#Sağlık Çalışanları

- Sağlık Çalışanları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlık Çalışanları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'DA ACİL SAĞLIĞA AMBULANS TAKVİYESİ Haber

BURSA'DA ACİL SAĞLIĞA AMBULANS TAKVİYESİ

Bursa 112 filosuna katılmaları için Ankara’dan Bursa’ya getirilen ambulanslar, İl Sağlık Müdürlüğü’nde gerçekleşen törenle hizmete girdi. Törene Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Doç. Dr. Hüseyin Aygün, İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri, Bursa 112 Başhekimliği yöneticileri ve sağlık çalışanları katıldı. Ambulans sayısı 158’e yükseldi Törende konuşan İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin, "Acil sağlık hizmetlerinin, ihtiyacı olan hastalara, 7 gün 24 saat kesintisiz bir şekilde ulaşmak, ilk müdahaleyi yapmak ve en uygun hastaneye nakletmek üzerine kurulu olduğunu belirtti. Bu sürecin insan gücü, araç ve ekipmanla yürütüldüğünü dile getiren Çetin, "Bu ihtiyaçları karşılamak amacıyla Bakanlığımızdan ilimize 17 adet ambulans gönderildi. İki tanesi 4X4 olmak üzere toplam 17 tam donanımlı ambulans ile filomuzu güçlendirdik ve ambulans sayımız 158’e çıktı." şeklinde konuştu. "Vakaya ulaşma süresinde başarılıyız" Bursa’da 100 noktada bulunan Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ile il geneline acil sağlık hizmeti sunduklarını dile getiren Çetin, "Kentsel alanda vakaya erişme vaktimiz ortalama 7 dakikadır. Kırsal alanda ise 15 dakikadır. Bakanlık kriterlerine göre kentsel alanda vakaya erişme süresi 10 dakikanın altında olması gerekir. Kırsal alanlarda ise 30 dakikanın altında olması gerekir. Biz bunu çoktan başarmış durumdayız. Ekiplerimizle gurur duyuyoruz." dedi. "Çeşitlilik kaliteyi arttırıyor" İl Sağlık Müdürlüğü envanterinde bulunan obez ambulansı, 4 sedyeli ambulans, kar paletli ambulans ve yenidoğan ambulansı çeşitleriyle verilen hizmetin kalitesinin ve hızının arttığına dikkat çeken Çetin, "Bugün 1.466 personel ile verdiğimiz hizmetin kalitesini arttırmak için bize destek olan bakanlığımıza çok müteşekkiriz. Bakanlığımızın desteği ile Bursalı hemşerilerimize kaliteli hizmet vermek için çalışmaya devam edeceğiz." diye konuştu.

