#Savunma

- Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA AYKUT ERDOĞDU SAVUNMA YAPTI Haber

EKREM İMAMOĞLU DAVASINDA AYKUT ERDOĞDU SAVUNMA YAPTI

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’na yönelik yürütülen “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” davasının ikinci gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınmaya başlandı. İlk savunmayı yapan eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, hakkındaki iddialara tepki gösterdi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görülen davada konuşan Erdoğdu, hakkında ortaya atılan para taşıma iddialarına ilişkin somut delil olmadığını savundu. “BİR TANE KAMERA GÖRÜNTÜSÜ GÖSTERİN” Kimlik tespitinde aylık gelirinin 150 bin TL olduğunu belirten Erdoğdu, savunmasında şu ifadeleri kullandı: “Savunma hakkımız kısıtlandı. Hücrede tek başımayım. Avukatım bana iddianameyi verdi, sayfaları hücre odamı kapladı. Kendi kısmımı okudum ve buraya geldim. Benim Ertan Yıldız isimli şahsa bağış adı altında para götürdüğüm iddia ediliyor. Ancak bu iddianame dört delile dayanıyor. İçerideki bir kişinin etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeyle hazırlanmış.” Erdoğdu, hakkında medyada yer alan iddialara da tepki göstererek, “Her gün televizyonlarda çantalarla para taşıdığım söyleniyor. Bir tane güvenlik kamerası görüntüsü gösterin bana. 250 metre mesafemdeki bir kişiyle para transferi yaptığım iddia ediliyor. Ben para taşımadım, çanta almadım” dedi. “10 AYDIR HAPİSTEYİM” Tutuklu bulunduğu süreye dikkat çeken Erdoğdu, şunları söyledi: “Ben cezamı çektim, 10 aydır hapisteyim. Televizyonlarda ismim geçiyor, kesin hükümlü gibi gösteriliyorum. İlk polis ifadem ile şu anki beyanlarım arasında bir fark yok. Yazıktır günahtır, ben Türk milletinin vekiliyim.” Erdoğdu ayrıca davanın siyasi olduğunu ileri sürerek, “Ekrem İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olmasaydı biz burada olmazdık” ifadelerini kullandı. AVUKATINDAN TUTUKLULUK İNCELEMESİ TALEBİ Sanık Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz, aylık olarak yapılan tutukluluk incelemesinin haftalık yapılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere duruşmayı yarın saat 10.00’a erteledi. DAVADA İSTENEN CEZALAR 11 Kasım 2025 tarihinde hazırlanan 3 bin 809 sayfalık iddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt lideri” olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası isteniyor. İDDİANAMEDE AYRICA: Fatih Keleş hakkında bin 542 yıl 8 aya kadar, Murat Ongun hakkında 251 yıla kadar, Adem Soytekin hakkında ise 51 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Toplam 402 sanığın farklı suçlardan değişen oranlarda cezalandırılması isteniyor.

EKREM İMAMOĞLU: BEN DERTLİYİM 3 BİN YILLA YARGILANIYORUM! Haber

EKREM İMAMOĞLU: BEN DERTLİYİM 3 BİN YILLA YARGILANIYORUM!

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu sanıkların yargılandığı “Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü” davasının görülmesine devam edildi. İstanbul’daki duruşmada söz alan İmamoğlu, hakkındaki suçlamalara tepki göstererek davanın siyasi olduğunu savundu. Kimlik tespitleriyle başlayan duruşmada daha sonra 3 bin 809 sayfalık iddianamenin özeti okundu. Yaklaşık 30 dakika süren iddianame özetinin ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, sanık kürsüsüne gelerek açıklamalarda bulundu. “16 MİLYON İNSANIN BELEDİYE BAŞKANI BURADA” İmamoğlu, yaptığı konuşmada davanın siyasi olduğunu öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli siyasi davası başlatılıyor. 16 milyon insanın belediye başkanı burada. Ben dertliyim, 3 bin yılla yargılanıyorum. İddianamenin başından itibaren ortaya konulan net bir tavır var. Meselenin özü siyasidir.” İmamoğlu, adil bir yargılama istediğini belirterek, davanın televizyonlardan canlı yayınlanmasını talep ettiklerini ancak bunun kabul edilmediğini söyledi. MAHKEME BAŞKANINDAN UYARI Konuşma sırasında mahkeme başkanı, “Dünden beri savunma alamadık, lütfen tamamlayın” diyerek İmamoğlu’nu uyardı. Bunun üzerine İmamoğlu, savunmaların kapsamlı şekilde yapılacağını ifade ederek sanıkların tutuksuz yargılanmasını istedi. 2 bin 430 yıla kadar hapis talebi 11 Kasım 2025’te tamamlanan soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede Ekrem İmamoğlu, “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” olmakla suçlanıyor. Savcılık, İmamoğlu hakkında 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası talep ediyor. DURUŞMAYA ARA VERİLDİ İmamoğlu’nun açıklamalarının ardından mahkeme heyeti duruşmaya 13.30’a kadar ara verilmesine karar verdi. Duruşmanın sanık savunmalarıyla devam edeceği öğrenildi.

