#Şap Hastalığı

- Şap Hastalığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şap Hastalığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA TİCARET BORSASI'NA 100 MİLYONLUK BÜTÇE Haber

BURSA TİCARET BORSASI'NA 100 MİLYONLUK BÜTÇE

Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, yeni yılda bugüne kadar ki başarıları taçlandıracak makro projelere odaklanacaklarını belirterek, "Özellikle ET-BA arazimizde başlatacağımız dev dönüşüm hamlesiyle şehrin doğusuna yeni bir vizyon kazandırırken, Gıda İhtisas OSB projemizle Bursa’nın tarıma dayalı sanayi gücünü çok daha ileriye taşıyacağız" dedi. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB), 2026 yılı son meclis toplantısı Doğanbey’de bulunan hizmet binasında yapıldı. Meclis Başkanı Mustafa Aksu başkanlığında, Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı ve Meclis Üyelerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, 2025 yılındaki proje ve faaliyetler ile yeni yılda hedeflenen çalışmalar ele alındı. Meclis toplantısında 2025 yılının ekonomik görünümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı "2025 yılında, finansmana erişim ve nakit akışındaki sıkışıklık firmalarımızı en fazla zorlayan meseleler oldu. Yaklaşık üç yıldır enflasyonla mücadele kapsamında sürdürülen "yüksek faiz, düşük kur" politikası artan maliyetler nedeniyle özellikle emek yoğun sektörlerde küresel rekabet gücümüzü zayıflattı. Bu durum, üretim iştahını ve yatırım kararlarını da ciddi biçimde baskıladı" dedi. "Tarımda rekor daralma alarm veriyor" Tarım ve hayvancılık sektöründe yaşanan sorunlara da dikkat çeken Başkan Özer Matlı, "Girdi maliyetlerindeki artışlara ek olarak iklim kaynaklı riskler, dünya genelindeki belirsizlikler ve hayvancılığa büyük darbe vuran şap hastalığı, üretimde sürekliliği zayıflatarak arz dengesini bozdu. Bu gelişmeler maliyet baskısını daha da derinleştirirken, sektörün toparlanma kapasitesini ciddi ölçüde sınırladı" diye konuştu. "Üyelerimizin üretim azmi tescil hacmini rekor seviyeye taşıdı" Başkan Özer Matlı, ülke ekonomisindeki zorlu tabloya karşın Bursa Ticaret Borsası’nın 2025 yılında da başarılı bir performans sergilediğini söyledi. Borsa üyelerinin azimle üretimden geri durmadığını belirten Matlı, "Üyelerimizin özverili çalışmaları ve kararlılıkları sayesinde 11 aylık tescil işlem hacmimizde 60 milyar TL gibi önemli bir rakama ulaştık. İnşallah yılı 65 milyar liranın üzerinde, Borsa tarihinin en yüksek işlem hacmi rakamıyla kapatmayı hedefliyoruz. Tarımsal ürün ticaretini dijital platforma taşıyan ve kurucu ortakları arasında yer aldığımız Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu’nda ise işlemlerin başladığı Ocak ayından itibaren 610 milyonu aşan işlem hacmiyle platforma üye 22 borsa arasında 7`nci borsa olarak tarım ticaretinin dijitalleşmesinde öncü bir rol üstlendik" ifadelerini kullandı. İhracat atağında yeni rota: Asya Başkan Matlı, küresel ticaret sisteminin yeniden dizayn edildiği bir süreçte, üyelerin ticaretini güçlendirmek, yeni ihracat pazarlarına açılmalarını kolaylaştırmak ve uluslararası rekabet kapasitelerini artırmak amacıyla yürütülen Gıda UR-GE projesinin de 2025 yılı boyunca kesintisiz şekilde devam ettiğini kaydetti. Romanya ve Bulgaristan’da düzenlenen B2B alım heyeti organizasyonları ile üye firmaları yabancı alıcılarla bir araya getirdiklerini ve yeni ticari iş birlikleri kurmalarına imkân tanıdıklarını söyleyen Özer Matlı, 2026 yılında ise Japonya başta olmak üzere farklı coğrafyalarda yeni UR-GE programlarıyla Bursa gıda sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğünü daha da artırmayı hedeflediklerini vurguladı. Eğitimde