#Savunma

- Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BEBEĞİNİ ÇÖPE ATAN ANNE İÇİN İSTENEN CEZA BELLİ OLDU Haber

BEBEĞİNİ ÇÖPE ATAN ANNE İÇİN İSTENEN CEZA BELLİ OLDU

Samsun'un İlkadım ilçesinde evinde doğurduğu bebeğini çöpe attığı iddiasıyla tutuklu yargılanan 3 çocuk annesi kadının davasında savcı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. BEBEĞİ ORTADA YOKTU Olay, İlkadım ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre eşinden boşandığı öğrenilen 3 çocuk annesi Hanım C. (42), hamileliğini gizleyerek evinde tek başına doğum yaptı. Doğum sonrası rahatsızlanan kadın, geçtiğimiz yıl 14 Ekim'de Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne başvurdu. Yapılan kontrollerde doğum yaptığı belirlenen kadının bebeğinin ortada olmaması üzerine durum polise bildirildi. ÖLÜ OLDUĞU İÇİN ÇÖPE ATTIĞINI İDDİA ETMİŞTİ Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kadının beyanı doğrultusunda çöp konteynerleri ve çöp aktarma istasyonunda arama yaptı ancak bebeğe ulaşılamadı. Tedavisinin ardından gözaltına alınan Hanım C., ilk ifadesinde bebeğini evde doğurduğunu, bir süre sonra öldüğünü fark ederek poşete koyup çöpe attığını söyledi. Savcılıktaki ifadesinde ise bebeğin canlı doğduğunu belirtti. Tutuklanan Hanım C. hakkında "yenidoğan çocuğu kasten öldürmek" suçundan Samsun 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. ''TAHLİYEMİ TALEP EDİYORUM'' Davanın bugün görülen üçüncü duruşmasında tutuklu sanık Hanım C., "Çocuğum ölü doğdu. Canlı doğsaydı bakardım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Tutuklu olduğum için özel çocuğum ve diğer çocuklarım mağdur. Tahliyemi talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı İlhan Ayrancı ise "Sanık gerek hastanede gerekse poliste ölü doğum yaptığını söylemiş, ilk ifadesinde kendinde değilken canlı doğduğunu söylemiştir. Bebeğin canlı doğduğuna dair delil yoktur. Biz müvekkilimin beraat kararı verilmesini istiyoruz" diye konuştu. MÜEBBET HAPSİ İSTENDİ Savcı, toplanan deliller doğrultusunda mütalaasını açıklayarak Hanım C.'nin "çocuğu ve alt soyu nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Sanık avukatı İlhan Ayrancı'nın mütalaaya karşı savunma yapmak üzere süre istemesi üzerine duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

