#Segbi̇s

- Segbi̇s haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Segbi̇s haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

8 YIL ÖNCE İŞLENEN CİNAYETTE BOZMA SONRASI YENİ GELİŞME Haber

8 YIL ÖNCE İŞLENEN CİNAYETTE BOZMA SONRASI YENİ GELİŞME

Gaziantep'te 2018 yılında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Oğuz Savcılı'nın ölümüne ilişkin davada, bozma kararının ardından yeniden başlayan yargılamada dikkat çeken ifadeler verildi. Mahkemede dinlenen bir tanık, Savcılı'nın intikam amacıyla öldürülmüş olabileceğini öne sürdü. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya maktul yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Dava, 2018 yılında bir berber dükkanı önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Oğuz Savcılı'nın ölümüne ilişkin yürütülüyor. TANIKTAN DİKKAT ÇEKEN İFADE Duruşmada tanık olarak dinlenen Necati Ç., maktulü mahalleden tanıdığını belirterek, olay anına tanıklık etmediğini ancak geçmişte yaşanan bazı gelişmelere ilişkin bilgi sahibi olduğunu söyledi. Tanık, Oğuz Savcılı'ya ait bir aracın kiralandığını ve bu araçla kaza yapıldığını, olayla bağlantılı bazı kişilerin uyuşturucu ticareti yaptığı yönünde duyumlar aldığını ifade etti. Necati Ç., ayrıca Mustafa K. isimli kişinin kendisine, Savcılı'nın daha önce yaşanan bir olayın intikamını almak isteyen kişiler tarafından hedef alınmış olabileceğini söylediğini aktardı. MAHKEMEDEN YENİ İNCELEME KARARI Mahkeme heyeti, başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanığın bir sonraki duruşmada SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesine karar verdi. Ayrıca taraflara ait telefon kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) talep edilmesi ve bilirkişi incelemesi yaptırılması kararlaştırıldı. Sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. DOSYANIN GEÇMİŞİ Oğuz Savcılı, 2018 yılında Gaziantep'te bir berber dükkanı önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili açılan davada sanık Cuma B. hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası talep edilmiş, ancak mahkeme 2020 yılında sanığın beraatine karar vermişti. Dosya daha sonra üst mahkemenin bozma kararı üzerine yeniden görülmeye başlanmıştı.

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET Haber

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET

Kastamonu'da 8 aylık hamile eşini öldürdükten sonra yaklaşık 10 gün boyunca 1,5 yaşındaki çocuğuyla birlikte aynı evde yaşadığı belirlenen sanık, yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 21 Nisan 2025 tarihinde İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi'nde meydana geldi. Apartmandan gelen kötü kokular üzerine yapılan ihbar sonrası eve giren ekipler, 34 haftalık hamile Elif Civil'in cansız bedeniyle karşılaştı. Yapılan incelemede, Elif Civil'in vücuduna aldığı 12 bıçak darbesi sonucu yaşamını yitirdiği ve cesedin 10 günden uzun süredir evde bulunduğu tespit edildi. ŞÜPHELİ ÇOCUĞUYLA BİRLİKTE YAKALANDI Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, kadının eşi Berkan Civil'i 1,5 yaşındaki çocuklarıyla birlikte Nasrullah Meydanı'nda gözaltına aldı. Tutuklanan sanık hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde "eşe karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldı. "8 GÜN ÖLÜ GİBİ UYUDUM" SAVUNMASI Davanın karar duruşmasına Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan sanık Berkan Civil, önceki savunmalarını tekrar etti. Sanık, "8 gün ben uyumuşum, ölü gibiydim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Neden uyuduğumu da anlamış değilim. Mütalaaya itiraz ediyorum. Beraatımı talep ederim" ifadelerini kullandı. Sanık avukatı da suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraat talebinde bulundu. AİLE VE BAKANLIK TEMSİLCİSİ EN AĞIR CEZAYI İSTEDİ Duruşmada söz alan maktulün anne ve babası, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü adına katılan avukat da herhangi bir indirim uygulanmaksızın sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KARARI Mahkeme heyeti, yargılama sonunda Berkan Civil'in "eşe karşı kasten öldürme" suçunu işlediğine hükmederek sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararla birlikte kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada ilk derece mahkemesindeki yargılama süreci tamamlanmış oldu. Tarafların karara karşı yasal kanun yollarına başvurma hakları bulunuyor.

