#Resmi Belgede Sahtecilik

- Resmi Belgede Sahtecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Resmi Belgede Sahtecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZBETON SORUŞTURMASINDA TUTUKLAMA DALGASI GENİŞLEDİ Haber

İZBETON SORUŞTURMASINDA TUTUKLAMA DALGASI GENİŞLEDİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında önemli bir gelişme yaşandı. Soruşturmada, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile birlikte iki isim daha tutuklandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Gaziemir Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projeleri kapsamında usulsüzlük yapıldığı iddiaları mercek altına alındı. S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi üzerinden menfaat sağlandığı öne sürülen dosyada, "zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali" suçlamalarıyla işlem başlatıldı. 9 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTI Soruşturma kapsamında daha önce aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Operasyonlarda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alınmış, adliyeye sevk edilen şüpheliler tutuklanmıştı. Firari olan bir şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. SOYER VE 2 İSİM DAHA TUTUKLANDI Dosyada yeni bir gelişme olarak, soruşturma kapsamında şüpheli konumunda bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, savcılık ifadelerinin ardından çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı. Söz konusu isimlerin, daha önce yürütülen başka bir zimmet soruşturması kapsamında da tutuklu bulundukları öğrenildi.

BORNOVA BELEDİYE BAŞKANI ÖMER EŞKİ SERBEST BIRAKILDI Haber

BORNOVA BELEDİYE BAŞKANI ÖMER EŞKİ SERBEST BIRAKILDI

İzmir’de Bornova Belediyesi’ne yönelik yürütülen “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” soruşturmasında gözaltına alınan Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile birlikte 3 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece serbest bırakıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 1 Nisan’da başlatılan soruşturma, Bornova Belediyesi bünyesinde çalışan A.A. isimli kişinin fiilen görev yapmadan maaş aldığı iddiaları üzerine başlatıldı. Yapılan incelemelerde, söz konusu kişinin 22 Eylül 2025 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kaydının bulunduğu ancak aktif olarak görev yapmadığı öne sürüldü. Hazırlanan SGK uzmanlık raporunda Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile birlikte belediye bünyesinde görevli bazı isimlerin sorumluluğu bulunduğu belirtildi. Bunun üzerine polis ekipleri tarafından Eşki ve beraberindeki şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler, savcılık ifadeleri sonrası tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. Mahkeme, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki ile Bornova Belediyesi Personel A.Ş. İnsan Kaynakları Müdürü P.K. ve Basın Yayın Halkla İlişkiler Müdür Vekili İ.A.’nın serbest bırakılmasına karar verdi. Çağrı Merkezi Müşteri Temsilcisi olarak görevli görünen A.A. ise yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldı. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA SAHTE BASIN KARTIYLA SALONA GİRDİ Haber

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA SAHTE BASIN KARTIYLA SALONA GİRDİ

Ekrem İmamoğlu’nun isminin geçtiği davanın görüldüğü duruşmada yaşanan güvenlik ihlali, yargı sürecine damga vurdu. Sahte basın kartıyla salona girerek görüntü alan ve bu görüntüleri sosyal medya üzerinden paylaşan şüpheli, yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı. GÜVENLİK ZAFİYETİ ORTAYA ÇIKTI Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsü’nde görülen dava sırasında, kimliği sonradan belirlenen bir kişinin sahte basın kartı kullanarak duruşma salonuna giriş yaptığı tespit edildi. Şüphelinin, duruşma esnasında görüntü ve fotoğraf çektiği, ardından bu içerikleri sosyal medya platformlarında paylaştığı ortaya çıktı. Duruşmalarda görüntü ve ses kaydı alınmasının yasak olması nedeniyle olay, ciddi bir güvenlik ve hukuki ihlal olarak değerlendirildi. SAVCILIK HAREKETE GEÇTİ Görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, “ses ve görüntülerin kayda alınması” suçunun yanı sıra, kullanılan basın kartının sahte olması nedeniyle “resmi belgede sahtecilik” suçu da dosyaya dahil edildi. ŞÜPHELİ KISA SÜREDE YAKALANDI Emniyet birimleri tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde şüphelinin E.Y.T. olduğu tespit edildi. Polis ekiplerince gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından Bakırköy Adalet Sarayı’na sevk edildi. MAHKEMEDEN TUTUKLAMA KARARI Adliyede hakim karşısına çıkarılan şüpheli, “resmi belgede sahtecilik” suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelinin ayrıca duruşma düzenini ihlal eden eylemleri nedeniyle farklı suçlamalar kapsamında da değerlendirmeye alınabileceği öğrenildi. SORUŞTURMA GENİŞLEYEBİLİR Yetkililer, olayın yalnızca bireysel bir girişim mi yoksa organize bir eylem mi olduğunun da araştırıldığını belirtti. Sahte basın kartının nasıl temin edildiği, başka kişilerin sürece dahil olup olmadığı ve güvenlik zafiyetinin nasıl oluştuğu da soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.

