#Segbi̇s

- Segbi̇s haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Segbi̇s haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET Haber

AYŞE TOKYAZ CİNAYETİ DAVASINDA KARAR: ESKİ POLİSE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET

Küçükçekmece'de 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesine ilişkin 11 sanığın yargılandığı davada mahkeme, eski polis memuru Cemil Koç'u ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına karar verirken diğer sanıklar hakkında da hapis ve beraat hükümleri kurdu. Küçükçekmece'de 11 Temmuz 2025'te öldürülen ve cesedi bavula konularak Eyüpsultan'da yol kenarına bırakılan üniversite öğrencisi Tokyaz'ın ölümüne ilişkin davanın karar duruşması, Küçükçekmece 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Koç'un da aralarında bulunduğu 9'u tutuklu 11 sanığın yargılandığı duruşmaya bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müşteki ikiz kardeş Esra Tokyaz, anne Halime Tokyaz, 4 tutuklu sanık ile tarafların avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. KOÇ SUÇLAMALARI REDDETTİ Duruşmada savunma yapan Koç, Tokyaz'ı öldürdüğü yönündeki suçlamayı kabul etmedi. Ölümün düşme ve alkol kullanımına bağlı meydana geldiğini öne süren Koç, ❝Eğer Ayşe'yi bavula koyma durumu yaşanmasaydı, bu olaydaki sunduğum deliller beni çok rahat beraat ettirirdi. Konu cinayet değil, düşmeye ve alkole bağlı meydana gelen ölümdür. Evin herhangi bir yerinde boğuşma veya dağınıklık ibaresi bulunmamaktadır.❞ ifadelerini kullandı. Koç'un savunması sırasında öksüren bir avukata yönelik sözleri üzerine mahkeme başkanı sanığı uyardı. Mahkeme başkanı, ❝Sempozyumda değiliz, ağırlaştırılmış müebbetle yargılanan tutuklu sanıksın. Savunma hakkının sınırlarını zorlama, avukatlara kişisel olarak laf atma.❞ dedi. Koç'un tepki gösterdiği kişinin kendi müdafisi olduğu anlaşılırken sanık, savunmasının devamında Tokyaz'ın ölümünün uyuşturucu ve alkol kullanımı sonrası düşmeye bağlı kafa travması sonucu meydana geldiğini iddia etti. Anne Halime Tokyaz ile ikiz kardeş Esra Tokyaz, sanığın bu ifadelerine tepki gösterdi. Anne ve kardeş, yaşananların ardından duruşma salonundan çıkarıldı. UĞURLU: "DELİL KARARTMAK İSTESEM KARARTIRDIM" Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu da savunmasında olay yerine gittiğini inkar etmediğini belirterek, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Uğurlu, ❝Cenazeyi yok etmek ne demek ben bilmiyorum. Ben 18 yıllık bir polisim. Ben, olay yerine gittiğimi inkar etmiyorum zaten ama valizi taşıyan insanlardan daha çok cezalandırılmam isteniyor. Ben kaçsam kaçardım zaten. 18 yıllık polis olarak delil karartmak istesem, karartırdım.❞ diye konuştu. Daha sonra yeniden salona alınan ikiz kardeş Esra Tokyaz, Koç ile diğer sanıkların indirim uygulanmadan cezalandırılmasını istedi. Esra Tokyaz ayrıca Koç'un bir kişiye işkence yaptığı iddiasına ilişkin görüntüleri mahkemeye sunduğunu söyledi. Anne Halime Tokyaz ise ❝Benim kızımın tek suçu Cemil'i sevmiş olmasıdır. Cemil hepimizi yaktı. En ağır cezayı almasını talep ediyorum.❞ dedi. Müşteki avukatları da sanıkların indirim uygulanmaksızın cezalandırılmasını talep ederken sanık avukatları dosyada eksiklikler bulunduğunu savunarak müvekkillerinin beraatini istedi. KOÇ'UN SON SÖZÜ Karar öncesinde son sözü sorulan Koç, sosyal medyada isminin gündeme getirilmesine ilişkin, ❝İsmimin sosyal medyada etiket yapılması, hapisteyken can sıkıntıma iyi geliyor.❞ ifadesini kullandı. Tutuklu sanık Oğuz Kal ise ❝Kumpasın içerisindeyim, suçsuz yere yatıyorum, beraatımı talep ediyorum.❞ dedi. Diğer sanıklar da son sözlerinde beraat ve tahliye talebinde bulundu. AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 10 YIL HAPİS Savunma ve beyanların tamamlanmasının ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Koç'u "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme", "şantaj" ve "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile toplam 10 yıl hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, Koç'un tutukluluk halinin devamına da hükmetti. DİĞER SANIKLAR HAKKINDAKİ KARARLAR Mahkeme, Oğuz Kal, Necmettin Ecer, Erhan Girgin, Barış Can Aydın ve Yusuf Ziya Sancak'ı "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan ayrı ayrı 5'er yıl hapis cezasına çarptırarak tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Kal hakkında ayrıca "cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun kılma" suçundan beraat kararı verildi. Tutuklu sanık İlker Umut Uğurlu, "suçluyu kayırma" suçundan 7 yıl 6 ay, Necdet Çetinkaya ise "kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Her iki sanığın da tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Mahkeme, Cemal Arslan ile Mustafa Enes Aktaşçı'nın "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek öldürme" suçundan beraatine karar verdi. Arslan'ın ayrıca tahliyesine hükmedildi. İKİ ÜYE HAKİMDEN MUHALEFET ŞERHİ Kararın bazı bölümlerine iki üye hakim muhalefet şerhi koydu. Üye hakimlerden biri, Koç'a yöneltilen "kadına karşı tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme" suçuna ilişkin çoğunluk kararına katılmadı. Üye hakim, eylemin "kadına karşı kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşünü bildirdi. Diğer üye hakim ise Uğurlu hakkında verilen 7 yıl 6 aylık hapis cezasına muhalefet etti. Üye hakim, Uğurlu'nun isnat edilen suçta kastı bulunduğuna ilişkin somut delil olmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine ve tahliyesine karar verilmesi gerektiğini belirtti.

