#Sanık

- Sanık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA ÜÇÜNCÜ GÜN TAMAMLANDI Haber

AZİZ İHSAN AKTAŞ DAVASINDA ÜÇÜNCÜ GÜN TAMAMLANDI

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği öne sürülen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı iddia edilen suç örgütüne yönelik açılan davada, yargılamanın üçüncü günü tamamlandı. 200 sanığın yargılandığı dava, yarına ertelendi. 5 BELEDİYE BAŞKANI TUTUKLU İddianamede, örgütün Beşiktaş, Avcılar, Seyhan, Ceyhan ve Adana Büyükşehir belediyelerinde rüşvet ilişkileri kurarak ihalelere müdahale ettiği belirtiliyor. Tutuklu başkanlar: Rıza Akpolat (Beşiktaş) Utku Caner Çaykara (Avcılar) Oya Tekin (Seyhan) Kadir Aydar (Ceyhan) Zeydan Karalar (Adana Büyükşehir) Tahliye edilen ve görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere de sanıklar arasında. SANIK SAVUNMALARI DİKKAT ÇEKTİ Esenyurt Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürü Adnan Acar, savunmasında ihalelerde kamu yararı gözetildiğini belirterek "gizli bilgi paylaşımı ya da avantaj sağlanması" iddialarını reddetti. İhale Komisyon Üyesi Ali Fırat Baycan ise savcılığın iddialarının "ihale öncesi sürece" ait olduğunu belirtti ve “13 aydır tutukluyum, Silivri’de iki kış geçirdim. Beton zeminde yattım. Beraatımı talep ediyorum” diyerek savunmasını sonlandırdı. YARGILAMAYA YOĞUN İLGİ Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde devam eden duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra milletvekilleri ve çok sayıda partili izleyici katıldı.

“CİNLER KAN İSTİYOR” YALANIYLA EMEKLİYİ DOLANDIRDILAR Haber

“CİNLER KAN İSTİYOR” YALANIYLA EMEKLİYİ DOLANDIRDILAR

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşayan 63 yaşındaki H.D., eşinin rahatsızlığına çare ararken, dini inanç ve duyguları istismar eden dolandırıcıların hedefi oldu. “Cinler kan istiyor” ve “Safran Türkiye’de alkollü” gibi gerekçelerle 130 bin TL’si alınan H.D.’nin şikâyeti üzerine hazırlanan iddianamede, iki sanık hakkında emekliyi dolandırıcılık ve Tekke ve Zaviyeler Kanunu’na muhalefet suçlarından hapis cezası talep edildi. "MUSKALAR İÇİN SADECE MÜREKKEP PARASI ALDIM" Olayın 2023-2024 yılları arasında yaşandığı belirtildi. İddialara göre, H.D., bir arkadaşı aracılığıyla tanıştığı Y.C. tarafından ailesine büyü yapıldığı yönünde kandırıldı. Y.C., sözde büyünün bozulması için “cinlerin kan istediğini” öne sürdü. Ardından muskalar için yurt dışından getirilecek safranın pahalı olduğu bahanesiyle H.D.’den toplamda 130 bin TL topladı. Sanıklardan 75 yaşındaki H.Ş., ifadesinde suçlamaları reddederek "Yazdığım muskaların mürekkebi safrandan olduğu için sadece cüzi miktarda para aldım" savunması yaptı. Diğer sanık Y.C. ise sadece aracı olduğunu iddia etti. 10 YILA KADAR HAPİS TALEBİ Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanıkların dini duyguları istismar ederek dolandırıcılık yaptığı ifade edildi. Sanıklar hakkında şu cezalar talep edildi: Dini inançların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan 3 yıldan 10 yıla kadar hapis, 677 sayılı Tekke ve Zaviyeler Kanunu’na muhalefet suçundan ise 3 aydan az olmamak üzere hapis cezası. MAHKEMEDEN YAKALAMA KARARI Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mağdur H.D., "İlaçları kullanmadım, durumdan şüphelenip şikayetçi oldum. Başkalarını da dolandırmışlar, paramı geri istiyorum" dedi. Sanık Y.C.’nin duruşmaya katılmaması üzerine mahkeme heyeti hakkında yakalama kararı çıkardı. Dava ileri bir tarihe ertelendi.

