#Savcılık

- Savcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÇEŞME BELEDİYESİ OPERASYONUNDA 12 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ Haber

ÇEŞME BELEDİYESİ OPERASYONUNDA 12 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ

İzmir'in Çeşme ilçesinde belediyedeki imar, ihale ve emlak işlemlerine ilişkin rüşvet, irtikap ve resmi belgede sahtecilik iddiaları üzerine yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli adliyeye sevk edildi. Aralarında belediye başkan yardımcısı ve birim müdürlerinin de bulunduğu şüphelilerle ilgili soruşturma dosyasında, bir vatandaştan 70 bin lira talep edildiğine ilişkin olduğu belirtilen telefon kayıtları, WhatsApp yazışmaları ve banka dekontu da yer aldı. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin jandarmadaki işlemleri tamamlandı. Belediyedeki bazı imar, fen işleri, ihale ve emlak süreçlerini kullanarak rüşvet ve irtikap yoluyla haksız kazanç sağladıkları iddia edilen 12 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında Çeşme Adliyesine sevk edildi. EVRAKLARIN YAKILMAYA ÇALIŞILDIĞI İHBARI SORUŞTURMAYI DERİNLEŞTİRDİ Soruşturmanın, 5 Ekim'de Çeşme Belediyesine ait bazı evrakların bir temizlik işçisi tarafından yakılarak imha edilmeye çalışıldığı yönündeki ihbar üzerine derinleştirildiği bildirildi. Çeşme İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin olayla ilgili gerçekleştirdiği çalışmada, evrakların imha edilmesine yönelik talimatın İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer tarafından verildiğinin belirlendiği aktarıldı. Sağlamer hakkında daha önce de "rüşvet", "irtikap", "resmi belgede sahtecilik" ve "suç örgütü kurma" suçlamaları kapsamında soruşturma yürütüldüğü belirtildi. Delillerin ortadan kaldırılması ihtimalini değerlendiren jandarma ekipleri, soruşturma kapsamında belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI VE BİRİM MÜDÜRLERİ GÖZALTINA ALINDI İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekiplerinin 7 Ekim sabahı saat 06.30'da düzenlediği operasyonda şu isimlerin gözaltına alındığı bildirildi: Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Emre Can Durmaz Fen İşleri Müdür Vekili Furkan Yiğit İmar ve Şehircilik Müdür Vekili Buğçe Sağlamer Emlak ve İstimlak Müdür Vekili Çağlayan Bingöl ÇEŞTUR büro memurları Deniz Songül Yalçın ve Aziz Metin Büro yönetim elemanı Aydın Aydemir İnşaat mühendisi Okan Aktaş İşletme sahipleri Yücel Güngör ve Metin Akpınar Emlakçı Şahin Özer Soruşturma dosyasında şüpheli olarak yer alan eski Çeşme Belediye Başkan Yardımcısı Onur Gülin'in ise başka bir soruşturma kapsamında cezaevinde tutuklu bulunduğu öğrenildi. Operasyonla ilgili ilk açıklamalarda 11 gözaltı bilgisi paylaşılırken, son gelişmede 12 şüphelinin adliyeye sevk edildiği bildirildi. Ancak son sevk edilen kişinin kimliğine ilişkin ayrıca bilgi verilmedi. BELEDİYEDEKİ ARAMALARDA DİJİTAL MATERYALLERE EL KONULDU Soruşturma kapsamında şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve Çeşme Belediyesindeki çalışma odalarında aramalar yapıldı. Aramalarda çok sayıda dijital materyal ile dokümana el konulduğu bildirildi. Şüphelilerin belediyedeki imar, fen işleri ve emlak işlemlerini kullanarak usulsüz menfaat sağladıkları, resmi