#Müebbet Hapis

- Müebbet Hapis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müebbet Hapis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR’DE TAKSİCİ CİNAYETİNDE KAN DONDURAN DETAYLAR Haber

İZMİR’DE TAKSİCİ CİNAYETİNDE KAN DONDURAN DETAYLAR

İzmir’in Konak ilçesinde taksici Deniz Örer’in öldürülmesine ilişkin ortaya çıkan yeni görüntüler ve detaylar dehşete düşürdü. Şüphelinin, cinayetin ardından gasp ettiği takside uyuşturucu kullandığı anlar kayıtlara yansıdı. TAKSİCİYE BAŞINDAN ATEŞ ETTİ Olay, 9 Mart gecesi saat 22.18 sıralarında Eşrefpaşa Caddesi’nde başladı. Doğuş Meşe (24), bindiği takside şoför Deniz Örer’e bir ay önce ayrıldığı iş yerine giderek valizlerini alacağını söyledi. Hurşidiye Mahallesi’ne ulaşıldığında araçtan inen şüpheli, ücretin ne kadar tuttuğunu sordu. Herhangi bir tartışma yaşanmamasına rağmen Meşe, yanında getirdiği tabancayla açık camdan şoförün başına ateş etti. Aldığı kurşunla bilincini kaybeden Örer’i araçtan indirerek yol kenarına bırakan zanlı, direksiyona geçip olay yerinden kaçtı. GASP ETTİĞİ TAKSİDE UYUŞTURUCU PARTİSİ Cinayetin hemen ardından bir kadını arayan zanlı, gasp ettiği taksinin kendisine ait olduğunu söyleyerek yanına çağırdı. Şüphelinin, kadına sentetik ecza verdiği ve ardından farklı adreslerden metamfetamin ile esrar temin ettiği belirlendi. İkili, öldürülen taksicinin kanının bulunduğu araç içerisinde yaklaşık bir saat boyunca uyuşturucu kullandı. Bu anların görüntülerinin ortaya çıkması olayın vahametini daha da artırdı. “TAKSİCİYİ VURDUM” DİYEREK İTİRAF ETTİ Şüpheli, kadını bıraktıktan sonra saat 23.30 sıralarında annesi ve ablasını arayarak “Taksiciyi vurdum, moralim bozuk” diyerek suçunu itiraf etti. Araç takip sistemiyle yakalandı Gece saatlerinde eve dönmeyen Deniz Örer’den haber alamayan ailesi, taksinin araç takip sisteminden konumunu kontrol etti. Direksiyondaki kişinin farklı olduğunu fark eden aile durumu polise bildirdi. Güvenlik kameralarını inceleyen ekipler cinayetin işlendiği noktayı tespit ederken, zanlı kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. MÜEBBET HAPİS TALEBİ İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Doğuş Meşe’nin cinayet için silahı önceden temin ettiği ve planlı hareket ettiği belirtildi. Zanlının savunmasında öne sürdüğü “küfür ettiği için vurdum” ifadesinin gerçeği yansıtmadığı değerlendirildi. Hazırlanan iddianamede Meşe hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis, “silahla yağma” suçundan 15 yıla kadar ve “ruhsatsız silah bulundurma” suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talep edildi.

