#Orman Yangınları

- Orman Yangınları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Orman Yangınları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ORMAN YANGINLARINA KARŞI ÇAĞRI: FOSİL YAKITLARDAN VAZGEÇİLMELİ Haber

ORMAN YANGINLARINA KARŞI ÇAĞRI: FOSİL YAKITLARDAN VAZGEÇİLMELİ

Eskişehir Çevre Koruma ve Geliştirme Derneği Başkanı Sadık Yurtman, yaptığı açıklamada, “Son yıllarda Ülkemizde ve Dünya’da ardı arkası kesilmeyen orman yangınları, artık sıradan birer doğa olayı olmaktan çıkmış, insanlığın ve gezegenin varoluşsal bir krizine dönüşmüştür. Geçtiğimiz yıl Eskişehir Seyitgazi’de alevlerin arasında kalarak şehit düşen 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü olmak üzere 10 canımızın acısı hala yüreklerimizdedir. Bu kayıpların durması, yeşil vatanımızın küle dönmesinin engellenmesi ancak iklim krizinin kökenine inmekle mümkündür. Bilimsel veriler açıkça göstermektedir ki; bu yangınların arkasındaki en büyük katalizör küresel ısınmadır. Küresel ısınmayı tetikleyen ana unsur ise atmosferi bir battaniye gibi saran kömür, petrol ve gaz gibi fosil yakıtların hesapsızca tüketilmesidir. Dünyamızı yaşanabilir kılmak ve yangın felaketlerini durdurmak için fosil yakıtlardan derhal uzaklaşmalı ve şu radikal adımları hayata geçirmeliyiz: FOSİL YAKITLARDAN UZAKLAŞMAK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Yenilenebilir Enerji Dönüşümü: Enerji üretiminde kömürlü termik santraller kapatılmalı; rüzgar, güneş ve hidrolik enerji yatırımları ana omurga haline getirilmelidir. Ulaşımda Elektrifikasyon: İçten yanmalı motorlu araç üretimi ve kullanımı kademeli olarak sonlandırılmalı, toplu taşıma ve bireysel araçlarda tamamen elektrikli sistemlere geçilmelidir. Enerji Verimliliği ve Yeşil Binalar: Sanayide ve konutlarda enerji tasarrufu sağlayan, kendi enerjisini üreten yalıtımlı yeşil bina teknolojileri zorunlu kılınmalıdır. ORMANLARIMIZI VE DÜNYAMIZI KORUMAK İÇİN ATILMASI GEREKEN ADIMLAR Bütçe ve Erken Müdahale: Orman Genel Müdürlüğü bütçeleri artırılmalı, yangın emniyet şeritleri ve sıklık bakımları yangın mevsiminden önce eksiksiz tamamlanmalıdır. Caydırıcı Cezalar ve Koruma: Ormanlık alanlarda yangına sebebiyet veren ihmal ve kasıtlı eylemlere yönelik yasal yaptırımlar en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Küresel İklim Anlaşmalarına Uyum: Paris İklim Anlaşması ve karbon nötr hedefleri sadece kağıt üstünde kalmamalı, devlet politikası olarak kararlılıkla uygulanmalıdır. Başka Seyitgaziler yaşanmaması, yeni şehitler verilmemesi ve çocuklarımıza çölleşmiş bir dünya bırakmamak için hükümetleri, yerel yönetimleri ve tüm insanlığı fosil yakıt bağımlılığına karşı acil önlemler almaya ve COP 31 de gündeme gelmesini arzuluyoruz. Unutmayalım; iklim kriziyle mücadele etmek, ormanları söndürmenin tek kalıcı yoludur.” ifadelerini kullandı.