MABEL MATİZ "MÜSTEHCENLİK" SUÇLAMASIYLA HAKİM KARŞISINDA Haber

MABEL MATİZ "MÜSTEHCENLİK" SUÇLAMASIYLA HAKİM KARŞISINDA

İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, şarkının özellikle çocuklar açısından yaş sınırı olmadan erişilebilir olması nedeniyle tehlike oluşturduğu savunuldu. Mahkeme, söz konusu şarkıyla ilgili Mabel Matiz hakkında Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'ndan rapor alınmasına ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'na davanın bildirilmesine karar verdi. "NİYETİM MÜSTEHCENLİK DEĞİL, HALK EDEBİYATINA SELAM" Sanık olarak duruşmaya katılan Mabel Matiz, savunmasında şarkının yaklaşık 1,5 yıl önce yazıldığını ve bir Fransız grubun albümünde yer aldığını ifade etti. Şarkının halk edebiyatından esinlenerek yazıldığını belirten Matiz, şu ifadeleri kullandı: “Sanatçı duruşum ortadadır. Çocuklar ve gençler benim için çok önemlidir. İddia edildiği gibi böyle bir niyetle yazmış olmam söz konusu değildir. ‘Cici toy bebe’ yetişkin bir bireyi ifade etmektedir. ‘Kuş’ halk edebiyatında kısmet anlamına gelir. Bu şarkıda ima edilen anlamlar yoktur. Gözü kara bir âşığın ifadesidir.” “BU SORUYU KALP KIRICI BULUYORUM” Hâkimin, şarkının bir erkeğe mi yazıldığı sorusuna Matiz şu yanıtı verdi: “Bu soruyu üzücü ve kalp kırıcı buluyorum. Bir arabesk şarkıcısına böyle bir soru sorulmazdı. Benim inancıma göre herkes şarkıyı herkes için söyleyebilir.” Sanık avukatları ise şarkının müstehcen olmadığını ve suçun yasal unsurlarının oluşmadığını belirterek beraat talep etti. MAHKEMEDEN İKİ KRİTİK KARAR Mahkeme, iki önemli ara karara imza attı: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na davanın ihbar edilmesine, Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu’ndan söz konusu şarkıya ilişkin rapor alınmasına karar verdi. Eksiklerin giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi. İDDİANAMEDEN: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, “Perperişan” adlı şarkının sözlerinin cinsel çağrışımlarla dolu olduğu, bedensel ve ruhsal metaforlarla erotik bir anlatım içerdiği ifade edildi. Şarkının sosyal medya ve dijital platformlarda yaş sınırlaması olmaksızın yayınlandığı, bu nedenle de çocukların korunması açısından tehlike arz ettiği belirtildi. Savcılık, Fatih Karaca’nın “müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek” suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

TBMM’DEKİ İSTİSMAR İDDİALARINDA İDDİANAME KABUL EDİLDİ Haber

TBMM’DEKİ İSTİSMAR İDDİALARINDA İDDİANAME KABUL EDİLDİ

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) staj yapan 18 yaşından küçük öğrencilere yönelik istismar iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında 5 sanık hakkında 16 yıl 6'şar aya kadar hapis istemiyle iddianame hazırladı. İddianame, Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. MECLİS LOKANTASINDA GÖREVLİ 5 KİŞİ HAKKINDA SUÇLAMA İddianamede yer alan bilgilere göre, mağdur 4 stajyer öğrenci, Meclis'te staj yaptıkları dönemde TBMM lokantasında çalışan Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B., Ramazan Ç. ve Recep S. tarafından tacize uğradıkları iddiasıyla Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’ne başvurdu. Şikâyet üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında sanıklar gözaltına alındı. Sanıklardan Halil İ.G., Durmuş U., İbrahim B. ve Recep S. tutuklanırken, Ramazan Ç. hakkında adli kontrol kararı verildi. “KAMU GÖREVİ SAĞLADIĞI KOLAYLIK KULLANILDI” İddianamede, mağdurelere yönelik suçların, sanıkların kamu görevi ve hizmet ilişkisi sayesinde sağlanan kolaylıklardan faydalanarak ve eğitici-öğretici sorumluluğa sahip kişiler olmaları nedeniyle nitelikli hale geldiği ifade edildi. Ayrıca sanıkların, "iş yeri ve dışında mağdurelere yönelik davranışlarının sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar suçu oluşturduğu" belirtildi. İKİ AYRI SUÇTAN CEZA İSTENDİ Beş sanık hakkında, "çocuğa karşı cinsel taciz" ve "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" suçlarından ayrı ayrı 16 yıl 6'şar aya kadar hapis cezası talep edildi. İddianamenin Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle yargı süreci başlamış oldu.

