#Müebbet Hapis

- Müebbet Hapis haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müebbet Hapis haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PALU AİLESİ DOSYASINDA YARGITAY SON NOKTAYI KOYDU! Haber

PALU AİLESİ DOSYASINDA YARGITAY SON NOKTAYI KOYDU!

Kamuoyunda "Palu Ailesi Davası" olarak bilinen ve Müge Anlı İle Tatlı Sert programı ile yıllarca gündemde kalan davada Yargıtay son kararını verdi. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanık Tuncer Ustael hakkında "olası kastla çocuğu öldürme" suçundan verilen müebbet hapis cezasını onarken, diğer sanıklar hakkında verilen beraat kararlarını da hukuka uygun buldu. DOSYA TELEVİZYON PROGRAMIYLA YENİDEN GÜNDEME GELDİ Süreç, 2008 yılında Kocaeli'nin Körfez ilçesinde Meryem Tahnal ile kızı Melike Tahnal'ın kaybolmasının ardından başlatılan soruşturmayla başladı. İlk soruşturmada yeterli delile ulaşılamaması nedeniyle dosya hakkında takipsizlik kararı verildi. Dosya, 2018 yılında aile üyelerinin katıldığı televizyon programında ortaya atılan iddiaların ardından yeniden açıldı. Programdaki beyanlar üzerine Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı resen soruşturma başlatırken, bölgede kadavra köpeklerinin de kullanıldığı arama çalışmaları gerçekleştirildi. YEREL MAHKEME MÜEBBET HAPİS CEZASI VERDİ Soruşturma kapsamında gözaltına alınan sanıklardan Tuncer Ustael, yargılama sonunda "olası kastla çocuğu öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, Ustael'in "çocuğun cinsel istismarı" suçundan beraatine karar verdi. Diğer sanıklar Ayşe Palu, Havva Palu, İsa Palu, Fatih Palu ve Emine Ustael ise "çocuğu kasten öldürme" suçundan beraat etti. "Usulsüz gömme" suçuna ilişkin dosya ise ayrıldı. YARGITAY: OLASI KAST DEĞERLENDİRMESİ HUKUKA UYGUN Dosyayı temyiz incelemesine alan Yargıtay 1. Ceza Dairesi, maktule toksik ve öldürücü etkiye sahip ispirto içirildiğinin sabit olduğunu belirterek, eylemin "olası kastla öldürme" kapsamında değerlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Yüksek Mahkeme ayrıca, Tuncer Ustael hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan mahkûmiyete, diğer sanıklar yönünden ise cinayete iştirak suçuna ilişkin kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararlarını da yerinde buldu. Böylece Yargıtay, yerel mahkeme kararını onayarak davayı kesin hükme bağladı.