FATİH ALTAYLI AHBAP SORUŞTURMASINDA İFADE VERDİ Haber

FATİH ALTAYLI AHBAP SORUŞTURMASINDA İFADE VERDİ

Ahbap Derneği'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gazeteci Altaylı'nın ifade'si alındı. Altaylı, Levent'i mesleği nedeniyle daha önceden tanıdığını ancak kendisiyle ilk kez 2021 yılında yaptığı bir program vesilesiyle görüştüğünü anlattı. Levent hakkında geçmişten kaynaklanan soru işaretlerinin bulunduğunu söyleyen Altaylı, Ahbap'ın özellikle orman yangınları sırasında gerçekleştirdiği çalışmaların kamuoyunda derneğe yönelik güven oluşturduğunu ifade etti. "AHBAP'A KARŞI BİR SEMPATİ OLUŞTU" Altaylı, 2020'de ülke genelinde meydana gelen orman yangınları sırasında Ahbap'ın çalışmalarının kendisinde ve kamuoyunda olumlu bir izlenim oluşturduğunu belirtti. Altaylı, "Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" ifadelerini kullandı. 6 Şubat depremlerinin ardından da derneğin yardım faaliyetlerinin öne çıktığını anlatan Altaylı, oluşan güven ortamı nedeniyle Ahbap hakkında olumlu ifadeler kullanmış olabileceğini söyledi. "ÇOK İYİ DENETLENMESİ GEREKTİĞİNİ SAVUNDUM" Altaylı, buna karşın Ahbap'ın mali açıdan denetlenmesi gerektiğini geçmişte de dile getirdiğini savundu. Levent'e yönelik bir yazısında "Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın" minvalinde ifadeler kullandığını anlatan Altaylı, bunun ardından Levent'in kendisiyle iletişimini kestiğini ileri sürdü. Altaylı, daha sonraki süreçte de Ahbap'ın bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesi ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savunduğunu söyledi. LEVENT İLE ARALARINDAKİ MESAJLAŞMAYI ANLATTI Altaylı, birkaç ay önce kaleme aldığı başka bir yazıda da Ahbap'ın hesap vermesi gerektiğini gündeme getirdiğini belirterek, bunun üzerine Levent'in kendisine mesaj gönderdiğini anlattı. Levent'in kendisine denetim geçirdiklerini ve hesapları kamuoyuna açıklayacağını söylediğini aktaran Altaylı, kendisinin ise büyük denetim firmalarıyla çalışılması ve mali bilgilerin açık şekilde yayımlanması gerektiğini söylediğini ifade etti. Altaylı, bu görüşmeden bir süre sonra Levent'in gözaltına alındığını ve soruşturmayı kamuoyuyla birlikte medyadan takip ettiğini belirtti. "MADDİ OLARAK HERHANGİ BİR YARDIMIM SÖZ KONUSU DEĞİLDİR" 6 Şubat depremlerinin ardından ülkede olağanüstü bir ortam oluştuğunu dile getiren Altaylı, o dönemde yardım çalışmalarına katılan kişi ve kuruluşların faaliyetlerini duyurmaya çalıştıklarını söyledi. Ahbap'a verdiği desteğin maddi olmadığının altını çizen Altaylı şöyle konuştu: "Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim." Altaylı, Ahbap tarafından toplanan yardımların daha sonra ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığını kendisinin araştırmadığını, böyle bir denetimi gerçekleştirecek yetki ve imkâna sahip olmadığını ifade etti. Yazılarında ve YouTube yayınlarında derneğin profesyonel şekilde denetlenmesi gerektiğini savunduğunu belirten Altaylı, denetim raporlarının da kamuoyuyla paylaşılmasını istediğini kaydetti. "HAK ETMEDİĞİ BİR DESTEK VERMİŞİM" Altaylı, geçmişteki yayın ve sosyal medya paylaşımlarını, "Her insan ikinci bir şansı hak eder" düşüncesiyle yaptığını belirterek, gelinen noktada bu desteğinden pişman olduğunu söyledi. Altaylı ifadesinde şunları kaydetti: "Şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü, hatta pişmanlık duyuyorum." Altaylı, ifadesinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldı.