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER Haber

BURSA'DA MEKANDA ÖLEN GENCİN BABASINDAN YÜREK YAKAN SÖZLER

Bursa'da duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık’ın "Ben o gün oğluma araba alacaktım" sözleri salonda derin bir sessizliğe neden oldu. EĞLENCE MEKANINDA BAŞLAYAN TARTIŞMA KANLI BİTTİ Olay, 10 Mayıs günü saat 05.00 sıralarında Nilüfer ilçesi Esentepe Mahallesi’nde bulunan bir eğlence mekanında meydana geldi. Eğlenmek için mekana gelen S.Y., S.Ö. ve E.T. ile işletme çalışanları arasında çıkan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. İddiaya göre tartışmanın, gruptan bir kişinin kız arkadaşını mekana getirmesi üzerine çalışanların "Dışarıdan kadın getirmek yasak" demesiyle başladığı öne sürüldü. Tartışmanın ardından üç kişi darbedilerek mekandan çıkarıldı. HASTANEYE GİTTİLER, ARKADAŞLARINI ÇAĞIRDILAR Darbedilen kişilerden E.T., kendi imkanlarıyla hastaneye giderken durumu telefonla S.Y.’nin kardeşi Melih Sefa Y.’ye bildirdi. Bunun üzerine Melih Sefa Y., arkadaşı Hakan Uyanık ile birlikte eğlence mekanının önüne geldi. Burada güvenlik görevlileri ve çalışanlarla yeniden başlayan tartışma, kısa sürede silahlı çatışmaya dönüştü. Açılan ateş sonucu Hakan Uyanık karnından, Melih Sefa Y. ise bacak ve kolundan yaralandı. Özel araçlarla hastaneye kaldırılan Hakan Uyanık, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. 11 SANIK HAKKINDA AĞIR SUÇLAMALAR Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında 11 kişi gözaltına alındı. Sanıklar hakkında ‘kasten öldürmeye azmettirme’, ‘iştirak halinde kasten öldürme’, ‘silahla kasten yaralama’ ve ‘sopayla yaralama’ suçlarından dava açıldı. Dört sanığın tutuklu yargılandığı dosyada, bazı sanıklar ise tutuksuz olarak hakim karşısına çıktı. MAHKEMEDE OLAYIN DETAYLARI ANLATILDI Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, hayatını kaybeden Hakan Uyanık’ın anne ve babası, müştekiler, sanıklar ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada söz alan S.Y., olay gecesi yaşananları ayrıntılı şekilde anlatarak, mekanda sorun çıkarmak istemediklerini, ancak işletme yetkililerinin kendilerine hakaret ederek saldırdığını öne sürdü. Melih Sefa Y. ise olay yerine geldiklerinde silahsız olduklarını savunarak, "Ne olduğunu sormaya fırsat bulamadan üzerimize ateş açıldı" dedi. Y., ateş edilirken işletme sahibi olduğu iddia edilen kişinin çalışanlara "Kim gelirse vurun" şeklinde talimat verdiğini duyduğunu iddia etti. “HAKAN’A DOĞRU ATEŞ ETTİM” İTİRAFI Tutuklu sanıklardan Emre Erdem, mahkemede yaptığı savunmada Hakan Uyanık’a doğru 2-3 el ateş ettiğini kabul etti. İlk ateşi ayaklarına, ikinciyi ise karnına doğru yaptığını söyleyen sanık, pişman olduğunu ifade etti. Bir diğer sanık Berkant Alkan ise havaya ateş açarak tarafları sakinleştirmeye çalıştığını, ancak çatışmanın devam ettiğini öne sürdü. “OĞLUMUN HUSUMETİ YOKTU” Duruşmada söz alan baba Mehmet Şakir Uyanık, oğlunun çevresinde sevilen, kimseyle husumeti olmayan biri olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Sanıkları sabahtan beri dinliyorum. Oğlumda silah olsaydı 3 metreden vuramaz mıydı? Onlar 8-10 metreden vuruyor. Olay sabahı hastaneye gittiğimde oğlumu ceset torbasına koyarlarken gördüm. Ben o gün oğluma araba alacaktım." Babanın bu sözleri duruşma salonunda duygusal anlara yol açtı. İŞLETME SAHİBİ SUÇLAMALARI REDDETTİ Çalışanlarını azmettirmekle suçlanan işletme sahibi S.İ. ise suçlamaları reddederek, olaydan yaklaşık bir ay önce işletmeyi devrettiğini, silahlı saldırı talimatı vermediğini savundu. Olay sırasında dışarı çıktığında Hakan Uyanık’ı yerde gördüğünü ve yardım etmeye çalıştığını söyledi. MAHKEMEDEN TAHLİYE VE ERTELEME KARARI Mahkeme heyeti, olayla ilgisi olmadığını savunan bir tutuklu sanığın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Duruşma, eksiklerin giderilmesi ve tanıkların dinlenmesi için ileri bir tarihe ertelendi.