İZMİR’DE AİLE MAHKEMESİ HAKİMİNE TEHDİT VE ŞANTAJ Haber

İZMİR’DE AİLE MAHKEMESİ HAKİMİNE TEHDİT VE ŞANTAJ

İzmir’de bir aile mahkemesi hakimine WhatsApp üzerinden tehdit ve şantaj içerikli mesajlar gönderildiği iddiasıyla yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 2 şüpheliden biri tutuklandı, diğeri serbest bırakıldı. Olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışmalar sürüyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, İzmir 5. Aile Mahkemesinde görevli hakime WhatsApp üzerinden tehdit ve şantaj içerikli mesajlar gönderildiği belirlendi. Soruşturma kapsamında incelenen mesajlarda, hakim ile aile bireylerine ait kişisel bilgilerin de paylaşıldığı tespit edildi. Şüphelilerin mesajlarında, ❝Ben K.U., R.K. ile olan davamızda R.K. ceza almazsa hedef sen olursun❞ ifadelerinin yer aldığı belirtildi. İZMİR VE ANKARA’DA EŞ ZAMANLI OPERASYON Soruşturma kapsamında polis ekipleri, İzmir ve Ankara’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda K.U. ile R.K. gözaltına alınırken, adreslerde yapılan aramalarda soruşturma kapsamında delil niteliğinde olduğu değerlendirilen çeşitli materyallere el konuldu. Emniyetteki işlemlerin ardından K.U. serbest bırakıldı. Ankara’daki adresinde yakalanan R.K.’nin ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden ifadesi alındı. R.K., sevk edildiği hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi. 2 ŞÜPHELİ DAHA ARANIYOR Soruşturmayı genişleten ekiplerin, olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışmalarını sürdürdüğü bildirildi. K.U. HAKKINDA DAHA ÖNCE DE TEHDİT İDDİASIYLA İŞLEM YAPILMIŞ Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan K.U. hakkında daha önce de kamu görevlilerine yönelik tehdit içerikli mesajlar gönderdiği iddiasıyla işlem yapıldığı öğrenildi. K.U. hakkında, dönemin Aydın Valisi Canbolat ile dönemin Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Karaköse’ye tehdit içerikli mesajlar gönderdiği gerekçesiyle 27 Ocak 2025 ve 4 Eylül 2025 tarihlerinde işlem yapıldığı belirtildi. Olaya ilişkin soruşturma sürüyor.