DİYANET’İN HAC ORGANİZASYONUNDA TORPİL İDDİASI Haber

DİYANET’İN HAC ORGANİZASYONUNDA TORPİL İDDİASI

Türkiye’nin dört bir yanından gelen yüzlerce sağlık çalışanı, Hac sınavının şeffaf yapılmadığı, bazı kişilere torpil uygulandığı ve değerlendirme sürecinin adaletten uzak olduğu iddialarıyla isyan etti. Sınava girenlerin oluşturduğu WhatsApp gruplarındaki tartışmaların kamuoyuna yansımasının ardından tepkiler daha da büyüdü. Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, “Bize gelen bilgiler ve yazışmalar, hac görevine seçilecek personelin adil bir sınav sistemiyle değil, belirli listeler üzerinden seçildiğini gösteriyor” dedi. TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINDAN GELDİLER, UMUTLARI BOŞA ÇIKTI 30 Kasım 2025’te Ankara’da Gazi Üniversitesi Ölçme ve Değerlendirme Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde yapılan sınavda, ebe, hemşire, sağlık memuru, paramedik, ATT, laboratuvar ve diş teknisyenleri ile hasta bakıcılar yer aldı. Ancak sınav sonrası oluşturulan Whatsapp grubunda, sınavın hazırlık süreci ve değerlendirme aşamaları hakkında dile getirilen iddialar olayın seyrini değiştirdi. Bazı adayların sınavın içeriği ve uygulanışıyla ilgili eleştirilerinin ardından gruptan çıkarıldığı, bir yönetici tarafından “Hesabını soracağız, hepimize sorulacak bu işin hesabı” şeklinde tehdide varan ifadelerin kullanıldığı ortaya çıktı. DOĞRUYOL: “HER YIL AYNI KİŞİLER GÖREV ALIYOR, YILLARDIR BEKLEYENLER ELENİYOR” Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, sınavın ardından gelen şikayetlerin çok ciddi olduğunu vurgulayarak şu açıklamaları yaptı: “Sağlık personelinin en çok hayal kurduğu alanlardan biri hac organizasyonlarında görev almaktır. Ancak her yıl aynı senaryo ile karşılaşıyoruz. Aynı kişilerin sürekli görevlendirilmesi, yeni başvuranların sistematik şekilde elenmesi, liyakatin değil ilişkilerin ön planda tutulduğu bir yapı iddiası, artık gizlenemez hale geldi.” “Sınava giren sağlık çalışanlarının dahil olduğu Whatsapp grubunda, ‘Suudi Arabistan’dan acil emir geldi, acele etmek zorunda kaldık’ gibi ifadelerin paylaşıldığı, sınavın altyapısının sağlam oluşturulmadığı yönünde konuşmaların geçtiği tarafımıza iletildi. Eğer böyle bir emir geldiyse dahi bu, plansızlık ve yönetim eksikliği göstergesidir.” “KİMLER DEĞERLENDİRİYOR, NEYE GÖRE SEÇİLİYOR?” Doğruyol, sınav sonrası değerlendirme sürecinin tamamen kapalı kapılar ardında yürütüldüğünü ve bunun ciddi bir güven sorunu doğurduğunu belirterek şöyle devam etti: “Sağlık personelinin değerlendirmesini yapan komisyonun kimlerden oluştuğu, hangi kriterlerle seçim yaptığı, değerlendirme sonuçlarının neye göre açıklandığı kamuoyuna net biçimde açıklanmalı. Aksi halde bu tür organizasyonlar kamuoyunun gözünde meşruiyetini yitirir.” “Ambulans şoförlerinin yerine din görevlilerinin ambulans kullanmak için görevlendirildiğine dair iddialar bile liyakat sisteminin çöktüğünü göstermektedir. Alan dışı görevlendirmeler, sadece dini değil, sağlık açısından da sorumluluk doğurur.” “SINAVA GİTMEK İÇİN EKONOMİK ZORLUKLAR DA VAR” Sadece sınavın içeriği ve adaleti değil, lojistik sürecin de sağlık personelleri üzerinde büyük bir yük oluşturduğuna dikkat çeken Doğruyol, şu ifadeleri kullandı: “Ülkenin en doğusundan en batısına kadar yüzlerce sağlık çalışanı, sınav için Ankara’ya geldi. Yol, konaklama, izin ayarlama derken ciddi bir ekonomik ve psikolojik yük altına girildi. Bu yükün sonunda adil bir değerlendirme yapılmadığına inanmak, personelin motivasyonunu yok ediyor.” TEHDİTKÂR DİL, BASKI VE SUSTURMA ÇABASI: “KONUŞAN GRUPTAN ATILIYOR” Sınav sonrası oluşturulan Whatsapp grubunda, katılımcılar arasında ciddi tartışmalar yaşandığı, sınavın içeriği ve sonuçlarıyla ilgili sorular soran bazı personelin susturulduğu, hatta gruptan çıkarıldığı öne sürüldü. Grup yöneticilerinden birinin, “Hesabını vereceksiniz, bu işin arkasını bırakmayacağız” gibi tehdit içeren mesajlar yazdığı da ekran görüntüleriyle basına sızdı. Bu durum, sağlık çalışanları arasında “Bu sınav zaten formaliteydi, isimler önceden belliydi” algısına yol açtı. KAMUOYU ŞEFFAFLIK BEKLİYOR Sınav sürecindeki tüm bu iddialar ışığında, gözler Diyanet İşleri Başkanlığı Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile Sağlık Bakanlığı yetkililerine çevrildi. Toplumda büyük ilgi gören hac görevlendirmeleri konusunda, şeffaflık, eşitlik, liyakat ve denetlenebilirlik talep ediliyor. Doğruyol açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz sağlık çalışanlarının sesi olmaya devam edeceğiz. Kimse görev almak için yıllarca bekleyen sağlık emekçisini görmezden gelemez. Diyanet ve Sağlık Bakanlığı bu konuda net bir açıklama yapmalı, yazılı sınavla ilgili bütün süreç şeffaf şekilde kamuoyuna sunulmalı. Aksi halde, hac gibi kutsal bir görevin bile itibarına zarar verilir.”

