#Ölüm

- Ölüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ölüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GÜLLÜ’NÜN KIZI VE ARKADAŞININ UYUŞTURUCU TESTİ NEGATİF ÇIKTI Haber

GÜLLÜ’NÜN KIZI VE ARKADAŞININ UYUŞTURUCU TESTİ NEGATİF ÇIKTI

Yalova’da evinin teras katından düşerek hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanan kızı Tuğyan Ülkem Gülter (27) ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun uyuşturucu testleri negatif çıktı. Olay, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’ndeki bir apartmanın 5. katında meydana gelmişti. Güllü’nün, kızı ve arkadaşının da bulunduğu kapalı terasta eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturmada Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu ise ev hapsi cezası almıştı. Soruşturma kapsamında iki şüpheliden saç örneği alınarak uyuşturucu kullanıp kullanmadıkları araştırıldı. ADLİ TIP RAPORU: UYUŞTURUCUYA RASTLANMADI Bursa Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapora göre, hem Tuğyan Ülkem Gülter hem de Sultan Nur Ulu’nun saç örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadı. Raporda, saç örneklerinde herhangi bir yasadışı madde ya da ilaç etken maddesi bulunmadığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular ışığında, adli süreç devam ediyor. Güllü’nün ölüm nedeni ve olay anına dair şüpheler ise ilerleyen günlerde yapılacak duruşmalar ve delil değerlendirmeleriyle netlik kazanacak.

GÜLLÜ DAVASINDA GELİŞME: "RAPOR CİNAYETİ İŞARET EDİYOR" Haber

GÜLLÜ DAVASINDA GELİŞME: "RAPOR CİNAYETİ İŞARET EDİYOR"

Güllü’nün kardeşleri Kader Tut ve Raşit Günyer’in avukatı Sevilay Demirsu, dosyaya sunulan 40 sayfalık bilimsel raporun, olayın kaza değil cinayeti ortaya koyduğunu söyledi. Avukat Demirsu, müvekkillerinin tek amacının Güllü’nün ölümünün aydınlatılması olduğunu vurgulayarak, ne miras ne de maddi bir beklentileri olmadığını ifade etti. Açıklamada, Güllü’nün torunu Azra Karmen’in devlet koruması altına alınması ve varlıklarının devlet güvencesine geçmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na resmi başvuru yapıldığı da duyuruldu. "GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDEN DÖRT GÜN SONRA POLİÇE PARASI ÇEKİLDİ" Daha önce gündeme gelen bireysel emeklilik poliçesiyle ilgili yeni iddialar da açıklandı. Avukat Demirsu, Güllü’nün ölümünden sadece dört gün sonra, adına açılan bir bireysel emeklilik poliçesiyle ilgili işlem yapıldığını ve paranın çekildiğini ifade etti. Başvuru sonrası alınan “poliçe yok” yanıtının maddi hatadan kaynaklandığını belirten avukat, savcılığa yeniden dilekçe sunduklarını, gerekirse Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na da başvuracaklarını belirtti. “RAPOR: BU BİR KAZA DEĞİL, CİNAYET” Açıklamanın en dikkat çekici bölümü ise bilirkişi tarafından hazırlanan 40 sayfalık bilimsel mütalaa oldu. Raporda Güllü’nün ölümünün yüksekten düşme sonucu oluştuğu ancak bu düşmenin bir ya da birden fazla kişi tarafından itilme veya fiziksel ivmeyle gerçekleşmiş olabileceğine dair güçlü bulgular bulunduğu ifade edildi. Rapora göre, ölüm kazadan çok planlı bir eylemin sonucu olabilir. “SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR” Avukat Demirsu, Tuğberk Gülter’in ifadesinin “müşteki-şüpheli” sıfatıyla alındığını hatırlatarak, delillere göre soruşturmada rol alan kişilerin sıfatlarının değişebileceğini söyledi. Şüphelilerin olaydan fayda sağlayıp sağlamadığına ilişkin değerlendirmeler ve özellikle bireysel emeklilik poliçesine dair detayların soruşturmanın seyrini değiştirebileceği belirtildi. Soruşturmanın, yeni deliller ve raporlar doğrultusunda derinleştirilerek devam ettiği öğrenildi.

