#Saat Kulesi

- Saat Kulesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Saat Kulesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİR'DE TARİH, DENİZ VE DOĞA AYNI ROTADA: KENTİN ÖNE ÇIKAN GEZİ DURAKLARI Haber

İZMİR'DE TARİH, DENİZ VE DOĞA AYNI ROTADA: KENTİN ÖNE ÇIKAN GEZİ DURAKLARI

Ege'nin tarihi ve kültürel merkezlerinden İzmir, kent merkezindeki tarihi yapılardan antik kentlere, sahil kasabalarından doğal alanlara kadar farklı gezi seçenekleri sunuyor. Konak'tan Kemeraltı'na, Tarihi Asansör'den Efes'e uzanan rota, kenti ziyaret edenlere farklı dönemlerin izlerini bir arada görme imkanı sağlıyor. İzmir'i keşfetmek isteyenlerin kent merkezindeki ilk duraklarından biri İzmir Saat Kulesi oluyor. Konak Meydanı'nda bulunan ve kentin simgelerinden biri kabul edilen kule, Sultan II. Abdülhamid'in tahta çıkışının 25. yılı dolayısıyla 1901'de inşa edildi. 25 metre yüksekliğindeki dört katlı yapı, bugün de İzmir'in en bilinen buluşma ve fotoğraf noktaları arasında bulunuyor. KEMERALTI'NDA TARİH VE ALIŞVERİŞ BİR ARADA Konak Meydanı'ndan yürüyerek ulaşılabilen Kemeraltı Çarşısı, kentin tarihi ticaret dokusunu günümüze taşıyor. Mezarlıkbaşı'ndan Konak Meydanı'na kadar uzanan tarihi çarşı; hanları, küçük dükkanları, geleneksel ürünleri ve yeme-içme noktalarıyla İzmir'in en hareketli bölgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı'nda da Kemeraltı, İzmir'in önemli alışveriş merkezlerinden biri olarak tanımlanıyor. TARİHİ ASANSÖR'DEN İZMİR MANZARASI Kent merkezinde ziyaret edilebilecek bir başka yapı ise İzmir Tarihi Asansör. Mithatpaşa Caddesi ile Halilrıfatpaşa arasındaki yaklaşık 50 metrelik yükselti farkını aşmak amacıyla 1907'de yaptırılan yapı, Dario Moreno Sokağı üzerinden ulaşılan önemli kent simgeleri arasında yer alıyor. Tarihi Asansör, özellikle İzmir Körfezi manzarası ve gün batımı için ziyaret edilen noktalardan biri. Kent merkezinde daha sakin ve yeşil bir rota isteyenler ise Kültürpark İzmir ile İzmir Büyükşehir Belediyesi İnciraltı Kent Ormanı seçeneklerini değerlendirebilir. EFES'TE BİNLERCE YILLIK TARİH İzmir'in merkez ilçelerinin dışına çıkıldığında en önemli kültür rotalarından biri Selçuk'ta bulunuyor. Efes Antik Kenti, 2015'ten bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. Efes Dünya Miras Alanı; Çukuriçi Höyük, Ayasuluk Tepesi, Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Evi olmak üzere dört bileşenden oluşuyor. Bölge, tarih öncesinden Helenistik ve Roma dönemlerine, Doğu Roma'dan Beylikler ve Osmanlı dönemlerine uzanan geniş bir tarihsel birikime sahip. Kültür Portali Efes gezisini uzatmak isteyenler, antik kentten çıkarılan eserlerin sergilendiği Efes Arkeoloji Müzesini de rotalarına ekleyebilir. Müzenin koleksiyonunda farklı dönemlere ait arkeolojik eserler bulunuyor. ŞİRİNCE'DEN SIĞACIK'A EGE KASABALARI Selçuk'a kadar gelen ziyaretçilerin bir diğer durağı Şirince olabilir. Köy dokusu ve geleneksel mimarisiyle öne çıkan Şirince, Efes-Selçuk gezisiyle aynı günlük rotada değerlendirilebilecek yerlerden biri. İzmir'in güneybatısına doğru gidildiğinde ise Seferihisar'daki Sığacık Kaleiçi tarihi sokaklarıyla ziyaretçileri karşılıyor. Kale içindeki evler, küçük işletmeler ve sahil çevresi, bölgeyi günübirlik gezilerin tercih edilen duraklarından biri haline getiriyor. Çeşme tarafında ise Alaçatı, taş yapıları ve Ege kasabası dokusuyla İzmir'in turizm rotasını tamamlayan merkezler arasında bulunuyor. İZMİR İÇİN 3 FARKLI GEZİ ROTASI İzmir'i ilk kez ziyaret edenler için Konak Meydanı-Saat Kulesi-Kemeraltı-Tarihi Asansör hattı, kentin merkezini keşfetmeye yönelik bir günlük rota oluşturabilir. Tarih ve arkeoloji ağırlıklı bir gün geçirmek isteyenler Selçuk-Efes-Efes Müzesi-Şirince, sahil ve kasaba atmosferini tercih edenler ise Seferihisar-Sığacık-Alaçatı-Çeşme hattını değerlendirebilir. Böylece İzmir, birkaç günlük bir seyahatte dahi antik kentlerden tarihi çarşılara, kent manzaralarından Ege kasabalarına uzanan farklı gezi seçeneklerini bir arada sunuyor.

