#Sağlık Bakanlığı

- Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜP BEBEK MERKEZİNDE YANLIŞ BABA SKANDALI: TAM 30 ÇOCUK... Haber

TÜP BEBEK MERKEZİNDE YANLIŞ BABA SKANDALI: TAM 30 ÇOCUK...

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki bazı tüp bebek merkezlerinde ailelerin seçtiği sperm veya yumurta donörleri yerine farklı donörlerin kullanılmış olabileceği iddiasına ilişkin yeni vakalar ortaya çıktı. BBC'nin araştırmasına göre ilk etapta 7 çocukla gündeme gelen şüpheli vaka sayısı en az 30'a yükselirken, çocuklardan 11'ine DNA testi yapıldı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) tüp bebek tedavisi gören yabancı ailelerin, tedavi öncesinde seçtikleri donörler yerine farklı kişilere ait üreme hücrelerinin kullanılmış olabileceğine ilişkin iddialar genişledi. İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin aylar süren araştırmasına göre, çoğunluğu İngiliz ailelere ait en az 30 çocukta "yanlış donör" kullanılmış olabileceğinden şüpheleniliyor. Ailelerin tedavi öncesinde donörlerin sağlık geçmişi, fiziksel özellikleri, eğitim durumu ve diğer bilgilerini inceleyerek seçim yaptığı ancak çocukların dünyaya gelmesinin ardından bazı fiziksel farklılıkların şüphe uyandırdığı belirtildi. İLK İDDİALAR 7 ÇOCUKLA GÜNDEME GELMİŞTİ BBC'nin ilk araştırmasında KKTC'de tüp bebek tedavisi sonucu dünyaya gelen 7 çocukla ilgili "yanlış donör" iddiası gündeme gelmişti. Araştırmada yer verilen vakalardan birinde, 2011'de KKTC'deki bir tüp bebek merkezine başvuran İngiliz Beth ve Laura çiftinin iki tedavide de aynı sperm donörünün kullanılmasını istediği ancak daha sonra yapılan DNA testlerinde çocuklarının aynı biyolojik babaya sahip olmadığının belirlendiği aktarıldı. İlk haberlerin ardından başka ailelerin de BBC'ye ulaşmasıyla şüpheli çocuk sayısının en az 30'a çıktığı bildirildi. 15 VAKA AYNI MERKEZLE BAĞLANTILI Araştırmaya göre 30 çocuktan 15'inin ailesinin aynı merkezde tedavi gördüğü belirlendi. Haberde söz konusu hastaların önemli bölümünün tedavi süreçlerinde görev aldığı belirtilen sağlık çalışanlarından Dr. Tip'in herhangi bir usulsüzlük yaptığı yönündeki iddiaları reddettiği kaydedildi. Dr. Tip'in daha önce sperm siparişlerinden sorumlu olmadığını ve ilgili donör talebinin kendisine iletilmediğini savunduğu aktarıldı. 11 ÇOCUĞA DNA TESTİ YAPILDI Şüpheli 30 çocuktan 11'ine ticari DNA testleri yaptırıldığı belirtildi. Bazı test sonuçlarında çocukların genetik kökenlerinin ailelere sunulan donör profilleriyle uyuşmadığı ileri sürüldü. Aileler, gerçek biyolojik donörlerin kimliğini bilmedikleri için donörlerin sağlık geçmişleri ve olası kalıtsal hastalıklar konusunda da bilgi sahibi olmadıklarını belirtiyor. KKTC SAĞLIK BAKANLIĞI SORUŞTURMA BAŞLATMIŞTI İlk iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından KKTC Sağlık Bakanlığı, tüp bebek merkezlerinde yürürlükteki yasa ve yönetmeliklere aykırı işlem yapılıp yapılmadığının belirlenmesi amacıyla resmi soruşturma başlatmıştı. Şüpheli vaka sayısının 7'den en az 30'a yükselmesinin ardından aileler, çocuklarının gerçek biyolojik donörlerinin belirlenmesini ve seçtikleri donörlerin kullanılmadığı doğrulanırsa bunun nasıl gerçekleştiğinin ortaya çıkarılmasını istiyor.

