#Risk

- Risk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Risk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

GAZ KAÇAĞIYLA TATİL KABUSA DÖNÜŞTÜ: "HAVAYA UÇABİLİRDİK" Haber

GAZ KAÇAĞIYLA TATİL KABUSA DÖNÜŞTÜ: "HAVAYA UÇABİLİRDİK"

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde doğal gaz sayaçlarının değiştirilmesinin ardından ortaya çıkan gaz kaçağı, bayram tatil'inde apartman sakinlerine korku dolu anlar yaşattı. 8 hanenin bulunduğu binada yaşayanlar, büyük bir faciadan son anda dönüldüğünü belirtti. SAYAÇ DEĞİŞİMİ SONRASI GAZ KOKUSU BAŞLADI Edinilen bilgilere göre, yaklaşık bir ay önce Palmet Enerji bünyesinde faaliyet gösteren İZGAZ ekipleri tarafından kullanım süresi dolduğu gerekçesiyle apartmandaki doğal gaz sayaçları değiştirildi. Değişim sonrası apartmanda yoğun gaz kokusu hissedilmeye başlandı. Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde kokunun artması üzerine durum yetkililere bildirildi. GAZ AKIŞI KESİLDİ, SORUMLULUK ABONELERE BIRAKILDI İhbar üzerine gelen ekipler, sayaçlarda gaz kaçağı tespit ederek güvenlik amacıyla binanın gazını tamamen kesti. Ancak ekiplerin, iç tesisattaki sorumluluğun bina sakinlerine ait olduğunu belirterek ayrıldığı ifade edildi. Bayram nedeniyle usta bulmakta zorlanan apartman sakinleri, sorunu kendi imkanlarıyla çözmek zorunda kaldıklarını söyledi. “HAVAYA UÇABİLİRDİK” Bina sakini Burcu İskenderoğlu, yaşadıkları tehlikeyi "Biz burada 8 haneyiz, hepimiz aynı anda havaya uçabilirdik" sözleriyle anlattı. İskenderoğlu, "Bayram günü yoğun gaz kokusuyla uyandık. Saatlerce gazsız kaldık. Küçük çocuğum ve yaşlı yakınım var, soğukta kaldık. En büyük korkumuz patlama ihtimaliydi" dedi. “ÇOK BÜYÜK STRES YAŞADIK” Gaz kaçağının ciddi bir risk oluşturduğunu belirten İskenderoğlu, "Telefon çalsa, ışık yansa ya da biri sigara içse patlama olabilirdi. Çok büyük bir tehlike altındaydık" ifadelerini kullandı. Sorunu çözmek için kendi imkanlarıyla usta bulduklarını belirten apartman sakinleri, toplamda yaklaşık 2 bin 500 lira ödeme yaptıklarını aktardı. “BAYRAMDA MAĞDUR OLDUK” Apartman yöneticisi Tayibe Uyar ise, sayaç değişiminden önce herhangi bir sorun yaşamadıklarını belirterek, "Bayramda misafirlerim vardı, yemek yapamadım, ısınamadık. Hem mağdur olduk hem de masrafı biz karşıladık" dedi. Uyar, gaz kokusunun uzun süredir hissedildiğini ve sayaç değişimi sonrası sorunun arttığını ifade etti. FACİANIN EŞİĞİNDEN DÖNÜLDÜ Bina sakinleri, olay sırasında binanın kalabalık olduğunu ve olası bir patlamada çok sayıda kişinin zarar görebileceğini belirtti. Yaşanan olay, doğal gaz sistemlerindeki güvenlik ve sorumluluk tartışmalarını yeniden gündeme getirirken, apartman sakinleri yetkililerden açıklama bekliyor.

