#Sağlık Bakanlığı

- Sağlık Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

5 YAŞINDA 90 KİLOYDU 11 YAŞINDA 40 KİLO! Haber

5 YAŞINDA 90 KİLOYDU 11 YAŞINDA 40 KİLO!

Samsun’da doğuştan leptin hormonu eksikliği nedeniyle küçük yaşlardan itibaren hızla kilo alan 11 yaşında'ki Yağız Bekte, uygulanan özel tedavi sayesinde 90 kilodan 40 kiloya düştü. Tekkeköy ilçesinde yaşayan Sedat ve Sevda Bekte çiftinin çocukları Yağız Bekte’ye bebeklik döneminde leptin hormonu eksikliği teşhisi konuldu. Tokluk hissi oluşmayan Yağız, henüz 1,5 yaşındayken 32 kiloya ulaştı. Kilosu ilerleyen yıllarda hızla artan çocuk, 5 yaşında 90 kiloya kadar çıktı. Aşırı kilo nedeniyle yürümekte zorlanan ve bir dönem solunum cihazına bağlanmak zorunda kalan Yağız’ın yaşamı, Sağlık Bakanlığı onaylı özel tedaviyle değişti. 2022 yılından itibaren düzenli kilo vermeye başlayan Yağız, bugün 40 kiloya düşerek yaşıtlarıyla benzer boy-kilo oranına ulaştı. Artık arkadaşlarıyla birlikte oyun oynayabildiğini ve etkinliklere katılabildiğini söyleyen 4’üncü sınıf öğrencisi Yağız Bekte, “Eskiden çok kilolu olduğum için yürüyemiyordum. Arkadaşlarımın yaptığı etkinlikleri yapamıyordum. Şimdi ise oynayabiliyor, gezebiliyor ve eğlenebiliyorum. Çok mutluyum” dedi. Baba Sedat Bekte ise oğlunun yaşadığı zorlu süreci anlatarak, “Yağız arkadaşlarını görünce üzülür ve ağlardı. ‘Ben neden yapamıyorum?’ diye sorardı. Şimdi ise bütün parkurlarda oynayabiliyor. Bu bizim için çok büyük mutluluk” ifadelerini kullandı. Doktor kontrolünde yaşamını sürdüren Yağız’ın tedavisinin ömür boyu devam edeceği öğrenildi.

İZMİR’DE DİŞ HEKİMİ HAKSIZ KAZANÇ İDDİASIYLA TUTUKLANDI Haber

İZMİR’DE DİŞ HEKİMİ HAKSIZ KAZANÇ İDDİASIYLA TUTUKLANDI

İzmir’in Torbalı ilçesinde görev yaptığı kamu hastanesinde hastalardan para alarak özel tedavi vaadinde bulunduğu ve haksız kazanç sağladığı öne sürülen diş hekimi tutuklandı. İddiaya göre, Torbalı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nde görev yapan diş hekimi F.İ. (45), bazı hastalardan farklı miktarlarda para talep ederek devlet hastanesi dışında özel diş tedavisi yapacağını söyledi. Şüphelinin, tedavileri gerçekleştirmediği ve bu nedenle çok sayıda vatandaşın mağdur olduğu öne sürüldü. Hastaların hastane yönetimi ile savcılığa başvurmasının ardından şüpheli hakkında hukuki süreç başlatıldı. Gözaltına alınan F.İ., emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi. İDARİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI Olayın ardından Torbalı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi yönetiminin de şüpheli hakkında idari soruşturma başlattığı öğrenildi. Hastane yönetiminin kamu zararının oluşmaması için gerekli işlemleri yürüttüğü belirtilirken, F.İ. hakkında başka şikayet dosyalarının da bulunduğu bildirildi. Tutuklanan şüphelinin memuriyetten çıkarılmasına ilişkin hazırlanan dosyanın Sağlık Bakanlığı’na gönderildiği kaydedildi. Öte yandan, aynı hastanede görev yaptığı öğrenilen şüphelinin eşi M.İ.’nin de yaklaşık 1 ay önce tutuklandığı öğrenildi.

