#Sanık

- Sanık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÜVEY BABASINI BIÇAKLAYARAK ÖLDÜREN SANIK HAKİM KARŞISINDA Haber

ÜVEY BABASINI BIÇAKLAYARAK ÖLDÜREN SANIK HAKİM KARŞISINDA

Eskişehir'de tartışma sırasında üvey babası Bozkurt'u bıçaklayarak ölümüne neden olduğu gerekçesiyle "kasten öldürme" suçundan hakkında dava açılan tutuklu sanık Özbek'in yargılanmasına başlandı. Sanık Özbek, üvey babasının elindeki bıçakla kendisine yöneldiğini ve annesine zarar vereceğini düşündüğünü savunarak öldürme kastıyla hareket etmediğini söyledi. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı 8 Aralık'a erteledi. Olay, 13 Ocak'ta Tepebaşı ilçesi Şirintepe Mahallesi Yaylapınar Sokak'taki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre, 26 yaşındaki Harun Özbek ile annesiyle birlikte yaşayan 50 yaşındaki üvey babası Yüksel Bozkurt arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine bıçakla ağır yaralanan Bozkurt, kaldırıldığı hastanede müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan Özbek ise çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. Hakkında "kasten öldürme" suçundan dava açılan Özbek, Eskişehir'de hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık, annesi Serap Bozkurt, tanıklar ve taraf avukatları katıldı. ❝BENİ ÖLDÜRECEĞİNİ, ANNEME ZARAR VERECEĞİNİ DÜŞÜNDÜM❞ Duruşmada ilk savunmasını yapan sanık Özbek, olay sırasında uyuduğunu, annesi ile üvey babasının mutfaktaki tartışma sesleri üzerine uyandığını anlattı. Üvey babasının kendisi hakkında hakaret içeren ifadeler kullandığını öne süren Özbek, mutfağa gittiğinde annesinin tutulduğunu gördüğünü savundu. Özbek, ❝Bana saldırmaya, kollarımı sıkmaya çalıştı ancak annem engel oldu. Bana, 'Senden bir şey olmaz, işe yaramazın tekisin, annen gidince ne yapacağımı biliyorum' dedi. Sonra tekrar anneme saldırmaya başladı, saçlarından tutup ittirdi. Ben engel olmaya çalıştım.❞ ifadelerini kullandı. Üvey babasının elinde bıçak bulunduğunu ileri süren Özbek, savunmasını şöyle sürdürdü: ❝Üvey babam annemi bıraktı, elinde uzun bir bıçak vardı. Bıçağı sımsıkı tutuyordu. Beni öldüreceğini, anneme zarar vereceğini düşündüm. Bıçağı bana doğru savurunca elimle ucunu tuttum ve elim kesildi. Uyku sersemiydim, sonrasını hatırlamıyorum. Bu zamana kadar hep hakaret etti, sessiz kaldım ama bu sefer işin içinde annem vardı, sessiz kalamadım. Kasıtlı olarak öldürmeye çalışmadım, çok pişmanım.