#Sanayi

- Sanayi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanayi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'NIN TARIM VE GIDA DEVLERİ ÖDÜLLENDİRİLDİ Haber

BURSA'NIN TARIM VE GIDA DEVLERİ ÖDÜLLENDİRİLDİ

Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği (UMSMİB) ve Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB) tarafından düzenlenen ortak törende, Bursa'da 2025 yılının ihracat şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorinde ödül alan firmalar ilan edildi. Kamu ve özel sektörün omuz omuza verdiği törende, Bursa’nın küresel krizleri fırsata çevirme kabiliyeti ve "güç birliği" vurgusu ön plana çıktı. Yaş Meyve Sebze Sektöründe İhracatın Yıldızı Marmarabirlik olurken, Meyve Sebze Mamulleri İhracatının şampiyonu ise Penguen Gıda oldu. İhracatın Yıldızları ödül törenine, Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Gümrük Müdürü Kemal Emiroğlu, Uludağ Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürü Mehmet Tuncay Bayraktar, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Yönetim Kurulu Üyesi Baran Çelik, UİB Koordinatör ve OİB Başkanı Kemal Yazıcı, UTİB Başkanı G. İhsan İpeker, UHKİB Başkanı Haluk Özkarakaşlı ve çok sayıda davetli ile ihracatçı katıldı. Törende, Türk tarımının ve sanayisinin gücünü dünyaya taşıyan her iki birliğin ilk İhracat Şampiyonları ile Altın, Gümüş ve Bronz kategorisinde başarılı firmalara plaketleri takdim edildi. "Zorluklara Rağmen 4 Yıllık Hedefimiz Yıllık En Az 500 Milyon Dolar" Törenin açılış konuşmasını yapan UYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Taner, 2025 yılında yaşanan don felaketinin tarımsal üretimi ve rekolteyi olumsuz etkilediğini belirterek, bu zorlu şartlara rağmen, birliğimize bağlı ihracatçılarımızla yaklaşık 189 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı gerçekleştirmeyi başardık. Son dönemdeki yoğun yağışlar belli bölgelerdeki rekolteleri etkilese de genel anlamda bu yıl yüksek bir üretim bekliyoruz" dedi. UYMSİB’in 2026 yılındaki ihracat hedefini 250 milyon dolar olarak belirten Taner, "Bununla da yetinmeyip, önümüzdeki 4 yıllık süreçte birlik bünyesinde yıllık en az 500 milyon dolarlık yaş meyve ve sebze ihracatı seviyesine ulaşmayı hedefliyoruz. Nisan ayında göreve geldiğimizden bu yana finansal çözümlere ve dijitalleşmeye odaklandık." diye konuştu. "Meyve ve Sebzeye Teknoloji Katarak Endüstriyel Ürüne Dönüştürüyoruz" UMSMİB Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Faruk Kuşçulu ise 2025 yılını 291 milyon dolar ihracat rakamıyla kapatan birliğin 2026 yılının ilk Ocak-Nisan döneminde 70 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaştığına dikkat çekti. "Bizler sadece hammadde değil; meyve ve sebzeye teknoloji ve inovasyon katarak onları endüstriyel ürünlere dönüştürüyoruz" diyen Kuşçulu şöyle devam etti: Sektörün; başta enerji, hammadde ve ambalaj olmak üzere artan girdi maliyetleri karşısında zorlandığını belirterek, finansal ve lojistik taleplerini sıralayan Kuşçulu, "Küresel pazarda rekabet gücümüzü koruyabilmek için güçlü destek mekanizmalarına ihtiyacımız var. Düşük maliyetli ve uzun vadeli kredi imkanlarının genişletilmesi ile enerji maliyetlerinde düzenleme yapılması konusunda hükümetimizden beklentilerimiz bulunuyor. Ayrıca Bursa'da kurulması planlanan lojistik merkez projesinin tamamlanmasıyla ihracat sevkiyatlarında çok daha efektif bir yapıya kavuşacağız." dedi. Yazıcı: Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başardı. UİB Koordinatör ve Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı da yaptığı konuşmada Bursa'nın çok sektörlü ihracat yapısına vurgu yaptı. "Bursa’nın tarım ve gıda sanayisinden otomotive kadar her alanda sergilenen bu başarı hikayesi yazdığını kaydeden Yazıcı, "Bu, kentin sahip olduğu köklü üretim ve ihracat kültürünün bir yansımasıdır. Küresel ekonomideki daralmalara ve tedarik zincirlerindeki değişimlere rağmen, Bursa sanayisi ve ihracatçısı esnek yapısıyla ayakta kalmayı başarmaktadır. Yaş meyve, sebze ve mamulleri sektörlerimizin attığı her başarılı adım, kentimizin toplam ihracat değerini yükseltmekte ve küresel rekabette elimizi güçlendirmektedir" diye konuştu. Burkay: "Rekabetçiliğin yolu katma değer ve yeşil dönüşümden geçiyor" Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ticaret liginde üst sıralarda yer almanın yolunun katma değer sağlamaktan geçtiğini vurgulayarak şöyle konuştu: "Bursa, köklü sanayi kültürü, esnek üretim kabiliyeti ve nitelikli insan kaynağı gücüyle geçmişte olduğu gibi bugün de her ekonomik krizden daha da güçlenerek, kendini yenileyerek çıkmayı bilmiş asırlık bir ticaret şehridir. Yaş meyve sebze ve mamulleri sektörlerimizin zorlu iklim ve pazar şartlarında sergilediği bu ihracat başarısı, şehrimizin sahip olduğu bu ticari esnekliğin ve dayanıklılığın en güzel, en somut örneklerinden biridir. BTSO olarak bizler de kümelenme faaliyetlerimiz, Ur-Ge projelerimiz ve geniş kapsamlı uluslararası pazarlama organizasyonlarımızla ihracatçılarımızın önündeki engelleri kaldırmak, onları yeni alternatif pazarlarla buluşturmak için tüm kurumsal imkanlarımızı seferber etmeyi sürdürececeğiz." Altun: Birçok kentin 20-30 yıl sonraki hedeflerine Bursa şuan ulaştı" Törende konuşan Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, kentin ihracattaki öncü rolünün altını çizerek şunları kaydetti: "Bursa, bugün sanayi altyapısı, tarımsal potansiyeli ve nitelikli iş gücüyle ülkemizde pek çok kentin hayal dahi edemediği çok özel bir noktada bulunuyor. Birçok gelişmekte olan kentin ancak 20 ya da 30 yıl sonrası için stratejik planlarına koyabildiği vizyoner hedeflere, Bursa bugün çoktan ulaşmış ve bunları hayata geçirmiş vaziyettedir. Bizler de Valilik ve devletin yerel mekanizmaları olarak bu muazzam ekonomik dinamizmin tam ortasındayız. Kamu ve özel sektörün sergilediği bu örnek iş birliği modeli sayesinde ihracatçımızın, üreticimizin ve sanayicimizin her adımda yanında olmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