belgeleri mevzuata aykırı biçimde düzenledikleri ve soruşturmaya konu bazı evrakları ortadan kaldırmaya çalıştıkları iddiaları araştırılıyor. ❝MÜDÜRÜN NET KARARIYMIŞ, BU ŞARTI KOYMUŞ❞ Soruşturma dosyasına giren gizli çekim görüntüleri ve WhatsApp yazışmalarında, belediyedeki bazı işlemlerin tamamlanması karşılığında para talep edildiğine ilişkin konuşmalar bulunduğu öne sürüldü. İhbarcı tarafından kaydedildiği belirtilen görüntülerde, şikâyetçi vatandaşın ÇEŞTUR Büro Memuru Deniz Songül Yalçın ile yaptığı telefon görüşmesinin yer aldığı aktarıldı. Görüşmede kira sözleşmesi, otel ve spa kira kontratı gibi belgelerin onaylanması için yapılacak ödemelerin konuşulduğu belirtildi. Soruşturma dosyasına göre vatandaştan yasal harç tutarının yaklaşık 2,5 katı kadar ek ödeme istendiği iddia edildi. Telefon görüşmesinde belediye personelinin, talep edilen tutara ilişkin ❝Müdürün net kararıymış, bu şartı koymuş.❞ ifadesini kullandığı ileri sürüldü. Kayıtlarda ayrıca ❝Sağda solda duyulmasın, sıkıntı oluşturmasın.❞ şeklindeki ifadelerin bulunduğu, para görüşmelerinin alt kademedeki çalışanlar üzerinden yürütüldüğüne ilişkin iddiaların soruşturma kapsamında değerlendirildiği bildirildi. 70 BİN LİRALIK ÖDEME İÇİN PERSONELİN IBAN'I GÖNDERİLDİĞİ İDDİASI Dosyada yer alan WhatsApp yazışmalarına göre ÇEŞTUR personeli Aziz Metin'in, şikâyetçi vatandaşa Büro Yönetim Elemanı Aydın Aydemir'e ait olduğu belirtilen IBAN numarasını gönderdiği öne sürüldü. Soruşturma kapsamında bu hesabın, belediyedeki işlemler karşılığında talep edildiği iddia edilen paraların toplanmasında kullanılıp kullanılmadığı araştırılıyor. Yazışmalarda Aziz Metin'in ödemenin yapılmasını hızlandırmak amacıyla vatandaşa şu mesajı gönderdiği belirtildi: ❝Müdür kaçacak, vezne kapanacak kardeşim ne yaptın.❞ Telefon görüşmelerinde 50 bin lirası elden veya banka hesabına, 20 bin lirası ise otel harcı olarak toplam 70 bin lira talep edildiği iddia edildi. Şikâyetçi vatandaşın ise parayı elden vermek istemediğini belirterek ❝Ben elden veremem, IBAN atın.❞ dediği aktarıldı. ❝70 BİN TL ATTIM❞ MESAJI VE BANKA DEKONTU DOSYADA Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre ihbarcı, 19 Haziran 2026 tarihinde kendisine iletilen banka hesabına 70 bin lira gönderdi. Para transferinin ardından banka dekontunu WhatsApp üzerinden şüphelilere ileten vatandaşın, ❝70 bin TL attım.❞ mesajını yazdığı belirtildi. Söz konusu para transferine ait dekontun da adli makamlara teslim edilerek soruşturma dosyasına eklendiği bildirildi. Savcılık tarafından telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar ve banka kayıtları arasındaki bağlantıların incelendiği öğrenildi. 12 ŞÜPHELİ HAKKINDA ADLİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR Jandarmadaki ifade işlemleri tamamlanan 12 şüpheli, 9 Ekim'de Çeşme Adliyesine sevk edildi. Şüphelilerin savcılık ifadelerinin ardından haklarında tutuklama, adli kontrol veya serbest bırakılma yönünde işlem yapılıp yapılmayacağına karar verilmesi bekleniyor. Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürerken, dosyada yer alan rüşvet, irtikap, resmi belgede sahtecilik ve diğer suçlamalara ilişkin henüz kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.

