#Sağlık

- Sağlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ASIRLIK DEDE 102'NCİ YAŞINI PASTA KESEREK KARŞILADI Haber

ASIRLIK DEDE 102'NCİ YAŞINI PASTA KESEREK KARŞILADI

Ordu’da yaşayan 4 çocuk babası 102 yaşındaki Aydoğan, yeni yaşını çocukları, torunları ve mahalle sakinlerinin sürpriz doğum günü kutlamasıyla karşıladı. Perşembe ilçesine bağlı Boğazcık Mahallesi’nde düzenlenen kutlamada Aydoğan, kendisi için hazırlanan pasta'nın mumlarını üfledi. Ailesi ve yakınlarının ilgisiyle duygulanan Aydoğan, mutluluğunu dile getirdi. “SIHHATİM GENÇLİK GİBİ DEVAM EDİYOR” Sağlık durumunun iyi olduğunu belirten Aydoğan, "Hamdolsun Cenâb-ı Allah bu günleri gösterdi. Allah herkesin gönlüne göre versin. Ben sağlığımdan çok memnunum, şükürler olsun hiçbir şikayetim yok, sıhhatim gençlik gibi devam ediyor" ifadelerini kullandı. Küçük yaşlardan itibaren hayatını çalışarak geçirdiğini belirten Aydoğan, dört çocuk sahibi olduğunu söyledi. ZOR ŞARTLARDA OKUYUP ÇALIŞTI Henüz 16 yaşındayken ilk çocuğu dünyaya gelen Aydoğan’ın, eğitimine devam edebilmek için çocuğunu evde bırakıp yaklaşık 10 kilometre yürüyerek okula gittiği öğrenildi. Aynı dönemde çalışarak ailesini geçindirdiği belirtildi. Yaklaşık 30 yıl önce eşini kaybeden Aydoğan’ın 11 torunu ve 12 torununun çocuğu bulunuyor. “BEN DOĞDUĞUMDA BABAM OKULA GİDİYORMUŞ” Aydoğan’ın en büyük çocuğu Altınsoy (86), babasının uzun ve sağlıklı yaşamından duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Babamın 102 yaşını kutluyoruz. Sağlığı yaşına göre çok iyi. Ben doğduğumda babam 16 yaşındaymış ve okula gidiyormuş" dedi. AİLEDE UZUN YAŞAM GELENEĞİ Aydoğan’ın oğlu Aydoğan (79) ise ailede uzun yaşamın yaygın olduğunu belirterek, "Babam 102 yaşında. Babamın dedesi ise 105 yaşına kadar yaşamış" ifadelerini kullandı. “SAĞLIĞI GAYET İYİ” Ailenin diğer fertleri de Aydoğan’ın sağlık durumunun genel olarak iyi olduğunu, ancak son dönemde yeme-içme alışkanlıklarında azalma ve hafif unutkanlık görüldüğünü ifade etti. Torunu Aydoğan (12) ise dedesinin yakın zamana kadar kendi işlerini kendisinin yaptığını belirterek, "2 yıl öncesine kadar arılarıyla ilgilenir, balını kendi yapardı. Şimdi de sağlığı iyi, sanki 90 yaşında gibi" diye konuştu.

KAYINPEDERİNE BÖBREĞİNİ VEREN DAMAT: "SONUÇTA O DA BABAM" Haber

KAYINPEDERİNE BÖBREĞİNİ VEREN DAMAT: "SONUÇTA O DA BABAM"

