#Müteahhit

- Müteahhit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müteahhit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DANIŞTAY İPTAL DEDİ: CHP'Lİ BELEDİYE 21 YIL SONRA RUHSAT VERDİ Haber

DANIŞTAY İPTAL DEDİ: CHP'Lİ BELEDİYE 21 YIL SONRA RUHSAT VERDİ

Adana’nın Karataş ilçesindeki bir tatil sitesinde yapılmak istenen 2 ek bloğa ilişkin inşaat ruhsatının 2003’te idare mahkemesince iptal edilmesi ve kararın 2005’te Danıştay tarafından onanmasının ardından, aynı alan için 2025’te yeniden ruhsat verilmesi site sakinleri ile yapı sahiplerini karşı karşıya getirdi. Site sakinlerinin açtığı yeni davada inşaat geçici olarak durdurulurken, uyuşmazlığa ilişkin yargı süreci devam ediyor. Karataş ilçesinde deniz kenarında yaklaşık 25 yıl önce yapılan tatil sitesinden yaklaşık 100 kişi daire satın aldı. Site sakinlerinin anlatımına göre, sitenin yapımını üstlenen müteahhit daha sonraki yıllarda futbol sahası ve çocuk oyun parkının bulunduğu, denize yaklaşık 30 metre mesafedeki alanda 2 ek blok yapmak için çalışma başlattı. Müteahhidin söz konusu blokların daha önce onaylanan projede bulunduğunu ancak o dönem maddi imkanlar nedeniyle yapılamadığını belirttiği aktarıldı. Site sakinleri ise yapılmak istenen blokların kıyı mevzuatına aykırı olduğunu öne sürerek konuyu yargıya taşıdı. İNŞAAT RUHSATI 2003’TE İPTAL EDİLDİ Adana 1. İdare Mahkemesi, 2003 yılında söz konusu inşaat ruhsatının iptaline karar verdi. Karar, 2005 yılında Danıştay tarafından onandı. Kararda, ruhsatta 8 ve 10. blok olarak belirtilen yapıların son onaylı kıyı kenar çizgisinden kara yönünde yaklaşık 15 metre mesafede bulunduğu ve sahil şeridinin ilk 50 metrelik bölümünde kaldığı belirtildi. Kararda, ❝Ruhsatta 8 ve 10. blok olarak belirtilen binaların son onaylı kıyı kenar çizgisinden sonra (kara yönünde) yaklaşık 15 metre mesafede, dolayısıyla sahil şeridinin ilk 50 metrelik bölümünde kaldığı, dava konusu inşaat ruhsatının Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. İnşaat ruhsatında hukuka uyarlılık bulunmamaktadır. Mahkeme kararında isabetsizlik görülmemiştir.❞ ifadelerine yer verildi. İnşaatın durdurulmasının ardından site sakinlerinin söz konusu alanı yeniden futbol sahası ve çocuk oyun parkı olarak düzenlediği belirtildi. 