#Motivasyon

- Motivasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Motivasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OSMANGAZİ BELEDİYESİ İLE ENGELSİZ BAŞARI HİKAYELERİ Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ İLE ENGELSİZ BAŞARI HİKAYELERİ

Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Girişimci Kafası” programında, otizmli bireylerin iş gücündeki yeri ve üretime sağladıkları katkı ele alındı. Programda kapsayıcı istihdamın bireylerin sosyal ve ekonomik bağımsızlığına sunduğu katkılar vurgulanırken, paylaşılan başarı hikayeleri katılımcılara ilham verdi. GENÇLİK VE GİRİŞİMCİLİK MERKEZİ’NDE ANLAMLI BULUŞMA Osmangazi Belediyesi’nin gençlerin üretkenliğini ve yenilikçi fikirlerini desteklemek amacıyla hayata geçirdiği “Girişimci Kafası” programı, toplumsal farkındalığı artıran önemli bir söyleşiye daha ev sahipliği yaptı. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen programın bu haftaki konusu “Otizmli Bireyler İş Gücünde” oldu. Söyleşide otizmli bireylerin iş hayatındaki yeri, üretime kattıkları değer ve istihdamın yaşamlarına sağladığı olumlu katkılar ele alındı. BAŞARI HİKAYELERİ İLHAM VERDİ Söyleşiye iş koçu Melin Özer ile Eker Süt Ürünleri’nde üretim personeli olarak çalışan otizmli birey Hasan Tunç Dalkılıç konuk oldu. Katılımcılar hem uygulamada elde edilen deneyimleri hem de bireysel başarı hikayelerini paylaşarak dinleyicilere motivasyon sağladı. “AMACIMIZ BAĞIMSIZLIĞI GÖSTERMEK” İş Koçu Melin Özer, Türkiye’de iş koçu destekli istihdam modelini ilk hayata geçiren ekip olduklarını belirterek, bu kapsamda 14 otizmli bireyin aktif olarak iş hayatında yer aldığını ifade etti. Özer, otizmli bireylerin uygun desteklerle iş hayatında verimli olduklarını vurgulayarak, “Amacımız, otizmli bireylerin kapsayıcı bir eğitim ve doğru ortamla iş gücüne katabilecekleri değeri göstermek ve kendi bağımsızlıklarını kazanabileceklerini ortaya koymak” dedi. SOSYAL VE EKONOMİK KAZANIM VURGUSU Projede yer alan bireylerin sosyal ve ekonomik anlamda önemli gelişimler kaydettiğini ifade eden Özer, istihdamın yalnızca bir iş değil, aynı zamanda toplumsal hayata katılımın anahtarı olduğunu dile getirdi. İş hayatına katılan bireylerin sosyalleşme düzeylerinin arttığını ve odaklanma becerilerinin güçlendiğini belirten Özer, eğitim sonrası daralan yaşam alanlarının istihdamla genişlediğini söyledi. “VAZGEÇMEYİN, DENEMEKTEN KORKMAYIN” Hasan Tunç Dalkılıç ise yaşam öyküsünü ve iş deneyimini paylaşarak katılımcılara seslendi. Sporla iç içe bir yaşam sürdüğünü ve masa tenisi ile yüzmede Türkiye şampiyonalarına katıldığını belirten Dalkılıç, çalışmanın kendisini mutlu ettiğini ifade etti. “İşimi iyi yaptığımda mutlu oluyorum. Takdir edilmek beni motive ediyor. Çalışma hayatı bana sorumluluk almayı ve bağımsızlığı öğretti. Herkesin öğrenme şekli farklıdır, kendi yolunuzu bulun. Zorlandığınızda vazgeçmeyin, denemekten korkmayın” sözleriyle büyük alkış aldı.