MİLYONLARI İLGİLENDİREN ADIM: ARTIK HASTANEYE GİTMEYE GEREK YOK! Haber

MİLYONLARI İLGİLENDİREN ADIM: ARTIK HASTANEYE GİTMEYE GEREK YOK!

Sağlık Bakanlığı, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi'ni (UHDS) Sağlıklı Hayat Merkezlerinde de uygulamaya aldı. Yeni sistem sayesinde vatandaşlar, psikolojik destek, sigara bırakma polikliniği ve sosyal destek hizmetlerinden hastaneye gitmeden görüntülü görüşme yoluyla ücretsiz yararlanabilecek. 81 İLDE UYGULAMAYA ALINDI Bakanlık tarafından hayata geçirilen uygulama kapsamında, 5 Temmuz itibarıyla 81 ilde bulunan Sağlıklı Hayat Merkezlerinde görev yapan psikolog ve sosyal çalışmacılar için randevu cetvelleri oluşturuldu. Hazırlıklarını tamamlayan merkezlerde sistem kullanılmaya başlandı. Vatandaşlar, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden ilgili branşlardan randevu oluşturabiliyor. GÖRÜNTÜLÜ GÖRÜŞMEYLE ÜCRETSİZ HİZMET UHDS kapsamında vatandaşlar, sağlık merkezine gitmeden bulundukları yerden sağlık profesyonelleriyle görüntülü görüşme yapabilecek. Uygulama kapsamında şu hizmetler uzaktan sunulacak: Psikolojik destek Sigara bırakma polikliniği Sosyal destek hizmetleri Yeni sistemle özellikle randevu süreçlerinin daha hızlı ve erişilebilir hale getirilmesi amaçlanıyor. 351 SAĞLIKLI HAYAT MERKEZİNDE HİZMET VERİLİYOR Türkiye genelinde faaliyet gösteren 351 Sağlıklı Hayat Merkezinde, 17 farklı birimde ücretsiz koruyucu sağlık hizmeti sunuluyor. Bu merkezlerde psikososyal destek, beslenme danışmanlığı, fiziksel aktivite programları ve bağımlılıkla mücadele başta olmak üzere çeşitli alanlarda hizmet veriliyor. "Koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına götürüyoruz" Sağlık Bakanlığı Sincan 100. Yıl Sağlıklı Hayat Merkezi'nde görev yapan Dr. Zeynep Aydemir Güven, sistemin vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştırdığını belirtti. Vatandaşların evden, iş yerinden veya yolculuk sırasında sağlık profesyonelleriyle görüşebildiğini ifade eden Güven, özellikle düzenli takip gerektiren sigara bırakma polikliniklerinde danışmanlık hizmetlerinin kesintisiz sürdürülebileceğini söyledi. Güven, sistemin özellikle yaşlılar, engelliler, bakıma muhtaç bireyler ve sağlık merkezlerine ulaşmakta güçlük çeken vatandaşlar için önemli kolaylık sağlayacağını vurgulayarak, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu hatırlattı. MHRS ÜZERİNDEN RANDEVU ALINABİLİYOR Dr. Güven, vatandaşların MHRS üzerinden randevu oluşturduğunu, ardından cep telefonlarına gönderilen kısa mesajdaki bağlantıya tıklayarak görüntülü görüşmeye katılabildiğini belirtti. Koruyucu sağlık hizmetlerinin hastalıkların önlenmesinde büyük önem taşıdığına dikkat çeken Güven, "Tütün kullanımı gibi bağımlılıklarla mücadele ve sağlıklı yaşam danışmanlığı koruyucu hekimliğin temel unsurlarındandır. Bu uygulamayla koruyucu sağlık hizmetlerini vatandaşın ayağına götürmüş oluyoruz." ifadelerini kullandı. "SİGARAYI BIRAKMAYA KARARLIYIM" Uzaktan Hasta Değerlendirme Sistemi üzerinden sigara bırakma polikliniğinden hizmet alan 37 yaşındaki Erdi Güzel ise yoğun iş temposu nedeniyle merkeze gitme fırsatı bulamadığını söyledi. Bir arkadaşının tavsiyesiyle sistemi öğrendiğini belirten Güzel, MHRS üzerinden kolayca randevu alabildiğini ifade ederek, "Hocamızla bütün detayları konuştuk. Bundan sonraki randevularımı da yine bu sistem üzerinden alıp sigarayı bırakmaya kararlıyım." dedi.