BURSA'DAKİ ÇİFT CİNAYETİNİN ŞÜPHELİSİ ÜST KAT KOMŞUSU ÇIKTI Haber

BURSA'DAKİ ÇİFT CİNAYETİNİN ŞÜPHELİSİ ÜST KAT KOMŞUSU ÇIKTI

Bursa’nın Gemlik ilçesinde 67 yaşındaki Vural Kara ve eşi Asiye Kara’yı evlerinde öldürdüğü iddiasıyla gözaltına alınan üst komşuları K.S. (46), emniyetteki işlemlerinin ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Cinayetin arkasından uzun süredir devam eden "gürültü" tartışması çıktı. Olay, Halitpaşa Mahallesi’nde meydana geldi. Vural Kara ile eşi Asiye Kara’dan haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine eve gelen polis ve sağlık ekipleri, çifti hareketsiz halde buldu. Yapılan incelemede çiftin kesici alet ve sert cisim darbeleri sonucu hayatını kaybettiği belirlendi. Gemlik Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, çiftin üst katında yaşayan K.S.’yi gözaltına aldı. Gürültü cinneti cinayetle bitti Soruşturmanın ilerlemesiyle cinayetin nedenine ilişkin yeni ayrıntılar da ortaya çıktı. İddiaya göre K.S., evinde kullandığı dambılları yere vurması ve çıkardığı gürültü nedeniyle apartman sakinleri tarafından daha önce birçok kez uyarıldı ve şikâyet edildi. K.S.’nin, alt katında oturan Vural ve Asiye Kara’nın da kendisini şikâyet eden kişiler arasında olduğunu düşündüğü, bu nedenle yaşlı çiftle arasında daha önce de tartışmalar yaşandığı öğrenildi. Şüphelinin olay günü alt kata inerek Kara çiftinin evine gittiği ve yaşanan tartışmanın ardından çifte demirle saldırdığı öne sürüldü. Olay yerindeki ilk incelemelerde çiftin vücutlarında sert cisim ve kesici alet darbelerine ilişkin örnekler tespit edildi. Cinayetin ardından gözaltına alınan K.S.’nin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Şüpheli, Orhangazi’de sağlık kontrolünden geçirildikten sonra geniş güvenlik önlemleri altında Gemlik Adliyesi’ne getirildi. Polis ekipleri adliye çevresinde ve girişinde yoğun güvenlik önlemi alırken, K.S.’nin savcılık işlemlerinin ardından hakimliğe sevk edilmesi bekleniyor. Vural ve Asiye Kara’nın cenazeleri ise kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi amacıyla Bursa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

DENİZLİ'DE ÖLÜMLÜ KAZADA SÜRÜCÜ ADLİ KONTROLLE SERBEST Haber

DENİZLİ'DE ÖLÜMLÜ KAZADA SÜRÜCÜ ADLİ KONTROLLE SERBEST

Denizli'nin Pamukkale ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan Acunsöz'ün otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybettiği kazaya ilişkin "taksirle öldürme" suçundan soruşturulan sürücü Y.Z. hakkında adli kontrol kararı verildi. Kaza tespit tutanağında sürücünün tam kusurlu, Acunsöz'ün ise kusursuz olarak değerlendirildiğini belirten aile, tutuklama talebinin reddedilmesine tepki gösterdi. Kaza, 24 Ağustos 2026'da Pamukkale ilçesi Siteler Mahallesi Doğan Demircioğlu Caddesi'nde meydana geldi. Yaya olarak caddenin karşısına geçmeye çalışan Arzu Acunsöz'e (32), sağ şeritte ilerleyen belediye otobüsünün yanından sol şeritte seyreden otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan ve özel bir hastanede insan kaynakları uzmanı olarak görev yaptığı belirtilen Acunsöz, kaldırıldığı hastanede doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. KAZA ANI KAMERALARA YANSIDI Bölgedeki güvenlik kameraları ile olay sırasında yolda bulunan belediye otobüsünün iç kamerasından elde edilen görüntülerde, Acunsöz'ün karşıya geçmeden önce yolun orta refüjünde yaklaşık 5 saniye beklediği ve soldan gelen trafiği kontrol ettiği görüldü. Görüntülere göre Acunsöz, daha sonra karşıya geçmeye çalıştığı sırada sağ şeritteki belediye otobüsünün yanından sol şeritte ilerleyen otomobilin çarpması sonucu yaralandı. KAZA TESPİT TUTANAĞINDA SÜRÜCÜ TAM KUSURLU DEĞERLENDİRİLDİ Trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında, otomobili kullanan 19 yaşındaki Y.Z'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-A maddesinde düzenlenen "şerit izleme ve değiştirme kuralına riayet etmemek" hükmünü ihlal ettiği belirtildi. Tutanakta sürücü Y.Z. kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olarak değerlendirilirken, Acunsöz'e herhangi bir kusur atfedilmedi. SÜRÜCÜ ❝KAZAYI ÖNLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİ❞ SAVUNMASI YAPTI Kazanın ardından gözaltına alınarak savcılıkta ifadesi alınan Y.Z, olay sırasında yaklaşık 40 kilometre hızla ilerlediğini öne sürdü. Acunsöz'ün aniden yola çıktığını savunan Y.Z, yayayı fark ettiği anda direksiyonu kırarak fren yaptığını ancak aradaki mesafenin yetersiz olması nedeniyle kazayı önleyemediğini ileri sürdü. Şüphelinin avukatları ise olay yerine yakın bir yaya geçidi bulunduğunu ancak Acunsöz'ün burayı kullanmadığını belirterek kaza tespit tutanağındaki kusur dağılımına itiraz etti. Müdafiler ayrıca görüntülerde yer alan belediye otobüsünün duraklama noktasında durmadığını savundu. SAVCILIK TUTUKLANMASINI TALEP ETTİ Cumhuriyet savcılığı, Y.Z'yi "taksirle öldürme" suçlaması kapsamında tutuklanması talebiyle hakimliğe sevk etti. 25 Ağustos'ta Denizli 2. Sulh Ceza Hakimliğine çıkarılan şüphelinin tutuklanması talebi reddedildi. Hakimlik kararında, şüpheliye isnat edilen suç yönünden kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğunu ve tutuklama sebeplerinin oluştuğunu değerlendirdi. Bununla birlikte hakimlik, tutuklama tedbiriyle sağlanacak yararın adli kontrol hükümleriyle de elde edilebileceği gerekçesiyle şüphelinin tutuklanmasına yer olmadığına karar verdi. Y.Z. hakkında her hafta pazar günü bulunduğu yerdeki kolluk birimine başvurarak imza verme ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde iki adli kontrol tedbiri uygulandı. AİLE KARARA TEPKİ GÖSTERDİ Acunsöz'ün ailesi, kaza görüntüleri ve trafik ekiplerince hazırlanan tutanağı gerekçe göstererek şüphelinin tutuksuz yargılanmasına tepki gösterdi ve hukuki süreci takip edeceklerini bildirdi. Ailenin avukatı Poyraz, ❝Her şeyin kamera kayıtları ve polis tutanakları ile açıkça ortada olduğu bir olayda kızımızın ölümüne sebep olan kişinin serbest bırakılması hiçbir vicdanın kabul edebileceği bir karar değildir. Kızımızın acısını yaşarken verilen bu karar bizi derinden yaraladı. Devlet büyüklerimizden konuyla ilgilenmelerini ve adaletin tecellisini istiyoruz.❞ ifadelerini kullandı.