YEŞİL ÇEVRE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK VURGUSU Haber

YEŞİL ÇEVRE'DEN SÜRDÜRÜLEBİLİR GELECEK VURGUSU

S.S. Yeşil Çevre Hizmet ve İşletme Kooperatifi, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde Bursa Business School ev sahipliğinde düzenlenen 3. Uludağ Çevre Forumu’nda Platin Sponsor olarak yer aldı. Etkinlik kapsamında değerlendirmelerde bulunan Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, çevre sektörünün geleceği açısından organizasyonun önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirtti. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, Bursa Business School ev sahipliğinde "Kaynaktan Değere, Bugünden Geleceğe" temasıyla düzenlenen etkinlik, kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. Programda; sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm, kaynak verimliliği, atık yönetimi, su verimliliği ve sanayide çevre odaklı dönüşüm başlıkları ele alındı. Yeşil Çevre Kooperatifi açtığı etkinlikte stantta ziyaretçilerine, atık su arıtma faaliyetleri, çevre danışmanlığı, laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması ve geri kazanımı alanındaki çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ile Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk de Yeşil Çevre standını ziyaret ederek Genel Müdür Mehmet Aydın’dan kooperatifin çalışmaları ve yeni dönem projeleri hakkında bilgi aldı. Ayrıca organizasyona sunduğu katkılardan dolayı Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın’a, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Uludağ Çevre Forumu’nun çevre alanında farklı kurumları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturduğunu belirten Yeşil Çevre Kooperatifi Genel Müdürü Mehmet Aydın, "Yeşil Çevre olarak ilk günden beri organizasyonun içinde yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu platformun çevre sektörüne önemli katkılar sunduğunu, farklı sektörlerden kurum ve firmaları bir araya getirerek ortak aklı güçlendirdiğini görüyoruz" dedi. Yeşil Çevre’nin 1998 yılında Bursa’nın doğu bölgesindeki sanayi kuruluşlarının atık sularını arıtmak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Aydın, bugün gelinen noktada kurumun önemli bir kapasiteye ulaştığını ifade etti. Aydın, "Yeşil Çevre bugün 445 sanayi kuruluşunun endüstriyel ve evsel atıkları ile Kestel ve Gürsu ilçelerinde oluşan atık suları arıtan, günlük 100 bin metreküp kapasiteye sahip bir kurum haline geldi. Zaman içinde çevre danışmanlığı, akredite laboratuvar hizmetleri, ambalaj atıklarının toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanımı gibi alanlarda da hizmet yelpazemizi genişlettik" diye konuştu. Yeşil Çevre’nin katı atık yönetimi alanında da önemli çalışmalar yürüttüğünü vurgulayan Aydın, sanayi tesislerinde üretim sonrası oluşan ambalaj atıkları ile tehlikesiz atıkların toplanması, ayrıştırılması ve geri kazanıma kazandırılması noktasında ortaklarına kapsamlı hizmet sunduklarını belirtti. Aydın, bu çalışmaların hem döngüsel ekonomi anlayışını desteklediğini hem de sanayinin çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağladığını ifade etti. Bölgedeki su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların Yeşil Çevre’nin öncelikli gündemleri arasında yer aldığını vurgulayan Mehmet Aydın, su geri kazanımı projesine de dikkat çekti. Aydın, "Bölgemizde yaşanan su sıkıntısı hepimizin malumu. Yeşil Çevre olarak ortalama 40-45 bin metreküp suyu yeniden arıtarak geri kazanmayı ve ortaklarımızın kullanımına sunmayı hedefliyoruz. Bu projeyle hem sanayimize sürdürülebilir bir kaynak sağlayacak hem de yeraltı sularımızın korunmasına katkı sunacağız" ifadelerini kullandı. Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür eden Aydın, "Başta BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay olmak üzere, BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’a, konsey üyelerine, konuşmacılara, paydaşlara ve katkı sunan herkese teşekkür ediyorum. Bursa’da başlayan bu platformun Türkiye genelinde ses getiren bir yapıya dönüşmesi hepimiz için gurur verici" dedi.

