#Pamukkale

- Pamukkale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pamukkale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DENİZLİ'DE ŞİFALI PANSİYONDA ŞÜPHELİ ÖLÜM: YAŞLI ÇİFT BANYODA ÖLÜ BULUNDU Haber

DENİZLİ'DE ŞİFALI PANSİYONDA ŞÜPHELİ ÖLÜM: YAŞLI ÇİFT BANYODA ÖLÜ BULUNDU

Denizli'nin Pamukkale ilçesindeki termal sularıyla ünlü Karahayıt Mahallesi'nde bir pansiyonda konaklayan Yaşariye Ünver (79) ile eşi Tahsin Ünver (80), odalarına yerleştikten iki gün sonra banyoda ölü bulundu. Çiftin kükürt gazından zehirlenmiş olabileceği değerlendirilirken, kesin ölüm nedenlerinin otopsi sonucunda belirleneceği bildirildi. Olay, Pamukkale ilçesine bağlı Karahayıt Mahallesi'ndeki bir pansiyonda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süre önce yurt dışından Türkiye'ye kesin dönüş yapan Yaşariye Ünver ile eşi Tahsin Ünver, iki gün önce Karahayıt'taki bir pansiyona yerleşti. Konakladıkları odaya girdikten sonra iki gün boyunca dışarı çıkmayan çiftten haber alınamaması üzerine pansiyon işletmecileri durumdan şüphelendi. Odayı kontrol etmek isteyen işletmeci, yaşlı çifti banyoda hareketsiz halde buldu. İKİ GÜN BOYUNCA ODALARINDAN ÇIKMADILAR Pansiyon işletmecisinin durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmesi üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. İhbarın ardından pansiyona ulaşan sağlık ekipleri, banyoda hareketsiz halde bulunan Yaşariye ve Tahsin Ünver'e müdahale etti. Yapılan kontrollerde 79 yaşındaki Yaşariye Ünver ile 80 yaşındaki Tahsin Ünver'in hayatını kaybettiği belirlendi. Çiftin ölümünün ardından pansiyonda olay yeri incelemesi başlatıldı. KÜKÜRT GAZINDAN ZEHİRLENME İHTİMALİ ARAŞTIRILIYOR Olay yerine gelen Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekipleri, çiftin bulunduğu banyoda ve konakladıkları odada inceleme yaptı. İlk incelemelerde yaşlı çiftin vücutlarında herhangi bir darp veya yara izine rastlanmadığı öğrenildi. Çiftin ölümüne ilişkin kükürt gazından zehirlenme ihtimali üzerinde durulduğu bildirildi. Ancak zehirlenme şüphesine ilişkin henüz kesin bir tespit yapılmadı. Ölümün gaz maruziyetinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının adli incelemeler sonucunda açıklığa kavuşması bekleniyor. CENAZELER OTOPSİ İÇİN ADLİ TIP KURUMUNA KALDIRILDI Cumhuriyet savcısının olay yerindeki incelemelerinin tamamlanmasının ardından Yaşariye ve Tahsin Ünver'in cenazeleri, otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu Denizli Grup Başkanlığı morguna götürüldü. Otopsi sonucunda çiftin kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi bekleniyor. Olayın yaşandığı pansiyonda ölüm nedenine ilişkin incelemeler sürerken, gaz zehirlenmesi ihtimalinin araştırıldığı öğrenildi. UŞAK'TA TOPRAĞA VERİLECEKLER Yaşariye ve Tahsin Ünver çiftinin cenazelerinin, otopsi işlemlerinin ardından memleketleri Uşak'ın Sivaslı ilçesine götürülmesi planlanıyor. Çiftin, 9 Ekim'de düzenlenecek cenaze töreninin ardından Sivaslı'da toprağa verilmesinin beklendiği bildirildi. Yaşlı çiftin pansiyon odasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma başlatılırken, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi için otopsi sonuçları bekleniyor.