BURSALI GENÇ DÜNYA ŞAMPİYONASINA BÖYLE HAZIRLANIYOR Haber

BURSALI GENÇ DÜNYA ŞAMPİYONASINA BÖYLE HAZIRLANIYOR

Uludağ'ın eteklerindeki dik yokuşlu semtlerdeki merdivenlerden bisikletiyle inerek yürekleri ağızlara getiren Bursalı Downhill sporcusu 17 yaşındaki Ramazan Ayvaz, Almanya'da düzenlenecek Dünya Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil edecek. Ayvaz hedefinin dünya kupasını almak olduğunu söylerken, her gün binlerce merdiveni bisikletiyle inip antrenman yapıyor. Bursa'da yaşayan 17 yaşındaki downhill sporcusu Ramazan Ayvaz, yaklaşık üç yıldır sürdürdüğü dağ bisikleti sporunda önemli bir başarıya imza atarak Avrupa'nın prestijli organizasyonlarından ISX Downhill Cup için davet mektubu aldı. Genç sporcu, yazın Almanya'da düzenlenecek yarışta Türkiye'yi temsil etmeye hazırlanıyor. Adrenalin dolu sporun zorluklarına rağmen büyük bir tutkuyla çalıştığını belirten Ayvaz, yarışlara hazırlanmak için Bursa'nın farklı noktalarında antrenman yaptıklarını söyledi. Bu sporun riskli olduğunu ancak doğru ekipman kullanımıyla risklerin azaltıldığını vurgulayan genç sporcu, "Sporumuz tehlikeli ama aynı zamanda çok eğlenceli. Zorlu parkurlarda korku ve heyecan yaşıyoruz ancak o anı atlattıktan sonra yaşadığımız mutluluk tarif edilemez bir duygu. İnsana gerçekten yaşadığını hissettiriyor" dedi. Antrenmanlarını çoğu zaman merdivenli alanlar ve uygun olmayan zeminlerde yapmak zorunda kaldıklarını ifade eden Ayvaz, yeterli parkur bulunmamasının genç sporcular için büyük bir eksiklik olduğunu dile getirdi. Yurt dışında bu spor için özel parkurlar bulunduğunu belirten Ayvaz, Türkiye'de de benzer yatırımların yapılması gerektiğini belirterek, "Ülkemizde yeterli orman parkurları ve bike park alanları olmadığı için gençler daha tehlikeli alanlarda antrenman yapmak zorunda kalıyor. Belediyelerin bu konuda destek vermesi hem sporun gelişmesi hem de gençlerin daha güvenli şekilde spor yapabilmesi açısından çok önemli" diye konuştu. "Ülkemi temsil edeceğim için gururluyum" Uluslararası yarışa katılacak olmanın kendisi için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu ifade eden Ayvaz, "Daha önce yurt dışına hiç çıkmadım. Bu da benim için ayrı bir heyecan. Dünya çapında güçlü sporcuların katıldığı bir yarışta ülkemi temsil edecek olmak büyük bir gurur. En iyi performansımı göstererek güzel bir derece elde etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Hedefinin ilerleyen yıllarda UCI World Cup gibi dünya çapındaki organizasyonlarda yarışmak olduğunu söyleyen genç sporcu, bu yarışın kariyeri için önemli bir adım olduğunu da sözlerine ekledi. Güvenliğin bu sporun en önemli parçası olduğuna dikkat çeken Ayvaz, full face kask, body armor, dizlik ve koruyucu ekipmanlar kullanarak ihtimal kazalarda riskleri en aza indirmeye çalıştıklarını belirtti. Genç sporcu, Bursa'da Downhill sporunun gelişmesi için yetkililerden destek beklediklerini de sözlerine ekledi.

