#Müteahhit

- Müteahhit haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Müteahhit haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANI SİNEM DEDETAŞ İÇİN TUTUKLAMA TALEBİ Haber

ÜSKÜDAR BELEDİYE BAŞKANI SİNEM DEDETAŞ İÇİN TUTUKLAMA TALEBİ

Üsküdar Belediyesinde yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçlarının işlendiği iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 4 şüpheli tutuklama talebiyle, 2 şüpheli ise adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, belediye başkan yardımcıları, başkan danışmanı, özel kalem müdürü, Kent A.Ş. Genel Müdürü ile ilgili birim amirleri ve personeli hakkında yapı ruhsatı ve iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları üzerine inceleme başlatılmıştı. Başsavcılık, soruşturmanın; ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren şüphelilerin anlatımları doğrultusunda yürütüldüğünü bildirmişti. DÖRT ŞÜPHELİ HAKKINDA TUTUKLAMA TALEBİ Soruşturma kapsamında ifadeleri alınan şüphelilerden Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Özel Kalem Müdürü A.K., mimar B.Ç. ve müteahhit B.O.T., savcılık tarafından tutuklanmaları talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Belediye Başkan Yardımcısı C.Ü. ile iş takipçisi A.A. ise adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi. Hakimliğin şüpheliler hakkındaki kararının ilerleyen saatlerde açıklanması bekleniyor.

UMUT HIRSIZLIĞI: AYNI DAİRE BİRDEN FAZLA KİŞİYE SATILDI Haber

UMUT HIRSIZLIĞI: AYNI DAİRE BİRDEN FAZLA KİŞİYE SATILDI

İzmir'in Karşıyaka ilçesinde yapımı devam eden bir konut projesinde aynı parsel üzerindeki dairelerin birden fazla kişiye satıldığı iddiası, çok sayıda vatandaşı mağdur etti. Ev sahibi olma umuduyla birikimlerini projeye yatıran hak sahipleri, dairelerin teslim edilmemesi üzerine Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. İddiaya göre, yıllarca biriktirdikleri parayla projeden daire satın alan vatandaşlar, sözleşmede belirtilen teslim tarihlerinin geçmesine rağmen evlerine kavuşamadı. Sürekli farklı gerekçelerle ertelendiklerini belirten mağdurlar, yaptıkları araştırmalarda satın aldıkları dairelerin başka kişilere de satıldığını öne sürdü. İNŞAAT ÖNÜNDE TOPLANDILAR Hukuki sürecin başlatılmasının ardından mağdurlar ve avukatları, kaba inşaat halinde kalan projenin önünde bir araya gelerek açıklama yaptı. İnşaat çalışmalarının durduğunu belirten vatandaşlar, yalnızca maddi birikimlerini değil, gelecek hayallerini de kaybettiklerini ifade etti. Mağdur ailelerin avukatı Mustafa Pasenli, yaşananların basit bir ticari uyuşmazlık olmadığını savunarak, soruşturmanın genişletilmesini istedi. Pasenli, aynı bağımsız bölümlerin birden fazla kişiye satıldığını öne sürerek mağdur sayısının yüzlerle ifade edildiğini söyledi. "SÜREKLİ OYALANDIK" Emekli Mehmet Ali Ceylan, 2021 yılında 400 bin lira bedelle anlaştığını, bunun 200 bin lirasını peşin ödediğini belirterek, teslim tarihinin sürekli ertelendiğini söyledi. Ceylan, çevresinde aynı şekilde mağdur edilen birçok kişi bulunduğunu ifade etti. Projeden oğlu için daire satın aldığını anlatan Cengiz Kara ise banka dekontları, senetler ve yazışmaların elinde olduğunu belirterek, yaklaşık beş yıldır verilen sözlerin tutulmadığını söyledi. Kara, evinin ya da güncel bedelinin yanı sıra teslimde yaşanan gecikmeden kaynaklanan kira zararının da karşılanmasını talep etti. "BİR DAİREYİ BİRDEN FAZLA KİŞİYE SATTILAR" İDDİASI Mağdurlardan Süleyman Balakçı da aynı projede birçok bağımsız bölümün farklı kişilere satıldığını iddia ederek, firma yetkililerinin mağduriyetleri gidermesi gerektiğini dile getirdi. Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığı'na yapılan suç duyurularının ardından olayla ilgili başlatılan hukuki sürecin devam ettiği öğrenildi. Müteahhit ve firma yetkililerinin iddialarla ilgili resmi bir açıklama yapmadığı bildirildi.

