#Organ Nakli

- Organ Nakli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Organ Nakli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

OYUNCU UFUK ÖZKAN’IN DONÖRÜ BELLİ OLDU Haber

OYUNCU UFUK ÖZKAN’IN DONÖRÜ BELLİ OLDU

Karaciğer yetmezliği nedeniyle bir süredir tedavi gören ünlü oyuncu Ufuk Özkan’ın sağlık durumunda olumlu gelişmeler yaşandı. Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde devam eden tedavisi kapsamında, canlı donörle karaciğer nakli için Etik Kurul onayı alındı. Donörün, Özkan’ın set arkadaşlarından kameraman Salih Kıvırcık olduğu bildirildi. Türkiye’nin sevilen oyuncularından Ufuk Özkan, karaciğer yetmezliği teşhisiyle tedavi altına alınmıştı. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Organ Nakli Ekibi, yürüttükleri tıbbi tedaviyle Özkan’ın sağlık değerlerinde ciddi iyileşme sağlandığını belirtti. "MELD SKORU 22’DEN 14’E DÜŞTÜ" Organ Nakli Uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, Özkan’ın hastaneye ilk başvurduğu dönemde karaciğer yetmezliği skorunun (MELD) 22 olduğunu hatırlatarak şu bilgileri paylaştı: "Uyguladığımız tedaviyle Ufuk Bey’in genel durumu belirgin şekilde iyileşti. MELD skorunu 22’den 14’e düşürmeyi başardık." DONÖR, ESKİ SET ARKADAŞI ÇIKTI Canlı donör arayışlarının da sonuç verdiğini belirten Prof. Dr. Yaprak, Özkan’ın daha önce bir projede birlikte çalıştığı kameraman Salih Kıvırcık’ın donör olarak uygun bulunduğunu açıkladı. "Salih Bey, daha önce Ufuk Bey ile bir dizide çalışmış. Yapılan testlerde anatomik uyum sağlandı ve Etik Kurul’dan gerekli onay alındı. Nakil operasyonu için artık gün sayıyoruz" dedi. "YASAL ONAYLAR TAMAMLANDI, AMELİYAT İÇİN HAZIRIZ" Organ Nakli Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Esin Gülkaya Anık, donör ve alıcının tüm yasal süreçlerinin tamamlandığını belirtti: "Salih Kıvırcık’ın yasal onayları tamamlandı. Hem alıcımız Ufuk Bey hem de vericimiz Salih Bey ile operasyon için tüm hazırlıklarımızı sürdürüyoruz. Başarılı bir nakil hedefliyoruz" Ufuk Özkan’ın yakın çevresi ve sevenleri, gelişmeleri umutla takip ediyor.

HAKAN TAŞIYAN KALP KRİZİ GEÇİRDİ: ERDOĞAN TALİMAT VERDİ Haber

HAKAN TAŞIYAN KALP KRİZİ GEÇİRDİ: ERDOĞAN TALİMAT VERDİ

Arabesk müziğin sevilen isimlerinden Hakan Taşıyan, geçirdiği kalp krizi sonrası Ankara’da hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Uzun süredir sağlık sorunları yaşayan sanatçının durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi. Edinilen bilgiye göre, daha önce böbrek ve karaciğer nakli geçiren 51 yaşındaki Hakan Taşıyan, kalp krizi geçirmesi üzerine yakınları tarafından hastaneye götürüldü. İlk müdahalesi yapılan sanatçının tedavisinin, Ankara'da bir özel hastanenin yoğun bakım ünitesinde sürdüğü belirtildi. ANJİYO KARARI İÇİN KURUL TOPLANDI Hastane kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Taşıyan’a anjiyo uygulanıp uygulanmaması konusunda sağlık ekibinin değerlendirme yaptığı ve hastane sağlık kurulunun acil toplanarak tedavi planını netleştirdiği kaydedildi. Tedavinin, sanatçının önceki sağlık geçmişi göz önünde bulundurularak çok yönlü şekilde sürdürüldüğü ifade edildi. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN TALİMAT Sabah gazetesinin haberine göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hakan Taşıyan’ın sağlık durumu hakkında bilgi aldı ve sanatçının tedavisiyle ilgili gerekli tüm önlemlerin alınması yönünde talimat verdi. DAHA ÖNCE ORGAN NAKLİ OLMUŞTU Hakan Taşıyan, 2021 yılında böbrek ve karaciğer nakli operasyonu geçirmiş, uzun süre hastanede tedavi görmüştü. Sevenleri tarafından yoğun ilgiyle takip edilen sanatçı, sağlık durumunun iyiye gitmesiyle sahne çalışmalarına sınırlı da olsa geri dönmüştü.