İRAN'IN DA TRUMP'IN DA SAVAŞI BİTİRMEYE NİYETİ YOK Haber

İRAN'IN DA TRUMP'IN DA SAVAŞI BİTİRMEYE NİYETİ YOK

İsrail ve ABD'nin İran saldırılarıyla başlayan savaş devam ederken taraflardan tansiyonu yükselten açıklamalar gelmeye devam ediyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, bazı ülkelerin savaşın durdurulması veya ateşkes için İran ile temas kurduğunu belirterek, "Eğer bir ateşkes sağlanacaksa, İran’a yönelik saldırgan eylemlerin tekrar edilmeyeceğine dair bir güvence verilmelidir" dedi. ''İRAN KENDİSİNİ SAVUNMAKTADIR'' İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, katıldığı bir televizyon programında Çin, Rusya, Fransa ve bazı bölge ülkelerinin savaşın durdurulması veya ateşkes sağlanması yönünde İran ile temas kurduğunu söyledi. Garibabadi, "Bu tür talepler bazı ülkeler tarafından dile getiriliyor ancak İran’ın bu konudaki tutumu nettir. Çünkü savaşı ve saldırıyı başlatan taraf İran değildir. Bu nedenle eylemlerin durdurulmasına yönelik bir talep gündeme gelse bile savunmasını durduracak taraf İran değildir. Zira İran saldırgan bir eylemde bulunmamakta, kendisini savunmaktadır" dedi. İran’ın eylemlerinin Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nın 51’inci maddesi kapsamında meşru müdafaa çerçevesinde gerçekleştirildiğini söyleyen Garibabadi, "Bu şartlardan biri, saldırgan eylemlerin yeniden tekrarlanmayacağından emin olunmasıdır. Saldırıya uğrayan bir ülke, bu saldırının tekrar edilmeyeceğinden emin oluncaya kadar savunma tedbirlerini sürdürür" şeklinde konuştu. Ateşkes ihtimaline ilişkin de açıklamada bulunan Garibabadi, "Eğer bir ateşkes sağlanacaksa ya da savaş durdurulacaksa, İran’a yönelik saldırgan eylemlerin tekrar edilmeyeceğine dair bir güvence verilmelidir. Aksi takdirde birkaç ay sonra yeniden bir saldırı gerçekleşirse böyle bir ateşkesin hiçbir anlamı olmayacaktır" ifadelerini kullandı. Trump’tan İran’a Hürmüz Boğazı uyarısı: "Yirmi kat daha sert şekilde vururuz"ABD Başkanı Donald Trump, "İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından bugüne kadar aldığı darbelerden yirmi kat daha sert bir şekilde vurulacaktır" açıklamasında bulundu. "YİRMİ KAT DAHA SERT ŞEKİLDE VURURUZ" ABD Başkanı Donald Trump’tan ise "Yirmi kat daha sert şekilde vururuz" şeklinde bir açıklama geldi. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden Hürmüz Boğazı’ndaki durum ile ilgili açıklamalarda bulundu. İran yönetimini uyaran Trump, "İran, Hürmüz Boğazı'ndaki petrol akışını durduracak herhangi bir şey yaparsa, ABD tarafından bugüne kadar aldığı darbelerden yirmi kat daha sert bir şekilde vurulacaktır" dedi. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi halinde İran’ın yeniden inşasını zorlaştıracak hedefleri de vuracaklarını belirten Trump, "Ölüm, ateş ve öfke onların üzerine çökecek. Ama umarım ve dua ediyorum ki bu olmaz" ifadelerini kullandı. Trump, "Bu, ABD’nin Çin'e ve Hürmüz Boğazı'nı yoğun olarak kullanan tüm ülkelere bir hediyesidir. Umarım bu, büyük takdir görecek bir jest olur" dedi. ABD BAŞKANI TRUMP: "HÜRMÜZ BOĞAZI, GÜVENDE KALACAK" ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade ederek, "Hürmüz Boğazı güvende kalacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın ardından ilk resmi basın toplantısını Florida’da gerçekleştirdi. Buradaki açıklamasında ABD’nin İran’da askeri hedeflerini tamamlama yolunda büyük ilerlemeler kaydettiğini söyleyen Trump, "Hatta, bunun neredeyse tamamlandığı söylenebilir. İran’daki her gücü, son derece kapsamlı bir şekilde yok ettik. İran’ın deniz gücünün büyük bir kısmı battı. Neredeyse 50 gemi, şu anda denizin dibinde. Bana az önce, bu sayının 51 olduğu bildirildi" dedi. "ŞU ANA KADAR 5 BİNDEN FAZLA HEDEFİ VURDUK" İran’ın dron ve füze kabiliyetlerini hedef almaya devam ettiklerini söyleyen Trump, "Dron üretimleri bugün itibarıyla vurulmaya başlandı. Üretim yaptıkları bütün yerleri biliyoruz ve bu tesisler birbiri ardına vuruluyor. Füze kapasitesi yaklaşık yüzde 10, belki de daha altına indi" dedi. Trump, "Şu ana kadar 5 binden fazla hedefi vurduk. Bunların bazıları çok büyük hedeflerdi. Ve en önemli hedeflerin bazılarının vurulmasını, eğer gerekirse diye sonraya bıraktık. Bunları vurursak, yeniden inşa etmeleri yıllar alır. Bu hedefler arasında elektrik üretimi ile ilgili olanlar ve daha birçok şey var. Mecbur kalmadığımız sürece, bunu yapmak istemiyoruz" dedi. İran’ın füze rampalarında yüzde 90, dron rampalarında yüzde 83’lük düşüş olduğunu söyleyen Trump, "İran’ın dron ve füze üretmek için kullandığı üretim altyapısını da imha ediyoruz. Hem de kimsenin mümkün olduğunu düşünmediği bir hızla" dedi. İran’ın lider kadrosunu iki kez, belki üç kez ortadan kaldırdıklarını söyleyen Trump, "Belki benden sonra gelip benim dünya ve ülkemiz için yapmaya hazır olduğum şeyi yapmaya istekli olmayacak bir başkan, beş ya da on yıl sonra bir sorunla karşılaşsın istemiyoruz. Bu yüzden, İran’ın başına barışçıl bir şekilde çalışabilecek bir lider getirmeleri gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. "NÜKLEER SİLAH ÜRETMEYE DEVAM ETMEK İSTİYORUZ DEDİLER" İran’ın nükleer hedeflerinden vazgeçmesi için sahip olduğu sayısız fırsatı kullanmadığını savunan Trump, "(ABD Özel Temsilcisi) Witkoff’a açık bir şekilde "İnşa etmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Yani, kısaca ifade etmek gerekirse, "Nükleer silah üretmeye devam etmek istiyoruz" dediler. Eğer Geceyarısı Çekici ile potansiyellerini imha etmemiş olsaydık, nükleer silah elde edeceklerdi. Onu da şimdiye kadar çoktan kullanmış olurlardı. En azından İsrail yok edilmiş olurdu" dedi. Geceyarısı Çekici operasyonu ile İran’ın üç nükleer tesisini imha ettiklerini söyleyen Trump, "Ama başka bir yerde yeni bir tesis kurmaya başlamışlardı. Bu tesis, granit kaya tarafından korunuyordu" ifadelerini kullandı. İran'ın balistik füze programını da eleştiren Trump, "Her şeyi aynı anda yapacaklardı. Bu durum, yurt dışındaki üslerimizi tehdit ediyordu. Hatta yakında ABD anakarasına ulaşabilecek duruma dahi gelebilirlerdi" dedi. "LAZER TEKNOLOJİSİ DEVREYE GİRECEK" ABD’nin hava savunma