DENİZLİ'DE ÖLÜMLÜ KAZADA SÜRÜCÜ ADLİ KONTROLLE SERBEST Haber

DENİZLİ'DE ÖLÜMLÜ KAZADA SÜRÜCÜ ADLİ KONTROLLE SERBEST

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan Acunsöz'ün otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybettiği kazaya ilişkin "taksirle öldürme" suçundan soruşturulan sürücü Y.Z. hakkında adli kontrol kararı verildi. Kaza tespit tutanağında sürücünün tam kusurlu, Acunsöz'ün ise kusursuz olarak değerlendirildiğini belirten aile, tutuklama talebinin reddedilmesine tepki gösterdi. Kaza, 24 Ağustos 2026'da Pamukkale ilçesi Siteler Mahallesi Doğan Demircioğlu Caddesi'nde meydana geldi. Yaya olarak caddenin karşısına geçmeye çalışan Arzu Acunsöz'e (32), sağ şeritte ilerleyen belediye otobüsünün yanından sol şeritte seyreden otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan ve özel bir hastanede insan kaynakları uzmanı olarak görev yaptığı belirtilen Acunsöz, kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. KAZA ANI KAMERALARA YANSIDI Bölgedeki güvenlik kameraları ile olay sırasında yolda bulunan belediye otobüsünün iç kamerasından elde edilen görüntülerde, Acunsöz'ün karşıya geçmeden önce yolun orta refüjünde yaklaşık 5 saniye beklediği ve soldan gelen trafiği kontrol ettiği görüldü. Görüntülere göre Acunsöz, daha sonra karşıya geçmeye çalıştığı sırada sağ şeritteki belediye otobüsünün yanından sol şeritte ilerleyen otomobilin çarpması sonucu yaralandı. KAZA TESPİT TUTANAĞINDA SÜRÜCÜ TAM KUSURLU DEĞERLENDİRİLDİ Trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında, otomobili kullanan 19 yaşındaki Y.Z'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-A maddesinde düzenlenen "şerit izleme ve değiştirme kuralına riayet etmemek" hükmünü ihlal ettiği belirtildi. Tutanakta sürücü Y.Z. kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olarak değerlendirilirken, Acunsöz'e herhangi bir kusur atfedilmedi. SÜRÜCÜ ❝KAZAYI ÖNLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİ❞ SAVUNMASI YAPTI Kazanın ardından gözaltına alınarak savcılıkta ifadesi alınan Y.Z, olay sırasında yaklaşık 40 kilometre hızla ilerlediğini öne sürdü. Acunsöz'ün aniden yola çıktığını savunan Y.Z, yayayı fark ettiği anda direksiyonu kırarak fren yaptığını ancak aradaki mesafenin yetersiz olması nedeniyle kazayı önleyemediğini ileri sürdü. Şüphelinin avukatları ise olay yerine yakın bir yaya geçidi bulunduğunu ancak Acunsöz'ün burayı kullanmadığını belirterek kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımına itiraz etti. Müdafiler ayrıca görüntülerde yer alan belediye otobüsünün duraklama noktasında durmadığını savundu. SAVCILIK TUTUKLANMASINI TALEP ETTİ Cumhuriyet savcılığı, Y.Z'yi "taksirle öldürme" suçlaması kapsamında tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk etti. 25 Ağustos'ta Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan şüphelinin tutuklanması talebi reddedildi. Hakimlik kararında, şüpheliye isnat edilen suç yönünden kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğunu ve tutuklama sebeplerinin oluştuğunu değerlendirdi. Bununla birlikte hakimlik, tutuklama tedbiriyle sağlanacak yararın adli kontrol hükümleriyle de elde edilebileceği gerekçesiyle şüphelinin tutuklanmasına yer olmadığına karar verdi. Y.Z. hakkında her hafta pazar günü bulunduğu yerdeki kolluk birimine başvurarak imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde iki adli kontrol tedbiri uygulandı. AİLE KARARA TEPKİ GÖSTERDİ Acunsöz'ün ailesi, kaza görüntüleri ve trafik ekiplerince hazırlanan tutanağı gerekçe göstererek şüphelinin tutuksuz yargılanmasına tepki gösterdi ve hukuki süreci takip edeceklerini bildirdi. Ailenin avukatı Poyraz, ❝Her şeyin kamera kayıtları ve polis tutanakları ile açıkça ortada olduğu bir olayda kızımızın ölümüne sebep olan kişinin serbest bırakılması hiçbir vicdanın kabul edebileceği bir karar değildir. Kızımızın acısını yaşarken verilen bu karar bizi derinden yaraladı. Devlet büyüklerimizden konuyla ilgilenmelerini ve adaletin tecellisini istiyoruz.❞ ifadelerini kullandı.