DENİZ GÖKTAŞ İÇİN AYNI GÜN TAHLİYE VE TUTUKLAMA KARARI Haber

DENİZ GÖKTAŞ İÇİN AYNI GÜN TAHLİYE VE TUTUKLAMA KARARI

Deniz Göktaş, ‘Dini değerleri alenen aşağılama’ ve ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçlarından yaklaşık 2 aydır tutukluydu. Bugün hakkında tahliye kararı verildi. Ancak tahliye kararının hemen ardından bu defa ‘suçu ve suçluyu övme’ suçlamasıyla yeniden hakim karşısına çıkartıldı. Göktaş, ‘kaçma’ ve ‘delilleri karartma şüphesi’ gerekçeleriyle tekrar tutuklandı. ÖNCE TAHLİYE SONRA TUTUKLAMA Tahliye kararının ardından Göktaş, SEGBİS aracılığıyla bu kez 'suçu ve suçluyu övme' suçlamasıyla yeniden sulh ceza hakimliğine çıkarıldı. İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği, Göktaş'a “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinde kullandığı, "Bugünün ikinci sıra bilet gelirleriyle Türkiye’de bir tetikçi tutup, rakip bir komedyeni öldürtebiliyoruz. Şu an piyasa bu durumda. Daltonlar yazıyorsunuz, gayet kurumsal bir iletişim var. Bitcoin’den parayı yatırıyorsunuz takip de etmiyorlar. Öldürünce fotoğraf geliyor buydu değil mi abi? Onun ikizi vardı ama benim hatam. Tekrar yatırıyorsunuz muhteşem bir sistem...” şeklindeki sözlerini sordu. ''TAMAMEN MİZAHİ BİR ELEŞTİRİ' Göktaş, hakimlikte yaptığı savunmada suçu ve suçluyu övme kastının bulunmadığını belirterek "Türkiye'nin giderek yoksun bir ülke haline gelmesi, yöneticiler ve bakanlar da aynısını söylüyor, komedyenim, böyle bir şey yapmam, tamamen mizahi bir eleştiri içerir" ifadelerini kullandı. 'KAÇMA' VE 'DELİLLERİ KARARTMA ŞÜPHESİ' Hakimlik, Göktaş’ın yeniden tutuklanmasına karar verdi. Hakimlik, söz konusu ifadelerin "'Daltonlar Çetesi' ismiyle bilinen suç grubunun suç içerikli eylemlerini öven, meşru gösteren ve suça ulaşılmasını kolaylaştıran" nitelikte olduğunu değerlendirdi. Göktaş'ın tutuklanmasına gerekçe olarak ‘kaçma’ ve ‘delilleri karartma şüphesi’ni gösterdi. CUMHURBAŞKANINA HAKARET SUÇLAMASI YAPILMIŞTI “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında resen soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, yurt dışı seyahatinden dönüşünde İstanbul Havalimanı'nda gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Göktaş'ın "dini değerleri alenen aşağılama" ile "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarıyla tutuklanmasına karar verilmişti.