FOTOĞRAFLARIN DEĞİŞMEYEN ÖZNESİ İZMİR SAAT KULESİ 125 YAŞINDA Haber

FOTOĞRAFLARIN DEĞİŞMEYEN ÖZNESİ İZMİR SAAT KULESİ 125 YAŞINDA

İzmir’in simge yapılarından Saat Kulesi, Konak Meydanı’nda 125 yıldır kentin değişimine tanıklık ediyor. Depremlerde hasar görmesine ve çevresindeki kent dokusunun yıllar içinde büyük ölçüde değişmesine rağmen ayakta kalan kulenin dört cephesindeki saatler, 1901’de kurulan mekanizmanın çalışma prensibini koruyor. Kulenin mekanik saatinin bakımını 1994’ten bu yana yapan üçüncü kuşak saat ustası Pamukoğlu, ❝Burası bizim evladımız gibi. Orijinalliği bozulmadan ilk günkü gibi çalışan nadide saatlerden biri❞ dedi. Kuşaklar değişti, İzmir’in silueti yeniden şekillendi, Konak Meydanı’nın çevresindeki yapılar ve ulaşım sistemi dönüşürken kıyı çizgisi de yıllar içerisinde farklılaştı. Saat Kulesi ise 125 yıldır aynı noktada kentin simgelerinden biri olmayı sürdürüyor. Temeli 1 Eylül 1900’de atılan kule, bir yıl sonra yine 1 Eylül’de açıldı. Fransız mimar Raymond Charles Péré tarafından tasarlanan yapıda Kuzey Afrika ve Endülüs mimarisinin etkileri görülüyor. Kulenin ana yapı taşları Denizli’nin Sarayköy ilçesinden, koyu yeşil ve bordo mermerleri ise Marsilya’dan getirildi. Yapımı için ayrılan bin 700 Osmanlı lirasının yeterli olmaması üzerine İzmirlilerin başlattığı bağış kampanyasında bin 500 lira daha toplandı. Konak Atatürk Meydanı’nda 81 metrekarelik taban üzerine inşa edilen, 21 metre 12 santimetre yüksekliğindeki kule, dört basamaklı mermer platform ile sekizgen kaideden oluşuyor. Platformda küçük sütunların taşıdığı at nalı kemerli sebiller, üçer çeşme kurnası ve fıskiyeli havuzlar bulunuyor. 22 DİŞLİ ÇARK, DÖRT AYRI SAATİ ÇALIŞTIRIYOR Saat Kulesi’nin çevresinde 1901 yılındaki İzmir’den çok az iz kalmasına rağmen kulenin dört cephesindeki saatler, 125 yıl önce kurulan mekanizmanın çalışma prensibini koruyor. Kulenin dördüncü katının altında bulunan ve dört ayrı yöne bakan 75 santimetre çapındaki dört saati, 22 dişli çarktan oluşan tek mekanizma çalıştırıyor. Ağırlık ve yer çekimi prensibiyle çalışan sistem altı günde bir kurulurken, üç ayda bir de periyodik bakımdan geçiriliyor. Mekanizmanın bakımını 1994’ten bu yana yapan 68 yaşındaki saat ustası Pamukoğlu, Türkiye genelinde bakımını üstlendiği 36 tarihi saat kulesi arasında İzmir Saat Kulesi’nin kendisi için ayrı bir yere sahip olduğunu belirtti. 