BURSA TEKNİK ÖĞRENCİLERİ, ASTRONOT GEZERAVCI İLE BULUŞTU Haber

BURSA TEKNİK ÖĞRENCİLERİ, ASTRONOT GEZERAVCI İLE BULUŞTU

Bursa Teknik Üniversitesinde (BTÜ) öğrencilerle buluşan Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar ile birlikte Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyesi’ni ziyaret etti. Atölyede öğrencilerin TEKNOFEST için hazırladığı ve daha önce yarışmalardan dereceyle dönen projeleri inceleyen Gezeravcı, insansız hava araçları ve savunma teknolojileri alanında geliştirilen çalışmalar hakkında öğrencilerden bilgi aldı. Atölyede yürütülen projeler hakkında öğrencilerle sohbet eden Gezeravcı, gençlerin teknoloji üretme motivasyonunun Türkiye’nin geleceği açısından son derece kıymetli olduğunu belirtti. Öğrencilerin ortaya koyduğu projelerin sadece yarışmalar için değil aynı zamanda ülkenin teknoloji ekosistemine katkı sağlayacak nitelikte olduğunu ifade etti. "Üretmekten, hayal kurmaktan vazgeçmeyin" BTÜ öğrencilerini, projeleri ve azminden dolayı tebrik eden Gezeravcı, "Bugün burada gördüğümüz projeler, ülkemizin teknoloji alanındaki geleceğinin en somut göstergelerinden biri. Sizlerin ortaya koyduğu bu çalışmalar, yalnızca bir yarışmaya hazırlık değil; aynı zamanda Türkiye’nin bilim ve teknoloji yolculuğuna katkı sağlayacak önemli adımlar. Hayal kurmaktan ve üretmekten asla vazgeçmeyin" dedi. "Gençlerimizin üretim heyecanı gurur verici" Akademik birikimi öğrencilerin projelerine aktarmak amacıyla kurdukları Teknoloji Yarışmaları Koordinatörlüğü ile öğrencilere destek verdiklerini belirten BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversite olarak öğrencilerin teknoloji üretme süreçlerini teşvik etmeye büyük önem verdiklerini söyledi. Rektör Çağlar, "Üniversite olarak gençlerimizin hayal kuran, araştıran ve üreten bireyler olarak yetişmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Özdemir Bayraktar TEKNOFEST Atölyemizde öğrencilerimiz çok değerli projeler geliştiriyor. Sayın Alper Gezeravcı’nın bu çalışmaları yerinde görmesi ve öğrencilerimizle bir araya gelmesi öğrencilerimiz ve bizler için büyük bir motivasyon kaynağı oldu" diye konuştu. Ziyaret, öğrencilerle yapılan sohbetlerin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

ARA TATİL KALDIRILIYOR MU? ANKETTE ÇARPICI SONUÇ Haber

ARA TATİL KALDIRILIYOR MU? ANKETTE ÇARPICI SONUÇ

Ankete katılanların yüzde 80,5’i ara tatil'lerin devam etmesi gerektiğini söyledi. Türk Eğitim-Sen’in Türkiye genelinde yaptığı ankete göre öğretmenlerin büyük çoğunluğu ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduğunu belirtti. Ankete katılanların yüzde 80,5’i ara tatillerin devam etmesi gerektiğini, yüzde 19,5’i ise kaldırılması gerektiğini ifade etti. Sendika tarafından yapılan araştırma, 2 bin 748 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. OKUL KADEMELERİNE GÖRE SONUÇLAR Anket sonuçlarına göre farklı eğitim kademelerinde de ara tatillerin kaldırılmasına karşı güçlü bir görüş ortaya çıktı. Anaokulu ve anasınıfı öğretmenlerinin yüzde 82,9’u ara tatillerin kaldırılmasına karşı çıktı. İlkokul öğretmenlerinin yüzde 81,3’ü ara tatillerin devam etmesini istedi. Lise öğretmenlerinde ise yüzde 75,4 ara tatillerin kaldırılmasına karşı görüş bildirdi. Liselerde ara tatilin kaldırılmasını isteyenlerin oranı yüzde 24,6 ile diğer kademelere göre daha yüksek çıktı. ARA TATİLİN EN BÜYÜK FAYDASI PSİKOLOJİ Araştırmada ara tatillerin kaldırılmasını istemeyen katılımcıların en önemli gerekçesi psikolojik iyi oluş ve stresin azalması oldu. Katılımcılar ayrıca şu gerekçeleri de sıraladı: Ailelerin birlikte zaman geçirmesini sağlıyor Öğretmenlerin ders hazırlık sürecini kolaylaştırıyor. Öğrencilerin motivasyonunu artırıyor. Sosyal faaliyetlere daha fazla zaman ayrılmasını sağlıyor. Okul dışı etkinliklerin öğrenmeyi desteklemesi KALDIRILMASINI İSTEYENLERİN GEREKÇESİ Ara tatilin kaldırılmasını savunan katılımcılar ise en çok şu gerekçeleri dile getirdi: Tatil sonrası öğrencilerde motivasyon düşmesi Okula dönüşte uyum sorunu yaşanması Bu gerekçeler ara tatilin kaldırılmasını isteyenlerin yüzde 23,4’ü tarafından dile getirildi. “ÖĞRETMENLERİN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU KARŞI” Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, anket sonuçlarını değerlendirirken öğretmenlerin ara tatilleri yalnızca bir dinlenme dönemi olarak görmediğini söyledi. Geylan, “Anket sonuçları öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ara tatillerin kaldırılmasına karşı olduğunu gösteriyor. Ara tatiller öğretmen ve öğrencinin yeniden toparlanmasını sağlayan önemli bir ara dönem olarak değerlendiriliyor” dedi. Geylan ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı’na çağrıda bulunarak eğitim politikalarında öğretmen görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