TEKNOSAB, 1 YIL İÇİNDE DEĞERİNE DEĞER KATTI Haber

TEKNOSAB, 1 YIL İÇİNDE DEĞERİNE DEĞER KATTI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Türkiye’nin ilk yüksek teknolojili organize sanayi bölgesi TEKNOSAB’da örnek bir girişim modeliyle hayata geçirilen TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu’nun kuruluşundan itibaren kısa sürede önemli bir başarı ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Burkay, Ekim 2024’te kurulan fonun bir yıl gibi kısa bir sürede TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 değer kazandığını ifade etti. BTSO Başkanı Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu ile lojistik alanında Türkiye’nin en önemli yatırımlarından birini hayata geçirdiklerini söyledi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark’ın hem bölgenin hem de Türkiye’nin en büyük ihtiyaçlarından birine karşılık verdiğini vurgulayan Burkay, projenin konum avantajlarına dikkat çekti. Burkay, "Bağlantı yolları, otoyol, demiryolu ve limanlara erişim imkânlarıyla TEKNOSAB Lojistik Teknopark, Türkiye’nin en önemli lojistik merkezlerden biri olacak" ifadelerini kullandı. "Yüksek teknolojili bir kompleks kuruyoruz" Projenin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, kurulacak yapının klasik lojistik faaliyetlerle sınırlı olmadığını belirtti. Başkan Burkay, "Antrepolardan soğuk hava depolarına ve e-ticarete yönelik yapay zekâ destekli akıllı depolama sistemlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunacak bir altyapı oluşturuyoruz. Aynı zamanda veri merkezlerine teknik ve fiziki altyapı sağlayacağımız alanların da yer aldığı fonksiyonel bir kompleks hayata geçiriyoruz." dedi. Merkezin enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklarla karşılanacağını ifade eden İbrahim Burkay, "Önümüzdeki süreçte uluslararası şirketlerin de yer aldığı bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu. "2026’nın ilk çeyreğinde inşaat süreci başlıyor" Projenin mevcut durumu hakkında da bilgi veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, altyapı çalışmalarının sona yaklaşmakta olduğunu ve ihale sürecinin ardından inşaat çalışmalarının kısa süre içinde başlayacağını açıkladı. 18 ila 24 ay gibi bir sürede inşaatı tamamlamayı hedeflediklerini açıklayan Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "E-ticarette hayata geçirilen yeni regülasyonlarla birlikte uluslararası markalar artık lokalleşmek zorunda. Bu kapsamda tüm uluslararası markalarla görüşme halindeyiz. Bu markaların tamamı bölgemizde kullanıcı konumuna gelecek ve lojistik alanındaki en büyük ihtiyaçlardan birini karşılamış olacağız" diye konuştu. "KOBİ’lerle sanayicileri aynı yatırımda buluşturan proje" Fonun yatırımcı yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Burkay, TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin Türkiye’de kurulu 537 girişim sermayesi yatırım fonu arasında önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi. Burkay, "Katılımcı sayısı açısından Türkiye’nin ilk üç fonu arasında yer alıyoruz. Toplam nitelikli yatırımcıların yüzde 10’unun bu fonda yer alması son derece kıymetli. Değer büyüklüğü açısından ise Türkiye’nin dokuzuncu büyük fonu konumundayız." dedi. BTSO’nun 615 üyesinin projede yatırımcı ve ortak olarak yer aldığını belirten Başkan Burkay, "Aynı projede, KOBİ’lerimizden büyük sanayi kuruluşlarımıza kadar kapsamlı bir yatırımcı profilimiz var. Böylesine kapsayıcı bir yatırımcı profili, Türkiye’de benzeri olmayan bir işbirliği modelidir. Yatırım fonumuz, bir yılda TL bazında yüzde 126, dolar bazında ise yüzde 86 reel kazanç sağladı. Tüm yatırımcılarımız için hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. "Ölçek ekonomisi zorunlu hale geldi" Yeni ekonomi ve dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan İbrahim Burkay, iş dünyasının birlikte hareket etmesinin önemine işaret etti. Burkay, "Yeni ekonomi önümüzdeki süreçte ölçek ekonomisine geçişi zorunlu kılıyor. İş dünyası olarak mutlaka bir araya gelmeli, nitelikli yatırımcılarla vizyon projeler ortaya koymalı ve bu projelerde birlikte yatırımcı olmalıyız. Önümüzdeki 50 yılda çok farklı alanlarda önemli gelişmeler yaşanacak." dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark projesinin, 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi ile örtüştüğünü belirten Burkay, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konulan ve girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomideki projelerin hayata geçirilmesi vizyonunu ete kemiğe büründüren bir projeyi hayata geçirmiş durumdayız" dedi. "Önümüzdeki 100 yılda da ticaretin merkezinde olacak" Küresel ekonomide yaşanan kırılganlıklara da değinen Burkay, "Dünya konjonktürel olarak zor bir dönemden geçiyor. Kırılganlıklar artıyor, tedarik yapıları ve küresel ekonomik dengeler değişiyor. Biz iş dünyamızın birikimlerini doğru alanlarda ölçeğe kavuşturarak, önümüzdeki 50 yıl boyunca da ekonominin ve küresel rekabetin merkezinde olacak projelere yönlendiriyoruz. Nasıl ki 14. yüzyıldan itibaren Bursa tarihi İpek Yolu üzerinde ticaretin merkezi olduysa, önümüzdeki 100 yılda da Bursa ticaretin merkezinde yer almaya devam edecek" şeklinde konuştu. "Yurt içi ve yurt dışında yeni fon projeleri geliyor" Türkiye ekonomisinde hizmet sektörünün son 10 yılda ciddi bir ivme kazandığını belirten Burkay, "Lojistik ve taşımacılığın toplam ekonomi içindeki payı hızla artıyor. E-ticarette geometrik bir yükseliş trendi söz konusu. Bu da güçlü teknik altyapıya sahip merkezlere olan ihtiyacı artırıyor. Önümüzdeki dönemde girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni yatırımları da hayata geçirmeyi planlıyoruz" dedi. İbrahim Burkay, projeye yapılan yatırımların tamamının yatırımcılara düzenli ve sürdürülebilir gelir sağlayacağını vurgulayarak şunları söyledi; "Bu projede yer alan yatırımcıların tamamı düzenli olarak kira gelirleri elde edecek. Aynı zamanda yatırımlar, temettü ve kira gelirleriyle birlikte ciddi anlamda değer kazanacak. Bu tablo bize, birikimlerin doğru alanlara kanalize edildiğinde ülke ekonomisini kalkındırmada ne kadar güçlü bir itici unsur olduğunu açık şekilde gösteriyor. Aksi takdirde yalnızca finansal enstrümanlar içinde dönen birikimler, belli dönemlerde ülke ekonomisine zarar verebiliyor. Bu nedenle doğru kanallar ve doğru iş modelleri büyük önem taşıyor." "Türkiye Yüzyılı hedeflerine katkı sağlayacak" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan vizyonun bu noktada son derece kıymetli olduğuna dikkat çeken Burkay, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden yeni ekonomi projelerinin hayata geçirilmesinin stratejik bir adım olduğunu belirtti. Burkay, "Cumhurbaşkanımızın, girişim sermayesi yatırım fonları üzerinden Türkiye Yüzyılı projelerinin hayata geçirilmesi yönündeki vizyonu doğrultusunda çok önemli vergi destekleri sağlanıyor. Amaç, bu birikimlerin doğru projelerde, uzun vadeli ve sürdürülebilir yatırımlarda kullanılması. Aslında bizim hayata geçirdiğimiz TEKNOSAB Lojistik Teknopark Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, bu vizyonun sahadaki en somut, ete kemiğe bürünmüş örneklerinden biri" dedi. TEKNOSAB Lojistik Teknopark GSYF’nin ardından yeni bir adımı daha hayata geçireceklerini ifade eden Burkay, şehir fonu çalışmalarına da başladıklarını açıkladı. Burkay, bu fonun bölgedeki girişim ekosistemine önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Bu fonla birlikte bölgemizde yeni fikirlerin, yeni girişimlerin destekleneceği bir yapı oluşturuyoruz. Melek yatırımcı olarak tanımladığımız yatırımcılarımızın yanı sıra Ar-Ge şirketlerimizin kanunen zaten ayırmak zorunda oldukları kaynakları da bu fon aracılığıyla doğru projelere yönlendireceğiz. Şehrimizin ve bölgemizin yeni fikirlerini hayata geçireceğiz" diye konuştu. Yeni ekonomi olarak tanımlanan alanların tam da bu noktada şekillendiğini vurgulayan Burkay, Bursa’nın bu dönüşümde güçlü bir merkez olacağını belirtti. Burkay, "Önümüzdeki süreçte yeni ekonomi diye tarif ettiğimiz alanlar tam olarak burada şekilleniyor. Bursa’mız, BTSO’nun vizyonu ve ortaya koyduğu projelerle önümüzdeki 50 yılda da merkez konumunu güçlü şekilde sürdürecek" ifadelerini kullandı.