DENİZLİ’DE DOĞUMDA HAYATINI KAYBEDEN ANNE VE BEBEĞİ YAN YANA TOPRAĞA VERİLDİ Haber

DENİZLİ’DE DOĞUMDA HAYATINI KAYBEDEN ANNE VE BEBEĞİ YAN YANA TOPRAĞA VERİLDİ

Denizli’de özel bir hastanede sezaryen doğumun ardından yaşanan ihmal iddiaları sonrası hayatını kaybeden Gamze Doğan ile Güney adı verilmesi planlanan yenidoğan bebeği yan yana toprağa verildi. Baba Mehmet Doğan, bebeğinin tabutunu kucağında mezara taşırken, bebek için alınan doğum kundağının mezar taşına sarılması cenazede duygusal anlara neden oldu. Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından anne Doğan ile bebeğinin cenazeleri ailesine teslim edildi. Pamukkale ilçesine bağlı Develi Mahallesi’nde düzenlenen cenaze törenine aile yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Anne ve bebeğinin cenazeleri ilk olarak evlerinin önüne götürüldü ve burada helallik alındı. Baba Doğan, helallik sırasında ilk çocuğu olan oğlu Kuzey’i kucağından indirmedi. BEBEĞİNİN TABUTUNU KUCAĞINDA TAŞIDI Yoğun katılım nedeniyle cenaze namazı Develi Mahallesi Futbol Sahası’nda kılındı. Namazın ardından anne ve bebeğinin cenazeleri mahalle mezarlığına götürüldü. Baba Doğan, Güney adını vermeye hazırlandığı bebeğinin tabutunu kucağına alarak kabrin başına kadar taşıdı. Anne ve bebeği, dualar ve gözyaşları eşliğinde yan yana toprağa verildi. DOĞUM KUNDAĞI MEZAR TAŞINA SARILDI Cenazede dikkati çeken ayrıntılardan biri de aile tarafından bebek için alınan doğum kundağı oldu. Bebeğin dünyaya gelişi için hazırlanan kundak, defin işlemlerinin ardından bebeğin mezar taşına sarıldı. Anne Doğan ve bebeğinin özel hastanedeki doğum sürecinde ihmal sonucu yaşamlarını yitirdiği iddiasıyla baba Doğan, hastane, doktorlar ve sorumluluğu bulunduğunu öne sürdüğü personel hakkında daha önce şikayetçi olmuştu.