❞ GEÇMİŞTE ŞİDDET GÖRDÜĞÜNÜ İLERİ SÜRDÜ Sanık Özbek, üvey babasının geçmişte de kendisine şiddet uyguladığını iddia etti. 13 yaşındayken üvey babasının kendisini merdivenlerden ittiğini ve kolunun kırıldığını öne süren Özbek, annesinin ve evdeki huzurun etkilenmemesi için yaşadıklarını anlatmadığını savundu. Özbek, ❝Yemek yerken alkollü gelip ağzıma vurduğu, ağzımın kanadığı oldu. Eline sopa alıp beni kovaladığı günler oldu.❞ dedi. ANNE BOZKURT: ❝OĞLUM BENİ KORUMAK İÇİN ARAYA GİRDİ❞ Duruşmada dinlenen anne Bozkurt da olay günü işe gitmeye hazırlandığı sırada eşiyle arasında tartışma çıktığını anlattı. Eşinin oğluna yönelik hakaret içeren sözler söylediğini belirten Bozkurt, oğlunun bunun üzerine mutfağa geldiğini ifade etti. Bozkurt, eşinin elindeki ekmek bıçağıyla oğluna yöneldiğini öne sürerek, ❝Ben engel olmak için Yüksel'i tuttum. Beni kolumdan tutup musluğa ve lavaboya doğru vurmaya başladı. Harun bizi ayırmak için araya girince üçümüz yere düştük. Yüksel 'Bana bıçak girdi' dedi. Ben ne olduğunu anlamadım, sonra yaralandığını fark ettim ve komşular ambulansı aradı. İlk saldıran eşimdi, oğlum beni korumak için araya girdi.❞ diye konuştu. Bozkurt ayrıca eşinin oğluna geçmişte de kötü davrandığını ileri sürdü. DAYISI TANIK OLARAK DİNLENDİ Sanığın dayısı Aşkın da duruşmada tanık olarak ifade verdi. Olay anını görmediğini belirten Aşkın, geçmişte Bozkurt'un yeğenine şiddet uyguladığına tanık olduğunu öne sürdü. Aşkın, ❝Ablam çay koymaya gittiğinde eniştemin Harun'a tekme attığına bizzat şahit oldum. 'Bunları benim yanımda yapma' diye uyardım ve aramızda tartışma çıktı. Yemek yerken bile yeğenime kötü bakar, hakaretler ederdi. Ensesine tokat atıp tekme vuruyordu, yeğenim ise sesini çıkaramıyordu.❞ ifadelerini kullandı. SANIK AVUKATLARI TAHLİYE VE BERAAT TALEP ETTİ Sanığın avukatları Perçin, Yüce ve Çokbiçer, müvekkillerinin uzun yıllar boyunca baskı, hakaret ve şiddete maruz kaldığını savunarak tahliye ve beraat talebinde bulundu. Cumhuriyet savcısı ise sanığın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek cezai ehliyeti açısından akıl sağlığı raporu alınmasını ve tutukluluk halinin devamını talep etti. Mahkeme heyeti, Özbek'in tutukluluk halinin devamına ve dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar verdi. Duruşma 8 Aralık'a ertelendi.