BİRLİK SAĞLIK SEN’DEN DEPREM RİSKLİ HASTANELER İÇİN ÇAĞRI Haber

BİRLİK SAĞLIK SEN’DEN DEPREM RİSKLİ HASTANELER İÇİN ÇAĞRI

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde yaptığı basın açıklamasında depreme dayanıksız sağlık kuruluşlarının çalışanların ve hastaların hayatını tehlikeye attığını belirterek, riskli hastanelerin acilen yenilenmesini istedi. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 5 Mart 2026 tarihinde İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde yaptığı basın açıklamasında, depreme dayanıksız sağlık kuruluşlarına dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. “Ölmek istemiyoruz” diyerek sözlerine başlayan Doğruyol, yaşam ile ölüm arasındaki ince çizginin deprem önlemleri olduğunu vurguladı. Bilimin ışığında alınacak tedbirlerin hayat kurtardığını ifade eden Doğruyol, özellikle sağlık kurumlarının depreme dayanıklı hale getirilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. DEPREME DAYANIKSIZ HASTANELER RİSK OLUŞTURUYOR Acil boşaltılma kararı bulunan İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde açıklama yapan Doğruyol, yalnızca İzmir’de değil Türkiye’nin birçok ilinde sağlık kuruluşlarının deprem açısından risk taşıdığını belirtti. Doğruyol, “Başta İzmir olmak üzere ülkemizin pek çok ilinde bulunan sağlık kuruluşlarının depreme dayanıksız olması, çalışanlarımızın can güvenliğini tehlikeye atmakta, moral ve motivasyonunu bozmakta ve iş verimini düşürmektedir” dedi. Pek çok hastanenin deprem riskinin yıllar önce tespit edilmesine rağmen binaların hâlâ yenilenmemiş olmasının endişe verici olduğunu ifade eden Doğruyol, can güvenliğinin her şeyden önce gelmesi gerektiğini vurguladı. GEÇMİŞ DEPREMLER HATIRLATILDI Açıklamada, 30 Ekim 2020’de meydana gelen İzmir depreminde hayatını kaybeden 117 vatandaş ile 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşamını yitiren 53 binden fazla kişi anıldı. Depremlerde hastanelerin yıkılması nedeniyle görev başında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının da unutulmadığını belirten Doğruyol, benzer acıların yeniden yaşanmaması için gerekli önlemlerin acilen alınması gerektiğini söyledi. “RİSKLİ HASTANELER ACİLEN YENİLENMELİ” Doğruyol, özellikle olası bir afet durumunda görev alacak asker, polis ve sağlık çalışanlarının kullandığı binaların daha sağlam olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şu önünde bulunduğumuz bina gibi depreme dayanıksız hastanelerin faaliyette tutulması, olası bir depremde yüzlerce sağlık çalışanının enkaz altında kalmasına neden olabilir. Biz acilen boşaltılma kararı olan bir hastanede görev yapmak istemiyoruz.” Birlik Sağlık Sen olarak mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Doğruyol, Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunarak deprem riskine karşı hastanelerin bir an önce güvenli hale getirilmesini istedi.