DENİZLİ'DE SAĞLIKLI ANNE VE BEBEĞİNİN ÖLDÜĞÜ DOĞUMDA İHMAL İDDİASI Haber

DENİZLİ'DE SAĞLIKLI ANNE VE BEBEĞİNİN ÖLDÜĞÜ DOĞUMDA İHMAL İDDİASI

Denizli'de ikinci çocuğuna hamile olan Gamze Doğan ile bebeği, doğum için gittikleri özel hastanede yaşamını yitirdi. Doğum öncesinde anne ve bebeğin durumunun iyi olduğunu belirten baba Mehmet Doğan, sezaryenin ardından bebeğinin ölü doğduğunu, eşinin ise durumu ağırlaştıktan sonra başka bir hastaneye sevk edildiğini söyledi. Doğan, ihmal iddiasıyla özel hastane, doktorlar ve sorumluluğu bulunduğunu düşündüğü personel hakkında şikayetçi oldu. Denizli'de doğuma sağlıklı giren eşi ve çocuğunu ihmaller zinciri sonrası hayatını kaybettiğini iddia eden Mehmet Doğan, yaşadıkları süreci gözyaşlarıyla anlattı. Bir erkek çocuğu olan Gamze Doğan, ikinci hamilelik sürecindeki tüm kontrollerini Pamukkale ilçesinde faaliyet gösteren özel bir hastanede yaptırdı. 23 Ağustos gecesi saat 04.00 sıralarında sancılarının artması üzerine Gamze Doğan, eşi Mehmet Doğan ile birlikte hastaneye gitti. Yapılan ilk kontrollerde anne ve bebeğin durumunun iyi olduğu tespit edildi. Sezaryen doğum yapmayı planlayan aileye, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı S.G. tarafından, bebeğin doğum kanalına girmesi halinde sezaryenin zorlaşabileceği ve 28 Ağustos için planlanan doğumun hemen o gün yapılmasının daha uygun olacağı söylendi. Doktorun tavsiyesi üzerine aile öneriyi kabul etti ve anne doğuma alındı. DOKTORLAR BİRBİRLERİ İLE ÇELİŞTİ Normal süresinden uzun süren ameliyatın ardından Kadın Doğum Uzmanı S.G., aileyi bilgilendirerek annenin durumunun iyi olduğunu ancak bebeğin solunum sorunu yaşadığını ve çocuk doktorunun müdahale ettiğini ifade etti. Kısa süre sonra aileye bilgilendirme yapan çocuk doktoru ise bebeğin mor ve cansız şekilde doğduğunu açıkladı. İMKANLARI YETERSİZ DENİLEREK BAŞKA HASTANEYE SEVK EDİLDİ Doğum sonrası normal odaya alınan Gamze Doğan, yarı baygın halde şiddetli ağrı ve sancı hissettiğini belirtti. Ailenin iddiasına göre, hemşireler yalnızca serum ve ilaç takviyesi uygulayarak süreci takip etti. Ancak bir süre sonra Gamze Doğan'ın el ve ayaklarında morarmalar oluştuğu ve doğum sonrası kanamasının yüksek seviyede olduğu görüldü. Solunumu da zorlaşan anne için aile üyelerinin tepkisi üzerine odaya gelen nöbetçi doktor ve anestezi uzmanı, kanamanın fazla olduğunu belirterek hastayı entübe edeceklerini bildirdi. Burada Gamze Doğan için bir süre tedavi yöntemleri denenmesinin ardından durumu hızla ağırlaşan Gamze Doğan için hastane yetkilileri imkanların yetersiz olduğunu ifade ederek PAÜ Hastanesine sevk kararı aldı. Ambulansla Pamukkale Üniversitesi Hastanesine kaldırılan Gamze Doğan'a burada yoğun kan takviyesi yapıldı ve diyaliz tedavisi uygulandı. Ancak üniversite hastanesindeki doktorların tüm çabalarına rağmen anne Gamze Doğan da yaşam mücadelesini kaybetti. ACILI BABA HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATTI Hem bebeğini hem de eşini kaybeden acılı baba Mehmet Doğan, ilk müdahalenin yapıldığı özel hastane, doktorlar ve ihmali bulunan tüm personel hakkında emniyete giderek şikayetçi oldu. Doktorların kendileri ile ilgilenmediğini ifade eden Mehmet Doğan, "Eşimle birlikte sürekli gittiğimiz Özel Cerrahi Hastanesine vardığımızda ilk olarak NST'ye bağladılar. Bebeğin kalp atışlarının normal olduğunu ve kasılmaların yaşanabileceğini belirttiler. Yatışımız yapıldı ve NST verileri doktorumuza iletildi. Doğum doktorumuz S.G. bana, "Çocuk kanala girerse sezaryenimiz zor olur, bir an önce almakta fayda