#Ödemiş

- Ödemiş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ödemiş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'DE EMEKLİLERE ÜCRETSİZ GEZİ PROGRAMINDA YENİ DÖNEM BAŞLADI Haber

İZMİR'DE EMEKLİLERE ÜCRETSİZ GEZİ PROGRAMINDA YENİ DÖNEM BAŞLADI

İzmir Büyükşehir Belediyesinin emeklilere yönelik düzenlediği "Emeklilerimiz İzmir'i Keşfediyor" gezi programının yeni dönemi başladı. Programın ilk buluşmasında emekliler, Balçova İnciraltı'ndaki İzmir Deniz Müzesi ile hortikültürel bahçeyi ziyaret etti. Ücretsiz programa İzmir'de yaşayan emekliler internet üzerinden veya Danışma ve Dayanışma Noktaları aracılığıyla başvurabiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen "Emekli Destekleri" programı kapsamında hazırlanan yeni gezi takvimi uygulanmaya başlandı. Ekonomik nedenlerle sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmakta güçlük çeken emeklilerin kentteki tarihi, kültürel ve doğal alanları ziyaret edebilmesini amaçlayan programın yeni dönemindeki ilk gezi Balçova'da gerçekleştirildi. Emekliler, İnciraltı'ndaki İzmir Deniz Müzesi'ni gezdikten sonra hortikültürel bahçeyi ziyaret ederek bitkiler ve ata tohumları hakkında bilgi aldı. ❝SONRAKİ PROGRAMLARA DA KATILMAK İSTERİM❞ Gezi programına ilk kez katılan Özoran, İzmirli olmasına rağmen müzedeki gemiyi daha önce görmediğini belirtti. Ziyaret sırasında duygulandığını anlatan Özoran, ❝İzmirli olmama rağmen gemiyi ilk defa gördüm. Çok beğendim, duygulandım. Askerlerin nasıl zor şartlarda yaşadığını gördük. Allah onlara kolaylık versin. İçerisi beni sarstı. Bundan sonraki programlara da katılmak isterim.❞ dedi. Berberoğlu da programa ilk kez katıldığını ve gezilerin devam etmesini istediğini belirterek, ❝Çok beğendik, duygulandık. Her şey çok güzel. Kutluyoruz belediyemizi bu hizmetleri verdiği için. İlk defa katılıyorum, devamını bekliyoruz. Bundan sonra daha çok katılacağım.❞ diye konuştu. İZMİR'DE DAHA ÖNCE GÖRMEDİKLERİ YERLERİ GEZİYORLAR Programa ikinci kez katılan Dağtaş ise gezilerin emeklilerin birlikte vakit geçirmesine de imkan sağladığını söyledi. Dağtaş, ❝Böyle güzel bir faaliyetin içinde bulunmaktan ve arkadaşlarla birlikte olmaktan dolayı çok mutluyum. İzmirliyiz ama İzmir'in görmediğimiz yerlerini görmekten dolayı mutluyum. Bu yüzden İzmir Büyükşehir Belediyesine müteşekkirim.❞ ifadelerini kullandı. Kesmen de ziyaret sırasında yeni bilgiler edindiklerini belirterek, ❝Duygulandık. Bilmediğimiz şeyleri öğrendik. Bitkiler ve ata tohumlarıyla ilgili bilgi aldık.❞ dedi. ❝ÖNCE TARİHİMİZLE İÇ İÇE OLDUK❞ Geziye katılan Enyüce de programın devam etmesini istediğini belirtti. Enyüce, ❝İzmir Büyükşehir Belediyesine çok teşekkür ederiz, bize böyle bir imkan sağladığı için. Önce tarihimizle iç içe olduk, şimdi de ata tohumuyla ilgili bilgi alacağız. Gezilerin devamını dileriz.❞ diye konuştu. Kalay ise programdan memnun kaldıklarını belirterek, ❝Çok memnunuz. Buralara geldik, mutluyuz.❞ ifadelerini kullandı. İzmir Deniz Müzesi'ni gezen bir diğer katılımcı Kalay da doğayı sevdiğini belirterek, müze ziyaretinin kendisi için mutluluk verici olduğunu söyledi. PROGRAM ÜCRETSİZ, FARKLI İLÇELERE GEZİLER DÜZENLENİYOR İzmir'de yaşayan emekliler, ücretsiz gezi programına belediyenin "Biz Varız" platformu veya Danışma ve Dayanışma Noktaları üzerinden başvurabiliyor. Belediye, programın İzmir'in 30 ilçesindeki tarihi ve kültürel noktaları kapsayacak şekilde planlandığını daha önce açıklamıştı. Program kapsamında kent merkezindeki noktaların yanı sıra Tire, Bergama, Bayındır, Ödemiş, Selçuk, Menderes, Aliağa ve Seferihisar gibi ilçelere de kültürel geziler düzenleniyor.