“KADİR İNANIR’IN YAŞAMASI MUCİZE” YEĞENİ AÇIKLADI Haber

“KADİR İNANIR’IN YAŞAMASI MUCİZE” YEĞENİ AÇIKLADI

Beyin damarına pıhtı atması nedeniyle uzun süre tedavi gören usta sanatçı Kadir İnanır’ın sağlık durumuna ilişkin yeni bir açıklama geldi. Yeğeni Levent İnanır, “Hayati tehlikesi kalmadı, kötü evreleri atlattı” dedi. ZORLU SÜRECİN ARDINDAN İLK GÖRÜNTÜ Türk sinemasının usta isimlerinden Kadir İnanır, geçirdiği ciddi sağlık sorunlarının ardından uzun süre gözlerden uzak kalmıştı. Beyin damarına pıhtı atması sonucu hayati risk yaşayan sanatçı, yoğun bir tedavi sürecinden geçti. İnanır, son olarak dostlarıyla katıldığı bir iftar yemeğinde görüntülendi. Usta sanatçının yeniden kamuoyunun karşısına çıkması sevenlerini sevindirdi. “HAYATİ TEHLİKE KALMADI” Kadir İnanır’ın yeğeni Levent İnanır, sanatçının son sağlık durumuna ilişkin açıklamalarda bulundu. Levent İnanır, “Dayımın hayati tehlikesi kalmadı. Kötü evreleri atlattı, şu anda fizik tedavi görüyor” ifadelerini kullandı. DOKTORUNDAN DİKKAT ÇEKEN SÖZ Levent İnanır, tedavi sürecine ilişkin doktoru Prof. Dr. Uğur Türe’nin değerlendirmesini de paylaştı. Açıklamaya göre, beyindeki pıhtıların ciddi bir risk oluşturduğu belirtildi. “Doktoru Uğur Türe, ‘İki pıhtı sağa attı, sola da bir tane atınca dengelenmiş oldu. Yüzde 50 felç kalabilirdi’ dedi” sözleriyle yaşanan sürecin ciddiyetine dikkat çekildi. “DİRENİYOR, HİÇ BIRAKMADI KENDİNİ” Yeğeni Levent İnanır, sanatçının mücadeleci yapısına vurgu yaparak, “Direniyor, hiç bırakmadı kendini. Doktorları ‘Yaşaması mucize’ diyor” ifadelerini kullandı. Kadir İnanır’ın fizik tedavi sürecinin devam ettiği ve sağlık durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR Haber

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR

Bilim insanları, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen şistozomiyaz hastalığına yol açan parazitlerin kontrol dışına çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu. Uzmanlara göre hastalık evrim geçirerek yeni bölgelere yayılma potansiyeli kazanıyor. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 250 milyon kişi bu hastalık için tedavi görüyor. Vakaların büyük bölümü paraziti taşıyan salyangozların yaygın olduğu Afrika kıtasında görülse de, hastalığın Çin, Venezuela ve Endonezya dahil 78 ülkede tespit edildiği bildirildi. BBC Türkçe’nin aktardığına göre Türkiye’de ise bugüne kadar yalnızca yurt dışından dönen kişilerde bu parazite rastlandı. Ancak uzmanlar, küresel iklim değişikliği ve artan seyahatler nedeniyle hastalığın yeni bölgelere yayılabileceğini belirtiyor. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NDEN UYARI Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şistozomiyaza neden olan parazitin evrim geçirerek farklı coğrafyalarda hayatta kalabilecek şekilde adapte olduğunu açıkladı. Açıklama, Dünya Göz Ardı Edilen Tropik Hastalıklar Günü kapsamında yapıldı. WHO, bir milyardan fazla insanı etkileyebilen bu hastalıkların yeterince dikkat çekmediğine ve küresel sağlık açısından ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekti. ŞİSTOZOMİYAZ NEDİR? Şistozomiyaz, parazit taşıyan salyangozların bulunduğu tatlı sularla temas eden insanlarda görülen bir hastalık. Salyangozlardan suya bırakılan parazit larvaları, deriden vücuda girerek kan dolaşımına karışıyor. Vücuda girdikten sonra kan damarlarında yaşayan parazitler yumurtalarını bırakıyor. Bu yumurtaların bir kısmı dışkı veya idrarla vücuttan atılsa da bazıları organlarda birikerek bağışıklık sisteminin tepkisine neden oluyor. Bu durum dokularda hasara ve bazı vakalarda organ yetmezliğine yol açabiliyor. CİNSEL ORGANLARDA DA BİRİKEBİLİYOR Parazitin yumurtaları bazı durumlarda cinsel organlarda birikebiliyor. Bu duruma üriner şistozomiyaz adı veriliyor. Hastalık; ağrı, doku hasarı, kısırlık ve bazı vakalarda kanser riskinde artışa yol açabiliyor. Uzmanlara göre hastalık tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına hatta ölüme neden olabiliyor. Ancak erken teşhis halinde parazit ilaçlarıyla tedavi edilebiliyor. MELEZ PARAZİTLER YAYILMAYI KOLAYLAŞTIRABİLİR Malavi’deki Liverpool Wellcome Klinik Araştırma Programı’ndan Prof. Janelisa Musaya, parazitin insan ve hayvanlarda görülen türlerinin birleşerek yeni melez türler oluşturduğunu belirtti. Yapılan araştırmalarda incelenen örneklerin yaklaşık yüzde 7’sinde melez parazit tespit edildi. Uzmanlara göre bu oran gerçek yayılımın sadece küçük bir kısmını gösteriyor olabilir. Melez türlerin hem insanları hem de hayvanları enfekte edebilmesi nedeniyle hastalığın kontrol altına alınmasının zorlaşabileceği belirtiliyor. AVRUPA’DA DA GÖRÜLMEYE BAŞLADI Bilim insanları, iklim değişikliği ve artan uluslararası seyahatlerin parazitin yeni bölgelere yayılmasını kolaylaştırdığını vurguluyor. Son yıllarda Avrupa’nın güneyinde de salgın vakalarına rastlandığı bildirildi. WHO’nun şistozomiyaz kontrol programı sorumlusu Dr. Amadou Garba Djirmay, hastalığın artık küresel bir endişe kaynağı haline geldiğini söyledi. Kapsamlı mücadele programları sayesinde 2006 ile 2024 yılları arasında vakalar yüzde 60 oranında azaldı. Ancak WHO verilerine göre 2018 ile 2023 yılları arasında tropik hastalıklarla mücadele için sağlanan finansman yüzde 41 azaldı. Uzmanlar, hastalığın yayılmasını önlemek için özellikle risk altındaki gruplarda düzenli ilaç kullanımının ve erken teşhisin büyük önem taşıdığını vurguluyor.