İMAMOĞLU DAVASINDA İŞ İNSANI 380 MİLYON LİRA ÖDEMİŞ Haber

İMAMOĞLU DAVASINDA İŞ İNSANI 380 MİLYON LİRA ÖDEMİŞ

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında tutuksuz sanık iş insanı Baka, İBB Hukuk Müşaviri Bülbüllü'ye farklı tarihlerde toplam 380 milyon lira verdiğini belirterek, söz konusu paranın yaptığı ihalelerle bağlantılı olarak "üst yönetim adına" talep edildiğini öne sürdü. Baka, savcının "Üst yönetimden kasıt kim?" sorusuna, "Belediye başkanıdır, yöneticiler olabilir. Üst yönetim demişti." yanıtını verdi. Beyanlar sanığın iddiaları olup yargılama sürüyor. İHA "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasında tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. Duruşmada, Ulaşım İç ve Dış Ticaret AŞ Yönetim Kurulu Başkanı iş insanı Remzi Baka savunma yaptı. Baka'ya soruşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler ve firari sanık İbrahim Bülbüllü'ye yaptığını söylediği ödemeler soruldu. İHA KREŞ İÇİN VERİLDİĞİ BELİRTİLEN 5 MİLYON LİRALIK ÖDEME SORULDU Baka, iddianamede yer alan önceki ifadesinde, Haziran 2021'de Bülbüllü'nün kendisini arayarak İBB tarafından kreş yaptırıldığını söylediğini ve bu kapsamda müteahhitlerden destek istendiğini aktarmıştı. Baka, Bülbüllü'nün talebi üzerine kreş yapımı için yaklaşık 5 milyon liralık katkıda bulunduğunu, bunun bir bölümünü banka havalesi, kalanını ise çeklerle verdiğini ifade etmişti. Duruşmada savcı, Baka'ya sanık Soytekin'in şirketine verildiği belirtilen yaklaşık 5 milyon liralık çekin hangi amaçla düzenlendiğini sordu. Baka, ❝Kreş yapımı için verdik.❞ yanıtını verdi. Savcının talebin kimden geldiğini sorması üzerine Baka, Bülbüllü'nün adını verdi. Ödemenin neden yapıldığına ilişkin soruya ise Baka, o dönemde İBB'de iş yaptıklarını belirterek yardım amacıyla ödeme yaptıklarını söyledi. İHA 380 MİLYON LİRALIK ÖDEME DURUŞMADA GÜNDEME GELDİ Savcı daha sonra Baka'nın soruşturma aşamasında verdiği ifadede yer alan ve talepleri kabul etmemesi halinde firmasına zorluk çıkarılacağını düşündüğüne ilişkin beyanını hatırlattı. Baka, söz konusu beyanının doğru olduğunu söyledi. Savcının, Bülbüllü'ye verildiği belirtilen toplam 380 milyon liranın hangi şartlarda ve ne karşılığında ödendiğini sorması üzerine Baka, ❝O tarihte yaptığımız işler için.❞ dedi. Baka, bu işlerin İBB'den aldıkları ihalelerle ilgili olduğunu ifade etti. İHA ❝ÜST YÖNETİM ADINA TALEP EDİLMİŞTİ❞ Savcı, para taleplerinin Bülbüllü tarafından kimin adına yapıldığını da sordu. Baka, ❝Üst yönetim adına talep edilmişti.❞ yanıtını verdi. Savcının "Üst yönetimden kasıt kim?" sorusu üzerine Baka, ❝Üst yönetimden kasıt belediye başkanıdır, yöneticiler olabilir. Üst yönetim demişti.❞ ifadelerini kullandı. İHA Baka'nın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, farklı tarihlerde toplam 380 milyon lira ödeme yaptığını öne sürdüğü ve ödeme miktarlarıyla tarihlerine ilişkin bilgileri dosyaya sunduğu belirtildi. Baka'nın paranın kim adına talep edildiğine ve ödemelerin ihalelerle ilişkisine yönelik açıklamaları sanık beyanı niteliğinde olup, dava kapsamında ileri sürülen iddialara ilişkin yargılama devam ediyor.

EŞİNİ PARÇALAYIP ''ÇOK KOLAY OLDU'' DİYEN EŞİN DAVASINDA KARAR ÇIKTI Haber

EŞİNİ PARÇALAYIP ''ÇOK KOLAY OLDU'' DİYEN EŞİN DAVASINDA KARAR ÇIKTI

Bursa'da emekli polis memuru eşini öldürüp cesedini 15 parçaya ayırarak farklı çöp konteynerlerine attığı suçlamasıyla tutuklu yargılanan Uzunoğlu, "eşe karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın eylemden sonra cesedi parçalamasını dikkate alarak iyi hal indirimi uygulamadı. Olay, 28 Ocak'ta Osmangazi ilçesi Selamet Mahallesi'nde meydana geldi. Emekli polis memuru Ali Fuat Uzunoğlu hakkında yapılan kayıp başvurusunun ardından başlatılan soruşturmada, çiftin yaşadığı evde kan izleri ve doku parçaları bulundu. Kriminal incelemelerde söz konusu bulguların Uzunoğlu'na ait olduğu belirlendi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Adalet Uzunoğlu tutuklandı. Olayla ilgili gözaltına alınan çiftin 2 oğlu ile sanığın kardeşi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. ÖLDÜRME SUÇLAMASINI KABUL ETMEDİ Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ilk duruşmada savunma yapan sanık Uzunoğlu, eşini öldürdüğü yönündeki suçlamayı kabul etmedi. Eşini sabah saatlerinde evlerinin merdivenlerinde hareketsiz halde bulduğunu öne süren sanık, kendisinden şüphelenileceğini düşünerek paniğe kapıldığını savundu. Uzunoğlu, bu nedenle cesedi nacak ve bıçak kullanarak parçalara ayırdığını, daha sonra poşetlere koyarak farklı çöp konteynerlerine attığını söyledi. Mahkeme başkanının neden yetkililere haber vermediğini sorması üzerine sanık, 'Çok korktum. Bana yıllarca zulüm etti. Benden bilirler diye haber vermedim' şeklinde savunma yaptı. 'EVDE KURBANI BEN KESTİĞİM İÇİN ÇOK KOLAY OLDU'' İlk duruşmada mahkeme başkanının cesedi parçalarken zorlanıp zorlanmadığını sorması üzerine Uzunoğlu, 'Evde kurbanı ben kestiğim için çok kolay oldu, zor olmadı' dedi. Mahkeme heyetinin neden eşinin kendiliğinden düştüğünü söylemediğini sorması üzerine ise sanık, 'İşte iblis girmiş aklıma. O şeytan var ya ben burayı görecekmişim. 40-50 sene çektim, burayı görecekmişim' ifadelerini kullandı. Sanık, cezaevinde sağlık ve yaşam koşulları nedeniyle güçlük çektiğini belirterek ev hapsi talebinde bulundu. ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GELDİ Davanın ikinci duruşmasına tutuklu sanık Uzunoğlu, çocukları F.U. ve M.U, sanık avukatı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katıldı. Mahkemenin talebi üzerine sanığın cezai sorumluluğunu etkileyebilecek bir akıl hastalığının bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumundan istenen rapor da dosyaya ulaştı. Raporda sanığın akıl sağlığının yerinde olduğu belirtildi. Mahkeme başkanının rapora ilişkin görüşünü sorması üzerine ağlayan Uzunoğlu, önceki savunmasını tekrarlayarak, 'Aklıma hiçbir şey gelmiyor. Ben cezaevinde kalamıyorum. Hiçbir ihtiyacımı karşılayamıyorum. Ev hapsi istiyorum' dedi. SAVCI AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET İSTEDİ Sanık avukatının savunmasının ardından Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, Uzunoğlu'nun "eşe karşı nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Sanık avukatının mütalaaya karşı ek savunma yapmamasının ardından mahkeme heyeti kararını açıkladı. İYİ HAL İNDİRİMİ UYGULANMADI Mahkeme, sanığın eşini kasten öldürdüğü sonucuna vararak Uzunoğlu'nu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Heyet, sanığın olayın ardından cesedi parçalamasını da dikkate alarak hakkında iyi hal indirimi uygulanmamasına hükmetti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ Haber