GÜLLÜ DOSYASINDA İDDİANAME TAMAMLANDI: İŞTE DETAYLAR Haber

GÜLLÜ DOSYASINDA İDDİANAME TAMAMLANDI: İŞTE DETAYLAR

Kamuoyunda "Güllü" ismiyle tanınan sanatçı Gül Tut'un geçen yıl Yalova'nın Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 26 Eylül 2025 gecesi meydana gelen olayın tüm yönleriyle incelendiği belirtildi. Dosyada yer alan değerlendirmelere göre Gül Tut, Çınarcık'taki evinin altıncı katındaki dairenin penceresinden yaklaşık 18 metre yükseklikten beton zemine düştü. Adli incelemelerde, sanatçının ağır kafa ve omurga travmaları ile iç organ yaralanmalarına bağlı gelişen iç kanama sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Soruşturma dosyasında yer alan örneklere göre olay gecesi evde bulunan kişilerin, Gül Tut'un sevdiği "Malkata" isimli Roman havasını açtığı, müziği duyan sanatçının da kızının odasına geçtiği değerlendirildi. Savcılık, bu durumun olayın gerçekleşeceği ortama Gül Tut'u çekmek amacıyla planlandığı kanaatine yer verdi. İddianamede, olay anına ilişkin güvenlik kamerası ses kayıtlarının İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından incelendiği, bilirkişi raporlarında düşmeden hemen önce genç bir kadın sesinin "Hadi görüşürüz" dediğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu ifadenin şüpheliye ait olduğu ve hemen sonrasında Gül Tut'un fiziksel müdahaleyle pencereden aşağıya atıldığı yönünde değerlendirme yaptı. Dosyada bulunan tanık ifadeleri de iddianamenin önemli delilleri arasında gösterildi. Olay sırasında evde bulunan tanıklardan birinin, ilk ifadesinden farklı olarak daha sonra verdiği beyanda, Gül Tut'un kızının iki eliyle annesini kavrayarak pencereden aşağı ittiğini anlattığı belirtildi. Savcılık, tanığın daha sonra yaptığı açıklamaların telefon kayıtlarıyla da desteklendiğini kaydetti. İddianamede, şüphelinin olaydan önce annesine yönelik tehdit içerikli söylemlerde bulunduğu iddialarına da yer verildi. Bazı tanıkların, Tuğyan Ülkem Gülter'in çeşitli zamanlarda annesini camdan atacağını söylediğini öne sürdüğü, dijital incelemelerde ise annesinin ölmesini istediğini ifade ettiği değerlendirilen çok sayıda mesajın tespit edildiği aktarıldı. Dosyada yer alan teknik incelemelerde, olay öncesinde üç farklı darbe sesinin kaydedildiği, ilk sesin ardından yaklaşık yedi saniye boyunca odadaki kişilerden herhangi bir yardım çağrısı ya da panik tepkisi duyulmadığı ifade edildi. Savcılık, bu bulgunun olayın ani gelişen bir kaza ihtimaliyle uyuşmadığını değerlendirdi. Olayın intihar ya da kaza sonucu meydana gelmiş olabileceği ihtimalleri de soruşturma kapsamında araştırıldı. Evde yapılan kriminal incelemelerde zeminde kaymaya neden olabilecek herhangi bir madde bulunmadığı, Gül Tut'un sağlık geçmişinde intihar eğilimine işaret eden bir veriye rastlanmadığı, çok sayıda tanığın ise sanatçının yükseklik korkusu bulunduğunu anlattığı belirtildi. Bilirkişiler de pencerenin yapısı ve maktulün fiziksel özellikleri dikkate alındığında dışarıdan bir müdahale ihtimalinin daha güçlü olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise ölüm şeklinin yalnızca tıbbi örneklerle kesin olarak belirlenemeyeceğini, bunun adli soruşturmanın değerlendirmesiyle ortaya konulabileceğini ifade etti. İddianamede, şüphelinin olay sonrasında dijital delilleri ortadan kaldırmaya yönelik girişimlerde bulunduğu da öne sürüldü. Eski erkek arkadaşından mesajları silmesini istediği, tanık beyanlarını etkilemeye çalıştığı, telefonunu değiştirdiği ve cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü iddiaları dosyada yer aldı. Ayrıca yurt dışına çıkış imkanlarını araştırdığına ilişkin tespitler de soruşturma evrakına girdi. Telefon incelemelerinde şüphelinin internet geçmişinde uyuşturucu maddelerin saçta tespit edilme sürelerine ilişkin aramalar ile suç ve dedektiflik temalı içeriklere yönelik araştırmalar bulunduğu kaydedildi. Buna karşılık yapılan toksikolojik incelemelerde şüpheli ve tanıktan alınan örneklerde uyuşturucu ya da uyarıcı maddeye rastlanmadığı bildirildi. Toplanan tanık anlatımları, dijital materyaller, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendiren Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, Tuğyan Ülkem Gülter hakkında "tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Dosya, yargılamanın yapılması için mahkemeye gönderilirken, sanığın hukuki durumuna ilişkin nihai kararı mahkeme verecek.