İZMİR'İN EN GÜZEL KÖYLERİ: EGE'NİN SAKLI VADİLERİNDE 10 SAKLI ROTA Haber

İZMİR'İN EN GÜZEL KÖYLERİ: EGE'NİN SAKLI VADİLERİNDE 10 SAKLI ROTA

Ege'nin büyük metropollerinden İzmir, hareketli kent yaşamının yanı sıra tarihi evleri, taş sokakları, zeytinlikleri, üzüm bağları ve geleneksel yaşamın izlerini taşıyan köyleriyle de farklı gezi alternatifleri sunuyor. Selçuk'un Şirince'sinden Ödemiş'in Birgi'sine, Urla'nın Bademler ve Barbaros köylerinden Tire'nin kırsal yerleşimlerine uzanan rota, ziyaretçileri İzmir'in daha sakin yüzüyle buluşturuyor. İzmir'i yalnızca Kordon, Saat Kulesi, Kemeraltı, Çeşme ve Alaçatı'dan ibaret görmeyenler için kentin kırsal bölgeleri farklı bir keşif alanı oluşturuyor. Bazıları yüzlerce yıllık mimari dokusunu koruyan, bazıları üretim kültürü ve yöresel ürünleriyle öne çıkan köyler, özellikle günübirlik gezilerin önemli durakları arasında yer alıyor. ŞİRİNCE: TAŞ SOKAKLAR ARASINDA TARİH İzmir'in en tanınan kırsal turizm merkezlerinden Şirince, Selçuk ilçesinde bulunuyor. Yamaçlara kurulu yerleşim, geleneksel mimarisi, dar sokakları ve tarihi evleriyle dikkati çekiyor. Köyde zeytinyağı, sabun, el işi ürünler ve yöresel ürünlerin satıldığı çok sayıda küçük işletme bulunuyor. Şirince'nin Selçuk ve Efes'e yakınlığı da bölgeyi günübirlik gezi rotaları açısından avantajlı hale getiriyor. Ziyaretçiler aynı gün içerisinde Efes Antik Kenti, Selçuk ve Şirince'yi kapsayan bir rota oluşturabiliyor. BİRGİ: TARİHİ EVLERİYLE AÇIK HAVA MÜZESİNİ ANDIRIYOR Ödemiş ilçesine bağlı Birgi, İzmir'in tarih ve kültür turizmi açısından öne çıkan yerleşimleri arasında bulunuyor. Geleneksel Türk evleri, konakları, camileri, çeşmeleri ve dar sokaklarıyla dikkati çeken Birgi'nin geçmişi farklı medeniyetlere uzanıyor. Aydınoğulları Beyliği döneminin izlerini taşıyan yerleşimde Ulu Cami ve Çakırağa Konağı en çok ziyaret edilen tarihi yapılar arasında yer alıyor. Birgi, 2012'den bu yana UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'nde de bulunuyor. BADEMLER: TİYATROYLA ÖZDEŞLEŞEN KÖY Urla'nın Bademler Mahallesi ise kültürel yaşamıyla diğer kırsal yerleşimlerden ayrılıyor. Bademler, Türkiye'de köy tiyatrosu geleneğinin önemli örneklerinden birine ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Yerleşimde tiyatro kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılması, Bademler'in kimliğinin önemli parçalarından birini oluşturuyor. Köy yaşamı, üretim kültürü ve sanatın bir arada bulunduğu Bademler, Urla ve Seferihisar rotasıyla birlikte ziyaret edilebilecek noktalardan biri. BARBAROS: KORKULUKLARIN RENKLENDİRDİĞİ EGE KÖYÜ Urla'daki bir diğer dikkat çekici yerleşim Barbaros. Köy, özellikle geleneksel hale gelen Oyuk Festivali ile tanınıyor. Yerel kültürde tarla korkuluğu anlamında kullanılan "oyuk"lar festival döneminde köyün sokaklarında farklı biçimlerde sergileniyor. Taş yapıları ve sakin sokaklarıyla öne çıkan Barbaros'ta yerel üreticilerin hazırladığı ürünlere de rastlamak mümkün. Urla merkez, bağ rotaları ve Barbaros'un aynı program içerisinde değerlendirilmesi, günübirlik gezi için farklı seçenekler sunuyor. LÜBBEY: BOZDAĞLARIN ETEKLERİNDE SESSİZ BİR YERLEŞİM Ödemiş'in kırsalındaki Lübbey, İzmir'in diğer köylerinden