İKİ KARDEŞ VE BABAANNELERİNİ ÖLDÜREN SANIK: KASAP MIYIM BEN? Haber

İKİ KARDEŞ VE BABAANNELERİNİ ÖLDÜREN SANIK: KASAP MIYIM BEN?

Zonguldak’ta aralarında husumet bulunan akrabaları iki kardeş ve babaannelerini bıçaklayarak öldürdüğü iddia edilen sanık, ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle hakim karşısına çıktı. Sanık, kendisini savunduğunu öne sürerek suçlamaları reddetti. OLAY KÖROĞLU KÖYÜ’NDE MEYDANA GELDİ Merkeze bağlı Köroğlu köyünde yaşanan olayda, sanık Erdeniz K.’nın kardeşinin köy kahvesinde darp edilmesinin ardından iki aile arasında husumet oluştu. 21 Temmuz günü Halil Can Köroğlu (24) ile kardeşi Emirkan Köroğlu (18), bir düğünden dönerken Erdeniz K. ile karşılaştı. Çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Erdeniz K., iki kardeşi ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu’nu (75) bıçakladı. ÜÇ KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan babaanne ve iki torun, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Zanlı Erdeniz K. ise kısa sürede yakalanarak tutuklandı. “KASAP MIYIM, CANİ MİYİM?” DİYE SAVUNDU Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasında sanık Erdeniz K., kendisine saldırıldığını iddia ederek, “Beni yere yatırıp boğmaya çalıştılar, nefessiz kaldım. Kurtulmak için bıçakladım. Kasap mıyım, cani miyim durduk yere yapayım, savunmak içindi” sözleriyle kendini savundu. TANIKLAR VE AİLELER DİNLENDİ Duruşmada 12 tanık dinlenirken, görgü tanıklarından biri sanığın boğazının sıkıldığını ve yere düşürüldüğünü iddia etti. Hayatını kaybeden kardeşlerin annesi Fatma Köroğlu ise sanığın savunmasına tepki göstererek, “Kendini kurtarmak isteseydi koluna ya da bacağına vururdu, kalbinden bıçakladı” dedi. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