18 YILDIR KAYIPTI: BARAJDA KEMİKLERİ BULUNDU Haber

18 YILDIR KAYIPTI: BARAJDA KEMİKLERİ BULUNDU

Olayla ilgili 2’si tutuklu 4 şüpheli hakkında müebbet hapis cezası talep edildi. Zonguldak’ın Terakki Mahallesi’nde 2008 yılında meydana gelen olayda, 39 yaşındaki Ahmet Yılmaz, “Arkadaşlarıma gidiyorum” diyerek evden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailesinin kayıp başvurusunun ardından yürütülen çalışmalarda yıllarca sonuç alınamadı. 2010 yılında Ulutan Barajı çevresinde balık tutan bir kişi tarafından insan kemikleri bulundu. Barajda bulunan kemik parçaları Ankara Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Yapılan DNA incelemesi sonucunda 2012 yılında kemiklerin kayıp olarak aranan Ahmet Yılmaz’a ait olduğu tespit edildi. Ancak olayın failleri uzun süre belirlenemedi ve dosya faili meçhul olarak kaldı. CİNAYET YILLAR SONRA ÇÖZÜLDÜ Dosyanın yıllar sonra yeniden açılmasında, başka bir davanın sanığı olan H.P.’nin verdiği ifadeler etkili oldu. H.P., ifadesinde cinayetle ilgili bazı isimleri işaret etti. Bunun üzerine Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube ekipleri soruşturmayı yeniden derinleştirdi. Polisin yürüttüğü teknik takip ve HTS kayıtlarının incelenmesi sonucunda düzenlenen operasyonda E.İ., K.A. ve T.Y. yakalandı. Şüphelilerden K.A. ve T.Y. tutuklanırken, E.İ. hakkında ev hapsi kararı verildi. Başka bir suçtan cezaevinde bulunan İ.E. hakkında ise bu dosya kapsamında adli kontrol uygulandı. POLİSE İHBAR EDİLMEKTEN KORKMUŞLAR Cumhuriyet savcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, cinayetin nedenine ilişkin detaylar da yer aldı. Soruşturma kapsamında alınan ifadelere göre şüphelilerin, Ahmet Yılmaz’ın birlikte karıştıkları bir hırsızlık olayını polise ihbar edeceğinden endişe duydukları öne sürüldü. Ayrıca dosyada, hayatını kaybeden şüphelilerden biri ile Ahmet Yılmaz’ın eşi arasında yaşandığı iddia edilen yasak ilişkinin de cinayetin sebeplerinden biri olabileceği belirtildi. ÖNCE MADEN OCAĞINA SONRA BARAJA ATMIŞLAR İddianameye yansıyan bilgilere göre, olay günü Ahmet Yılmaz’ın şüphelilerle araçla gezdiği sırada çıkan tartışma sonucu boğularak öldürüldüğü belirlendi. Cinayetin ardından cesedin bir çuvala konularak önce kullanılmayan bir maden ocağına saklandığı, daha sonra ise Ulutan Barajı’na atıldığı tespit edildi. CİNAYETİ GİZLEMEK İÇİN SAHTE İFADELER VERMİŞLER Soruşturmada şüphelilerin cinayeti gizlemek için uzun süre planlı hareket ettikleri ortaya çıktı. Şüphelilerin, yıllarca “Ahmet İstanbul’da yaşıyor” şeklinde sahte bilgiler yaydığı ve cezaevinde bulundukları dönemde birbirlerine şifreli notlar göndererek olayı gizlemeye çalıştıkları belirlendi. Hazırlanan iddianamede K.A., T.Y., E.İ. ve İ.E. hakkında “iştirak halinde kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi. Dosyanın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesi bekleniyor.

TÜM AİLESİNİ KATLEDEN POLİSE 3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

TÜM AİLESİNİ KATLEDEN POLİSE 3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Mahkeme, polise üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Olay, 12 Kasım 2025 tarihinde Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak Demirel Mahallesi’nde meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan silahla yaralama ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, apartman girişinde oturan Antalya Emniyet Müdürlüğü Varsak Polis Merkezi Amirliği’nde görevli polis memuru Muharrem Giyar’ı elinde silahla buldu. Silahın alınmasının ardından eve giren ekipler, salonda Fatma Giyar (31) ile oturma odasında Meral Ebrar Giyar (10) ve Merve Giyar’ın (4) hareketsiz halde bulunduğunu tespit etti. Sağlık ekipleri anne ve iki kız çocuğunun hayatını kaybettiğini belirledi. OTOPSİ RAPORLARI DOSYAYA GİRDİ Hazırlanan iddianamede yer alan otopsi raporlarına göre Fatma Giyar’ın ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ve beyin kanaması sonucu, iki çocuğun ise ateşli silah yaralanmasına bağlı ağır kafa ve vücut travması nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Cumhuriyet savcısı, sanığın eşi için “eşe karşı kasten öldürme”, çocukları için ise ayrı ayrı “altsoya karşı kasten öldürme” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. “SUÇLUYUM, PİŞMANIM” DEDİ Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına sanık Muharrem Giyar, taraf avukatları ve aile yakınları katıldı. Mahkemede savunma yapan sanık Giyar, eşinin psikolojik sorunları olduğunu ileri sürerek olaydan bir gün önce eşini psikiyatri kliniğine yatırmaya çalıştığını iddia etti. Sanık, “Kafama silahı dayadım. Kızlarıma doğru gidince ne yaptığımı hatırlamıyorum. Çocukların ölmediğini düşündüm. Suçluyum, pişmanım” ifadelerini kullandı. TANIK: “AMCA BEN ÇOLUĞU ÇOCUĞU VURDUM DEDİ” Mahkemede tanık olarak dinlenen sanığın amcası Ekrem B., olaydan sonra sanığın kendisini telefonla aradığını belirterek, “Amca ben çoluğu çocuğu vurdum dedi. Niye yaptın diye sordum, ‘Çıkar yolu bulamadım’ dedi” şeklinde konuştu. İLK DURUŞMADA KARAR ÇIKTI Mahkeme heyeti, sanık Muharrem Giyar’ı “eşe karşı kasten öldürme” ve “altsoya karşı kasten öldürme” suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