farklı bir görüntüye sahip. Bozdağlar çevresindeki yerleşim, nüfusunun yıllar içerisinde büyük ölçüde azalması ve eski yapıların ağırlıkta olduğu görünümü nedeniyle özellikle fotoğraf meraklılarının ilgisini çekiyor. Tarihi evleri ve dağ manzarasıyla dikkati çeken Lübbey'i ziyaret edenlerin, yapıların bir bölümünün eski ve bakımsız olabileceğini göz önünde bulundurması gerekiyor. GERMİYAN: YÖRESEL ÜRÜNLER VE KIRSAL YAŞAM Çeşme'nin Germiyan Mahallesi de turistik sahil merkezlerinin dışında kalan farklı bir Çeşme görmek isteyenlerin uğrayabileceği yerlerden. Yerel üretimin devam ettiği Germiyan, ekmekleri, yöresel ürünleri ve geleneksel Ege mutfağıyla öne çıkıyor. Çeşme ve Alaçatı'nın yoğun turizm hareketinden uzaklaşıp yarımadanın kırsal yaşamını görmek isteyenler için Germiyan alternatif bir rota oluşturuyor. IŞIKLAR: URLA'NIN YEŞİL YÜZÜ Urla'nın iç kesimlerindeki Işıklar da İzmir'in kırsal rotalarına eklenebilecek yerleşimlerden biri. Zeytinlikler ve doğal alanlarla çevrili bölge, özellikle kalabalıktan uzak bir gün geçirmek isteyenlerin tercih edebileceği noktalardan. Urla'nın sahil kesiminden iç bölgelere doğru yapılacak bir yolculukta Bademler, Barbaros ve Işıklar gibi farklı yerleşimler aynı rota üzerinde değerlendirilebilir. KAPLAN: TİRE MANZARASINA KARŞI KÖY MOLASI Tire'nin Kaplan Mahallesi, ilçenin kırsal turizm açısından bilinen noktalarından. Yeşillikler arasındaki yerleşim, yüksek konumu ve çevresindeki doğal alanlarla dikkati çekiyor. Kaplan, Tire merkezdeki tarihi çarşı ve geleneksel pazar ziyaretinin ardından rotaya eklenebilecek duraklardan biri. Tire'nin yöresel yemeklerini deneyimlemek isteyen ziyaretçiler açısından da bölge alternatifler sunuyor. BOZDAĞ: YAZIN SERİN, KIŞIN BEYAZ BİR ROTA Ödemiş'in Bozdağ Mahallesi, yüksek rakımı ve dağlık coğrafyasıyla İzmir'in sahil yerleşimlerinden tamamen farklı bir atmosfere sahip. Yaz aylarında daha serin havası ve doğasıyla ziyaret edilen Bozdağ, kış aylarında ise kar yağışıyla birlikte farklı bir görünüme kavuşuyor. Bozdağ, özellikle Birgi ve Gölcük çevresiyle birlikte planlanan gezilerde rotaya dahil edilebiliyor. NAZARKÖY: BONCUK OCAKLARINDAN ÇIKAN RENKLER Kemalpaşa ilçesindeki Nazarköy, geleneksel nazar boncuğu üretimiyle tanınıyor. Boncuk ocaklarında gerçekleştirilen üretim, köyün kültürel ve ekonomik yaşamının önemli unsurlarından birini oluşturuyor. Ziyaretçiler üretim atölyelerini ve nazar boncuğundan hazırlanan el işi ürünleri görebiliyor. İzmir kent merkezine görece yakın olması da Nazarköy'ü günübirlik geziler için tercih edilen kırsal rotalardan biri haline getiriyor. İZMİR'İN KÖYLERİ DÖRT MEVSİM FARKLI BİR ROTA SUNUYOR İzmir'in kırsal bölgeleri, ziyaretçinin beklentisine göre farklı rotalar oluşturulmasına imkan sağlıyor. Tarih ve mimari için Birgi ve Şirince, yerel kültür ve üretim için Bademler, Barbaros, Germiyan ve Nazarköy, doğa ve fotoğraf için ise Lübbey, Kaplan ve Bozdağ öne çıkan seçenekler arasında bulunuyor. Sonbaharla birlikte sıcaklıkların düşmesi, özellikle yürüyüş ve kırsal keşif ağırlıklı gezileri daha rahat hale getirirken İzmir'in sahillerinden uzaklaşıp iç kesimlerine yönelen ziyaretçiler, kentin farklı bir yüzünü keşfetme fırsatı buluyor.

