#Rize

- Rize haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rize haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRKİYE – İSPANYA İŞ BİRLİĞİNDE ÖRNEK PROJE Haber

TÜRKİYE – İSPANYA İŞ BİRLİĞİNDE ÖRNEK PROJE

Türkiye ve İspanya ortaklığında hayata geçirilen uluslararası eTwinning projesi, okul öncesi çocukların dil gelişimini ve dijital becerilerini güçlendirirken, iki ülke arasındaki eğitim iş birliğinin başarılı bir örneği olarak dikkat çekti. Okul öncesi eğitimde çocukların dil gelişimini desteklemek ve dijital yetkinliklerini artırmak amacıyla hayata geçirilen uluslararası eTwinning projesi, Türkiye ve İspanya kuruculuğunda başarıyla tamamlandı. Eğitimde yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkat çeken proje, farklı ülkelerden öğretmen ve öğrencileri ortak bir hedefte buluşturdu. Projeye Türkiye’den Filiz Derin (Bursa - Makbule Atadan Anaokulu) kurucu olarak öncülük ederken; Büşra Tekeli (Ankara), Sevda Öztürk (Bilecik), Betül Fidan Yalçın (Kütahya), Özge Çifter Erbek (Ankara), Damla Bergal (Rize), Ayşe Demirezen ve Kevser Kokdaş (Bursa), Nesrin Karakaş (Ankara) projede aktif rol aldı. Sınırlar Dil ile Aşılıyor Türkiye ve İspanya’nın öncülüğünde yürütülen proje, okul öncesi dönemdeki çocukların kendilerini ifade etme becerilerini güçlendirmeyi hedefledi. Aynı zamanda farklı kültürlerin tanınmasına olanak sağlayan etkinliklerle öğrencilerin sosyal gelişimleri de desteklendi. Proje kapsamında yapılan çalışmalar, sınıf ortamının dışına taşarak dijital platformlara da entegre edildi. İş Birliği ve Teknoloji Ön Planda Proje süresince öğretmenler ve öğrenciler, Web 2.0 araçlarını kullanarak çeşitli dijital etkinlikler gerçekleştirdi. Ortak hikâyeler, birlikte bestelenen şarkılar ve dijital sergiler, farklı ülkelerden öğrencilerin çevrim içi ortamda bir araya gelmesini sağladı. Bu iş birlikçi ürünler, projenin en dikkat çeken çıktıları arasında yer aldı. Okul-Aile İş Birliği Güçlendi Projede aile katılımı da önemli bir yer tuttu. Velilerin sürece dahil edilmesiyle birlikte çocukların dil gelişimi ev ortamında da desteklendi. Aile katılımı etkinlikleri sayesinde öğrencilerin kelime dağarcıkları genişlerken, özgüvenlerinde de gözle görülür artış sağlandı. Uluslararası Başarı Hikayesi Yerli ve yabancı ortakların yoğun emeğiyle tamamlanan proje, eğitimde iyi uygulama örneklerinden biri olarak öne çıktı. Türkiye-İspanya iş birliğinin somut bir çıktısı olan bu çalışma, benzer projelere ilham kaynağı olmayı hedefliyor. Proje ekibi, elde edilen başarıyı daha geniş kitlelere ulaştırmak ve yaygınlaştırmak için çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.