ALEYNA KALAYCIOĞLU VE KUNDAKÇI AİLESİ KARŞI KARŞIYA GELDİ Haber

ALEYNA KALAYCIOĞLU VE KUNDAKÇI AİLESİ KARŞI KARŞIYA GELDİ

İstanbul Ümraniye'de rapçi Canbay'ın bulunduğu araca düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı cinayetine ilişkin davanın ikinci duruşmasında, tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi. Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Aleyna Kalaycıoğlu, Alaattin Kadayıfçıoğlu ve diğer sanıklar ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanık İzzet Yıldızhan ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. SANIKLAR SAVUNMALARINI YAPTI Duruşmada savunma yapan Aleyna Kalaycıoğlu, hakkında yöneltilen "kasten öldürmeye azmettirme" suçlamasını kabul etmedi. Kalaycıoğlu, "Azmettirdiğime dair hiçbir delil yok. Alaattin bu kadar cahil olabilir ama ben vicdansız değilim. Artık dayanacak gücüm kalmadı. Ben de bu olayın mağduruyum. Tahliyemi talep ediyorum." ifadelerini kullandı. Cinayetin faili olduğu iddiasıyla yargılanan Alaattin Kadayıfçıoğlu ise mahkemede "Çok özür dilerim." demekle yetindi. MAHKEME SALONUNDA GERGİNLİK YAŞANDI Duruşma sırasında sanık ve müşteki yakınları arasında zaman zaman gergin anlar yaşandı. Aleyna Kalaycıoğlu'nun annesi Zuhal Kalaycıoğlu, kızının tahliyesini talep ederek, "Bir insanın namusuna bu kadar laf edilmez. Mahvettiniz hayatları." dedi. Bunun üzerine hayatını kaybeden Kubilay Kaan Kundakçı'nın annesi Ülker Kundakçı ise "Biz ne yapalım? Biz çocuğumuza sarılamıyoruz." sözleriyle tepki gösterdi. Kundakçı ailesi ayrıca, "Peki bizim çocuğumuzu geri verebilecek misiniz?" ifadelerini kullandı. TUTUKLULUK HALİ DEVAM EDECEK İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Alaattin Kadayıfçıoğlu hakkında "kasten öldürme", Aleyna Kalaycıoğlu hakkında ise "kasten öldürmeye azmettirme" suçundan müebbet hapis cezası talep ediliyor. Dosyada tutuksuz yargılanan İzzet Yıldızhan hakkında ise "suçluyu kayırma" suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mahkeme heyeti, Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu'nun da aralarında bulunduğu tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Kararın açıklanmasının ardından Aleyna Kalaycıoğlu'nun mahkeme salonunda fenalaşarak sinir krizi geçirdiği öğrenildi.

8 YIL ÖNCE İŞLENEN CİNAYETTE BOZMA SONRASI YENİ GELİŞME Haber

8 YIL ÖNCE İŞLENEN CİNAYETTE BOZMA SONRASI YENİ GELİŞME

Gaziantep'te 2018 yılında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Oğuz Savcılı'nın ölümüne ilişkin davada, bozma kararının ardından yeniden başlayan yargılamada dikkat çeken ifadeler verildi. Mahkemede dinlenen bir tanık, Savcılı'nın intikam amacıyla öldürülmüş olabileceğini öne sürdü. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya maktul yakınları, taraf avukatları ve tanıklar katıldı. Dava, 2018 yılında bir berber dükkanı önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Oğuz Savcılı'nın ölümüne ilişkin yürütülüyor. TANIKTAN DİKKAT ÇEKEN İFADE Duruşmada tanık olarak dinlenen Necati Ç., maktulü mahalleden tanıdığını belirterek, olay anına tanıklık etmediğini ancak geçmişte yaşanan bazı gelişmelere ilişkin bilgi sahibi olduğunu söyledi. Tanık, Oğuz Savcılı'ya ait bir aracın kiralandığını ve bu araçla kaza yapıldığını, olayla bağlantılı bazı kişilerin uyuşturucu ticareti yaptığı yönünde duyumlar aldığını ifade etti. Necati Ç., ayrıca Mustafa K. isimli kişinin kendisine, Savcılı'nın daha önce yaşanan bir olayın intikamını almak isteyen kişiler tarafından hedef alınmış olabileceğini söylediğini aktardı. MAHKEMEDEN YENİ İNCELEME KARARI Mahkeme heyeti, başka bir suçtan cezaevinde bulunan sanığın bir sonraki duruşmada SEGBİS aracılığıyla hazır edilmesine karar verdi. Ayrıca taraflara ait telefon kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'ndan (BTK) talep edilmesi ve bilirkişi incelemesi yaptırılması kararlaştırıldı. Sanık hakkındaki yurt dışına çıkış yasağının devamına hükmeden mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. DOSYANIN GEÇMİŞİ Oğuz Savcılı, 2018 yılında Gaziantep'te bir berber dükkanı önünde silahlı saldırıya uğrayarak hayatını kaybetmişti. Olayla ilgili açılan davada sanık Cuma B. hakkında "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezası talep edilmiş, ancak mahkeme 2020 yılında sanığın beraatine karar vermişti. Dosya daha sonra üst mahkemenin bozma kararı üzerine yeniden görülmeye başlanmıştı.