BURSA'DA MEME KANSERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Haber

BURSA'DA MEME KANSERİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

Bursa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla Cumhuriyet Caddesi'nde yürüyüş etkinliği düzenlendi. Yürüyüşün ardından şehrin merkezi noktalarından olan Tophane surlarına meme kanserinin simgesi olan dev ‘Pembe kurdele' asıldı. Sağlık Bakanlığı tarafından ülke genelinde yürütülen 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte Cumhuriyet Caddesi'nden Zafer Meydanı'na doğru yoğun katılımla gerçekleşen bir yürüyüş yapıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Bandosu'nun marşlarıyla eşlik ettiği yürüyüşe; İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz, Kamu Hastaneleri Başkanı Dr. Melike Savaş, sağlık çalışanları, sivil toplum kuruluşları, kanser dernekleri ve öğrenciler katıldı. Vatandaşların yoğun ilgiyle takip ettiği etkinlikte, lise öğrencileri ellerinde tuttuğu meme kanserinin simgesi olan dev ‘pembe kurdele' ile cadde boyunca yürüyüşe eşlik etti. Yürüyüşün ardından Zafer Meydanı'nda konuşan Bursa Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İrfan Oğuz, meme kanseri konusunda toplumsal bir bilinç oluşturabilmek adına etkinliği düzenlediklerini söyledi. Meme kanserinin kadınlarda kanser türlerinin içerisinde ölüm nedenlerinde ilk sıralarda geldiğini hatırlatan Dr. Oğuz, ‘Bu çerçevede bizler de geçen sene sağlıklı hayat merkezlerimiz ve ikinci basamak kuruluşlarımızda 276 binden fazla kişiye kanser taraması yaptık. Bunların arasında meme kanseri, kolorektal ve rahim ağzı kanseri olmak üzere, 210 kişide kanser erken dönemde teşhis edildi. İşin sadece mali boyutunu düşünsek bile bir kanser hastasını erken dönemde yakalamak hem hasta, hem devletimiz için birçok mali yükten kurtulmak demektir. Bunun yanında kanser hastalığının sosyal ve psikolojik kısımları da fazlasıyla yıpratıcı olmaktadır" diye konuştu. ‘Erken teşhis hayat kurtarır' Bursa'da 13 adet Sağlıklı Hayat Merkezi olduğunu hatırlatan Dr. Oğuz, ‘Bunların 10 tanesinde mamografi cihazımız var, mamografi cihazlarımız ileri teknoloji ürünü cihazlar. Kolorektal ve rahim ağzı kanserlerinin de bu merkezlerimizde taramaları yapılabilmektedir. Kanser taramaları için MHRS üzerinden, aile hekimlerinden ya da sağlıklı hayat merkezini direkt arayarak başvurular oluşturulmaktadır. Erken teşhisin hayat kurtaracağını bir kez daha hatırlatıyor, vatandaşlarımızı bu merkezlerimize bekliyoruz" dedi. Tophane surlarına ‘Pembe kurdele' asıldı Konuşmaların ardından sağlık çalışanları ve öğrenciler, meme kanserinin simgesi olan dev ‘pembe kurdeleyi' Bursa'nın birçok noktasından görülebilecek olan Tophane surlarına astılar. ‘Pembe Kurdele'nin toplumsal bilinç oluşturmak amacıyla ay sonuna kadar şehrin farklı noktalarında asılı kalacağı bilgisi verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.