ALEYNA KALAYCIOĞLU VE KUNDAKÇI AİLESİ KARŞI KARŞIYA GELDİ Haber

ALEYNA KALAYCIOĞLU VE KUNDAKÇI AİLESİ KARŞI KARŞIYA GELDİ

İstanbul Ümraniye'de rapçi Canbay'ın bulunduğu araca düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin davanın ikinci duruşmasında, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi. Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve diğer sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. SANIKLAR SAVUNMALARINI YAPTI Duruşmada savunma yapan Aleyna Kalaycıoğlu, hakkında yöneltilen "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasını kabul etmedi. Kalaycıoğlu, "Azmettirdiğime dair hiçbir delil yok. Alaattin bu kadar cahil olabilir ama ben vicdansız değilim. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Ben de bu olayın mağduruyum. Tahliyemi talep ediyorum." ifadelerini kullandı. Cinayetin faili olduğu iddiasıyla yargılanan Alaattin Kadayıfçıoğlu ise mahkemede "Çok özür dilerim." demekle yetindi. MAHKEME SALONUNDA GERGİNLİK YAŞANDI Duruşma sırasında sanık ve müşteki yakınları arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı. Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu, kızının tahliyesini talep ederek, "Bir insanın namusuna bu kadar laf edilmez. Mahvettiniz hayatları." dedi. Bunun üzerine hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi Ülker Kundakçı ise "Biz ne yapalım? Biz çocuğumuza sarılamıyoruz." sözleriyle tepki gösterdi. Kundakçı ailesi ayrıca, "Peki bizim çocuğumuzu geri verebilecek misiniz?" ifadelerini kullandı. TUTUKLULUK HALİ DEVAM EDECEK İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında "kasten öldürme", Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan müebbet hapis cezası talep ediliyor. Dosyada tutuksuz yargılanan İzzet Yıldızhan hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mahkeme heyeti, Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Kararın açıklanmasının ardından Aleyna Kalaycıoğlu'nun mahkeme salonunda fenalaşarak sinir krizi geçirdiği öğrenildi.

8 YIL ÖNCE İŞLENEN CİNAYETTE BOZMA SONRASI YENİ GELİŞME Haber

8 YIL ÖNCE İŞLENEN CİNAYETTE BOZMA SONRASI YENİ GELİŞME

Gaziantep'te 2018 yılında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Oğuz Savcılı'nın ölümüne ilişkin davada, bozma kararının ardından yeniden başlayan yargılamada dikkat çeken ifadeler verildi. Mahkemede dinlenen bir tanık, Savcılı'nın intikam amacıyla öldürülmüş olabileceğini öne sürdü. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya maktul yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Dava, 2018 yılında bir berber dükkanı önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Oğuz Savcılı'nın ölümüne ilişkin yürütülüyor. TANIKTAN DİKKAT ÇEKEN İFADE Duruşmada tanık olarak dinlenen Necati Ç., maktulü mahalleden tanıdığını belirterek, olay anına tanıklık etmediğini ancak geçmişte yaşanan bazı gelişmelere ilişkin bilgi sahibi olduğunu söyledi. Tanık, Oğuz Savcılı'ya ait bir aracın kiralandığını ve bu araçla kaza yapıldığını, olayla bağlantılı bazı kişilerin uyuşturucu ticareti yaptığı yönünde duyumlar aldığını ifade etti. Necati Ç., ayrıca Mustafa K. isimli kişinin kendisine, Savcılı'nın daha önce yaşanan bir olayın intikamını almak isteyen kişiler tarafından hedef alınmış olabileceğini söylediğini aktardı. MAHKEMEDEN YENİ İNCELEME KARARI Mahkeme heyeti, başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanığın bir sonraki duruşmada SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesine karar verdi. Ayrıca taraflara ait telefon kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) talep edilmesi ve bilirkişi incelemesi yaptırılması kararlaştırıldı. Sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. DOSYANIN GEÇMİŞİ Oğuz Savcılı, 2018 yılında Gaziantep'te bir berber dükkanı önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili açılan davada sanık Cuma B. hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası talep edilmiş, ancak mahkeme 2020 yılında sanığın beraatine karar vermişti. Dosya daha sonra üst mahkemenin bozma kararı üzerine yeniden görülmeye başlanmıştı.

