#Psikolojik Baskı

- Psikolojik Baskı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Psikolojik Baskı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ALEYNA KALAYCIOĞLU KUNDAKÇI CİNAYETİNİN DETAYLARINI ANLATTI Haber

ALEYNA KALAYCIOĞLU KUNDAKÇI CİNAYETİNİN DETAYLARINI ANLATTI

Futbolcu Kundakçı’nın hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifade veren şarkıcı Kalaycıoğlu’nun emniyet ifadesi ortaya çıktı. Aleyna Kalaycıoğlu, olay öncesi ilişkisini, tehdit iddialarını ve olay anını ayrıntılarıyla anlattı. Futbolcu Kundakçı’nın hayatını kaybettiği silahlı olaya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şarkıcı Kalaycıoğlu’nun emniyette verdiği ifade, olayın arka planına dair önemli bilgiler içerdi. “KUNDAKÇI’YI ESKİ ERKEK ARKADAŞIM ARACILIĞIYLA TANIYORDUM” Kalaycıoğlu, ifadesinde Kundakçı’yı eski erkek arkadaşı Canbay aracılığıyla tanıdığını belirterek, aralarında samimi bir ilişki olduğunu ancak bunun sınırlı düzeyde kaldığını söyledi. "Bazen bana yardımcı olurdu, ulaşım işlerimde destek verirdi. Futbola çok düşkündü, iyi bir kulübe transfer olmak istiyordu" diyen Kalaycıoğlu, Kundakçı’nın sabıkasının olmadığını ve silah taşıdığına hiç şahit olmadığını öne sürdü. “ŞİDDET VE TEHDİT GÖRDÜM” İfadesinde eski erkek arkadaşı Canbay ile ilişkisine geniş yer veren Kalaycıoğlu, ilişkinin zamanla “toksik” bir hal aldığını belirtti. Kalaycıoğlu, "Psikolojik baskı, tehdit ve kısıtlamalara maruz kaldım. Beni sektörden silmekle tehdit ediyordu. Köpeklerimi alıkoydu, şarkılarımı kaldıracağını söyledi" ifadelerini kullandı. Zaman zaman fiziksel şiddet gördüğünü de iddia eden Kalaycıoğlu, annesiyle görüşmesinin dahi engellendiğini, bu nedenle aile içinde de ciddi sorunlar yaşandığını anlattı. EVDEKİ ORTAM VE GERİLİM Kalaycıoğlu, birlikte yaşadıkları evde sürekli farklı kişilerin bulunduğunu, bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirterek, "Evde sürekli yabancı kişiler kalıyordu. Bu durum beni huzursuz ediyordu" dedi. İlişkide yaşanan bu sorunların zamanla büyüdüğünü ifade eden Kalaycıoğlu, sık sık tartışmalar yaşandığını ve psikolojik olarak yıprandığını dile getirdi. YENİ İLİŞKİ VE GERİLİMİN ARTMASI Kalaycıoğlu, olaydan kısa süre önce Kadayıfçıoğlu ile tanıştığını ve yeni bir ilişkiye başladığını belirtti. Bu durumu eski erkek arkadaşından gizlediğini ifade eden Kalaycıoğlu, "Bana ‘Bir ilişkin varsa seni de kendimi de öldürürüm’ dediği için kimseye söylemedim" dedi. OLAY GÜNÜ: “ARACI GÖRÜNCE ÇOK KORKTUM” Olay günü stüdyoda bulunduğunu anlatan Kalaycıoğlu, eski erkek arkadaşının bölgeye geldiğini öğrendiğinde büyük korku yaşadığını belirtti. "Araç plakasını duyunca onun geldiğini anladım. Bana zarar vermek için geldiğini düşündüm" diyen Kalaycıoğlu, bu nedenle stüdyoya gitmekten kaçındığını ifade etti. “TARTIŞMA ÇIKTI, SİLAH PATLADI” Yaşanan son anlara ilişkin Kalaycıoğlu, taraflar arasında çıkan tartışmanın kısa sürede büyüdüğünü söyledi. "Cam açıldıktan sonra tartışma çıktı. Silah uzatıldı. Karşı taraf elini tutunca silah patladı" ifadelerini kullanan Kalaycıoğlu, olayın ardından büyük panik yaşadığını ve ağlamaya başladığını belirtti. Kalaycıoğlu, kısa süre sonra araçtan indirildiğini ve olay yerinden taksiyle uzaklaştığını ifade etti. SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRÜYOR Kundakçı’nın hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturmanın çok yönlü sürdüğü, şüphelilerin ifadeleri ve elde edilen deliller doğrultusunda sürecin titizlikle yürütüldüğü öğrenildi. Yetkililerden yapılacak resmi açıklamaların ardından olayın tüm yönleriyle netlik kazanması bekleniyor.