FENOMEN MURAT ÖVÜÇ’E ADLİ KONTROLLE TAHLİYE Haber

FENOMEN MURAT ÖVÜÇ’E ADLİ KONTROLLE TAHLİYE

Murat Övüç hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla yürütülen davada ara karar açıklandı. Mahkeme, Övüç’ün adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti. DURUŞMA SEGBİS ÜZERİNDEN YAPILDI Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Murat Övüç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanık avukatı ise duruşma salonunda hazır bulundu. Mahkeme, dosyada eksik hususların bulunduğunu ve önceki dava dosyalarına ilişkin bazı evrakların henüz ulaşmadığını belirtti. “TAHLİYEMİ VE BERAATIMI TALEP EDİYORUM” Duruşmada söz alan Övüç, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek "Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı Çağdaş Çelik ise müvekkilinin eyleminin suç teşkil etmediğini savunarak, daha önceki dosyaların bu dava açısından bir katkı sağlamayacağını ifade etti. SAVCILIK TAHLİYE İSTEDİ Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın tutuklu kaldığı süre ve mevcut delil durumu dikkate alınarak adli kontrol tedbirleri uygulanmak suretiyle tahliye edilmesini talep etti. ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST Mahkeme heyeti, Murat Övüç’ün: İmza verme yükümlülüğü Yurt dışına çıkış yasağı şartlarıyla tahliyesine karar verdi. Ayrıca sanığın bir sonraki duruşmada mahkeme salonunda hazır edilmesine hükmedilerek, eksik hususların giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi. İDDİANAMEDEKİ SUÇLAMA İddianamede, Övüç’ün sosyal medya hesabından başörtüsü takarak paylaştığı video nedeniyle toplumun bir kesimini hedef aldığı ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçunu işlediği öne sürüldü. Savcılık, sanığın 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep ediyor.

14 YAŞINDAKİ KIZA İSTİSMAR DAVASINDA 2 TUTUKLAMA    Haber

14 YAŞINDAKİ KIZA İSTİSMAR DAVASINDA 2 TUTUKLAMA   

Ankara'da 14 yaşındaki kız çocuğu E.A.'ya yönelik, ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı' ve ‘nitelikli yağma' suçlamasıyla yargılanan 4 sanığın davasında mahkeme, 2 sanığın tutuklanmasına karar verdi. Ankara'da yaşayan 14 yaşındaki kız çocuğu E.A.'nın 2024 yılının Mayıs ayında bazı kişiler tarafından cinsel saldırıya uğradığı ve eşyalarının zorla alındığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada Ahmet Çalışkan, Emirhan Beyhan, Hasan Hüseyin Koçak ve Yılmaz Özkaraca hakkında ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı' ve ‘nitelikli yağma' suçlarından dava açıldı. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ilk duruşması görüldü. Duruşmaya sanıklar Ahmet Çalışkan, Emirhan Beyhan, Hasan Hüseyin Koçak ve Yılmaz Özkaraca ile taraf avukatları katıldı. Mağdur çocuk E.A., Ankara Sıhhiye Adliyesi'ndeki Adli Görüşme Odası'ndan pedagog eşliğinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlendi. Sanıklar ise savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. ‘SAVCI TUTUKLAMA TALEP ETTİ' Cumhuriyet savcısı mütalaasında, mağdur beyanları, adli raporlar ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu ifade ederek tüm sanıkların tutuklanmasını talep etti. Mütalaanın ardından ara kararını kuran mahkeme, dosyadaki delil durumu, mağdurun beyanları ve suçun niteliğini dikkate alarak sanıklar Ahmet Çalışkan ile Emirhan Beyhan'ın tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme, diğer sanıklar Hasan Hüseyin Koçak ve Yılmaz Özkaraca hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ile mağdur E.A.'nın ikametgahı ve okuluna 200 metreden fazla yaklaşmama şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 20 Mayıs tarihine erteledi.