BAŞKAN TUGAY VE CHP İL YÖNETİMİNDEN İAOSB’YE ZİYARET Haber

BAŞKAN TUGAY VE CHP İL YÖNETİMİNDEN İAOSB’YE ZİYARET

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay ve beraberindeki heyet, İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’ni (İAOSB) ziyaret ederek sanayicilerle bir araya geldi. Ziyarette, ulaşım projeleri, altyapı çalışmaları, su yönetimi ve sosyal projeler gündeme geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi yöneticilerinin yer aldığı heyet, İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Cenk Karace’nin ev sahipliğinde düzenlenen toplantıda, bölgedeki sanayi temsilcileriyle buluştu. Toplantıya İAOSB Yönetim, Denetim ve Yüksek İstişare Kurulu üyeleri ile ATAER A.Ş. Yönetim Kurulu da katıldı. “BELEDİYELERLE İŞ BİRLİĞİ ŞART” Toplantının açılışında konuşan İAOSB Başkanı Karace, sanayi bölgelerinin yalnızca üretim alanları değil, aynı zamanda kentin gelişiminde önemli rol oynayan yapılar olduğunu söyledi. Altyapıdan çevreye, istihdamdan sürdürülebilirliğe kadar birçok alanda İzmir’e katkı sunduklarını belirten Karace, kamu-özel sektör iş birliğinin altını çizdi. “Belediyelerle düzenli temas halinde olmak ve ortak projeler üretmek, hem sanayi bölgelerinin hem de kentin gelişimine katkı sağlar” dedi. ULAŞIM VE ALTYAPI PROJELERİ MASADA Ziyarette, İAOSB çevresindeki yollar ve ulaşım aksları da gündeme geldi. Özellikle Mavişehir bağlantısı ve tramvay hattı sonrası bozulan yol altyapısının iyileştirilmesi talepleri iletildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, bölgeyi ilgilendiren köprü ve yol projelerinin belediyenin gündeminde olduğunu belirterek, “Köprü ve kavşak düzenlemeleriyle trafik yükünü azaltmayı hedefliyoruz” dedi. DENİZ SUYUNUN ARITILMASI PROJESİ Toplantıda ayrıca deniz suyunun sanayi kullanımına yönelik arıtılması için yürütülen projeler de paylaşıldı. Karace, İAOSB olarak fizibilite çalışmalarının sürdüğünü ve bu kapsamda yurt dışındaki örnek tesislerin incelendiğini söyledi. Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde oluşturulan “Su Kurulu” ile bu projelere bilimsel destek sunulacağını ifade etti. SOSYAL VE EĞİTİM PROJELERİNE DESTEK İAOSB tarafından planlanan yaşlı bakım evi, sosyal tesisler ve teknik üniversite projeleri de toplantının gündemindeydi. Başkan Tugay, bu tür tesislerin kamu eliyle işletilmesinin sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu vurguladı. “SANAYİ ÜRETİMİ KENT REFAHINI ARTIRIR” Toplantının sonunda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, sanayi üretiminin kent ekonomisine katkısına değinerek, “Üretim arttıkça istihdam ve refah da artar. Biz de belediye olarak sanayicilerimizin altyapı ve ulaşım ihtiyaçlarına katkı sunmayı önemsiyoruz” dedi. CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ise üretimin ve sanayinin ekonomik kalkınmada belirleyici rol oynadığını belirtti. “KALKINMANIN TEMELİ SANAYİLEŞMEDİR” İAOSB Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Mustafa Karabağlı da sanayileşmenin kalkınmadaki önemine dikkat çekerek, “Gençlere umut verecek nitelikli iş alanları oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğu” dedi.