TÜM BEL-SEN’DEN BALÇOVA'YA ÇAĞRI: O YAZIYI GERİ ÇEKİN! Haber

TÜM BEL-SEN’DEN BALÇOVA'YA ÇAĞRI: O YAZIYI GERİ ÇEKİN!

Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, Balçova Belediyesi’nde personele yönelik gönderilen; çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizlerini konu alan yazı hakkında belediye yönetimine çağrıda bulundu. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz, Balçova Belediyesi tarafından personele yönelik gönderilen; çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizlerini konu alan yazı hakkında açıklama yaptı. Söz konusu yazıda; çalışanların kişisel mali durumlarının, kurumsal ve idari bir sorun gibi ele alındığı; borçlanma ve haciz süreçlerinin disiplin ve idari boyutlarla ilişkilendirildiği açıkça görülmektedir. Bu yaklaşım, çalışanlar üzerinde baskı ve suçluluk algısı oluşturmakta; emeğiyle geçinen kamu çalışanlarını hedef alan bir dil içermektedir. Öncelikle ifade etmek isteriz ki; çalışanların borçlanma durumları ve maaş hacizleri özel hayata ilişkin kişisel veriler kapsamındadır. Bu bilgilerin genelleştirilerek idari bir yazıya konu edilmesi; Anayasa’nın 20. maddesi, ilgili mevzuat ve kişisel verilerin korunması ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Ayrıca, borçlanma ya da maaşa haciz uygulanması; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca bir disiplin suçu değildir. Bu durumun disiplin süreçleriyle ilişkilendirilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi, çalışanlar üzerinde psikolojik baskı yaratmaktadır. Buradan açıkça belirtmek isteriz ki; belediyede görev yapan emekçilerin önemli bir bölümünün borçlanmak zorunda kalmasının asıl nedeni, başta Sosyal Denge Tazminatı olmak üzere, toplu sözleşmeden doğan hak ve alacakların uzun süredir ödenmemesidir. Kendi yükümlülüklerini yerine getirmeyen bir idarenin, ortaya çıkan mağduriyetin sonuçlarını çalışanlara yüklemesi kabul edilemez. Belediyecilik anlayışı; çalışanı borçlanmamaya çağırmakla değil, emeğinin karşılığını zamanında ve eksiksiz ödemekle başlar. Personelin ekonomik sorunlarının çözümü; uyarı yazılarıyla değil, hak edilmiş ödemelerin derhal yapılmasıyla mümkündür. Bu nedenle buradan kamuoyuna ve Balçova Belediyesi yönetimine açıkça çağrıda bulunuyoruz: Personelin kişisel mali durumunu konu alan ve baskı unsuru içeren söz konusu yazı derhal geri çekilmelidir. Çalışanların borçlanmasına yol açan başta Sosyal Denge Tazminatı olmak üzere, tüm toplu sözleşme alacakları gecikmeksizin ödenmelidir. Aksi yöndeki uygulamaların sürmesi halinde, sendikal, hukuki ve yargısal tüm haklarımızı kullanacağımız bilinmelidir. Bizler borçla değil, hakkımızla yaşamak istiyoruz. Emekçiyi baskılayan değil, emeği koruyan bir belediyecilik anlayışı talep ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Nihat Filiz Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı

MÜGE ANLI'DA GÜNDEMİ SARSAN DOSYA: ÜFÜRÜKÇÜ DİYAP KİMDİR? Haber

MÜGE ANLI'DA GÜNDEMİ SARSAN DOSYA: ÜFÜRÜKÇÜ DİYAP KİMDİR?