BURSA'DA HEYELAN BÖLGESİ TEMİZLENDİ, YOL AÇILDI Haber

BURSA'DA HEYELAN BÖLGESİ TEMİZLENDİ, YOL AÇILDI

Bursa'nın Mudanya ilçesini Gemlik ilçesine bağlayan karayolundaki heyelan yolun kapanmasına sebep oldu. Sabaha kadar kayma devam etti. Ekiplerin çalışmasıyla yoldaki hafriyat kaldırıldı ve alınan tedbirlerle yol trafiğe açıldı. Mudanya Kaymakamı Ayhan Terzi gelişmeleri sabaha kadar takip ederken, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, kayalık yapının üzerindeki toprak kütlesinin, son günlerdeki aşırı yağışlarla doygunluğa ulaştığını ve heyelanın bu sebeple yaşandığını söyledi. Dalgıç, üst kesimde bulunan ruhsatlı ve kurallara uygun yapılmış evler için şu aşamada bir risk bulunmadığını, ancak riskli olduğu değerlendirilen alanlarla ilgili gerekli tespit ve işlemlerin yapılacağını kaydetti. Mudanya ilçesinde Güzelyalı Kurşunlu yolu üzerinde meydana gelen heyelanın ardından bölgede temizlik ve güvenlik çalışmaları öğlene kadar devam etti. Olayda herhangi bir can ya da mal kaybı yaşanmadı. Dün gece 23.00 sıralarında alınan ihbar üzerine bölgeye Karayolları ekipleri, emniyet güçleri ile Mudanya Belediyesi'ne bağlı ulaşım, zabıta ve Büyükşehir itfaiye ekipleri sevk edildi. Heyelanla birlikte yola inen toprak ve ağaçlık alan, sabah saatlerinde yapılan çalışmalarla büyük ölçüde kaldırıldı. Ancak bölgede toprağın yer yer yavaş şekilde kaymaya devam ettiği gözlemlendi. Olay yerinde incelemelerde bulunan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, toprak kaymasının nedenine ilişkin yaptığı açıklamada, son günlerde etkili olan yoğun yağışlar ve ani hava değişimlerine dikkat çekti. Başkan Dalgıç, "Kayalık yapının üzerindeki toprak kütlesi, son günlerdeki aşırı yağışlarla toprağın doygunluğa ulaşmasının ardından, havanın çok hızlı ısınmasıyla birlikte kapiler boşluklardaki suyun buharlaşması sonucu aderansını kaybederek aşağıya doğru kaydı. Çok şükür herhangi bir can ya da mal kaybı yok, bu açıdan şanslıyız" dedi. Gece saatlerinden itibaren tüm ekiplerin sahada olduğunu belirten Dalgıç, "Dün gece Karayolları, emniyet ve Mudanya Belediyesi'ne bağlı ulaşım, zabıta ve Büyükşehir itfaiye ekiplerimizle birlikte buradaydık. Sabah gün ışığıyla birlikte kayan heyelan temizlendi. Şu an ciddi bir risk görünmüyor, ancak yukarı kesimlerde bazı noktalar uzmanlar tarafından değerlendiriliyor. Bununla ilgili bir rapor hazırlanıyor" ifadelerini kullandı. Yolun Karayolları Genel Müdürlüğü sorumluluğunda olduğunu vurgulayan Başkan Dalgıç, raporun sonuçlarına göre gerekli adımların atılacağını belirtti. Kamera kayıtlarının incelendiğini de aktaran Dalgıç, heyelan öncesinde iki aracın yoldan geçtiğinin, bir aracın ise kayma sırasında durduğunun tespit edildiğini belirterek, olayın büyük bir faciaya dönüşmeden atlatıldığını söyledi. Başkan Dalgıç ayrıca, üst kesimde bulunan ruhsatlı ve kurallara uygun yapılmış evler için şu aşamada bir risk bulunmadığını, ancak riskli olduğu değerlendirilen alanlarla ilgili gerekli tespit ve işlemlerin yapılacağını kaydetti. Öte yandan ekiplerin çalışmasının ve gerekli tedbirlerin ardından yol trafiğe açıldı. Heyelanlı bölge de dron ile havadan görüntülendi. Yetkililer, muhtemel yeni toprak kaymalarına karşı önlemlerin devam ettiğini açıkladı.