teknolojisinden övgüyle bahseden Trump, "Patriot sistemleri olağanüstü. Ayrıca sahip olduğumuz lazer teknolojisi inanılmaz. Çok yakında devreye girecek. Patroit'ların yaptığı işi lazerler, kelimenin tam manasıyla yerine getirecek ve bunu çok daha düşük bir maliyetle yapabilecek" dedi. ABD’nin saldırmaması durumunda İran’ın saldıracağına inandığını söyleyen Trump, "Eğer o anda müdahale etmeseydik, bize saldıracaklardı. Ayrıca çok aptalca bir şey yaptılar ve komşularına saldırdılar. Oysa komşularının çoğu tarafsızdı. Ya da en azından savaşa katılmayacaklardı. Ama saldırıya uğradılar ve bu durum, ters etki oluşturdu" dedi. Petrol akışının engellenmesi halinde İran'ın elektrik altyapısını vurmakla tehdit etti İran’a yönelik saldırılar devam ederken enerji ve petrol akışının dünyaya ulaşmasına odaklandıklarını ifade eden Trump, "Bir terörist rejimin dünyayı rehin almasına ve küresel petrol arzını durdurmaya çalışmasına asla izin vermeyeceğim. Eğer İran, bu yönde bir şey yaparsa, çok daha sert bir şekilde vurulacak. Az önce bahsettiğim, kolay vurulabilecek hedefleri tamamen ortadan kaldırırım. Onları öyle hızlı bir şekilde imha ederiz ki, bir daha asla toparlanamazlar" dedi. İran’ın füze ve dron tehdidinin ortadan kaldırılmasıyla bölgenin daha güvenli olacağını söyleyen Trump, "Hürmüz Boğazı güvenli kalacak" dedi. Trump, "Bunun sonucu, Amerikan aileleri için daha düşük petrol ve doğal gaz fiyatları olacak" şeklinde konuştu. "BOĞAZIN AÇIK KALMASI GEREKİYOR" Bugün farklı vesilelerle operasyonun kısa sürede tamamlanacağına ilişkin açıklamalarını yineleyen Trump, "Bu, yapılması gereken bir operasyon ve kısa süreli bir aksama olarak düşünebilirsiniz. Onu da bitirmeye çok yakınız. Eğer İran bir şey yaparsa, ödeyecekleri bedel hesaplanamayacak kadar büyük olur. O kadar büyük olur ki, bunu yaptıklarına pişman olurlar. Boğazın açık kalması gerekiyor. Çünkü bu durum, ABD’den çok diğer ülkeleri etkiliyor" şeklinde konuştu. "BAZI PETROL YAPTIRIMLARINI GEÇİCİ OLARAK KALDIRIYORUZ" Trump, "Petrol fiyatlarını düşürmek için bazı petrol yaptırımlarını geçici olarak kaldırıyoruz. Bazı ülkelere yaptırım uyguluyoruz. Ama bu durum düzelene kadar bazılarını kaldıracağız. Belki sonrasında geri koymamıza bile gerek kalmaz. Belki o zamana kadar barış olur" dedi. Trump, "Eğer gerekirse ABD Donanması ve müttefikler, tankerleri boğazdan askeri refakat ile geçirecek. Umarım buna gerek kalmaz. Ama gerekirse onlara eşlik ederiz" ifadelerini kullandı. Savaşın bu hafta bitmesi ihtimalini reddetti Trump, basın toplantısında İran’daki savaşın yakında biteceği açıklamalarından sonra savaşın bu hafta bitme ihtimaline ilişkin bir soruya, "Hayır, ama yakında" ifadeleriyle cevap verdi. Trump, "Çok yakında. Sahip oldukları her şey yok edildi. Liderleri de dahil" şeklinde konuştu. Küba’nın anlaşma yapmak zorunda kalacağını söyledi Küba ile anlaşma konusunda bir soru alan Trump, "Küba, uzun süre Venezuela’nın desteğiyle ayakta kaldı. Artık Venezuela’dan destek almıyorlar. Venezuela artık onlara enerji, yakıt, petrol