UFUK ÖZKAN’IN SAĞLIK DURUMU HAKKINDA AÇIKLAMA Haber

UFUK ÖZKAN’IN SAĞLIK DURUMU HAKKINDA AÇIKLAMA

Karaciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gören oyuncu Ufuk Özkan’ın sağlık durumu ile ilgili Medipol Mega Üniversite Hastanesi tarafından kamuoyunu bilgilendirme amacıyla açıklama yapıldı. Ünlü oyuncunun karaciğer nakli gereksinimi sürerken, üç canlı donör adayı tıbbi değerlendirme sürecinde bulunuyor. "TEDAVİ SÜRECİ 2023’TE BAŞLADI" Medipol Organ Nakli Bölümünden Prof. Dr. Onur Yaprak, Özkan’ın tedavi sürecinin 2023 Temmuz ayında başladığını ve bu süreçte birkaç kez yatarak tedavi gördüğünü belirtti. 2025 yılı Ağustos ayında ise yapılan kapsamlı değerlendirmeler sonucunda karaciğer nakli yapılması gerektiğine karar verildi. "MELD SKORU 22’DEN 14’E DÜŞTÜ" Oyuncunun 10 Ocak 2026 tarihinde daha ağır bir klinik tabloyla hastaneye başvurduğunu ifade eden Prof. Dr. Yaprak, "Karaciğer yetmezliğini gösteren MELD skoru 22 olarak saptandı. Donör arayışına yeniden başlandı. Ancak son değerlendirmelerde MELD skorunun 14'e düştüğü görüldü. Bu klinik iyileşmeye rağmen, hastanın uygun şartlar oluştuğunda nakil olması gerekliliği devam etmektedir" dedi. "DONÖR ADAYLARI DEĞERLENDİRİLİYOR, YASAL SÜREÇ SÜRÜYOR" Organ Nakli Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Esin Gülkaya Anık, şu anda üç donör adayının tıbbi olarak uygun olabileceğinin değerlendirildiğini ancak adayların dördüncü derece akraba kapsamına girmemesi nedeniyle yasal izin sürecinin tamamlanmasının beklendiğini vurguladı. "Bir bireyin organ donörü olabilmesi için hem tıbbi hem de yasal uygunluğun eksiksiz şekilde sağlanması gerekir" diyen Dr. Anık, isim açıklamak için henüz erken olduğunu belirtti. "NAKİL KARARI İÇİN EN UYGUN ZAMAN BEKLENİYOR" Prof. Dr. Murat Dayangaç ise karaciğer naklinin risklerine dikkat çekerek, "Nakil ihtiyacı konusunda bir şüphe yok. Ancak zamanlama çok önemli. En uygun anda, en iyi sonuç alınacak şekilde ameliyat planlanacak" ifadelerini kullandı. "SÜREÇ DEVAM EDİYOR, UMUDUMUZ TAM" Oyuncunun kardeşi Umut Özkan ise açıklamasında, "Süreç devam ediyor. Hocalarımız çok titiz çalışıyor. İnşallah hayırlısıyla ameliyatını olur ve yeniden sahnelere döner" dedi.

İZMİRLİ GAZETECİ HASAN YILDIRIM ORGAN NAKLİ BEKLİYOR Haber

İZMİRLİ GAZETECİ HASAN YILDIRIM ORGAN NAKLİ BEKLİYOR

Uzun yıllar gazetecilik mesleğine emek veren Hasan Yıldırım (58), bir süredir mücadele ettiği siroz hastalığı nedeniyle karaciğer nakli için uygun donör arıyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi gören gazeteci Yıldırım, nakil olmadan sağlığına kavuşamayacak. Ulusal bir televizyon kanalının İzmir temsilciliğini yapan Yıldırım, yaklaşık bir yıl önce rahatsızlanarak hastaneye başvurdu. Tetkikler sonucu siroz teşhisi konulan gazeteci, tedavisini sürdürürken bir yandan da mesleğini bırakmadı. Geçtiğimiz ay geçirdiği cerrahi operasyonun ardından taburcu olan Yıldırım, kısa süre sonra tekrar fenalaşarak yoğun bakıma alındı. Doktorlarının kararıyla organ nakli gerektiği bildirildi. "MORALİMİ HEP YÜKSEK TUTTUM" İzmir’in Buca ilçesindeki evinde nakil için bekleyen Hasan Yıldırım, "Ne sigara ne alkol, hiçbir kötü alışkanlığım yoktu. Siroz olduğumu öğrenince çok şaşırdım ama moralimi hep yüksek tuttum" dedi. Organ bağışının önemine meslek hayatı boyunca dikkat çektiğini hatırlatan Yıldırım, "Yıllarca bu konuda haber yaptım, farkındalık etkinliklerine destek verdim. Ancak şimdi ben bir bağış bekliyorum. Ailemde nakil için uygun şartları taşıyan kimse yok" diye konuştu. GAZETECİLİKTE 36 YIL Meslek hayatına İstanbul’da bir haber ajansında başlayan Yıldırım, uzun yıllar polis muhabirliği yaptı. Ailevi nedenlerle Manisa’nın Akhisar ilçesine taşındıktan sonra İzmir’e yerleşen deneyimli gazeteci, 36 yıllık kariyerine halen bir televizyon kanalının İzmir temsilcisi olarak devam ediyor.