İSVİÇRE'DE TOPLATILIYOR, TÜRKLER İÇMEYE DEVAM EDİYOR Haber

İSVİÇRE'DE TOPLATILIYOR, TÜRKLER İÇMEYE DEVAM EDİYOR

İsviçre'de yüksek oranda bor tespit edildiği açıklanan Kızılay markalı doğal maden suyu ve elma aromalı içecekler için geri çağırma kararı alındı. İsviçre resmi makamlarının açıklamasına göre bu karar, ülkenin yürürlükteki gıda güvenliği mevzuatı kapsamında gerçekleştirilen analizler sonrasında alındı. Tüketicilere ürünleri içmeme çağrısı yapılırken Türkiye’de aynı ürünlere ilişkin resmi bir toplatma ya da inceleme açıklaması henüz yayımlanmadı. Konuya ilişkin resmi duyuru İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi’nden yapıldı. Buna göre; ülkedeki dağıtıcı Akar Swiss AG tarafından piyasaya sunulan Kızılay doğal maden suyu ile 200 mililitrelik elma aromalı Kızılay içeceği raflardan çekiliyor. İsviçre makamları, ürünlerde ülkede izin verilen sınırın üzerinde bor tespit edildiğinin altını çizdi. Geri çağırma kararı kapsamında tüketicilerden söz konusu ürünleri içmemeleri ve satın aldıkları noktalara iade etmeleri istendi. İSVİÇRE’DE SINIR 1 MİLİGRAM İsviçre Federal Gıda Güvenliği ve Veterinerlik Dairesi, yeraltı sularına kayaç ve topraktan doğal yollarla karışabilen bor elementinin, limitlerin üzerinde olması ve uzun süreli kullanımda sağlık riski taşıyabileceği yönünde değerlendirme yapıyor. İsviçre, doğal mineralli sularda bor için litre başına 1 miligramlık üst sınır uyguluyor. FETÜS GELİŞİMİ VE ÜREME SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ OLASI ETKİLERİ Kurumun sınır kontrollerine ilişkin raporunda, yüksek düzeyde bora maruz kalanların fetüs gelişimi ve üreme sağlığı üzerindeki olası etkilerine dikkat çekiliyor. Riskin tek bir şişenin tüketilmesinden çok, yüksek düzeyde bora uzun süre maruz kalınmasıyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. TÜRKİYE’DEKİ ÜRÜNLER SATILMAYA DEVAM EDECEK Mİ? Türkiye’de yürürlükteki Doğal Mineralli Sular Hakkında Yönetmeliğe göre bor için litre başına 1 miligramlık özel bir sınır yer almıyor. Sağlık Bakanlığı'na ait doğal mineralli sular rehberinde, borun risk oluşturabilecek elementler arasında bulunduğu ancak doğal mineralli sular için belirlenmiş doğrudan bir limitin bulunmadığı ifade ediliyor. T24'te yer alan habere göre; Yönetmelikte, “Maksimum limit 1 Ocak 2006 tarihinden sonra yayınlanacak AB Gıda Mevzuatı’na göre tespit edilir” deniyor. Dolayısıyla bor elementi için spesifik bir limit belirlenene kadar borat (B₂O₃) parametresi esas alınıyor. Türkiye mevzuatında borat için izin verilen maksimum miktar 30 mg/L kabul ediliyor bu da yaklaşık 5 mg/L saf bora denk geliyor. BAKANLIKTAN HENÜZ AÇIKLAMA YOK Konu ile ilgili, 29 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı veya Kızılay tarafından İsviçre’deki geri çağırma kararına ilişkin yayımlanmış güncel bir açıklamaya ulaşılamadı. BEYPAZARI VE SIRMA İÇİN DE BENZER KARAR ALINMIŞTI İsviçre makamları daha önce de Türkiye'den ihraç edilen Beypazarı ve Sırma marka maden suları hakkında da benzer gerekçeyle geri çağırma kararı vermişti. O ürünlerde de İsviçre'nin belirlediği yasal sınırların üzerinde bor tespit edildiği açıklanmıştı.