ve para göndermiyor, hiçbir şey göndermiyor. Venezuela olmadan ayakta kalmaları mümkün değil. Biz de onları diğer tüm kaynaklardan kestik. Dolayısıyla ya bir anlaşma yapacaklar ya da biz aynı sonucu zaten kolay bir şekilde elde ederiz" dedi. "PETROL FİYATLARINI DÜŞÜK TUTMAK İSTİYORUZ" Petrol yaptırımlarının askıya alınmasına ilişkin detay talep eden bir muhabirin sorusuna Trump, "Petrol fiyatlarını düşük tutmak istiyoruz. Bu olay nedeniyle fiyatlar, yapay bir şekilde yükseldi. Ama bu, yapılması gereken ve çok olumlu bir şey için yaptığımız kısa süreli bir müdahaleydi" şeklinde cevap verdi. Trump, "Eğer bunu yapmasaydık, iki ila dört hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Ve bu bunu, bu basın toplantısından çok daha önce kullanmış olurlardı. O zaman bugün çok farklı bir basın toplantısı yapıyor olabilirdik. Hatta belki hiç basın toplantısı yapmayabilirdik" dedi. İran’ın ABD içinde bir uyuyan hücreyi aktive ettiğine dair bilgi olup olmadığına ilişkin bir soru alan Trump, "Uzun zamandır bunu yapmaya çalışıyorlar. Bu konuyla çok yakından ilgileniyoruz. Hepsini izliyor, her birini takip ediyoruz. Onlar hakkında çok şey biliyoruz" dedi. Mücteba Hamaney’in seçiminin hayal kırıklığına uğrattığını söyledi Hamaney’in yeni dini lider seçilen oğlu Mücteba Hamaney’in hedef alınıp alınmayacağı yönündeki bir soruya Trump, "Bunu söylemek istemem. Ama açıkçası hayal kırıklığına uğradım. Çünkü bunun ülke için aynı sorunların devamı anlamına geleceğini düşünüyoruz. Bu yüzden, böyle bir seçim yaptıklarını görmek beni hayal kırıklığına uğrattı" dedi. İran’ın yeni lideri olarak nasıl bir profil aradığına ilişkin soruya Trump, "İçeriden biri olması bana daha mantıklı geliyor" dedi. Bu yaklaşımın Venezuela’da başarılı olduğunu söyleyen Trump, "Irak’ta farklı bir şey yaptık. Herkesi görevden aldık, orduyu görevden aldık, polisi görevden aldık, politikacıları görevden aldık ve geriye kimse kalmadı. Sonuçta ne oldu biliyor musunuz? DAEŞ ortaya çıktı. Bunu istemiyoruz. Şah’ın oğlu gibi isimler de konuşuluyor lakin o kişiler uzun süredir İran’da yaşamıyor. Şu ana kadar oldukça iyi çalışan bir formülümüz var ve bunun iyi çalışmaya devam edeceğini düşünüyorum" dedi. "PLANLARININ ORTA DOĞU’YU ELE GEÇİRMEK OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM" İran’ın Orta Doğu’yu ele geçirmek istediği iddiasını yineleyen Trump, "Eldeki bilgiler ve değerlendirmelere dayanarak, planlarının Orta Doğu’yu ele geçirmek olduğunu düşünüyorum. Bunu gerçekten istiyorlardı. Eğer Geceyarısı Çekici operasyonu yapılmamış olsaydı, bu kesinlikle olacaktı. Çünkü sadece birkaç hafta içinde nükleer silaha sahip olacaklardı. Bu operasyon, planlarına büyük bir darbe indirdi. Son altı ay içinde ne kadar füze ürettiklerine ve satın aldıklarına bir bakın. Bu füzeler, farklı ülkelere hedeflenmişti. Birleşik Arap Emirlikleri’ne binin üzerinde füze fırlattıklarını düşünün. Bu gerçekten inanılmaz bir rakam. Orta Doğu’yu ele geçirmeye hazırlanıyorlardı ama biz onlardan önce harekete geçtik" şeklinde konuştu.