ERTUĞRUL SAĞLAM, OSMANGAZİLİ SPORCULARA MORAL VERDİ Haber

ERTUĞRUL SAĞLAM, OSMANGAZİLİ SPORCULARA MORAL VERDİ

2010 yılında Bursaspor’a yaşattığı tarihi şampiyonlukla Türk futboluna adını altın harflerle yazdıran deneyimli teknik direktör Ertuğrul Sağlam, Osmangazi Belediyespor’un geleceğe umutla bakan başarılı tenisçileriyle bir araya geldi. Osmangazi Belediyesi tarafından kente kazandırılan ve Ertuğrul Sağlam’ın adını taşıyan spor tesisinde gerçekleşen anlamlı buluşmada kariyeriyle iz bırakan teknik adama, Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ile birim müdürleri eşlik etti. Samimi bir atmosferde gerçekleşen etkinlikte genç sporcularla yakından ilgilenen Sağlam, sporun yalnızca fiziksel bir mücadele değil, aynı zamanda güçlü bir karakter inşası olduğunu belirtti. Genç sporculara öğütlerde bulunan Ertuğrul Sağlam, başarının disiplinli antrenman ve eğitim hayatıyla birlikte yürütülmesiyle mümkün olduğunu söyledi. Hem iyi bir sporcu hem de iyi bir birey olmanın önemine dikkat çeken Sağlam, Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim” sözünü hatırlatarak ahlaklı duruşun sahadaki başarı kadar değerli olduğunun altını çizdi. Bunun yanı sıra gerçekleştirilen ziyaret kapsamında spor tesisinde incelemelerde bulunan Sağlam, kortta çocuklarla tenis oynayarak keyifli ve samimi görüntüler sergiledi. Sporcuların her zaman yanında olduğunu hatırlatan başarılı teknik direktör, sözlerine şu şekilde devam etti: “Öncelikle bu tesisin hayata geçirilmesinde emeği olan belediye başkanlarımız; Mustafa Bozbey ve Erkan Aydın’a, geçmişte önemli rol üstlenen Recep Altepe ile Mustafa Dündar’a çok teşekkür ediyorum. Çünkü gerçekten güzel bir hizmet başlatıldı ve bugün de mevcut başkanlarımız tarafından devam ettiriliyor. Burada çocuklarımıza ve gençlerimize hayatlarına değer katacak çok önemli bir çalışma yürütülüyor. Hem iyi bir sporcu olarak yetişmeleri hem de ülke sporuna uzun yıllar hizmet edebilmeleri açısından gerçekten büyük emek harcanıyor. Bizler de elimizden geldiğince burada olup çocuklarımızın motivasyonuna katkı sağlamaya çalışacağız. Hem adımızın yaşatılması hem de böyle güzel bir hizmetin içinde olmak bizim için çok değerli. Herkese tekrar çok teşekkür ediyorum, gerçekten çok mutluyum.” Buluşma, genç tenisçilerin Ertuğrul Sağlam ile hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona ererken, sporcular bu anlamlı ziyaretin kendileri için büyük bir motivasyon kaynağı olduğunu dile getirdi. Ayrıca Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Ertuğrul Sağlam’a günün anısına teşekkür plaketi takdim etti.

