#Ölüm

- Ölüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ölüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

5 GÜNDÜR PARK HALİNDEKİ ARAÇTAN ÖLÜ ÇIKTI Haber

5 GÜNDÜR PARK HALİNDEKİ ARAÇTAN ÖLÜ ÇIKTI

Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde bir dinlenme tesisinde yaklaşık 5 gündür otoparkta park halinde bulunan otomobilin içinden ceset çıktı. Olay yerine gelen ekipler, aracın arka koltuğunda 45 yaşındaki Mehmet Evirgen’in cansız bedeniyle karşılaştı. GÖREVLİLER ŞÜPHELENDİ, JANDARMAYA HABER VERİLDİ Edinilen bilgilere göre olay, Sandıklı ilçesinde bulunan bir dinlenme tesisinde meydana geldi. Tesisin otoparkında 11 Şubat Çarşamba gününden bu yana aynı noktada duran otomobilden şüphelenen görevliler, durumu jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, aracın camlarının filmli olması nedeniyle içeriyi net göremedi. Jandarma, otomobilin sahibine telefonla ulaşmaya çalıştı ancak yapılan aramalara rağmen herhangi bir yanıt alınamadı. İTFAİYE KAPIYI ÖZEL EKİPMANLA AÇTI Aracın uzun süre park halinde kalması ve sahibine ulaşılamaması üzerine ekipler, güvenlik gerekçesiyle itfaiyeden destek istedi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri, özel ekipmanlar kullanarak otomobilin kapılarını açtı. Kapının açılmasıyla birlikte ekipler, otomobilin arka koltuğunda bir kişinin hareketsiz yattığını fark etti. ARKA KOLTUKTA CANSIZ BEDENİ BULUNDU Yapılan kontrollerde, araç sahibinin Mehmet Evirgen (45) olduğu ve hayatını kaybettiği belirlendi. İlk tespitlere göre Evirgen’in, otomobilini park ettiği 11 Şubat’tan bu yana araç içinde ölü olduğu değerlendirildi. Olay yerinde jandarma ekipleri tarafından detaylı inceleme yapılırken, otomobilde delil çalışması gerçekleştirildi. ÖLÜM NEDENİ OTOPSİYLE NETLEŞECEK Mehmet Evirgen’in kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için cenazesi Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Olayla ilgili olarak savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Yetkililer, otopsi raporunun ardından ölüm nedeninin netlik kazanacağını belirtti.

DEPREMLE ÖKSÜZ KALAN SİYAM İKİZLERİNİ ÖLÜM AYIRDI Haber

DEPREMLE ÖKSÜZ KALAN SİYAM İKİZLERİNİ ÖLÜM AYIRDI

Hatay’da 2016 yılında kalça bölgesinden yapışık olarak dünyaya gelen siyam ikizleri Ali Haydar ve Medyan İsa Çakırkaya’yı, 9 yaşında ölüm ayırdı. Annesi ve babasını kaybeden, halalarının yanında büyüyen kardeşlerden Ali Haydar, sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitirdi. Defne ilçesi Harbiye Mahallesi’nde yaşayan Fuat ve Miyase Çakırkaya çifti, uzun süren çocuk özlemlerini dördüncü tüp bebek denemesiyle giderdi. Ancak mutlulukları kısa sürdü. Kalçalarından yapışık olarak dünyaya gelen ikizler, 1 aylıkken başarılı bir operasyonla ayrıldı. "BİRBİRLERİNE YAPIŞIKTILAR, 1 AY SONRA AYRILDILAR" 2016 yılında dünyaya gelen siyam ikizleri, Ankara’da geçirdikleri ameliyatla ayrıldıktan sonra sağlıklı bir şekilde büyümeye devam etti. Ancak aile büyük bir trajedi yaşadı. Baba Fuat Çakırkaya, 2019 yılında alacak verecek meselesi nedeniyle öldürüldü. Anne Miyase Çakırkaya ise 2023’te meydana gelen büyük Kahramanmaraş depreminde enkaz altında kalarak hayatını kaybetti. Anne ve babalarını kaybeden ikizler, halaları Neval Çakırkaya’nın yanında yaşamaya başladı. "ALİ HAYDAR’IN KALBİ DELİKTİ, EPİLEPSİSİ VARDI" 9 yaşındaki Ali Haydar Çakırkaya, son dönemde artan sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Akciğer enzimlerinde bozukluk, kalp deliği ve epilepsi gibi kronik rahatsızlıkları olan Ali Haydar, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cenazesi, Hatay’da bulunan Karyel Mezarlığı’na defnedildi. "HEM ANNESİ OLDUM, HEM BABASI" Hala Neval Çakırkaya, yeğenlerinin bakımını üstlendiği süreci duygusal sözlerle anlattı: "Ali Haydar çok iyi bir çocuktu. Kardeşi Medyan İsa ile siyam ikizi olarak doğdular, 1 ay sonra ayrıldılar. Babaları öldürüldü, anneleri depremde hayatını kaybetti. Sağlık sorunları vardı ama çok güçlüydü. Ben onlara hem anne oldum, hem baba. Zor bir süreçti ama onlar yanımdayken zaman güzel geçiyordu. Şimdi Cennette, nur içinde yatsın".

