#Selahattin Demirtaş

- Selahattin Demirtaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Selahattin Demirtaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEVLET BAHÇELİ: ÖCALAN UMUDA, DEMİRTAŞ YUVASINA DÖNMELİ! Haber

DEVLET BAHÇELİ: ÖCALAN UMUDA, DEMİRTAŞ YUVASINA DÖNMELİ!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, terörle mücadele, Suriye politikası, erken seçim tartışmaları ve muhalefete yönelik eleştirilerle gündeme damga vurdu. Bahçeli’nin, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında yaptığı çağrılar ise özellikle dikkat çekti. "ANADOLU HUZURA, ÖCALAN UMUDA, AHMETLER MAKAMA, DEMİRTAŞ YUVASINA DÖNÜNCEYE KADAR KARARIMIZ NETTİR" Konuşmasının sonunda sürece dair umut ve çözüm vurgusu yapan Bahçeli, dikkat çeken şu sözleri kullandı: "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir". Bu açıklama, terör örgütü PKK’nın kurucusu Abdullah Öcalan’a "umut hakkı" verilmesi, yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve görevden alınan Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in görevlerine iade edilmesi, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ise tahliyesine yönelik bir çağrı olarak yorumlandı. “PKK'NIN KURUCU ÖNDERLİĞİ SÖZÜNDE DURDU” Bahçeli, 27 Şubat 2025 tarihinde yapılan “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının üzerinden geçen 337 günün sonunda, PKK’nın kurucu kadrosunun verdiği sözlere bağlı kaldığını, silahların bırakıldığını ve örgütün kendini feshettiğini savundu."PKK'nın kurucu önderliği 27 Şubat 2025 tarihinden itibaren verdiği tüm sözlerin ardında durdu mu? Durdu. Bölücü terör örgütünün lağvedilmesini ve silahların yakılmasını sağladı mı? Sağladı." Bu ifadelerle birlikte Bahçeli, örgütün tüm bileşenleriyle birlikte dağılma kararı aldığını ve bunun dikkate alınması gerektiğini dile getirdi. “SURİYE TEK RENGE BÜRÜNMÜŞ, PARALEL YAPI ÇÖKMÜŞTÜR” Suriye’nin siyasi geleceğine dair değerlendirmede bulunan Bahçeli, bölgedeki gelişmelerin Türkiye’nin lehine seyrettiğini belirtti: "Suriye'de devlet içinde devletin olmayacağı, paralel bir ordunun hayalden ibaret kalacağı netleşmiştir." Bahçeli, terör örgütü YPG’nin bölgeden tasfiye edildiğini ve Siyonist emperyalizme hizmet eden yapıların işlevsiz hâle geldiğini ifade etti. KÜRT MESELESİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM: “YPG İLE KÜRTLERİ YAN YANA GETİRMEK GAFİLLİKTİR” Bahçeli, etnik kimlik ve terör örgütleri arasında ayrım yapılması gerektiğinin altını çizdi: "Kürt kardeşlerimizle YPG’yi yan yana getirmek gafilliktir." MHP lideri, Türk ve Kürt vatandaşların kardeşlik hukuku içinde yaşamaya devam edeceğini vurgulayarak, terör örgütlerinin Kürt halkı adına hareket ettiği iddialarını reddetti. ERKEN SEÇİM ÇAĞRILARINA YANIT: “SİYASÎ AHMAKLIK” CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in erken seçim çağrılarına sert sözlerle yanıt veren Bahçeli, seçimlerin zamanında yapılacağını belirtti: "Erken seçim diye bir şey asla gündeme alınmayacaktır." "CHP Genel Başkanı’nın şahsıma beyhude çağrılar yapması tam bir siyasî ahmaklıktır." Bahçeli, Cumhur İttifakı olarak Türkiye’nin geleceğini Türk Yüzyılı vizyonuyla inşa etmeye devam edeceklerini söyledi. CHP’YE SERT ELEŞTİRİLER: “SİYASETİ YPG’YE KAPTIRANLAR KAYBEDECEK” Suriye yönetimine dair yapılan değerlendirmelerde CHP liderinin Ahmed Şara hakkında kullandığı ifadeleri eleştiren Bahçeli, bu sözleri “hezeyan” olarak niteledi: "Suriye'nin siyasî ve toprak bütünlüğünü sağlamasından dolayı uykularının kaçtığını itiraf etmelidir." Muhalefeti "fitne yaymakla" suçlayan Bahçeli, Türk-Kürt kardeşliğini bozmayı planlayanların kaybedeceğini ifade etti. MİLLİYETÇİLİK VURGUSU: “ÜÇ HİLAL YARINLARIN PARTİSİDİR” MHP’nin ideolojik yönünü de vurgulayan Bahçeli, partilerinin sadece bugünün değil, yarının da siyasi aktörü olduğunu belirterek: "MHP ve Cumhur İttifakı bütün Türkiye'nin hatta Türk İslam dünyasının siyaset kutbudur. Üç hilal sadece bugünün değil, yarınların da partisidir."