14 Mart Dünya Böbrek Sağlığı Günü’nde yaşadıklarını anlatan Kurk, damat'ının fedakârlığının herkesi şaşırttığını söyledi. Şarköy ilçesinde fırıncılık yapan ve 3 çocuk babası olan Recep Kurk, yıllar önce yaptırdığı sağlık kontrollerinde böbreklerinde sorun olduğunu öğrendi. Zamanla rahatsızlığı ilerleyen Kurk için doktorlar diyaliz ya da böbrek nakli seçeneklerini sundu. Nakil için donör arayışı başlatılırken aile üyelerinin yapılan testlerinde uygunluk sağlanamadı. DAMADI GÖNÜLLÜ OLDU Bu süreçte, Kurk’un kızıyla iki yıl önce evlenen 35 yaşındaki Yalçın Taşçı böbreğini bağışlamak istediğini söyledi. Yapılan testlerde damadın uyumlu olduğu belirlenince İstanbul’daki Biruni Üniversitesi Hastanesi’nde nakil planlandı. Organ Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi Prof. Dr. Halil Erbiş ve ekibi tarafından 19 Ocak’ta gerçekleştirilen ameliyatla Taşçı’dan alınan böbrek kayınpederi Recep Kurk’a nakledildi. Başarıyla tamamlanan operasyonun ardından hem hasta hem de donör kısa sürede sağlıklarına kavuştu. “HERKES ŞAŞIRIYOR” Nakil sürecini anlatan Recep Kurk, insanların damadının böbreğini verdiğini duyunca şaşırdığını ifade ederek şunları söyledi: “Önce kızlarımızla testlere başladık ama uygun çıkmadı. Damadımız Yalçın vermeye karar verdi. İnsanlar hâlâ şaşırıyor, ‘Damadın mı verdi?’ diyorlar. ‘Nasıl kabul etti?’ diye soruyorlar. İnsan tek böbrekle de yaşayabiliyor. Demek ki damat hayırlı damat, ben de hayırlı kayınpederim diyorlar.” “SEVE SEVE VERDİM” Damat Yalçın Taşçı ise kayınpederini kendi babası gibi gördüğünü belirterek organ bağışına dikkat çekti. “Eşim böbreğini verecekti ama kan grupları uymadı. Benim uyuyordu, ben de seve seve verdim. Sonuçta evlendikten sonra kayınpederiniz de sizin babanız oluyor. Kan grubu uyuyorsa insanlar düşünmeden organ bağışı yapmalı” dedi. UZMANLARDAN ORGAN BAĞIŞI ÇAĞRISI Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Halil Erbiş ise Türkiye’de çok sayıda hastanın organ nakli beklediğini vurgulayarak toplumda organ bağışının artırılması gerektiğini söyledi. Erbiş, “Toplum olarak organ bağışını bir zorluk değil, insanların hayatını kurtaran bir görev olarak görmemiz gerekiyor. Herkes Recep Bey kadar şanslı olmayabiliyor” ifadelerini kullandı. Uzmanlar ayrıca böbrek sağlığının korunması için düzenli sağlık kontrollerinin yapılması ve günlük yeterli su tüketiminin önemine dikkat çekiyor.