var" diyerek 28 Ağustos'ta planlanan doğumu öne çekmeyi önerdi. Saat 06.48'de sezaryene karar verdik. Ancak doktor ne ultrasonla çocuğun hareketine baktı ne de kanala girip girmediğini kontrol etti. İlk çocuğumda sezaryen yaklaşık yarım saat sürmüştü. Bu kez 1,5 saat geçmesine rağmen haber çıkmadı. Sonunda çıkan doktor S.G., "Bebeğin solunumunda problem var, çocuk doktorumuz ilgileniyor" dedi. Kendisine, "NST'de çocuğun kalp atışları iyiydi, anne karnında yaşıyordu. Solunum sorunu olan bebeğin grafiğinde problem olmaz mı?" diye sordum. Yaklaşık yarım saat sonra çıkan çocuk doktoru ise tüm müdahalelere rağmen bebeğimin ölü doğduğunu söyledi" dedi. İMKANLARI YETERSİZ OLDUĞU İÇİN BAŞKA HASTANEYE SEVK EDİLMİŞ Eşinin durumunun ağırlaşmasına rağmen doktorların son ana kadar ilgilenmediğini ifade eden Mehmet Doğan, "Odaya getirilen eşimin durumu ise giderek ağırlaştı. Elleri, ayakları, tırnakları buz gibiydi ve kanı çekilmiş gibi morarmıştı. Hemşireler serum takıp durumun normal olduğunu söyleseler de eşimin nefes almakta zorlandığını hissettim. Hastanede adeta feryat edip tepki gösterdikten sonra doktorlar yanımıza geldi. Anestezi uzmanı, solunumu kontrol altına almak için eşimi entübe edeceğini ve tomografi çekileceğini söyledi. Bu sırada saat 12.00 olmuştu. Ben artık doktorların gelip ilgilenmesi için bağırmaya tartışmaya başladım. Hastanedekiler Beyaz Kod verdi. Eşimin durumundan şüphelenerek polise haber verdim. Bebeğimin otopsisi için Adli Tıp Kurumunda beklerken, hastaneden eşimin Hematoloji Bölümü yetersizliği nedeniyle Pamukkale Üniversitesi Hastanesine sevk edileceği haberi geldi" diye konuştu. "BENİM GÖZÜMDE O DOKTOR DEĞİL, BİR KATİL" Başkalarının da canlarını yanmaması için mücadelesini sürdüreceğini ifade eden Mehmet Doğan, "PAÜ Hastanesine ulaştığımızda doktorlar eşimin durumunun son derece kritik olduğunu ifade ettiler. Böbreklerinin işlevini yitirdiğini, vücudun kan tutmadığını ve kanamanın durmadığını belirterek sürekli kan takviyesi yaptılar. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen eşimi kaybettim. Ölüm Allah'ın emri ancak o noktaya gelene kadar doktorların ellerinden geleni yapması gerekiyordu. Bana göre doktor görevini ihmal etti. Canım yandı, başka kimsenin canı yanmasın. Doktor değil de benim gözümde katil" şeklinde konuştu. "AİLE BAĞIRIP ÇAĞIRINCAYA KADAR HİÇBİR ALLAH'IN KULU DOKTOR GELMEDİ" Hastane tarafından çok fazla ihmaller olduğunu vurgulayan Gamze Doğan'ın kuzeni Arzu Ekizkurt ise Mehmet bizi arayıp, "Ölü doğum yaptı" dedi. Biz hastaneye geldiğimizde Gamze'nin bilinci böyle hafif hafif geliyor gibiydi. İki koluna da iki damar yolunu açtılar. "Niye bu kadar çok açıyorsunuz" diye sorduk. "Eğer olağanüstü bir olay olursa müdahale ederiz" dediler. Bacağına da iğne vurdular, serumun içine iğne koydular. Bunlar ne dedik? "Mide bulantısı için" dediler, "Ağrı kesici" dediler. Daha sonra Gamze'nin eline baktığımızda parmak uçları morardı. Hemşireyi çağırdık. "Parmak uçları morarıyor" dedik. Geldiler. Onlara bakarken zaten eşi de geldi o sırada. Gamze'nin bilinci kayboldu o sırada. Odayı elektroşoklara geldi ama o vakte kadar aile bağırıp çağırıncaya kadar hiçbir Allah'ın kulu doktor gelmedi. Hemşire yardımcısı hemşire geldi gitti. Anestezi uzmanı geldi, o baktı. Ondan sonra bizi oradan çıkardılar, salonu boşalttılar, entübe ettiler. İçeriye girildi, genel anestezi alındı ve eşini içeri almadılar. Çok ihmal var. Hiçbir doktor gelip bakmadı ve Üniversite Hastanesinden "Bu işin peşini bırakmayın" dediler bize" ifadelerini kullandı.

