#Milli Eğitim Bakanlığı

- Milli Eğitim Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Milli Eğitim Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ARA TATİL KALDIRILIYOR MU? ANKETTE ÇARPICI SONUÇ Haber

ARA TATİL KALDIRILIYOR MU? ANKETTE ÇARPICI SONUÇ

Ankete katılanların yüzde 80,5’i ara tatil'lerin devam etmesi gerektiğini söyledi. Türk Eğitim-Sen’in Türkiye genelinde yaptığı ankete göre öğretmenlerin büyük çoğunluğu ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduğunu belirtti. Ankete katılanların yüzde 80,5’i ara tatillerin devam etmesi gerektiğini, yüzde 19,5’i ise kaldırılması gerektiğini ifade etti. Sendika tarafından yapılan araştırma, 2 bin 748 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. OKUL KADEMELERİNE GÖRE SONUÇLAR Anket sonuçlarına göre farklı eğitim kademelerinde de ara tatillerin kaldırılmasına karşı güçlü bir görüş ortaya çıktı. Anaokulu ve anasınıfı öğretmenlerinin yüzde 82,9’u ara tatillerin kaldırılmasına karşı çıktı. İlkokul öğretmenlerinin yüzde 81,3’ü ara tatillerin devam etmesini istedi. Lise öğretmenlerinde ise yüzde 75,4 ara tatillerin kaldırılmasına karşı görüş bildirdi. Liselerde ara tatilin kaldırılmasını isteyenlerin oranı yüzde 24,6 ile diğer kademelere göre daha yüksek çıktı. ARA TATİLİN EN BÜYÜK FAYDASI PSİKOLOJİ Araştırmada ara tatillerin kaldırılmasını istemeyen katılımcıların en önemli gerekçesi psikolojik iyi oluş ve stresin azalması oldu. Katılımcılar ayrıca şu gerekçeleri de sıraladı: Ailelerin birlikte zaman geçirmesini sağlıyor Öğretmenlerin ders hazırlık sürecini kolaylaştırıyor. Öğrencilerin motivasyonunu artırıyor. Sosyal faaliyetlere daha fazla zaman ayrılmasını sağlıyor. Okul dışı etkinliklerin öğrenmeyi desteklemesi KALDIRILMASINI İSTEYENLERİN GEREKÇESİ Ara tatilin kaldırılmasını savunan katılımcılar ise en çok şu gerekçeleri dile getirdi: Tatil sonrası öğrencilerde motivasyon düşmesi Okula dönüşte uyum sorunu yaşanması Bu gerekçeler ara tatilin kaldırılmasını isteyenlerin yüzde 23,4’ü tarafından dile getirildi. “ÖĞRETMENLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU KARŞI” Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, anket sonuçlarını değerlendirirken öğretmenlerin ara tatilleri yalnızca bir dinlenme dönemi olarak görmediğini söyledi. Geylan, “Anket sonuçları öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduğunu gösteriyor. Ara tatiller öğretmen ve öğrencinin yeniden toparlanmasını sağlayan önemli bir ara dönem olarak değerlendiriliyor” dedi. Geylan ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunarak eğitim politikalarında öğretmen görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