ERZURUM’DA GENÇLERDEN YENİLİKÇİ KIŞ ETKİNLİĞİ: “KARKANO” Haber

ERZURUM’DA GENÇLERDEN YENİLİKÇİ KIŞ ETKİNLİĞİ: “KARKANO”

Göl ve nehirlerde kullanılan kanolar, bu kez karlı zemin üzerinde kaymak için kullanıldı. Gece saatlerinde yoğun kar yağışıyla birlikte beyaza bürünen Uzundere’de, Tortum Uzundere Yerel Eylem Grubu (TUYEG)'in desteğiyle yeni bir kış sporu denemesi hayata geçirildi. Dernek Müdürü Musa Han ve İHA Muhabiri Taner Sarı, araç lastikleriyle kayan gençleri görünce ilçeye renk katacak bir etkinlik organize etti. KANOLARI ALTERNATİF SPOR İÇİN KULLANDIK Etkinlik için TUYEG’e ait kano ve güvenlik ekipmanları sağlandı. Saat 24.00 sularında trafiğe kapalı cadde ve sokaklarda araç arkasına bağlanan kanolara binen gençler, unutulmaz anlar yaşadı. Dernek Müdürü Musa Han, etkinliğin amacını şu sözlerle anlattı: "Normalde göl ve nehirlerde kullandığımız kanoları alternatif sportif faaliyetlerde değerlendirmeye çalışıyoruz. Gençleri karla kaplı ve trafiğe kapalı saatlerde lastiklerle kayarken görünce bu fikir aklımıza geldi." — "Gençler için motivasyon sağlayacak bir ortam oluşturduk. Ortaya çok güzel görüntüler çıktı. Bu tür yeni sportif faaliyetlerle ilçemizi canlandırmayı hedefliyoruz." GERÇEKTEN YAŞADIĞIMIZI HİSSETTİK Uzundere’de görev yapan Sınıf Öğretmeni Muhammet Sefa Kezer de etkinlikle ilgili olarak, "Yaşamak tam olarak böyle bir şey. Ekip harikaydı. Çok eğlenceli, adrenalin dolu bir deneyim yaşadık" değerlendirmesinde bulundu. İlçe esnafı ve gençlerden Ünal Ün ise şunları söyledi: "Araç lastikleriyle kayıyorduk. Sonra böyle bir proje fikri ortaya çıktı ve hemen hayata geçti. Çok eğlendik, biraz üşüdük ama değdi." Etkinliğe katılan diğer gençler de benzer etkinliklerin düzenli hale gelmesini isteyerek, TUYEG ve İHA’ya teşekkür etti.

BURSASPOR TEKNİK DİREKTÖRÜ ÇAĞLAYAN: “YOL KAZASI, TOPARLANACAĞIZ” Haber

BURSASPOR TEKNİK DİREKTÖRÜ ÇAĞLAYAN: “YOL KAZASI, TOPARLANACAĞIZ”