marka: Hamidiye Tarım Lisesi Tarım, gıda ve hayvancılık sektörünün geleceğini sadece rakamlarla değil, nitelikli insan kaynağıyla da inşa ettiklerinin ifade eden Başkan Matlı, Borsa’nın proje okulu Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde yürütülen çalışmalara değindi. Okulun, uyguladığı eğitim modeliyle Türkiye’deki tarım meslek liselerine rol model olduğunu vurgulayan Matlı, "Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasındaki iş birliği protokolünde örnek gösterilen okulumuzla, toprağın bereketini bilimin ışığıyla buluşturmaya devam ediyoruz" diye konuştu. Bursa’nın geleceğine yön veren makro projeler Başkan Özer Matlı konuşmasında, Bursa Ticaret Borsası’nın uzun vadeli vizyon projelerine de dikkat çekti. Türkiye’de bir ticaret borsası tarafından hayata geçirilecek ilk organize sanayi bölgesi olma özelliği taşıyan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi sürecinin tüm paydaşlarla planlı ve kararlı şekilde ilerlediğini söyleyen Matlı, projenin üretim, lojistik ve ticareti aynı merkezde buluşturacak stratejik bir yapı olarak Bursa’nın tarım ve gıda sanayisine yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti. Kentin ekonomik kalkınmasının yanı sıra sosyal gelişimine de öncülük etmeye devam edeceklerinin altını çizen Özer Matlı, mülkiyeti Borsa’ya ait 66 dönümlük ET-BA tesisinde hayata geçirilecek proje ile şehrin doğu yakasının geleceğini değiştirecek bir yatırıma hazırlandıklarını kaydederek, "Şehrin doğusunda bugüne kadar örneği olmayan, bölgenin sosyo-ekonomik çehresini tamamen değiştirecek dev bir dönüşüm projesine imza atıyoruz. İnşallah yapacağımız çalışma ile bölgeyi modern bir cazibe merkezine dönüştürerek Bursa’nın gelişimine yeni bir vizyon katacağız" şeklinde konuştu. "Belirsizlikler ve yapısal adımlar 2026 yılında belirleyici olacak" 2026 yılına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Özer Matlı, "Parasal duruşun daha netleşmesiyle birlikte üretim, yatırım ve istihdam süreçlerinde toparlanma bekliyoruz. Tarım ve hayvancılıkta planlı üretim, hastalıklarla etkin mücadele, sulama yatırımları ve verimlilik odaklı desteklerin sahada daha güçlü karşılık bulması kritik önem taşıyor. Önümüzdeki yılın, yapısal adımların üretime yansıdığı ve mali istikrarın kalıcı hale geldiği bir dönem olmasını arzu ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Uyum içinde Bursa ekonomisine değer katmaya devam edeceğiz" Bursa Ticaret Borsası Meclis Başkanı Mustafa Aksu ise yaptığı değerlendirmede, 2025 yılının hem üreticiler hem de reel sektör açısından türlü sınamalara sahne olduğunu söyledi. Küresel ve yerel ekonomik gelişmelerin iş dünyası üzerinde ciddi yükler oluşturduğunu belirten Aksu, "Tüm bu zorlayıcı koşullara rağmen, Bursa Ticaret Borsası Meclisi olarak üyelerimizin sorunlarına çözüm üretmek ve kent ekonomisine nefes aldıracak projeleri desteklemek için yoğun mesai harcadık. İnşallah merhum başkanımız Mehmet Aydın’dan devraldığımız hizmet bayrağını, yeni yılda tüm meclis üyelerimizle birlikte uyum içinde çalışarak daha da ileriye taşıyacağız" dedi. 2026 yılı bütçesi oy birliği ile kabul edildi Yılın son meclis toplantısında 2026 yılı bütçesi ve çalışma programı meclis üyelerinin oylarına sunuldu. Oylama sonucunda 100 milyon TL olarak ön görülen 2026 yılı bütçesi oy birliğiyle kabul edildi. Oylamanın ardından söz alan Başkan Özer Matlı, "Yıl boyunca özverili çalışmalarından dolayı üyelerimize, meclis ve yönetim kurulu üyelerimiz ile genel sekreterliğimiz nezdinde tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ederim. Tüm üyelerimize sağlıklı, mutlu, huzurlu ve bereketli bir yıl diliyorum" dedi.