İZMİR'DE HAYAT KURTARAN MERKEZ BİNLERCE KİŞİYE ULAŞTI Haber

İZMİR'DE HAYAT KURTARAN MERKEZ BİNLERCE KİŞİYE ULAŞTI

İzmir Büyükşehir Belediyesi İlkyardım Eğitim Merkezi, düzenlediği teorik ve uygulamalı eğitimlerle vatandaşlara acil durumlarda doğru müdahale yöntemlerini öğretiyor. Sağlık Bakanlığı onaylı eğitim programları sayesinde bugüne kadar binlerce kişi ilkyardım konusunda sertifika almaya hak kazandı. İLKYARDIM EĞİTİMLERİ HAYAT KURTARIYOR İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren İlkyardım Eğitim Merkezi, Sağlık Bakanlığı yönetmeliğine uygun olarak yürüttüğü eğitimlerle katılımcılara acil durumlarda uygulanması gereken temel ilkyardım bilgilerini kazandırıyor. Merkezde verilen eğitimlerden sonra başarılı olan kursiyerler, Sağlık Bakanlığı'nın sınavını geçerek ilkyardımcı sertifikası almaya hak kazanıyor. Eğitimler belediye personelinin yanı sıra kamu kurumları, özel sektör çalışanları ve bireysel başvuru yapan vatandaşlara da sunuluyor. 20 BİN KİŞİYE FARKINDALIK EĞİTİMİ Merkezin sorumlu müdürü Çağatay Delen, bugüne kadar 4 bin 600'den fazla kişiye ilkyardım eğitimi verildiğini, farkındalık ve bilgilendirme çalışmalarıyla ise yaklaşık 20 bin kişiye ulaşıldığını söyledi. Merkezde 16 saatlik ilkyardım eğitimi, 8 saatlik güncelleme eğitimi, ücretsiz 4 saatlik afetlerde ilkyardım eğitimi ile 2 saatlik temel yaşam desteği eğitimleri düzenleniyor. Eğitimlere katılmak isteyen vatandaşlar Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) üzerinden başvuru yapabiliyor. "İLKYARDIM HERKES İÇİN GEREKLİ" İlkyardım eğitiminin hayat kurtardığını vurgulayan Çağatay Delen, eğitim alan kişilerin acil durumlarda daha bilinçli hareket ettiğini belirtti. Özellikle solunum yolu tıkanmaları, kalp durması, şeker düşmesi ve çeşitli travmalarda doğru ilk müdahalenin hayati önem taşıdığına dikkat çeken Delen, herkesin ilkyardım eğitimi alması gerektiğini ifade etti. EĞİTİM ALDI, EĞİTMEN OLDU Merkezde kursiyer olarak başladığı eğitim sürecinin ardından eğitmen olan Berfin Esen Şirinli ise aldığı eğitim sayesinde gerçek hayatta birçok kişiye müdahale etme fırsatı bulduğunu söyledi. İlkyardım bilgisinin yalnızca öğrenmekle kalmayıp başkalarına aktarılmasının da önemli olduğunu belirten Şirinli, toplumda ilkyardım bilincinin yaygınlaşmasının daha fazla hayatın kurtarılmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.