Bursaspor Teknik Direktörü Adem Çağlayan, Isparta 32 Spor karşısında alınan 1-0’lık mağlubiyetin ardından değerlendirmelerde bulundu. Atatürk Spor Kompleksi Matlı Stadyumu’nda oynanan karşılaşmada alınan bu sonuç, sezonun ilk yenilgisi olarak kayıtlara geçti ve Çağlayan, bu mağlubiyetin takım için büyük bir hayal kırıklığı yarattığını vurguladı. İlk yenilgiyi beklemediklerini ifade eden teknik direktör, bu durumun kendileri için oldukça ağır olduğunu söyledi ve bu mağlubiyetin bir yol kazası olduğunu belirterek moral mesajı verdi. "Hiç planlarımızda yoktu" Çağlayan, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada, mağlubiyetin kendileri için sürpriz olduğunu dile getirdi. “Hiç planlarımızın içinde olmayan bir durumdu. Ekim ayının sonuna kadar fire vermeden ilerlemeyi hedefliyorduk. Futbolun doğasında sürpriz sonuçlar var. Maçtan dolayı çok üzgünüz ve mahcup olduk. Özellikle kendi taraftarımızın karşısında kaybetmek durumu daha da ağırlaştırıyor” ifadelerini kullandı. Teknik direktör, lig maratonunun uzun olduğunu ve özellikle kendi gruplarında her hafta sürpriz sonuçlar yaşanabileceğini belirterek Isparta 32 Spor’u tebrik etti. “Belki maçın hakkı bu değildi, ancak sonuçta sahadan 1-0 galip ayrıldılar. Liderlik değişebilir ama biz sezon sonunda şampiyon olacağımıza inanıyoruz” dedi. "Moral bozukluğu var ama toparlayacağız" Oyuncularının moral durumuna da değinen Çağlayan, soyunma odasında atmosferin düşük olduğunu ve morallerin bozuk olduğunu ifade etti. Ancak bunun geçici bir durum olduğunu belirten teknik direktör, “Soyunma odasında hava çok düşüktü, moraller bozuktu. Ama onları toparlamamız gerekiyor. Sahada mücadele eden oyuncularımızın hepsi bu mağlubiyetin bir yol kazası olduğunu biliyor. Önümüzdeki hafta galibiyet serisine yeniden başlayacağız” şeklinde konuştu. Sakatlıklara dikkat çekti Takımdaki sakatlık sorunlarına da değinen Çağlayan, geçen haftadan bu yana bazı oyuncuların sakatlıklarının artmasının kendilerini üzdüğünü söyledi. “Geçen haftadan bu yana sakat oyuncularımızın sayısı fazlaydı. Ancak hepsi bizim futbolcumuz ve hepsine güveniyoruz. Özellikle Tayfun Aydoğan’ın sakatlığı bizi üzdü. Diğer oyuncularımız yavaş yavaş dönmeye başladılar. Önümüzdeki bir hafta veya on gün içinde tam kadro antrenmanlara başlayacağız” dedi. Çağlayan, açıklamalarının sonunda takımın moralini yüksek tutmanın önemine dikkat çekerken, taraftarlara da mesaj gönderdi. “Bu bir yol kazası. Biz toparlanacağız ve taraftarımızın desteğiyle yeniden güçlü bir şekilde sahaya çıkacağız. Ligde uzun bir maraton var ve hedefimiz sezon sonunda şampiyon olmak” ifadelerini kullandı. Teknik direktörün açıklamaları, Bursaspor camiasında umut ve motivasyon mesajı olarak değerlendirildi.