KOMŞUSUNDAN GÜLLÜ'NÜN KIZI İLE İLGİLİ ŞOK YENİ İDDİA Haber

KOMŞUSUNDAN GÜLLÜ'NÜN KIZI İLE İLGİLİ ŞOK YENİ İDDİA

Ünlü şarkıcı Güllü'nün trajik ölümüyle ilgili her gün yeni iddialar ortaya çıkıyor. Yalova'da 6. katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden Güllü'nün ölümüne dair, SHOW TV'de yayınlanan 'Ela Rumeysa ile Bu Sabah' programında, komşusu Muhteber Arslan dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Arslan'ın iddiasına göre, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter kendisine "Annemi camdan aşağı atacağım" şeklinde bir ifadede bulunmuş. Güllü'nün komşusu Muhteber Arslan, SHOW TV'nin 'Ela Rumeysa ile Bu Sabah' programına telefonla bağlanarak, yaklaşık üç ay önce yaşanan bazı olayları anlattı. Serap ve Güzin isimli iki arkadaşıyla birlikteyken Tuğyan'ı görüyorlar ve Tuğyan'ın "Annem ile kavga ettim, annemi öldüreceğim, camdan aşağı atacağım" dediğini iddia ediyor. Güllü'nün ölüm haberini öğrenince arkadaşlarıyla bu konu hakkında konuşup, sessiz kalmaya karar verdiklerini söyledi ve "O zaman söylemediğim için herkesten özür dilerim ama Tuğyan bu sözleri kullandı. İfade verdikten sonra Tuğyan, Bircan'ı dövdürmüş ve beni de tehdit etti. Bugün savcılığa gidip ifade vereceğim" dedi. Öte yandan, Tuğyan Ülkem Gülter'in bir arkadaşına "Ölsün, ölmüyor. Bir şeyler yap" şeklinde bir mesaj gönderdiği ortaya çıktı. Tuğyan, savcılık ifadesinde bu mesajların kendisine ait olduğunu kabul etti ancak "Annemi öldürmedim" şeklinde savunma yaptı.

92 ÖĞENCİSİNİ KAYBEDEN ÖĞRETMENİN EN ACI 24 KASIM'I Haber

92 ÖĞENCİSİNİ KAYBEDEN ÖĞRETMENİN EN ACI 24 KASIM'I

Öğrencilerinden 24’ünün hâlâ kayıp olduğunu belirten Acıpayam, "Her 24 Kasım geldiğinde acımız tazeleniyor. 92 canımızı, bu ülkenin 92 geleceğini kaybettik" diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi. “HER 24 KASIM’DA YÜREĞİMİZ YANIYOR” Kahramanmaraş’ta görev yapan Acıpayam, öğrencilerinin defnedildiği mezarlıklarda duygusal anlar yaşadı. Öğretmenler Günü’nü buruk geçirdiklerini belirten Acıpayam, şu ifadeleri kullandı: "Bir çocuk bir ülkenin geleceği demek. Biz 92 geleceği kaybettik. Her 6 Şubat ve 24 Kasım’da mezarlarını ziyaret ediyoruz. Hatıralarını yaşatmaya çalışıyoruz. Enkazdan kalan defterleri, kalemleri, kitapları küçük bir müzede sergilemek için hazırlık yapıyoruz." "Anne babalardan sonra bu acıyı en çok biz öğretmenler yaşadık. Çünkü öğretmenler çocukların hayatında ikinci sıradadır." “ÖLÜM ŞİİRİ YAZAN ÖĞRENCİM, ÖLÜMÜ TATTI” Depremden kısa süre önce bir öğrencisinin ölüm temalı şiir yazmak istediğini aktaran Acıpayam, yaşadığı sarsıcı bir hatırayı şu sözlerle anlattı: "O çocuğum çok güzel bir şiir yazmıştı. Ona Cahit Sıtkı’yı örnek göstermiştim. 6 Şubat bize gösterdi ki o çocuk sadece yazmadı, ölümü bizzat tattı." Deprem anında öğrencilerinden gelen bir mesajı da paylaşan Acıpayam, "Bir öğrencim 'Hocam iyi misiniz?' diye mesaj attı. Enkazdan sağ çıkardık ama bacağını kaybetti. Yaklaşık 15 gün sonra vefat etti" dedi. “İSMİ OLAN BİR MEZAR BİLE MUTLULUKTU” Depremde ailesini kaybeden bazı çocukların kimsesizler mezarlığına gömülme riski taşıdığını ifade eden Acıpayam, kimlik tespiti için verdikleri çabayı şöyle anlattı: "Bu çocukların kim olduklarını belirlemek için uğraştık. Bir ismi olan mezara defnedilmeleri bile bizim için mutluluktu. Ancak hâlâ resmi kayıtlara geçmeyen, ne bizim ne devletin bulabildiği 24 kayıp çocuğumuz var. Onların mücadelesini de sürdürüyoruz"