AVUKATA BIÇAKLA SALDIRAN SANIK TAHLİYE EDİLDİ Haber

AVUKATA BIÇAKLA SALDIRAN SANIK TAHLİYE EDİLDİ

Erzurum'da avukat Bağaçlı'ya bürosunda yönelik bıçaklı saldırıya ilişkin davada tutuklu sanık Polat, 7 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, hükümle birlikte sanığın tahliyesine karar verdi. Olay, 2 Mayıs 2026'da Erzurum'da meydana geldi. Avukat Taha Bağaçlı, bürosunda bir kişinin bıçaklı saldırısına uğradı. Saldırının ardından İlçe Emniyet Müdürlüğüne sığınan Bağaçlı'yı takip ettiği belirtilen Kemal Polat, polis ekiplerince yakalandı. Soruşturmanın ilk aşamasında savcılık tarafından "görevi yaptırmamak için direnme" suçlaması kapsamında mahkemeye sevk edilen Polat, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. KAMERA GÖRÜNTÜLERİNİN ARDINDAN YENİDEN GÖZALTINA ALINDI Olaya ilişkin kamera görüntülerinin medya ve sosyal medyada yayımlanmasının ardından savcılık tarafından görüntüler yeniden değerlendirmeye alındı. Şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarılması üzerine Polat, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yeniden gözaltına alındı. Savcılık işlemlerinin ardından tutuklanması talebiyle mahkemeye sevk edilen Polat hakkında "görevi yaptırmamak için direnme", "silahla tehdit" ve "cebir ve tehdit suretiyle iş yeri dokunulmazlığını ihlal" suçlamaları kapsamında tutuklama kararı verildi. Polat, kararın ardından cezaevine gönderildi. 7 YIL 1 AY HAPİS CEZASI VERİLDİ Erzurum Adliyesinde yaklaşık 5 ay süren yargılama sonucunda mahkeme, sanık Polat hakkında kararını açıkladı. Mahkeme, Polat'ı "görevi yaptırmamak için direnme" ve "iş yeri dokunulmazlığını ihlal" suçlarından toplam 7 yıl 1 ay hapis cezasına çarptırdı. Heyet, hükümle birlikte sanığın tahliyesine de karar verdi. Kararın istinaf incelemesine gönderildiği belirtildi.