ALTINLARLA BAŞLADI, REŞİT OLMAYANLA İLİŞKİ İLE DEVAM ETTİ: ÇAĞLA ÖZ GÖZALTINDA! Haber

ALTINLARLA BAŞLADI, REŞİT OLMAYANLA İLİŞKİ İLE DEVAM ETTİ: ÇAĞLA ÖZ GÖZALTINDA!

Sosyal medyada "Vanlı Kara Haydar" olarak tanınan ve "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanan Mehmet Fatih Tançalan'ın eşi, sosyal medya fenomeni Çağla Öz de Van Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Tançalan ile Öz'ün yaklaşık 10 yıl önce ise bir ceza davasında sanık ve mağdur sıfatıyla karşı karşıya geldikleri, Tançalan hakkında verilen 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezasının 2020'de kesinleştiği belirtildi. Van Cumhuriyet Başsavcılığınca, sosyal medyada "Vanlı Kara Haydar" olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan hakkında sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarla bağlantılı olarak "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama" ile "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlarından başlatılan soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında Tançalan'ın eşi, sosyal medya fenomeni Çağla Öz de gözaltına alındı. Öz'ün soruşturmadaki hukuki durumuna ilişkin işlemlerin sürdüğü belirtildi. DÜĞÜNDEKİ TAKILAR İÇİN MASAK'TAN İNCELEME İSTENDİ Soruşturma kapsamında çiftin Van'da düzenlenen düğününde takılan ziynet eşyaları da incelemeye alındı. Düğünde takılan ziynet eşyalarına ilişkin Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK) inceleme talep edildiği bildirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Mehmet Fatih Tançalan ise "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçundan tutuklanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine gönderildi. Tançalan, hakimlikçe tutuklandı. SAVCILIĞIN SEVK YAZISINDA MALİ PROFİLİNE İLİŞKİN İDDİALAR Savcılığın sevk yazısında, Tançalan'ın mali profili ile sosyal medyaya yansıyan ekonomik yaşam standardının birbiriyle uyumlu olmadığı yönünde değerlendirmeye yer verildi. Yürütülen çalışmalarda Dubai üzerinden "mail order" yöntemiyle kaynağı belirsiz olduğu değerlendirilen gelirlerin Türkiye'ye getirildiği yönünde bilgiler elde edildiği ileri sürüldü. Tançalan'ın görünen ekonomik durumu ile nişan ve düğün organizasyonlarındaki harcamalar arasında uyumsuzluk bulunduğu, bunun da kaynağı belirlenemeyen gelir bulunduğu yönündeki şüpheyi desteklediği savcılığın sevk yazısında öne sürüldü. Ayrıca Tançalan'ın sık sık yurt dışına çıktığı belirtilerek kaçma şüphesinin bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. Söz konusu tespit ve değerlendirmeler devam eden soruşturma kapsamındaki iddialar niteliğinde bulunuyor. TANÇALAN: "ALTINLARI DÜĞÜNDEN SONRA İADE ETTİK" Tançalan ise ifadesinde hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Yakın zamanda gerçekleştirilen düğünün masraflarının sponsorlar tarafından karşılandığını öne süren Tançalan, eşi Çağla Öz'ün bazı şirketlerin reklam yüzü olması nedeniyle bu şirketlerin düğüne sponsor olduğunu savundu. Düğünde kullanılan ziynet eşyalarına ilişkin de açıklama yapan Tançalan, bunları Muradiye ilçesinde tanıdığı bir kuyumcudan kiraladığını iddia ederek, ❝Altınları düğünden sonra iade ettik.