ULUSAL YARDIM İŞARETİ ANLAŞILMAYIP 2 SAAT SONRA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ Haber

ULUSAL YARDIM İŞARETİ ANLAŞILMAYIP 2 SAAT SONRA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ

Tokat’ta bir büfede uluslararası yardım işareti yaparak yardım istediği ortaya çıkan ve yaklaşık 2 saat sonra öldürülen Hatice Yalman cinayetinde karar çıktı. Mahkeme, sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Tokat’ta bir büfede yaptığı uluslararası yardım işaretiyle gündeme gelen Hatice Yalman cinayeti davasında karar çıktı. Mahkeme, sanık Mustafa Koç’u “kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. OLAY KAZA İHBARIYLA ORTAYA ÇIKTI Olay, 29 Mart 2025 tarihinde Tokat kent merkezinde Topçam Mahallesi Akşemsettin Caddesi’nde meydana geldi. Motosiklet kazası ihbarı üzerine olay yerine giden ekipler Hatice Yalman ile Mustafa Koç’u yaralı halde buldu. Tokat Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Hatice Yalman, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Ancak yapılan incelemelerde Yalman’ın vücudunda kazaya bağlı olmayan darp izleri bulundu. Olay yerinden yaklaşık 400 metre uzaklıkta bulunan kanlı taşlardaki kan örneklerinin de Yalman’a ait olduğu belirlendi. Bu gelişmeler üzerine soruşturma kaza dosyasından cinayet soruşturmasına dönüştürüldü. BÜFEDE YARDIM İŞARETİ YAPMIŞ Soruşturma kapsamında Hatice Yalman’ın olaydan yaklaşık iki saat önce Tokat merkezde bir büfeye girdiği ve burada uluslararası literatürde “yardım çağrısı” olarak bilinen el işaretini yaptığı görüntüler ortaya çıktı. Büfe çalışanının ise bu işaretin anlamını bilmediği için herhangi bir müdahalede bulunmadığı öğrenildi. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Tokat 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın dördüncü duruşmasında karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Hatice Yalman’ın ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan Mustafa Koç’u “kadına karşı kasten öldürme” suçundan hiçbir indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Dava kapsamında yargılanan diğer 7 sanık hakkında ise beraat kararı verildi.

ÖĞRETMEN KIZINI BOĞARAK ÖLDÜREN ANNEYE MÜEBBET! Haber

ÖĞRETMEN KIZINI BOĞARAK ÖLDÜREN ANNEYE MÜEBBET!