2025’TE YENİDEN RUHSAT VERİLDİ Aradan yaklaşık 20 yıl geçmesinin ardından, hayatını kaybeden müteahhidin mirasçıları 2025’te Karataş Belediyesine yeni inşaat ruhsatı için başvurdu. Mirasçıların başka illerde verilen yargı kararlarını emsal gösterdikleri, belediyenin de başvurunun ardından söz konusu alan için yeniden inşaat ruhsatı düzenlediği belirtildi. Ruhsatın verilmesinin ardından alanda yeniden inşaat çalışmalarına başlandı. SOSYAL ALAN ŞANTİYEYE DÖNÜŞTÜ Çalışmalar kapsamında sitenin istinat duvarının yıkıldığı, temel kazısı yapıldığı ve demirlerin döşendiği belirtildi. Kazıdan çıkan malzemenin sahil bölümüne bırakılmasıyla kum seviyesinin yükseldiğini öne süren site sakinleri, daha önce denize ulaşmak için kullandıkları alanın da şantiye sahasına dönüştüğünü ifade etti. SİTE SAKİNLERİ YENİDEN MAHKEMEYE BAŞVURDU Yeni ruhsatın ardından site sakinleri bu kez Adana 2. İdare Mahkemesine başvurarak işlemin iptalini ve inşaatın durdurulmasını talep etti. Mahkemenin, dava sonuçlanıncaya kadar inşaat çalışmalarının geçici olarak durdurulmasına karar verdiği bildirildi. Böylece yaklaşık 21 yıl sonra yeniden gündeme gelen yapılaşmaya ilişkin uyuşmazlık bir kez daha yargıya taşınmış oldu. Nihai kararın devam eden yargılama sonucunda verilmesi bekleniyor. ❝SATMAK İSTİYORUM, KİMSE ALMIYOR❞ Yaklaşık 25 yıl önce siteden ev aldığını belirten site sakini Mithat Özşahin, sosyal alanların ortadan kalkması nedeniyle mağdur olduğunu savundu. Özşahin, ❝Aldığımda hem futbol sahası vardı, hem voleybol sahası vardı, hem yıkanacak yerimiz vardı, hem tuvaletimiz vardı. Burası da tamamen düzenli şekildeydi. Bu hale geldi. Ben onun için bu parayı verdim, burayı aldım. Bu şekilde ne yapacağım? Satmak istiyorum, kimse almıyor. Biz hakkımızı istiyoruz.❞ dedi. ❝DANIŞTAY KARARINA RAĞMEN RUHSAT VERİLMİŞ❞ Site sakinlerinden Ali Büyükbayram da daha önce aynı alandaki inşaat için hukuki mücadele verdiklerini anlattı. Büyükbayram, ❝O zamanki yönetim, ben de vardım, itiraz ettik, mahkemeye verdik ve kazandık, durdurduk. Sonra yıkım kararı çıktı. Bunlar itiraz etti, Danıştay’a gitti. 2005’te kesinleşti; ruhsatın iptali ve inşaatın yıkılması. Yıktık, tekrar düzelttik. Şu anda 21 sene sonra tekrar ruhsat verilmiş. Bunları durdurduk, dava açtık. Danıştay kararına rağmen, Danıştay’ın 15 metre kıyı şeridi belirtmesine rağmen ruhsat verilmiş.❞ ifadelerini kullandı. ❝YASAL SÜREÇ DEVAM EDİYOR❞ Site sakini Sabit Baş ise yeni ruhsatın Kıyı Kanunu’na aykırı olduğunu savunarak hukuki sürecin devam ettiğini söyledi. Baş, ❝Kıyı Kanunu şeridi var. Bunlar ruhsatı aldılar, bir şekilde inşaat yapacaklar. Gereken mahkemeye verdik biz. Yasal süreç devam ediyor. Sesimizi duysunlar istiyoruz. Danıştay kararı verilen bir yere nasıl inşaat yapılabilir?❞ diye konuştu. Yeni ruhsatın hukuka uygun olup olmadığına ilişkin nihai değerlendirmeyi devam eden dava kapsamında mahkeme yapacak.