TUGAY: ORTAK ANLAYIŞ ŞART, BAŞKA ÇARESİ YOK Haber

TUGAY: ORTAK ANLAYIŞ ŞART, BAŞKA ÇARESİ YOK

Bursa'nın İnegöl ilçesinde düzenlenen "COP İnegöl-İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı"nda iklim krizi, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir şehircilik ele alındı. Konferansta konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğunu vurgularken, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ise iklim kriziyle mücadelede tüm kurumların ortak anlayışla hareket etmesi gerektiğini söyledi. İnegöl Belediyesi'nin ev sahipliğinde, Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, ICLEI ve Town Hall COP iş birliğiyle "COP İnegöl - İklim Değişikliği Yerel Taraflar Konferansı" yoğun katılımla gerçekleştirildi. Gün boyu sürecek olan konferansta "İnegöl 2050: İklim Nötr ve Dirençli Kent Vizyonu", "Kentte Yeşil Dönüşüm, Temiz Hava ve Düşük Karbonlu Üretim", "İklim Uyumunda Doğa Temelli Çözümler ve Yerel Dirençlilik" ile "COP31'e Giderken İnegöl Yerel İklim Taahhütleri" başlıklı oturumlar düzenlendi. Konferansın açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, iklim değişikliğinin yalnızca çevresel değil, ekonomik, sosyal ve kalkınmayla doğrudan ilişkili bir konu olduğunu belirtti. İklim krizinin artık geleceğin değil bugünün gerçeği olduğuna dikkat çeken Taban, "Yaşadığımız kuraklıklar, orman yangınları, seller ve azalan su kaynakları bu gerçeği bize her gün hatırlatıyor. Bu mücadele hiçbir kurumun tek başına omuzlayacağı bir sorumluluk değildir. Yerel yönetimler, merkezi idare, sanayi, özel sektör ve sivil toplum aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmek zorundadır. İklim değişikliği küresel olabilir ancak çözüm çoğu zaman yerelde başlar" dedi. İnegöl'ün güçlü sanayisi, verimli tarım alanları, orman varlığı ve ihracat kapasitesiyle Türkiye'nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Taban, "Sürdürülebilir olmayan üretimin sürdürülebilir bir geleceği olamaz. Bugün şehirlerin başarısı sadece ekonomik büyüklükleriyle değil, karbon ayak izi, temiz hava, yeşil alanlar, dirençli altyapı, su yönetimi ve yaşam kalitesiyle de ölçülüyor. İnegöl 2050 vizyonumuz kapsamında enerji verimliliğinden yenilenebilir enerjiye, atık yönetiminden döngüsel ekonomiye, temiz hava politikalarından su verimliliğine kadar kapsamlı bir dönüşüm iradesini ortaya koyuyoruz" diye konuştu. Program sonunda gerçekleştirilecek İnegöl Yerel İklim Çalıştayı'nın en kritik aşamalardan biri olduğunu belirten Taban, çalıştaydan çıkacak önerilerin uygulanabilir bir yol haritasına dönüşmesini istediklerini vurguladı. İnegöl Kaymakamı Ayhan Akpay ise şehirlerin geleceğinin ortak akılla şekilleneceğini belirterek, "Merkezi idarenin, yerel yönetimlerin, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket etmesi daha yaşanabilir, daha dirençli ve daha sağlıklı şehirler inşa etmenin temel şartıdır. Bugün gerçekleştirilecek oturumlarda ortaya konulacak fikirler ve paylaşılacak iyi uygulamalar sadece İnegöl'ümüz için değil, ülkemizin sürdürülebilir şehircilik anlayışına da önemli katkılar sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay da iklim krizinin tüm kurumların ortak anlayışla ele alması gereken küresel bir sorun olduğuna dikkat çekti. Tugay, "Ülkemizin tüm ilgili çevrelerinin, başta kamu kurumları olmak üzere iklim kriziyle bağlantılı tüm kurumların ortak bir anlayış geliştirmesi gerekiyor. İklim krizi 1970'li yıllardan bu yana konuşuluyor. Artan sıcaklıklar, kuraklık, orman yangınları, tarım ve su kaynakları üzerindeki olumsuz etkiler artık çok daha belirgin hale geldi. Sanayinin aşırı enerji, tarımın ise aşırı su tüketimini kontrol altına alması şart. Şehirlerde toplu taşımanın geliştirilmesi, sürdürülebilir enerji planlarının hazırlanması ve hükümet tarafından desteklenmesi gerekiyor. Başka çaresi yok" dedi. Konferansta gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda uzman akademisyenler, kamu yöneticileri ve sektör temsilcileri iklim değişikliğiyle mücadele, yeşil dönüşüm, düşük karbonlu üretim, doğa temelli çözümler ve yerel iklim politikaları konusunda sunumlar gerçekleştirilecek.