İSTANBUL’DA LİSEDE SALDIRI SONRASI SENDİKALARDAN SERT TEPKİ Haber

İSTANBUL’DA LİSEDE SALDIRI SONRASI SENDİKALARDAN SERT TEPKİ

İstanbul'da Çekmeköy’de bir lisede yaşanan bıçaklı saldırı sonrası öğretmen Fatma Nur Çelik’in hayatını kaybetmesinin ardından Eğitim Sen İzmir Şubeleri, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Öğretmen Sendikası ortak açıklama yaptı. Sendikalar, artan okul şiddetine karşı Milli Eğitim Bakanlığı’nı sorumluluk almaya çağırdı. OKULDA BIÇAKLI SALDIRI: BİR ÖĞRETMEN HAYATINI KAYBETTİ 2 Mart Pazartesi günü İstanbul’un Çekmeköy ilçesindeki Taşdelen Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrenci yaralandı. Yaralanan öğretmenlerden Fatma Nur Çelik, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Olayın ardından eğitim sendikaları ortak bir açıklama yayımlayarak hem hayatını kaybeden öğretmen için başsağlığı mesajı verdi hem de okullarda artan şiddet olaylarına dikkat çekti. “BU SALDIRI MÜNFERİT DEĞİL” Sendikalar tarafından yapılan açıklamada, yaşanan saldırının tekil bir olay olmadığı vurgulandı. Okullarda artan şiddet vakalarının uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturduğu belirtilerek, gerekli önleyici politikaların hayata geçirilmemesinin sorumluluğunun Milli Eğitim Bakanlığı’nda olduğu ifade edildi. Açıklamada, bir okul ortamında kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesinin güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini ortaya koyduğu kaydedildi. “ÖĞRETMENLER HEDEF HALİNE GETİRİLİYOR” Metinde, medyada ve siyasette kullanılan sert ve kutuplaştırıcı dilin eğitim emekçilerini hedef gösterdiği savunuldu. Öğretmenlik mesleğinin itibarsızlaştırıldığı ve sorumluluğun sistematik biçimde öğretmenlere yüklendiği ifade edilerek, bu söylemlerin şiddet ortamını beslediği ileri sürüldü. Ayrıca pedagojik temelden yoksun uygulamaların ve bilimsel eğitim anlayışından uzak politikaların okul ortamını güvenli bir öğrenme alanı olmaktan çıkardığı belirtildi. EKONOMİK KRİZ VE PSİKOLOJİK DESTEK VURGUSU Açıklamada, artan yoksulluk ve gençler arasında yaygınlaşan gelecek kaygısının da şiddet riskini artıran toplumsal faktörler arasında yer aldığı ifade edildi. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersiz olduğu, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı. SENDİKALARIN TALEPLERİ Sendikalar, yetkililere şu çağrılarda bulundu: Okul güvenliği konusunda bilimsel ve bütünlüklü bir politika hayata geçirilmeli Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmeli Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale programları uygulanmalı Okullarda şiddeti önlemeye yönelik bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalı Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak net bir tutum sergilenmeli Açıklamada ayrıca Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e yönelik istifa çağrısı da yer aldı. “OKULLARIMIZI ŞİDDETE TESLİM ETMEYECEĞİZ” Sendikalar, saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması ve ihmali bulunanların hesap vermesi gerektiğini belirtti. Eğitim emekçileri olarak güvenli çalışma ortamı talep ettiklerini ifade eden sendika temsilcileri, bu talebin bir ayrıcalık değil temel bir hak olduğunu vurguladı. Açıklama, “Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz” mesajıyla son buldu.