EDİRNE BELEDİYESİ MECLİS ÜYESİ PAZARLIKTA: RÜŞVET ANLARI KAMERADA! Haber

EDİRNE BELEDİYESİ MECLİS ÜYESİ PAZARLIKTA: RÜŞVET ANLARI KAMERADA!

Edirne Belediyesi CHP Meclis Üyesi ve Grup Başkanvekili Yağcılar, bir müteahhitten ruhsat işleminin onaylanması karşılığında 200 bin avro istediği iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Yağcılar’ın ikameti ile avukatlık ofisinde arama yapılırken, hakkında ayrıca “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan soruşturma başlatıldı. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma, müteahhit N.Ö.’nün 23 Ağustos 2026’da kolluk birimlerine başvurmasının ardından başlatıldı. N.Ö., ifadesinde Belediye Meclis Üyesi ve Grup Başkanvekili Yağcılar’ın kendisini telefonla arayarak ruhsat onayını sağlayabileceğini söylediğini ve bunun karşılığında 200 bin avro talep ettiğini ileri sürdü. Savcılık, ihbarın ardından iddiaların araştırılması amacıyla soruşturmayı genişletti. İLETİŞİMİN DİNLENMESİ VE TEKNİK TAKİP KARARI Başsavcılığın talimatıyla Yağcılar hakkında iletişimin dinlenmesi ve teknik araçlarla izleme kararı verildi. Soruşturma kapsamında N.Ö. ile Yağcılar, 1 Eylül’de Üç Şerefeli Camii’nde bir araya geldi. Görüşmenin ekipler tarafından görüntü ve ses kaydına alındığı belirtildi. Buluşmanın ardından Yağcılar, soruşturmayı yürüten ekiplerce gözaltına alındı. EVİ VE AVUKATLIK OFİSİNDE ARAMA YAPILDI Yağcılar’ın gözaltına alınmasının ardından ikameti ile avukatlık ofisinde arama gerçekleştirildi. Aramalarda 4 bilgisayar, 2 defter ile 5 yapraktan oluşan evraka incelenmek üzere el konuldu. Yağcılar’ın emniyetteki işlemleri sırasında susma hakkını kullandığı bildirildi. MAL VARLIĞI HAREKETLERİ DE İNCELENİYOR Yağcılar hakkında ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 282. maddesi kapsamında “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçundan soruşturma başlatıldığı belirtildi. Bu kapsamda Yağcılar’ın mal varlığı hareketlerinin incelenmesi ve Mali Suçları Araştırma Kurulunca (MASAK) rapor hazırlanmasına yönelik çalışma yürütüldüğü öğrenildi. BELEDİYEDE RUHSAT İŞLEMLERİNE İLİŞKİN DAHA ÖNCE DE SORUŞTURMA YÜRÜTÜLMÜŞTÜ Edirne Belediyesinde ruhsat işlemlerine ilişkin Şubat 2026’da yürütülen başka bir soruşturma kapsamında da aralarında dönemin İmar Müdürü ile bir belediye meclis üyesinin bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı. Yağcılar hakkındaki rüşvet iddiası ve mal varlığı hareketlerine ilişkin soruşturma sürüyor.

ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANI SİNEM DEDETAŞ İÇİN TUTUKLAMA TALEBİ Haber

ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANI SİNEM DEDETAŞ İÇİN TUTUKLAMA TALEBİ

Üsküdar Belediyesinde yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçlarının işlendiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 4 şüpheli tutuklama talebiyle, 2 şüpheli ise adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, belediye başkan yardımcıları, başkan danışmanı, özel kalem müdürü, Kent A.Ş. Genel Müdürü ile ilgili birim amirleri ve personeli hakkında yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine inceleme başlatılmıştı. Başsavcılık, soruşturmanın; ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren şüphelilerin anlatımları doğrultusunda yürütüldüğünü bildirmişti. DÖRT ŞÜPHELİ HAKKINDA TUTUKLAMA TALEBİ Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan şüphelilerden Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Özel Kalem Müdürü A.K., mimar B.Ç. ve müteahhit B.O.T., savcılık tarafından tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Belediye Başkan Yardımcısı C.Ü. ile iş takipçisi A.A. ise adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi. Hakimliğin şüpheliler hakkındaki kararının ilerleyen saatlerde açıklanması bekleniyor.