YANGINLARA HAVADAN ANINDA MÜDAHALE Haber

YANGINLARA HAVADAN ANINDA MÜDAHALE

ALFA Enerji ve Yapı Sistemleri A.Ş. çatısı altında faaliyet gösteren ALFA UAV Solutions tarafından geliştirilen sistem, özellikle yüksek katlı binalar, endüstriyel tesisler ve ulaşılması güç noktalardaki yangınlara kısa sürede müdahale edebilmesiyle dikkat çekti. Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerinin katılımıyla gerçekleştirilen tanıtımda, yangın söndürme dronu su taşıyan hortumla birlikte yaklaşık 100 metre yüksekliğe çıkarılarak uygulamalı olarak test edildi. ALFA Teknoloji ve ALFA Enerji Yapı Sistemleri Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Korkmaz, dron teknolojisinin bugüne kadar daha çok tarımsal ilaçlama, dış cephe temizliği ve farklı sektörlerde kullanıldığını belirterek, yangın söndürme alanında bu kapasitedeki bir sistemin Türkiye'de ilk kez uygulandığını söyledi. Korkmaz, geliştirdikleri sistemin 50 kilogram taşıma kapasitesine sahip olduğunu ve 100 metre yüksekliğe kadar yangına müdahale edebildiğini ifade ederek, "Daha yüksek irtifalara çıkabilecek ve özellikle orman yangınlarında görev alabilecek yeni modeller üzerinde de çalışmalarımız sürüyor" dedi. "Bir canlı eşittir bin canlı" Projeyi geliştirirken en büyük motivasyonlarının can kurtarmak olduğunu vurgulayan Korkmaz, yakın zamanda yaşanan Bolu Kartalkaya Otel yangını gibi olayların bu teknolojinin önemini ortaya koyduğunu belirtti. Korkmaz, "Yangın dünyanın her yerinde yaşanabilecek bir afet. Burada en önemli konu bir canı kurtarabilmek. Biz bu projeye 'Bir canlı eşittir bin canlı' anlayışıyla başladık. Eğer teknolojiyi İHA ve SİHA'larda bu kadar etkin kullanabiliyorsak, neden yangınla mücadelede de kullanmayalım diye düşündük" dedi. 10 saniyede müdahale edebiliyor Sistemin çalışma prensibi hakkında bilgi veren Korkmaz, normal kullanımda dronun doğrudan itfaiye aracına entegre edilen özel platformdan havalandığını söyledi. İtfaiye aracının su hattına bağlanan sistem sayesinde operatörün kumanda ile dronu yönlendirdiğini anlatan Korkmaz, "Bataryası takılıp komut verildiği anda yaklaşık 10 saniyede istenilen yüksekliğe ulaşabiliyor. Yangınlarda saniyeler hayati önem taşıyor. Merdiven kurulumu ve hazırlık süreci yerine çok kısa sürede müdahale imkanı sağlıyor. Dron üzerinde bulunan kamera sistemi sayesinde yalnızca söndürme değil keşif görevlerinin de yapılabiliyor. İçeride mahsur kalan kişi olup olmadığının tespit edilebilmesi, görüntülerin eş zamanlı olarak operasyon merkezine aktarılması da sağlanıyor" diye konuştu. Aylık 30 adet üretim kapasitesi Mersin'de üretim gerçekleştirdiklerini belirten Korkmaz, tesislerinde aylık yaklaşık 30 adet yangın söndürme dronu üretilebildiğini ifade etti. Talep doğrultusunda sistemlerin mevcut itfaiye araçlarına entegre edilebileceğini dile getiren Korkmaz, yerli üretim teknolojinin hem yurt içinde hem de yurt dışında kullanılabilecek seviyeye ulaştığını kaydetti. "İlk müdahalede önemli avantaj sağlayabilir" Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Bölge Amiri İlkay Okyay ise özellikle çatı ve dış cephe yangınlarında teknolojik çözümlerin önem kazandığını söyledi. Okyay, gelişen insansız hava araçlarını yakından takip ettiklerini belirterek, "Yerli ve uluslararası firmaların geliştirdiği sistemleri inceliyoruz. Bugün de ALFA UAV Solutions'ın geliştirdiği hava aracını uygulamalı olarak test ettik. Özellikle çatı ve cephe yangınlarında yangının büyümesini önlemek ve ilk müdahaleyi hızlandırmak açısından önemli bir teknoloji olduğunu değerlendiriyoruz" dedi. Yüksek katlardan orman yangınlarına kadar geniş kullanım alanı ALFA UAV Solutions tarafından geliştirilen sistem; yüksek katlı binalar, sanayi tesisleri, rafineriler, enerji santralleri, depolama alanları ve orman yangınları gibi ulaşılması güç bölgelerde ilk müdahaleyi hızlandırmayı hedefliyor. Geleneksel itfaiye merdivenlerinin erişemediği noktalarda görev yapabilen sistem, hem yangının büyümesini geciktirmeyi hem de itfaiye ekiplerinin güvenliğini artırmayı amaçlıyor. Uzmanlar, insansız hava araçlarının gelecekte yalnızca keşif amacıyla değil, aktif söndürme, termal görüntüleme, risk analizi ve arama-kurtarma faaliyetlerinde de itfaiye teşkilatlarının önemli destek unsurlarından biri olacağını değerlendiriyor.