BURSA SANAYİİNDE HEDEF; GÜÇLÜ SU YÖNETİMİ Haber

BURSA SANAYİİNDE HEDEF; GÜÇLÜ SU YÖNETİMİ

Bursa'da 2025’te temel önceliğin üretim sürekliliğini destekleyen altyapı, hizmet kalitesi ve çevre yönetimi olduğunu vurgulayan Akyıldız, yeni dönemde Yeşil OSB sürecinin tamamlanması, proses suyu yönetiminde kalıcı çözümler ve yangın güvenliği yatırımlarına odaklanacaklarını ifade etti. 2025 boyunca altyapıda yürütülen kapsamlı çalışmalarla çok ciddi bir verimlilik artışı sağlandığını belirten Akyıldız, "Su arzının sürekliliği için sahada planlı bir iyileştirme yürüttük. yaptığımız yoğun yatırımlar ve hat yenilemeleri neticesinde kayıp-kaçak oranını yüzde 0 seviyesine düşürmek adına önemli mesafeler kat ettik. Bursa'da fiziki altyapı hamlemizi teknolojik yatırımlarla da taçlandırdık ve bölgemizin tamamını fiber optik ağlarla donatarak sanayicimize hızlı ve kesintisiz iletişim imkânı sunduk" ifadelerini kullandı. Akyıldız, altyapı arızalarına mesai saati gözetmeden anında müdahale edebilecek bir organizasyon kurduklarını da vurgulayarak, "Müdahale hızını artırmak adına malzeme stok sahası oluşturduk; arıza-bakım yönetiminde refleks kabiliyetimizi yükselttik" diye konuştu. Fiziki altyapının yanı sıra kurumsal altyapıyı da güçlendirdiklerini belirten Akyıldız, "Kestel Belediyesi’nden devrolan 60 bin evrağı tarayarak dijital arşivimizi oluşturduk ve kurumsal hafızamızı güvence altına aldık " dedi. Altyapı çalışmaları sonrası sahada oluşabilecek bozulmaları gecikmeden giderdiklerini belirten Başkan Akyıldız, "Bölgemiz gelişiyor, yeni yatırımlar kazanıyor. Bu büyümeyi desteklemek için üstyapıda tamamlayıcı uygulamaları hızla devreye aldık. Bu kapsamda 2 bin 500 metrekare parke ve bin 500 ton asfalt uygulaması gerçekleştirerek yollarımızı daha güvenli ve konforlu hale getirdik " ifadelerini kullandı. Proses suyunun sanayi için kritik bir girdi olduğuna dikkat çeken Akyıldız, 2025’te proses su arzının devamlılığını sağlamak amacıyla su kuyularının devreye alındığını belirtti. 2026’da ise su arz güvenliğini güçlendirecek yatırımların daha geniş bir perspektifle ele alındığını vurgulayan Akyıldız, "DSİ süreci tamamlanarak projeleri neticelenen ve ihalesi gerçekleştirilen yatırımımız, bölgemizin proses su ihtiyacında kalıcı güvence oluşturacak " dedi. Akyıldız ayrıca, Yeşil Çevre Arıtma Kooperatifi ile yürütülen proses suyu geri kazanım projesinin 2026 hedefleri içinde stratejik bir başlık olduğunu belirterek, arıtılmış suyun yeniden üretim süreçlerinde kullanılmasını sağlayacak bu yaklaşımın su kaynaklarının verimli kullanımı ve kuraklık riskine karşı dayanıklılık açısından önemli bir kazanım oluşturacağını ifade etti. 2026 vizyonunun merkezinde Yeşil OSB sürecinin yer aldığını belirten Akyıldız, "Yeşil OSB başvuru sürecimizde sona gelmiş bulunmaktayız. Hali hazırda yıllık 1 milyon 500 bin kg atığı toplayıp bertaraf ederek çevreye duyarlılığımızı gösterdik. 2026’da bu süreci neticeye ulaştırarak, enerji verimliliği, çevre yönetimi, sıfır atık ve kaynak verimliliği uygulamalarını daha sistematik bir yapıda sahaya yansıtacağız" ifadelerini kullandı. Akyıldız, Yeşil OSB yaklaşımının bir "etiket" değil; üretimin rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini belirleyen bir standart olduğunu vurguladı. Sanayi bölgelerinde yangın riskinin en kritik başlıkların başında geldiğini belirten Akyıldız, "Erken müdahale edilebilmesi amacıyla bölgemizde itfaiye teşkilatı kuracağız. Yer tahsisi ve hafriyat işlemleri tamamlandı; inşaat sürecini hızlı şekilde başlatmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Başkan Akyıldız, 2026 yılında sanayicilere ve çalışanlara hizmet edecek sosyal tesis ve ortak kullanım alanları oluşturacaklarını da belirtti. Akyıldız, oy birliği ile kabul edilen 2026 bütçesi çerçevesinde, disiplini koruyarak yatırımlara devam edeceklerini, öncelikli gündemin ise "Yeşil OSB, su arzı ve yangın güvenliği" olacağını sözlerine ekledi.

TEK ENERJİ, YENİ PAZARLARA AÇILIYOR Haber

TEK ENERJİ, YENİ PAZARLARA AÇILIYOR

2025 yılında büyümesini sürdürerek toplam 157 MW kurulu güce ulaşan Tek Enerji, sanayi, konut ve arazi GES uygulamalarıyla, 2026 yılında Avrupa başta olmak üzere yeni pazarlarda etkinliğini artırmayı hedefliyor. Tek Enerji olarak konut, sanayi ve arazi gibi farklı kullanım alanlarına yönelik GES çözümleriyle sahadaki varlığını güçlendirdiklerini belirten Tek Enerji Yönetim Kurulu Kurucu Üyesi Hüseyin Civelek, yıl içinde gerçekleştirdikleri önemli projelere değindi. Bu yıl içerisinde toplam 43 mW’lık kurulum yaptıklarını ve bu projelerin uzun vadeli verimlilik hedefiyle ele alındığını belirten Civelek, "Konut, arazi ya da ticari bir tesis fark etmeksizin; GES yatırımının yıllar boyunca güvenli, verimli ve sürdürülebilir şekilde çalışmasını hedefliyoruz. Bu yıl, yap-işlet-devret modeliyle Mobiliyum AVM işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz 2,4 MW’lık projede enerji maliyetlerini düşüren ve karbon ayak izini azaltan sürdürülebilir bir enerji modeli oluşturduk. Hatay’da ise inşa edilen güvenli yaşam alanlarında hayata geçirdiğimiz GES uygulamalarıyla, bölgenin enerji altyapısı güçlendirilerek sürdürülebilir ve kesintisiz enerji kullanımına katkı sunmayı amaçladık" dedi. Civelek, enerji nakil hatları, bakım ve temizlik süreçlerinin de bu yaklaşımın önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, "GES yatırımlarında önemli olan, sistemlerin performansını uzun yıllar koruyabilmesidir. Bu nedenle sahada sürekliliği ve düzenli bakım hizmetlerini işimizin merkezine koyuyoruz. Sunduğumuz bakım, temizlik hizmetleri ve altyapı çalışmalarıyla; devreye aldığımız otomatik panel yıkama ve soğutma sistemi sayesinde güneş enerjisi santrallerinin uzun ömürlü, verimli ve kesintisiz şekilde çalışmasına katkı sunuyoruz" ifadelerini kullandı. "Enerji dönüşümü küresel bir süreç, biz de bu dönüşümün içindeyiz" Yıl boyunca katılım sağlanan uluslararası fuarlar ve sektörel organizasyonlarla şirketin Avrupa başta olmak üzere global pazarlardaki temaslarını güçlendirdiğini belirten Hüseyin Civelek, "Enerji dönüşümü küresel bir süreç ve biz bu süreçte farklı coğrafyalarda da aktif olmayı önemsiyoruz. Bu yıl içinde Özbekistan, Kuzey Makedonya, Avusturya ve Romanya’da toplam 25 mW kurulu güce sahip projelerle yatırımcılarımıza yeni fırsatlar sunduk. Önümüzdeki dönemde İngiltere, Almanya, Fransa, İtalya ve Kosova başta olmak üzere toplam 75 mW GES kurulumu hedefliyoruz. Bu yatırımlar uzun vadeli iş birlikleri ve sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Türkiye’nin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir konuma ulaşması için aktif rol almaya devam edeceğiz" 2026 yılına girerken Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında sahip olduğu güçlü altyapıya dikkat çeken Hüseyin Civelek, özellikle güneş enerjisinde mevcut potansiyelin yapılacak düzenlemelerle çok daha üst seviyelere taşınabileceğini vurguladı. Bu gelişimin sanayi, üretim ve ihracat başta olmak üzere ülke ekonomisine uzun vadeli katkılar sunacağını belirten Civelek, 2026 yılında da çalışmalarını sürdüreceklerini ifade ederek, "Yeni dönemde hem yurt içinde hem de hedef ülkelerde yatırımlarımıza, proje geliştirme faaliyetlerimize ve iş birliklerimize kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizin temiz enerji dönüşümünde daha güçlü bir konuma ulaşması için sahada aktif rol almaya devam edeceğiz" dedi.