HAREKET YAŞINI ÖĞREN, SAĞLIKLI YAŞA Haber

HAREKET YAŞINI ÖĞREN, SAĞLIKLI YAŞA

Hareket Yaşını Öğren, Sağlıklı Yaşa Projesi kapsamında Bursa İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda bir ay boyunca 17 ilçede; meydanlar, alışveriş merkezleri, parklar, kamu kurumları, üniversiteler ve vatandaş yoğunluğunun bulunduğu farklı noktalarda etkinlikler gerçekleştirilecek. Kurulacak stantlarda vatandaşlara hareket yaşı değerlendirmesi yapılacak, sağlıklı yaşam konusunda danışmanlık hizmeti sunulacak ve gerekli görülen bireyler Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirilecek. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Sağlık Bakanlığı'nın 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' prensibinin yeni bir hamlesini sahada uyguladıklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl meydanlarda boy ve kilo ölçümü yaparak, sağlıklı beslenmeye dikkat çektiklerini vurgulayan Uzm. Dr. Çetin, "Tansiyon hastası olduğunu fark etmeyen, obeziteyle ilgili ciddi sıkıntıları olduğunu fark etmeyen insanlarımıza ulaşıp Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde onları takibe aldık ve ciddi anlamda da sağlıklarını iade edebilmek üzere başarı kaydettik. Gerçekten o farkındalığı kullanıp da başarı kaydeden vatandaşlarımı tebrik ediyorum, kendi sağlıkları için çok güzel bir iş yaptılar" şeklinde konuştu. Hareketli hayat çok önemli Bu yıl yeni bir aşamaya geçtiklerinin altını çizen Çetin, "Artık sadece sağlıklı beslenme yetmez, sadece uygun boy-kilo yetmez. Kişi gerçekten ideal boy-kiloda bile olsa, ideal ağırlıkta bile olsa hareket çok kıymetli. Hareket bize Allah'ın verdiği en güzel armağanlardan bir tanesi. Lütfen bu armağanı doğru kullanalım, hareketsizlikten uzak duralım. Sağlık Bakanlığı’mızın kampanyasından istifade edelim. Çeşitli noktalarda, kalabalık yerlerde stant faaliyetlerimiz olacak. Zaten sağlıklı hayat merkezlerimiz emrinize amade. Biz Bursa'da 15 tane sağlıklı hayat merkezi ile hizmetinizdeyiz. Bu manada Bakanlığımızın kampanyası ile ilgili vatandaşlarımızın istifade etmesini gönülden istiyoruz" diye konuştu.

5 YAŞINDA 90 KİLOYDU 11 YAŞINDA 40 KİLO! Haber

5 YAŞINDA 90 KİLOYDU 11 YAŞINDA 40 KİLO!

Samsun’da doğuştan leptin hormonu eksikliği nedeniyle küçük yaşlardan itibaren hızla kilo alan 11 yaşında'ki Yağız Bekte, uygulanan özel tedavi sayesinde 90 kilodan 40 kiloya düştü. Tekkeköy ilçesinde yaşayan Sedat ve Sevda Bekte çiftinin çocukları Yağız Bekte’ye bebeklik döneminde leptin hormonu eksikliği teşhisi konuldu. Tokluk hissi oluşmayan Yağız, henüz 1,5 yaşındayken 32 kiloya ulaştı. Kilosu ilerleyen yıllarda hızla artan çocuk, 5 yaşında 90 kiloya kadar çıktı. Aşırı kilo nedeniyle yürümekte zorlanan ve bir dönem solunum cihazına bağlanmak zorunda kalan Yağız’ın yaşamı, Sağlık Bakanlığı onaylı özel tedaviyle değişti. 2022 yılından itibaren düzenli kilo vermeye başlayan Yağız, bugün 40 kiloya düşerek yaşıtlarıyla benzer boy-kilo oranına ulaştı. Artık arkadaşlarıyla birlikte oyun oynayabildiğini ve etkinliklere katılabildiğini söyleyen 4’üncü sınıf öğrencisi Yağız Bekte, “Eskiden çok kilolu olduğum için yürüyemiyordum. Arkadaşlarımın yaptığı etkinlikleri yapamıyordum. Şimdi ise oynayabiliyor, gezebiliyor ve eğlenebiliyorum. Çok mutluyum” dedi. Baba Sedat Bekte ise oğlunun yaşadığı zorlu süreci anlatarak, “Yağız arkadaşlarını görünce üzülür ve ağlardı. ‘Ben neden yapamıyorum?’ diye sorardı. Şimdi ise bütün parkurlarda oynayabiliyor. Bu bizim için çok büyük mutluluk” ifadelerini kullandı. Doktor kontrolünde yaşamını sürdüren Yağız’ın tedavisinin ömür boyu devam edeceği öğrenildi.