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDE 50 ÇOCUK DOĞA İÇİN SAHNE ALDI Haber

NİLÜFER BELEDİYESİ’NDE 50 ÇOCUK DOĞA İÇİN SAHNE ALDI

Nilüfer Belediyesi ev sahipliğinde Bilecik Belediyesi Sanat Akademisi ve Elena Çekiç Müzik Akademisi iş birliğiyle orman yangınlarına karşı farkındalık konseri düzenlendi. Çocukların sahne aldığı program, piyano resitali ve koro performansı ile konukların beğenisini topladı. Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi, ‘Mavi Gezegen Piyano Farkındalık Konserleri’ne ev sahipliği yaptı. Orman yangınlarının yalnızca ağaçları değil; yaşam alanlarını, hatıraları ve geleceği nasıl tehdit ettiğinin ifade edildiği konserde, Bilecik Belediyesi Sanat Akademisi ve Elena Çekiç Müzik Akademisi’nin öğrencileri umudun sesi oldu. Salonun tamamen dolduğu etkinliği; Nilüfer Belediyesi Başkan Vekili Gökçe Güney, Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Meclis Üyesi Ata Erk Şanlı, Bilecik Belediyesi Başkanı Melek Mızrak Subaşı ve eşi Berat Subaşı, Başkan Yardımcıları Yaşar Külhan ve Bilen Gökten ile müze bağışçısı aileyi temsilen Fethiye Sanlıkol birlikte izledi. İki bölümden oluşan konserde yaklaşık 50 çocuk sahne alarak piyano resitalleri ve koro performanslarıyla yeteneklerini sergiledi. Sahne performanslarıyla konuklardan tam not alan minikler, izleyiciler tarafından uzun süre alkışlandı. Konserin sonunda konuşan Nilüfer Belediyesi Başkan Vekili Gökçe Güney, çocukları performanslarından dolayı kutlayarak, "Güzel çocuklarımız bizlere çok etkileyici bir akşam yaşattı. Böylesine anlamlı bir projeye ev sahipliği yapmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz" dedi. Programda konuşan Bilecik Belediye Başkanı Melek Mızrak Subaşı, Bilecik ve Lefkoşa’nın ardından Bursa’da çocuklarla bu yolculuğa devam etmekten mutluluk duyduğunu söyledi. Müzenin atmosferinden etkilendiğini belirten Subaşı, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve ekibine teşekkürlerini sundu. Bugünkü projenin çıkış noktasından da bahseden Subaşı, şunları söyledi: "Sanat akademimiz uzun yıllardır devam ediyordu ancak son dönemde yaşadığımız olumsuz orman yangınları sonrası ekibimle birlikte ‘Hadi bu ses çocuklardan yükselsin’ dedik. Doğa anaya duyduğumuz sevgiyi ritimlerimizle ve o neşeli sesimizle duyurmak istedik." Elena Çekiç Music Academy sahibi Elena Çekiç ise Türkiye’nin her yaz karşılaştığı yangın sorununa sanat yoluyla dikkat çekmenin önemine değindi. Çekiç, "Çocukların bu projeye katılmasıyla aslında hep birlikte yeni bir nesil yetiştiriyoruz. Onlara doğaya ve hayata karşı doğru değerleri aşılıyoruz" dedi.