BİLİNCİ KAPANAN ANNE OĞLUNUN KARACİĞERİYLE YAŞAMA TUTUNDU Haber

BİLİNCİ KAPANAN ANNE OĞLUNUN KARACİĞERİYLE YAŞAMA TUTUNDU

Adana'da yaşayan 61 yaşındaki Nilgün Çağlıyan, karaciğer yetmezliği nedeniyle bilinci kapalı halde yoğun bakımda yaşam mücadelesi verirken, oğlu Erdener Çağlıyan'dan alınan karaciğer dokusu sayesinde hayata tutundu. Anne-oğulun dramatik ve bir o kadar da umut dolu hikayesi yürekleri ısıttı. "Ben ona hayat verdim, o da bana hayat verdi" diyen anne Nilgün Çağlıyan’ın sözleri, ailenin yaşadığı duygusal süreci özetler nitelikteydi. HASTALIĞI HIZLA İLERLEDİ, NAKİL KARARI ALINDI Adana'da 4 çocuk ve 3 torun sahibi Nilgün Çağlıyan, bir süre önce şiddetli halsizlik, vücutta morarmalar ve kaşıntı şikayetleriyle hastaneye başvurdu. Yapılan tetkiklerde karaciğer yetmezliği teşhisi konulan Çağlıyan’ın durumu kısa sürede ağırlaştı ve yoğun bakım ünitesine alındı. Doktorlar, acil organ nakli gerektiğini bildirdi. Aile üyelerinden örnekler alınırken, üçüncü çocuk olan 41 yaşındaki Erdener Çağlıyan'ın karaciğer dokusunun annesiyle tam uyumlu olduğu belirlendi. 14,5 SAATLİK OPERASYONLA HAYATA DÖNDÜ Zamanla yarışan doktorlar, vakit kaybetmeden Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar ve ekibinin gözetiminde ameliyatı gerçekleştirdi. 14,5 saat süren operasyon sonrası Nilgün Çağlıyan, oğlunun karaciğerinden alınan dokuyla hayata tutundu. Anne ve oğlu, ameliyat sonrası iyileşme sürecini birlikte geçirdi. Hastanede uygulanan tedavinin ardından taburcu edilen Çağlıyan ailesi, o günden bu yana birbirlerine daha sıkı sarıldıklarını söylüyor. "GÖZÜMÜ YOĞUN BAKIMDA DEĞİL, HAYATIN İÇİNDE AÇTIM" Geçirdiği zorlu süreci anlatan anne Nilgün Çağlıyan, hastalığının bir anda ilerlediğini belirterek şunları söyledi: “15 gün gibi kısa bir sürede her şey gelişti. Yoğun bakıma alındığımda bilincim kapanmıştı. O sırada oğlum karaciğerini bana vermeye karar vermiş ve ameliyat gerçekleşmiş. Uyandığımda ne olduğunu bilmiyordum ama çocuklarımın beni yalnız bırakmayacağını hep biliyordum. Şimdi yeniden nefes alabiliyorsam, bu onun sayesinde. Allah herkese böyle evlat nasip etsin.” "BİZ 'CANIMIZI VERİRİZ' DERKEN BLÖF YAPMIYORUZ" Annesine karaciğerinin yüzde 65’ini veren Erdener Çağlıyan ise, böyle bir karar vermenin kendisi için zor olmadığını belirtti. Duygusal konuşmasında şunları söyledi: “Biz aile olarak birbirimize çok bağlıyız. Annemin durumu kritikleşince test yaptırdım ve en uygun verici ben çıktım. Tereddütsüz ameliyatı kabul ettim. Annemle birlikte girdik ameliyata ve yine birlikte çıktık. İnsan 'canımı veririm' der bazen, ben de hep öyle derdim. Ama şimdi bunun laf değil, gerçek olduğunu gösterdim. Yine olsa, yine veririm. Cennet annelerin ayakları altındadır, bunu bir kez daha yaşadık.” DOKTORLARDAN AİLEYE TEBRİK Operasyonu gerçekleştiren ekip, anne-oğulun süreci başarıyla tamamlamasının ardından açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Süleyman Çetinkünar, “Ameliyat zorlu bir operasyondu ancak zamanında müdahale ile başarılı geçti. Ailenin bu dayanışması, organ nakli konusundaki toplumsal farkındalığın artması açısından çok kıymetli” dedi.