DORUKHAN BÜYÜKIŞIK DAVASINDA CEZAEVİNDEKİ TANIK DETAYI Haber

DORUKHAN BÜYÜKIŞIK DAVASINDA CEZAEVİNDEKİ TANIK DETAYI

İzmir’in Narlıdere ilçesinde 8 yıl önce 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık’ın bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmasına ilişkin birleştirilen davanın duruşmasına devam edildi. İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık polisler, şantiye çalışanları ve tanıkların beyanları alındı. Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. 13 Mayıs 2018’de emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeninin bir şantiyede bulunmasına ilişkin açılan davalar, birleştirilerek İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar, Dorukhan Büyükışık’ın babası Ethem Büyükışık ve taraf avukatları katıldı. Bazı sanıklar ile tanıklar ise SEGBİS üzerinden duruşmaya bağlandı. “ŞÜPHELİ ÖLÜM OLARAK DEĞERLENDİRDİK” Duruşmada, olayın yaşandığı dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis merkezi amiri olarak görev yapan sanık İ.K. dinlendi. Olay yerine gittiğini ancak kamera kayıtlarına şifre nedeniyle erişemediğini belirten sanık, “Olayı şüpheli ölüm olarak değerlendirdik. İki bekçi vardı, düşme sesi ile bağırma duyduklarını anlattı. O eşyaların açısını bilmem, nasıl muhafaza edilmesi gerekiyorsa öyle muhafaza ettim” dedi. Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. ise tanık sıfatıyla verdiği ifadede, olayı şüpheli gördüklerini belirterek, “İnşaat sahibinin oğlu o gün beni arayarak ihbarda bulundu. Ben de 112 Acil Servis’i aramasını söyledim” diye konuştu. ADLİ TIP UZMANI: “YÜKSEKTEN DÜŞME OLMAYABİLİR DEDİM” Maktulün olay günü ölü muayenesini yapan adli tıp uzmanı G.B. de mahkemede dinlendi. İlk izlenimlerini aktaran G.B., “Maktulün elbisesini çıkarıp muayene ettiğimde garip bir durum sezdim. Hatırladığım kadarıyla meslek hayatım boyunca hiç bu kadar yüksekten düşüp de bu kadar az yara alan vakaya rastlamamıştım. Yüksekten düşme olmayabilir dedim. Vücutta çok küçük iki sıyrık vardı” ifadelerini kullandı. TUTUKLU TANIK: “İNŞAATTAN ATTIĞINI ANLATTI” Başka bir suçtan tutuklu bulunan tanık Kemal K., 2021 yılında tanıştığı Gökhan A.’nın kendisine anlattıklarını mahkemede aktardı. Tanık Kemal K., “Evinde bir çekyatın altından bana bir bekçi ve polislerin kullandığı jop ile ortası zincirli kelepçe verdi. Bir parkta buluşup alkol aldığımız sırada bana inşaat demiri, jop ve kelepçeyle bir çocuğu dövdüğünü, sonra Narlıdere’de bir inşaattan attığını ve olayı intihar olarak lanse ettiğini anlattı. Çocuğun emekli bir askerin çocuğu olduğunu söyledi. Ben Dorukhan Büyükışık olayını duymamıştım, cezaevinde bu olayı duyunca Gökhan A.’nın anlattıklarıyla aynı olunca tanık olmak istedim” şeklinde konuştu. ŞİRKET SAHİPLERİ DE TANIK OLARAK DİNLENDİ Şantiyenin bulunduğu inşaat şirketinin yönetim kurulu başkanı Minnur T. ile yönetim kurulu üyesi Taylan T. de tanık olarak dinlendi. Olay günü şantiyeye gittiğini belirten Taylan T., “Ben gittiğimde polis yoktu. Maktule temas etmedim. Hatırladığım kadarıyla sırt üstü yatıyordu. Ben babam Minnur T. ve garip bir durum olduğu için İlçe Emniyet Müdürü İ.Y.’yi aradım. Ben gelmeden polise haber verilmiş, ben kimin haber verdiğini bilmiyorum” dedi. DURUŞMA 5 HAZİRAN’A ERTELENDİ Savunmaların ardından iddia makamı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve adli kontrol şartlarının devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların tutuklanması yönündeki talepleri reddetti, adli kontrol şartlarının devamına karar verdi. Duruşma, 5 Haziran tarihine ertelendi.