KOCASI MADDE İÇİN SATACAKTI: EŞİNİ ÖLDÜREN KADINA MÜEBBET TALEBİ

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde tartıştığı eşini tüfekle vurarak öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan Fatmanur Okur hakkında savcı, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasıyla müebbet hapis cezası talep etti. Duruşmada 4 yaşındaki kızıyla karşılaşan sanık gözyaşı dökerken, çocuk annesinin gözyaşlarını silerek ❝Ağlama, acıyor mu?❞ dedi. Olay, 19 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Alikahya Fatih Mahallesi'ndeki 3 katlı evin birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Fatmanur Okur (36) ile eşi Şükrü Okur (29) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesinin ardından Fatmanur Okur'un tüfekle eşine ateş ettiği belirtildi. İhbar üzerine adrese sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde bir çocuk babası Şükrü Okur'un hayatını kaybettiği belirlendi. Gözaltına alınan Fatmanur Okur, emniyetteki işlemlerinin ardından çıkarıldığı hakimlikçe tutuklandı. 4 YAŞINDAKİ KIZI ANNESİNİN GÖZYAŞLARINI SİLDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanık Fatmanur Okur, hayatını kaybeden Şükrü Okur'un babası Hacı Ahmet Okur ve annesi, çiftin 4 yaşındaki kızının vasisi ile taraf avukatları katıldı. Duruşma sırasında annesini gören çocuk, Okur'a sarılarak öptü ve gözyaşlarını sildi. Çocuk, annesine ❝Ağlama, acıyor mu?❞ diyerek seslendi. SAVCIDAN MÜEBBET HAPİS TALEBİ Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanığın eyleminin sabit olduğu değerlendirmesiyle öncelikle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Savcı, sanığın evlilik süresince şiddete maruz kaldığı yönündeki dosya kapsamını dikkate alarak hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını ve sonuç olarak müebbet hapis cezası verilmesini talep etti. Sanık Fatmanur Okur ise eylemi bilerek gerçekleştirmediğini savunarak, ❝En azından ev hapsi istiyorum. Kızımın bana çok ihtiyacı var.❞ dedi. SANIK ÖNCEKİ SAVUNMASINDA ŞİDDETE MARUZ KALDIĞINI İLERİ SÜRDÜ Okur, önceki celsede verdiği savunmada 11 yıllık evliliği boyunca eşinin uyuşturucu bağımlılığı ve şiddetiyle mücadele ettiğini ileri sürmüştü. Daha önce boşanmak istediğini ancak eşinin kendisini ve ailesini tehdit ettiğini iddia eden Okur, ❝Bana ceza olsun diye kuşumun ve kedimin kafalarını kesti. Dayaklarından dolayı 3 kez düşük yaptım. Eşimi sürekli sokaklardan topladım.❞ şeklinde savunma yapmıştı. Okur ayrıca eşinin geçmişte terör örgütü DEAŞ üyeliği suçundan cezaevine girdiğini öne sürmüştü. ❝KORKUTMAK AMACIYLA SİLAHI ELİME ALMIŞTIM❞ Olay gecesine ilişkin de savunma yapan Okur, eşiyle çocuklarının kendisinden olup olmadığı konusunda tartıştıklarını ve eşinin uyuşturucu etkisinde olduğunu iddia etmişti. Eşinin kendisini başka bir kadının evine götürerek "pazarlamak" istediğini ileri süren Okur, daha sonra üst kattan babasına ait tüfeği aldığını anlatmıştı. Okur, olay anına ilişkin savunmasında şunları söylemişti: ❝Geldiğimde yatakta uzanıyordu. Tartıştık, 'Güzel kafa keserim, iyi bilirsin' dedi. Şikayet etmem durumunda bile kendisine bir şey olmayacağını söyledi. Sonra bana doğru hamle yapınca bir anda tüfek ateş aldı. Korkutmak amacıyla silahı elime almıştım. Bilerek, isteyerek yapmadım. Öldüğünü bile cezaevinde öğrendim. 11 yıl onun zulmüne, şiddetine maruz kaldım.❞ Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