BOĞAZDA BULUNAN CESEDİN KAYIP RUS YÜZÜCÜ OLDUĞU İDDİASI Haber

BOĞAZDA BULUNAN CESEDİN KAYIP RUS YÜZÜCÜ OLDUĞU İDDİASI

İstanbul Boğazı’nda denizde bulunan kimliği belirsiz erkek cesedinin, geçtiğimiz ağustos ayında düzenlenen 37. Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı’nda kaybolan Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’a ait olabileceği değerlendiriliyor. YARIŞA 81 ÜLKEDEN 2 BİN 820 SPORCU KATILMIŞTI Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) tarafından düzenlenen 37’nci Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, 24 Ağustos’ta gerçekleştirildi. Yarış, Anadolu yakasında Kanlıca’da saat 10.04’te başlarken, 12.54’te Avrupa yakasındaki Kuruçeşme’de sona erdi. Organizasyona 81 ülkeden 2 bin 820 sporcu katıldı. Dereceye giren sporculara törenle ödüller verilirken, yarışmacılardan 30 yaşındaki Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’un karaya çıkmadığı fark edildi. DENİZE ATLADI, BİR DAHA ÇIKAMADI Görevlilerin durumu fark etmesi üzerine polise haber verildi. Sahil Güvenlik Komutanlığı ekipleri, Boğaz’da geniş çaplı arama çalışması başlattı. Ancak günler süren çalışmalara rağmen Svechnikov’a ulaşılamadı. SON GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKMIŞTI Kayıp yüzücü Svechnikov’un, yarış başlamadan önce vapurdaki son görüntüleri de daha sonra ortaya çıktı. Görüntülerde, yarışın başlama anında vapurun güvertesinde yarışmacıları izlediği, bir süre sonra yarışa katılmak üzere içeriye doğru hareket ettiği görülüyordu. KURUÇEŞME AÇIKLARINDA CESET BULUNDU Bugün saat 10.30 sıralarında, Beşiktaş Kuruçeşme açıklarında denizde yapılan temizlik çalışması sırasında erkek cesedi bulundu. Deniz Polisi ekipleri tarafından kıyıya çıkarılan cesedin üzerinde mayo bulunduğu tespit edildi. Yetkililer, cesedin, Ağustos ayında kaybolan Rus yüzücü Nikolai Svechnikov’a ait olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. KİMLİK TESPİTİ İÇİN ADLİ TIP’A GÖNDERİLDİ Ceset, kesin kimlik tespiti ve ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. DNA incelemesi ve resmi teşhis işlemlerinin ardından sonucun netleşeceği bildirildi. Soruşturma sürüyor.