BAL TENEKELERİNDE MADDE YAKALANDI: EV TEKLİF ETTİLER İDDİASI Haber

BAL TENEKELERİNDE MADDE YAKALANDI: EV TEKLİF ETTİLER İDDİASI

Kayseri’de bal tenekeleri içerisine gizlenmiş 10 kilo 250 gram sıvı uyuşturucu ile yakalanarak tutuklanan sanık H.A., ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, balları teslim eden kişinin, isim vermemesi karşılığında kendisine ev almayı teklif ettiğini ve para gönderdiğini öne sürdü. KÖPEK JACK BULDU, OTOBÜSTE YAKALANDI Olay, geçtiğimiz yıl Nisan ayında meydana geldi. Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube ekiplerinin ortak çalışmasında, şehirlerarası otobüste yapılan aramada narkotik köpeği Jack, yolculuk esnasında taşınan bal tenekeleri içine gizlenmiş uyuşturucu maddeyi tespit etti. Yapılan incelemede, tenekelerde 10 kilo 250 gram sıvı uyuşturucu bulundu. Olayla ilgili H.A. gözaltına alınıp tutuklandı. "BALLAR BANA AİT DEĞİL, İSİM VERMEYEYİM DİYE PARA YOLLADILAR" Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hakim karşısına çıkan H.A., balların kendisine uzaktan akrabası M.G. tarafından verildiğini söyledi. H.A., ifadesinde şu iddialarda bulundu: "Ballar İran uyruklu M. adlı kişiye aitti. M.G., bunları onların gelip teslim alacağını söyledi. İçinde uyuşturucu olduğunu bilmiyordum. Gözaltına alındıktan sonra kardeşimi arayan M.G., isim vermemem karşılığında bana ev almayı teklif etti ve para gönderdi." SEGBİS’LE BAĞLANAN TANIK İDDİALARI REDDETTİ Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılan M.G. ise bu iddiaları yalanladı. Gönderilen paranın, H.A.'nın kardeşinin borç istemesi nedeniyle gönderildiğini öne sürdü. AVUKATTAN “KOMPLO” SAVUNMASI H.A.’nın avukatı, sanığın kardeşinin tanık olarak dinlenmesini talep etti. Müvekkilinin bir komplonun içinde kaldığını, piyon olarak kullanıldığını savundu. Mahkeme heyeti, eksiklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