HASAN ALİ YÜCEL KİMDİR? İŞTE BİYOGRAFİSİ Haber

HASAN ALİ YÜCEL KİMDİR? İŞTE BİYOGRAFİSİ

Hasan Âli Yücel 17 Aralık 1897'de İstanbul'da doğmuştur. Cumhuriyet dönemi aydınlarından olan Yücel; Türk felsefe öğretmeni, eski millî eğitim bakanı, Köy Enstitüleri'nin kurucusudur. YAŞAMI Baba tarafından Posta Nazırı Giresun, Göreleli Hasan Ali Efendi'nin, anne tarafından ise 1890 yıllarında Japon sularında batan Ertuğrul Fırkateyni süvarisi deniz albay Ali Bey'in torunudur. Babası Ali Rıza Bey, annesi Neyyire Hanım'dır. Hasan Ali Yücel, Mekteb-i Osmânî, Vefâ İdâdîsi, Cağaloğlu Darülmuallimîn-i Aliyye (Yüksek öğretmen okulu) okullarında eğitim aldı. Bir süre de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde hukuk öğrenimi gördü. 1919 yılında ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdi, 19 Aralık 1922'de öğretmenliğe başladı. 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin kurulmasıyla Hasan Âli Yücel etimoloji kolu başkanlığına getirildi. 1935 yılında Cumhuriyet Halk Partisi'nden İzmir milletvekili olarak meclise girdi ve dört dönem üst üste milletvekilliği yaptı. Ünlü şair Can Yücel, Hasan Ali Yücel'İn oğludur. Oğlu şâir Can Yücel, babası için "Hayatta ben en çok babamı sevdim" başlıklı bir şiir yazmıştır. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI DÖNEMİ Hasan Âli Yücel, 28 Aralık 1938'de, 2'nci Celal Bayar hükûmetinde Millî Eğitim Bakanlığı görevine getirildi. Üniversite reformu ,Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi'nin kurulması, Yüksek Mühendis Okulu'nun İTÜ'ye dönüştürülmesi ve Ankara Tıp Fakültesi'nin kurulması, Köy Enstitüleri'nin kurulması, dünya klasiklerinin Türkçeye çevrilmesi ve ilk resmî ve telifli Türkçe ansiklopedi olan İnönü Ansiklopedisi'nin ön çalışmaları onun bakanlığı döneminde gerçekleştirildi. 20 Mayıs 1940 tarihinde Devlet Konservatuvarı'nın kurulması, Türkiye'nin UNESCO'ya girişi de onun çabaları sonucunda olmuştur. Dört yıllık çalışma sonucunda 25 Haziran 1946'da Üniversiteler Yasası çıkartılmıştır. Bu yasayla, yükseköğretim kurumlarının bakanlıkla olan "sıkı bağı" önemli ölçüde gevşetilip mevcut kuruluşlar yapısal bir bütünlüğe kavuşturularak üniversiteye organik bir karakter kazandırılmıştır. Bu yasanın getirdiği bir başka sonuç ise "dışarıdan gerilim" yerine "içeriden denetim"in getirilmiş olmasıdır. Ankara Üniversitesi de bu yasanın sonucu olarak kurulmuştur. SON YILLARI Yücel, 5 Ağustos 1946'da 7 yıl 5 ay sürdürdüğü bakanlık görevinden istifa ettikten sonra gazetecilik görevine geri döndü. Ulus'ta yazıları yayınlandı. 21 Kasım 1950'de, söz konusu gazeteden ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılır. Böylece politik hayatını da noktalar. 1950-1960 arası yıllarda Cumhuriyet gazetesinde "Köşemden" başlığı altında yazılar yazar, çıktığı yurtdışı gezileri ile izlenimlerini kaleme alır. Düşüncelerini Kıbrıs Mektupları ve İngiltere Mektupları adıyla yayınlar. Bir süre İş Bankası Yayın İşleri'ni yönetir, 1960'ta bu görevinden ayrılır. ÖLÜMÜ Hasan Ali Yücel; 26 Şubat 1961 sabahı, İstanbul'da Prof.Dr. Tevfik Sağlam'ın evinde enfarktüs'ten vefat eder. Cenazesi, 3 Temmuz 1943'te açılışını yaptığı İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kliniği'nden alınarak Ankara'ya nakledilir. Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde 2 Mart'ta düzenlenen büyük bir törenle Cebeci Asri Mezarlığı'nda toprağa verilir.

BURSA’DA OKUL BAHÇESİ KIRMIZI BEYAZA BÜRÜNDÜ Haber

BURSA’DA OKUL BAHÇESİ KIRMIZI BEYAZA BÜRÜNDÜ

Bursa’da eğitimde akademik başarısının yanı sıra sosyal, sanatsal ve sportif faaliyetleriyle de öne çıkan Nilüfer Sadettin Türkün Ortaokulu, ikinci dönemin ilk gününde anlamlı bir etkinliğe imza attı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın talimatı ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda düzenlenen "İlk Derste Bayrak Sevgisi" temalı etkinlikte, okul bahçesi kırmızı-beyaz renklere büründü. Etkinlik kapsamında bin öğrenci, ellerinde bin Türk bayrağıyla okul bahçesinde bir araya geldi. Öğrencilerin aynı anda bayraklarını açmasıyla oluşan görüntü, görsel bir şölen oluştururken, etkinlik duygu dolu anlara sahne oldu. Programda konuşan Okul Müdürü Asım Altuntaş, bayrak sevgisinin milli kimliğin korunması ve toplumsal birlikteliğin güçlendirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Altuntaş konuşmasında şu ifadelere yer verdi; "Bayrak sevgisi, bir milletin ortak değerlerine sahip çıkmasının en güçlü göstergesidir. Çocuklarımıza bu bilinci küçük yaşlarda kazandırmak, güçlü bir gelecek inşa etmenin temel şartıdır. Bugün burada ortaya çıkan tablo, birlik ve beraberliğimizin en güzel ifadesidir. Bu anlamlı etkinliğin hayata geçirilmesinde emeği geçen tüm öğretmenlerime ve öğrencilerime yürekten teşekkür ediyorum." Etkinlikler çerçevesinde Türkçe öğretmeni tarafından öğrencilere "Bayrağın öğrenciye seslenişi" konulu bir paragraf yazma çalışması da yaptırıldı. Çalışma kapsamında 6/D sınıfı öğrencisi Sena Selen tarafından kaleme alınan paragraf, içerdiği duygu ve anlatımıyla dikkat çekti. Nilüfer Sadettin Türkün Ortaokulu’nda gerçekleştirilen bu etkinlik, öğrencilerin milli ve manevi değerlerle buluşmasını sağlarken, bayrak sevgisinin eğitim yoluyla pekiştirilmesine çok önemli katkı sundu

CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI'NDAN GÜLBEN ERGEN'E SERT TEPKİ Haber

CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI'NDAN GÜLBEN ERGEN'E SERT TEPKİ

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hayata geçirdiği “Ailem” dizisinde sanatçı Gülben Ergen’in rol almasına tepki gösterdi. Saral, projenin toplumun değerleriyle uyumlu isimlerle yürütülmesi gerektiğini savundu. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan ve okul-aile iş birliğini geliştirmeyi amaçlayan “Ailem” dizisine yönelik eleştirilerini dile getirdi. Sanatçı Gülben Ergen’in projede yer almasına karşı çıkan Saral, geçmiş söylem ve tutumların dikkate alınması gerektiğini belirtti. "AİLE, MİLLETİN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR" Saral, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "‘Ailem’ gibi toplumun en hassas değerlerinden birini merkeze alan bir projede yer alan isimler, sadece sanatçı kimliğiyle değil; geçmiş söylemleri, duruşları ve topluma verdikleri mesajlarla da değerlendirilir." Saral, sanatçının geçmiş açıklamalarıyla projenin değer temelli içeriği arasında çelişki olduğunu savunarak, "Halk nezdinde tepki oluştuğunu" ifade etti. Projede yer alan isimlerin örnek teşkil etmesi gerektiğini vurgulayan Saral, "Popülerlik ya da ekran başarısı, aile müessesesinin temsilinde asla yeterli ölçü olamaz" dedi. PROJENİN AMACI: OKUL-AİLE İŞ BİRLİĞİNİ ARTIRMAK Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan “Ailem” dizisi, okul ile aile arasındaki iş birliğini güçlendirmeyi ve öğrencilerin akademik-sosyal gelişimine katkı sağlamayı amaçlıyor. Velilere yönelik 27 bölümden oluşan yapımda, çocukların eğitiminde velilerin sorumluluklarının artırılması hedefleniyor. Dizide çeşitli oyuncular aracılığıyla velilerin okul sürecine daha etkin katılımı teşvik ediliyor. GÜLBEN ERGEN'DEN HENÜZ AÇIKLAMA YOK Eleştirilerin ardından gözler projede yer alan Gülben Ergen'e çevrilirken, sanatçının konuyla ilgili henüz bir açıklama yapmadığı görüldü. Kamuoyunda geniş yankı bulan tartışma, sanatçıların sosyal projelerdeki rolü ve kamuoyundaki karşılıkları üzerine yeniden değerlendirme başlattı.

BOLU İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ FATİH ÖNCÜ GÖREVİNDEN AYRILDI Haber

BOLU İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ FATİH ÖNCÜ GÖREVİNDEN AYRILDI

Bolu İl Milli Eğitim Müdürü Fatih Öncü, hakkında başlatılan idari soruşturma sürecinin sağlıklı ilerleyebilmesi amacıyla görevinden ayrıldığını duyurdu. Geçtiğimiz ay, Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasında yaşanan olayda, bir kadın öğretmenin eşi tarafından makamında darbedilen Öncü hakkında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından soruşturma başlatılmıştı. Olay sonrası izne ayrılan Öncü, sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yaparak görevinden ayrıldığını bildirdi. "GÖREVDEN AYRILMAM SÜRECİN SELAMETİ İÇİN" Fatih Öncü, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Göreve başladığım ilk günden itibaren Bolu’muzun evlatlarına daha aydınlık bir gelecek sunmak, eğitimde kaliteyi ve başarıyı sürdürülebilir biçimde yükseltmek amacıyla; büyük bir sorumluluk bilinci, meslek ahlakı ve kamu hizmeti anlayışıyla görev yaptım. İl Milli Eğitim teşkilatı olarak, şehrimizin eğitim camiasıyla birlikte yürüttüğümüz tüm çalışmalarda temel hedefimiz; devletimizin bizlere tevdi ettiği görevi layıkıyla yerine getirmek olmuştur. Son günlerde şahsım ve temsil ettiğim makamla ilgili kamuoyuna yansıyan bazı iddialar ve değerlendirmeler nedeniyle yürütülen idari sürecin, hiçbir şüpheye mahal bırakmaksızın, sağlıklı, şeffaf ve objektif şekilde ilerlemesi büyük önem arz etmektedir. Eğitim gibi toplumsal değeri yüksek bir alanın, polemik ve spekülasyonlarla anılmasının doğru olmadığı kanaatindeyim. Bu çerçevede; yürütülen inceleme ve değerlendirme sürecinin selameti, kurumumuzun kurumsal yapısının korunması ve sürecin sağlıklı şekilde sonuçlandırılabilmesi amacıyla, kendi talebimle Bolu İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevimden ayrılarak, Bakanlığımız merkez teşkilatında görevlendirilme talebinde bulunmuş bulunmaktayım. Yürütülen çalışmalar neticesinde gerçeğin en kısa sürede ortaya çıkacağına olan inancım tamdır.” BAKANLIK SORUŞTURMA BAŞLATTI Milli Eğitim Bakanlığı, olayla ilgili olarak kadın öğretmenin eşinin iddiaları üzerine soruşturma başlattı. Soruşturmanın sürdüğü öğrenilirken, Öncü'nün bakanlık merkez teşkilatında görevlendirilmesi yönündeki talebinin işleme alındığı belirtildi.