AŞİRET LİDERİ ANKARA’NIN GÖBEĞİNDE OĞLUNU SİLAHLA VURDU Haber

AŞİRET LİDERİ ANKARA’NIN GÖBEĞİNDE OĞLUNU SİLAHLA VURDU

Ayaklarından vurulan Hadi İskender hastaneye kaldırılırken, gözaltına alınan aşiret lideri baba Ertuş, yaklaşık 3 saatlik ifade işleminin ardından serbest bırakıldı. OLAY YENİMAHALLE'DE MEYDANA GELDİ Olay, dün akşam saatlerinde Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde yaşandı. İddiaya göre, Ertoşi Aşireti’nin lideri İskender Ertuş, ikinci eşinden olan oğlu Hadi İskender’in evine gitti. Henüz bilinmeyen bir nedenle baba-oğul arasında başlayan sözlü tartışma, kısa sürede büyüyerek silahlı saldırıya dönüştü. SİLAHLI SALDIRIYI BABA GERÇEKLEŞTİRDİ Tartışmanın kontrolden çıkmasıyla birlikte İskender Ertuş’un, oğlu Hadi İskender’e silahla ateş ettiği ve kurşunların Hadi İskender’in ayaklarına isabet ettiği öğrenildi. Silah seslerini duyan çevre sakinleri durumu hemen polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, ilk müdahalenin ardından yaralıyı ambulansla hastaneye kaldırdı. GÖZALTINA ALINDI, İFADESİ ALINDIKTAN SONRA SERBEST KALDI Silahlı saldırının ardından İskender Ertuş polis ekiplerince gözaltına alındı. Emniyette yaklaşık 3 saat süren ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldığı bildirildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü, yaralı Hadi İskender’in ise hastanedeki tedavisinin devam ettiği öğrenildi. AŞİRET LİDERİ VE SİYASİ GEÇMİŞİYLE TANINIYOR 1955 yılında Van’ın Başkale ilçesinde doğan İskender Ertuş, bölgenin en büyük aşiretlerinden biri olan Ertoşi Aşireti’nin liderliğine 1979 yılında, babası Mahmut Ertuş’un vefatının ardından getirildi. Aşiret liderliği, Ertoşi'nin ileri gelenlerinin kararıyla kendisine verildi. Ertoşi Aşireti, Van, Hakkari, Şırnak, Siirt, Batman ve Diyarbakır gibi Doğu ve Güneydoğu illerinde geniş bir nüfuz alanına sahip. Aynı zamanda koruculuk sistemini ilk kabul eden aşiretlerden biri olarak biliniyor. 5 FARKLI PARTİDE SİYASET YAPTI Siyasi geçmişiyle de kamuoyunda bilinen İskender Ertuş, son 23 yıl içinde tam beş farklı siyasi partide görev aldı. Farklı dönemlerde hem iktidar hem de muhalefet partilerinde yer alan Ertuş’un, geçmişte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından da parti rozetleri takıldığı biliniyor. Son olarak AK Parti’ye üçüncü kez katıldığı belirtilen Ertuş’un adı, hem siyasi geçişleri hem de aşiret liderliğiyle kamuoyunun gündeminde yer almıştı. SORUŞTURMA SÜRÜYOR Ankara’nın göbeğinde yaşanan silahlı yaralama olayına ilişkin başlatılan adli soruşturma devam ediyor. Savcılık ve emniyet yetkilileri, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: Amidahaber

DEMİRTAŞ 'KARDEŞLİĞİN HUKUKU YÜREKLERDE YAPILMALI' Haber

DEMİRTAŞ 'KARDEŞLİĞİN HUKUKU YÜREKLERDE YAPILMALI'