FUTBOLCU KUBİLAY KAAN KUNDAKÇI CİNAYETİNDE İLK DURUŞMA Haber

FUTBOLCU KUBİLAY KAAN KUNDAKÇI CİNAYETİNDE İLK DURUŞMA

İstanbul’un Ümraniye ilçesinde 19 Mart’ta silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin davada sanıklar ilk kez hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesinde yaşanan gerginlik ise kameralara yansıdı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame doğrultusunda, aralarında şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve türkücü İzzet Yıldızhan’ın da bulunduğu sanıkların yargılanmasına başlandı. OLAYIN GEÇMİŞİ İddiaya göre olay, 19 Mart gecesi Ümraniye’de meydana geldi. Rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay, bir süre önce ayrıldığı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak amacıyla arkadaşı Kubilay Kaan Kundakçı’dan yardım istedi. Kundakçı, Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Burada bekledikleri sırada olay yerine çakarlı araçlarla gelen Alaattin Kadayıfçıoğlu ve beraberindekilerle taraflar arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine açılan ateş sonucu ağır yaralanan 21 yaşındaki futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. MÜEBBET HAPİS TALEPLERİ Hazırlanan iddianamede, silahı kullandığı öne sürülen Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında “kasten öldürme” ve “ruhsatsız silah bulundurma” suçlarından müebbet hapis cezası talep edildi. Şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile annesi Zuhal Kalaycıoğlu hakkında ise “kasten öldürmeye azmettirme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Olay sonrası şüphelilere yardım ettiği öne sürülen İzzet Yıldızhan hakkında da “suçluyu kayırma” suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası talep edildi. DURUŞMA ÖNCESİ GERGİNLİK Kimlik tespitleriyle başlayan duruşma, salon yetersizliği nedeniyle Şehit Hakan Kılıç Konferans Salonu’nda görüldü. Duruşma öncesinde rapçi Vahap Canbay ile hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı’nın ailesi arasında tartışma yaşandı. Yaşanan gergin anlar kameralara yansırken, Canbay’ın yakınlarından bir kişinin basın mensuplarına tepki göstererek üzerlerine yürüdüğü görüldü. Mahkemenin sanık savunmalarını dinledikten sonra dosyadaki delilleri ve tanık beyanlarını değerlendirmesi bekleniyor.

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET Haber

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET

Kastamonu'da 8 aylık hamile eşini öldürdükten sonra yaklaşık 10 gün boyunca 1,5 yaşındaki çocuğuyla birlikte aynı evde yaşadığı belirlenen sanık, yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 21 Nisan 2025 tarihinde İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi'nde meydana geldi. Apartmandan gelen kötü kokular üzerine yapılan ihbar sonrası eve giren ekipler, 34 haftalık hamile Elif Civil'in cansız bedeniyle karşılaştı. Yapılan incelemede, Elif Civil'in vücuduna aldığı 12 bıçak darbesi sonucu yaşamını yitirdiği ve cesedin 10 günden uzun süredir evde bulunduğu tespit edildi. ŞÜPHELİ ÇOCUĞUYLA BİRLİKTE YAKALANDI Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, kadının eşi Berkan Civil'i 1,5 yaşındaki çocuklarıyla birlikte Nasrullah Meydanı'nda gözaltına aldı. Tutuklanan sanık hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde "eşe karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldı. "8 GÜN ÖLÜ GİBİ UYUDUM" SAVUNMASI Davanın karar duruşmasına Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan sanık Berkan Civil, önceki savunmalarını tekrar etti. Sanık, "8 gün ben uyumuşum, ölü gibiydim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Neden uyuduğumu da anlamış değilim. Mütalaaya itiraz ediyorum. Beraatımı talep ederim" ifadelerini kullandı. Sanık avukatı da suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraat talebinde bulundu. AİLE VE BAKANLIK TEMSİLCİSİ EN AĞIR CEZAYI İSTEDİ Duruşmada söz alan maktulün anne ve babası, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü adına katılan avukat da herhangi bir indirim uygulanmaksızın sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KARARI Mahkeme heyeti, yargılama sonunda Berkan Civil'in "eşe karşı kasten öldürme" suçunu işlediğine hükmederek sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararla birlikte kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada ilk derece mahkemesindeki yargılama süreci tamamlanmış oldu. Tarafların karara karşı yasal kanun yollarına başvurma hakları bulunuyor.