BÖCEK AİLESİ VE 3 YAŞINDAKİ KARAN'IN ÖLÜMÜNDE ŞÜPHELİ AYNI! Haber

BÖCEK AİLESİ VE 3 YAŞINDAKİ KARAN'IN ÖLÜMÜNDE ŞÜPHELİ AYNI!

İstanbul Fatih’te, Böcek ailesinin kaldığı otelde yaptığı ilaçlama sonrası ölüme sebep olduğu şüpheli olan firmanın, benzer bir vakada 3 yaşındaki Karan Yazıcı’nın da ölümüne neden olduğu ortaya çıktı. Adli Tıp raporuna göre minik Karan, böcek ilacından zehirlenerek hayatını kaybetti. Olayla ilgili baba Şahin Yazıcı’nın şikayeti üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. KUSMAYLA BAŞLAYAN TRAJEDİ ÖLÜMLE BİTTİ 18 Nisan'da Şişli Halil Rıfat Paşa Mahallesi'ndeki apartmanda, komşu dairede ilaçlama yapıldıktan sonra Karan Yazıcı gece saatlerinde kusmaya başladı. Aile başta durumu soğuk algınlığı zannetti ancak küçük çocuğun durumu hızla kötüleşti. Sabah saatlerinde hastaneye kaldırılan Karan, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. ADLİ TIP RAPORU: “BÖCEK İLACI ZEHİRLENMESİ” Yapılan otopside travmaya dair bir bulguya rastlanmazken, çocuğun ölümünün böcek ilacı zehirlenmesine bağlı olduğu tespit edildi. Adli Tıp Kurumu’nun raporunda ölüm nedeni açıkça “insektisit zehirlenmesi” olarak belirtildi. AYNI FİRMANIN ADI İKİNCİ KEZ ÖLÜM DOSYASINDA Karan’ın ölümünün ardından aileden alınan bilgilere göre, komşu dairenin ilaçlamasını yapan firmanın, daha önce Fatih'teki otelde Böcek ailesinin hayatını kaybettiği olaya da karıştığı iddia edildi. Aynı firmanın adının her iki olayda da geçmesi kamuoyunda büyük tepki çekti. BABADAN FİRMA HAKKINDA SUÇ DUYURUSU Baba Şahin Yazıcı, savcılığa verdiği ifadede “Oğlumun odasının alt katında ilaçlama yapılan dairenin camı açıktı. İlaçlama sonrası oğlum ve eşim rahatsızlandı. Bu ölüm ihmaldir. Firmanın ‘zararsız’ dediği ilaçlama çocuğumun ölümüne yol açtı” diyerek DSS İlaçlama adlı firmadan davacı ve şikayetçi olduğunu belirtti. SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Karan Yazıcı'nın ölümüyle ilgili başlattığı soruşturmayı derinleştirirken, firmanın diğer faaliyetleri de mercek altına alındı. Aynı firmanın karıştığı çok sayıda zehirlenme vakası ve ölümlü olayın araştırıldığı, sağlık ve güvenlik yönetmeliklerine uyup uymadığının tespit edilmeye çalışıldığı öğrenildi.