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 21 yaşındaki Şirin'in buluşma bahanesiyle çağrıldığı yerde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada savcı, 5 sanığın "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsindeki 2 sanığın tutuklanmasını istedi. Mahkeme, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Olay, 26 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Yahya Kaptan Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 21 yaşındaki Ümitcan Şirin burada bıçaklanarak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Şirin, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında Samet E.A. (19), Muhammed F.Y, Ramazan Y, Mustafa O. (21), Gamzenur B. (18) ve Z.Ç. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Z.Ç. savcılık tarafından serbest bırakıldı. Samet E.A. ile Muhammed F.Y. hakkında ev hapsi kararı verilirken Ramazan Y, Mustafa O. ve Gamzenur B. tutuklandı. SAVCILIK: PLANLI HAREKET ETTİLER Hazırlanan iddianamede, sanıkların olayın başından itibaren planlı hareket ettikleri, buluşmayı organize ettikleri ve saldırıyı birlikte gerçekleştirdikleri ileri sürüldü. Savcılık, Şirin'in öldürülmesinde sanıkların iştirak iradesiyle hareket ettiğini değerlendirerek 5 sanık hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Sanık Mustafa O. hakkında ayrıca "yasak niteliğe haiz bıçak taşımak" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. SAVCI, EV HAPSİNDEKİ 2 SANIĞIN TUTUKLANMASINI İSTEDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Ramazan Y. ve Mustafa O, ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y, taraf avukatları ve Şirin'in ailesi katıldı. Tutuklu sanık Gamzenur B. ise duruşmada yer almadı. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 5 sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y'nin tutuklanmasını istedi. Sanıklar ise mütalaayı kabul etmeyerek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. SANIKLAR ÖNCEKİ SAVUNMALARINDA SUÇLAMALARI REDDETTİ Sanıklar, davanın önceki celselerinde verdikleri savunmalarda Şirin'i kimin bıçakladığı konusunda birbirlerinden farklı beyanlarda bulundu. Ramazan Y, önceki savunmasında Şirin'i kendisinin bıçaklamadığını öne sürerek, ❝Ümitcan'ı ben bıçaklamadım, Mustafa bıçakladı. Mustafa o gün bana uyuşturucu ikram etmişti, onun etkisinde ifade verdim. Akıl hastasıyım, suçlamaları kabul etmiyorum.❞ ifadelerini kullandı. Mustafa O. ise Şirin'i Ramazan Y'nin bıçakladığını iddia etti. Mustafa O, ❝Gamze ile ilişkimiz vardı. Ümitcan sürekli onu rahatsız ediyordu. Bu durumu öğrenince Gamze'ye Ümit'i çağırmasını istedim. Çıkan kavgada Ramazan Ümitcan'ı bıçakladı.❞ şeklinde savunma yaptı. ❝BÖYLE OLACAĞINI BİLMİYORDUM❞ Gamzenur B. de önceki celsedeki savunmasında Mustafa O. ile ilişkisi bulunduğunu, Şirin ile geçmişte yaşadığı durumu Mustafa O'ya anlattığını belirtti. Gamzenur B, ❝Mustafa ile barıştığımızda bu durumu kendisine anlattım. Kendisi onunla konuşmak istediğini söyleyerek buluşmak için yer ayarlattırdı. 'Bir şey yapmayacağım' diye söz verdi. Böyle olacağını bilmiyordum.❞ ifadelerini kullandı. Mahkemenin, sanıkların cezai sorumluluklarına ilişkin nihai kararını sonraki duruşmalarda vermesi bekleniyor.

"MEHMET AKİF" SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASINDA YARGILAMA BUGÜN BAŞLAYACAK Haber