İBB YÖNETİCİSİNİN KAÇIRILMASINDA YEREBATAN SARNICI DETAYI Haber

İBB YÖNETİCİSİNİN KAÇIRILMASINDA YEREBATAN SARNICI DETAYI

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı Kültür A.Ş.'nin Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırılmasıyla ilgili yürütülen soruşturmada dikkat çeken detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında 2 müteahhit, 1 eski Kültür A.Ş. çalışanı ve olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 8 kişi gözaltına alındı. İddialara göre olayın merkezinde, bir süre önce Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devredilen ve daha önce İBB tarafından işletilen Yerebatan Sarnıcı'nın temizlik işleri ihalesi yer alıyor. Soruşturmada, ihale süreciyle bağlantılı olarak verildiği öne sürülen bir rüşvetin geri istenmesi nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlık yaşandığı ileri sürüldü. EVİNİN ÖNÜNDEN KAÇIRILDI Edinilen bilgilere göre, hakkında devam eden bir dava nedeniyle gün içinde Silivri'de bulunan Erhan Karaal, akşam saatlerinde evine döndü. Eşi ve kızıyla yürüyüşe çıkmak için apartmanın önünde beklediği sırada kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldığı belirlendi. Olayın ardından Karaal'ın eşinin yurt dışı numarasından arandığı ve telefondaki kişinin, "Sizde para olduğunu biliyoruz. Bize para göndereceksiniz" diyerek tehditte bulunduğu öne sürüldü. HUSUMET İDDİASI Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekiplerince yürütülen soruşturmada, Karaal'ın işten çıkardığı eski bir çalışanla ve bu kişiyle bağlantılı olduğu belirtilen iki müteahhitle arasında husumet bulunduğu tespit edildi. Soruşturma dosyasındaki iddialara göre, Yerebatan Sarnıcı'nın Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilmesinin ardından ihale alamadıkları belirtilen bazı kişilerin Karaal üzerinde yeni iş ve ihale talepleri konusunda baskı kurduğu öne sürüldü. DÖRT FARKLI ADRESTE TUTULDUĞU BELİRLENDİ Polis ekiplerinin yüzlerce saatlik güvenlik kamerası görüntüsünü incelemesi sonucu, şüphelilerin olay yerine iki araçla geldikleri ve Karaal'ı kaçırdıktan sonra başka bir araca aktardıkları belirlendi. Yapılan teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda Karaal'ın kaçırıldıktan sonra dört farklı adrese götürüldüğü ve izini kaybettirmek amacıyla sürekli yer değiştirildiği tespit edildi. 20'NCİ ADRESE DÜZENLENEN OPERASYONDA KURTARILDI Soruşturma kapsamında İstanbul, Kocaeli ve Yalova'da belirlenen 19 farklı adrese operasyon düzenlendi ancak Karaal'a ulaşılamadı. Çalışmaların devamında Karaal'ın Tuzla'da boş bir depoda tutulduğu bilgisine ulaşıldı. Polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda, elleri ve ayakları bağlı halde bulunan Karaal kurtarıldı. Depoda nöbet tuttuğu belirtilen silahlı şüpheli ise gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.