BULUŞMA BAHANESİYLE İŞLENEN CİNAYETTE 5 SANIĞA AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Kocaeli'nin İzmit ilçesinde 21 yaşındaki Şirin'in buluşma bahanesiyle çağrıldığı yerde bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davada savcı, 5 sanığın "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsindeki 2 sanığın tutuklanmasını istedi. Mahkeme, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Olay, 26 Temmuz 2025'te İzmit ilçesi Yahya Kaptan Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 21 yaşındaki Ümitcan Şirin burada bıçaklanarak ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan Şirin, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından polis ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında Samet E.A. (19), Muhammed F.Y, Ramazan Y, Mustafa O. (21), Gamzenur B. (18) ve Z.Ç. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Z.Ç. savcılık tarafından serbest bırakıldı. Samet E.A. ile Muhammed F.Y. hakkında ev hapsi kararı verilirken Ramazan Y, Mustafa O. ve Gamzenur B. tutuklandı. SAVCILIK: PLANLI HAREKET ETTİLER Hazırlanan iddianamede, sanıkların olayın başından itibaren planlı hareket ettikleri, buluşmayı organize ettikleri ve saldırıyı birlikte gerçekleştirdikleri ileri sürüldü. Savcılık, Şirin'in öldürülmesinde sanıkların iştirak iradesiyle hareket ettiğini değerlendirerek 5 sanık hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. Sanık Mustafa O. hakkında ayrıca "yasak niteliğe haiz bıçak taşımak" suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi. SAVCI, EV HAPSİNDEKİ 2 SANIĞIN TUTUKLANMASINI İSTEDİ Kocaeli 8. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu sanıklar Ramazan Y. ve Mustafa O, ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y, taraf avukatları ve Şirin'in ailesi katıldı. Tutuklu sanık Gamzenur B. ise duruşmada yer almadı. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 5 sanığın da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Savcı ayrıca ev hapsinde bulunan Samet E.A. ile Muhammed F.Y'nin tutuklanmasını istedi. Sanıklar ise mütalaayı kabul etmeyerek beraat ve tahliye talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek duruşmayı erteledi. SANIKLAR ÖNCEKİ SAVUNMALARINDA SUÇLAMALARI REDDETTİ Sanıklar, davanın önceki celselerinde verdikleri savunmalarda Şirin'i kimin bıçakladığı konusunda birbirlerinden farklı beyanlarda bulundu. Ramazan Y, önceki savunmasında Şirin'i kendisinin bıçaklamadığını öne sürerek, ❝Ümitcan'ı ben bıçaklamadım, Mustafa bıçakladı. Mustafa o gün bana uyuşturucu ikram etmişti, onun etkisinde ifade verdim. Akıl hastasıyım, suçlamaları kabul etmiyorum.❞ ifadelerini kullandı. Mustafa O. ise Şirin'i Ramazan Y'nin bıçakladığını iddia etti. Mustafa O, ❝Gamze ile ilişkimiz vardı. Ümitcan sürekli onu rahatsız ediyordu. Bu durumu öğrenince Gamze'ye Ümit'i çağırmasını istedim. Çıkan kavgada Ramazan Ümitcan'ı bıçakladı.❞ şeklinde savunma yaptı. ❝BÖYLE OLACAĞINI BİLMİYORDUM❞ Gamzenur B. de önceki celsedeki savunmasında Mustafa O. ile ilişkisi bulunduğunu, Şirin ile geçmişte yaşadığı durumu Mustafa O'ya anlattığını belirtti. Gamzenur B, ❝Mustafa ile barıştığımızda bu durumu kendisine anlattım. Kendisi onunla konuşmak istediğini söyleyerek buluşmak için yer ayarlattırdı. 'Bir şey yapmayacağım' diye söz verdi. Böyle olacağını bilmiyordum.❞ ifadelerini kullandı. Mahkemenin, sanıkların cezai sorumluluklarına ilişkin nihai kararını sonraki duruşmalarda vermesi bekleniyor.