İZMİR'İN İKİZ İTFAİYECİLERİ 33 YILDIR AYNI MESLEKTE GÖREV YAPIYOR Haber

İZMİR'İN İKİZ İTFAİYECİLERİ 33 YILDIR AYNI MESLEKTE GÖREV YAPIYOR

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığında görev yapan tek yumurta ikiz'leri Ahmet ve Mehmet Berber, 33 yıldır aynı mesleği sürdürüyor. Aynı gün doğan, aynı gün itfaiyeci olan ve aynı gün evlenen 56 yaşındaki kardeşler, meslek hayatları boyunca çok sayıda yangın, kaza ve kurtarma operasyonunda görev aldı. Her yıl 25 Eylül-1 Ekim tarihlerinde kutlanan İtfaiye Haftası dolayısıyla, İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığında görev yapan ikiz kardeşler Ahmet ve Mehmet Berber'in 33 yıllık meslek yaşamı dikkati çekiyor. Dört çocuklu bir ailenin tek yumurta ikizleri olan kardeşlerin birlikteliği yalnızca meslek yaşamlarıyla sınırlı kalmadı. Aynı gün kız istemeye giden, nişanlanan ve düğün yapan kardeşler, yan yana evlerde yaşamlarını sürdürüyor. Kıyafetlerinden evlerindeki eşyalara, kullandıkları araçlardan alışveriş tercihlerine kadar hayatlarının birçok noktasında benzer seçimler yapan kardeşler, uzun yıllardır İzmir'in farklı bölgelerinde itfaiyeci olarak görev yapıyor. ❝BİR DAHA DÜNYAYA GELSEM YİNE İTFAİYECİ OLURUM❞ Tekeli Organize Sanayi Bölgesi'nde itfaiye çavuşu olarak görev yapan Ahmet Berber, 33 yıllık meslek yaşamının tamamını itfaiyede geçirdiğini söyledi. Evli ve iki kız çocuğu babası Berber, itfaiyeciliğin kendisi için bir meslekten öte yaşam biçimine dönüştüğünü belirterek, ❝İtfaiye bizim evimiz oldu. Burada büyüdük. Göreve başladığımızda çok gençtik. Hayatımızın büyük bölümü burada geçti. İtfaiye benim için yaşam tarzı, yaşam biçimi. Biz bu mesleğimizi yaparken evlendik, çocuklarımızı yetiştirdik, okuttuk. Bir daha dünyaya gelsem yine itfaiyeci olurum.❞ dedi. UNUTAMADIĞI OLAYI ANLATTI Meslek hayatı boyunca çok sayıda yangın, trafik kazası ve kurtarma operasyonunda görev alan Berber, hafızasında yer eden olaylardan birinin Tire'de meydana gelen trafik kazası olduğunu anlattı. Berber, ❝Tire'de bir trafik kazasında ikiz kardeşlerin cesedini çıkardık. O göreve de itfaiyede çalışan iki ayrı ikiz kardeşle gitmiştik.❞ diye konuştu. ❝MEHMET'LE HİÇ AYRI GEZMEDİK❞ İkiz kardeşi Mehmet Berber ile yaşamlarının büyük bölümünü birlikte geçirdiklerini ifade eden Ahmet Berber, iş yaşamının yanı sıra özel hayatlarında da benzer tercihler yaptıklarını söyledi. Berber, ❝Biz Mehmet'le hiç ayrı gezmedik. İşe beraber gittik, düğünü beraber yaptık. Eşlerimizi istemeye aynı gün gittik. Evimizdeki eşyalara, giydiğimiz elbiseye varıncaya kadar her şeyimiz aynıydı. Sivil hayatımızda da yaptığımız işler aynıydı.❞ ifadelerini kullandı. Kendilerini zaman zaman çocuklarının ve torunlarının dahi karıştırdığını anlatan Berber, bu duruma yıllar içinde alıştıklarını belirtti. ÇOCUKLARININ MESLEK TERCİHLERİ DE BENZER OLDU İkiz kardeşlerin benzer yaşamlarının çocuklarının eğitim ve meslek tercihlerine de yansıdığını ifade eden Ahmet Berber, iki kızının da diş hekimliği eğitimi aldığını söyledi. Kardeşi Mehmet Berber'in iki oğlunun da veteriner hekimliği eğitimi aldığını aktaran Berber, ❝Biz aynı mesleği yapınca çocuklarımız da bizi rol model olarak gördü. Bizim onların üzerinde güzel etkimiz var. Biz mutluyuz.❞ dedi. GENÇ İTFAİYECİLERE ❝İŞİNİZE KÜSMEYİN❞ TAVSİYESİ Meslek yaşamında disipline önem verdiğini vurgulayan Ahmet Berber, genç meslektaşlarına işlerine sahip çıkmaları tavsiyesinde bulundu. Berber, ❝Mesleğimi hakkıyla yaptım. Meslek hayatıma baktığım zaman 'Bunu böyle yapsaydım, iyi olurdu' demedim. İşim konusunda çok disiplinliyim.