Samsun’da rehber öğretmen olan kızını boğarak öldürdükten sonra bileklerini kesip olayı intihar gibi göstermeye çalışan anne Sultan Günaydın, yargılandığı davada hiçbir indirim uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. BANYODA “İNTİHAR” SÜSÜ VERİLMİŞTİ Olay, 8 Nisan 2025’te Samsun’un Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Sultan Günaydın (61), komşularına kızının banyoda bilekleri kesilmiş halde hareketsiz yattığını söyledi. İlk etapta olay intihar şüphesiyle değerlendirildi. Ancak yapılan otopside, rehber öğretmen Tuba Günaydın’ın (34) boyun kemiklerinde kırıklar ve boğulmaya bağlı bulgular tespit edilince olayın cinayet olduğu ortaya çıktı. PSİKOLOJİK SORUNLAR VE SAĞLIK PROBLEMLERİ Tuba Günaydın’ın ağabeyinin 2021 yılında Hakkari’de şehit olduğu, bu süreçten sonra psikolojik sorunlar yaşadığı ve 2022 yılında eşinden boşandığı öğrenildi. Şehit yakını kontenjanından Samsun İlkadım Sakarya İlkokulu’na atanan Günaydın’ın, görme kaybı ve kısmi felç rahatsızlığı yaşadığı ve annesiyle birlikte yaşamaya başladığı belirtildi. SAVUNMA: “MEŞRU MÜDAFAA” TALEBİ Tutuklanarak cezaevine gönderilen Sultan Günaydın hakkında Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Son duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanığın avukatı, müvekkilinin ölüm tehditleri aldığını ve korku nedeniyle hareket ettiğini öne sürerek meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Sanık Sultan Günaydın ise son savunmasında, “Böyle bir olaya sebebiyet verdiğim için özür diliyorum. Pişmanım. Keşke olmasaydı” ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN İNDİRİMSİZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Mahkeme heyeti, sanık Sultan Günaydın’ı “kızı kasten öldürme” suçundan hiçbir indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

EVİNİN OTOPARKINDA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ: KARISINA 17 YIL HAPİS! Haber

EVİNİN OTOPARKINDA ÖLDÜRÜLMÜŞTÜ: KARISINA 17 YIL HAPİS!

Mahkeme 4 sanığı müebbet hapis cezasına çarptırırken, maktulün eşi Hülya Altuğrul’a haksız tahrik indirimi uygulayarak 17 yıl 6 ay hapis verdi. Maktulün oğlu ve bir sanık ise beraat etti. Olay, 3 Ocak 2024’te İstanbul Başakşehir’de meydana geldi. Kapalıçarşı esnafı Abdulkadir Altuğrul (36), evinin bulunduğu sitenin otoparkında aracını park ettiği sırada silahlı saldırıya uğradı. Başına isabet eden iki kurşunla ağır yaralanan Altuğrul, olay yerinde hayatını kaybetti. Cinayete ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında aralarında maktulün eşi Hülya Altuğrul ve oğlu Ş.A.’nın da bulunduğu 7 sanık hakkında dava açıldı. 4 SANIĞA “TASARLAYARAK ÖLDÜRME” SUÇUNDAN MÜEBBET Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, sanıklar Mazlum Bulut, Serkan Karay, Uğur Aykut ve Taner Göç’ü “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, tüm sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmetti. EŞE ÖNCE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET, ARDINDAN İNDİRİM Mahkeme, maktulün eşi Hülya Altuğrul hakkında ise “eşi kasten öldürmeye azmettirme” suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Ancak daha sonra haksız tahrik hükümleri uygulanarak ceza 17 yıl 6 aya indirildi. OĞUL VE BİR SANIK BERAAT ETTİ Mahkeme, suça sürüklenen çocuk Ş.A. hakkında üzerine atılı suçu işlediğine dair kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi. Aynı şekilde tutuklu sanık Muhlis Sönmez de delil yetersizliği nedeniyle beraat etti. MÜŞTEKİ AVUKATINDAN İTİRAZ Kararın ardından müşteki avukatı Erhan Demirci, dosyayı istinafa taşıdıklarını açıkladı. Avukat Demirci, eşe yönelik haksız tahrik indiriminin hukuka aykırı olduğunu savunarak şu değerlendirmede bulundu: “Eşe karşı tasarlayarak işlenen bir öldürme fiilinde ayrıca haksız tahrik indirimi uygulanması, nitelikli hal düzenlemesini fiilen etkisiz hale getirmektedir. Bu nedenle kararın kaldırılmasını talep ettik.” İDDİANAMEDE DİKKAT ÇEKEN DETAYLAR İddianamede yer alan bilgilere göre, saldırganın site otoparkına araçla geldiği ve maktulü araçların arasına gizlenerek başından vurduğu belirtildi. Soruşturma kapsamında: Olayda kullanılan araçta Mazlum Bulut’un parmak izine rastlandı. Sanıklar arasında olay öncesi telefon görüşmeleri tespit edildi. Hülya Altuğrul’un bazı sanıklara para verdiği iddia edildi. Olay öncesinde taraflar arasında aile içi şiddet ve tehdit iddialarının bulunduğu aktarıldı. Savcılık, 6 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti.