32 YILDIR SAAT KULESİNİN MEKANİZMASIYLA İLGİLENİYOR Pamukoğlu’nun Saat Kulesi ile mesleki bağı 1994 yılında başladı. Geçen 32 yılda tarihi mekanizmayı ayrıntılarıyla tanıyan Pamukoğlu, artık yalnızca meydana gelen arızaları gidermediğini, arızaya neden olabilecek sorunları önceden belirlemeye çalıştığını anlattı. İzmir’in yağmur, nem ve tozunun zaman içerisinde mekanik sistemde deformasyona yol açabildiğini ifade eden Pamukoğlu, mesleki tecrübesinin bakım anlayışını değiştirdiğini belirterek şunları söyledi: ❝Bizde artık hatanın ne olduğu değil, neden olduğu önemli. İlk zamanlar hatayı bulup çözeriz derdik. Şimdi mesleki tecrübemle hataya neden olabilecek şeyleri önceden tespit edip önlemeye çalışıyorum. Bu da zamanın bana mesleğimle ilgili kazandırdığı bir tecrübe.❞ ❝BURASI BİZİM EVLADIMIZ GİBİ❞ Kentin merkezinde ve her gün çok sayıda kişinin önünden geçtiği Saat Kulesi’nin kısa süreliğine durmasının dahi hemen fark edildiğini anlatan Pamukoğlu, bakım çalışmaları sırasında telefonlar aldığını söyledi. Pamukoğlu, tarihi yapının bakımını üstlenmenin beraberinde sorumluluk getirdiğini belirterek, ❝Burası bizim evladımız gibi. Mutlaka bakımlarını yapmamız lazım. Sabah sekizde, dokuzda telefon başlar; ‘Saat durmuş’ derler. ‘Tamam, biliyoruz, bakımda’ deriz. Valiliğin karşısında olduğu için oradan da hemen telefon gelir, ‘Neden saat çalışmıyor?’ diye. Göz önünde olan, herkesin fotoğraf çektirdiği, her gün binlerce kişinin önünden geçtiği bir yer. Şehre simge olmuş, şehrin meydanında devamlı göz önünde bulunan yerler. Bu yükün sana verilmesi aslında manevi bir baskı. Ama ben severek yaptığım için pek baskı hissetmiyorum❞ diye konuştu. ❝BENİM İÇİN SIĞINAK VE TERAPİ❞ Saat Kulesi’nin kendisi için yalnızca bakımını yaptığı tarihi bir yapı olmadığını dile getiren Pamukoğlu, yıllar içinde kuleyle kişisel bir bağ kurduğunu anlattı. Hayatının zor dönemlerinde kuleye çıkarak küçük penceresinden denizi izlediğini belirten Pamukoğlu, ❝Ticaret hayatında sıkıntılar çektiğim dönemler oldu. Ruh halim bozuk olduğunda, insanlardan bunaldığımda burası benim için bir sığınak oldu. Yukarı çıkar, ufacık pencereden dışarıyı, denizi seyrederim. Benim için terapi❞ dedi. Tarihi bir mekanizmanın bakımının teknik bilginin yanı sıra dikkat ve bağlılık gerektirdiğini vurgulayan Pamukoğlu, mikromekanik sistemlerde küçük bir dikkatsizliğin dahi saatin çalışmasını engelleyebildiğini söyledi. SAATÇİLİK AİLEDE ÜÇ KUŞAKTIR SÜRÜYOR Saatçilik mesleğinin Pamukoğlu ailesinde kuşaktan kuşağa aktarıldığını belirten usta, ailesinin saatçilikte 90 yılı geride