNU’NDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK Yasa kapsamında İcra ve İflas Kanunu’nda yapılan düzenlemeyle; Nispi harç ve teminat yatırmadan ihalenin feshini talep edenlerin başvuruları dosya üzerinden ve kesin olarak reddedilecek. Mahkeme, eksik harç veya teminat için iki haftalık kesin süre verecek, süresi içinde tamamlanmazsa talep reddedilecek. AVUKATLARA YÖNELİK DİSİPLİN CEZALARI NETLEŞTİRİLDİ Yeni düzenlemeyle avukatlara uygulanacak disiplin cezaları açık şekilde tanımlandı. Disiplin cezaları şu şekilde sıralandı: Uyarma Kınama Para cezası İşten çıkarma Meslekten çıkarma Avukatlık onuruna, savunma hakkının kutsallığına ve mesleki özen yükümlülüklerine aykırı davranışlar bu kapsamda değerlendirilecek. DOLANDIRICILIK DAVALARINDA GÖREV MAHKEMESİ DEĞİŞTİ Türk Ceza Kanunu’nda yapılan değişiklikle; “Dolandırıcılık” suçu artık asliye ceza mahkemelerinde görülecek. Mevcut dosyalarda bu nedenle görevsizlik veya bozma kararı verilemeyecek. AKIL HASTALARINA İLİŞKİN TCK DÜZENLEMESİ Akıl hastalarına yönelik tedavi ve koruma süreleri yeniden düzenlendi. Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda en az 1 yıl, Üst sınırı 10 yıldan fazla olan suçlarda en az 6 ay sağlık kurumunda kalma zorunluluğu getirildi. TAKSİRLE YARALAMA VE TEHLİKELİ SUÇLARDA CEZALAR ARTTI Taksirle yaralamada hapis cezasının alt sınırı 3 aydan 4 aya, üst sınırı 1 yıldan 2 yıla çıkarıldı. Birden fazla kişinin yaralanması halinde ceza 9 ay – 5 yıl aralığına yükseltildi. Yangın çıkarma, patlayıcı kullanma, silahla ateş etme gibi suçlarda da hapis cezalarının alt ve üst sınırları artırıldı. SUÇ ÖRGÜTÜ KURMA VE ULAŞIM SUÇLARINA YENİ CEZALAR Suç işlemek amacıyla örgüt kuran veya yönetenlere verilecek cezanın alt sınırı 5 yıl, üst sınırı 10 yıl oldu. Kara ulaşım aracının hukuka aykırı şekilde durdurulması veya yönlendirilmesi halinde 1 ila 5 yıl arası hapis cezası öngörüldü. CEZA MUHAKEMESİ VE ESNAF KANUNU’NDA DÜZENLEME Bölge adliye mahkemelerinin bozma yetkisi genişletildi. Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nda fiyat tarifelerinin onay süreci yeniden düzenlendi. DEPREM SUÇLARI KAPSAM DIŞI TUTULDU 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar için açık cezaevinde bulunan hükümlüler, denetimli serbestlikten 3 yıl erken yararlanabilecek. Deprem suçları bu kapsam dışında bırakıldı. ENFLASYON DÜZELTMESİNE ARA VERİLDİ 2025, 2026 ve 2027 hesap dönemlerinde (özel hesap dönemleri dahil) mali tablolar, şartlara bakılmaksızın enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacak.

MHP ’DEN İMRALI AÇIKLAMASI: FETİ YILDIZ GÖREV ALACAK Haber

MHP ’DEN İMRALI AÇIKLAMASI: FETİ YILDIZ GÖREV ALACAK

MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, ""MHP adına İmralı’ya ben gidiyorum" dedi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Terörsüz Türkiye" süreci kapsamında kurulan TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ’İmralı’ya gidiş gündemiyle yapacağı toplantı öncesinde konuştu. Yıldız, Komisyonu’nun, İmralı’ya gidişine ilişkin "Biz, ’Gidiyoruz’ demekle gidilmez. Bunun bir izni var, bakanlığa bildirilecek, gidecek milletvekilleri için izin alınacak. Tahmince her partiden 4-5 milletvekili olur. Bunu söyleyebilirim; Milliyetçi Hareket Partisi adına ben gideceğim" ifadelerini kullandı. "Oylama yapılmalı, mesele ciddi bir iştir o yüzden açık oylama yapılmalıdır" Komisyon’da olumlu bir yönde kararın çıkmasını umut ettiklerini söyleyen Yıldız "Oylama olması lazım. Madem Ada’ya gideceğiz, bir karar alınacak, bir oylama yaparız ama nitelikli çoğunluk aranmaz. Bir kanun teklifi olmadığı için oylama yapılmaz, bunu defalarca kez izah ettik. Biz CHP’nin katılmalarını isteriz ama kendi takdirleri. Elbette oybirliğiyle bu kararın alınmasını arzu ederiz. Türkiye’nin en köklü partisi, yarım asırlık bir problemin çözümünde CHP’nin katkıları bizim için önemli ama onlar olmasa da biz gideriz. Biz, ’Gidiyoruz’ demekle gidilmez. Bunun bir izni var, bakanlığa bildirilecek, gidecek milletvekilleri için izin alınacak. Tahmince her partiden 4-5 milletvekili olur. Bunu söyleyebilirim; Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) adına ben gideceğim. AK Parti adına kim katılacak bilmiyorum. Ancak oylama yapılmalı, mesele ciddi bir iştir o yüzden açık oylama yapılmalıdır, gizli oylamaya gerek yok. Nisap meselesini izah ettik, basit çoğunluk yeterlidir" şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.