BARO BAŞKANI OPERASYONUNDAN DETAYLAR! İŞTE EVDEN ÇIKANLAR Haber

BARO BAŞKANI OPERASYONUNDAN DETAYLAR! İŞTE EVDEN ÇIKANLAR

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında, aralarında Denizli Baro Başkanı Ufuk Kök'ün de bulunduğu 12 avukat gözaltına alındı. İddiaya göre, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı ile 112 Acil Çağrı Merkezi'ne yapılan ihbarlar üzerine, bazı avukatların uyuşturucu madde kullandıkları ve bu maddeleri temin ederek yakın çevreleriyle birlikte tükettikleri yönünde bilgiler ulaştı. İhbarların ardından başlatılan soruşturma kapsamında, Denizli İl Jandarma Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Pamukkale ve Merkezefendi ilçelerinde belirlenen 21 adrese eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda, aralarında Denizli Baro Başkanı Ufuk Kök'ün de bulunduğu 12 avukat gözaltına alındı. Şüphelilerin ev, iş yeri, araçları ile barodaki çalışma alanlarında arama yapıldı. ARAMALARDA ÇEŞİTLİ MATERYALLER ELE GEÇİRİLDİ Soruşturma kapsamında gerçekleştirilen aramalarda çeşitli miktarlarda uyuşturucu madde ve suç unsuru olduğu değerlendirilen materyallerin ele geçirildiği bildirildi. Yetkililerden alınan bilgilere göre, aramalarda; Esrar maddesi,Sentetik ecza hapları,Kenevir tohumu,Kenevir bitkileri,Uyuşturucu kullanımına ilişkin aparatlar,İklimlendirme ekipmanları,Ruhsatsız av tüfeği ele geçirildi. Baro Başkanı Ufuk Kök'ün ikametinde de bir miktar esrar maddesi bulunduğu öne sürüldü. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Gözaltına alınan şüpheliler, işlemleri için jandarma birimlerine götürüldü. Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