İZMİR BÜYÜKŞEHİR'DEN AFETLERE KARŞI STRATEJİK MERKEZ Haber

İZMİR BÜYÜKŞEHİR'DEN AFETLERE KARŞI STRATEJİK MERKEZ

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, kenti afetlere karşı daha dirençli hale getirmek amacıyla teşkilatını güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda İzmir İtfaiyesi’nin 63’üncü istasyonu Şakran’da hizmete açıldı. Yeni merkez, yangın, arama kurtarma, sel, su baskını ve deprem gibi olaylara hızlı ve koordineli müdahale hedefiyle faaliyete başladı. STRATEJİK NOKTADA KONUMLANDI Aliağa Belediyesi’ne ait yerleşke içerisinde, Kuzey Bölge’nin 14’üncü istasyonu olarak tamamlanan Şakran İtfaiye İstasyonu, Aliağa ile Çandarlı istasyonları arasında stratejik bir noktada yer alıyor. Özellikle kırsal ve yarı kırsal alanlarda yaşanabilecek afet ve yangınlara erken müdahale amacıyla planlandı. ORMAN YANGINLARI RİSKİ DİKKATE ALINDI İtfaiye Planlama ve Destek Hizmetleri Şube Müdürü Erman Karademir, istasyonun yer seçiminin kapsamlı risk analizlerine dayandığını belirtti. Müdahale süreleri, nüfus hareketleri ve ormanlık alanlara yakınlık gibi kriterlerin dikkate alındığını ifade eden Karademir, özellikle yaz aylarında artan orman yangını riskinin bu yatırımı gerekli kıldığını vurguladı. Şakran İtfaiye İstasyonu’nun ev yangınları, trafik kazaları ve kurtarma olaylarının yanı sıra otluk alanlardan ormanlık alanlara sıçrayabilecek yangınlara müdahalede kritik rol üstleneceği bildirildi. DİKİLİ’YE YENİ VE DAYANIKLI BİNA İzmir Büyükşehir Belediyesi, Dikili’deki eski itfaiye binasının yerine afetlere dayanıklı ve modern bir bina kazandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. İki katlı olarak planlanan yeni tesiste 4 araçlık kapalı garaj, otopark, eğitim alanları, personel sosyal alanları ve basketbol sahası yer alacak. Binanın, büyük çaplı afet ve orman yangınlarında kesintisiz hizmet verebilecek teknik altyapıya sahip olacağı belirtildi. YENİ İSTASYONLAR YOLDA Afet ve yangın kapasitesini artırmayı hedefleyen İzmir Büyükşehir Belediyesi, Urla Gülbahçe, Bayındır Arıkbaşı, Menemen Ulukent ve Menderes Ahmetbeyli’de de yeni itfaiye istasyonlarını hizmete almak için çalışmalarını sürdürüyor.