❞ dedi. Tançalan, hakkındaki suçlamaları reddederek serbest bırakılmasını talep etti ancak hakimlikçe tutuklandı. ÇİFTİN 10 YIL ÖNCEKİ DAVA DOSYASI GÜNDEME GELDİ Tançalan'ın tutuklanması ve Öz'ün gözaltına alınmasının ardından çiftin yaklaşık 10 yıl önce taraf oldukları bir ceza davasına ilişkin bilgiler de yeniden gündeme geldi. Paylaşılan mahkeme kayıtlarına göre, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada Çağla Öz "katılan mağdur", Mehmet Fatih Tançalan ise "sanık" olarak yer aldı. Dosyaya konu olayların 2015 yılında meydana geldiği, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmanın ardından Tançalan hakkında 2016'da dava açıldığı belirtildi. Yargılama dosyasında tarafların tanışmalarına ve sonrasında yaşanan sürece ilişkin ifadeler, mesaj kayıtları, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarının bulunduğu aktarıldı. "REŞİT OLMAYANLA CİNSEL İLİŞKİ" SUÇUNDAN MAHKUMİYET İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonucunda Tançalan'ın eylemini "reşit olmayanla cinsel ilişki" suçu kapsamında değerlendirdi. Mahkeme, 14 Şubat 2018'de açıkladığı kararda Tançalan'a önce 3 yıl hapis cezası verdi. Eylemin farklı zamanlarda birden fazla kez gerçekleştirildiği gerekçesiyle ceza 3 yıl 9 aya yükseltildi. Ardından uygulanan takdiri indirim sonucunda Tançalan'ın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi. CEZA 2020'DE KESİNLEŞTİ Kararın ardından dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine taşındı. Aktarılan mahkeme kayıtlarına göre, istinaf incelemesinin ardından Tançalan hakkındaki 3 yıl 1 ay 15 günlük hapis cezası 8 Aralık 2020'de kesinleşti. Kesinleşme şerhinde karar türünün "mahkumiyet", suçun ise "reşit olmayanla cinsel ilişki" olarak kaydedildiği belirtildi. YILLAR SONRA EVLENDİLER 2015'te meydana gelen olaylar nedeniyle aynı ceza dosyasında mağdur ve sanık sıfatıyla yer alan Çağla Öz ile Mehmet Fatih Tançalan, yıllar sonra yeniden bir araya gelerek 2026'da evlendi. Van'da gerçekleştirilen düğün, özellikle Öz'e takılan ziynet eşyalarının görüntülerinin sosyal medyada paylaşılmasıyla gündeme geldi. Düğünün ardından Tançalan hakkında başlatılan soruşturma kapsamında mali hareketleri ve malvarlığının kaynağı incelemeye alındı. Tançalan "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlaması kapsamında tutuklanırken, eşi Çağla Öz de devam eden soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Öz hakkındaki işlemler sürerken, soruşturmadaki suçlamalara ilişkin nihai hukuki değerlendirme yargı makamlarınca yapılacak.