HALK EĞİTİMİNDE KRİZ: BİNLERCE EĞİTMEN İŞSİZ, KURSLAR DURDU Haber

HALK EĞİTİMİNDE KRİZ: BİNLERCE EĞİTMEN İŞSİZ, KURSLAR DURDU

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı Halk Eğitim Merkezlerinde (HEM) uygulamaya konulan yeni ders saati kota sistemi, Türkiye genelinde on binlerce usta öğretici ve eğitmeni işsizlik ve ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya bıraktı. Eğitimciler durumu protesto ederek acil çözüm çağrısında bulundu. Denizli başta olmak üzere birçok ilde yaşanan krizin, ders saati kotalarında dörtte bire varan kesintiyle başladığı belirtiliyor. Bazı merkezlere ise hiç kota verilmediği ifade ediliyor. Bu nedenle yüzlerce kursun ya açılamadığı ya da aniden kapandığı bildirildi. Söz konusu gelişmeler, Halk Eğitim Merkezlerinde görev yapan eğitmenler için ciddi ekonomik sıkıntılar doğururken, toplumun yaygın eğitim hakkını da sekteye uğrattı. "İTİBAR KAYBI VE MİSYON SAPMASI YAŞANIYOR" Eğitimciler yalnızca ekonomik mağduriyet yaşanmadığını, HEM’lerin toplumsal misyonunun da zedelendiğini savundu. Kurslar sayesinde bireylerin sanat, kültür ve meslek edinme alanında geliştiğini vurgulayan eğitimciler, "Geleneksel sanatlar, el sanatları, spor ve kültürel faaliyetler göz ardı ediliyor. Bu merkezler önemsizleştiriliyor" eleştirisinde bulundu. “EĞİTİMDEN TASARRUF OLMAZ” Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Hürriyetçi Eğitim Sen Denizli Şube Başkanı Ersin Dede, şu ifadeleri kullandı: "Halk Eğitim Merkezleri, toplumun her kesimine hitap eden ve geniş bir eğitim yelpazesi sunan önemli kurumlardır. Kurumun açtığı kurslar, bireylerin kişisel gelişimlerini desteklemenin yanı sıra, mesleki becerilerini artırarak iş yaşamına katılımlarını güçlendirir. Eğitimden tasarruf olmaz". KURUMDAN AÇIKLAMA: “PLANLAMALAR MEVZUATA UYGUN YAPILDI” Pamukkale Halk Eğitimi Merkezi, kota kriziyle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Bu kurslar herkese açık kurslardır; herkes görüp bilgilenebilir, şeffaftır. Mevzuat gereği öncelik sırasına göre açılması gereken kurslar ve kursiyerler göz önünde tutularak verilen kota, yani ders saati, 3 aylık dönemi kapsayacak şekilde planlanmıştır". HAYAT BOYU ÖĞRENME GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE ÇAĞRI Sektör temsilcileri, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü’nün acilen harekete geçmesini, kotaların en azından eski seviyeye çıkarılmasını talep ediyor. Aksi halde halk eğitim sisteminin büyük yara alacağı ve telafisi zor sonuçlarla karşılaşılacağı ifade ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.