OTOMOBİLDEN YOL KENARINA ATILAN KADIN BÖYLE YARDIM İSTEDİ Haber

OTOMOBİLDEN YOL KENARINA ATILAN KADIN BÖYLE YARDIM İSTEDİ

Denizli’nin Pamukkale ilçesinde gece saatlerinde otomobilden yol kenarına bırakılan bir kadın, yardım çığlıklarını duyan vatandaş sayesinde fark edilerek hastaneye kaldırıldı. Olay anı güvenlik kameralarına yansıdı. OTOMOBİLDEN ATIP KAÇTI Olay, Pamukkale ilçesi Zeytinköy Mahallesi 5075 Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, plakası henüz belirlenemeyen bir araç gece saatlerinde sokağa geldi. Araçtaki bir kişi, yanında bulunan kadını araçtan indirerek yol kenarına bıraktıktan sonra kısa süre durdu ve ardından hızla olay yerinden uzaklaştı. YARDIM ÇIĞLIKLARI VATANDAŞI HAREKETE GEÇİRDİ Yol kenarında bırakılan kadının yardım çığlıklarını duyan bir vatandaş, durumu fark ederek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. HASTANEYE KALDIRILDI Sağlık ekipleri tarafından olay yerinde ilk müdahalesi yapılan kadın, ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kadının sağlık durumuna ilişkin detaylı bilgi paylaşılmadı. O ANLAR KAMERADA Yaşananlar çevredeki güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, aracın sokağa gelişi, kadının araçtan bırakılması ve aracın hızla uzaklaşması yer aldı. Ayrıca yardım çığlıklarını duyan vatandaşın ihbarda bulunduğu anlar da kaydedildi. SORUŞTURMA BAŞLATILDI Polis ekipleri, olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Şüpheli veya şüphelilerin kimliğinin belirlenmesi için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

EV SAHİBİNDEN 50 GÜNDE BİR KONTROL ŞARTLI KİRALIK DAİRE Haber

EV SAHİBİNDEN 50 GÜNDE BİR KONTROL ŞARTLI KİRALIK DAİRE

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde, 3+1 dairesini aylık 35 bin liraya kiraya vermek isteyen bir ev sahibi, ilan sitesine yüklediği 26 maddelik kriter listesiyle sosyal medyada gündem oldu. Ev sahibinin "her 50 günde bir ev kontrol'ü", "tezgâh ıslak bırakılmasın" ve "yalnızca resmi nikâhlı memur aile" gibi talepleri, "aşırı kuralcı" bulunarak kamuoyunda tepki çekti. ÜÇ SAYFALIK ŞARTNAME: “TEZGÂH ISLAK KALMAYACAK” İlandaki şartlar arasında öne çıkan bazı maddeler şunlar oldu: Ev sadece resmi nikâhlı çiftlere kiralanabilecek. Kiracı ailesinde en az bir memur bulunması şart. En fazla bir çocuklu ailelere izin veriliyor. Evde sigara içilmesi kesinlikle yasak. Mutfakta tezgâhın ıslak bırakılmaması, kirli bulaşık bırakılmaması isteniyor. Tüm eşyalarda zemin koruyucu keçe zorunluluğu bulunuyor. Eşyaların duvarla temas etmemesi gerekiyor. Ev sahibinin her 50 günde bir 15 dakikalık kontrol hakkı bulunuyor. Sosyal medya kullanıcıları ve kiracılar, bu şartları "özel hayatın sınırlarını ihlal eden", "baskıcı" ve "aşırı detaycı" olarak nitelendirdi. TEPKİLER: “KİRACI PARASINI ÖDÜYORSA, KISITLAYAMAZSIN” Kendisinin de ev sahibi olduğunu belirten Mustafa Nak, ilanla ilgili görüşünü şu sözlerle dile getirdi: "Kiracı parasını veriyorsa her alanda kısıtlayamazsın. Temel kurallar olabilir ama bu kadar detaylı ve baskıcı şartlar çok yanlış." Denizli Ticaret Odası Meclis Divan Katibi ve aynı zamanda emlak ofisi sahibi olan Volkan Gürsoy ise ilanın serbest piyasa içinde kabul edilebilirliğine dair şu değerlendirmeyi yaptı: "Mal sahibi bazı taleplerde bulunabilir ancak Kat Mülkiyeti Kanunu'nu aşmamak gerekir. Bu ilan, geçmişte yaşadığı kötü deneyimlerden kaynaklanmış olabilir. Ancak böylesi olaylar, yetkili emlak firmaları ve sözleşmelerle önlenebilir."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.