"FATİH TERİM FONU" DAVASINDA SEÇİL ERZAN YENİDEN HAKİM KARŞISINDA Haber

"FATİH TERİM FONU" DAVASINDA SEÇİL ERZAN YENİDEN HAKİM KARŞISINDA

Kamuoyunda "Fatih Terim Fonu" olarak bilinen davada, aralarında Arda Turan, Fernando Muslera, Emre Belözoğlu ve Selçuk İnan'ın da bulunduğu 30'dan fazla kişiyi yüksek faiz vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis ve 753 bin 880 lira adli para cezasına çarptırılan eski banka müdürü Seçil Erzan'ın, istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden yargılanmasına başlandı. Tutuklu sanık Erzan, suçlamaları reddederek, ❝Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin.❞ dedi. Denizbank Levent Şubesi eski Müdürü Seçil Erzan hakkında İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesince verilen karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince bozuldu. Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin hüküm kurarken birleşen dosyalara ilişkin bilgilere gerekçeli kararda yer vermediğini ve bu durumun kararın denetlenmesini zorlaştırdığını belirtti. Daire ayrıca yargılama sürecinde bazı usul kurallarının uygulanmadığını değerlendirerek istinaf başvurularını yerinde buldu ve dosyayı yeniden yargılama yapılması için İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesine gönderdi. Bozma kararının ardından Seçil Erzan bugün yeniden hakim karşısına çıktı. ❝ADİL YARGILANMADIĞIMI DÜŞÜNÜYORUM❞ Duruşmada savunma yapan Erzan, önceki yargılama sürecinde beyanlarına yeterince itibar edilmediğini savundu. Erzan, ❝Tekraren yargılandığım için çok inançlıyım. Ben adil yargılanmadığımı düşünüyorum. 3 buçuk yıl boyunca söylediğim hiçbir şeye itibar edilmedi. Aleyhime kararlar verildi. Sadece katılanların söylediği mutlak doğru kabul edildi.❞ ifadelerini kullandı. Önceki yargılamada savcılıkta verdiği ifadeler ile daha sonraki beyanları arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle ilk ifadelerinin esas alındığını söyleyen Erzan, o dönemde yeterli hukuki destek alamadığını öne sürdü. ❝KİMSEYE BENİM BORCUM YOK AMA BORÇLU DURUMUNDA KALDIM❞ Olayların ortaya çıktığı dönemde kaçmadığını savunan Erzan, telefonunu kapatarak Çorlu'ya gittiğini, psikolojik olarak kötü durumda bulunduğunu ve kendisinden para isteyen kişilerin baskısıyla karşılaştığını iddia etti. Kendi isteğiyle bankaya giderek yaşananları anlattığını belirten Erzan, annesinin yanında darbedildiğini ve senet imzalamak zorunda kaldığını öne sürdü. Erzan, ❝Kimseye benim borcum yok ama borçlu durumunda kaldım. Banka anlamaya çalıştı. Serum takıldı bana. Bana banka yetkilileri bir avukat yönlendirdi. Savcıya gittim, beyanlarımda da savcıya sığındım o gün. Her şeyi açık, doğruluğu ile anlatmaya çalıştım.❞ dedi. Söylediklerinin bağlamından koparıldığını savunan Erzan, paraların kendisinde olmadığını başından itibaren anlatmaya çalıştığını ileri sürdü. "FON KURDUĞU" İDDİASINI REDDETTİ Erzan, yüksek faiz getirisi vadeden bir fon veya sistem kurduğu yönündeki suçlamaları da kabul etmedi. İlk ifadelerinde baskı ve korku altında bulunduğunu ileri süren Erzan, ❝Ben korku, baskı altında herkese fon dedim o gün. Bunu bana söyleyen avukatların elinde bir mektup var, onu sunmak istiyorum. Ben fon demedim.❞ ifadelerini kullandı. Kendisine yöneltilen suçlamaların daha sonra "fon" anlatısı üzerine kurulduğunu iddia eden Erzan, ❝Ben bir sistem kurmadım. Yüksek faiz vaadi ile somutlaştırılacak bir davranışım yok.❞ diye konuştu. ❝ARDA TURAN'IN 1 KURUŞ ALACAĞI VARSA BANA BİN YIL CEZA VERİN❞ Davanın katılanları arasında bulunan Arda Turan'a ilişkin de savunma yapan Erzan, Turan'dan aldığı parayı geri ödediğini öne sürdü. Erzan, ❝Arda Turan'ın 1 kuruş alacağı varsa bana bin yıl ceza verin. Bana verdiği parayı 15 günde aldı. Bana küfürler etti. Bu bir sistemse bu sistemi yöneten kim?❞ dedi. ❝1'E 5 VEREN BAŞKA SEÇİL ERZAN YOK❞ Yüksek getiri vaadiyle insanları kandırdığı iddiasını reddeden Erzan, bazı kişilere yaptığı ödemelere de değindi. Erzan, ❝1'e 5 imkansızken 1'e 5 veren başka Seçil Erzan yok. Ben bir sistem, hiçbir şey kurmadım. Ben her şeyimi verdim. 1 liram yok. Ödeyemedim, ödemek için her şeyi yaptım. Her şeyi sattım.❞ ifadelerini kullandı. Kimsenin iradesini hileli davranışlarla etkileme kastının olmadığını savunan Erzan, arkadaşlarına yapması gereken bazı geri ödemeleri gerçekleştiremediğini söyledi. Erzan, ❝Annemin, babamın bütün her şeyini sattım. Yeter ki kapansın, bitsin. Faiz oranı ile kimseyi kandıramazsınız.❞ dedi. Seçil Erzan'ın savunmasının ardından duruşmaya öğle arası verildi. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yeniden başlayan yargılamada Erzan hakkındaki önceki mahkumiyet hükmünün yerine yeni bir hüküm kurulacak.