TÜM AİLESİNİ KATLEDEN POLİSE 3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

TÜM AİLESİNİ KATLEDEN POLİSE 3 KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Mahkeme, polise üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. Olay, 12 Kasım 2025 tarihinde Antalya’nın Kepez ilçesi Varsak Demirel Mahallesi’nde meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan silahla yaralama ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, apartman girişinde oturan Antalya Emniyet Müdürlüğü Varsak Polis Merkezi Amirliği’nde görevli polis memuru Muharrem Giyar’ı elinde silahla buldu. Silahın alınmasının ardından eve giren ekipler, salonda Fatma Giyar (31) ile oturma odasında Meral Ebrar Giyar (10) ve Merve Giyar’ın (4) hareketsiz halde bulunduğunu tespit etti. Sağlık ekipleri anne ve iki kız çocuğunun hayatını kaybettiğini belirledi. OTOPSİ RAPORLARI DOSYAYA GİRDİ Hazırlanan iddianamede yer alan otopsi raporlarına göre Fatma Giyar’ın ateşli silah yaralanmasına bağlı kafatası kırıkları ve beyin kanaması sonucu, iki çocuğun ise ateşli silah yaralanmasına bağlı ağır kafa ve vücut travması nedeniyle hayatını kaybettiği belirtildi. Cumhuriyet savcısı, sanığın eşi için “eşe karşı kasten öldürme”, çocukları için ise ayrı ayrı “altsoya karşı kasten öldürme” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. “SUÇLUYUM, PİŞMANIM” DEDİ Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına sanık Muharrem Giyar, taraf avukatları ve aile yakınları katıldı. Mahkemede savunma yapan sanık Giyar, eşinin psikolojik sorunları olduğunu ileri sürerek olaydan bir gün önce eşini psikiyatri kliniğine yatırmaya çalıştığını iddia etti. Sanık, “Kafama silahı dayadım. Kızlarıma doğru gidince ne yaptığımı hatırlamıyorum. Çocukların ölmediğini düşündüm. Suçluyum, pişmanım” ifadelerini kullandı. TANIK: “AMCA BEN ÇOLUĞU ÇOCUĞU VURDUM DEDİ” Mahkemede tanık olarak dinlenen sanığın amcası Ekrem B., olaydan sonra sanığın kendisini telefonla aradığını belirterek, “Amca ben çoluğu çocuğu vurdum dedi. Niye yaptın diye sordum, ‘Çıkar yolu bulamadım’ dedi” şeklinde konuştu. İLK DURUŞMADA KARAR ÇIKTI Mahkeme heyeti, sanık Muharrem Giyar’ı “eşe karşı kasten öldürme” ve “altsoya karşı kasten öldürme” suçlarından 3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.

İŞTE PARÇALARI HATAY'A DÜŞEN FÜZE PARÇALARI Video Galeri

İŞTE PARÇALARI HATAY'A DÜŞEN FÜZE PARÇALARI

İRAN'DAN TÜRKİYE'YE YÖNELEN BALİSTİK FÜZE HAVADA İMHA EDİLDİ, ONU İMHA EDEN SAVUNMA MUHİMMATININ PARÇALARI HATAY'IN DÖRTYOL İLÇESİNE DÜŞTÜ... Milli Savunma Bakanlığı, İran’dan ateşlenerek Irak ve Suriye haVa sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından angaje edilerek etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmadığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "İran’dan ateşlenip Irak ve Suriye hava sahasını geçtikten sonra Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından zamanında angaje edilerek etkisiz hâle getirilmiştir. Hatay ili Dörtyol ilçesinde düşen mühimmat parçasının, söz konusu tehdidin havada imha edilmesi sonrasında önleme yapan hava savunma mühimmatına ait olduğu tespit edilmiştir. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma söz konusu değildir. Ülkemizin ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak konusundaki irademiz ve kapasitemiz en üst seviyededir. Türkiye bölgesel istikrar ve huzurdan yana taraf olurken, kimden ve nereden gelirse gelsin topraklarının ve vatandaşlarının güvenliğini sağlamaya muktedirdir. Topraklarımızın ve hava sahamızın savunulmasına yönelik her türlü adım kararlılıkla ve tereddütsüz atılacaktır. Ülkemize yönelik her türlü hasmane tutuma karşı cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu hatırlatıyoruz. Tüm taraflara, çatışmaların bölgede daha da yayılmasına neden olacak adımlardan uzak durma uyarısında bulunuyoruz. Bu kapsamda NATO ve diğer müttefiklerimizle istişare içinde olmayı sürdüreceğiz."  

ÖĞRETMEN KIZINI BOĞARAK ÖLDÜREN ANNEYE MÜEBBET! Haber

ÖĞRETMEN KIZINI BOĞARAK ÖLDÜREN ANNEYE MÜEBBET!