İŞ ADAMININ ÖLÜMÜNE DAİR DAVADA KIVANÇ TATLITUĞ DİNLENECEK Haber

İŞ ADAMININ ÖLÜMÜNE DAİR DAVADA KIVANÇ TATLITUĞ DİNLENECEK

Balıkesir’in Erdek ilçesi açıklarında parçalanmış halde teknesi bulunan ve 19 gün süren arama çalışmalarının ardından cansız bedenine ulaşılan iş adamı Halit Yukay’ın ölümüne ilişkin davada yeni bir gelişme yaşandı. Mahkeme, ünlü oyuncu Kıvanç Tatlıtuğ’un tanık olarak dinlenmesine karar verdi. 68 METRE DERİNLİKTE BULUNMUŞTU Yalova’dan Bozcaada’ya gitmek üzere 4 Ağustos’ta denize açılan ve ‘Graywolf’ adlı teknesi parçalanmış halde bulunan Yukay’ın cenazesi, 19 gün sonra Erdek açıklarında 68 metre derinlikte tespit edilmiş, 30 günün ardından TCG Alemdar gemisi dalgıçları tarafından çıkarılmıştı. KRİMİNAL EŞLEŞME: KURU YÜK GEMİSİ İLE TEMAS Soruşturma kapsamında, Yukay’ın teknesine çarptığı değerlendirilen ‘Arel 7’ adlı kuru yük gemisinin radar ve kamera kayıtları incelendi. Geminin baş kısmında tespit edilen sürtme izleriyle tekne parçalarından alınan boya örneklerinin kriminal rapora göre eşleştiği bildirildi. KAPTAN İÇİN 9 YILA KADAR HAPİS TALEBİ ‘Arel 7’ kaptanı Cemal Tokatlıoğlu, olayın ardından tutuklanmış ancak daha sonra tahliye edilmişti. İddianamede kaptan için 3 yıldan 9 yıla kadar, gemi yetkilisi ve mürettebat için ise “yardım ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme sonucu ölüme neden olma” suçundan 1 ile 3 yıl arasında hapis cezası talep ediliyor. 11 SAAT SÜREN DURUŞMA, YENİ TANIKLAR DİNLENECEK Erdek 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yaklaşık 11 saat süren duruşmada taraf avukatları arasında zaman zaman gerginlik yaşandı. Kaptan Tokatlıoğlu, çarpma iddialarını kabul etmeyerek “baskı altında ifade verdiğini” öne sürdü. Mahkeme, kaptanın yurt dışı yasağının devamına karar verirken, Yukay ile son görüşen isim olduğu belirtilen Kıvanç Tatlıtuğ’un tanık olarak dinlenmesi için müzekkere yazılmasına hükmetti. Ayrıca Yukay’ın eşi Rania Stypa Yukay’ın SEGBİS yoluyla ifadesine başvurulacak. Eksik evrakların tamamlanması beklenirken, duruşma ileri bir tarihe ertelendi.

ESKİ BAŞKAN TUNÇ SOYER VE ŞENOL ASLANOĞLU TUTUKLANDI Haber

ESKİ BAŞKAN TUNÇ SOYER VE ŞENOL ASLANOĞLU TUTUKLANDI

İzmir’de S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi’ne ilişkin yürütülen "zimmet ve usulsüzlük" soruşturmasında aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 5 kişi tutuklandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde başlatılan soruşturma, S.S. İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi üyelerinin zarara uğratıldığı ve kooperatif işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddialar üzerine başlatıldı. OPERASYON VE ADLİ SÜREÇ İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 26 Aralık’ta düzenlediği operasyonla aralarında kooperatif yöneticileri, taşeron firma yetkilileri ve siyasi isimlerin bulunduğu çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınan isimler, emniyetteki işlemlerinin ardından 29 Aralık sabahı adliyeye sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan 11 kişiden 5’i tutuklandı. TUTUKLANANLAR ARASINDA TANIDIK İSİMLER VAR Tutuklananlar arasında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İZBETON eski Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile iş insanları Burak Bakır ve Yıldırım Kuruoğulları bulunuyor. Diğer 6 şüpheli (M.B., K.M., A.D., Y.E., D.Ç. ve E.Ş.) ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. SORUŞTURMANIN ODAĞINDA NE VAR? Soruşturmanın merkezinde, İZBETON şirketi üzerinden yürütülen bazı kooperatif işlemlerinde görev suistimali, kamu zararı ve zimmet iddiaları yer alıyor. Mahkeme sürecinde Soyer ve Kaya, SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi) üzerinden ifade verdi. Soruşturmanın, İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZBETON’un faaliyetleri kapsamında açılan yolsuzluk davasıyla bağlantılı olduğu öğrenildi. GELİŞMELER YAKINDAN TAKİP EDİLİYOR Kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu gelişme, yerel yönetimlerdeki şeffaflık ve denetim süreçlerinin yeniden tartışılmasına neden oldu. Soruşturma kapsamında yeni gözaltı ya da ifade süreçlerinin olup olmayacağı ise önümüzdeki günlerde netleşecek.