BTSO BAŞKANI BURKAY, 2030 VİZYONUNU AÇIKLADI Haber

BTSO BAŞKANI BURKAY, 2030 VİZYONUNU AÇIKLADI

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Aralık Ayı Meclis Toplantısı Oda Hizmet Binası’nda gerçekleştirildi. Toplantıda 2025 yılına ilişkin değerlendirmeler ile 2026 yılına yönelik hedef ve beklentiler ele alınırken, BTSO’nun 2026 yılı bütçesi de Meclis Üyeleri’nin görüş ve onayına sunuldu. Yapılan oylama sonucunda BTSO’nun 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, konuşmasına 2025 yılını tamamlarken aynı hedeflere inanan büyük bir camia olarak bir arada olmanın önemine vurgu yaparak başladı. Yeni yılın sağlık, huzur ve bereket getirmesini temenni eden Burkay 2026 yılına ilişkin beklentilerini paylaşırken, en temel ihtiyaçlarının öngörülebilirlik olduğuna vurgu yaptı. Reform süreçlerinin artık sahada somut karşılık bulmasının büyük önem taşıdığını belirten Burkay, üretimi ve yatırımı destekleyen politikaların hayata geçirilmesinin sanayinin sürdürülebilir büyümesi açısından kritik olduğunu ifade etti. "Zorlukları Engel Değil, İmtihan Olarak Gördük" İbrahim Burkay, 2013 yılında görevi devraldıklarında zorlu bir süreçle karşı karşıya olduklarını hatırlatarak, son 12 yılda bölgesel savaşlardan küresel krizlere, yüksek enflasyondan depremlere kadar birçok ağır sınavdan geçildiğini ifade etti. Bu süreçte hiçbir zaman yönlerini kaybetmediklerini vurgulayan Burkay, "Zorluklar, istikameti olanlar için engel değil, imtihandır. Biz başkalarının yazdığı senaryolarda rol almak yerine, kendi hedeflerini cesaretle ortaya koyan bir anlayışla hareket ettik." dedi. Meslek Komiteleri ve KOBİ’ler İçin Somut Kazanımlar BTSO’nun tüm organlarını ortak bir vizyon etrafında bütünleştirdiklerini belirten Burkay, 2025 yılı boyunca meslek komitelerinin yaklaşık 900 toplantı gerçekleştirdiğini, bu toplantılardan 600’ün üzerinde karar çıktığını aktardı. Bu kararların TOBB ve ekonomi yönetimi nezdinde yapılan girişimlerle somut sonuçlara dönüştüğünü ifade eden Burkay, Nefes Kredisi, ihracatçılara yönelik döviz dönüşüm destekleri ve vergi düzenlemeleri gibi birçok adımın hayata geçirilmesine katkı sunduklarını söyledi. Burkay ayrıca, yaptıkları girişimlerin sonucunda birçok firmanın KOBİ desteklerinden faydalanabilir hale geldiğini vurguladı. TEKNOSAB ile Yüksek Teknolojili Üretim Hamlesi Sanayide rekabet gücünü artırmanın yolunun üretimin niteliğini yükseltmekten geçtiğini belirten Burkay, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın bu anlayışın somut bir sonucu olduğunu söyledi. Dört yıl gibi kısa bir sürede altyapısı tamamlanan TEKNOSAB’da bugün yaklaşık 30 milyar liralık yatırımla 19 firmanın üretim yaptığını ve 6 bin 400 kişinin istihdam edildiğini ifade eden Burkay, yeni yılda faaliyete geçecek fabrikalarla çalışan sayısının 10 bine ulaşacağını açıkladı. Burkay ayrıca, TEKNOSAB bünyesinde girişim sermayesi yatırım fonu modeliyle hayata geçirilen ve 600’ün üzerinde yatırımcısı bulunan Lojistik Teknopark projesinin ilk değerlemesinin yapılacağını, 2026’nın ilk çeyreğinde de söz konusu projede temelin atılacağını müjdeledi. İhracat, Eğitim ve İnsan Kaynağı Vurgusu Ticaret ve ihracat tarafında KFA Fuarcılık ile önemli mesafeler kat edildiğini belirten Burkay, bugüne kadar 250’nin üzerinde yurt dışı fuar organizasyonu gerçekleştirildiğini, 8 bini aşkın üyenin alıcılarla buluşturulduğunu ifade etti. Başkan Burkay, "Savunma sanayiinde IDEF ve ev tekstilinde HOMETEX gibi dünyanın en büyük organizasyonları arasında yer alan fuarları başarıyla hayata geçirdik. Junioshow’dan Food Point’e, TFF Show’dan Rising City ve MEEXX’e kadar farklı sektörlerdeki firmalarımızın ticaretini geliştirirken Bursa markasına da değer kattık. Aynı anlayışı UR-GE projelerimiz, alım heyetlerimiz ve kümelenme çalışmalarımızda da sürdürdük. Bugün 17’si aktif 48 UR-GE projesiyle, bu alanda Türkiye’de açık ara en fazla proje geliştiren Odayız. Yerli ve milli hedeflerimiz doğrultusunda bin 700’e yakın firmamız, kümelenme modeliyle birlikte öğreniyor, birlikte gelişiyor ve birlikte