TATİL DÖNÜŞÜ SENDROMUNA DİKKAT Haber

TATİL DÖNÜŞÜ SENDROMUNA DİKKAT

İstinye Üniversite Hastanesi Liv Hospital Bahçeşehir'den Psikolog Fatmanur Taşkın, tatil dönüşü sendromu hakkında açıklamalarda bulundu. Tatil dönüşü sendromunun ne olduğu hakkında bilgi veren Psk. Taşkın, "Tatil dönüşü sendromu, bireylerin tatilden sonra günlük yaşamlarına, özellikle de iş ve okul rutinlerine yeniden adapte olmakta zorlanmalarıyla ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. Tatilde edinilen rahatlama, keyif ve özgürlük duygusu; dönüşte iş yoğunluğu, sorumluluklar ve zaman baskısıyla yer değiştirdiğinde bu sendrom kendini gösterebilir. Özellikle uzun tatillerden sonra, tatilin günlük alışkanlıkları bozması ve kişinin normal temposundan uzaklaşması bu durumu tetikler" diye konuştu. "Dönüşte iş stresi ve trafik depresif duyguları tetikliyor" Tatilin, kişiye zihinsel ve bedensel bir yenilenme alanı sunduğunu söyleyen Psk. Taşkın, "Günlük stres faktörlerinin azalması, doğayla temas, uyku düzeninin rahatlaması, sosyal paylaşımlar ve keyif verici aktiviteler serotonin ve dopamin gibi mutluluk hormonlarını artırır. Dönüşte, bu olumlu uyarıcıların yerini iş stresi, trafik, yoğun tempo ve zaman baskısı aldığında beyinde ani bir geçiş yaşanır. Bu da huzursuzluk, isteksizlik, motivasyon kaybı ve hafif depresif duygulanım olarak kendini gösterebilir" şeklinde konuştu. "Fiziksel belirtiler de görülebilir" Tatil dönüşü sendromunun fiziksel belirtilerinin de olduğuna dikkat çeken Psk. Taşkın, "Psikolojik belirtilere ek olarak fiziksel belirtiler de görülebilir. Bunlar arasında sürekli yorgunluk hissi, uykuya dalmada güçlük veya aşırı uyuma, iştah artışı veya azalışı, kas gerginliği, baş ağrıları ve sindirim sistemi düzensizlikleri sayılabilir. Bu fiziksel tepkiler aslında zihinsel uyum güçlüğünün bedene yansımasıdır" açıklamasında bulundu. "Bazı kişiler daha fazla hissedebilir" Sendromun herkeste aynı şiddette yaşanmadığını söyleyen Psk. Taşkın, "Kişinin yaşam biçimi, stres toleransı, iş doyumu ve kişisel özellikleri bu süreçte belirleyicidir. Örneğin, işinden memnun olmayan veya yoğun stres altında çalışan kişilerde daha şiddetli belirtiler ortaya çıkabilir. Genç yaş grubunda adaptasyon daha kolayken, yoğun sorumluluk taşıyan yetişkinlerde daha ağır yaşanabilir. Ayrıca genel ruhsal dayanıklılık, uyku düzeni ve stres yönetme becerileri de fark oluşturur" dedi. "Bireyde motivasyon kaybı görülebilir" Tatil sonrası ruh sağlığının birey üzerindeki etkilerine değinen Psk. Taşkın, şu bilgileri paylaştı: "Tatil sonrası iş hayatına dönüş, bireyde motivasyon kaybı, odaklanma zorluğu, üretkenlikte düşüş ve sabırsızlık gibi etkiler doğurabilir. Aynı zamanda iş yükü birikmişse bu durum kaygı ve stres seviyesini artırır. Ancak doğru bir uyum süreci yönetildiğinde, tatilin sağladığı dinlenme ve yenilenme aslında uzun vadede ruh sağlığına olumlu katkı sağlayabilir." "Belirtiler 2 haftadan uzun sürerse uzman desteği alınmalı" Tatil dönüşü sendromunun ne zaman ciddiye alınması gerektiğini anlatan Psk. Taşkın, "Genellikle birkaç gün veya en fazla bir hafta içinde hafifleyerek kaybolur. Ancak belirtiler iki haftadan uzun sürüyorsa, gündelik işlevsellik belirgin şekilde bozulmuşsa, sürekli isteksizlik, yoğun kaygı, uyku bozukluğu veya depresif duygu durum devam ediyorsa profesyonel destek almak gerekir. Çünkü bu durumda tablo yalnızca tatil dönüşü sendromu değil, altta yatan bir depresyon veya anksiyete bozukluğunun göstergesi olabilir" ifadelerini kullandı. "Uyku düzeni ve beslenmeye özen gösterilmeli" Uyku düzeni ve beslenmeye özen gösterilmesinin altını çizen Psk. Taşkın, şunları söyledi: "Uyku ve beslenme, zihinsel dengenin temel taşlarıdır. Tatil döneminde düzensizleşen uyku saatleri ve farklı beslenme alışkanlıkları dönüşte adaptasyonu zorlaştırabilir. Yetersiz uyku, duygu durum dalgalanmalarını artırırken; dengesiz beslenme enerji düşüklüğüne ve motivasyon kaybına yol açabilir. Bu nedenle tatil sonrası düzenli uyku saatlerine dönmek ve sağlıklı beslenmeye özen göstermek ruh hâlini dengelemeye yardımcı olur." "Tatil dönüşü sendromundan kurtulmak için öneriler" Tatil sonrası kişilerin ruh sağlığını korumak için önerilerde bulunan Psk. Taşkın, "Tatil dönüşünü iş başlangıcından hemen önce değil, birkaç gün önceden planlamak uyumu kolaylaştırır. Uyku ve beslenme düzenini yavaş yavaş normale döndürmek gerekir. İşe dönüşte bir anda yoğun tempoya girmek yerine öncelikleri belirleyip adım adım ilerlemek faydalıdır. Gün içine küçük keyif alanları eklemek (kahve molası, kısa yürüyüşler, hobi zamanı) ruh hâlini dengeler. Tatil anılarını hatırlatacak fotoğraflar, küçük objeler veya rutin dışı keyifler motivasyonu artırabilir. Düzenli egzersiz yapmak ve açık havada vakit geçirmek de bedensel-ruhsal uyum sürecini destekler" diyerek açıklamalarını sonlandırdı. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.