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Küçükçekmece'de 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin 11 sanığın yargılandığı davada mahkeme, eski polis memuru Cemil Koç'u ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına karar verirken diğer sanıklar hakkında da hapis ve beraat hükümleri kurdu. Küçükçekmece'de 11 Temmuz 2025'te öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan'da yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Tokyaz'ın ölümüne ilişkin davanın karar duruşması, Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Koç'un da aralarında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılandığı duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra Tokyaz, anne Halime Tokyaz, 4 tutuklu sanık ile tarafların avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. KOÇ SUÇLAMALARI REDDETTİ Duruşmada savunma yapan Koç, Tokyaz'ı öldürdüğü yönündeki suçlamayı kabul etmedi. Ölümün düşme ve alkol kullanımına bağlı meydana geldiğini öne süren Koç, ❝Eğer Ayşe'yi bavula koyma durumu yaşanmasaydı, bu olaydaki sunduğum deliller beni çok rahat beraat ettirirdi. Konu cinayet değil, düşmeye ve alkole bağlı meydana gelen ölümdür. Evin herhangi bir yerinde boğuşma veya dağınıklık ibaresi bulunmamaktadır.❞ ifadelerini kullandı. Koç'un savunması sırasında öksüren bir avukata yönelik sözleri üzerine mahkeme başkanı sanığı uyardı. Mahkeme başkanı, ❝Sempozyumda değiliz, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan tutuklu sanıksın. Savunma hakkının sınırlarını zorlama, avukatlara kişisel olarak laf atma.❞ dedi. Koç'un tepki gösterdiği kişinin kendi müdafisi olduğu anlaşılırken sanık, savunmasının devamında Tokyaz'ın ölümünün uyuşturucu ve alkol kullanımı sonrası düşmeye bağlı kafa travması sonucu meydana geldiğini iddia etti. Anne Halime Tokyaz ile ikiz kardeş Esra Tokyaz, sanığın bu ifadelerine tepki gösterdi. Anne ve kardeş, yaşananların ardından duruşma salonundan çıkarıldı. UĞURLU: "DELİL KARARTMAK İSTESEM KARARTIRDIM" Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu da savunmasında olay yerine gittiğini inkar etmediğini belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Uğurlu, ❝Cenazeyi yok etmek ne demek ben bilmiyorum. Ben 18 yıllık bir polisim. Ben, olay yerine gittiğimi inkar etmiyorum zaten ama valizi taşıyan insanlardan daha çok cezalandırılmam isteniyor. Ben kaçsam kaçardım zaten. 18 yıllık polis olarak delil karartmak istesem, karartırdım.❞ diye konuştu. Daha sonra yeniden salona alınan ikiz kardeş Esra Tokyaz, Koç ile diğer sanıkların indirim uygulanmadan cezalandırılmasını istedi. Esra Tokyaz ayrıca Koç'un bir kişiye işkence yaptığı iddiasına ilişkin görüntüleri mahkemeye sunduğunu söyledi. Anne Halime Tokyaz ise ❝Benim kızımın tek suçu Cemil'i sevmiş olmasıdır. Cemil hepimizi yaktı. En ağır cezayı almasını talep ediyorum.❞ dedi. Müşteki avukatları da sanıkların indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasını talep ederken sanık avukatları dosyada eksiklikler bulunduğunu savunarak müvekkillerinin beraatini istedi. KOÇ'UN SON SÖZÜ Karar öncesinde son sözü sorulan Koç, sosyal medyada isminin gündeme getirilmesine ilişkin, ❝İsmimin sosyal medyada etiket yapılması, hapisteyken can sıkıntıma iyi geliyor.❞ ifadesini kullandı. Tutuklu sanık Oğuz Kal ise ❝Kumpasın içerisindeyim, suçsuz yere yatıyorum, beraatımı talep ediyorum.❞ dedi. Diğer sanıklar da son sözlerinde beraat ve tahliye talebinde bulundu. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 10 YIL HAPİS Savunma ve beyanların tamamlanmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Koç'u "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme", "şantaj" ve "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile toplam 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına da hükmetti. DİĞER SANIKLAR HAKKINDAKİ KARARLAR Mahkeme, Oğuz Kal, Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak'ı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan ayrı ayrı 5'er yıl hapis cezasına çarptırarak tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Kal hakkında ayrıca "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan beraat kararı verildi. Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu, "suçluyu kayırma" suçundan 7 yıl 6 ay, Necdet Çetinkaya ise "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Her iki sanığın da tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Mahkeme, Cemal Arslan ile Mustafa Enes Aktaşçı'nın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" suçundan beraatine karar verdi. Arslan'ın ayrıca tahliyesine hükmedildi. İKİ ÜYE HAKİMDEN MUHALEFET ŞERHİ Kararın bazı bölümlerine iki üye hakim muhalefet şerhi koydu. Üye hakimlerden biri, Koç'a yöneltilen "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme" suçuna ilişkin çoğunluk kararına katılmadı. Üye hakim, eylemin "kadına karşı kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşünü bildirdi. Diğer üye hakim ise Uğurlu hakkında verilen 7 yıl 6 aylık hapis cezasına muhalefet etti. Üye hakim, Uğurlu'nun isnat edilen suçta kastı bulunduğuna ilişkin somut delil olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğini belirtti.