GÜLLÜ’NÜN KIZI VE ARKADAŞININ UYUŞTURUCU TESTİ NEGATİF ÇIKTI Haber

GÜLLÜ’NÜN KIZI VE ARKADAŞININ UYUŞTURUCU TESTİ NEGATİF ÇIKTI

Yalova’da evinin teras katından düşerek hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü’nün ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada, “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanan kızı Tuğyan Ülkem Gülter (27) ve arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun uyuşturucu testleri negatif çıktı. Olay, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’ndeki bir apartmanın 5. katında meydana gelmişti. Güllü’nün, kızı ve arkadaşının da bulunduğu kapalı terasta eğlendiği sırada pencereden düşerek hayatını kaybetmesi kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Olayın ardından başlatılan soruşturmada Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter tutuklanmış, Sultan Nur Ulu ise ev hapsi cezası almıştı. Soruşturma kapsamında iki şüpheliden saç örneği alınarak uyuşturucu kullanıp kullanmadıkları araştırıldı. ADLİ TIP RAPORU: UYUŞTURUCUYA RASTLANMADI Bursa Adli Tıp Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapora göre, hem Tuğyan Ülkem Gülter hem de Sultan Nur Ulu’nun saç örneklerinde uyuşturucu veya uyarıcı maddeye rastlanmadı. Raporda, saç örneklerinde herhangi bir yasadışı madde ya da ilaç etken maddesi bulunmadığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular ışığında, adli süreç devam ediyor. Güllü’nün ölüm nedeni ve olay anına dair şüpheler ise ilerleyen günlerde yapılacak duruşmalar ve delil değerlendirmeleriyle netlik kazanacak.

GÜLLÜ DAVASINDA GELİŞME: "RAPOR CİNAYETİ İŞARET EDİYOR" Haber

GÜLLÜ DAVASINDA GELİŞME: "RAPOR CİNAYETİ İŞARET EDİYOR"

Güllü’nün kardeşleri Kader Tut ve Raşit Günyer’in avukatı Sevilay Demirsu, dosyaya sunulan 40 sayfalık bilimsel raporun, olayın kaza değil cinayeti ortaya koyduğunu söyledi. Avukat Demirsu, müvekkillerinin tek amacının Güllü’nün ölümünün aydınlatılması olduğunu vurgulayarak, ne miras ne de maddi bir beklentileri olmadığını ifade etti. Açıklamada, Güllü’nün torunu Azra Karmen’in devlet koruması altına alınması ve varlıklarının devlet güvencesine geçmesi için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na resmi başvuru yapıldığı da duyuruldu. "GÜLLÜ’NÜN ÖLÜMÜNDEN DÖRT GÜN SONRA POLİÇE PARASI ÇEKİLDİ" Daha önce gündeme gelen bireysel emeklilik poliçesiyle ilgili yeni iddialar da açıklandı. Avukat Demirsu, Güllü’nün ölümünden sadece dört gün sonra, adına açılan bir bireysel emeklilik poliçesiyle ilgili işlem yapıldığını ve paranın çekildiğini ifade etti. Başvuru sonrası alınan “poliçe yok” yanıtının maddi hatadan kaynaklandığını belirten avukat, savcılığa yeniden dilekçe sunduklarını, gerekirse Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na da başvuracaklarını belirtti. “RAPOR: BU BİR KAZA DEĞİL, CİNAYET” Açıklamanın en dikkat çekici bölümü ise bilirkişi tarafından hazırlanan 40 sayfalık bilimsel mütalaa oldu. Raporda Güllü’nün ölümünün yüksekten düşme sonucu oluştuğu ancak bu düşmenin bir ya da birden fazla kişi tarafından itilme veya fiziksel ivmeyle gerçekleşmiş olabileceğine dair güçlü bulgular bulunduğu ifade edildi. Rapora göre, ölüm kazadan çok planlı bir eylemin sonucu olabilir. “SORUŞTURMA DERİNLEŞİYOR” Avukat Demirsu, Tuğberk Gülter’in ifadesinin “müşteki-şüpheli” sıfatıyla alındığını hatırlatarak, delillere göre soruşturmada rol alan kişilerin sıfatlarının değişebileceğini söyledi. Şüphelilerin olaydan fayda sağlayıp sağlamadığına ilişkin değerlendirmeler ve özellikle bireysel emeklilik poliçesine dair detayların soruşturmanın seyrini değiştirebileceği belirtildi. Soruşturmanın, yeni deliller ve raporlar doğrultusunda derinleştirilerek devam ettiği öğrenildi.