ALÜMİNYUM FOSFİT NEDİR, NE İŞE YARAR? Haber

ALÜMİNYUM FOSFİT NEDİR, NE İŞE YARAR?

İstanbul Fatih'te yaşanan ve üç kişinin hayatını kaybettiği şüpheli gıda zehirlenmesi vakası sonrası, olayın seyrini değiştiren yeni bir detay ortaya çıktı: Alüminyum fosfit. Tarım sektöründe sıkça kullanılan bu kimyasal, yanlış kullanıldığında ölümcül etkiler doğurabiliyor. Uzmanlar, özellikle kapalı alanlarda fosfin gazının solunmasının hayati tehlike oluşturduğunu vurguluyor. Aliminyum Fosfit nedir? ALÜMİNYUM FOSFİT NEDİR? Alüminyum fosfit, tarımda zararlılarla mücadelede kullanılan güçlü bir fumigant (gazla ilaçlama maddesi) olarak biliniyor. Genellikle tablet veya toz formunda satılır ve nemle temas ettiğinde fosfin (PH₃) gazı açığa çıkarır. Bu gaz, böcek, larva ve yumurta gibi zararlı organizmaları etkisiz hale getirir. Ancak fosfin gazı yalnızca zararlılar için değil, insan sağlığı açısından da son derece tehlikeli. Bilinçsizce ya da denetimsiz bir şekilde kullanıldığında zehirlenme, solunum yetmezliği ve ölüm gibi ciddi sonuçlara yol açabilir. NERELERDE KULLANILIR? Alüminyum fosfit özellikle şu alanlarda kullanılır: Tahıl depoları Un fabrikaları Ahşap ambalaj ve palet dezenfeksiyonu Gıda ihracatında haşere önleme İthalat ve gümrük süreçlerinde fumigasyon Bu alanlarda lisanslı firmalar tarafından uygulanması gereken alüminyum fosfit, sıkı güvenlik önlemleri gerektirir. İşlem yapılan yerler uzun süre havalandırılmalı, insanlar ve hayvanlar bu ortamdan uzak tutulmalıdır. FATİH’TEKİ OLAYDA ŞÜPHELER ALÜMİNYUM FOSFİT ÜZERİNDE Fatih’te aynı otelde konaklayan bir ailenin 3 ferdinin ölümüyle sonuçlanan olayda, otelde yapılan ilaçlama işleminin alüminyum fosfit içerikli olabileceği iddiaları gündeme geldi. Henüz kesinleşmeyen bu bulgular, bu tür kimyasalların yerleşim alanlarında kullanımına yönelik tartışmaları da beraberinde getirdi. Yetkililerden gelen ilk açıklamalarda, otelin 11 Kasım’da ilaçlandığı ve olayın bu tarihten kısa süre sonra meydana geldiği bildirildi. Olayla ilgili hem adli hem de sağlık soruşturmaları sürüyor. UZMANLARDAN UYARI: “PROFESYONELLER UYGULAMALI” Kimya mühendisleri ve halk sağlığı uzmanları, alüminyum fosfit gibi fumigantların yalnızca yetkili kişiler tarafından ve izole edilmiş ortamlarda uygulanması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca bu tür maddelerin yerleşim yerlerinde ya da otel gibi insan yoğunluğu olan alanlarda kullanımının çok sıkı denetimlere tabi olması gerektiği belirtiliyor. KONTROLSÜZ KULLANIM HAYATİ TEHLİKE TAŞIYOR Kamuoyunda artan farkındalıkla birlikte, alüminyum fosfitin denetimsiz kullanımı ve yasal boşluklar da tartışma konusu oldu. Uzmanlar, bu tarz maddelerin piyasada kolayca temin edilebilmesinin yeni facialara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