CHP'Lİ MİLLETVEKİLİNDEN ÇARPICI AÇIKLAMA: İBB DAVASI BOŞ DEĞİL Haber

CHP'Lİ MİLLETVEKİLİNDEN ÇARPICI AÇIKLAMA: İBB DAVASI BOŞ DEĞİL

CHP Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel, görevden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 53'ü tutuklu 414 sanıklı İBB davasına ilişkin, dosyanın "boş olmadığını" savundu. Adıgüzel, CHP'nin İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından halkın gündeminden uzaklaştığını da ileri sürdü. CHP Ordu Milletvekili Adıgüzel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada partisindeki son gelişmeler ile İBB davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adıgüzel, İBB davasındaki iddiaların hukuki zeminde yanıtlanması gerektiğini savunarak, dosyanın henüz iddianame hazırlanmadan önce "boş" olarak nitelendirilmesini eleştirdi. "İBB DAVASI BOŞ DEĞİL" Davada ağır iddiaların bulunduğunu öne süren Adıgüzel, "İBB davasında dosyanın boş olmadığını, çok ağır iddialar olduğunu o tarafın gazetecileri ile avukatları bile söylüyor. Ama daha iddianame yazılmadan 'dosya bomboş' diye yalan söylemek, ülkedeki siyasal yargı varlığının arkasına saklanmak siyaset değil, yalancılıktır." ifadelerini kullandı. Cezaevinde İmamoğlu'nu ziyaret ettiğini hatırlatan Adıgüzel, ziyaretin yapılanları onaylamak anlamına gelmeyeceğini belirterek, görüşmelerinde İmamoğlu'na bazı uyarılarda bulunduğunu ancak bunların dikkate alınmadığını ileri sürdü. "İDDİALARA KARŞI TEK CEVAP YOK" İmamoğlu'nun dava sürecindeki tutumunu da eleştiren Adıgüzel, "Başta salon dar, kalabalığı almıyor diye savunma yapıldı. Şimdi ise salon geniş, göz teması kuramıyoruz diyorlar. Bir gün hakim, bir gün savcı, bir gün medya ile kavga. İddialara karşı tek cevap yok. Ülkede siyasal yargı var diye, adi suç iddiaları da böyle kapatılabilir mi? CHP kimsenin malı değil, kimse için burada değiliz." değerlendirmesinde bulundu. CHP'NİN HALKIN GÜNDEMİNDEN UZAKLAŞTIĞINI SAVUNDU İmamoğlu'nun tutuklanmasının ardından CHP'nin siyasi gündeminin Silivri merkezli hale geldiğini öne süren Adıgüzel, vatandaşların ekonomik ve yerel sorunlarının geri planda kaldığını savundu. Ordu'da fındık fiyatlarına ilişkin yaptığı bir sosyal medya paylaşımının aldığı etkileşimi örnek gösteren Adıgüzel, "Millet kendi gündeminin unutulmasından ve partinin Silivri'nin kapısına mahkum edilmesinden yoruldu." dedi. Yeni Parti kurulmadan önce CHP'nin yaklaşık iki yıl boyunca Silivri ve dava süreçlerine odaklandığını ileri süren Adıgüzel, gerçekleştirilen miting ve eylemlerin sonuç üretmediğini savundu. CHP'Lİ BELEDİYELERE YÖNELİK SUÇLAMALARI DEĞERLENDİRDİ CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık ve uyuşturucu kullanımı gibi suçlamalara da değinen Adıgüzel, iddiaların kişilerle sınırlı olmadığını ileri sürdü. Adıgüzel, "İçerdeki hakkındaki hırsızlık, yolsuzluk gibi siyaset dışı iddialara hukuki cevaplar vermek yerine CHP'yi kendine siper yaptılar. Yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, uyuşturucu kullanımı gibi adi suçlar, siyasal yargı maskesi ile kapatılamaz." ifadelerini kullandı.