bıraktığını kaydetti. Mesleği babasından öğrendiğini ve onu ❝Hem atam, hem babam, hem ustam❞ sözleriyle tanımladığını anlatan Pamukoğlu, babasının kendisine bıraktığı meslek öğüdünü şöyle aktardı: ❝İnsanlar yaptıkları iyi işlerle anılır. İster çöpçü olun, ister boyacı olun, ister saatçi olun, ister sanatçı olun; yaptığınız güzel şeylerle anılın. Yeter ki insanlar yaptığınız işe alışsınlar ve sizden güzel söz etsinler derdi. Biz de o düsturla yetiştik.❞ TARİHİ MEKANİK SAATLER İÇİN USTA BULMAK ZORLAŞIYOR Türkiye’de bakımını yaptığı 36 tarihi saat kulesi bulunduğunu belirten Pamukoğlu, bazı kulelerde mekanik sistemi kurabilecek kişilerin artık bulunamadığına dikkati çekti. Mekanik saatlerde ağırlığın belirli aralıklarla yeniden yukarı çıkarılması gerektiğini anlatan Pamukoğlu, bazı kulelerde bu nedenle sistemlerin değiştirildiğini söyledi. İzmir Saat Kulesi’nin mekanizmasının ise özgünlüğünü koruduğunu belirten Pamukoğlu, ❝Ama gururla söylüyorum, burası hiçbir orijinalliği bozulmadan ilk günkü gibi çalışıyor❞ ifadesini kullandı. DEPREMLER SAAT KULESİNDE İZ BIRAKTI Saat Kulesi, 125 yıllık geçmişinde İzmir’i etkileyen depremlerden de zarar gördü. 31 Mart 1928’de meydana gelen 6,5 büyüklüğündeki İzmir-Torbalı depreminde kulenin tepe katı çöktü ve yapı hasar gördü. 1929’da saatin durması üzerine Almanya Konsolosluğu aracılığıyla Hannover’den bir saat ustası getirildi ve mekanizma yeniden çalıştırıldı. Kule, 1 Şubat 1974’te meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki depremde de hasar gördü. Saat kadranlarının üzerindeki son kat yıkılırken ana gövde ayakta kaldı. Yıkılan tepe bölümü yaklaşık iki yıllık çalışmanın ardından onarıldı. MEYDAN DEĞİŞTİ, SAAT KULESİ KALDI Saat Kulesi’nin görünümü de Türkiye ve İzmir’in geçirdiği değişimlerden etkilendi. İlk yapıldığı dönemde doğu ve güney cephelerinde Osmanlı arması, kuzey ve batı cephelerinde ise II. Abdülhamit’in tuğrası bulunuyordu. 1927’de yapılan yasal düzenlemenin ardından bu semboller kaldırıldı. Geçiş döneminde kulenin cephelerine çapraz Türk bayrakları işlendi, daha sonra günümüzde görülen kabartma Ay-Yıldız motifleri yerleştirildi. Kulenin inşa edildiği yıllarda çevresinde Sarıkışla, Hükümet Konağı ve depolar bulunurken, meydanın batısı denize açılıyordu. Aradan geçen 125 yılda kıyı çizgisi, çevredeki yapılar ve ulaşım sistemi değişerek Konak Meydanı bugünkü görünümüne kavuştu. Saat Kulesi ise İzmir’in merkezinde, 125 yıldır aynı noktada zamanı göstermeyi sürdürüyor.