UZMANINDAN AÇIKLAMA: ELEKTRONİK SİGARA BAĞIMLILIĞI ARTIYOR Haber

UZMANINDAN AÇIKLAMA: ELEKTRONİK SİGARA BAĞIMLILIĞI ARTIYOR

Uzmanından elektronik sigara uyarısı: "Bu likitlerin içerisinde her türlü madde var" Yeşilay Adana Şube Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım, sigarayı bırakmada alternatif olarak kullanılan elektronik sigara kullanımının vücutta geri dönülemez hasarlara yol açtığını belirterek, "Elektronik sigara, normal tütünden çok daha zararlı. Bu likitlerin içerisinde her türlü madde var" dedi. Her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybetmesine sebep olan tütün bağımlılığı ile mücadele kapsamında 2026, ‘Bağımsızlık yılı’ olarak kutlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, her yıl 8 milyondan fazla kişi tütün kullanımı nedeniyle hayatını kaybederken, bu ölümlerin 1,3 milyonu pasif içicilikten kaynaklanıyor. Adana’daki Seyhan Devlet Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniği’nde ise 2008 yılından bu güne kadar binlerce kişinin sigarayı bırakması sağlandı. Bu kapsamda hastanede sigarayı bırakan sağlık çalışanlarına ve bırakmayı düşünenlere yönelik toplantı düzenlendi. İNSANLAR, ÇEVREDEN GELEN YORUMLARA KULAK ASMAMALI Sigarayı bırakan sağlık çalışanlarından Şule Şahin, "Sigarayı daha öncede bırakmak için çaba gösterdim ama başarılı olamadım. Sonra bırakmaya karar verdim ve Seyhan Devlet Hastanesi Sigara Bırakma Polikliniği’ne başvurdum. Şu anda çok iyiyim, nefes almam kolaylaştı. Sigarayı bırakmak isteyenler mutlaka kendinden emin olmalılar, bol su içmeliler ve çevreden gelen yorumlara kulak asmamalılar" diye konuştu. HASTA KABULLERİMİZ SÜRÜYOR Sigara Bırakma Polikliniği Uzman hemşiresi Ayşe Turan, "1 yıl boyunca hiç sigara ve nikotin kullanmamış kişileri bizler artık sigarayı bırakmış kişiler olarak niteliyoruz. Bu oran, yüzde 35-47 arasında değişmekte. Hasta kabullerimiz sürüyor. Gelen danışanların önce tahlilleri yapılıyor, sonra eğitime giriyorlar ve ardından uygun olan farmakolojik tedavi uygun hekim tarafından başlanıyor" dedi. HER 4 KİŞİDEN 3’Ü SİGARANIN ÇOK DA TEHLİKELİ OLMADIĞINI DÜŞÜNÜYOR Yeşilay Adana Şube Başkanı Dr. Yunus Emre Yıldırım ise sigara bağımlılığının ciddi seviyelerde olduğuna değinerek, "Sigara bırakmak isteyen vatandaşlarımız bizlere başvurduğunda yüzde 85’e yakın bir başarı oranımız söz konusu. Aslında şu anda sigaranın tehlikesinin algısı var ülkemizde. Sigarayı ne yazık ki tehlikeli olarak görmüyoruz. Türkiye’de her 4 kişiden 3’ü sigaranın çok da tehlikeli olmadığını düşünüyor. Bize başvuran 100 kişiden 7’si sigaranın tehlikeli olmadığını savunuyor. Biz bu algıyı yıkmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. ELEKTRONİK SİGARA, NORMAL TÜTÜNDEN ÇOK DAHA ZARARLI Uzmanından elektronik sigara uyarısı: Elektronik sigaranın normal sigaraya oranla daha zararlı olduğuna dikkat çeken Dr. Yıldırım, şunları söyledi: "Türkiye’de yeni düzenlemeler gündemde. Sigara içilmemesinin farkındalığının arttırılması bizler açısından çok sevindirici. Normal sigarayı bırakmak maksatlı başlanılan elektronik sigara tüketilmeye devam ediyor. Elektronik sigara, normal tütünden çok daha zararlı. Bu likitlerin içerisinde her türlü madde var. Normal tütünün içerisinde ne olduğunu biliyoruz ama likitleri bilmiyoruz ve şu anda satışı da yasak. Bunu elde eden kişiler yasal olmayan yollardan elde ediyor. Bu konuda gelecek olan yasal düzenleme bizler için çok önemli. Elektronik sigara, en az sigara kadar tehlikelidir."