UMUT HIRSIZLIĞI: AYNI DAİRE BİRDEN FAZLA KİŞİYE SATILDI Haber

UMUT HIRSIZLIĞI: AYNI DAİRE BİRDEN FAZLA KİŞİYE SATILDI

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde yapımı devam eden bir konut projesinde aynı parsel üzerindeki dairelerin birden fazla kişiye satıldığı iddiası, çok sayıda vatandaşı mağdur etti. Ev sahibi olma umuduyla birikimlerini projeye yatıran hak sahipleri, dairelerin teslim edilmemesi üzerine Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. İddiaya göre, yıllarca biriktirdikleri parayla projeden daire satın alan vatandaşlar, sözleşmede belirtilen teslim tarihlerinin geçmesine rağmen evlerine kavuşamadı. Sürekli farklı gerekçelerle ertelendiklerini belirten mağdurlar, yaptıkları araştırmalarda satın aldıkları dairelerin başka kişilere de satıldığını öne sürdü. İNŞAAT ÖNÜNDE TOPLANDILAR Hukuki sürecin başlatılmasının ardından mağdurlar ve avukatları, kaba inşaat halinde kalan projenin önünde bir araya gelerek açıklama yaptı. İnşaat çalışmalarının durduğunu belirten vatandaşlar, yalnızca maddi birikimlerini değil, gelecek hayallerini de kaybettiklerini ifade etti. Mağdur ailelerin avukatı Mustafa Pasenli, yaşananların basit bir ticari uyuşmazlık olmadığını savunarak, soruşturmanın genişletilmesini istedi. Pasenli, aynı bağımsız bölümlerin birden fazla kişiye satıldığını öne sürerek mağdur sayısının yüzlerle ifade edildiğini söyledi. "SÜREKLİ OYALANDIK" Emekli Mehmet Ali Ceylan, 2021 yılında 400 bin lira bedelle anlaştığını, bunun 200 bin lirasını peşin ödediğini belirterek, teslim tarihinin sürekli ertelendiğini söyledi. Ceylan, çevresinde aynı şekilde mağdur edilen birçok kişi bulunduğunu ifade etti. Projeden oğlu için daire satın aldığını anlatan Cengiz Kara ise banka dekontları, senetler ve yazışmaların elinde olduğunu belirterek, yaklaşık beş yıldır verilen sözlerin tutulmadığını söyledi. Kara, evinin ya da güncel bedelinin yanı sıra teslimde yaşanan gecikmeden kaynaklanan kira zararının da karşılanmasını talep etti. "BİR DAİREYİ BİRDEN FAZLA KİŞİYE SATTILAR" İDDİASI Mağdurlardan Süleyman Balakçı da aynı projede birçok bağımsız bölümün farklı kişilere satıldığını iddia ederek, firma yetkililerinin mağduriyetleri gidermesi gerektiğini dile getirdi. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurularının ardından olayla ilgili başlatılan hukuki sürecin devam ettiği öğrenildi. Müteahhit ve firma yetkililerinin iddialarla ilgili resmi bir açıklama yapmadığı bildirildi.

İBB YÖNETİCİSİNİN KAÇIRILMASINDA YEREBATAN SARNICI DETAYI Haber

İBB YÖNETİCİSİNİN KAÇIRILMASINDA YEREBATAN SARNICI DETAYI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı Kültür A.Ş.'nin Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında 2 müteahhit, 1 eski Kültür A.Ş. çalışanı ve olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 8 kişi gözaltına alındı. İddialara göre olayın merkezinde, bir süre önce Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen ve daha önce İBB tarafından işletilen Yerebatan Sarnıcı'nın temizlik işleri ihalesi yer alıyor. Soruşturmada, ihale süreciyle bağlantılı olarak verildiği öne sürülen bir rüşvetin geri istenmesi nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlık yaşandığı ileri sürüldü. EVİNİN ÖNÜNDEN KAÇIRILDI Edinilen bilgilere göre, hakkında devam eden bir dava nedeniyle gün içinde Silivri'de bulunan Erhan Karaal, akşam saatlerinde evine döndü. Eşi ve kızıyla yürüyüşe çıkmak için apartmanın önünde beklediği sırada kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldığı belirlendi. Olayın ardından Karaal'ın eşinin yurt dışı numarasından arandığı ve telefondaki kişinin, "Sizde para olduğunu biliyoruz. Bize para göndereceksiniz" diyerek tehditte bulunduğu öne sürüldü. HUSUMET İDDİASI Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekiplerince yürütülen soruşturmada, Karaal'ın işten çıkardığı eski bir çalışanla ve bu kişiyle bağlantılı olduğu belirtilen iki müteahhitle arasında husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma dosyasındaki iddialara göre, Yerebatan Sarnıcı'nın Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilmesinin ardından ihale alamadıkları belirtilen bazı kişilerin Karaal üzerinde yeni iş ve ihale talepleri konusunda baskı kurduğu öne sürüldü. DÖRT FARKLI ADRESTE TUTULDUĞU BELİRLENDİ Polis ekiplerinin yüzlerce saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü incelemesi sonucu, şüphelilerin olay yerine iki araçla geldikleri ve Karaal'ı kaçırdıktan sonra başka bir araca aktardıkları belirlendi. Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda Karaal'ın kaçırıldıktan sonra dört farklı adrese götürüldüğü ve izini kaybettirmek amacıyla sürekli yer değiştirildiği tespit edildi. 20'NCİ ADRESE DÜZENLENEN OPERASYONDA KURTARILDI Soruşturma kapsamında İstanbul, Kocaeli ve Yalova'da belirlenen 19 farklı adrese operasyon düzenlendi ancak Karaal'a ulaşılamadı. Çalışmaların devamında Karaal'ın Tuzla'da boş bir depoda tutulduğu bilgisine ulaşıldı. Polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda, elleri ve ayakları bağlı halde bulunan Karaal kurtarıldı. Depoda nöbet tuttuğu belirtilen silahlı şüpheli ise gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.