DİLEK VE ŞİKAYET KUTUSUNDAN BİSİKLET ÇIKTI Haber

DİLEK VE ŞİKAYET KUTUSUNDAN BİSİKLET ÇIKTI

Balıkesir Devlet Hastanesi’ndeki “Dilek ve Şikayet Kutusu”, bu kez alışılmış taleplerin dışında duygulandıran bir mektuba ev sahipliği yaptı. Tedavi gördüğü hastaneden teşekkür ederek ayrılan 10 yaşındaki Ayaz’ın bisiklet hayali, hastane yönetiminin duyarlılığıyla gerçeğe dönüştü. Burhaniye’de yaşayan Ayaz, bir süre önce rahatsızlığı nedeniyle Balıkesir Devlet Hastanesi’nde tedavi gördü. Tedavi süreci boyunca sağlık çalışanlarının gösterdiği ilgi ve şefkatten etkilenen küçük çocuk, taburcu olurken duygularını bir mektupla ifade etmek istedi. Hastanenin koridorunda bulunan dilek ve şikayet kutusuna bıraktığı pusulada Ayaz, sağlık çalışanlarına teşekkür ederken en büyük hayalinin bir bisiklete sahip olmak olduğunu yazdı. HASTANE YÖNETİMİ HAYALİNİ GERÇEKLEŞTİRDİ Hasta Hakları Birimi tarafından açılan dilek-şikayet kutusundan çıkan mektup hastane çalışanlarını duygulandırdı. Küçük hastanın içten isteğine kayıtsız kalmayan hastane yönetimi, kısa sürede bir bisiklet temin ederek Ayaz’a sürpriz yaptı. Bisiklet, Balıkesir Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Erdal Ünal tarafından makam odasında Ayaz’a teslim edildi. Odaya girdiğinde hayalini kurduğu bisikleti karşısında gören Ayaz’ın mutluluğu hastane çalışanlarına da duygusal anlar yaşattı. “BİR ÇOCUĞUN HAYALİNE KÖPRÜ OLMAK İSTEDİK” Başhekim Op. Dr. Erdal Ünal, olayla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bizim için en büyük ödül, hastalarımızın buradan şifa ve güler yüzle ayrılmasıdır. Ayaz’ın o saf ve temiz duygularla yazdığı mektup bizleri çok duygulandırdı. Şifa dağıtan eller olarak bu kez bir çocuğun hayaline köprü olmak istedik. Ayaz artık sağlığına kavuştu, şimdi bisikletiyle özgürce çocukluğunu yaşayacak.” Hastaneden hem sağlığına hem de hayaline kavuşarak ayrılan Ayaz, yeni bisikletiyle verdiği pozlarla mutluluğunu paylaşırken, yaşanan olay sevgi ve ilginin iyileştirici gücünü bir kez daha gözler önüne serdi.

İEÜ’LÜ AKADEMİSYENE AVRUPA’DAN ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜ Haber

İEÜ’LÜ AKADEMİSYENE AVRUPA’DAN ÜSTÜN HİZMET ÖDÜLÜ

İzmir Ekonomi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, sinyal işleme alanındaki uluslararası çalışmaları nedeniyle Avrupa Sinyal İşleme Birliği (EURASIP) tarafından verilen 2026 Üstün Hizmet Ödülü’ne layık görüldü. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aydın Akan, uluslararası akademik başarılarına bir yenisini daha ekledi. Dünyanın en saygın bilimsel kuruluşlarından biri olan Avrupa Sinyal İşleme Birliği (EURASIP) tarafından verilen 2026 Üstün Hizmet Ödülü, Prof. Dr. Aydın Akan’a verildi. Haberleşmeden sağlık teknolojilerine, jeofizikten uzay sistemlerine kadar birçok alanda kullanılan sinyal işleme üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Akan, ödülünü 31 Ağustos – 4 Eylül 2026 tarihleri arasında Belçika’nın Bruges kentinde düzenlenecek törende alacak. ÖDÜL HER YIL YALNIZCA BİR KİŞİYE VERİLİYOR 2000 yılından bu yana verilen EURASIP Üstün Hizmet Ödülü, sinyal işleme alanında önemli katkılar sağlayan ve bilim dünyasında liderliğiyle öne çıkan araştırmacılara veriliyor. Her yıl sadece bir bilim insanına takdim edilen bu ödül, alanındaki en prestijli uluslararası ödüllerden biri olarak kabul ediliyor. “YAZDIĞIM KİTAP BİRÇOK ÜLKEDE OKUTULUYOR” Sinyal işleme alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Aydın Akan, şunları söyledi: “1990’lı yıllardan bu yana sinyal işleme alanında çok sayıda araştırma yürüttüm. Alanımla ilgili iki ders kitabı kaleme aldım. ‘Signals and Systems Using Matlab’ adlı kitabım, dünyanın birçok farklı üniversitesinde ders kitabı olarak okutuluyor.” “BİLİM ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİM” Akademik çalışmalarını ilk günkü heyecanla sürdürdüğünü belirten Akan, şu ifadeleri kullandı: “Yaklaşık 30 yıldır bu alanda eğitim veriyorum. 38 doktora ve 57 yüksek lisans öğrencisi mezun ettim. Bu çabalarımın böyle anlamlı bir ödülle taçlandırılması benim için büyük mutluluk. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin güçlü akademik ekosistemi içinde üretmeye ve bilime katkı sunmaya devam edeceğim.” ULUSLARARASI BAŞARILARLA DOLU KARİYER 1996 yılında akademik hayatına başlayan Prof. Dr. Aydın Akan’ın bugüne kadar: Uluslararası indeksli dergilerde yayımlanmış 93 makalesi 142 uluslararası konferans bildirisi 2 uluslararası kitabı 10 uluslararası kitap bölümü bulunuyor. Bilimsel çalışmaları bugüne kadar 5 bin 552 atıf alan Prof. Dr. Akan, 2023 yılında Stanford Üniversitesi tarafından hazırlanan “Dünyanın En Etkili Bilim İnsanları” listesinde de yer almıştı. Prof. Dr. Akan ayrıca IEEE Engineering in Medicine and Biology Society (EMBS) Türkiye Kolu Başkanlığı görevini de sürdürüyor.