SİGARA SATIŞINA İNGİLTERE'DE ÖMÜR BOYU YASAK Haber

SİGARA SATIŞINA İNGİLTERE'DE ÖMÜR BOYU YASAK

İngiltere parlamentosu, 1 Ocak 2009’dan sonra doğan bireylerin hayat boyu sigara satın almasını engelleyecek “Tütün ve Elektronik Sigara Yasa Tasarısı” üzerinde nihai mutabakata vardı. Düzenleme, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası’nın ortak onayıyla yasalaşma sürecinde kritik aşamayı geçti. “DUMANSIZ NESİL” HEDEFİ Yeni düzenlemeye göre, halihazırda 17 yaş ve altında olan bireyler, yaşamları boyunca yasal olarak tütün ve tütün ürünü satın alamayacak. Yasa, kraliyet onayının ardından yürürlüğe girecek. Bu kapsamlı reformla birlikte İngiltere, tütün kullanımını tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen ülkeler arasında öncü konuma gelmeyi amaçlıyor. KAPSAMLI YETKİ VE YENİ KISITLAMALAR Yasanın yürürlüğe girmesiyle Sağlık Bakanlığı; Tütün ve nikotin ürünlerinin ambalajlarını Aromalarını Satış ve sunum biçimlerini düzenleme yetkisine sahip olacak. Ayrıca elektronik ve klasik sigara kullanımı; Çocukların bulunduğu araçlar Oyun alanları Okul çevreleri Hastane girişleri gibi alanlarda yasaklanacak. Ancak bar bahçeleri, plajlar ve konut içleri yasak kapsamı dışında tutulacak. BİR NESİLDEKİ EN BÜYÜK HALK SAĞLIĞI MÜDAHALESİ İngiltere Sağlık Bakanı Baroness Merron, düzenlemeyi "bir nesildeki en büyük halk sağlığı müdahalesi" olarak nitelendirerek, "Bu çığır açıcı yasa tasarısı dumansız bir nesil oluşturacak ve hayat kurtaracak" dedi. ELEŞTİRİLER DE GÜNDEMDE Düzenleme parlamentoda bazı eleştirileri de beraberinde getirdi. Muhafazakar eski milletvekili Lord Naseby, "Asıl ihtiyaç, insanları sigaraya başlamamaları için eğitmek" diyerek yasanın ekonomik etkilerine dikkat çekti. SAĞLIK KURUMLARINDAN DESTEK Sivil toplum kuruluşları ise düzenlemeyi destekledi. Astım ve Akciğer Sağlığı UK’den Sarah Sleet, "Tütün endüstrisi, verdikleri zararı telafi etmek için bu alandaki hizmetleri finanse etmelidir" değerlendirmesinde bulundu. İngiltere hükümeti, uzun süredir yüksek vergiler ve kapalı alan yasaklarıyla sigara kullanımını azaltmaya çalışırken, bu yeni adımla birlikte “dumansız nesil” hedefinde en radikal uygulamalardan birine imza atmış oldu.