VINCENZO ITALIANO: DAHA BİTİRİCİ OLMAMIZ GEREKİYOR Haber

VINCENZO ITALIANO: DAHA BİTİRİCİ OLMAMIZ GEREKİYOR

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, Hradec Kralove galibiyetinin ardından takımının hücum performansını değerlendirdi. Siyah-beyazlıların çok sayıda gol pozisyonu ürettiğini belirten İtalyan teknik adam, son vuruşlarda daha etkili olmaları gerektiğini söyledi. UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu rövanşında Hradec Kralove’yi 1-0 mağlup eden Beşiktaş, ilk maçın da aynı skorla kazanılması sayesinde play-off turuna yükseldi. Karşılaşmanın ardından basın toplantısında konuşan Italiano, takımının performansından genel anlamda memnun olduğunu ifade etti. “MURILLO’DAN DAHA FAZLA HÜCUMA ÇIKMASINI İSTİYORUM” Amir Murillo’nun hücumdaki rolüne değinen Italiano, sağ bek oyuncusunun önünde boşluk bulduğu zaman daha fazla ileri çıkmasını istediğini söyledi. İtalyan teknik adam, Murillo’nun hem hücumda hem savunmada görevlerini yerine getirdiğini belirterek oyuncusunun performansından memnun olduğunu dile getirdi. “DAHA BİTİRİCİ OLMAMIZ GEREKİYOR” Takımının son dört maçta çok sayıda şut çektiğini vurgulayan Italiano, gol pozisyonlarını değerlendirme konusunda gelişmeleri gerektiğini belirtti. Karşılaşmalar boyunca önemli fırsatlar yakaladıklarını ifade eden deneyimli çalıştırıcı, “Sadece biraz daha iyi bitirmemiz gerekiyor” diyerek gol yollarındaki eksikliği öne çıkardı. Özellikle 1-0 gibi tehlikeli bir skorun ardından farkı artırmaları gerektiğini kaydetti. “VLahOVIC BİZİ ÇOK GÜÇLENDİREBİLİR” Dusan Vlahovic transferine de değinen Italiano, Sırp golcünün takıma önemli katkı sağlayacağına inandığını söyledi. Vlahovic’i golcü ve genç bir oyuncu olarak nitelendiren Italiano, öncelikli hedeflerinin yeni forveti gol pozisyonlarına sokmak olduğunu belirtti. Tecrübeli teknik adam, Vlahovic’in takımın diğer hücum oyuncularının performansını da yukarı taşıyabileceğini ifade etti. “SAVUNMA OYUNCULARIMDAN ÇOK MEMNUNUM” Beşiktaş’ın Avrupa Ligi’nde oynadığı dört maçta da gol yememesine dikkat çeken Italiano, savunmadaki takım ruhundan övgüyle bahsetti. Sadece kaleci ve stoperlerin değil, takımın tamamının savunmaya katkı verdiğini vurgulayan İtalyan çalıştırıcı, oyuncularının mücadeleci karakterinden memnun olduğunu söyledi. “BURADA UZUN SÜRE KALMAK İSTİYORUM” Beşiktaş’ta geçirdiği dönemden duyduğu memnuniyeti de dile getiren Italiano, kulüpteki atmosferden ve oyuncularının çalışma isteğinden övgüyle bahsetti. Takımının henüz mükemmel seviyede olmadığını ancak doğru yolda ilerlediğini belirten Italiano, Beşiktaş’ta uzun süre kalıp başarılı işler yapmak istediğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.