#Rize

- Rize haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rize haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TAHTA ARABASI 79'LA CEZA YEDİ: ŞİMDİ HEDEFİ 100 KİLOMETRE Haber

TAHTA ARABASI 79'LA CEZA YEDİ: ŞİMDİ HEDEFİ 100 KİLOMETRE

Rize'de Ayder Yaylası'nda tahta arabayla saatte 79 kilometre hıza ulaşarak gündem olan ve hakkında işlem başlatılan mobilyacı Muhammet Karaman, bu kez tamamen kendi tasarımı olan yeni tahta aracıyla dikkat çekti. Karaman, hedefinin trafiğe kapalı ve izinli bir alanda saatte 100 kilometre hıza ulaşmak olduğunu söyledi. Çamlıhemşin ilçesine bağlı Dikkaya köyünde yaşayan ve mobilyacılık yapan Muhammet Karaman, kendi imkânlarıyla tasarladığı tahta arabalarla yarışlara katılarak çeşitli dereceler elde ediyor. Geçtiğimiz dönemde Ayder Yaylası'ndan tahta arabayla saatte 79 kilometre hızla inerken görüntülenen Karaman hakkında, trafiğin güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle işlem yapılmış, aracına da el konulmuştu. "SUÇ OLDUĞUNU BİLMİYORDUM" Olayın ardından jandarma ekiplerinin kendisine ulaştığını belirten Karaman, yaptığı hareketin yasak olduğunu sonradan öğrendiğini ifade etti. Karaman, "Tahta arabayı aslında yarışlar için yapıyordum. Aracın ulaşabileceği son hızı merak ettiğim için Ayder'den indim. Yaptığım şeyin suç olduğunu bilmiyordum. Jandarma ekipleri beni aradı, aracı götürdüm ve gerekli işlemler yapıldı. Bir daha trafiğe açık alanda böyle bir sürüş yapmayı düşünmüyorum." dedi. YENİ HEDEF: 100 KİLOMETRE Tahta arabasını geliştirmeye devam ettiğini söyleyen Karaman, yeni hedefinin saatte 100 kilometre hıza ulaşabilecek bir araç üretmek olduğunu belirtti. Karaman, "Hedefim aslında 100 kilometre hıza ulaşmaktı, 79 kilometrede kaldım. Yeni aracımı geliştiriyorum. Bunu bu kez tamamen izinli ve trafiğe kapalı bir alanda test etmeyi planlıyorum. Gerekli izinler verilirse Ayder Yaylası'nda kontrollü şekilde yeniden sürüş yapmak isterim." ifadelerini kullandı. Tahta arabaları tamamen kendi el emeğiyle üreten Karaman, güvenlik kurallarına uygun şekilde geliştireceği yeni aracıyla hız hedefini gerçekleştirmeyi amaçladığını söyledi.

TÜRKİYE – İSPANYA İŞ BİRLİĞİNDE ÖRNEK PROJE Haber

TÜRKİYE – İSPANYA İŞ BİRLİĞİNDE ÖRNEK PROJE

Türkiye ve İspanya ortaklığında hayata geçirilen uluslararası eTwinning projesi, okul öncesi çocukların dil gelişimini ve dijital becerilerini güçlendirirken, iki ülke arasındaki eğitim iş birliğinin başarılı bir örneği olarak dikkat çekti. Okul öncesi eğitimde çocukların dil gelişimini desteklemek ve dijital yetkinliklerini artırmak amacıyla hayata geçirilen uluslararası eTwinning projesi, Türkiye ve İspanya kuruculuğunda başarıyla tamamlandı. Eğitimde yenilikçi yaklaşımlarıyla dikkat çeken proje, farklı ülkelerden öğretmen ve öğrencileri ortak bir hedefte buluşturdu. Projeye Türkiye’den Filiz Derin (Bursa - Makbule Atadan Anaokulu) kurucu olarak öncülük ederken; Büşra Tekeli (Ankara), Sevda Öztürk (Bilecik), Betül Fidan Yalçın (Kütahya), Özge Çifter Erbek (Ankara), Damla Bergal (Rize), Ayşe Demirezen ve Kevser Kokdaş (Bursa), Nesrin Karakaş (Ankara) projede aktif rol aldı. Sınırlar Dil ile Aşılıyor Türkiye ve İspanya’nın öncülüğünde yürütülen proje, okul öncesi dönemdeki çocukların kendilerini ifade etme becerilerini güçlendirmeyi hedefledi. Aynı zamanda farklı kültürlerin tanınmasına olanak sağlayan etkinliklerle öğrencilerin sosyal gelişimleri de desteklendi. Proje kapsamında yapılan çalışmalar, sınıf ortamının dışına taşarak dijital platformlara da entegre edildi. İş Birliği ve Teknoloji Ön Planda Proje süresince öğretmenler ve öğrenciler, Web 2.0 araçlarını kullanarak çeşitli dijital etkinlikler gerçekleştirdi. Ortak hikâyeler, birlikte bestelenen şarkılar ve dijital sergiler, farklı ülkelerden öğrencilerin çevrim içi ortamda bir araya gelmesini sağladı. Bu iş birlikçi ürünler, projenin en dikkat çeken çıktıları arasında yer aldı. Okul-Aile İş Birliği Güçlendi Projede aile katılımı da önemli bir yer tuttu. Velilerin sürece dahil edilmesiyle birlikte çocukların dil gelişimi ev ortamında da desteklendi. Aile katılımı etkinlikleri sayesinde öğrencilerin kelime dağarcıkları genişlerken, özgüvenlerinde de gözle görülür artış sağlandı. Uluslararası Başarı Hikayesi Yerli ve yabancı ortakların yoğun emeğiyle tamamlanan proje, eğitimde iyi uygulama örneklerinden biri olarak öne çıktı. Türkiye-İspanya iş birliğinin somut bir çıktısı olan bu çalışma, benzer projelere ilham kaynağı olmayı hedefliyor. Proje ekibi, elde edilen başarıyı daha geniş kitlelere ulaştırmak ve yaygınlaştırmak için çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor.