BUCA’DA GELECEĞİN PSİKOLOGLARI AFETLERE KARŞI HAZIRLANDI Haber

BUCA’DA GELECEĞİN PSİKOLOGLARI AFETLERE KARŞI HAZIRLANDI

Afetlere karşı psikolojik hazırlığın önemi Buca’da ele alındı. Buca Belediyesi, gençlere yönelik farkındalık çalışmalarına bir yenisini daha ekleyerek psikoloji öğrencilerini afet sonrası psikososyal destek süreçleri hakkında bilgilendiren kapsamlı bir seminere ev sahipliği yaptı. Türkiye Psikoloji Öğrencileri Çalışma Grubu (TPÖÇG) tarafından hazırlanan “Afet Sonrası Psikolojik Güçlenme” başlıklı seminer, Buca Belediyesi Tarık Akan Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğe psikoloji bölümü öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. Seminerde, olası afetler sonrası bireylerin ve toplumun iyileşme sürecinde psikolojik desteğin rolü masaya yatırıldı. SAHA TECRÜBELERİNİ ÖĞRENCİLERLE PAYLAŞTI Seminerde Klinik Psikolog Ekin Çakır ile Psikolog Deniz Eryılmaz konuşmacı olarak yer aldı. İnteraktif formatta düzenlenen etkinlikte; belirsizlik, risk, travma, beklenmedik kayıplar ve toplumsal dayanıklılık gibi kavramlar üzerinden değerlendirmeler yapıldı. Özellikle 6 Şubat depremleri sonrası sahada aktif görev alan Psikolog Deniz Eryılmaz, bölgede edindiği deneyimleri öğrencilere aktararak afet dönemlerinde psikososyal destek çalışmalarının saha gerçeklerine dikkat çekti. Seminer sonunda öğrenciler, afet sonrası müdahale süreçleri ve psikolojik güçlenme yöntemleri hakkında merak ettikleri soruları konuşmacılara yönelterek bilgi alma fırsatı buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.