ÇEŞME BELEDİYESİ’NDE RÜŞVET VE USULSÜZLÜK İDDİASI Haber

ÇEŞME BELEDİYESİ’NDE RÜŞVET VE USULSÜZLÜK İDDİASI

İzmir’in Çeşme ilçesinde belediyede görev yapan mimar Efe Sağlamer, boşanma aşamasındaki eşi ve Çeşme Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer hakkında rüşvet, irtikap ve usulsüzlük iddialarıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İddialar arasında milyonlarca liralık imar rantı, sahte imza ve belediye içindeki organize bir rüşvet sistemi yer aldı. Çeşme Belediyesi’nde mimar olarak görev yapan Efe Sağlamer, 15 yıllık eşi Buğçe Sağlamer hakkında hem Çeşme Belediye Başkanlığı’na hem de Cumhuriyet savcılığına şikayet dilekçesi verdi. Dilekçede, belediyedeki imar uygulamaları ve yapı ruhsat süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı öne sürüldü. “LÜKS TELEFON RÜŞVET OLARAK VERİLDİ” İDDİASI Şikayet dilekçesinde, piyasa değeri yaklaşık 120 bin lira olan lüks bir cep telefonunun görev karşılığında menfaat amacıyla verildiği iddia edildi. Efe Sağlamer, söz konusu cihazın Buğçe Sağlamer adına kayıtlı herhangi bir faturasının bulunmadığını öne sürdü. Dosyada ayrıca bazı yapı ruhsatları ve yapı kullanım izinleriyle ilgili ciddi iddialar yer aldı. Buna göre, Çeşme’de faaliyet gösteren bazı işletmelerin mevzuata aykırı projelerine onay verildiği, bu süreçlerde sahte imza kullanıldığı ve yüksek miktarlarda para alındığı ileri sürüldü. SAHTE İMZA VE MİLYONLUK RANT İDDİASI Şikayet dilekçesinde, TETUSA Oasis Aquapark isimli işletmenin ruhsat projesinde yer alan imzanın Efe Sağlamer adına sahte şekilde atıldığı iddia edildi. Ayrıca bazı villa projeleri ve yapı kullanım izinleri için yüz binlerce lira karşılığında onay verildiği, müteahhitlerden “bağış” adı altında para toplandığı öne sürüldü. Dilekçede yer alan iddialara göre bazı projelerde milyonlarca liralık yapı kullanım izni ve iş yeri ruhsatı işlemleri gerçekleştirildi. Şikayetçi Efe Sağlamer, belediyede sistematik bir rüşvet mekanizması kurulduğunu iddia etti. “BAĞIŞ ADI ALTINDA PARA TOPLANDI” İDDİASI Efe Sağlamer, belediyedeki sistemin belirli isimler üzerinden yürütüldüğünü öne sürerek, bazı müteahhit firmalardan bağış adı altında para toplandığını savundu. Sağlamer dilekçesinde, “Bir iş için belirlenen paranın bir kısmı resmi bağış olarak gösteriliyor, kalan kısmı ise kişiler arasında paylaştırılıyor” ifadelerine yer verdi. Şikayet dilekçesinde ayrıca belediye içerisindeki bazı görevlilerin organize şekilde hareket ettiği ve usulsüz işlemlerin uzun süredir devam ettiği iddia edildi. KRİMİNAL İNCELEME TALEBİ Efe Sağlamer, sahte imza iddialarının aydınlatılması için ilgili evrakların kriminal laboratuvarlarda grafolojik incelemeye gönderilmesini talep etti. Öte yandan Sağlamer’in, sosyal medya hesabından paylaştığı videoda eşi Buğçe Sağlamer ile belediyedeki bazı isimleri hedef alan açıklamalarda bulunduğu öğrenildi. Olayla ilgili adli sürecin sürdüğü bildirildi.