KIRMIZI ETTE ŞAP ETKİSİ FİYATLARA YANSIDI Haber

KIRMIZI ETTE ŞAP ETKİSİ FİYATLARA YANSIDI

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneğine (TÜSEDAD) göre, ülkenin dört bir tarafında görülen şap hastalığı hayvancılık sektöründe büyük hasar bıraktı ve hayvan varlığının azalmasıyla kırmızı et fiyatları yükselişe geçti. Önümüzdeki birkaç yılı bile etkileyecek ölçüde kayıplara yol açan şap hastalığı yüzünden beside yüzde 30, süt sığırlarında ise yüzde 20 kayıp tahmin ediliyor. Bu kesimler yüzünden ülkede ciddi boyutta dana sıkıntısı başlarken, kırmızı et fiyatlarında geçen ay başlayan yükseliş durmuyor. Dana karkas kesim ücretleri eylül ayına göre 125 liraya varan miktarlarda artış göstererek 600 liraya dayanırken, kasaplarda da kıyma ve kuşbaşı cep yakmaya başladı. Dana kesimi ücreti 575 liraya yükseldi Bursa İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği 13 Aralık kesim ücretlerini yayınladı. Yaklaşık bir ay öncesi, 14 Kasım fiyatlarına göre 400 kilogram ve üzerindeki holstein cinsi danaların karkas kesim ücretleri 80 lira artarak 460 liradan 540 liraya yükseldi. Bütün holstein cinsi danalarda kesim ücretleri 80 lira artarak, 250 ve altı kilogramda olanlar için 440 liraya, 251-350 kilogram arasındakilerde 500 liraya ve 351-400 kilo arasındakilerde ise 520 liraya çıktı. Diğer dana ırklarında ise 85 liralık bir artış yaşandı ve kesim fiyatları 250 ve altındakilerden 400 kilogram ve üzerindekilere kadar 475 ila 575 liraya çıktı. "Kesilecek hayvan yok" Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Tunca, şap hastalığı nedeniyle kesime giden büyükbaş hayvanların çokluğuna işaret ederek, "Hayvan çokluğundan fiyatlar yükseliyor. Hayvanlar şaptan kesime gidince piyasaya arz fazla oldu ve kırmızı et fiyatları bir süre stabil kaldı. Şimdi hayvan dışardan geliyor. Yeterli hayvan gelmeyince ve yerli hayvan talebi karşılayacak ölçüde olmayınca kırmızı et fiyatları yükselişe geçti." dedi.

BURSA'DA 400 YILLIK HANDA KAVURMA KEYFİNE ÇAĞ DÖNER EKLENDİ Haber

BURSA'DA 400 YILLIK HANDA KAVURMA KEYFİNE ÇAĞ DÖNER EKLENDİ

Bursa'nın Büyükorhan ilçesinde yaklaşık 400 yıl önce yapıldığı tahmin edilen Tahıl Hanı'nda yıllardır yapılan kavurmanın yanına tarihinde ilk kez cağ döner de geldi. Bursa'nın dağ ilçelerinden olan 10 binden fazla nüfusa sahip Büyükorhan'da yüzyıllardır süregelen "Cuma Pazarı", canlı hayvan pazarı ve Tahıl Hanı'yla bölgenin ticaret merkezi olarak faaliyet gösteriyor. Canlı hayvan pazarına hayvanlarını ve hububatlarını satmak için getirenlerin ya da almak için gelenlerin buluştuğu Cuma Pazarı, yıllarca kavurma lokantalarıyla hizmet verdi. Bugün de odun ateşinde kuzu ve oğlak eti kavurması yaparak geleneğin yaşatıldığı ahşap Tahıl Hanı'na gelenler, bölgenin merasında yetişen hayvanların doğal etiyle yapılan yemeklerden yeme imkanı bulabiliyor. Lokantalarda yıllardır kuzu etinden kavurma ve ciğer tüketiliyor. Büyükorhan'da hayvancılık yapan bir aile, farklı olması için Tahıl Hanı'nda ilk kez cağ döner yapmaya başladı. Kıpçak Türklerine ait bin yıllık bir kültür olan cağ kebabı, dağ yöresinde yetiştirilen merada beslenen kuzuların etlerinden yapılarak servis ediliyor. Handa bulunan 8 lokantadan birinin sahibi Ali Özkan, uzun yıllardır bu handa hububattan canlı hayvana birçok ürünün alınıp satıldığını tüccarların uğrak yeri olduğunu belirterek, "Buraya gelenler karınlarını doyursun diye yemek hizmeti de sunulmuş. Saç kavurma, güveç, köfte ızgara yapılıyor. Hepsi küçükbaş hayvan etinden pişiriliyor." dedi. Şap etkiledi müşterileri azaldı Hayvancılık yaptıklarını ve kendi küçükbaş hayvanlarının etinden kavurma yaptıklarını anlatan Özkan, "Burası bir kültürün adresi. Uzun yıllardır devam eden geleneği ayakta tutuyoruz. Şap hastalığı nedeniyle hayvan pazarı kapatılınca müşterimiz azaldı ancak normalde burada adım atacak yer olmazdı. Sadece turist ağırlıyoruz, hayvan alım satımına gelen olmayınca eski yoğunluk kalmadı burada" diye konuştu. Pazara gelenlerin önemli bölümünün kuzu kavurmayı övdüğünü bazılarının ise porsiyonun azlığından şikayet ettiğini dile getiren Özkan, "Çay tabağında porsiyonlar olduğunu söyleyenler oldu. Metal düz tabak olduğundan öyle geliyor ama tabağa döktüğümüzde porsiyonun miktarı daha net ortaya çıkıyor. Yani az değil porsiyonlarımız doyurucu" ifadesini kullandı. 40 yıllık ustayla bin yıllık kültürü getirdiler Küçükbaş hayvan yetiştiricisi ve handa lokanta sahibi İsmail Kutlu ise yaklaşık 400 yıllık tarihi handa farklı bir yemek sunmak istediklerini belirterek, Yusufeli'nden 40 yıllık cağ döner ustası getirdiklerini anlattı. Cağ kebapta kendi yetiştirdikleri kuzuların etlerini kullandıklarını dile getiren Kuzu, şunları söyledi: "Ağır kış şartları oluşmadığı sürece yem kullanmayız hayvanlarımızda. Hepsi dağda, bayırda, merada beslenir. Kekik, nane, ot ne bulurlarsa doğal beslenirler. O yüzden etimizin lezzetinde de iddialıyız; hem doğal hem organiktir. Bu han yüzlerce yıllık bir kültürü temsil ediyor. Biz de buraya ünü yurt dışına taşmış cağ kebabı getirdik. Farklı olunca ilgi de görüyoruz. Şap nedeniyle kapatılan pazar açılsa daha güzel olacak işlerimiz."