KOMŞUSUNDAN GÜLLÜ'NÜN KIZI İLE İLGİLİ ŞOK YENİ İDDİA Haber

KOMŞUSUNDAN GÜLLÜ'NÜN KIZI İLE İLGİLİ ŞOK YENİ İDDİA

Ünlü şarkıcı Güllü'nün trajik ölümüyle ilgili her gün yeni iddialar ortaya çıkıyor. Yalova'da 6. katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden Güllü'nün ölümüne dair, SHOW TV'de yayınlanan 'Ela Rumeysa ile Bu Sabah' programında, komşusu Muhteber Arslan dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Arslan'ın iddiasına göre, Güllü'nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter kendisine "Annemi camdan aşağı atacağım" şeklinde bir ifadede bulunmuş. Güllü'nün komşusu Muhteber Arslan, SHOW TV'nin 'Ela Rumeysa ile Bu Sabah' programına telefonla bağlanarak, yaklaşık üç ay önce yaşanan bazı olayları anlattı. Serap ve Güzin isimli iki arkadaşıyla birlikteyken Tuğyan'ı görüyorlar ve Tuğyan'ın "Annem ile kavga ettim, annemi öldüreceğim, camdan aşağı atacağım" dediğini iddia ediyor. Güllü'nün ölüm haberini öğrenince arkadaşlarıyla bu konu hakkında konuşup, sessiz kalmaya karar verdiklerini söyledi ve "O zaman söylemediğim için herkesten özür dilerim ama Tuğyan bu sözleri kullandı. İfade verdikten sonra Tuğyan, Bircan'ı dövdürmüş ve beni de tehdit etti. Bugün savcılığa gidip ifade vereceğim" dedi. Öte yandan, Tuğyan Ülkem Gülter'in bir arkadaşına "Ölsün, ölmüyor. Bir şeyler yap" şeklinde bir mesaj gönderdiği ortaya çıktı. Tuğyan, savcılık ifadesinde bu mesajların kendisine ait olduğunu kabul etti ancak "Annemi öldürmedim" şeklinde savunma yaptı.

92 ÖĞENCİSİNİ KAYBEDEN ÖĞRETMENİN EN ACI 24 KASIM'I Haber

92 ÖĞENCİSİNİ KAYBEDEN ÖĞRETMENİN EN ACI 24 KASIM'I

Öğrencilerinden 24’ünün hâlâ kayıp olduğunu belirten Acıpayam, "Her 24 Kasım geldiğinde acımız tazeleniyor. 92 canımızı, bu ülkenin 92 geleceğini kaybettik" diyerek yaşadığı acıyı dile getirdi. “HER 24 KASIM’DA YÜREĞİMİZ YANIYOR” Kahramanmaraş’ta görev yapan Acıpayam, öğrencilerinin defnedildiği mezarlıklarda duygusal anlar yaşadı. Öğretmenler Günü’nü buruk geçirdiklerini belirten Acıpayam, şu ifadeleri kullandı: "Bir çocuk bir ülkenin geleceği demek. Biz 92 geleceği kaybettik. Her 6 Şubat ve 24 Kasım’da mezarlarını ziyaret ediyoruz. Hatıralarını yaşatmaya çalışıyoruz. Enkazdan kalan defterleri, kalemleri, kitapları küçük bir müzede sergilemek için hazırlık yapıyoruz." "Anne babalardan sonra bu acıyı en çok biz öğretmenler yaşadık. Çünkü öğretmenler çocukların hayatında ikinci sıradadır." “ÖLÜM ŞİİRİ YAZAN ÖĞRENCİM, ÖLÜMÜ TATTI” Depremden kısa süre önce bir öğrencisinin ölüm temalı şiir yazmak istediğini aktaran Acıpayam, yaşadığı sarsıcı bir hatırayı şu sözlerle anlattı: "O çocuğum çok güzel bir şiir yazmıştı. Ona Cahit Sıtkı’yı örnek göstermiştim. 6 Şubat bize gösterdi ki o çocuk sadece yazmadı, ölümü bizzat tattı." Deprem anında öğrencilerinden gelen bir mesajı da paylaşan Acıpayam, "Bir öğrencim 'Hocam iyi misiniz?' diye mesaj attı. Enkazdan sağ çıkardık ama bacağını kaybetti. Yaklaşık 15 gün sonra vefat etti" dedi. “İSMİ OLAN BİR MEZAR BİLE MUTLULUKTU” Depremde ailesini kaybeden bazı çocukların kimsesizler mezarlığına gömülme riski taşıdığını ifade eden Acıpayam, kimlik tespiti için verdikleri çabayı şöyle anlattı: "Bu çocukların kim olduklarını belirlemek için uğraştık. Bir ismi olan mezara defnedilmeleri bile bizim için mutluluktu. Ancak hâlâ resmi kayıtlara geçmeyen, ne bizim ne devletin bulabildiği 24 kayıp çocuğumuz var. Onların mücadelesini de sürdürüyoruz"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.