ÇEŞME BELEDİYESİ’NDE RÜŞVET VE USULSÜZLÜK İDDİASI Haber

ÇEŞME BELEDİYESİ’NDE RÜŞVET VE USULSÜZLÜK İDDİASI

İzmir’in Çeşme ilçesinde belediyede görev yapan mimar Efe Sağlamer, boşanma aşamasındaki eşi ve Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer hakkında rüşvet, irtikap ve usulsüzlük iddialarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İddialar arasında milyonlarca liralık imar rantı, sahte imza ve belediye içindeki organize bir rüşvet sistemi yer aldı. Çeşme Belediyesi’nde mimar olarak görev yapan Efe Sağlamer, 15 yıllık eşi Buğçe Sağlamer hakkında hem Çeşme Belediye Başkanlığı’na hem de Cumhuriyet savcılığına şikayet dilekçesi verdi. Dilekçede, belediyedeki imar uygulamaları ve yapı ruhsat süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı öne sürüldü. “LÜKS TELEFON RÜŞVET OLARAK VERİLDİ” İDDİASI Şikayet dilekçesinde, piyasa değeri yaklaşık 120 bin lira olan lüks bir cep telefonunun görev karşılığında menfaat amacıyla verildiği iddia edildi. Efe Sağlamer, söz konusu cihazın Buğçe Sağlamer adına kayıtlı herhangi bir faturasının bulunmadığını öne sürdü. Dosyada ayrıca bazı yapı ruhsatları ve yapı kullanım izinleriyle ilgili ciddi iddialar yer aldı. Buna göre, Çeşme’de faaliyet gösteren bazı işletmelerin mevzuata aykırı projelerine onay verildiği, bu süreçlerde sahte imza kullanıldığı ve yüksek miktarlarda para alındığı ileri sürüldü. SAHTE İMZA VE MİLYONLUK RANT İDDİASI Şikayet dilekçesinde, TETUSA Oasis Aquapark isimli işletmenin ruhsat projesinde yer alan imzanın Efe Sağlamer adına sahte şekilde atıldığı iddia edildi. Ayrıca bazı villa projeleri ve yapı kullanım izinleri için yüz binlerce lira karşılığında onay verildiği, müteahhitlerden “bağış” adı altında para toplandığı öne sürüldü. Dilekçede yer alan iddialara göre bazı projelerde milyonlarca liralık yapı kullanım izni ve iş yeri ruhsatı işlemleri gerçekleştirildi. Şikayetçi Efe Sağlamer, belediyede sistematik bir rüşvet mekanizması kurulduğunu iddia etti. “BAĞIŞ ADI ALTINDA PARA TOPLANDI” İDDİASI Efe Sağlamer, belediyedeki sistemin belirli isimler üzerinden yürütüldüğünü öne sürerek, bazı müteahhit firmalardan bağış adı altında para toplandığını savundu. Sağlamer dilekçesinde, “Bir iş için belirlenen paranın bir kısmı resmi bağış olarak gösteriliyor, kalan kısmı ise kişiler arasında paylaştırılıyor” ifadelerine yer verdi. Şikayet dilekçesinde ayrıca belediye içerisindeki bazı görevlilerin organize şekilde hareket ettiği ve usulsüz işlemlerin uzun süredir devam ettiği iddia edildi. KRİMİNAL İNCELEME TALEBİ Efe Sağlamer, sahte imza iddialarının aydınlatılması için ilgili evrakların kriminal laboratuvarlarda grafolojik incelemeye gönderilmesini talep etti. Öte yandan Sağlamer’in, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda eşi Buğçe Sağlamer ile belediyedeki bazı isimleri hedef alan açıklamalarda bulunduğu öğrenildi. Olayla ilgili adli sürecin sürdüğü bildirildi.