HÜKÜMETİN KOYMADIĞI TEŞHİSİ ABD TARIM BAKANLIĞI KOYDU Haber

HÜKÜMETİN KOYMADIĞI TEŞHİSİ ABD TARIM BAKANLIĞI KOYDU

ABD Tarım Bakanlığı'nın hazırladığı rapor, ülkemizdeki hayvancılığa ilişkin raporu gözler önüne serdi. Türkiye'de hayvancılık sektörü yıldan yıla kan kaybederken, sektörün sorunları görmezden geliniyor. Hükümetler et ihtiyacının karşılanması için ithalat yolunu seçerken ülkedeki besi hayvanı ve hayvancılıkla uğraşan ailelerin sayısı sürekli azalıyor. SORUNLAR ORTADA ÇÖZÜMLER NEDEN UYGULANMIYOR? Sorunlar üreticiler ve sektör temsilcileri tarafından yıllardır haykırılsa da çözüm üretilmiyor. Türkiye'de Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ortaya koyamadığı teşhis ve tedavi yöntemini binlerce kilometre ötedeki ABD'den, ABD Tarım Bakanlığı koydu. BİZİM TARIM BAKANLIĞI'NIN GÖRMEDİĞİNİ ABD TARIM BAKANLIĞI GÖRÜYOR ABD Tarım Bakanlığı'nın "Türkiye: Hayvancılık ve Ürünleri Yıllık" raporunda Türkiye'nin, "verimsiz yerel üretim politikaları, zayıf hayvan sağlığı ve çiftlik yönetimi nedeniyle sürü sayılarının artırılmasına tarihsel olarak yardımcı olmayan besi sığırı ithalatına odaklandığı" belirtildi. 2026 yılında Türkiye'nin sığır envanterinin düşmesinin beklendiği vurgulanan açıklamada, "Bu düşüş, esas olarak yüksek kesim eğilimleri, yüksek üretim maliyetleri ve düşük karlılıktan kaynaklanmaktadır ve bu da çiftçileri sürülerini tasfiye etmeye yönlendirmektedir. Çiftçiler beklenen yüksek girdi ve üretim maliyetleri nedeniyle sürülerini tasfiye etmeye devam edecek" ifadesi kullanıldı. TÜRKİYE, ÜRETİME DEĞİL İTHALATA ODAKLANIYOR Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Birliği'ne göre Türkiye'de kişi başına et tüketiminin 51 kilograma ulaştığı aktarılan açıklamada, bu rakamın 22 kilogramının tavuk eti, 20 kilogramının sığır eti, 7 kilogramının koyun ve 2 kilogramının keçi etinden oluştuğu bildirildi. Bakanlık raporunda, et sektörü temsilcilerine göre kişi başına 20 kilogram sığır eti tüketiminin gerçekleri yansıtmadığına vurgu yapıldı. Raporda, Türkiye'nin erkek ve dişi besi sığırı ithalatına odaklandığına dikkat çekilerek, şunlar kaydedildi: "Ancak bu durum, verimsiz üretim politikaları ve zayıf hayvan sağlığı ve çiftlik yönetimi nedeniyle sürü sayısının artmasına tarihsel olarak yardımcı olmamış durumda. Tarım ve Orman Bakanlığı sürekli olarak yerli üretimi vurgularken, canlı hayvan ithalatıyla açık kapatılmaya çalışılıyor. Hammaddelerinin yüzde 60'ını ithal eden Türkiye, özellikle yem olmak üzere girdilerin yüksek maliyeti sorunu daha da kötüleştiriyor. Bu yıl artan sığır eti talebi, verimsiz süt ineği üretimi ve Haziran 2025'te şap hastalığıyla ilişkili çok sayıda kesim ve düşük doğum oranları nedeniyle sığır sayısının azalması bekleniyor." ÇARESİZ KALAN ÜRETİCİ DAMIZLIK HAYVANLARI KESMEK ZORUNDA KALIYOR Çiftçilerin, süt için yüksek girdi maliyetlerinden kaynaklanan mali kayıpları en aza indirme eğiliminde olduğu belirtilerek, "Sektöre göre, bu eğilim yalnızca mevcut hayvan sayısını azaltmakla kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki üretim kapasitesini de tehdit ederek kırmızı et ve süt arzında kıtlıklara yol açıyor. Uzmanlar, damızlık hayvanların kesiminin sektörün sürdürülebilirliği için en büyük risk olduğunu belirtiyor ve karlılık sorunlarının ele alınması gerektiğini vurguluyor" ifadesini kullanıldı. İTHALAT İLE BİRLİKTE FİYATLAR DA YÜKSELİYOR Ülkede zayıf çiftlik yönetimi nedeniyle yıllık buzağı kayıplarının yaklaşık 400 bin ila 500 bin olduğu aktarılan raporda, bu rakamın ithal edilen sığır sayısına neredeyse eşit olduğuna dikkat çekildi. Raporda, doğum sonrası ölüm oranının yüzde 10-15 civarında olduğu ve dünya ortalamasının çok üzerinde bulunduğu bildirildi. Türkiye'nin, 2024 yılında 788 milyon dolarlık ticaret hacmiyle dünyanın en büyük ikinci canlı hayvan ithalatçısı olduğu belirtilen raporda, "Türkiye, 2010 yılından bu yana canlı hayvan ithalatı yoluyla hayvan envanterini artırmak ve sığır eti fiyatlarını düzenlemek için çaba göstermektedir. Ancak sığır eti fiyatları önemli ölçüde artmaya devam etmektedir" ifadesine yer verildi. 2025 yılında şap hastalığı salgınları nedeniyle, üreticilerin hayvanlarını yaş veya sağlık durumuna bakılmaksızın kesime gönderdiği ve kesim fiyatları düşerek üreticiler için ekonomik kayıplara yol açtığı kaydedildi. (Rapora ilişkin haber kaynağı İHA - Azize Akpınar)