YILDA 10 TON ÜRETİLİYOR, 100 TON SATILIYOR Haber

YILDA 10 TON ÜRETİLİYOR, 100 TON SATILIYOR

Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Osman Civelek, Anzer balının yılda 8-10 ton civarında üretildiğini ancak piyasada 100 ton civarında sahtesinin satıldığını tahmin ettiklerini söyledi. Civelek, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, 1988 yılında kurulmuş bal kooperatifi olduklarını belirterek, 2021 yılından bu yana coğrafi işaretli ürünler sattıklarını anlattı. Anzer balına coğrafi işareti almanın kolay olmadığını, 7-8 yıl sürdüğünü dile getiren Civelek, aldıktan sonra tescil belgesini Rize Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne devrettiklerini, bir kurumun takip etmesini daha doğru bulduklarını kaydetti. Civelek, Anzer balının tarihi bir geçmişi, hikayesi olduğunu ifade ederek, bunun coğrafi işaret alınmasında büyük fayda sağladığını çünkü tescillerde ürünlerin öyküsüne önem verildiğini söyledi. Anzer balının Osmanlı döneminde saraya gönderilen ender Karadeniz ballarından biri olduğuna dikkati çeken Civelek, "Coğrafi işaret alarak Türkiye ve dünyaya kazandırma hedefimiz vardı. Anzer balını korumak amacıyla aldık. Ürettiğimiz bal miktarı düşük miktarda ama tonlarca Anzer balı satılıyordu. Bunu önlemek amacıyla yola çıktık" dedi. Coğrafi işaret aldıktan sonra taklitleri daha çok arttı Koruma tedbirlerinin, coğrafi işaret tescili alınmasının Anzer balını korumak adına bir faydasının olmadığını vurgulayan Civelek, şunları kaydetti: "Balımızı yine koruyamadık ve hatta coğrafi işaret aldıktan sonra daha çok arttı taklitleri. Önceden 10 ton sahte satılırsa şimdi 100 ton sahtesi satılıyor. Hava şartlarıyla değişim gösterse de yıllık 8-10 ton bal üretimimiz oluyor. Yani yıllık 10 ton Anzer balı üretiliyor ama 100 ton sahte Anzer balı satılıyor diye tahmin ediyoruz. Ülkenin dört bir yanında sahtelerini görüyoruz. Rize'de gördüklerimizi toplatıyoruz ama uzakta olanlara elimiz uzanmıyor, güçümüz yetmiyor." Kilosu 20 bin liraya kadar çıkıyor Kooperatif olarak bir kilosunu 6 bin liraya sattıklarını dile getiren Civelek, "Karadeniz bölgesinin balları 2 ila 4 bin lira arasında satılıyor. Yine de biz ucuza satıyoruz. İstanbul'da bazı noktalarda kilosu 15-20 bin liraya kadar satılıyor" dedi. Civelek, fiyatının yüksekliğinin şifa kaynağı olmasından kaynaklandığını belirterek, "Balın fiyatı niye bu kadar yüksek? Kahvaltıda tüketmek için alanların sayısı azdır. Yüzde 5'i kahvaltı için alır, yüzde 95'i şifa amaçlı tüketir. Bütün müşterilerimize ilaç satmıyoruz, bu ilaç değildir diye uyarıyoruz. Balların tamamı şifadır yeter ki organik katkısız doğal bal olsun" diye konuştu. Anzer balının 2 bin 500 rakımda, endemik çiçeklerin de arasında olduğu 400'e yakın çiçek çeşidinin bulunduğu yerde üretildiğini anlatan Civelek, zor şartlarda üretildiği, doğal ve şifalı olduğu için diğerlerine göre yüksek fiyata satıldığını söyledi.

O İLİMİZDE EMEKLİ SAYISI AKTİF ÇALIŞANLARI GEÇTİ Haber

O İLİMİZDE EMEKLİ SAYISI AKTİF ÇALIŞANLARI GEÇTİ

Kentte toplam 142 bin 451 kişi emekli, dul ya da yetim maaşı alırken, zorunlu sigortalı aktif çalışan sayısı ise 139 bin 109 olarak kaydedildi. 21 İLDE PASİF SİGORTALI SAYISI DAHA YÜKSEK SGK’nın 2024 yılı sonu verileri, Türkiye genelinde aktif çalışan sayısının 25 milyon 625 bin 750 olduğunu, buna karşılık 16 milyon 677 bin 617 kişinin ise pasif sigortalı konumda olduğunu gösteriyor. Bu oranlar üzerinden hesaplanan aktif/pasif dengesi, birçok ilde alarm veriyor. Kütahya'nın dışında Amasya, Artvin, Aydın, Balıkesir, Burdur, Çanakkale, Çorum, Edirne, Giresun, Kırklareli, Kırşehir, Ordu, Rize, Sinop, Tokat, Trabzon, Yozgat, Zonguldak, Bartın ve Karabük de pasif sigortalıların aktif çalışanları geçtiği iller arasında yer aldı. NÜFUS YAŞLANIYOR, GENÇLER GÖÇ EDİYOR Verilere göre, bu tablo özellikle nüfusu yaşlanan ve genç nüfusun büyükşehirlere göç ettiği illerde kendini daha net şekilde gösteriyor. SGK uzmanları, bu dengenin uzun vadede emeklilik sistemini sürdürülebilirlik açısından zorlayabileceğine dikkat çekiyor. SİSTEMSEL RİSKLER TARTIŞMA KONUSU Sosyal güvenlik alanında çalışan uzmanlar, aktif çalışan sayısının düşmesinin emekli maaşlarını finanse eden sistemde yükün artması anlamına geldiğini belirtiyor. Uzmanlar, yaşlanan nüfusun getirdiği bu tür ekonomik dengesizliklerin, yerel kalkınma politikaları ve göç yönetimiyle ele alınması gerektiğini ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.