HANDE ÇİNKİTAŞ CİNAYETİNDE 25 YIL SONRA TUTUKLAMA Haber

HANDE ÇİNKİTAŞ CİNAYETİNDE 25 YIL SONRA TUTUKLAMA

Kadıköy’de 2001 yılında 12 yaşındaki Hande Çinkitaş’ın öldürülmesine ilişkin davada, hakkında müebbet hapis cezası onanan baba Nezih Çinkitaş tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayın çözülmesinde, yıllar sonra gelişen teknolojiyle yapılan DNA incelemeleri etkili oldu. Kadıköy İçerenköy’de 4 Ocak 2001 tarihinde meydana gelen olayda, 12 yaşındaki Hande Çinkitaş evinde öldürülmüş halde bulunmuştu. Uzun yıllar boyunca kamuoyunda büyük yankı uyandıran olayda, baba Nezih Çinkitaş ile üvey anne Şehnaz Çinkitaş hakkında açılan davada delil yetersizliği gerekçesiyle ceza verilmemişti. Cinayetin ardından hukuk mücadelesini sürdüren anne Handan Yılmazer’in girişimleriyle dosya yeniden gündeme geldi. Olaydan yaklaşık 19 yıl sonra Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı yeni rapor doğrultusunda soruşturma yeniden derinleştirildi. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, olay yerinden elde edilen ve yıllardır adli emanette bulunan deliller yeniden incelendi. Gelişmiş kriminal inceleme yöntemleriyle cinayette kullanıldığı değerlendirilen bıçak üzerinde yapılan DNA analizinde, bıçağın keskin kısmında yoğun şekilde Nezih Çinkitaş’a ait DNA profiline rastlandığı belirtildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Nezih Çinkitaş’ın emniyette verdiği ifadelerde çelişkiler bulunduğu öğrenildi. Yaklaşık 7 saat süren son ifadesinde suçlamaları reddeden Çinkitaş’ın, olay günü eve geldiğinde kızını yerde kanlar içinde bulduğunu öne sürdüğü belirtildi. Polis ekiplerinin soruşturma kapsamında aralarında akrabalar ve komşuların da bulunduğu 20’den fazla kişinin ifadesine başvurduğu, tanıkların büyük bölümünün Çinkitaş hakkında olumsuz beyanda bulunduğu öğrenildi. Yargıtay’ın müebbet hapis cezasını onamasının ardından hakkında tutuklama kararı çıkarılan Nezih Çinkitaş, İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Çinkitaş, "Bu yargı rezaleti. Ben bir şey yapmadım, itiraf edecek bir şey yok" dedi. Mahkemece tutuklanan Nezih Çinkitaş cezaevine gönderildi.