ŞAP SALGININDA RİSKLER DEVAM EDİYOR Haber

ŞAP SALGININDA RİSKLER DEVAM EDİYOR

Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, ülke genelinde etkili olan şap hastalığı salgınının yayılım hızının kontrol altına alınmasında ilerleme sağlandığını, ancak mücadelenin henüz tamamlanmadığını belirtti. Şap hastalığıyla mücadelede kamu otoritelerinin yürüttüğü çalışmalara rağmen, alınan önlemlerin henüz istenilen düzeye ulaşamadığını belirten Matlı, "Şap hastalığı, hayvancılığımızın üretim gücünü ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkileyen bir konu. Bakanlığımızın sürece ilişkin çabalarını takdir ediyoruz; ancak mevcut tablo, tedbirlerin daha da güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Üreticilerimizin bu konuda üzerlerine düşen sorumlulukları eksiksiz şekilde yerine getirmesi büyük önem taşıyor. Hayvan sağlığının korunması, yalnızca kamu kurumlarının değil, üretim zincirinin tüm halkalarının ortak görevidir" dedi. "Tarım ekosisteminin dengesi korunmalı" Sahadan alınan geri bildirimlerin dikkatle değerlendirildiğini belirten Başkan Özer Matlı, "Bazı bölgelerde anaç hayvan kesimleri, buzağı kayıpları ve verim düşüşleri yaşandığı yönünde bilgiler alıyoruz. Bunlar, önümüzdeki yıl hayvansal üretim zincirinde sıkıntılara yol açabilecek öncü göstergeler niteliğinde. Bu nedenle sürecin dikkatle yönetilmesi, üretim kapasitesinin ve tarım ekosisteminin korunması açısından son derece önemlidir" değerlendirmesinde bulundu. "Sürdürülebilir üretim için ortak sorumluluk" Matlı, hastalıkla mücadelede alınan tedbirlerin uzun vadeli bir bakış açısıyla planlanması gerektiğini vurgulayarak, "Şap hastalığı yalnızca bugünü değil, ilerleyen yıllarda ülkemizin hayvancılık kapasitesini ve gıda arz güvenliğini etkileyebilecek bir risk unsuru olarak karşımızda duruyor. Bu nedenle koruyucu politikaların bugünden şekillendirilmesi, üreticilerimizin beyan süreçlerinde şeffaf davranması ve biyogüvenlik, aşılama ile hijyen kurallarına titizlikle uyulması büyük önem taşıyor. Kontrolsüz hareketlerin zincirleme kayıplara yol açmaması için bu tedbirlerin kararlılıkla sürdürülmesi gerekiyor. Bursa Ticaret Borsası olarak, sektörün sürdürülebilirliği adına bu süreci dikkatle izlemeye ve desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