BURSA'DA YARALI KEDİ, BÜYÜKŞEHİR'LE SAĞLIĞINA KAVUŞTU Haber

BURSA'DA YARALI KEDİ, BÜYÜKŞEHİR'LE SAĞLIĞINA KAVUŞTU

Bursa'da araç çarpması sonucu arka bacağı kırılan kedi, Büyükşehir Belediyesi Gümüştepe Hayvan Bakım Evi'ndeki tedavisiyle tekrar eski sağlığına kavuştu. Yıldırım ilçesi Namazgah Mahallesi'nde bir kedinin araç çarpması sonucu arka bacağı kırıldı. Yaralı kediyi gören vatandaşlar, durumu Büyükşehir Belediyesi'ne bildirdi. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, kısa sürede olay yerine gelerek bitkin halde bulunan ve şok geçiren kediyi tedavi için Gümüştepe Hayvan Bakım Evi'ne götürdü. Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü'nün veteriner hekimleri, kedinin röntgenini çekip kırık bacağını operasyonla ameliyat ederek gerekli müdahaleyi yaptı. ‘Nefes' adı verilen kedinin sağlık durumu günden güne iyiye giderken, kısa sürede sahiplendirilmesi hedefleniyor. Kediyi yaralı halde bulan Yusuf Bahadır Çevirgen, hayvanı şok içerisinde bulduğunu ve hızlı bir şekilde veteriner kliniğine götürdüğünü söyledi. Ameliyat olması gerektiğini öğrenince Büyükşehir Belediyesi ile irtibata geçtiğini belirten Çevirgen, "Büyükşehir Belediyesi ekipleri sağ olsun yakından ilgilendiler. Kırık bacağının kısa sürede iyileştiğini öğrendim. Çok mutlu oldum. Onu kazadan sonra nefes nefese bulduğum için ‘Nefes' ismini verdik. Umarım en kısa sürede yeni yuvasına da kavuşur ve mutlu bir yaşam sürer. Süreç boyunca destek olan Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ediyorum" dedi.