"MEHMET AKİF" SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASINDA YARGILAMA BUGÜN BAŞLAYACAK Haber

"MEHMET AKİF" SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASINDA YARGILAMA BUGÜN BAŞLAYACAK

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede "Mehmet Akif Suç Örgütü" olarak nitelendirilen yapılanmaya ilişkin davada, gazeteci Ersoy'un da aralarında bulunduğu 7 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Ersoy hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", "nitelikli cinsel saldırı" ve uyuşturucuya ilişkin suçlamalardan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Davada Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik olmak üzere 7 sanığın yargılanmasına başlanacak. Duruşmada sanıkların iddianamede yöneltilen suçlamalara ilişkin ilk savunmalarının alınması bekleniyor. İDDİANAMEDE 11 KADIN MAĞDUR OLARAK YER ALDI İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 96 sayfalık iddianamede 11 kadın "mağdur" sıfatıyla yer aldı. İddianamede, soruşturmanın 2 Kasım 2025'te İstanbul İl Jandarma Komutanlığına yapılan bir ihbar üzerine başlatıldığı belirtildi. İhbarda, Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı'nın uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandıkları ileri sürüldü. Ayrıca Ersoy'un eğlence amaçlı etkinlikler düzenlediği, bu ortamlarda uyuşturucu veya uyarıcı madde temin ettiği, çevresindeki kadınlara uyuşturucu kullandırarak iradelerini zayıflattığı ve birden fazla kişiyle cinsel birliktelik yaşandığı iddia edildi. Savcılık, yapılan soruşturmanın ardından söz konusu eylemlerin Ersoy'un liderliğini yaptığı öne sürülen bir suç örgütü kapsamında gerçekleştirildiğini iddianamede ileri sürdü. SAVCILIKTAN "UYUŞTURUCU PARTİLERİ" İDDİASI İddianamede yer alan 11 eylemin örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiği iddia edildi. Savcılık, Mehmet Akif Ersoy'un arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı ve örgüt üyesi olduğu ileri sürülen kişilerle sık sık uyuşturucu madde kullanılan etkinlikler düzenlediğini öne sürdü. İddianamede Ersoy'un bu etkinliklerde cinsel amaçlarla örgüt üyeleri ve mağdurları kullandığı iddia edildi. "DOĞRULUK MU CESARETLİK Mİ" OYUNUNA İLİŞKİN İDDİALAR İddianamede, Ersoy'un mağdurlar ve örgüt üyesi olduğu ileri sürülen kişilerle çoklu cinsel birliktelikler yaşadığı ve çevresindeki bazı kişileri de bu ilişkilere dahil ettiği iddia edildi. Örgüt üyesi oldukları öne sürülen kişilerin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları söz konusu ortamlara dahil ettikleri ileri sürüldü. Savcılığın iddiasına göre sanıklar, düzenledikleri etkinliklerde önce uyuşturucu madde kullanılması yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledi. Daha sonra "doğruluk mu cesaretlik mi" oyunu oynandığı, oyun sırasında cinsel içerikli soru ve taleplerle mağdurların tepkilerinin ölçüldüğü ve çoklu cinsel birlikteliklere yönlendirildikleri öne sürüldü. Söz konusu anlatımların savcılığın iddianamesinde yer alan suçlamalar olduğu, sanıklar hakkındaki yargılamanın ise henüz sonuçlanmadığı belirtiliyor. 7 SANIK HAKKINDA "SUÇ ÖRGÜTÜ" İDDİASI İddianamenin değerlendirme bölümünde Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik'in, işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla Ersoy'un liderliğinde suç örgütü oluşturdukları öne sürüldü. Savcılık, sanıkların örgüt faaliyeti kapsamında mağdurlara kokain sağladıklarını ve uyuşturucu etkisiyle karar alma süreçlerini etkilediklerini iddia etti. CEBECİ, SARAN VE SAVCI HAKKINDA AYRI SORUŞTURMA İddianamede ayrıca Ela Rumeysa Cebeci'nin cep telefonunda yapılan incelemeye ilişkin bulgulara yer verildi. İncelemede Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile uyuşturucu madde teminine yönelik olduğu değerlendirilen veriler elde edildiği öne sürüldü. Bu gelişmenin ardından Ela Rumeysa Cebeci, Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı hakkındaki dosyanın ayrılmasına karar verildiği ve bu kişiler yönünden ayrı bir soruşturma yürütüldüğü belirtildi. Bu kişiler hakkındaki hususların da soruşturma kapsamındaki iddialardan ibaret olduğu ve haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı anlamına gelmediği kaydedildi. MEHMET AKİF ERSOY HAKKINDA 286 YIL 2 AYA KADAR HAPİS İSTEMİ İddianamede Mehmet Akif Ersoy'un, "suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından cezalandırılması talep edildi. Savcılık, Ersoy hakkında bu suçlardan toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası istedi. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün başlayacak davada 7 sanığın iddianamede yöneltilen suçlamalara ilişkin savunmalarını yapması bekleniyor.