BURSA'DA ŞAP: 35 LİTRE SÜT VERİMİ 1 BARDAĞA DÜŞTÜ Haber

BURSA'DA ŞAP: 35 LİTRE SÜT VERİMİ 1 BARDAĞA DÜŞTÜ

Bursa'da şap hastalığı üreticiyi mağdur etti. Besicilerin anlattıklarına göre durum vahim. Bursa'nın Yenişehir ilçesinde şap hastalığı yüzünden mağdur olan besicilerden İbrahim Avşar, bir sığırının günlük 35 litre olan süt veriminin bir çay bardağına düştüğünü söyledi. İlçenin Marmaracık Mahallesi'nde besicilik yapan Avşar, 43 yaşında olduğunu ve babadan kalma yetiştiricilik yaptığını anlattı.Hayatında ilk kez böyle bir hastalık gördüğünü dile getiren Avşar, "Devlet bile bakanlık bile baş edemedi biz nasıl mücadele edelim." dedi. KOYUNLARIMIN 40'I YÜRÜYEMEZ OLDU Avşar, 17 büyükbaş ve 150 küçükbaşıyla hayvancılık yaptığını belirterek, "Sığırlarımdan ikisinden günlük 35'er kilogram süt sağıyordum. Birisi günlük 1,5 kilograma, diğeri bir çay bardağına düştü. Bir buzağım hastalık nedeniyle öldü. Koyunlarımdan 40'ı yürüyemez oldu. Neresinden tutsanız hepsi zarar" diye konuştu. KREDİ İLE HAYVANCILIK YAPARKEN BİR DE ŞAP VURDU Krediyle tarım ve hayvancılık yaptığını, yakın zamanda traktör aldığını ifade eden Avşar, koyunlarının kuzu atması durumunda borçlarını ödeyemeyeceğini ve batacağını söyledi. Yenişehir Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Suat Öztürk, şap hastalığının köylerde yaygın olduğunu vurgulayarak. ilk doz aşıların yapıldığını ancak ikinci dozlarda yaşanan gecikme nedeniyle etkisinin az olduğunu kaydetti. ÖLEN ÖLÜYOR, ÖLMEYENİ ÖLMEKTEN BETER EDİYOR Şap hastalığı nedeniyle buzağı ölümleri yaşandığını anlatan Öztürk, şöyle devam etti: "Karaköy mahallesinde bir üreticinin 10 buzağısının öldüğünü duyduk. Yavru atmaları oluyor, üzülerek duyuyoruz. Memelerde ve ağızlarda yaralar, ayaklarda yaralar hayvanlarda ciddi sorunlara yol açıyor. Hayvanları öldürmüyor ama ölmekten beter ediyor. Bir hafta 10 gün hayvana epey sıkıntı yaşatıyor. Üreticiler hayvanlarını hastalık gelecek korkusuyla sattılar. Sütten kesilenleri sattılar. Pandemi hayvancılığa ciddi oranda hasar verdi." BAKANLIK HASTAĞIN KONTROL ALTINA ALINDIĞINI AÇIKLAMIŞTI Tarım ve Orman Bakanlığı, Ağustos ayında yaptığı açıklamada şap hastalığı kaynaklı hayvan hareketlerinin kısıtlandığı ve pazarların kapatıldığı süreçte Şap Enstitüsü tarafından 12 milyon 450 bin doz aşı üretildiğini duyurmuştu. Bakanlık açıklamasında şu ifadeler yer vermişti: "Ülkemizde 1965 yılından bu yana ilk kez görülen şap hastalığı serotipi SAT-1’e karşı Bakanlık olarak hızlıca harekete geçilmiş, Şap Enstitümüz tarafından bu yeni serotipe yönelik etkili aşı kısa sürede üretilmiştir. Hastalığın yayılımını engellemek amacıyla ülke genelinde hayvan hareketleri kısıtlanmış, hayvan pazarları tedbiren kapatılmıştır. Bu süreçte, Şap Enstitüsü tarafından üretilen 12 milyon 450 bin doz aşı sahaya sevk edilmiştir. Ağustos ayı sonuna kadar bu rakam 13 milyon 750 bine çıkacaktır. Aşılama çalışmaları ve alınan tedbirler sayesinde hastalığın yayılımı büyük ölçüde kontrol altına alınmış, hayvan pazarlarının açılma süreci başlamıştır.

