PSİKİYATRİST AÇIKLADI: FENERLİLERİN ŞAMPİYONLUK HASRETİ KRONİK STRES!
Fenerbahçe'nin 12 yıldır Süper Lig'de şampiyon olamamasının taraftarlar üzerindeki psikolojik etkilerini değerlendiren Psikiyatri Uzmanı Dr. Taşdemir, uzun süren şampiyonluk beklentisinin kaybetme endişesine ve kronik strese dönüşebildiğini söyledi. Taşdemir, yaşanan hayal kırıklıklarının iş ve aile hayatını da olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekti. Fenerbahçe'nin uzun yıllardır devam eden şampiyonluk hasreti ve sezon sonlarında yaşanan hayal kırıklıkları, taraftarlığın psikolojik boyutunu gündeme getirdi. Büyük Anadolu Hastanesi Samsun'da görev yapan Psikiyatri Uzmanı Dr. Taşdemir, futbol taraftarlığının yalnızca 90 dakikalık bir heyecandan ibaret olmadığını, güçlü aidiyet duygusunun galibiyet ve mağlubiyetlerin psikolojik etkisini artırabildiğini belirtti. Her sezon yapılan transferlerin ve teknik direktör değişikliklerinin taraftarlarda yeni umutlar oluşturduğunu anlatan Taşdemir, beklentilerin karşılanmamasının zamanla psikolojik yorgunluğa yol açabileceğini ifade etti.
"ŞAMPİYONLUK BEKLENTİSİ KRONİK STRESE DÖNÜŞEBİLİYOR"
Fenerbahçe taraftarlarının uzun süredir devam eden şampiyonluk beklentisini değerlendiren Dr. Taşdemir, sezonun sonuna kadar sürdürülen umutların başarısızlıkla sonuçlanmasının kaybetme korkusunu güçlendirebildiğini söyledi. Taşdemir, "Bu bekleme kaygısı adeta bir bekleme yorgunluğuna dönüşüyor. Bu bekleme yorgunluğu, bir öğrenilmiş çaresizlik mekanizmasına benzer şekilde, 'Acaba yine mi sonunda kaybedeceğiz?' beklentisini insanların zihinlerinde canlı tutuyor" dedi. Şampiyonluk yarışının son haftalarında yüksek puanlara rağmen yaşanan kayıpların taraftarlarda sürekli tetikte olma hali oluşturabildiğini belirten Taşdemir, bu sürecin kronik stresle ilişkilendirilebileceğini dile getirdi.
İŞ VE AİLE HAYATINI DA ETKİLEYEBİLİYOR
Taraftarların takımlarının başarısını kendi kimlikleriyle özdeşleştirebildiğini belirten Dr. Taşdemir, üst üste yaşanan hayal kırıklıklarının günlük yaşama da yansıyabildiğini söyledi. Taşdemir, "İş yerinde motivasyonlarının düşük olduğunu, öfkelerini kontrol etmekte zorlandıklarını zaman zaman kendi çevremizde de gözlemleyebiliyoruz" ifadelerini kullandı. Özellikle derbi mağlubiyetlerinden sonra alay edilme veya sosyal baskıya maruz kalma endişesinin bazı taraftarlarda içe kapanmaya yol açabildiğini belirten Taşdemir, maç sonrası gerginliklerin aile ilişkilerini de etkileyebildiğine dikkat çekti.
"KULÜBÜN BAŞARISIZLIĞI KİŞİSEL YETERSİZLİK OLARAK GÖRÜLMEMELİ"
Güçlü aidiyet duygusunun taraftarların kulüp başarılarını kendi başarılarıyla ilişkilendirmesine neden olabildiğini anlatan Dr. Taşdemir, uzun süreli başarısızlık algısının bazı kişilerde öz saygıyı olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Taşdemir, "Eğer kulüp başarılıysa ben de güçlü, değerli ve başarılıyım demektir. Kronik başarısızlık, insanın bilinç dışında kendi yetersizlik algısına, kendisine olan saygısının düşmesine neden olabilir" dedi. Taraftarlığın kimlik ve sosyal bağ kurma açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Taşdemir, takımın sportif sonuçlarıyla kişinin kendi değerini özdeşleştirmesinin psikolojik açıdan olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.