ANNE VE İKİ ÇOCUĞUNUN ZEHİRLENDİĞİ SORUŞTURMADA YENİ GELİŞME Haber

ANNE VE İKİ ÇOCUĞUNUN ZEHİRLENDİĞİ SORUŞTURMADA YENİ GELİŞME

Almanya’dan tatil için Türkiye’ye gelen gurbetçi aileden üç kişi hayatını kaybetti. İstanbul Fatih’te bir otelde kalan aile, Beşiktaş’ta yemek yedikten sonra rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Anne ve iki çocuğu yaşamını yitirirken, baba yoğun bakımda. Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmada gözaltı sayısı 11'e çıktı. Soruşturma kapsamında otelde yapılan ilaçlama çalışmaları da mercek altına alındı. ZEHİRLENME ŞÜPHESİ: ANNE SON NEFESİNDE HER ŞEYİ ANLATTI Hayatını kaybeden anne Çiğdem Böcek, hastanedeyken verdiği ifadede İstanbul’a geldikten sonra ailece neler yediklerini tek tek anlattı. Otel çevresindeki restoranlarda kebap, pide, makarna ve pizza yediklerini belirten Böcek, olay günü seyyar satıcıdan midye aldıklarını, ardından bir kokoreççide çorba, sucuk ekmek, tavuk tantuni yediklerini söyledi. Ayrıca bir dükkandan lokum aldıklarını da aktardı. Çiğdem Böcek, gece mide bulantısıyla uyandıklarını, sabah hastaneye gittiklerini ve sadece serum ve probiyotik verildiğini; çocuklarının ise yeterince muayene edilmediğini söyledi. 11 GÖZALTI, OTELDE İLAÇLAMA DETAYI ORTAYA ÇIKTI İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada gözaltına alınan kişi sayısı 11’e yükseldi. Son gözaltılar arasında otel çalışanları ve ilaçlama şirketi çalışanı da yer aldı. Olaydan kısa süre önce otelde ilaçlama yapıldığı, aynı gün iki turistin daha zehirlenme şikâyetiyle hastaneye başvurduğu belirlendi. AFAD, Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı ekipleri otelde kapsamlı inceleme yaptı. Yastıklar, çarşaflar, battaniyeler, su şişeleri ve çeşitli yüzeylerden alınan örnekler laboratuvara gönderildi. İlk ölçümlerde herhangi bir zehirli gaz tespit edilmedi. ESNAF VE ŞÜPHELİLER SUÇLAMALARI REDDETTİ Gözaltına alınan midyeci, kokoreççi ve lokum satıcılarının ifadelerinde, ürünlerinin taze olduğunu ve uzun süredir aynı bölgede esnaflık yaptıklarını söylediği öğrenildi. Otel sahibi H.O.’nun ise “kasten yaralama” ve “karşılıksız yararlanma” suçlarından sabıkası olduğu ortaya çıktı. İlaçlama şirketinin sahibi ve çalışanları hakkında da “taksirle yaralama” ve “dolandırıcılık” dahil çeşitli suç kayıtları bulunduğu tespit edildi. Otelin, adli soruşturma sonuçlanıncaya kadar geçici olarak kapatıldığı ve müşterilerin başka otellere yönlendirildiği bildirildi. ADLİ TIP RAPORUNDA “ÖLÜM NEDENİ TESPİT EDİLEMEDİ” İlk otopsi raporunda annenin ve iki çocuğun ölüm nedeni net olarak belirlenemedi. Ölüm sebeplerinin kesinleşmesi için ileri düzey toksikolojik incelemelerin devam ettiği ve sonuçların beklenildiği bildirildi. YENİ ŞÜPHE: İLAÇLAMA MI, GIDA MI? Olayın ardından ortaya çıkan ilaçlama bilgisi soruşturmanın seyrini değiştirdi. Yetkililer, ölümlerin otelde yapılan ilaçlama sonucu mu yoksa dışarıdan tüketilen yiyeceklerden mi kaynaklandığını araştırıyor. Gıda numuneleri, otel odasında kullanılan kimyasallar ve otopsi bulguları birlikte değerlendirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.