BURSA'DA BESİCİLER ZARARLARININ KARŞILANMASINI İSTİYOR Haber

BURSA'DA BESİCİLER ZARARLARININ KARŞILANMASINI İSTİYOR

Bursa Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yıldırım Oran, sigortalı ve sigortasız ayrımı yapmadan besicilerin şap nedeniyle uğradığı zararlarının karşılanması gerektiğini vurguladı. Bursa'da Şap hastalığıyla günlerdir mücadele eden Yenişehir ilçesinin Marmaracık Mahallesi'nde üreticilerle ve üyeleriyle bir araya geldi, sorunlarını dinledi. Oran, burada yaptığı açıklamada, şap hastalığının normalde sığırlarda ağır hasar bıraktığını belirterek, mevcut SAT-1 virüsünün yol açtığı şap hastalığının koyunları da etkilediğini söyledi. Bu hastalığın koyunlarda ayaklara vurduğunu ve buna "kuru topallık" denildiğini dile getiren Oran, "En büyük zayiat kuzularda olur. Kuzular çok dayanamaz ve telef olur. Yenişehir'de de çok sayıda kuzumuz telef oldu, koyunlarda yavru atmalar yaşandı. Üreticilerimiz ciddi zarar içindeler" dedi. Marmaracık, Karacaali ve Karaköy'de birçok besicinin büyük sıkıntı çektiğini anlatan Oran, şöyle konuştu: "Koyun yetiştiricilerimizin sığırları da var. Hem sığırları hem koyunları etkilendi şaptan. Türkiye’nin bir ayıbıdır bu. Sene 2025 olmuş biz halen burada şap hastalığını konuşuyoruz. Meslek içinde olanları kastediyorum. Hepimizin utanması, üzülmesi lazım bu duruma. Niçin bu hastalık halen var diye düşünmemiz lazım. Şap Enstitümüz var 24 saat çalışması lazım ama mesaiyle ilerliyorlar. Özel sektör firmaları ortaya çıktı. Bunlar doğru şeyler değil. Bir pandemi var ve daha ciddi mücadele gerekiyor. Bizim kanaatimize göre gittikçe de bu iş kötüye doğru gidiyor." "Birlikler veteriner çalıştırmalı" Oran, birliklerde sağlık hizmeti verebilmesi gerektiğine dikkati çekerek, "Bizim veteriner çalıştırmamız yasak çalıştıramıyoruz. Olmaz ki yani bizim veteriner çalıştırabilmemiz lazım hatta çalıştırdığımız veterinerlerin ücretlerinin bir kısmını bakanlık tarafından karşılanması lazım. Pandemi var bizden destek isteniyor ama veterinerimiz yok" dedi. "Kahvehanenin ruhsatı da yemek yenen lokantanın da bisküvinin kodeksi de şap hastalığı da Tarım Bakanlığında" diyen Oran, "Aklınıza ne gelirse her şeyi Tarım Bakanlığı yapıyor. Tarım Sakanlığı asli görevlerine dönmesi lazım. Bu şekilde sağlıklı bir ilerleme mümkün değil" ifadesini kullandı. "Ölen her kuzu 20 bin lira kayıp anlamına geliyor" Yıldırım Oran, besicinin kuzularının ölmesinin hafife alındığını ve bunun yaşattığı maddi, manevi tahribatı anlamanın kolay olmadığını belirterek, şunları söyledi: "Bir devlet memuru 60 bin lira alırken 10 bin lira eksik yatırılsa olur mu? Memur ve ailesi buna sessiz kalır mı? Bir kuzu öldüğü zaman üreticinin en az zararı 20 bin liradır. Ölen her kuzu 20 bin lira kayıp anlamına geliyor. Burada hatalı olan Tarım ve Orman Bakanlığıdır, pandemiyi doğru yönetememiştir. Salgın ve paraziter hastalıklarla mücadelede başarısız olmuşsun kabahat üreticinin değil ki kabahat sizin. Sizin kabahatiniz yüzünden bu üreticilerin mağduriyeti var. Bu mağduriyeti, zararı gidermek de size düşer. Sigortalı ve sigortasız ayrımı yapmadan besicilerin şap nedeniyle uğradığı zararlarının karşılanması lazım" "Bir kuzu bir koyun hasta olduğunda tüm ev hasta olur" diyen Oran, "Bunu koyunculuk yapmayan anlamaz. Koyunlar ailenin bireyi gibidir. Şap geldi geçti diye üstünü kapatamazsınız. Üreticilere destek olunmalı, hayvancılıkta sürdürülebilirlik sağlanmalı" ifadesini kullandı. Üreticilerin görüşleri Yenişehir Marmaracık'ta hayvancılık yapan genç besici Furkan Şebin, küçük yaşlardan bu yana hayvancılıkla ilgilendiğini belirterek, "Şap hastalığı bize de geldi. Bir danamız telef oldu, iki koyunumuz yavru attı. Komşularımızın hayvanları da ağır bir şekilde geçiriyor bu hastalığı. Allah herkese kolaylık versin gerçekten çok zor mücadele etmek" dedi. Aytaç Avşar ise büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarına şap virüsü bulaştığını ve çok zor günler geçirdiklerini ifade ederek, zararlarının karşılanmasını istedi.