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Küçükçekmece'de 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin 11 sanığın yargılandığı davada mahkeme, eski polis memuru Cemil Koç'u ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına karar verirken diğer sanıklar hakkında da hapis ve beraat hükümleri kurdu. Küçükçekmece'de 11 Temmuz 2025'te öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan'da yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Tokyaz'ın ölümüne ilişkin davanın karar duruşması, Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Koç'un da aralarında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılandığı duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra Tokyaz, anne Halime Tokyaz, 4 tutuklu sanık ile tarafların avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. KOÇ SUÇLAMALARI REDDETTİ Duruşmada savunma yapan Koç, Tokyaz'ı öldürdüğü yönündeki suçlamayı kabul etmedi. Ölümün düşme ve alkol kullanımına bağlı meydana geldiğini öne süren Koç, ❝Eğer Ayşe'yi bavula koyma durumu yaşanmasaydı, bu olaydaki sunduğum deliller beni çok rahat beraat ettirirdi. Konu cinayet değil, düşmeye ve alkole bağlı meydana gelen ölümdür. Evin herhangi bir yerinde boğuşma veya dağınıklık ibaresi bulunmamaktadır.❞ ifadelerini kullandı. Koç'un savunması sırasında öksüren bir avukata yönelik sözleri üzerine mahkeme başkanı sanığı uyardı. Mahkeme başkanı, ❝Sempozyumda değiliz, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan tutuklu sanıksın. Savunma hakkının sınırlarını zorlama, avukatlara kişisel olarak laf atma.❞ dedi. Koç'un tepki gösterdiği kişinin kendi müdafisi olduğu anlaşılırken sanık, savunmasının devamında Tokyaz'ın ölümünün uyuşturucu ve alkol kullanımı sonrası düşmeye bağlı kafa travması sonucu meydana geldiğini iddia etti. Anne Halime Tokyaz ile ikiz kardeş Esra Tokyaz, sanığın bu ifadelerine tepki gösterdi. Anne ve kardeş, yaşananların ardından duruşma salonundan çıkarıldı. UĞURLU: "DELİL KARARTMAK İSTESEM KARARTIRDIM" Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu da savunmasında olay yerine gittiğini inkar etmediğini belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Uğurlu, ❝Cenazeyi yok etmek ne demek ben bilmiyorum. Ben 18 yıllık bir polisim. Ben, olay yerine gittiğimi inkar etmiyorum zaten ama valizi taşıyan insanlardan daha çok cezalandırılmam isteniyor. Ben kaçsam kaçardım zaten. 18 yıllık polis olarak delil karartmak istesem, karartırdım.❞ diye konuştu. Daha sonra yeniden salona alınan ikiz kardeş Esra Tokyaz, Koç ile diğer sanıkların indirim uygulanmadan cezalandırılmasını istedi. Esra Tokyaz ayrıca Koç'un bir kişiye işkence yaptığı iddiasına ilişkin görüntüleri mahkemeye sunduğunu söyledi. Anne Halime Tokyaz ise ❝Benim kızımın tek suçu Cemil'i sevmiş olmasıdır. Cemil hepimizi yaktı. En ağır cezayı almasını talep ediyorum.❞ dedi. Müşteki avukatları da sanıkların indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasını talep ederken sanık avukatları dosyada eksiklikler bulunduğunu savunarak müvekkillerinin beraatini istedi. KOÇ'UN SON SÖZÜ Karar öncesinde son sözü sorulan Koç, sosyal medyada isminin gündeme getirilmesine ilişkin, ❝İsmimin sosyal medyada etiket yapılması, hapisteyken can sıkıntıma iyi geliyor.❞ ifadesini kullandı. Tutuklu sanık Oğuz Kal ise ❝Kumpasın içerisindeyim, suçsuz yere yatıyorum, beraatımı talep ediyorum.❞ dedi. Diğer sanıklar da son sözlerinde beraat ve tahliye talebinde bulundu. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 10 YIL HAPİS Savunma ve beyanların tamamlanmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Koç'u "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme", "şantaj" ve "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile toplam 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına da hükmetti. DİĞER SANIKLAR HAKKINDAKİ KARARLAR Mahkeme, Oğuz Kal, Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak'ı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan ayrı ayrı 5'er yıl hapis cezasına çarptırarak tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Kal hakkında ayrıca "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan beraat kararı verildi. Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu, "suçluyu kayırma" suçundan 7 yıl 6 ay, Necdet Çetinkaya ise "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Her iki sanığın da tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Mahkeme, Cemal Arslan ile Mustafa Enes Aktaşçı'nın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" suçundan beraatine karar verdi. Arslan'ın ayrıca tahliyesine hükmedildi. İKİ ÜYE HAKİMDEN MUHALEFET ŞERHİ Kararın bazı bölümlerine iki üye hakim muhalefet şerhi koydu. Üye hakimlerden biri, Koç'a yöneltilen "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme" suçuna ilişkin çoğunluk kararına katılmadı. Üye hakim, eylemin "kadına karşı kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşünü bildirdi. Diğer üye hakim ise Uğurlu hakkında verilen 7 yıl 6 aylık hapis cezasına muhalefet etti. Üye hakim, Uğurlu'nun isnat edilen suçta kastı bulunduğuna ilişkin somut delil olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğini belirtti.