AVUKAT TAHLİYE VAADİYLE MÜVEKKİLLERİNİ DOLANDIRDI Haber

AVUKAT TAHLİYE VAADİYLE MÜVEKKİLLERİNİ DOLANDIRDI

İstanbul’da müvekkillerini dolandırdığı gerekçesiyle yargılanan avukat Serkan Korkmaz, 10 yıl 6 ay hapis ve 13 milyon 500 bin lira adli para cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın 2 yıl süreyle avukatlık hak ve yetkilerini kullanmasını da kısıtladı. SUÇÜSTÜ YAKALANMIŞTI Avukat Serkan Korkmaz, 16 Haziran 2025’te sahte tahliye evrakları düzenleyerek bir vatandaşı dolandırdığı iddiasıyla yapılan ihbar üzerine suçüstü yakalanmıştı. Korkmaz, “resmi belgede sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. TAHLİYE VAADİYLE PARA ALDI Soruşturma kapsamında, Korkmaz’ın cezaevindeyken hükümlü Ferhat S.’ye tahliye vaadinde bulunduğu, tahliye sonrası ise Ferhat S.’nin ailesinden müştekilere verileceği gerekçesiyle 1 milyon 300 bin lira aldığı belirlendi. Korkmaz’ın, bu parayı 1. Sulh Ceza Hakimliği’ne yatırdığına dair sahte evraklar düzenleyerek aileye gösterdiği tespit edildi. Müştekilerin, sanığın kendilerinden 600 bin lira daha istemesi üzerine dolandırıldıklarını anlayarak savcılığa başvurduğu bildirildi. ADLİYEDE SUÇÜSTÜ İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Suçları Soruşturma Bürosu’nca yürütülen soruşturma kapsamında Korkmaz, adliyede para aldığı sırada polis ekiplerince suçüstü yakalanarak yeniden tutuklandı. MAHKEMENİN KARARI İstanbul Anadolu 22. Ağır Ceza Mahkemesi, sanık Serkan Korkmaz’ı “kendisini kamu görevlisi veya banka çalışanı olarak tanıtmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan 10 yıl 6 ay hapis ve 45 bin gün karşılığı 13 milyon 500 bin lira adli para cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken, ayrıca 2 yıl süreyle avukatlık hak ve yetkilerini kullanmasının kısıtlanmasına hükmetti.

TAPU MEMURUNUN DİKKATİ 42 MİLYONLUK DOLANDIRICILIĞI ÖNLEDİ Haber

TAPU MEMURUNUN DİKKATİ 42 MİLYONLUK DOLANDIRICILIĞI ÖNLEDİ

Düzce’de bir tapu memurunun dikkati sayesinde, sahte kimlik kullanılarak yapılmak istenen 42 milyon liralık arazi dolandırıcılığı engellendi. Olayla ilgili 5 şüpheli dört farklı ilde düzenlenen operasyonlarla gözaltına alındı. Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü "resmi belgede sahtecilik" ve "nitelikli dolandırıcılık" soruşturması kapsamında, Aziziye Mahallesi’ndeki 3 dönümlük araziyi sahte kimlikle satmaya çalışan bir şebekenin, satış işlemlerini gerçekleştirmeye çalıştığı tespit edildi. 14 MİLYON LİRA HESAPTA, MASKELİ ÇEKİM DÖVİZ BÜROSUNDA Araziyi satın almak isteyen M.B.U.G. isimli vatandaş, 13 ayrı dolandırıcılık kaydı bulunan H.Ç. ile irtibata geçti. H.Ç., arazi sahibinin sahte kimliğini çıkararak satış için 42 milyon liraya anlaştı. Tapu işlemleri sırasında, alıcıdan alınan 14 milyon 200 bin liranın başka bir IBAN’a aktarılması üzerine şüphelenen tapu memuru işlemleri durdurdu. Yapılan incelemede, para transferinin ardından tutarın Kocaeli'nin Gebze ilçesindeki bir döviz bürosunda dövize çevrildiği ve bu işlemin maskeli-kapüşonlu kıyafetli kişilerce gerçekleştirildiği belirlendi. 4 İLDE OPERASYON, 5 GÖZALTI Düzce İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube ekiplerinin çalışmaları sonucunda: Sahte kimlikle satışı gerçekleştirmeye çalışan H.Ç. Düzce’de, Parayı çekip Denizli’ye kaçtığı belirlenen T.K. Gebze’de, Döviz bürosunda maskeyle görüntülenen L.G. Sakarya’da, L.G. ile hareket ettiği belirlenen B.G. yine Sakarya’da, Dolandırıcılık organizasyonunun yöneticilerinden G.K. ise İstanbul’da yakalandı. Gözaltına alınan 5 şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından Düzce Adliyesi’ne sevk edildi.