YILDA 10 TON ÜRETİLİYOR, 100 TON SATILIYOR Haber

YILDA 10 TON ÜRETİLİYOR, 100 TON SATILIYOR

Anzer Ballıköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Osman Civelek, Anzer balının yılda 8-10 ton civarında üretildiğini ancak piyasada 100 ton civarında sahtesinin satıldığını tahmin ettiklerini söyledi. Civelek, katıldığı bir programda yaptığı açıklamada, 1988 yılında kurulmuş bal kooperatifi olduklarını belirterek, 2021 yılından bu yana coğrafi işaretli ürünler sattıklarını anlattı. Anzer balına coğrafi işareti almanın kolay olmadığını, 7-8 yıl sürdüğünü dile getiren Civelek, aldıktan sonra tescil belgesini Rize Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne devrettiklerini, bir kurumun takip etmesini daha doğru bulduklarını kaydetti. Civelek, Anzer balının tarihi bir geçmişi, hikayesi olduğunu ifade ederek, bunun coğrafi işaret alınmasında büyük fayda sağladığını çünkü tescillerde ürünlerin öyküsüne önem verildiğini söyledi. Anzer balının Osmanlı döneminde saraya gönderilen ender Karadeniz ballarından biri olduğuna dikkati çeken Civelek, "Coğrafi işaret alarak Türkiye ve dünyaya kazandırma hedefimiz vardı. Anzer balını korumak amacıyla aldık. Ürettiğimiz bal miktarı düşük miktarda ama tonlarca Anzer balı satılıyordu. Bunu önlemek amacıyla yola çıktık" dedi. Coğrafi işaret aldıktan sonra taklitleri daha çok arttı Koruma tedbirlerinin, coğrafi işaret tescili alınmasının Anzer balını korumak adına bir faydasının olmadığını vurgulayan Civelek, şunları kaydetti: "Balımızı yine koruyamadık ve hatta coğrafi işaret aldıktan sonra daha çok arttı taklitleri. Önceden 10 ton sahte satılırsa şimdi 100 ton sahtesi satılıyor. Hava şartlarıyla değişim gösterse de yıllık 8-10 ton bal üretimimiz oluyor. Yani yıllık 10 ton Anzer balı üretiliyor ama 100 ton sahte Anzer balı satılıyor diye tahmin ediyoruz. Ülkenin dört bir yanında sahtelerini görüyoruz. Rize'de gördüklerimizi toplatıyoruz ama uzakta olanlara elimiz uzanmıyor, güçümüz yetmiyor." Kilosu 20 bin liraya kadar çıkıyor Kooperatif olarak bir kilosunu 6 bin liraya sattıklarını dile getiren Civelek, "Karadeniz bölgesinin balları 2 ila 4 bin lira arasında satılıyor. Yine de biz ucuza satıyoruz. İstanbul'da bazı noktalarda kilosu 15-20 bin liraya kadar satılıyor" dedi. Civelek, fiyatının yüksekliğinin şifa kaynağı olmasından kaynaklandığını belirterek, "Balın fiyatı niye bu kadar yüksek? Kahvaltıda tüketmek için alanların sayısı azdır. Yüzde 5'i kahvaltı için alır, yüzde 95'i şifa amaçlı tüketir. Bütün müşterilerimize ilaç satmıyoruz, bu ilaç değildir diye uyarıyoruz. Balların tamamı şifadır yeter ki organik katkısız doğal bal olsun" diye konuştu. Anzer balının 2 bin 500 rakımda, endemik çiçeklerin de arasında olduğu 400'e yakın çiçek çeşidinin bulunduğu yerde üretildiğini anlatan Civelek, zor şartlarda üretildiği, doğal ve şifalı olduğu için diğerlerine göre yüksek fiyata satıldığını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.