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR Haber

BU HASTALIK 78 ÜLKEDE GÖRÜLDÜ: CİNSEL ORGANLARA YERLEŞİYOR

Bilim insanları, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen şistozomiyaz hastalığına yol açan parazitlerin kontrol dışına çıkabileceği konusunda uyarıda bulundu. Uzmanlara göre hastalık evrim geçirerek yeni bölgelere yayılma potansiyeli kazanıyor. Her yıl dünya genelinde yaklaşık 250 milyon kişi bu hastalık için tedavi görüyor. Vakaların büyük bölümü paraziti taşıyan salyangozların yaygın olduğu Afrika kıtasında görülse de, hastalığın Çin, Venezuela ve Endonezya dahil 78 ülkede tespit edildiği bildirildi. BBC Türkçe’nin aktardığına göre Türkiye’de ise bugüne kadar yalnızca yurt dışından dönen kişilerde bu parazite rastlandı. Ancak uzmanlar, küresel iklim değişikliği ve artan seyahatler nedeniyle hastalığın yeni bölgelere yayılabileceğini belirtiyor. DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ’NDEN UYARI Dünya Sağlık Örgütü (WHO), şistozomiyaza neden olan parazitin evrim geçirerek farklı coğrafyalarda hayatta kalabilecek şekilde adapte olduğunu açıkladı. Açıklama, Dünya Göz Ardı Edilen Tropik Hastalıklar Günü kapsamında yapıldı. WHO, bir milyardan fazla insanı etkileyebilen bu hastalıkların yeterince dikkat çekmediğine ve küresel sağlık açısından ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekti. ŞİSTOZOMİYAZ NEDİR? Şistozomiyaz, parazit taşıyan salyangozların bulunduğu tatlı sularla temas eden insanlarda görülen bir hastalık. Salyangozlardan suya bırakılan parazit larvaları, deriden vücuda girerek kan dolaşımına karışıyor. Vücuda girdikten sonra kan damarlarında yaşayan parazitler yumurtalarını bırakıyor. Bu yumurtaların bir kısmı dışkı veya idrarla vücuttan atılsa da bazıları organlarda birikerek bağışıklık sisteminin tepkisine neden oluyor. Bu durum dokularda hasara ve bazı vakalarda organ yetmezliğine yol açabiliyor. CİNSEL ORGANLARDA DA BİRİKEBİLİYOR Parazitin yumurtaları bazı durumlarda cinsel organlarda birikebiliyor. Bu duruma üriner şistozomiyaz adı veriliyor. Hastalık; ağrı, doku hasarı, kısırlık ve bazı vakalarda kanser riskinde artışa yol açabiliyor. Uzmanlara göre hastalık tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına hatta ölüme neden olabiliyor. Ancak erken teşhis halinde parazit ilaçlarıyla tedavi edilebiliyor. MELEZ PARAZİTLER YAYILMAYI KOLAYLAŞTIRABİLİR Malavi’deki Liverpool Wellcome Klinik Araştırma Programı’ndan Prof. Janelisa Musaya, parazitin insan ve hayvanlarda görülen türlerinin birleşerek yeni melez türler oluşturduğunu belirtti. Yapılan araştırmalarda incelenen örneklerin yaklaşık yüzde 7’sinde melez parazit tespit edildi. Uzmanlara göre bu oran gerçek yayılımın sadece küçük bir kısmını gösteriyor olabilir. Melez türlerin hem insanları hem de hayvanları enfekte edebilmesi nedeniyle hastalığın kontrol altına alınmasının zorlaşabileceği belirtiliyor. AVRUPA’DA DA GÖRÜLMEYE BAŞLADI Bilim insanları, iklim değişikliği ve artan uluslararası seyahatlerin parazitin yeni bölgelere yayılmasını kolaylaştırdığını vurguluyor. Son yıllarda Avrupa’nın güneyinde de salgın vakalarına rastlandığı bildirildi. WHO’nun şistozomiyaz kontrol programı sorumlusu Dr. Amadou Garba Djirmay, hastalığın artık küresel bir endişe kaynağı haline geldiğini söyledi. Kapsamlı mücadele programları sayesinde 2006 ile 2024 yılları arasında vakalar yüzde 60 oranında azaldı. Ancak WHO verilerine göre 2018 ile 2023 yılları arasında tropik hastalıklarla mücadele için sağlanan finansman yüzde 41 azaldı. Uzmanlar, hastalığın yayılmasını önlemek için özellikle risk altındaki gruplarda düzenli ilaç kullanımının ve erken teşhisin büyük önem taşıdığını vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.