YAŞARKEN OĞLUNA, ÖLÜNCE DE 3 KİŞİYE UMUT OLDU Haber

YAŞARKEN OĞLUNA, ÖLÜNCE DE 3 KİŞİYE UMUT OLDU

Balıkesir'de yaşarken oğluna böbreğini bağışlayan Embiye Yener, öldükten sonra da organ bağışı ile 3 kişiye daha umut oldu. Bursa'da gerçekleşen organ nakli, herkese örnek oldu. Balıkesir'de ikamet eden Embiye Yener, 69 yaşında vefat etti. Vefat ettikten sonra organları böbrek ve karaciğer bekleyen hastalara umut olan Yener'in, 2022 yılında ise bir böbreğini oğluna verdiği ortaya çıktı. Annesinin böbreği ile hayata tutunan oğlu Tahsin Yener, "Böbrek sıkıntısı sebebiyle hastaneye başvurduğumda illaki nakil ya da diyaliz dediler. Annemin dokuları bana birebir yüksek oranda uyduğu için Bursa'da başarılı bir nakil süreciyle sağlığıma kavuştum. Aradan 3 sene geçti. Annem hayatını kaybetti. Annemin hep bir hayali vardı. Benden kaynaklı olsa gerek, ‘Benim organlarımı bağışlayın' derdi. Bizde onun isteğini yerine getirerek, organ bağışında bulunduk. Veri tabanı girildiği gibi, 2 yetişkin ve 1 çocuk hastaya uyduğu söylendi. Onlara şifa oldu. Annem öldükten sonra da yine birilerinin hayatına devam etmesine vesile oldu" dedi. "Başına gelmeyen bilmez" Yaşadığı günleri duygu dolu gözlerle anlatan Tahsin Yener, "O günleri biz çok iyi biliyoruz. Organ naklinin ne kadar önemli olduğunu, gücümün yettiğince, tanıdığım tanımadığım herkese anlatmaya çalışıyorum. Bütün akrabalarımı, arkadaşlarımı ve tanıştığım herkese, organ bağışında bulunması konusunda bilgilendiriyorum. Çünkü başına gelmeyen bilmiyor. Gerçekten bunu yaşayan biliyor" diye konuştu. "Organ naklini gerçekleştiren doktor da duygulandı" Organları bağışladıktan sonra öğrendiği bir olayı anlatan Tahsin Yener, "Nakli yapacak olan doktor, bizim naklimizi yapan doktordu. 3 sene evvel annemin böbreğini alıp bana nakil ettiğini isminden hatırlamış, hatta biraz da duygulanmış. Hocam, sağ olsun, ameliyata başlamadan geri çıkarak, kendine gelmek istemiş. Oradaki doktorlara, ‘Nasıl bir kadındır ki, öldükten sonra da yine şifa oluyor' diye söylemiş. Bunlar önemli detaylar; küçük ama çok önem arz eden detaylar. Zaten ben de ilk fırsatta hocamızı gidip görmeyi düşünüyorum" dedi. "Oğluna ve 3 nakil bekleyen hastana umut oldu" İlk önce oğluna, daha sonra organ nakil bekleyen 3 kişiye umut olan Embiye Yener'in ameliyatlarını gerçekleştiren Acıbadem Bursa Hastanesi Organ Nakli Merkezi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Oktay ise, "Canlı verici olarak oğluna böbrek vermişti. Kendisi gayet sağlıklıydı. Oğlu da nakil böbreğiyle sağlığına kavuşmuştu. Elim bir kaza sonucu Embiye hanım hayatını kaybediyor. Daha önce aile arasında bu konu bilindiği için tereddüt etmeden ailesi de organ bağışında bulundu. Çoklu organ bağışı yaptılar. Tabi tek böbreğini zaten yaşıyorken vermişti, vefat ettikten sonra da ikinci böbreğini ve karaciğerini nakil bekleyen hastalara verdi" şeklinde konuştu. "Aile içerisinde organ bağışının konuşulması önemli" Bu nakilde en dikkat çeken konun aile içerisinde konuşulması olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Bülent Oktay, "Aile arasında bu konu daha önce konuşulmuş ve kişilerin bu konuda fikir ya da beyanı biliniyorsa, öldükten sonra organ bağışlamada hiç problem yaşanmıyor. Çünkü ülkemiz, canlı vericide dünyada en yüksek bağışı yapan ülke, ama ölüye gelince son derece düşük rakamlar var. Bunun temel sebebi de kültürel ya da inançlar değil, bunlar olsa canlıyken veremeyiz. Buradaki temel sebep, vefat eden kişinin yakınlarının vicdan olarak karar verememesidir. "Acaba sağlığında merhum veya merhume organ bağışına meyilliydi, yapar mıydı?" diye. Eğer bu daha evvel konuşulmuş olsa, bu örneğimizde olduğu gibi, kişi daha evvel böbreğini vermiş; tereddüt bile etmediler, hemen verdiler" dedi.