BİRLİK SAĞLIK SEN’DEN DEPREM RİSKLİ HASTANELER İÇİN ÇAĞRI Haber

BİRLİK SAĞLIK SEN’DEN DEPREM RİSKLİ HASTANELER İÇİN ÇAĞRI

Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde yaptığı basın açıklamasında depreme dayanıksız sağlık kuruluşlarının çalışanların ve hastaların hayatını tehlikeye attığını belirterek, riskli hastanelerin acilen yenilenmesini istedi. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, 5 Mart 2026 tarihinde İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde yaptığı basın açıklamasında, depreme dayanıksız sağlık kuruluşlarına dikkat çekerek yetkililere çağrıda bulundu. “Ölmek istemiyoruz” diyerek sözlerine başlayan Doğruyol, yaşam ile ölüm arasındaki ince çizginin deprem önlemleri olduğunu vurguladı. Bilimin ışığında alınacak tedbirlerin hayat kurtardığını ifade eden Doğruyol, özellikle sağlık kurumlarının depreme dayanıklı hale getirilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. DEPREME DAYANIKSIZ HASTANELER RİSK OLUŞTURUYOR Acil boşaltılma kararı bulunan İzmir Eğitim Diş Hastanesi önünde açıklama yapan Doğruyol, yalnızca İzmir’de değil Türkiye’nin birçok ilinde sağlık kuruluşlarının deprem açısından risk taşıdığını belirtti. Doğruyol, “Başta İzmir olmak üzere ülkemizin pek çok ilinde bulunan sağlık kuruluşlarının depreme dayanıksız olması, çalışanlarımızın can güvenliğini tehlikeye atmakta, moral ve motivasyonunu bozmakta ve iş verimini düşürmektedir” dedi. Pek çok hastanenin deprem riskinin yıllar önce tespit edilmesine rağmen binaların hâlâ yenilenmemiş olmasının endişe verici olduğunu ifade eden Doğruyol, can güvenliğinin her şeyden önce gelmesi gerektiğini vurguladı. GEÇMİŞ DEPREMLER HATIRLATILDI Açıklamada, 30 Ekim 2020’de meydana gelen İzmir depreminde hayatını kaybeden 117 vatandaş ile 6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yaşamını yitiren 53 binden fazla kişi anıldı. Depremlerde hastanelerin yıkılması nedeniyle görev başında hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının da unutulmadığını belirten Doğruyol, benzer acıların yeniden yaşanmaması için gerekli önlemlerin acilen alınması gerektiğini söyledi. “RİSKLİ HASTANELER ACİLEN YENİLENMELİ” Doğruyol, özellikle olası bir afet durumunda görev alacak asker, polis ve sağlık çalışanlarının kullandığı binaların daha sağlam olması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Şu önünde bulunduğumuz bina gibi depreme dayanıksız hastanelerin faaliyette tutulması, olası bir depremde yüzlerce sağlık çalışanının enkaz altında kalmasına neden olabilir. Biz acilen boşaltılma kararı olan bir hastanede görev yapmak istemiyoruz.” Birlik Sağlık Sen olarak mücadelelerini sürdüreceklerini ifade eden Doğruyol, Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunarak deprem riskine karşı hastanelerin bir an önce güvenli hale getirilmesini istedi.

DEÜ’DEN SAĞLIKTA ÖNEMLİ ADIM: İLK NOVASEQ 6000 Haber

DEÜ’DEN SAĞLIKTA ÖNEMLİ ADIM: İLK NOVASEQ 6000

Üniversite bünyesine kazandırılan yüksek kapasiteli DNA dizileme cihazı NovaSeq 6000, nadir hastalıkların teşhis ve tedavi süreçlerinde ileri düzey genomik analiz yapılmasına olanak sağlayacak. DEÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı ve Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi’nde kullanılmaya başlanan cihaz, mevcut bilgilere göre üniversite hastaneleri arasında yalnızca Dokuz Eylül Üniversitesi’nde bulunuyor. Yeni teknoloji sayesinde hem klinik tanı süreçlerinin hızlanması hem de bilimsel araştırmaların güçlenmesi hedefleniyor. NADİR HASTALIKLARIN YÜZDE 80’İ GENETİK KÖKENLİ 28 Şubat Dünya Nadir Hastalıklar Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Ahmet Okay Çağlayan, nadir hastalıkların dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Çağlayan, nadir hastalıkların ülkeden ülkeye farklı tanımlandığını ancak Türkiye’de yaklaşık her 2 bin kişiden birinde görüldüğünü belirtti. Dünya genelinde yaklaşık 8 bin farklı nadir hastalık bulunduğunu ifade eden Çağlayan, bu hastalıkların dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 6’sını etkilediğini söyledi. Çağlayan, “Dünya genelinde 400 milyondan fazla kişi nadir hastalıklarla yaşıyor. Avrupa’da yaklaşık 30 milyon, Türkiye’de ise 5 ila 7 milyon kişinin nadir hastalığa sahip olduğu tahmin ediliyor. Bu hastalıkların yüzde 80’i genetik kökenli ve yüzde 70’i çocukluk döneminde ortaya çıkıyor” dedi. ÜNİVERSİTE HASTANELERİ ARASINDA SADECE DEÜ’DE NovaSeq 6000 cihazının tanı süreçlerinde önemli bir hız ve doğruluk sağlayacağını belirten Çağlayan, cihazın sağladığı ileri teknoloji sayesinde hastalara daha hızlı ve doğru tanı konulabildiğini söyledi. Çağlayan, “DEÜ bünyesine kazandırılan bu teknoloji, nadir hastalıkların teşhis, tedavi ve izlem süreçlerinde güçlü bir genomik altyapı sunuyor. Üniversite hastaneleri arasında bu cihazın yalnızca Dokuz Eylül Üniversitesi’nde bulunması önemli bir avantaj sağlıyor” ifadelerini kullandı. YILDA YAKLAŞIK 10 BİN HASTA DEĞERLENDİRİLİYOR DEÜ Genetik Hastalıklar Değerlendirme Merkezi’nin Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmış bir merkez olduğunu belirten Çağlayan, merkezde genetik tanı, araştırma ve danışmanlık hizmetlerinin birlikte sunulduğunu aktardı. Merkezde bugüne kadar yaklaşık 10 bin hastaya klinik değerlendirme yapıldığını ve 5 bin genetik test gerçekleştirildiğini belirten Çağlayan, İzmir Biyotıp ve Genom Merkezi ile yürütülen çalışmalar sayesinde nadir hastalıkların tanı ve tedavisinde bilimsel kapasitenin sürekli geliştirildiğini ifade etti. BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR İÇİN GÜÇLÜ ALTYAPI Dokuz Eylül Üniversitesi’nin sağlık alanındaki ileri teknoloji yatırımlarının hem hasta hizmetlerinin kalitesini artırdığı hem de genetik temelli hastalıkların anlaşılması ve tedavisine yönelik araştırmalara önemli katkı sağladığı belirtildi. Üniversite, sahip olduğu ileri genomik altyapı ve uzman akademik kadrosuyla ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel çalışmalara katkı sunmayı sürdürüyor.