EKREM İMAMOĞLU SAHTE DİPLOMA DAVASINDA 3’ÜNCÜ KEZ MAHKEMEDE Haber

EKREM İMAMOĞLU SAHTE DİPLOMA DAVASINDA 3’ÜNCÜ KEZ MAHKEMEDE

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu, lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin 8 yıl 9 aya kadar hapis talebiyle yargılandığı davada 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun lisans diplomasının sahte olduğu iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, hazırlanan iddianamede İmamoğlu’nun zincirleme şekilde ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti. Hazırlanan iddianame kapsamında İmamoğlu, 12 Eylül’de ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İmamoğlu, İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya, 'yolsuzluk' soruşturmasından tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu ile tarafların avukatları hazır bulundu. Ayrıca duruşmaya, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, sanık İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu, annesi Havva İmamoğlu, babası Hasan İmamoğlu ile çok sayıda partili katıldı. Duruşma, yoklamalar ile devam ediyor. İDDİANAMEDEN İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, University College of Northern Cyprus’ın (UCNC) Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından tanınan üniversitelerden biri olmadığı, şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun yatay geçiş yaptığı 1990 yılında University College of Northern Cyprus’ın yatay geçiş yapılabilecek üniversiteler arasında olmadığı anlatıldı. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından KKTC’de faaliyet gösteren yükseköğretim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanındığının belirtildiği iddianamede, yatay geçiş kontenjanlarının usulsüz olarak artırıldığı, bazı öğrencilerin listeden usulsüz olarak silinerek yine listeye yeni öğrencilerin eklendiği, 3 kişilik kontenjanı bulunan bölüme usulsüz olarak 54 kişinin alındığı aktarıldı. TANINIRLIĞININ BULUNMADIĞINI BİLDİKLERİ HALDE İMAMOĞLU’NUN DENKLİĞİ OLAN BİR KURUMDAN YATAY GEÇİŞ YAPMIŞ GİBİ GÖSTERİLDİĞİ KAYDEDİLDİ Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulu eğitim kurumlarından sadece Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınmakta olduğu bilgisini İstanbul Üniversitesi’nin bilmesine rağmen İmamoğlu’nun İstanbul Üniversitesi’ne yatay geçişi sırasında gerçeğe aykırı şekilde öğrenci kütük defterine Doğu Akdeniz Üniversitesi öğrencisi olarak kaydedildiğinin tespit edildiği aktarıldı. Yapılan bu işlemle hem İstanbul Üniversitesi yetkililerinin hem de şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun, University College of Northern Cyprus adlı kurumun Yükseköğretim Kurulu nezdinde tanınırlığının bulunmadığını bildikleri halde şüphelinin denkliği olan bir kurumdan yatay geçiş yapmış gibi gösterildiği kaydedildi. 8 YIL 9 AYA KADAR HAPİS CEZASI TALEBİ İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun yatay geçiş sürecinde üniversiteye sunduğu belgelerin University College of Northern Cyprus’a ait bir tanıtım broşürü ve bir adet transkriptten ibaret olduğu, bu belgelerin Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne ait olmadığının açıkça anlaşılmasına rağmen İstanbul Üniversitesi tarafından kaydının bu şekilde yapıldığı vurgulandı. Ekrem İmamoğlu’nun bu belgeleri yüksek lisans başvurusu, askerlik işlemleri ve Yüksek Seçim Kurulu gibi kurumlarda kullandığı belirtilerek, "resmi belgede sahtecilik" suçunu zincirleme şekilde işlediği gerekçesiyle 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.