BURSA'DA BABASININ BÖBREĞİ İLE HAYATA TUTUNDU Haber

BURSA'DA BABASININ BÖBREĞİ İLE HAYATA TUTUNDU

Bursa Şehir Hastanesi'nde doğuştan genetik hastalığı nedeniyle 3 yıldır diyaliz tedavisi gören 9 yaşındaki İdo, babasının verdiği böbrekle hayata tutundu. Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yürütülen organ nakil çalışmaları kapsamında Bursa Şehir Hastanesi'nde canlıdan canlıya pediatrik organ nakli gerçekleşti. Yabancı uyruklu İdo Alabdul Ghafour, genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu ile doğduğundan beri mücadele ediyordu. 3 yıldır diyaliz alan İdo için doktorları nakil olması gerektiğini belirtti. Uygun donör çıkmayınca 32 yaşındaki babası Abdullah A. Ghafour, oğlunu yaşatmak için böbreğini bağışladı. Bursa Şehir Hastanesi'nde gerçekleşen operasyon ile babanın sol böbreği oğluna nakledildi. 1 haftalık tedavi sürecinin ardından minik İdo hastaneden sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Bursa Şehir Hastanesi'nde görevli Çocuk Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Erdoğan, İdo'ya gerçekleştirilen operasyonla ilgili yaptığı açıklamada, "Hastamız 9 yaşında erkek hasta. Doğuştan genetik bir hastalık olan Jeune Sendromu hastası. Bu yüzden 3 yıldır diyaliz programında. Yaklaşık 2 yıl hemodiyalizde kaldıktan sonra son 1 yıldır periton diyalizi programında izliyoruz. Tahmin edeceğiniz gibi oldukça zor süreçler ve maalesef hastanın bir kardeşi daha aynı sendromdan diyaliz tedavisi görüyor. Biz uzun süreden beri organ nakli için planlama yapıyoruz ama babası bu iş için gönüllü oldu. Böbreğini verdi ve sonrasında böbrek takıldı. Şu aşamada gayet iyi gözüküyor." şeklinde konuştu. Organ Bağışına Duyarlı Olalım Herkesin İdo gibi şanslı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Erdoğan, "Bizim sırada çok bekleyen çocuk hastamız var. Bunlardan birçoğu maalesef organ vericisi olmayan hastalarımız. Dolayısıyla bizim en önemli mesajımız kadavra bağışı konusunda olmalı. Bu sağlanırsa böbrekler toprak altına gitmektense bu hastalara giderse hem onlar açısından hem diyalizlerin oldukça maliyetli işler olması sebebiyle ülkemiz açısından oldukça faydalı olur. Bu yüzden organ bağışı konusunda halkımızın çok bilinçli olması gerekiyor." dedi. Nakil operasyonunda görev alan Böbrek Nakli Birim Sorumlusu Üroloji Uzmanı Op. Dr. Serdar Geylan ise, "İki gün önce babasını taburcu etmiştik. Bugün de babası İdo'yu almaya geldi. Onun da taburculuğunu yapacağız. Öncelikle bu bir ekip işidir. Pediyatrik canlı vaka yapmak kolay iş değil. Bu işin içinde çok büyük bir emek var. Özverilerini esirgemeyen tüm ekibe teşekkürlerimi sunuyorum." diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.