GÜLLÜ’NÜN ÖLDÜĞÜ GECEYE İLİŞKİN YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI Haber

GÜLLÜ’NÜN ÖLDÜĞÜ GECEYE İLİŞKİN YENİ GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKTI

Yalova’nın Çınarcık ilçesinde Güllü olarak tanınan sanatçı Gül Tut’un hayatını kaybettiği olaya ilişkin yeni güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde, Tut’un düşmesinden yaklaşık 17 dakika sonra polis ekiplerinin binaya geldiği, sanık Tuğyan Ülkem Gülter’in ise panik içinde annesinin durumunu sorduğu görülüyor. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanatçı Tut’un düşme saati 01.26.32 olarak belirlendi. Binanın güvenlik kamerasına yansıyan yeni görüntülerde ise saat 01.43 sıralarında polis ekiplerinin olay yerine gelerek binaya girdiği görülüyor. Böylece görüntülerdeki hareketliliğin Tut’un düşmesinden yaklaşık 17 dakika sonra yaşandığı anlaşılıyor. Kayıtlarda binanın girişinde polis ekipleri ile vatandaşların bir araya geldiği, olayın ardından panik yaşandığı görülüyor. "ANNEM İYİ DEĞİL Mİ?" Görüntülere göre sanık Gülter de binanın girişinde panik ve gerginlik içinde hareket ediyor. Polis ekiplerinin Gülter’i sakinleştirmeye çalıştığı anlar kameraya yansıyor. Gülter’in annesinin durumunu öğrenmeye çalışırken "Annem iyi değil mi?" dediği, ardından "Neden öyle söylüyor?" ifadelerini kullandığı duyuluyor. Çevrede bulunan kişilerin de yaşananlara müdahil olduğu görüntülerde yer alıyor. DÜŞMEDEN 5 SANİYE SONRA KAPIYA KOŞTUKLARI BELİRTİLDİ Yalova Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 21 sayfalık iddianamede olay anı ve sonrasına ilişkin kamera görüntüleri, ses kayıtları ve diğer dijital deliller değerlendirildi. İddianamede Tut’un düşme saatinin 01.26.32 olduğu, sanık Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun ise 01.26.37’de, yani yaklaşık 5 saniye sonra kapıya doğru koşmaya başladıkları belirtildi. Olay öncesinde üç ayrı çarpma sesinin tespit edildiği, ilk sese ❝Ahh❞ sesinin eşlik ettiği ve Gülter ile Ulu’nun olay sırasında Tut’a yaklaşık 1 metre mesafede bulunduğu kaydedildi. SANIK GÜLTER HAKKINDA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET TALEBİ Savcılık; kamera görüntüleri, ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve dijital delilleri birlikte değerlendirdi. İddianamede sanık Gülter hakkında “tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

ESKİ BAŞKAN, HAKKINDAKİ TÜM SUÇLAMALARI REDDETTİ Haber

ESKİ BAŞKAN, HAKKINDAKİ TÜM SUÇLAMALARI REDDETTİ

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 63 sanığın yargılandığı davanın ikinci gününde eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem savunma yaptı. Yaklaşık 20 yıllık belediyecilik sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Erdem, hakkındaki suçlamaları reddetti. Erdem'in savunmasını tamamlamasının ardından müdafilerinin beyanlarının alınmasına geçildi. Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Bursa Bölge Adliye Mahkemesi salonunda görülen, 37'si tutuklu 63 sanıklı davada sanık savunmaları sürüyor. Duruşmanın ikinci gününde eski Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem hakim karşısına çıktı. Savunmasında yaklaşık 20 yıllık belediyecilik geçmişine değinen Erdem, görev yaptığı süre boyunca Nilüfer'in gelişimi için çalıştığını söyledi. Belediye başkanlığı dönemindeki imar uygulamalarına ilişkin iddialara da cevap veren Erdem, yapılan işlemlerin mevzuat çerçevesinde gerçekleştirildiğini savundu. Nilüfer Belediyesi'nin parsel bazlı plan değişikliklerine sıcak bakmadığını belirten Erdem, Büyükşehir Belediyesi tarafından onaylanan planların ardından ilçe belediyesinin ruhsatlandırma işlemlerini yerine getirdiğini ifade etti. Pandemi döneminde gerçekleştirilen sosyal yardımlar ile 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesine ulaştırılan desteklerden de bahseden Erdem, belediye imkanlarının kamu yararı doğrultusunda kullanıldığını savundu. Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Erdem, kamu zararına neden olacak herhangi bir işlem yapmadığını belirterek, "Tüm suçlamaları reddediyorum" dedi. Turgay Erdem'in savunmasını tamamlamasının ardından avukatları söz aldı. Erdem'in müdafilerinin, müvekkillerine yöneltilen suçlamalara ilişkin beyanlarının alınmasına geçildi. Duruşma, müdafilerin beyanlarıyla devam ediyor.