BAKANLIK SAHAYA 12 MİLYON 450 BİN DOZ AŞI SÜRDÜ Haber

BAKANLIK SAHAYA 12 MİLYON 450 BİN DOZ AŞI SÜRDÜ

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmi sosyal medya hesabından, şap hastalığı serotipi SAT-1 ile ilgili paylaşım yapıldı. Bakanlık, Şap Enstitüsü tarafından yeni serotipe karşı aşının kısa sürede üretildiğini ve enstitü tarafından 12 milyon 450 bin doz aşının sahaya sevk edildiğini açıkladı. "Şap Enstitüsü, 12 milyon 450 bin doz aşıyı sahaya sevk etti" Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Ülkemizde 1965 yılından bu yana ilk kez görülen şap hastalığı serotipi SAT-1’e karşı Bakanlık olarak hızlıca harekete geçilmiş, Şap Enstitümüz tarafından bu yeni serotipe yönelik etkili aşı kısa sürede üretilmiştir. Hastalığın yayılımını engellemek amacıyla ülke genelinde hayvan hareketleri kısıtlanmış, hayvan pazarları tedbiren kapatılmıştır. Bu süreçte, Şap Enstitüsü tarafından üretilen 12 milyon 450 bin doz aşı sahaya sevk edilmiştir. Ağustos ayı sonuna kadar bu rakam 13 milyon 750 bine çıkacaktır. Aşılama çalışmaları ve alınan tedbirler sayesinde hastalığın yayılımı büyük ölçüde kontrol altına alınmış, hayvan pazarlarının açılma süreci başlamıştır. Bu kapsamda, aşılama oranı yüzde 85’in üzerine çıkan Hakkari ve Van ile Edirne, İstanbul, Tekirdağ, Çanakkale ve Kırklareli illerinde hayvan pazarları geçen hafta yeniden açılmıştır." Yüzde 85’in üzerinde aşılama oranı Bakanlık, aşılama oranının yüzde 85’in üzerine çıktığı Çorum, Çankırı, Niğde, Aksaray, Nevşehir, Kırşehir, Yozgat, Kırıkkale, Ankara, Amasya, Bolu, Düzce, Zonguldak, Bartın, Karabük, Kastamonu ve Sinop’ta da bu hafta başından itibaren hayvan pazarlarının yeniden açıldığını duyurdu. "Hayvancılığının geleceğini korumak adına faaliyetlerimiz sürdürülecektir" Toplam 24 ilde bulunan hayvan pazarlarının yeniden aktif edildiği belirtilen açıklamada, "Aşılamadaki başarı oranlarının artmasıyla birlikte, diğer illerdeki hayvan pazarlarının da kademeli olarak açılması sağlanacaktır. Bakanlık olarak, hayvan hastalıklarıyla mücadele çalışmalarımız aralıksız devam edecek; üreticilerimizin emeğini, ülkemiz hayvancılığının geleceğini korumak adına sahadaki tüm faaliyetlerimiz etkin bir şekilde sürdürülecektir. Bu süreçte bazı çevrelerce ortaya atılan; şap aşısının hastalığı yaydığı, aşının etkisiz olduğu, hastalık nedeniyle et ve süt fiyatlarının artacağı, kırmızı et tedariğinin biteceği yönündeki iddialar asılsızdır ve bilinçli bir dezenformasyonun ürünüdür" ifadeleri yer aldı. İHA

ŞAP ALARMI: HAYVAN PAZARLARI KAPATILDI Haber

ŞAP ALARMI: HAYVAN PAZARLARI KAPATILDI

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü'nün il müdürlüklerine gönderdiği Genel Müdür Ersin Diler imzalı "acele" kodlu yazıda, Kurban Bayramı nedeniyle ülke genelinde hayvan hareketlerinde yoğun bir sirkülasyon gerçekleştiği ve salgın niteliği taşıyan hastalıklardan biri olan şap hastalığı mihraklarında bir artış gözlemlendiği belirtildi. Tespit edilen şap hastalığı mihraklarında karantina tedbirleri alındığı, hasta hayvanlardan numuneler toplandığı, hayvan hareketleri kısıtlandığı, farkındalığı artırmak üzere eğitim ve saha tatbikatları yapıldığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Hasta hayvanlardan alınan numunelerde şap hastalığı etkeni virüsler üzerinde yapılan çalışmalarda genetik/antijenik değişiklikler tespit edilmiştir. Yeni ortaya çıkan bu virüs tiplerine karşı koruyucu aşı üretimi tamamlanmış ve sahada kullanıma başlanmıştır. Ancak kısa sürede duyarlı türden tüm çift tırnaklı hayvanların aşılanması mümkün görünmemektedir. Riskli bölgelerde hayvan hareketlerinin kısıtlanmasının aşılamadan daha etkin bir yöntem olduğu tüm kamuoyu tarafından bilinmektedir. Bu kapsamda hayvan satış yerlerinde (hayvan pazarı, canlı hayvan borsası, hayvan toplama ve satış merkezi, park ve panayırları), hayvan ve ziyaretçi hareketliliğinin yoğun olması hastalığın yayılımında yüksek risk oluşturacağından iliniz genelinde faaliyet gösteren hayvan satış yerlerinin tamamının ikinci bir emre kadar ivedi bir şekilde kapatılması hususunda gereğini rica ederim." İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.