BALKONDAN DÜŞEREK ÖLEN KADININ KARDEŞİNDEN CİNAYET İDDİASI Haber

BALKONDAN DÜŞEREK ÖLEN KADININ KARDEŞİNDEN CİNAYET İDDİASI

Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 7’nci kattaki balkondan düşerek hayatını kaybeden 30 yaşındaki Türkan Biçer’in kız kardeşi, olayın intihar değil cinayet olduğunu öne sürdü. Olay sırasında evde bulunan nişanlı F.Ö.’nün tutuklandığı öğrenildi. Olay, 25 Mart’ta Eryaman semtindeki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre Türkan Biçer, nişanlısı F.Ö. ile birlikte yaşadığı 7’nci kattaki dairenin balkonundan düşerek yaşamını yitirdi. Genç kadının üzerindeki kıyafetlerin bulunmaması dikkat çekerken, olay sırasında evde bulunan nişanlı F.Ö. gözaltına alındı. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. “ABLAM ÖLDÜRÜLDÜ” Hayatını kaybeden kadının kardeşi Rabia Biçer, ablasının uzun süredir şiddet gördüğünü iddia ederek, "Ablam intihar edecek biri değildi. Çok pozitif bir insandı. Öldürüldüğünü düşünüyorum" dedi. Rabia Biçer, olaydan bir gün önce ablasının kendisine geldiğini belirterek, "Nişanlısı tarafından darp edildiğini ve evden kovulduğunu söyledi. ‘Beni buradan çıkar’ diyordu" ifadelerini kullandı. Olay günü birlikte vakit geçirdiklerini anlatan Biçer, "Gülerek yanımdan ayrıldı. Aynı gece ölüm haberini aldık" diye konuştu. “AŞAĞIYA ÇIPLAK HALDE DÜŞMÜŞ” Ablasının intihar etmiş olabileceğine inanmadığını dile getiren Rabia Biçer, "Aşağıya çıplak halde düşmüş. İntihar edecek biri neden bu şekilde olsun? Böyle bir ruh halinde olsaydı bize belli ederdi" dedi. Şüphelinin olaydan sonraki tavırlarının da şüphe uyandırdığını öne süren Biçer, "Başsağlığı bile dilemediler. Olaydan bir gün sonra eve gidip eşyalarını aldırmış. Elinde çarşafla aşağı inip ablamın üzerini örtmüş" ifadelerini kullandı. “İMDAT BENİ KURTARIN” İDDİASI Rabia Biçer, komşuların olay gecesi evden "İmdat, beni kurtarın" sesleri duyduğunu ileri sürdü. Şüpheli F.Ö.’nün ise emniyette verdiği ifadede, Türkan Biçer’in epilepsi nöbeti geçirdiğini, ilaç almak için salona yöneldiği sırada balkondan atlayarak intihar ettiğini öne sürdüğü öğrenildi. “KASTEN ÖLDÜRME” TALEBİ Ailenin avukatı Berkay Göknar da dosyada cinayet şüphesini güçlendiren deliller bulunduğunu savundu. Göknar, "Dosyadaki tanık beyanları ve çelişkili ifadeler birlikte değerlendirildiğinde Türkan hanımın intihar etmediğini, cinayete kurban gittiğini düşünüyoruz" dedi. Şüphelinin "kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanmasını talep ettiklerini belirten Göknar, soruşturmanın sürdüğünü kaydetti.

BABA VE OĞLUNU ÖLDÜREN KANSER HASTASI YAŞLI ADAMA TAHLİYE Haber

BABA VE OĞLUNU ÖLDÜREN KANSER HASTASI YAŞLI ADAMA TAHLİYE

Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde sattığı otomobilin parasını alamadığı iddiasıyla baba ve oğlunu tabancayla vurarak öldüren 76 yaşındaki kanser hastası sanık, sağlık raporu doğrultusunda ev hapsi şartıyla tahliye edildi. Olay, 3 Temmuz 2025’te Kayacık Mahallesi 220. Cadde’de meydana geldi. Mehmet Canımoğlu (60) ile oğlu Aykut Canımoğlu (30), sokak ortasında İzzet Kalyon’un (76) silahlı saldırısına uğradı. Baba ve oğul olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından kaçan Kalyon, polis ekiplerince Gölcük ilçesinde yakalanarak gözaltına alındı. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan sanık hakkında “kasten öldürme” suçundan iki kez müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. “PARAMI ALAMADIM” SAVUNMASI İlk duruşmada savunma yapan sanık Kalyon, maktul Aykut Canımoğlu ile geçmişte aynı iş yerinde çalıştıklarını belirterek, oğlunun üzerine kayıtlı otomobili 1 milyon 600 bin liraya satın aldığını ancak devir işlemlerinin ardından parasını alamadığını öne sürdü. Olay günü hastaneye giderken maktullerle karşılaştığını iddia eden sanık, çıkan tartışma sırasında korktuğu için ateş ettiğini savundu. Mahkeme heyeti, sanığın sağlık durumunun belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına karar verdi. ADLİ TIP RAPORU SONRASI TAHLİYE Mahkemeye gönderilen Adli Tıp Kurumu raporunda, kanser hastası olan sanığın cezaevi koşullarında kalmasının sağlık açısından uygun olmadığı belirtildi. Raporu değerlendiren mahkeme heyeti, İzzet Kalyon’un ev hapsi şartıyla tahliyesine karar verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.