BURSA'DA EŞİNİ ÖLDÜRÜP, PARÇALARINI ÇÖPE ATMIŞTI Haber

BURSA'DA EŞİNİ ÖLDÜRÜP, PARÇALARINI ÇÖPE ATMIŞTI

Bursa'da emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanık Adalet Uzunoğlu hakkında "eşe karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, olayın Osmangazi ilçesinde meydana geldiği belirtilirken, sanığın eşini öldürdükten sonra cesedi parçalara ayırarak farklı noktalardaki çöp konteynerlerine bıraktığı iddia edildi. Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, evde yapılan incelemelerde çok sayıda kan izi ve biyolojik örneklere rastlandı. Kriminal incelemeler sonucunda elde edilen örneklerin Ali Fuat Uzunoğlu'na ait olduğu tespit edildi. İddianamede, olayın ardından delillerin yok edilmesine yönelik girişimlerde bulunulduğuna ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Dosyada yer alan tespitlerde, ev içerisinde çeşitli bölgelere poşetlerin serildiği, bazı kanlı eşyaların ise gizlenmeye çalışıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında alınan ifadeler, olay yeri inceleme raporları ve kriminal analiz sonuçlarının iddianamenin hazırlanmasına dayanak oluşturduğu kaydedildi. Şüpheli Adalet Uzunoğlu'nun ifadesinde cinayet suçlamasını kabul etmediği, ancak eşinin cansız bedenini parçalayıp çöp konteynerlerine attığını beyan ettiği öğrenildi. Şüphelinin savunmasında, eşini hareketsiz halde bulduğunu ve panikle hareket edip parçalara ayırıp çöpe attığını öne sürdüğü belirtildi. Mahkemece kabul edilen iddianameyle birlikte davanın görülmesine başlanacağı öğrenilirken, soruşturma kapsamında isimleri geçen bazı aile bireyleri hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verildi.

HABAŞ TANKERİ YANGINI DAVASINDA KARAR: 9 SANIĞA HAPİS CEZASI Haber

HABAŞ TANKERİ YANGINI DAVASINDA KARAR: 9 SANIĞA HAPİS CEZASI

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde 2017 yılında meydana gelen ve 1 kişinin hayatını kaybettiği, 10 kişinin yaralandığı LPG tankeri yangınına ilişkin davada 9 sanık hapis cezasına çarptırıldı, 2 sanık beraat etti. Olay, 29 Nisan 2017’de Körfez ilçesi Tütünçiftlik açıklarında meydana geldi. HABAŞ’a ait LPG tankerinin yük boşaltma işleminin ardından artık gazın denize tahliye edildiği sırada meydana gelen patlamada, Serdar-2 servis botunda yangın çıkmıştı. Yangında işçi Nail Demirci yaşamını yitirirken, 10 kişi de yaralanmıştı. “SORUMLULAR CEZALANDIRILSIN” Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın 28’inci celsesinde, başka suçtan tutuklu bulunan sanık Suat İspirli ile taraf avukatları ve hayatını kaybeden Nail Demirci’nin ağabeyi Hasan Demirci hazır bulundu. Hasan Demirci, sorumluların cezalandırılmasını talep etti. Sanık Suat İspirli ise savunmasında, "Olayda kusurum yoktur. Beraatimi isterim, mağduriyetime sebebiyet veren kişilerin cezalandırılmasını talep ediyorum" dedi. 9 SANIĞA HAPİS CEZASI Mahkeme heyeti, "taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan asli kusurlu bulunan sanıklar Erdinç Gülen, Murat Pulat ve Yavuz Pehlivanoğlu’nu ayrı ayrı 4 yıl 6 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme ayrıca, bu sanıklar hakkında 1 yıl 6 ay süreyle gemicilik ve denizcilik mesleğini yapmama kararı verdi. Olayda tali kusurlu bulunan Suat İspirli’ye ise 2 yıl 10 ay 5 gün hapis ve 1 yıl meslekten men cezası verildi. Birleşen dosya kapsamında yargılanan sanıklar Fikriye Filiz Başaran Haseki, Mehmet Naim Kılıçoğlu, Erol Başaran Altıntuğ, Mehmet Rüştü Başaran ve Murat Elbaşı da asli kusurlu bulunarak ayrı ayrı 4 yıl 10 ay 10 gün hapis cezasına mahkum edildi. Bu sanıklara ayrıca 1 yıl 9 ay süreyle meslekten men cezası uygulandı. Davada yargılanan Cihat Turgut ile Yüksel Ham’ın beraatine karar verilirken, yargılama sürecinde hayatını kaybeden Kemal Ham hakkındaki dosya düşürüldü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.