❞ diye konuştu. İtfaiyeciliğin zaman zaman zorluklar barındırdığını belirten Berber, ❝İşimi seviyorum. Olumsuzluklar yaşayabilirsin ama işine küsme. Kişiye küsebilirsin, daralabilirsin ama işine kesinlikle küsme. İşine sahip çık. Kutsal bir iş yapıyorsun.❞ ifadelerini kullandı. ❝İNSANLARIN KAÇTIĞI YERDE SİZ İÇERİYE GİRİYORSUNUZ❞ Ödemiş İtfaiye Grubu'nda itfaiye çavuşu olarak görev yapan Mehmet Berber de 33 yıldır İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışıyor. Evli, iki oğlu ve torunu bulunan Berber, mesleğin yüksek sorumluluk ve özveri gerektirdiğini belirterek, ❝İtfaiyeciliği çok sevmeniz lazım. Bu parayla yapılacak bir iş değil. İnsanların kaçtığı yerde siz içeriye giriyorsunuz. Severek yapmadığınız zaman yapamazsınız. Heyecanlı, hızlı, riskli bir iş.❞ dedi. İtfaiyeciliğin dışarıdan göründüğünden daha zor olduğunu ifade eden Berber, yangınların yanı sıra ölümlü kazalar ve farklı kurtarma vakalarıyla karşılaştıklarını anlattı. Berber, ❝Bir yangına giriyorsunuz, üç saat, beş saat çalışıyorsunuz. Geri geliyorsunuz veya yolda başka bir yangına gidiyorsunuz. Bazen iki gün evde dinlenemiyorsunuz.❞ diye konuştu. Tüm zorluklarına rağmen mesleğini severek yaptığını dile getiren Berber, yeniden tercih yapması durumunda yine itfaiyeci olacağını söyledi. ❝KARDEŞİMLE ÇALIŞMAK KEYİFLİ❞ İkiziyle aynı meslekte görev yapmanın kendisi için özel bir anlam taşıdığını anlatan Mehmet Berber, itfaiyecilikte olay yerinde hızlı ve doğru karar vermenin önemine dikkati çekti. Berber, ❝Kardeşimle çalışmak keyifli. İtfaiyeciliğin kitabı yok. Mutlaka belli kuralları var ama bazen olay yerinde karar verirsiniz. Verdiğiniz kararı uygularsınız.❞ dedi. 56 YILDIR BİRBİRLERİYLE KARIŞTIRILIYORLAR Farklı itfaiye gruplarında görev yapmalarına rağmen kardeşiyle sık sık karıştırıldıklarını anlatan Mehmet Berber, bu durumu artık eğlenceli karşıladıklarını söyledi. Berber, ❝Çok karıştırılıyoruz. Birbirimizi tanımayan bazı meslektaşlarımız gelip sarılıyor ama bozuntuya vermiyoruz. İsimlerimizi de karıştırıyorlar. Artık biri bana Mehmet de Ahmet de dese fark etmiyor. Gülüyoruz, eğleniyoruz. Biz ikimiz de büyüğüz. Küçük yok bizde.❞ ifadelerini kullandı. Benzerliklerinin aile içinde de karışıklıklara neden olduğunu aktaran Berber, babalarının kendilerine isimleri yerine "oğlum" diye seslendiğini söyledi. Yeğeninin de bir defasında kendisini babası zannederek konuşmaya başladığını anlatan Berber, ❝Kardeşimin kızı bir gün bana gelip 'Baba sana bir şey söylemem lazım' dedi. Oturduk, sohbet ettik. Sonra 'Amcam, bunu artık babana söyle' dedim. Ayırt edilemediğimiz çok oluyor.❞ dedi. Mehmet Berber, kardeşiyle aralarındaki bağı ise ❝Kardeşimi de mesleğimi de çok seviyorum. Ne olursa olsun, bir şey alırken iki tane alıyorum.❞ sözleriyle anlattı. MESLEKTAŞLARI BURLARINDAKİ BENLERDEN AYIRIYOR Kardeşleri uzun yıllardır tanıyan Güney Bölge Amiri Kaptan da özellikle gençlik yıllarında ikisini birbirinden ayırmanın oldukça güç olduğunu belirtti. Kaptan, ❝Berber kardeşleri ayırt etmeye imkan yoktu. Çok benziyorlar, gençlik yıllarında daha da çok benziyorlardı.❞ dedi. Yıllar içinde kardeşleri ayırt etmenin yöntemini bulduğunu anlatan Kaptan, ❝Ben onları burunlarındaki benlerden ayırt ediyorum. Çünkü konuşmaları, tarzları da aynı. Küçük fiziksel özelliklerini fark etmezseniz ayırmak zor. Uzun yılların ardından artık ayırt etmeyi başardık.❞ diye konuştu.