Samsun’da rehber öğretmen olan kızını boğarak öldürdükten sonra bileklerini kesip olayı intihar gibi göstermeye çalışan anne Sultan Günaydın, yargılandığı davada hiçbir indirim uygulanmadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. BANYODA “İNTİHAR” SÜSÜ VERİLMİŞTİ Olay, 8 Nisan 2025’te Samsun’un Atakum ilçesi Esenevler Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Sultan Günaydın (61), komşularına kızının banyoda bilekleri kesilmiş halde hareketsiz yattığını söyledi. İlk etapta olay intihar şüphesiyle değerlendirildi. Ancak yapılan otopside, rehber öğretmen Tuba Günaydın’ın (34) boyun kemiklerinde kırıklar ve boğulmaya bağlı bulgular tespit edilince olayın cinayet olduğu ortaya çıktı. PSİKOLOJİK SORUNLAR VE SAĞLIK PROBLEMLERİ Tuba Günaydın’ın ağabeyinin 2021 yılında Hakkari’de şehit olduğu, bu süreçten sonra psikolojik sorunlar yaşadığı ve 2022 yılında eşinden boşandığı öğrenildi. Şehit yakını kontenjanından Samsun İlkadım Sakarya İlkokulu’na atanan Günaydın’ın, görme kaybı ve kısmi felç rahatsızlığı yaşadığı ve annesiyle birlikte yaşamaya başladığı belirtildi. SAVUNMA: “MEŞRU MÜDAFAA” TALEBİ Tutuklanarak cezaevine gönderilen Sultan Günaydın hakkında Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Son duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanığın avukatı, müvekkilinin ölüm tehditleri aldığını ve korku nedeniyle hareket ettiğini öne sürerek meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasını talep etti. Sanık Sultan Günaydın ise son savunmasında, “Böyle bir olaya sebebiyet verdiğim için özür diliyorum. Pişmanım. Keşke olmasaydı” ifadelerini kullandı. MAHKEMEDEN İNDİRİMSİZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Mahkeme heyeti, sanık Sultan Günaydın’ı “kızı kasten öldürme” suçundan hiçbir indirim uygulamadan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Ayrıca sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

AZİZ İHSAN AKTAŞ İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA Haber

AZİZ İHSAN AKTAŞ İLK KEZ HAKİM KARŞISINDA

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediliyor. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş’ın savunma yapması bekleniyor. 200 SANIK HAKİM KARŞISINDA Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından, aralarında görevlerinden uzaklaştırılan belediye başkanlarının da bulunduğu isimlere rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edildiği iddiasına ilişkin hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanık 27 Ocak’ta ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. İddianamede; Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de aralarında bulunduğu isimlere yönelik rüşvet iddiaları yer alıyor. SANIKLARDAN SUÇLAMALARI RED Duruşmada savunma yapan İSFALT inşaat mühendisi tutuksuz sanık Çağrı Mazı, Aziz İhsan Aktaş’ın ismini ilk kez basından duyduğunu belirterek, kendisini daha önce ne gördüğünü ne de tanıdığını söyledi. İSFALT İdari İşler Destek Hizmetleri Şefliği’nde görev yapan tutuksuz sanık Murat Delice ise üzerine atılı herhangi bir suçlama bulunmadığını ifade ederek beraatini talep etti. “BANKADAN PARA ÇEKMEMİ SÖYLEDİ” Tutuksuz sanık Akın Kumanlı hakkında iddianamede, örgütün Beşiktaş Belediyesi’nden aldığı ihaleler kapsamında çeşitli görevler yürüttüğü ve rüşvet paralarının tesliminde rol aldığı öne sürüldü. Kumanlı savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini belirterek, herhangi bir rüşvet organizasyonunda yer almadığını söyledi. Kumanlı, ifadesinde Aziz İhsan Aktaş’ın kendisine bankadan para çekmesini ve bunu Erhan Daka’ya teslim etmesini söylediğini dile getirdi. “AKRABAYIM DİYE YARGILANIYORUM” Tutuksuz sanık Ayşegül Ünal ise Aziz İhsan Aktaş’ın kuzeni olduğunu belirterek, örgüt üyesi olmadığını savundu. Ünal, akrabalık ilişkisi nedeniyle yargılandığını öne sürerek, şirketleri üzerinden herhangi bir suç işlemediğini ifade etti. AKTAŞ SAVUNMA YAPACAK Mahkeme heyeti duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardından, iddianamede örgüt lideri olarak gösterilen ve 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen Aziz İhsan Aktaş’ın savunma yapması bekleniyor. Aktaş’ın, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025’te “konutu terk etmemek” tedbiriyle tahliye edildiği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.