"MEHMET AKİF" SUÇ ÖRGÜTÜ DAVASINDA YARGILAMA BUGÜN BAŞLAYACAK

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede "Mehmet Akif Suç Örgütü" olarak nitelendirilen yapılanmaya ilişkin davada, gazeteci Ersoy'un da aralarında bulunduğu 7 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıkacak. Ersoy hakkında "suç örgütü kurma ve yönetme", "nitelikli cinsel saldırı" ve uyuşturucuya ilişkin suçlamalardan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle açılan davanın ilk duruşması, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Davada Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik olmak üzere 7 sanığın yargılanmasına başlanacak. Duruşmada sanıkların iddianamede yöneltilen suçlamalara ilişkin ilk savunmalarının alınması bekleniyor. İDDİANAMEDE 11 KADIN MAĞDUR OLARAK YER ALDI İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 96 sayfalık iddianamede 11 kadın "mağdur" sıfatıyla yer aldı. İddianamede, soruşturmanın 2 Kasım 2025'te İstanbul İl Jandarma Komutanlığına yapılan bir ihbar üzerine başlatıldığı belirtildi. İhbarda, Mehmet Akif Ersoy, Ela Rumeysa Cebeci ve Merve Sarı'nın uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandıkları ileri sürüldü. Ayrıca Ersoy'un eğlence amaçlı etkinlikler düzenlediği, bu ortamlarda uyuşturucu veya uyarıcı madde temin ettiği, çevresindeki kadınlara uyuşturucu kullandırarak iradelerini zayıflattığı ve birden fazla kişiyle cinsel birliktelik yaşandığı iddia edildi. Savcılık, yapılan soruşturmanın ardından söz konusu eylemlerin Ersoy'un liderliğini yaptığı öne sürülen bir suç örgütü kapsamında gerçekleştirildiğini iddianamede ileri sürdü. SAVCILIKTAN "UYUŞTURUCU PARTİLERİ" İDDİASI İddianamede yer alan 11 eylemin örgüt faaliyeti kapsamında gerçekleştirildiği iddia edildi. Savcılık, Mehmet Akif Ersoy'un arkadaş ve iş çevresinden tanıdığı ve örgüt üyesi olduğu ileri sürülen kişilerle sık sık uyuşturucu madde kullanılan etkinlikler düzenlediğini öne sürdü. İddianamede Ersoy'un bu etkinliklerde cinsel amaçlarla örgüt üyeleri ve mağdurları kullandığı iddia edildi. "DOĞRULUK MU CESARETLİK Mİ" OYUNUNA İLİŞKİN İDDİALAR İddianamede, Ersoy'un mağdurlar ve örgüt üyesi olduğu ileri sürülen kişilerle çoklu cinsel birliktelikler yaşadığı ve çevresindeki bazı kişileri de bu ilişkilere dahil ettiği iddia edildi. Örgüt üyesi oldukları öne sürülen kişilerin de kişisel menfaat karşılığında kendi çevrelerindeki kadınları söz konusu ortamlara dahil ettikleri ileri sürüldü. Savcılığın iddiasına göre sanıklar, düzenledikleri etkinliklerde önce uyuşturucu madde kullanılması yoluyla mağdurların karar alma süreçlerini etkiledi. Daha sonra "doğruluk mu cesaretlik mi" oyunu oynandığı, oyun sırasında cinsel içerikli soru ve taleplerle mağdurların tepkilerinin ölçüldüğü ve çoklu cinsel birlikteliklere yönlendirildikleri öne sürüldü. Söz konusu anlatımların savcılığın iddianamesinde yer alan suçlamalar olduğu, sanıklar hakkındaki yargılamanın ise henüz sonuçlanmadığı belirtiliyor. 7 SANIK HAKKINDA "SUÇ ÖRGÜTÜ" İDDİASI İddianamenin değerlendirme bölümünde Mehmet Akif Ersoy, Ahmet Göçmez, Mustafa Manaz, Nurullah Mahmut Dündar, Taner Çağlı, Tolga Aykut ve Ufuk Tetik'in, işbirliği ve menfaat paylaşımı amacıyla Ersoy'un liderliğinde suç örgütü oluşturdukları öne sürüldü. Savcılık, sanıkların örgüt faaliyeti kapsamında mağdurlara kokain sağladıklarını ve uyuşturucu etkisiyle karar alma süreçlerini etkilediklerini iddia etti. CEBECİ, SARAN VE SAVCI HAKKINDA AYRI SORUŞTURMA İddianamede ayrıca Ela Rumeysa Cebeci'nin cep telefonunda yapılan incelemeye ilişkin bulgulara yer verildi. İncelemede Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı ile uyuşturucu madde teminine yönelik olduğu değerlendirilen veriler elde edildiği öne sürüldü. Bu gelişmenin ardından Ela Rumeysa Cebeci, Steven Sadettin Saran ve Yusuf Timur Savcı hakkındaki dosyanın ayrılmasına karar verildiği ve bu kişiler yönünden ayrı bir soruşturma yürütüldüğü belirtildi. Bu kişiler hakkındaki hususların da soruşturma kapsamındaki iddialardan ibaret olduğu ve haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı anlamına gelmediği kaydedildi. MEHMET AKİF ERSOY HAKKINDA 286 YIL 2 AYA KADAR HAPİS İSTEMİ İddianamede Mehmet Akif Ersoy'un, "suç örgütü kurma ve yönetme", 11 kez "nitelikli cinsel saldırı", "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" ve "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırma" suçlarından cezalandırılması talep edildi. Savcılık, Ersoy hakkında bu suçlardan toplam 11 yıl 3 aydan 286 yıl 2 aya kadar hapis cezası istedi. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün başlayacak davada 7 sanığın iddianamede yöneltilen suçlamalara ilişkin savunmalarını yapması bekleniyor.