İZMİR’DE DİŞ HEKİMİ HAKSIZ KAZANÇ İDDİASIYLA TUTUKLANDI Haber

İZMİR’DE DİŞ HEKİMİ HAKSIZ KAZANÇ İDDİASIYLA TUTUKLANDI

İzmir’in Torbalı ilçesinde görev yaptığı kamu hastanesinde hastalardan para alarak özel tedavi vaadinde bulunduğu ve haksız kazanç sağladığı öne sürülen diş hekimi tutuklandı. İddiaya göre, Torbalı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde görev yapan diş hekimi F.İ. (45), bazı hastalardan farklı miktarlarda para talep ederek devlet hastanesi dışında özel diş tedavisi yapacağını söyledi. Şüphelinin, tedavileri gerçekleştirmediği ve bu nedenle çok sayıda vatandaşın mağdur olduğu öne sürüldü. Hastaların hastane yönetimi ile savcılığa başvurmasının ardından şüpheli hakkında hukuki süreç başlatıldı. Gözaltına alınan F.İ., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. İDARİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI Olayın ardından Torbalı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi yönetiminin de şüpheli hakkında idari soruşturma başlattığı öğrenildi. Hastane yönetiminin kamu zararının oluşmaması için gerekli işlemleri yürüttüğü belirtilirken, F.İ. hakkında başka şikayet dosyalarının da bulunduğu bildirildi. Tutuklanan şüphelinin memuriyetten çıkarılmasına ilişkin hazırlanan dosyanın Sağlık Bakanlığı’na gönderildiği kaydedildi. Öte yandan, aynı hastanede görev yaptığı öğrenilen şüphelinin eşi M.İ.’nin de yaklaşık 1 ay önce tutuklandığı öğrenildi.

SİGARA SATIŞINA İNGİLTERE'DE ÖMÜR BOYU YASAK Haber

SİGARA SATIŞINA İNGİLTERE'DE ÖMÜR BOYU YASAK

İngiltere parlamentosu, 1 Ocak 2009’dan sonra doğan bireylerin hayat boyu sigara satın almasını engelleyecek “Tütün ve Elektronik Sigara Yasa Tasarısı” üzerinde nihai mutabakata vardı. Düzenleme, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası’nın ortak onayıyla yasalaşma sürecinde kritik aşamayı geçti. “DUMANSIZ NESİL” HEDEFİ Yeni düzenlemeye göre, halihazırda 17 yaş ve altında olan bireyler, yaşamları boyunca yasal olarak tütün ve tütün ürünü satın alamayacak. Yasa, kraliyet onayının ardından yürürlüğe girecek. Bu kapsamlı reformla birlikte İngiltere, tütün kullanımını tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen ülkeler arasında öncü konuma gelmeyi amaçlıyor. KAPSAMLI YETKİ VE YENİ KISITLAMALAR Yasanın yürürlüğe girmesiyle Sağlık Bakanlığı; Tütün ve nikotin ürünlerinin ambalajlarını Aromalarını Satış ve sunum biçimlerini düzenleme yetkisine sahip olacak. Ayrıca elektronik ve klasik sigara kullanımı; Çocukların bulunduğu araçlar Oyun alanları Okul çevreleri Hastane girişleri gibi alanlarda yasaklanacak. Ancak bar bahçeleri, plajlar ve konut içleri yasak kapsamı dışında tutulacak. BİR NESİLDEKİ EN BÜYÜK HALK SAĞLIĞI MÜDAHALESİ İngiltere Sağlık Bakanı Baroness Merron, düzenlemeyi "bir nesildeki en büyük halk sağlığı müdahalesi" olarak nitelendirerek, "Bu çığır açıcı yasa tasarısı dumansız bir nesil oluşturacak ve hayat kurtaracak" dedi. ELEŞTİRİLER DE GÜNDEMDE Düzenleme parlamentoda bazı eleştirileri de beraberinde getirdi. Muhafazakar eski milletvekili Lord Naseby, "Asıl ihtiyaç, insanları sigaraya başlamamaları için eğitmek" diyerek yasanın ekonomik etkilerine dikkat çekti. SAĞLIK KURUMLARINDAN DESTEK Sivil toplum kuruluşları ise düzenlemeyi destekledi. Astım ve Akciğer Sağlığı UK’den Sarah Sleet, "Tütün endüstrisi, verdikleri zararı telafi etmek için bu alandaki hizmetleri finanse etmelidir" değerlendirmesinde bulundu. İngiltere hükümeti, uzun süredir yüksek vergiler ve kapalı alan yasaklarıyla sigara kullanımını azaltmaya çalışırken, bu yeni adımla birlikte “dumansız nesil” hedefinde en radikal uygulamalardan birine imza atmış oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.