EN KALABALIK ÜLKEDE VİRÜS ALARMI: BAKANLIK ALARMA GEÇTİ Haber

EN KALABALIK ÜLKEDE VİRÜS ALARMI: BAKANLIK ALARMA GEÇTİ

Dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olan Hindistan’da Nipah virüs'ü vakaları nedeniyle sağlık otoriteleri alarma geçti. Batı Bengal eyaletine bağlı Barasat kentinde iki kişide Nipah virüsü tespit edilmesinin ardından yetkililer kapsamlı halk sağlığı önlemlerini devreye aldı. Hindistan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Aralık 2025’ten bu yana Batı Bengal eyaletinde yalnızca iki Nipah virüsü vakasının doğrulandığı bildirildi. Yetkililer, vakalarla temaslı olduğu belirlenen kişilerin tamamının test edildiğini ve sonuçların negatif çıktığını açıkladı. 196 KİŞİ TAKİBE ALINDI Açıklamada, doğrulanmış vakalarla bağlantılı toplam 196 temaslının tespit edilerek izlemeye alındığı belirtildi. Temaslı kişilerin hiçbirinde hastalığa dair belirti görülmediği ve yapılan testlerde Nipah virüsüne rastlanmadığı ifade edildi. Hindistan hükümetinin Batı Bengal eyalet yönetimiyle koordinasyon içinde hareket ettiği belirtilen açıklamada, vakaların ortaya çıkmasının ardından belirlenen sağlık protokolleri doğrultusunda hızlı ve kapsamlı halk sağlığı tedbirlerinin uygulamaya konulduğu aktarıldı. Yetkililer ayrıca bazı medya organlarında Nipah virüsüne ilişkin yanıltıcı ve hatalı vaka sayılarının yayıldığını belirterek, yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaların dikkate alınması gerektiğini vurguladı. HASTALARIN DURUMU AĞIR Barasat kentinde 13 Ocak 2026’da Nipah virüsü taşıdığı şüphesiyle hastaneye kaldırılan iki kişinin durumunun ağır olduğu ve solunum cihazına bağlı şekilde tedavi gördükleri bildirildi. Yetkililer, şu ana kadar yeni bir vakaya rastlanmadığını açıkladı. NİPAH VİRÜSÜ NEDİR? Hem insanlarda hem de hayvanlarda hastalığa yol açabilen Nipah virüsü, ilk kez Malezya’nın Nipah bölgesinde görülen salgının ardından bu isimle anılmaya başladı. Virüs bulaşan kişilerde ilk aşamada ateş, baş ağrısı, boğaz ağrısı ve kas ağrısı gibi grip benzeri belirtiler ortaya çıkabiliyor. Hastalığın ilerleyen evrelerinde ise baş dönmesi, aşırı yorgunluk ve bilinç değişiklikleri görülebiliyor. Uzmanlar, virüsün yayılmasını önlemek için temaslı takibi ve erken müdahalenin büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.