MUĞLA ’DA 7 ORMAN YANGINI: 4’Ü SÖNDÜRÜLDÜ, 3’Ü SÜRÜYOR Haber

MUĞLA ’DA 7 ORMAN YANGINI: 4’Ü SÖNDÜRÜLDÜ, 3’Ü SÜRÜYOR

Muğla ’da dün akşam saatlerinden itibaren farklı bölgelerde başlayan orman yangınları kenti adeta alarma geçirdi. Yetkililer tüm ekipleri seferber ederken, vatandaşlar da yangın söndürme çalışmalarına gönüllü olarak katıldı. Gece boyunca büyük bir mücadele verilirken, 7 farklı noktada çıkan yangınlardan 4’ü kontrol altına alınarak söndürüldü. Ancak Milas’ta 2, Köyceğiz’de 1 olmak üzere toplam 3 orman yangını halen devam ediyor. İlk yangın saat 22.15 sıralarında Milas Akkovanlık ile Aydın’ın Çine ilçesine bağlı Soğukoluk köyü arasındaki ormanlık alanda çıktı. Rüzgarın şiddeti nedeniyle kısa sürede büyüyen alevlere orman ve itfaiye ekipleri müdahale ederken, bölge halkı da ekiplere destek verdi. Yangının geniş alana yayılmaması için yoğun çaba harcanıyor. İkinci yangın ise saat 22.35’te Fethiye Çalıca bölgesinde meydana geldi. Burada çıkan yangına ekipler hızlı bir şekilde müdahale etti ve büyümeden kontrol altına alındı. Gece ilerleyen saatlerde yangın ihbarları peş peşe geldi. Saat 23.37’de Milas’ın Kıyıkışlacık bölgesinde çıkan yangın, rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüdü. Orman ve itfaiye ekiplerinin yanı sıra çevre köylerden vatandaşlar da yangın söndürme çalışmalarına katıldı. Yangının kontrol altına alınabilmesi için çevre illerden de takviye ekipler bölgeye sevk edildi. Köyceğiz Akköprü Bozburun mevkiinde ise saat 00.36’da dördüncü yangın çıktı. Bu bölgedeki alevler de rüzgarın etkisiyle hızla yayıldı. Sabaha kadar süren çalışmalarda ekipler, yangını kontrol altına almak için yoğun çaba sarf etti. Gece boyunca Muğla’nın farklı noktalarından gelen yangın ihbarları endişeyi artırdı. Saat 00.42’de Muğla Merkez Dağpınar köyü yakınlarında çıkan yangın, ekiplerin hızlı müdahalesiyle büyümeden söndürüldü. Ardından saat 02.21’de Datça Reşadiye yakınlarında bir tarım arazisinde çıkan yangın da kontrol altına alındı. Son olarak saat 03.34’te Muğla Merkez Ortaköy yakınlarında çıkan yangın da yine ekiplerin yoğun mücadelesiyle kısa sürede söndürüldü. Gece boyunca karadan yürütülen çalışmalara sabahın ilk ışıklarıyla birlikte havadan da destek verilmeye başlandı. Helikopterler ve uçaklar, devam eden 3 büyük orman yangınında alevlerin kontrol altına alınması için yoğun şekilde su atışı yapıyor. Muğla’da vatandaşlar endişe içinde gelişmeleri takip ederken, yetkililer yangınların çıkış nedenlerinin araştırıldığını belirtti. Bölgedeki rüzgarın kuvvetli olması, söndürme çalışmalarını zorlaştırırken, ekipler hem karadan hem havadan müdahaleyi aralıksız sürdürüyor.

''ORMANLAR YANARKEN GREV KARARI ALINIR MI?'' Haber

''ORMANLAR YANARKEN GREV KARARI ALINIR MI?''

Bursa’da ve Türkiye’nin dört bir yanında Orman yangınları devam ederken, Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan'dan dikkat çeken grev kararını açıkladı. Aslan, 15 gün içinde bir çözüm olmadığı takdirde grev kararı alacaklarını belirtti. Türkiye'nin gözü orman yangınlarında. Bursa son yılların en büyük orman yangınlarından biriyle mücadele ediyor. Türkiye’nin dört bir yanından alevler yükselirken Öz Orman İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan'dan çarpıcı açıklamalar geldi. Yangında ölen, haklarını alamayan orman işçilerinin ardından Orman İş Sendikası başkanının yaptığı açıklama tepki aldığı kadar, işçileri grev kararı konusunda haklı bulan yorumlara da neden oldu. Açıklamasında iktidarın kamu işlerine önerdiği yüzde 16'lık zamma tepki gösteren Aslan, "Yıllık yüzde 35 enflasyonun olduğu yerde bu öneri kabul edilmez" demişti. ORMANLAR YANARKEN ORMAN İŞÇİLERİ GREVE HAZIRLANIYOR Aslan yaptığı yeni açıklamada 15 gün içinde bir çözüm olduğu takdirde orman yangınlarına rağmen greve gideceklerini duyurdu. Aslan şöyle konuştu: "15-20 güne bitmezse grev kararı almak durumundayız. Çünkü, 'Bu yangınların ortasında grev kararı alınır mı?' sorusu akıllara gelebilir. Çözüm orada görüyor. Çünkü siz grev kararı almazsanız yetkiniz düşüyor. 0'dan tekrar başlamanız gerekiyor. Dönüp üyenize ne diyeceksiniz? Yani siz bu kadar müzakerenin sonucunda anlaşamadınız, yetkinizi de düşürdünüz. Tekrar yetki alıp, tekrar başladığınız zaman üyenizin yüzüne hangi yüzle bakacaksınız? Dolayısıyla bu anlamda toplu iş sözleşmesi pazarlık masasında acilen bitirilmeli. Saha sıkıştı, grevler başlayacak. Grev hiçbir zaman amaç değildir. Grev bir sonuçtur."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.