KIZINA MERDİVENDE TEKME ATAN BABAYA HAPİS CEZASI Haber

KIZINA MERDİVENDE TEKME ATAN BABAYA HAPİS CEZASI

Eyüpsultan’da 3 yaşındaki kızı M.T.’ye apartmanın önünde bulunan merdivenlerde tekme attığı ve merdivenlerden aşağı düşürerek hastanelik olmasına neden olduğu iddia edilen baba Turgay T. yargılandığı davada 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Eyüpsultan’da 3 Haziran 2025’de 3 yaşındaki kızı M.T.’ye apartmanın önünde bulunan merdivenlerde ayağı ile tekme atıp merdivenlerden aşağı düşürerek hastanelik olmasına neden olduğu iddia edilen baba Turgay T.’nin yargılandığı dava karara bağlandı. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Turgay T. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmada müşteki avukatı Ebrar Ateştepe ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı Onur İsmet hazır bulundu. ‘’Evladım canım, ciğerim, her şeyimdir. Benim 10 tane çocuğum var ben çocuk sevmesem çocuk yapmazdım’’ Duruşmada savunma yapan sanık Turgay T., ‘’Burada benim canım kızımdan bahsediliyor. Benim kızım canım, ciğerim. Ben eylemimi onu oradan kurtarmak amacıyla yaptım. Evladıma hiç zarar verir miyim efendim? Ben sadece ayağımı uzattım o merdivenlerden yuvarlandı, evladımı tutamadım. Evladım canım, ciğerim, her şeyimdir. Benim 10 tane çocuğum var ben çocuk sevmesem çocuk yapmazdım. Beraatımı talep ediyorum" dedi. Mahkemede söz alan müşteki avukatı Ateştepe ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı İsmet ise sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ettiler. Mahkeme hakimi sinirlendi: ‘’Çocuğun bir şeylere dokunduğunu söylüyorsun hiçbir şeye dokunmuyor orada tekme atıyorsun bu kamera görüntüleriyle sabit’’ Duruşmanın bitirileceği bildirilerek son sözü sorulan sanık Turgay T., ‘’Sizin adaletinize sığınıyorum. Benim kızım canım, ciğerimdir. Çocuğumu kurtarmak amacıyla ayağımı uzatmış bulundum ama düştü ve ben rahatsızım yürümeye halim olmadığından koşamadım’’ şeklinde konuştu. Bu sırada mahkeme hakimi sanığa hitaben sesini yükselterek, ‘’Sürekli aynı şeyleri söylüyorsun. Senin elinde sigarayla dururken o çocuğa tekme attığın sabit. Çocuğun bir şeylere dokunduğunu söylüyorsun hiçbir şeye dokunmuyor orada tekme atıyorsun bu kamera görüntüleriyle sabit. Artık kararı açıklıyorum’’ ifadelerini kullandı. Eyüpsultan’da 3 yaşındaki kızına tekme atıp merdivenlerden aşağı düşüren babaya 1 yıl 6 ay hapis cezası 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI Kararını açıklayan mahkeme, sanık Turgay T.’yi ‘beden ve ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan altsoya karşı basit yaralama’ suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

MANSUR YAVAŞ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ: BAKANLIK DEVREDE Haber

MANSUR YAVAŞ HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ: BAKANLIK DEVREDE

İçişleri Bakanlığı, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin (ABB) konser harcamalarında usulsüzlük yapıldığına ilişkin iddialar üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve Özel Kalem Müdürü Nevzat Uzunoğlu hakkında soruşturma izni verdi. İkili hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "denetim görevini ihmal" suçlamalarıyla soruşturma yürütülecek. SAVCILIKTAN SORUŞTURMA TALEBİ Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, ABB’nin gerçekleştirdiği konser harcamalarına yönelik yürüttüğü soruşturma çerçevesinde, İçişleri Bakanlığı’na resmi başvuruda bulunarak, Yavaş ve Uzunoğlu için soruşturma izni talep etmişti. Talep, suçlamaların "görevi kötüye kullanma" ve "denetim görevini ihmal" kapsamında değerlendirildiği belirtildi. Bakanlık, bu talebi onaylayarak soruşturma iznini resmen verdi. 154 MİLYON LİRALIK ZARAR İDDİASI İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan rapor, MASAK ve Sayıştay denetimleri ile bilirkişi incelemeleri doğrultusunda ABB’de gerçekleştirilen 32 konser hizmet alımında toplam 154 milyon 453 bin 221 lira kamu zararına yol açıldığı tespit edildi. 14 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINMIŞTI Soruşturmanın ilk ayağında, 23 Eylül’de ABB bünyesinden eski bürokratlar ve konser organizasyonlarıyla ilgili şirket temsilcilerinin de aralarında olduğu 14 kişi gözaltına alındı. Bu kişiler hakkında "görevi kötüye kullanma" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlamaları yöneltildi. 5 KİŞİ TUTUKLANDI, 9’U SERBEST Adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 5’i, "zimmet" ve "kamu ihalesine fesat karıştırmak" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 9 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 59 SAYFALIK İDDİANAME HAZIRLANDI Soruşturma sonucunda 5’i tutuklu toplam 14 sanık hakkında “nitelikli zimmet” suçundan 7 yıl 6 aydan 31 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle hazırlanan 59 sayfalık iddianame, Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. GÖZLER YAVAŞ’TAN GELECEK AÇIKLAMADA Gelişmenin ardından gözler Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yapacağı olası açıklamaya çevrildi. Yavaş ve ekibine yönelik soruşturmanın nasıl bir seyir izleyeceği, kamuoyunda merakla takip ediliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.