ATV ekranlarında yayınlanan ve Türkiye’nin en çok izlenen gündüz kuşağı programlarından biri olan Müge Anlı ile Tatlı Sert, son haftalarda kamuoyunun gündemine oturan dikkat çekici bir dosyayla izleyici karşısına çıkıyor. Programda Üfürükçü Diyap olarak bilinen Diyap Diyapoğlu ile ilgili iddialar ve genç bir kadının akıbeti, sosyal medyada da büyük yankı uyandırdı. Peki Diyap Diyapoğlu kimdir, nerelidir? Sümeyra Öztürk olayı nedir ve son durum ne? ÜFÜRÜKÇÜ DİYAP KİMDİR? Gerçek ismi Diyap Diyapoğlu olan şahıs, programda kendisini “manevi ilimlere sahip biri” olarak tanıtmaktadır. Ledün ilmi ile ilgilendiğini öne süren Diyap Diyapoğlu, zaman zaman kendisini “Hızır Aleyhisselam’ın kardeşi” olarak da tanımlıyor. Ağzından sık sık dua ve dini referanslar içeren cümleler dökülen Diyap, bu iddiaları nedeniyle kamuoyunda "üfürükçü" lakabıyla anılmaya başlandı. Ancak bu manevi kimlik iddiası, beraberinde çok ciddi ithamları da getirdi. Programda günlerdir işlenen dosyada, Diyapoğlu’nun kendisini inançlı ve bilgili bir kişi olarak tanıtarak insanları psikolojik baskı altına aldığı ve manipüle ettiği ileri sürülüyor. Özellikle genç kadınlarla kurduğu ilişkilere dair ortaya çıkan detaylar, kamu vicdanında büyük bir rahatsızlık yarattı. DİYAP DİYAPOĞLU NERELİ? Diyap Diyapoğlu’nun memleketine dair açık ve resmi bir bilgi bulunmamakla birlikte, İstanbul'da yaşadığı ve çalışmalarını burada sürdürdüğü bilinmektedir. Şahsi geçmişi, doğum yeri ya da ailesine dair bilgiler kamuoyuyla henüz paylaşılmadı. Bu durum, hakkında daha fazla araştırma yapılmasına ve çeşitli spekülasyonların ortaya çıkmasına neden oluyor. SÜMEYRA ÖZTÜRK OLAYI NEDİR? Programda sık sık adı geçen Sümeyra Öztürk, 27 yaşında genç bir kadın. Ailesi tarafından kayıp başvurusu yapılan Sümeyra'nın, uzun süredir Diyap Diyapoğlu ile temas halinde olduğu ve onun etkisi altına girdiği iddia edildi. Ailesi, Sümeyra’nın Diyap tarafından evlilik vaadiyle kandırıldığını, manevi öğretiler ve “sırlar” üzerinden baskıya maruz kaldığını öne sürdü. Özellikle programda aktarılan “Benimle evlenirsen sırlara erişebilirsin” gibi ifadeler, hem stüdyoda hem de izleyici nezdinde büyük tepki çekti. İddialara göre, Diyap Diyapoğlu genç kadını ailesinden kopararak kendi etki alanına aldı. OLAYDA SON GELİŞME NE? Müge Anlı ile Tatlı Sert programında geçtiğimiz günlerde çok konuşulan bir gelişme yaşandı. Sümeyra Öztürk, canlı yayına Diyap Diyapoğlu ile birlikte gelerek sessizliğini bozdu. Ailesine ve kamuoyuna hitaben yaptığı açıklamada, Diyap ile birlikte olduğunu doğruladı ancak bu ilişkinin baskı içerip içermediğine dair net bir açıklama yapmadı. Sümeyra’nın açıklamaları, ailesi tarafından ikna edici bulunmazken, Müge Anlı da konunun detaylarının araştırılmaya devam edeceğini belirtti. Diyapoğlu’nun stüdyodaki tavırları ve verdiği cevaplar, sosyal medyada binlerce yorum aldı. KAMUOYU NE DİYOR? Sosyal medya platformlarında ve haber sitelerindeki yorumlarda, Diyap Diyapoğlu’na yönelik tepkiler çığ gibi büyüyor. Maneviyat kisvesi altında genç kadınları etkilemeye çalıştığı öne sürülen Diyapoğlu hakkında resmî makamların harekete geçmesi yönünde çağrılar da artıyor. Öte yandan, bu tür dosyaların gündüz kuşağında detaylı bir şekilde işlenmesi de toplumsal farkındalık açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.