SAZAN SARMALIYLA 16 YILLIK BİRİKİMLERİNİ KAYBETTİLER Haber

SAZAN SARMALIYLA 16 YILLIK BİRİKİMLERİNİ KAYBETTİLER

Elazığ’da yaşayan Ayşegül Dağ ve ailesi, 16 yıldır biriktirdikleri parayla ev almak isterken sazan sarmalı yöntemiyle 2 milyon 31 bin lira dolandırıldı. Sosyal medya üzerinden gördükleri ilanla başlayan süreçte, dolandırıcının son mesajı "Abla yetiş tapuya" oldu. Aile, parmaklarındaki alyans yüzüğe kadar her şeyini sattı, ancak hayalleri yerle bir oldu. "EV İÇİN ALYANSIMI BİLE SATTIM" İddiaya göre, dolandırıcı şahıs bir emlak ilan sitesinden aldığı ev fotoğraflarını sosyal medyada kendi adına sahte ilanla yayınladı. 2+1 daireyi 2 milyon 150 bin liraya ilana koyan şahıs, evi beğenen Ayşegül Dağ ile temasa geçti. Kendisini Muğla’da yaşayan bir müteahhit olarak tanıttı ve evin tapu işlemlerini Elazığ’daki akrabası M.B.K. aracılığıyla yürüttüğünü söyledi. Ayşegül Dağ, "Ev sahibine iş karşılığı evi vereceğini, bize de parayı kendi hesabına göndermemizi söyledi. 16 yıllık birikimimizi kullandık, eşimin patronundan 100 bin TL aldık, alyansımı bile sattım. Kuyumcudan bozdurduğumuz altınlarla parayı tamamladık" dedi. "TELEFONLAR KAPANDI, PARAMIZLA BİRLİKTE UMUTLARIMIZ DA GİTTİ" Dolandırıcı tarafından yönlendirilen IBAN numarasına 950 bin TL’lik ödemeyi göndermeye çalışan Dağ, ilk etapta bankanın güvenlik engeline takıldı. Ancak ikinci ve üçüncü denemede parayı transfer etmeyi başardı. Ardından gelen son mesaj "Abla yetiş tapuya" oldu. Tapuda ev sahibine ödeme yaptıklarını söyleyen aile, ev sahibinden "Hesabıma para gelmedi" yanıtı alınca dolandırıldıklarını anladı. Dağ ailesi hemen polis merkezine giderek suç duyurusunda bulundu. "16 YIL MÜCADELE ETTİK, HER ŞEYİMİZİ KAYBETTİK" Ayşegül Dağ gözyaşları içinde yaşadıklarını şöyle anlattı: "İki çocuğumuz var, ikimiz de kalp hastasıyız. Sabah namazıyla çalışmaya başlıyorum, ellerim nasır içinde. Eşim tır şoförü. 16 yıl boyunca tek başımıza mücadele ettik. Kimsenin desteği olmadı. Şimdi her şeyimizi kaybettik. Lütfen sesimizi duyurun, bu insanları bulun"" dedi.

44 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ BİNANIN MÜTEAHHİDİ: "İNŞAATTAN ANLAMAM" Haber

44 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ BİNANIN MÜTEAHHİDİ: "İNŞAATTAN ANLAMAM"