İZMİR’DE İNCİR ÜRETİCİSİNE 10 BİN KEREVET DESTEĞİ Haber

İZMİR’DE İNCİR ÜRETİCİSİNE 10 BİN KEREVET DESTEĞİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi, incir üretiminde kaliteyi artırmak ve ürün kayıplarını azaltmak amacıyla üreticilere 10 bin kurutma kasası desteği başlattı. İlk etapta bin 500 kerevet Tire ve Torbalı’daki üreticilere teslim edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, incirlerin daha hijyenik ve kontrollü koşullarda kurutulması amacıyla üreticilere yönelik kerevet desteğini hayata geçirdi. Proje kapsamında dağıtılacak 10 bin incir kurutma kasasının ilk bin 500’ü, Tire ve Torbalı’da üreticilerle buluştu. İlk dağıtımı Tire’de gerçekleştiren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Tugay, daha sonra Torbalı’nın Çapak Mahallesi’ndeki üreticileri ziyaret ederek kerevetleri teslim etti. ÜRÜN KAYBININ AZALTILMASI HEDEFLENİYOR İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca yürütülen çalışmayla incirlerin kurutma sırasında toprakla temasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Izgaralı yapıya sahip kerevetlerin incirlerin alttan da hava almasını sağlayarak daha hızlı ve homojen kurutmaya imkan vereceği belirtildi. Böylelikle nem dengesinin korunması, küf ve mantar oluşumunun önlenmesi ve özellikle topraktan bulaşabilecek aflatoksin riskinin azaltılması hedefleniyor. Desteğin ayrıca üreticilerin hasat sonrası iş yükünü hafifletmesi, ürün kayıplarını azaltması ve incirin katma değerini yükseltmesi bekleniyor. İZMİR, TÜRKİYE ÜRETİMİNİN YÜZDE 22’SİNİ KARŞILIYOR 2025 verilerine göre İzmir’de 117 bin 415 dekar alanda 82 bin 781 ton yaş incir üretildi. Kent, Türkiye'deki toplam yaş incir üretiminin yüzde 22,07’sini karşılayarak ülke genelinde ikinci sırada yer aldı. Tire, Kiraz, Beydağ, Ödemiş, Selçuk ve Torbalı ise kentte incir üretiminin yoğunlaştığı ilçeler arasında bulunuyor. HEDEF PAZARDA REKABET GÜCÜNÜ ARTIRMAK Belediye, kerevet desteğiyle daha hijyenik koşullarda kurutulan incirlerin kalite kaybını azaltarak İzmir incirinin ulusal ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor. Proje kapsamında toplam 10 bin kerevetin üreticilere ulaştırılması planlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.