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET Haber

HAMİLE EŞİNİ ÖLDÜRÜP CESETLE YAŞAYAN ŞAHSA MÜEBBET

Kastamonu'da 8 aylık hamile eşini öldürdükten sonra yaklaşık 10 gün boyunca 1,5 yaşındaki çocuğuyla birlikte aynı evde yaşadığı belirlenen sanık, yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Olay, 21 Nisan 2025 tarihinde İnönü Mahallesi Arnavut Caddesi'nde meydana geldi. Apartmandan gelen kötü kokular üzerine yapılan ihbar sonrası eve giren ekipler, 34 haftalık hamile Elif Civil'in cansız bedeniyle karşılaştı. Yapılan incelemede, Elif Civil'in vücuduna aldığı 12 bıçak darbesi sonucu yaşamını yitirdiği ve cesedin 10 günden uzun süredir evde bulunduğu tespit edildi. ŞÜPHELİ ÇOCUĞUYLA BİRLİKTE YAKALANDI Olayın ardından çalışma başlatan polis ekipleri, kadının eşi Berkan Civil'i 1,5 yaşındaki çocuklarıyla birlikte Nasrullah Meydanı'nda gözaltına aldı. Tutuklanan sanık hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesi'nde "eşe karşı kasten öldürme" suçundan dava açıldı. "8 GÜN ÖLÜ GİBİ UYUDUM" SAVUNMASI Davanın karar duruşmasına Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılan sanık Berkan Civil, önceki savunmalarını tekrar etti. Sanık, "8 gün ben uyumuşum, ölü gibiydim. Suçlamaları kabul etmiyorum. Neden uyuduğumu da anlamış değilim. Mütalaaya itiraz ediyorum. Beraatımı talep ederim" ifadelerini kullandı. Sanık avukatı da suçlamaları kabul etmediklerini belirterek beraat talebinde bulundu. AİLE VE BAKANLIK TEMSİLCİSİ EN AĞIR CEZAYI İSTEDİ Duruşmada söz alan maktulün anne ve babası, sanığın cezalandırılmasını talep etti. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü adına katılan avukat da herhangi bir indirim uygulanmaksızın sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. MAHKEMEDEN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET KARARI Mahkeme heyeti, yargılama sonunda Berkan Civil'in "eşe karşı kasten öldürme" suçunu işlediğine hükmederek sanığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Kararla birlikte kamuoyunda geniş yankı uyandıran davada ilk derece mahkemesindeki yargılama süreci tamamlanmış oldu. Tarafların karara karşı yasal kanun yollarına başvurma hakları bulunuyor.