BAŞKAN TUGAY'DAN TARİHİ İMZA: BÜYÜKŞEHİR EVİNE DÖNÜYOR Haber

BAŞKAN TUGAY'DAN TARİHİ İMZA: BÜYÜKŞEHİR EVİNE DÖNÜYOR

30 Ekim 2020 depreminde hasar gördüğü için boşaltılan ve 2022 yılında yıkılan İzmir Büyükşehir Belediyesi ana hizmet binasının yeniden yapımı için kritik bir eşik aşıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan'ı Cemil Tugay, yeni binanın yapı ruhsatını imzaladı. Kentin merkezine inşa edilecek yeni belediye binası, tarihi Konak Meydanı’nın dokusuna uygun ve modern özelliklerle donatılacak. "İZMİR’E YAKIŞAN BİR BELEDİYE BİNASI OLACAK" Başkan Tugay, ruhsat imza töreninde yaptığı açıklamada, bu yapının sadece bir kamu binası değil, aynı zamanda İzmir’in simgesel bir yapısı olacağını vurguladı: "Belediye binamızı, tarihi olarak var olduğu Konak’ta, eski hizmet binasının bulunduğu yerde yeniden yapmak üzere çalışmalara başladık. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu'nun önerileriyle projeyi son haline getirdik. Bugün artık ruhsatı imzalıyoruz, büyük mutluluk yaşıyoruz." Başkan Tugay, projenin kısa sürede tamamlanması için yoğun çaba gösterileceğini belirterek, “Bu ruhsatı imzalamaktan büyük bir onur duyuyorum” dedi. TARİHİ SÜREÇTE ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI Proje için gerekli tüm resmi onaylar alındı. 23 Mayıs 2025’te Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onay verilen projeye ilişkin avan proje, İzmir 1 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından 24 Ekim 2025’te kabul edildi. Böylece, deprem sonrası boşaltılan ana binanın yeniden inşası önündeki tüm idari engeller kaldırılmış oldu. MİMARİ VE TEKNİK DETAYLAR Yeni belediye binası, yıkılan yapıyla aynı yükseklikte yani 30 metre olacak şekilde planlandı. 23 bin metrekare inşaat alanına sahip bina; iki bodrum, zemin ve altı kattan oluşacak. Zemin katta: Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) Kadın Danışma Merkezi Kent Kafe Yemekhane Atölyeler Çocuk oyun ve bakım alanı Üst katlarda: Sanat galerisi Kent Terası Kent Lokantası Daire başkanlıkları Meclis salonu Üst yönetim açık ofisleri İKLİM DOSTU VE SÜRDÜRÜLEBİLİR BELEDİYE BİNASI Yeni bina sadece idari bir merkez değil, aynı zamanda kamusal ve sosyal bir alan olarak planlandı. Projede enerji verimliliği ve çevre duyarlılığı ön planda tutuldu: Doğal havalandırma sistemleri Yağmur suyu toplama ve gri su geri dönüşüm sistemi Isı yükünü azaltan yansıtıcı camlar Doğal aydınlatma ve akustik konfor Kentle bütünleşen kamusal mekânlar ve avlu Tüm bu unsurlar, yapının çevre dostu, karbon salımı düşük ve sürdürülebilir bir yaşam alanı olmasını sağlayacak. KONAK MEYDANI SİLUETİNE SAYGI Yapının tasarımında Konak Meydanı’ndaki Saat Kulesi ve çevredeki anıtsal yapılarla uyum gözetildi. Mimari siluet korunurken, kamusal alan anlayışına uygun açık ve erişilebilir bir yapı planlandı.

BURSA MERKEZDEKİ ARKEOPARK ZİYARETE AÇILIYOR Haber

BURSA MERKEZDEKİ ARKEOPARK ZİYARETE AÇILIYOR

Bursa Osmangazi Belediyesi, Bursalılara zamanda yolculuğa çıkaracak Hisar Arkeopark Projesi'ni tamamlanma aşamasına getirdi. 3 bin yıllık mozaiklerin keşfedildiği Hisar Arkeopark Projesi’ni rekor bir sürede gün yüzüne çıkaran Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, çalışmaların yüzde 95 seviyesine ulaştığını ve projenin 2026’nın ilk aylarında açılmasının planlandığını açıkladı. 500 bin metrekarelik alanda barındırdığı eşsiz tarihi mirasla Hisar Bölgesi’nin, Bursa, Türk ve dünya tarihi adına çok büyük anlam taşıdığını vurgulayan Başkan Aydın, "Bursa’nın kalbi Osmangazi, Osmangazi’nin kalbi Hisar, Avrupa’da ‘Old City’ diye gezdiğimiz yerlerin karşılığı aslında. Amacımız bu değeri ayağa kaldırmak ve turizmin merkezine oturtmak" dedi. Başkan Aydın, Arkeopark’ın yanı sıra Filiboz Mescidi, Alaaddin Camii, 1326 tarihli Osman Gazi Camii, Sümbüllü Bahçe Konağı, Sur Kapıları, Osmangazi ve Orhangazi Türbeleri, Saat Kulesi ve tarihi mahallelerine sahip Hisar bölgesine önemli bir eserin daha kazandırılacağını duyurdu. Kamuoyunda Kolsuz Faik İpek Fabrikası olarak bilinen tarihi Romangal Fabrikası’nda çalışmaların başladığını belirten Aydın, "Çok kısa sürede kültür, sanat, gastronomi, konser ve müze işlevleriyle Bursa’ya yeni bir yaşam alanı kazandıracağız" dedi. Kavaklı Temiz Cadde’deki çalışmalar hakkında da bilgi veren Başkan Aydın, "Temiz Cadde’de küçük bir müze, konaklama alanı ve asansörle Üftade Hazretleri’nin bulunduğu seyir terasına ulaşım imkanı oluşturacağız. Böylece Bursalıların yürüyerek gezebileceği tam bir tarih rotası ortaya çıkacak" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.