44 kişinin öldüğü yıkılan sitenin müteahhidi H.Ç., “Müteahhidim ama inşaattan anlamam. İlkokul mezunuyum” diyerek dikkat çeken bir savunma yaptı. DAVA 4. AĞIR CEZA MAHKEMESİ'NDE GÖRÜLÜYOR Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesi Yahya Kemal Mahallesi'nde yer alan 2 bloklu Said Bey Sitesi, 6 Şubat 2023’teki depremin ilk dakikalarında çökmüş, enkaz altında kalan 44 kişi yaşamını yitirmişti. Olayla ilgili açılan davada biri tutuklu müteahhit olmak üzere 8 sanık ve 2 kamu görevlisi yargılanıyor. "BEN MARKETÇİYİM, İNŞAATI USTALAR YAPTI" Duruşmada savunmasını yapan ve 22 yıl 6 aya kadar hapsi istenen tutuklu müteahhit H.Ç., suçlamaları reddetti. 35 yıldır market işletmeciliği yaptığını söyleyen H.Ç., “Ben sadece yatırım yaptım, binayı ben yapmadım. Malzeme seçiminde bilgim yok. Ustalar ne aldıysa onu kullandılar. Ben müteahhidim ama anlamam. İlkokul mezunuyum. Orada market açmak istedik, en iyi malzeme kullanılsın dedik. Keşke yatırım yapmasaydım, ben de mağdurum. Yakınlarımı kaybettim. Suçsuzum, tahliyemi istiyorum” diye konuştu. KAMU GÖREVLİLERİ BERAATİNİ İSTEDİ Dönemin Dulkadiroğlu Belediyesi İmar Müdürü A.Ö. ve Müdür Yardımcısı S.B. de önceki beyanlarını tekrar ederek, üzerlerine atılı suçlamaları reddetti ve beraat talebinde bulundu. MAĞDUR AİLELERDEN ADALET TALEBİ Mahkeme heyeti, müştekilerin ve hayatını kaybedenlerin yakınlarının ifadelerini aldıktan sonra duruşmayı 10 Nisan 2026 tarihine erteledi. Duruşma çıkışında konuşan depremzede Nevres Akkaya, “Asıl sorun binaya eklenen asma katta. Bilirkişi raporları da bunu destekliyor. Yine de adaleti bulmakta zorlanıyoruz. Umudumuzu yitirmedik, adalete güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

52 KİŞİYE MEZAR OLAN YONCA SİTESİ'NİN DURUŞMASI GERÇEKLEŞTİ Haber

52 KİŞİYE MEZAR OLAN YONCA SİTESİ'NİN DURUŞMASI GERÇEKLEŞTİ

Osmaniye’de 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılan ve 52 kişinin hayatını kaybettiği Yonca Sitesi B Blok ile ilgili davanın 11. duruşması, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Tutuksuz yargılanan müteahhit Ali Kale, savunmasında tüm sorumluluğun zemin etüdü yapılmadan ruhsat veren belediyeye ait olduğunu öne sürdü. "4 BİN DAİRE YAPTIM, SUÇ BENDE DEĞİL" Sanık müteahhit Ali Kale, 33 yıldır Osmaniye’de inşaat yaptığını belirterek, kendisini şu sözlerle savundu: "Bu şehirde 4 binin üzerinde konut yaptım. Eğer zemin etüdü yapılmadan ruhsat verilmişse, bu benim değil, ruhsatı veren kurumun sorumluluğudur." Mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarında binanın mühendislik standartlarına uygun olmadığı belirtilmişti. BELEDİYE GÖREVLİLERİ DE YARGILANIYOR Dava kapsamında, Osmaniye Belediyesi İmar Müdürlüğü’nde görevli üç personel hakkında açılan dava da birleştirilmişti. Sanıklardan Hülya İnan, teknik yeterliliği olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sadece evrak kontrolü yaptım. Teknik açıdan lise mezunuyum, projeleri inceleme yetkim ve bilgim yok." Bir diğer belediye görevlisi Rahime İyi ise görev tanımının sadece belgeleri tamamlayıp teknik personele iletmek olduğunu belirtti. Her iki sanık da beraat talebinde bulundu. MÜŞTEKİ AVUKATLARI: "BU SADECE İHMAL DEĞİL" Depremde yakınlarını kaybeden ailelerin avukatları ise müteahhit ve belediye yetkililerinin ağır ihmali olduğunu belirterek, olayın "bilinçli taksir" değil, "olası kast" kapsamında değerlendirilmesini ve sanıkların en üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti. Avukatlar, bilirkişi raporlarının 10 katlı bir yapının bu zemine inşa edilemeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu vurguladı. MAHKEME YENİ RAPOR TALEBİNİ REDDETTİ Mahkeme heyeti, yeniden bilirkişi raporu alınması talebini reddetti. Henüz ifadesi alınmamış sanıkların dinlenmesine karar verildi. Dava, karar aşamasına gelmesi ihtimali nedeniyle 5 Ocak 2026 tarihine ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.