FENOMEN MURAT ÖVÜÇ’E ADLİ KONTROLLE TAHLİYE Haber

FENOMEN MURAT ÖVÜÇ’E ADLİ KONTROLLE TAHLİYE

Murat Övüç hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçlamasıyla yürütülen davada ara karar açıklandı. Mahkeme, Övüç’ün adli kontrol şartıyla tahliyesine hükmetti. DURUŞMA SEGBİS ÜZERİNDEN YAPILDI Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Murat Övüç, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanık avukatı ise duruşma salonunda hazır bulundu. Mahkeme, dosyada eksik hususların bulunduğunu ve önceki dava dosyalarına ilişkin bazı evrakların henüz ulaşmadığını belirtti. “TAHLİYEMİ VE BERAATIMI TALEP EDİYORUM” Duruşmada söz alan Övüç, önceki savunmalarını tekrar ettiğini belirterek "Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum" dedi. Sanık avukatı Çağdaş Çelik ise müvekkilinin eyleminin suç teşkil etmediğini savunarak, daha önceki dosyaların bu dava açısından bir katkı sağlamayacağını ifade etti. SAVCILIK TAHLİYE İSTEDİ Cumhuriyet savcısı mütalaasında, sanığın tutuklu kaldığı süre ve mevcut delil durumu dikkate alınarak adli kontrol tedbirleri uygulanmak suretiyle tahliye edilmesini talep etti. ADLİ KONTROL ŞARTIYLA SERBEST Mahkeme heyeti, Murat Övüç’ün: İmza verme yükümlülüğü Yurt dışına çıkış yasağı şartlarıyla tahliyesine karar verdi. Ayrıca sanığın bir sonraki duruşmada mahkeme salonunda hazır edilmesine hükmedilerek, eksik hususların giderilmesi için duruşma ileri bir tarihe ertelendi. İDDİANAMEDEKİ SUÇLAMA İddianamede, Övüç’ün sosyal medya hesabından başörtüsü takarak paylaştığı video nedeniyle toplumun bir kesimini hedef aldığı ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" suçunu işlediği öne sürüldü. Savcılık, sanığın 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep ediyor.

14 YAŞINDAKİ KIZA İSTİSMAR DAVASINDA 2 TUTUKLAMA    Haber

14 YAŞINDAKİ KIZA İSTİSMAR DAVASINDA 2 TUTUKLAMA   

Ankara'da 14 yaşındaki kız çocuğu E.A.'ya yönelik, ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı' ve ‘nitelikli yağma' suçlamasıyla yargılanan 4 sanığın davasında mahkeme, 2 sanığın tutuklanmasına karar verdi. Ankara'da yaşayan 14 yaşındaki kız çocuğu E.A.'nın 2024 yılının Mayıs ayında bazı kişiler tarafından cinsel saldırıya uğradığı ve eşyalarının zorla alındığı iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada Ahmet Çalışkan, Emirhan Beyhan, Hasan Hüseyin Koçak ve Yılmaz Özkaraca hakkında ‘çocuğun nitelikli cinsel istismarı' ve ‘nitelikli yağma' suçlarından dava açıldı. Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ilk duruşması görüldü. Duruşmaya sanıklar Ahmet Çalışkan, Emirhan Beyhan, Hasan Hüseyin Koçak ve Yılmaz Özkaraca ile taraf avukatları katıldı. Mağdur çocuk E.A., Ankara Sıhhiye Adliyesi'ndeki Adli Görüşme Odası'ndan pedagog eşliğinde Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla dinlendi. Sanıklar ise savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmedi. ‘SAVCI TUTUKLAMA TALEP ETTİ' Cumhuriyet savcısı mütalaasında, mağdur beyanları, adli raporlar ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu ifade ederek tüm sanıkların tutuklanmasını talep etti. Mütalaanın ardından ara kararını kuran mahkeme, dosyadaki delil durumu, mağdurun beyanları ve suçun niteliğini dikkate alarak sanıklar Ahmet Çalışkan ile Emirhan Beyhan'ın tutuklanmasına karar verdi. Mahkeme, diğer sanıklar Hasan Hüseyin Koçak ve Yılmaz Özkaraca hakkında ise yurt dışına çıkış yasağı ile mağdur E.A.'nın ikametgahı ve okuluna 200 metreden fazla yaklaşmama şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti. Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı 20 Mayıs tarihine erteledi.