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI Haber

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI

Çanakkale’de boşanma aşamasındaki eşi Zeynep Zan’ı sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren sanık Uğur Zan’ın, cinayetten 4 gün önce kardeşiyle yaptığı mesajlaşmalar dava dosyasına girdi. Mesajlarda, kardeşinin sanığı şiddet konusunda uyardığı görüldü. KARDEŞİNDEN UYARI: BOŞAN, ŞİDDETE BULAŞMA Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık Uğur Zan ile kardeşi G.M. arasında cinayetten 4 gün önce yapılan yazışmaların içeriği paylaşıldı. Mesajlarda G.M.’nin sanığa, "Boşan gitsin. Bir daha söylüyorum. Eğer böyle bir şey yaparsan annem çok üzülecek, babam perişan olacak. Çocukların da öyle. Düşün, kadına şiddetin bile ne kadar cezası var" ifadelerini kullandığı yer aldı. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 16 Mayıs’ta İsmetpaşa Mahallesi İzmir Caddesi’nde meydana geldi. Sanık Uğur Zan’ın, otomobiliyle boşanma aşamasındaki eşinin kullandığı motosikletin önünü kestiği, çıkan tartışma sırasında tabancayla tek el ateş ederek Zeynep Zan’ı başından vurduğu tespit edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde Zeynep Zan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay sonrası kaçan sanık, kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. DAVA SÜRECİ SÜRÜYOR Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sanık hakkında “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Yargılama Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

4 KEZ BIÇAKLADI SONRA 112’Yİ ARADI: 'YAŞASIN İSTEDİM' Haber

4 KEZ BIÇAKLADI SONRA 112’Yİ ARADI: 'YAŞASIN İSTEDİM'

Balıkesir’in Erdek ilçesinde kız arkadaşı Dilruba Elif Çetin’i 4 kez bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle tutuklu yargılanan Burak İnci’nin, “kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanmasına Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada savunma yapan sanık İnci, olayın şokunu atlatamadığını öne sürerek, "Dilruba’yı bıçakladıktan sonra yaşaması için 112’yi aradım. Ekiplerin hemen gelmesini istedim. Hâlâ onu unutamıyorum" dedi. UZAKLAŞTIRMA KARARINA RAĞMEN GÖRÜŞMÜŞLER Mahkeme dosyasına yansıyan bilgilere göre, sanık ile maktulün 2024’te bir kafede tanıştığı, bir süre sonra ilişki yaşamaya başladıkları, maktulün daha önce darp edilmesi üzerine sanık hakkında 30 gün uzaklaştırma kararı aldırdığı, buna rağmen görüşmeyi sürdürdükleri belirtildi. Olayın 22 Mayıs 2025’te Zeytinli Mahallesi Kurbağalı mevkisindeki sitede bulunan 1’inci kattaki evde yaşandığı; birlikte alkol alan çift arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanığın mutfaktan aldığı ekmek bıçağıyla Çetin’i sırtından 4 kez bıçakladığı ve genç kadının olay yerinde hayatını kaybettiği kaydedildi. "LİNÇ EDİLMEKTEN KORKTUM, BALKONDAN ATLADIM" Sanık İnci, ifadesinde tartışma sırasında öfkesine hâkim olamadığını iddia ederek, "Bazı iddialarda bulununca sinirlendim. Mutfaktaki küçük ekmek bıçağını aldım. Linç edilmekten korktuğum için balkondan atladım, bacaklarım kırıldı. Aracın altına saklandım, sonra yakalandım" diye konuştu. TANIK BEYANI Duruşmada tanık olarak dinlenen A.O., maktulün annesinin vefatından sonra Dilruba Elif Çetin’le ilgilendiğini belirterek, "Sanık olaydan bir hafta önce balkonun altına gelerek Dilruba’yı unutamadığını söyledi, benimle konuşmak istedi. Kabul etmedim" ifadelerini kullandı. "ÜZGÜNÜM, AFFINIZA SIĞINIYORUM" Son sözleri sorulan sanık, pişman olduğunu ileri sürerek, "Dilruba’nın yaşamasını istedim, bu yüzden 112’yi aradım. Üzgünüm, affınıza sığınıyorum" dedi. Mahkeme heyeti, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.