yeni pazarlara açılıyor." dedi. İnsan kaynağının dönüşümün temel unsuru olduğuna dikkat çeken Burkay, BUTGEM, MESYEB ve BTSO Akademi ile bu kapsamda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini ifade etti. "Bursa Business School Uludağ’ın geleceğini değiştirecek" İbrahim Burkay, Bursa Business School ve GUHEM’in de iş dünyasının dönüşümünde ve geleceğin insan kaynağının yetiştirilmesinde önemli rol üstlendiğini vurguladı. Bursa Business School’u Uludağ’ın tarihini ve talihini değiştirecek stratejik bir proje olarak nitelendiren Başkan Burkay, "Uludağ’ımızın kalbinde, tarihi kimliği ve benzersiz fiziki imkânlarıyla, meclis üyelerimizin destekleriyle çok güçlü bir proje hayata geçirdik. Bursa Business School, bugün dünyada ilk üç destinasyon arasında yer alan, Türkiye’nin ve yakın coğrafyanın eğitim merkezi konumuna yükselmiş durumda. Aynı zamanda kongre turizminin de merkezi haline gelmesini hedefliyoruz. Bursa Business School, turizm sektörünün dönüşümü için atılmış en önemli adımlardan biridir. Önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ, içerik ve işlevsellik açısından bugüne kadar taşıdığı ismin hakkını verecek; 365 gün dünyanın dört bir yanından ziyaret edilen bir merkez konumuna ulaşacaktır. Önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere Uludağ’daki tüm otel ve tesisler, bu dönüşümün ana merkezleri haline gelecektir." dedi. Başkan Burkay’dan 2030 Vizyonu Konuşmasının sonunda 2030 vizyonuna değinen BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sanayide yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde Bursa’yı geleceğe taşıyacak projeleri kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Başkan Burkay, "Şimdi projelerimizin olgunlaştığı, Bursa ekonomisine çok daha yüksek katma değer sağlayacağı bir dönemdeyiz. 2013 yılında 16 projeyle başlattığımız bu büyük dönüşüm yolculuğunda, bugün makro düzeyde 60’ı aşkın stratejik proje ile Bursa’nın üretim gücünü, rekabet kapasitesini ve küresel iddiasını yeni bir seviyeye taşıdık. Elde ettiğimiz bu birikim ve tecrübeyle şimdi 2030 Vizyonumuzu; yüksek katma değer, teknolojide derinleşme, ihracatta sürdürülebilir büyüme ve yeşil dönüşüm ekseninde daha güçlü bir gelecek hedefi olarak şekillendiriyoruz. Bursa’mızı yalnızca bugünün değil, yarının dünyasında da söz sahibi bir üretim, ticaret ve inovasyon merkezi haline getirecek projeleri, ortak akılla hayata geçirmeye kararlılıkla devam edeceğiz." dedi. Şehir Fonu ile Yeni Nesil Yatırımlar Desteklenecek BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, altyapısını hazırladıkları projelerle Bursa iş dünyasını değişim ve dönüşüme hazırladıklarını belirterek, bu kapsamda Şehir Fonu ile yeni nesil yatırımların yolunu açacaklarını, Payitaht Çarşı’da Dijital Dönüşüm Merkezi’ni hayata geçirerek geleneksel ticaret anlayışını küresel vitrine taşıyacaklarını kaydetti. İbrahim Burkay, şöyle devam etti: "Verinin stratejik bir değer olduğu anlayışıyla data merkezi projemiz için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yeni UR-GE projeleri, fuarlarımız, alım heyetleri ve kümelenme çalışmalarımızla sektörlerimizin gelişimini desteklemeye devam edeceğiz. Diğer taraftan Bursa için mekânsal planlama çalışmalarının tarihi bir öneme sahip olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyorum. KOBİ OSB’ler, organize konut bölgeleri, serbest ticaret bölgeleri ve organize ticaret bölgeleri önümüzdeki dönemde gündemimizin önemli başlıkları arasında yer almaya devam edecek. Bizim tek gayemiz; bu şehrin potansiyelini doğru okumak, üretim gücünü ve ticaret kültürünü geleceğe taşıyarak 60 bin üyemizin yolunu açmaktır. BTSO olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sektörlerimize rehberlik eden, iş dünyamıza cesaret veren ve Bursa’mıza değer katan projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz." Açılış konuşmalarının ardından meclis toplantısı, BTSO Meclis üyelerinin kürsüye gelerek 2025 yılına ilişkin değerlendirmeleri ve 2026 yılına ilişkin görüş ve beklentilerini paylaşmasıyla sona erdi.