DORUKHAN BÜYÜKIŞIK DAVASINDA CEZAEVİNDEKİ TANIK DETAYI Haber

DORUKHAN BÜYÜKIŞIK DAVASINDA CEZAEVİNDEKİ TANIK DETAYI

İzmir’in Narlıdere ilçesinde 8 yıl önce 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık’ın bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmasına ilişkin birleştirilen davanın duruşmasına devam edildi. İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada sanık polisler, şantiye çalışanları ve tanıkların beyanları alındı. Mahkeme, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. 13 Mayıs 2018’de emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeninin bir şantiyede bulunmasına ilişkin açılan davalar, birleştirilerek İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Duruşmaya bazı tutuksuz sanıklar, Dorukhan Büyükışık’ın babası Ethem Büyükışık ve taraf avukatları katıldı. Bazı sanıklar ile tanıklar ise SEGBİS üzerinden duruşmaya bağlandı. “ŞÜPHELİ ÖLÜM OLARAK DEĞERLENDİRDİK” Duruşmada, olayın yaşandığı dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis merkezi amiri olarak görev yapan sanık İ.K. dinlendi. Olay yerine gittiğini ancak kamera kayıtlarına şifre nedeniyle erişemediğini belirten sanık, “Olayı şüpheli ölüm olarak değerlendirdik. İki bekçi vardı, düşme sesi ile bağırma duyduklarını anlattı. O eşyaların açısını bilmem, nasıl muhafaza edilmesi gerekiyorsa öyle muhafaza ettim” dedi. Dönemin Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü İ.Y. ise tanık sıfatıyla verdiği ifadede, olayı şüpheli gördüklerini belirterek, “İnşaat sahibinin oğlu o gün beni arayarak ihbarda bulundu. Ben de 112 Acil Servis’i aramasını söyledim” diye konuştu. ADLİ TIP UZMANI: “YÜKSEKTEN DÜŞME OLMAYABİLİR DEDİM” Maktulün olay günü ölü muayenesini yapan adli tıp uzmanı G.B. de mahkemede dinlendi. İlk izlenimlerini aktaran G.B., “Maktulün elbisesini çıkarıp muayene ettiğimde garip bir durum sezdim. Hatırladığım kadarıyla meslek hayatım boyunca hiç bu kadar yüksekten düşüp de bu kadar az yara alan vakaya rastlamamıştım. Yüksekten düşme olmayabilir dedim. Vücutta çok küçük iki sıyrık vardı” ifadelerini kullandı. TUTUKLU TANIK: “İNŞAATTAN ATTIĞINI ANLATTI” Başka bir suçtan tutuklu bulunan tanık Kemal K., 2021 yılında tanıştığı Gökhan A.’nın kendisine anlattıklarını mahkemede aktardı. Tanık Kemal K., “Evinde bir çekyatın altından bana bir bekçi ve polislerin kullandığı jop ile ortası zincirli kelepçe verdi. Bir parkta buluşup alkol aldığımız sırada bana inşaat demiri, jop ve kelepçeyle bir çocuğu dövdüğünü, sonra Narlıdere’de bir inşaattan attığını ve olayı intihar olarak lanse ettiğini anlattı. Çocuğun emekli bir askerin çocuğu olduğunu söyledi. Ben Dorukhan Büyükışık olayını duymamıştım, cezaevinde bu olayı duyunca Gökhan A.’nın anlattıklarıyla aynı olunca tanık olmak istedim” şeklinde konuştu. ŞİRKET SAHİPLERİ DE TANIK OLARAK DİNLENDİ Şantiyenin bulunduğu inşaat şirketinin yönetim kurulu başkanı Minnur T. ile yönetim kurulu üyesi Taylan T. de tanık olarak dinlendi. Olay günü şantiyeye gittiğini belirten Taylan T., “Ben gittiğimde polis yoktu. Maktule temas etmedim. Hatırladığım kadarıyla sırt üstü yatıyordu. Ben babam Minnur T. ve garip bir durum olduğu için İlçe Emniyet Müdürü İ.Y.’yi aradım. Ben gelmeden polise haber verilmiş, ben kimin haber verdiğini bilmiyorum” dedi. DURUŞMA 5 HAZİRAN’A ERTELENDİ Savunmaların ardından iddia makamı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini ve adli kontrol şartlarının devamını talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların tutuklanması yönündeki talepleri reddetti, adli kontrol şartlarının devamına karar verdi. Duruşma, 5 Haziran tarihine ertelendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.