SAZAN SARMALIYLA 16 YILLIK BİRİKİMLERİNİ KAYBETTİLER Haber

SAZAN SARMALIYLA 16 YILLIK BİRİKİMLERİNİ KAYBETTİLER

Elazığ’da yaşayan Ayşegül Dağ ve ailesi, 16 yıldır biriktirdikleri parayla ev almak isterken sazan sarmalı yöntemiyle 2 milyon 31 bin lira dolandırıldı. Sosyal medya üzerinden gördükleri ilanla başlayan süreçte, dolandırıcının son mesajı "Abla yetiş tapuya" oldu. Aile, parmaklarındaki alyans yüzüğe kadar her şeyini sattı, ancak hayalleri yerle bir oldu. "EV İÇİN ALYANSIMI BİLE SATTIM" İddiaya göre, dolandırıcı şahıs bir emlak ilan sitesinden aldığı ev fotoğraflarını sosyal medyada kendi adına sahte ilanla yayınladı. 2+1 daireyi 2 milyon 150 bin liraya ilana koyan şahıs, evi beğenen Ayşegül Dağ ile temasa geçti. Kendisini Muğla’da yaşayan bir müteahhit olarak tanıttı ve evin tapu işlemlerini Elazığ’daki akrabası M.B.K. aracılığıyla yürüttüğünü söyledi. Ayşegül Dağ, "Ev sahibine iş karşılığı evi vereceğini, bize de parayı kendi hesabına göndermemizi söyledi. 16 yıllık birikimimizi kullandık, eşimin patronundan 100 bin TL aldık, alyansımı bile sattım. Kuyumcudan bozdurduğumuz altınlarla parayı tamamladık" dedi. "TELEFONLAR KAPANDI, PARAMIZLA BİRLİKTE UMUTLARIMIZ DA GİTTİ" Dolandırıcı tarafından yönlendirilen IBAN numarasına 950 bin TL’lik ödemeyi göndermeye çalışan Dağ, ilk etapta bankanın güvenlik engeline takıldı. Ancak ikinci ve üçüncü denemede parayı transfer etmeyi başardı. Ardından gelen son mesaj "Abla yetiş tapuya" oldu. Tapuda ev sahibine ödeme yaptıklarını söyleyen aile, ev sahibinden "Hesabıma para gelmedi" yanıtı alınca dolandırıldıklarını anladı. Dağ ailesi hemen polis merkezine giderek suç duyurusunda bulundu. "16 YIL MÜCADELE ETTİK, HER ŞEYİMİZİ KAYBETTİK" Ayşegül Dağ gözyaşları içinde yaşadıklarını şöyle anlattı: "İki çocuğumuz var, ikimiz de kalp hastasıyız. Sabah namazıyla çalışmaya başlıyorum, ellerim nasır içinde. Eşim tır şoförü. 16 yıl boyunca tek başımıza mücadele ettik. Kimsenin desteği olmadı. Şimdi her şeyimizi kaybettik. Lütfen sesimizi duyurun, bu insanları bulun"" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.