BURSA'DA PLASTİK DÖNÜŞÜMÜ ÖDÜL GETİRDİ Haber

BURSA'DA PLASTİK DÖNÜŞÜMÜ ÖDÜL GETİRDİ

Bursa Kayapa Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında plastik atıkları yüksek teknoloji ve yenilikçi yöntemlerle doğaya zarar vermeden dönüştürerek ham madde olarak yeniden üretime kazandıran Türkiye’nin öncü markası Burpol Polimer Plastik, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nde "Sürdürülebilirlik Stratejisi" kategorisinde sektör devlerinin ardından 3.’lük ödülüne layık görüldü. Ülke genelinden sektörünün öncüsü yüzlerce firmanın değerlendirildiği yarışmada dereceye giren Burpol Polimer Plastik, böylece başarısını bir kez daha taçlandırmış oldu. 2025 yılı İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yeşil Dönüşüm Ödülleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank’ın da katılımıyla İstanbul Sanayi Odası Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) 1995 yılından bu yana düzenlediği İSO Yeşil Dönüşüm Ödülleri; öne çıkan başarılı ürün ve projeleri ödüllendirerek sanayide yeşil dönüşüm vizyonuna öncülük ediyor. Sürdürülebilir üretim yaklaşımını yaygınlaştırmak adına atılan adımları destekleyen bu prestijli ödül töreninde "Çevre", "Enerji Verimliliği" ve "Sürdürülebilirlik" ana başlıklarında toplam 6 kategoride ülke genelindeki başarılı firmalara ödül veriliyor. Törende bir konuşma yapan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Yeşil Dönüşüm Ödülleri’nin, İSO’nun sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüme verdiği önemin en güçlü sembollerinden biri olduğunu belirterek, "Bu ödüllerle; üretim süreçlerinde olumsuz çevresel etkiyi azaltan, enerji ve kaynak verimliliğini artıran, döngüsel ekonomiye somut katkı sağlayan, yenilikçi ve öncü uygulamaları hayata geçiren firmalarımızı görünür kılıyoruz. Ödüle hak kazanarak sanayimizin geleceğine duyduğumuz güveni pekiştiren ilham verici şirketlerimizi, çevre dostu ürün ve projeleri hayata geçiren, sürdürülebilirliği kurumsal kültürün ayrılmaz bir parçası hâline getiren tüm sanayi kuruluşlarımızı ortaya koydukları değerli çalışmalar için kutluyorum" dedi. "Yeşil dönüşüm geleceğe karşı ortak bir sorumluluktur" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ise, sanayinin rekabet gücünün artık yalnızca üretim kapasitesiyle ölçülmediğini, çevresel performans, karbon ayak izinin azaltılması ve döngüsel ekonomi uygulamalarının küresel değer zincirlerinde kalıcı bir yer edinmenin temel şartı haline geldiğini belirterek, "Bu alanlar bir tercih olmaktan çıkarak açıkça bir zorunluluk haline geldi. Bugün burada yalnızca başarılı projeleri ödüllendirmek için değil, Türkiye sanayisinin geleceğini dönüştüren güçlü bir iradeyi görünür kılmak için bir aradayız. Bugün ödüllendirilen projeler, yeşil dönüşümün sanayide nasıl somutlaştığını açık biçimde ortaya koyuyor. Atık oluşumunu azaltan, döngüsel ekonomi süreçlerini üretime entegre eden, çevresel etkileri azaltan, enerji talebini yöneten ve geri kazanım ilkelerini benimseyen çalışmalar; sanayimizin dönüşüm kapasitesini net biçimde gösteriyor. Yeşil dönüşüm yalnızca bir çevre politikası değil, geleceğe karşı ortak bir sorumluluktur. Bu dönüşümü ancak birlikte hareket ederek, sanayimizi güçlendirerek ve kimseyi geride bırakmadan başarabiliriz. Daha çevreci ve daha rekabetçi bir Türkiye hedefiyle tüm paydaşlarımızla çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu. "Gurur duyuyoruz" "Sürdürülebilirlik Stratejisi" kategorisindeki 3.’lük ödülünü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank ve İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın elinden alan Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, ödüle layık görülmekten gurur duyduklarını belirterek, "Başarımızın, ulusal ölçekte bir kez daha ödüllendirilmesi ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu gösteriyor. Ödülü, Burpol markasının başarı yolculuğunda payı olan tüm çalışma arkadaşlarım adına alıyorum" diye konuştu. Yıldırım, "Sürdürülebilirlik Stratejisi Ödülü, sürdürülebilirlik yönetimi konusundaki uygulamalarının tüm yönetim kademelerinde ele alındığını, sürdürülebilirliğin karar alma süreçlerine etkisinin varlığını, sürdürülebilirlik konusunda politika, hedef ve stratejiler geliştirildiğini ve kurumsal sürdürülebilirlik anlayışının yerleştiğini, firma faaliyetlerinin topluma ve tüm paydaşlarına olumlu katkılar sağlandığını kanıtlayan firmalara veriliyor" dedi. Çağımızın üretim ve tüketim anlayışını belirleyen yeşil dönüşüm anlayışının, iklim krizi, hava kirliliği, doğal kaynakların azalması gibi çevresel problemleri çözmeye yönelik bir strateji olarak ele alındığını, sanayi açısından ise ürün, ham madde ve teknoloji seçimlerinde kapsamlı bir dönüşümün ön plana çıktığı yeni bir düzen kurulduğunu dile getiren İlkay Yıldırım, bu doğrultuda teknoloji odaklı üretimin öneminin artarken küresel anlamda rekabetçi olabilmek için sanayinin daha yeşil, daha döngüsel ve daha dijital olmasının bir gereklilik halini aldığını ifade etti. "Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam" Sürdürülebilir bir dünya için çalışmaya devam edeceklerinin altını çizen Burpol Polimer Plastik Yönetim Kurulu Başkanı İlkay Yıldırım, "Plastik kirliliğiyle mücadeleye ve sürdürülebilir bir geleceğe katkıda bulunmaya ilk günkü heyecanla devam edeceğiz. Küresel bir sorun haline gelen plastik kirliliği sorununu hep birlikte çözebiliriz. Burpol Polimer Plastik olarak daha temiz ve sağlıklı bir dünya için çalışmalarımızı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu. Burpol Polimer Plastik, 2023 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin "Türkiye’nin Girişimci Kadın Gücü Yarışması"nda "En Çevre Dostu Kadın Girişimci Ödülü"ne, 2024’te de Türk Plastik Sanayicileri Araştırma Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGÇEV) düzenlediği "Plastik Geri Dönüşüm Ödül Töreni"nde "Yılın Otomotiv, Elektrik veya Elektronik Ürünü-Otomotiv ve Elektrik Ürünlerinde Kullanılan ve Geri Dönüştürülmüş Malzeme İçeren Plastik Parçalar" kategorisinde ödüle layık görülmüştü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.