GRAND KARTAL OTELİ'Nİ DENETLEYENLERİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

GRAND KARTAL OTELİ'Nİ DENETLEYENLERİN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz'ın ifadesi, "Grand Kartal Otel'de 2021'deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel'de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır" şeklindeydi. Kartalkaya Kayak Merkezi'nde bulunan Grand Kartal Otel'de 21 Ocak gecesi çıkan yangında 78 kişi hayatını kaybetmiş, 137 kişi yaralanmıştı. 32 sanığın yargılandığı davada aralarında otel sahibi ve belediye yetkililerin de bulunduğu 11 sanığa 34 çocuğa karşı "Olası kastla öldürme" suçundan 34'er kez müebbet hapis, yaşamını yitiren 44 yetişkin yönünden 44'er kez "Olası kastla öldürme" suçundan 24 yıl 11'er ay hapis cezası verilmişti. Diğer 18 sanığa da değişen oranlarla ceza verilirken, 3 sanık da beraat etmişti. 9 ŞÜPHELİ BÜROKRATA YURT DIŞI ÇIKIŞ YASAĞI GETİRİLDİ Danıştay 1. Dairesi'nin Kültür ve Turizm Müdürlüğü personelleri hakkında soruşturma izni almasının ardından Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 9 bürokrat, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan Bolu 1. Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım ve İşletmeler Genel Müdürü Neşe Çıldık, önceki Genel Müdür Şennur Aldemir Doğan ile bakanlık bürokratları ve genel müdürlük personelinden Levent Kırcan ve Elçin Şimşek Öncü, Bülent Çınar Çavuş, Ramazan Alkan, Melda Araz, Şule Aktürk Alkan ve Barış Başayvaz, 28 Kasım ile 1 ve 2 Aralık tarihlerinde ifade verdi. Aynı tarihlerde Bolu 1 ve 2. Sulh Ceza hakimliklerine SEGBİS ile bağlanan 9 şüpheli hakkında, "yurt dışına çıkamama" şeklinde adli kontrol kararı alındı. "TESPİT EDİLEBİLECEK YANGIN GÜVENLİĞİ YETERSİZLİĞİ GÖRMEDİM" Soruşturma kapsamında ifadesi alınan Kültür ve Turizm Bakanlığı Başkontrolörü Melda Araz, otelde en son 21 Ocak 2021'de denetim yaptığını belirtti. Denetim raporunda, 88 yataklı personel lojmanının krokiye eklenmesinin uygun olacağının bildirildiğini aktaran Araz, savunmasında şunları kaydetti: "Denetim raporunda 88 yataklı personel lojmanının denetimde temin edilen krokiye eklenerek bildirilmesinin uygun olacağı, Tarım ve Orman Bakanlığından 'uygun' görüş gelmesi halinde işlem yapılması, 8 Mart 2021 tarihli inceleme araştırma raporunda, ana firma olan belge sahibi Kartal Otel San. A.Ş. bünyesindeki 3 yıldızlı otel-oberj turizm işletme belgesi olan tesise belgenin yenilenmesinin uygun olacağını dosya üzerinde inceleyerek inceleme ve araştırma raporu sunulmuştur. Grand Kartal Otel'de 2021'deki denetimde gözlemleyerek tespit edilebilecek yangın güvenliği yetersizliği görmedim. Bu denetimde ilgili kurumlara herhangi bir bildirimde bulunmadım. Grand Kartal Otel'de 2021 tarihli denetim raporunda otelin can ve mal güvenliğine yönelik gözüme çarpan bir husus olmamıştır. Bu denetim turizm tesislerinin niteliklerine ilişkin yönetmelik hükümleri kapsamında yapılmış denetimdir." "BİZİM GEÇMİŞTE YAPTIĞIMIZ TESPİTLERİN BİZE SORUMLULUK GETİRMEYECEĞİNİ DÜŞÜNMEKTEYİM" Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın başkontrolörlerinden Barış Başayvaz ise can ve mal güvenliğine ilişkin denetimlerin ilgili bakanlık müfettişlerine ait olduğunu savunarak, "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin 131'inci maddesinde, can ve mal güvenliğine ilişkin denetiminden sorumlu kişilerin, bakanlıkların müfettişlerine ait olduğu kanaatindeyim. Bizim geçmişte yaptığımız tespitlerin bize sorumluluk getirmeyeceğini düşünmekteyim. Yapılan tespitler de zaten ilgili mevzuatımızda bulunmayan aykırı tespitlerdir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.