BURSA'DA 1 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ KANLI ÇATIŞMA KAMERADA Haber

BURSA'DA 1 KİŞİNİN ÖLDÜĞÜ KANLI ÇATIŞMA KAMERADA

Bursa’da eğlence merkezinde hesap tartışmasıyla başlayan olay, silahlı çatışmaya dönüştü. Bir kişiyi tabancayla bacağından yaraladıktan sonra taksiye binen Berk Keleş, kendisini durdurmaya çalışan izinli polis memuruna ateş açtı. Polis memurunun karşılık vermesi sonucu başından vurulan Keleş hayatını kaybetti. Olayın güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıkarken, görüntülerde polis memurunun art arda "Dur polis" diye ihtarda bulunduğu ve ardından silahların peş peşe ateşlendiği görüldü. Olay, Osmangazi ilçesi Küplüpınar Mahallesi İstanbul Caddesi’nde bulunan bir eğlence merkezinin önünde meydana geldi. İddiaya göre arkadaşlarıyla birlikte eğlence merkezine gelen 35 yaşındaki Berk Keleş, yemek yiyip alkol aldıktan sonra hesabı fazla bulunca işyeri çalışanlarıyla tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine işyeri müdürü tarafından Keleş’in evine gönderilmesi için ticari taksi çağrıldı. Ancak iddiaya göre Keleş, işyeri önünde bağırmaya ve hakaret etmeye devam etti. Kendisine müdahale eden işyeri çalışanı Önder Y.’yi tabancayla bacağından yaralayan Keleş, ardından taksiye bindi. "Dur polis" ihtarının ardından silahlar çekildi Yaşananları gören ve olay sırasında izinli olduğu öğrenilen polis memuru M.S. de işyerinden dışarı çıktı. Sivil olan M.S., Keleş’e polis olduğunu belirterek "Dur polis, silahını bırak, teslim ol" şeklinde ihtarlarda bulundu. Güvenlik kamerası görüntülerine göre ihtarlara rağmen Keleş, taksinin içerisinden silahını çıkararak polis memuruna doğrulttu. Ardından silahını ateşledi. Polis memuru M.S. de silahını çekerek karşılık verdi. Silah seslerinin peş peşe duyulduğu çatışma anları güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Çatışmanın ardından başından vurulan Keleş ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan 35 yaşındaki Keleş, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Otopside 2,79 promil alkol çıktı Keleş’in yapılan otopsisinde 2,79 promil alkollü olduğu belirlendi. Olay sırasında bacağından vurulan Önder Y. ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edildi. Savcılık: "Meşru müdafaa kapsamında" Olayla ilgili yaklaşık 6 ay süren soruşturmasını tamamlayan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı, polis memuru M.S. hakkında iddianame hazırladı. İddianamede, Keleş’in önce Önder Y.’yi silahla yaraladığı, ardından işyeri önündeki kalabalığa silah doğrultarak "Yakarım lan burayı, vuracağım hepinizi" şeklinde tehditlerde bulunduğu ve sonrasında kendisini polis olarak tanıtan M.S.’ye ateş ettiği belirtildi. Savcılık, M.S.’nin hem yaralanan Önder Y.’ye yönelik saldırı hem işyeri önündeki kalabalığın güvenliği hem de kendi hayatına yönelik silahlı saldırı karşısında görevinin gereklerine uygun hareket ettiğini değerlendirdi. İddianamede, polis memurunun eyleminin Türk Ceza Kanunu’nun 25’inci maddesinde düzenlenen meşru müdafaa hükümleri kapsamında kaldığı görüşüne yer verildi. Avukatı: "Amacı öldürmek olsaydı ateş etmeye devam ederdi" Polis memuru M.S.’nin avukatı Sedat Gülen ise müvekkilinin izinli olmasının olay karşısındaki polislik görevini ortadan kaldırmadığını belirterek, polislerin mevzuat gereği görev dışında da karşılaştıkları olaylara müdahale edebileceğini söyledi. Gülen, müvekkilinin sivil olması nedeniyle öncelikle polis olduğunu belirttiğini ve görüntülerde de "Dur polis", "Silahını bırak, teslim ol" şeklinde art arda ihtarlarda bulunduğunun görüldüğünü ifade etti. Güvenlik kamerası görüntülerinin müvekkilinin amacının öldürmek değil, saldırıyı sonlandırarak şahsı etkisiz hale getirmek olduğunu ortaya koyduğunu savunan Gülen, "Müvekkilimin silahında ateşe hazır mermiler bulunmasına rağmen şahıs etkisiz hale geldikten sonra ateş etmeyi sürdürmemesi de bu durumu göstermektedir" dedi. Gülen, olayın üçüncü kişi lehine meşru müdafaa kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. İddianame Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, soruşturma kapsamında gözaltına alınmasının ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakılan polis memuru M.S.’nin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

ETİMESGUT'TAKİ YOLSUZLUKTA YENİ DETAYLAR! EKİBE RÜŞVET TALİMATI Haber

ETİMESGUT'TAKİ YOLSUZLUKTA YENİ DETAYLAR! EKİBE RÜŞVET TALİMATI

Etimesgut Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında yeni iddialar dosyaya girdi. Soruşturma kapsamında hazırlanan belgeler, bilirkişi tespitleri ve etkin pişmanlık kapsamında alınan ifadelerde, belediyenin bazı alım ve organizasyonlarına ilişkin usulsüzlük iddiaları yer aldı. Sabah'ın haberine göre; Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile belediye yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda şüpheli hakkında işlem yapıldı. Soruşturma sürecinde 40 şüpheli tutuklanırken, bazı şüpheliler adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. RAMAZAN ORGANİZASYONLARINA İLİŞKİN MALİYET İDDİASI Soruşturma dosyasındaki iddialara göre, 2025 yılı Ramazan çadırı organizasyonunun maliyetinin önceki yıla göre önemli ölçüde arttığı öne sürüldü. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan bir şüphelinin ifadesinde, organizasyon kapsamında düzenlenen faturaların gerçeği yansıtmadığı ve belediye iştiraki üzerinden işlem yapıldığı iddia edildi. Bu iddialar kapsamında maliyet artışına ilişkin belgeler ve ödeme kayıtları incelemeye alındı. AŞEVİ İHALESİYLE İLGİLİ İNCELEME Dosyada, belediyeye bağlı aşevi ve kreşlere yönelik yemek alım süreçlerinin de soruşturma konusu olduğu belirtildi. İddialara göre; Hizmet alımı niteliğindeki bazı işlemler farklı usulle gerçekleştirildi.İhale süreci tamamlanmadan bazı firmaların işe başladığı öne sürüldü.Sonradan düzenlenen tahakkuk ve hakediş belgeleriyle işlemlerin geriye dönük olarak kayıt altına alındığı iddia edildi. Savcılık, bu işlemler nedeniyle kamu zararının oluşup oluşmadığını araştırıyor. EVRAKTA SAHTECİLİK VE ÖDEME İDDİALARI Soruşturma dosyasında yer alan bilirkişi tespitlerine göre, bazı ödeme belgelerinde usulsüzlük bulunduğu öne sürüldü. İddialar arasında; Düşük tutarlı bir tahakkuk fişinin daha yüksek meblağlı işlem gibi gösterildiği,İhale süreci tamamlanmadan şirket kasasından ödeme yapıldığı,Aynı iş kalemi için mükerrer ödeme gerçekleştirildiği iddiaları yer aldı. HİJYEN MALZEMESİ ALIMLARI MERCEK ALTINDA Sayıştay ve bilirkişi incelemelerinde, evde bakım hizmetlerinde kullanılan bazı malzemelerin piyasa değerinin üzerinde fiyatlarla satın alındığı iddiasına da yer verildi. Ayrıca teslim edildiği kayıt altına alınan bazı malzemelerin depoda bulunamadığı ve bu nedenle kamu zararının oluştuğu yönünde değerlendirmeler dosyaya girdi. ETKİN PİŞMANLIK İFADESİNDEKİ İDDİALAR Etkin pişmanlık hükümleri kapsamında ifade veren belediye personeli Serkan Kozan'ın beyanlarında, belediye yöneticilerine yönelik çeşitli iddialar yer aldı. İfade tutanaklarına göre Kozan, Belediye Başkan Yardımcısı Taylan Özgüven'in ekibine yönelik, "5 sene buradayız, yiyebildiğiniz kadar yiyin" dediğini öne sürdü. Aynı ifadede bazı ihale süreçlerinde rüşvet alındığı ve çeşitli kişilere para aktarıldığı yönünde iddialar da yer aldı. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Soruşturma kapsamında dosyaya giren iddialar savcılık tarafından değerlendirilmeye devam ediyor. Şüphelilerin önemli bölümü suçlamaları reddederken, yargı süreci devam ediyor. Dosyada yer alan iddialar hakkında nihai değerlendirme, yargılama sonucunda mahkeme tarafından yapılacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.