İmralı Süreci'nde yapılması gerekenler konusunda fikri alındığı iddialarını yalanlayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, önerilerini hapis olduğu 12 metrekarelik cezaevinden kaleme aldı. Demirtaş, İmralı sürecine ilişkin 'Keşke bunlar yapılsaydı' dediği önerlerini tek tek sıraladı. Halktan kopuk bir süreç yaşandığını ifade eden Demirtaş, " Süreç boyunca yapılan uygulamalar ile Türk ve Kürt kardeşliğinin pekişmesinden ziyade Türk-Türk ayrışmasının eklendi. Kardeşliğin hukuku, yasaları önce yüreklerde yapılmalı'' dedi. Terör örgütü PKK'nın feshi ve İmralı Süreci ile ilgili düşünce ve önerilerini açıklayan Selahattin Demirtaş, T24'te yayımlanan yazısında 'Keşke bunlar yapılsaydı' diyrek önerilerini sıraladı. Demirtaş, yazısında ayrıca CHP'nin hedef alınması ile ayrışmanın daha da derinleştiğini dile getirdi. KARDEŞLİĞİN HUKUKU, YASALARI ÖNCE YÜREKLERDE YAPILMALI Demirtaş'ın sürece ilişkin önerileri şöyle: "....Neler yapabilirdik ya da yapabiliriz? Ben aklıma ilk gelenleri sıralayayım, siz ekleyin, genişletin lütfen. Mesela Meclis Komisyonu aylarca “dinleme” adı altında top çevirmek yerine şunları yapsaydı çok daha etkili olmaz mıydı? Hatta siyasi parti liderleri de bu etkinliklerde yer alsalardı sonuç çok daha yapıcı olmaz mıydı? Neler mesela?• Liderler ve komisyon üyeleri; Adnan Menderes’in, Alparslan Türkeş’in, Orhan Doğan’ın ve Mehmet Sincar’ın mezarlarını ziyaret edip oradan Anıtkabir’e gitselerdi. • Konya’da Mevlana’yı, Doğubayazıt’ta Ehmedê Xanî’yi ziyaret etselerdi. • Diyarbakır’da Amedspor ile Trabzonspor arasında bir kardeşlik maçı organize etselerdi. Tüm Diyarbakır, Trabzonspor ve Amedspor bayraklarıyla donatılsaydı. Karadeniz’den akın akın gelen kardeşlerimiz Diyarbakırlıların evlerinde misafir edilselerdi, stadyuma maçı izlemeye birlikte gitselerdi. Vanspor, aynı şekilde Kayserispor’a konuk olsaydı ve Kürt kardeşlerimiz akın akın Kayseri’ye gidip evlerde misafir olsalardı. • Milli futbol takımı, bir maçını Diyarbakır Stadyumu’nda oynasaydı ve Diyarbakırlılar Milli Takım’a canı gönülden sahip çıksalardı. • Bir otobüs dolusu genç Edirne’den, bir otobüs genç de Hakkari’den yola çıksaydı, Anıtkabir’de buluşup Türkçe ve Kürtçe bir kardeşlik bildirisi okusalar, bildiriyi Anıtkabir defterine de yazsalardı. • Bir otobüs dolusu genç İzmir’den, bir otobüs de Kars’tan yola çıksa ve Çanakkale Şehitliği’nde buluşup kardeşlik bildirisini Türkçe ve Kürtçe okusalar, oradan beraberce Ankara’ya, Meclis’e gelip bildiriyi Meclis Başkanı’na teslim etselerdi. • Kültür Bakanlığı’nın girişimiyle yedi bölgede kardeşlik konserleri düzenlense ve TRT sanatçıları ile Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM) sanatçıları aynı sahnede Türkçe ve Kürtçe kardeşlik türküleri, şarkıları söyleselerdi. • Milli Eğitim Bakanlığı’nın girişimiyle Kürtçe - Türkçe ve Türkçe - Kürtçe sözlük ile gramer kitabı basılsaydı ve tüm öğrencilere ücretsiz dağıtılsaydı. • Bursa Ulu Camide ve Diyarbakır Ulu Cami’de aynı anda Türkçe ve Kürtçe kardeşlik hutbesi okunsaydı. • Evlatlarını çatışmalarda kaybetmiş Türk ve Kürt anaları kol kola girip beraberce mezarlıkları ziyaret etselerdi, akşamına da Beştepe’de Cumhurbaşkanı tarafından ağırlansalardı. Bunlar yapılmadı ama Yazmaya devam etsem sayfalar yetmez ama derdimi anlatabilmişimdir umarım. Yani kardeşliğin hukuku, yasaları önce yüreklerde yapılmalı ki geri kalan normatif adımlar atılırken, yasalar yapılırken yeni kırılmalar, ayrışmalar olmasın. Eğer bu belirttiğim gibi çalışmalar yapılmış olsaydı Meclis Komisyonunun İmralı’ya gitmesi konusu da bir krize dönüşmezdi. Bunlar yapılmadı ama başta da belirttiğim gibi bol bol dinleme yapıldı. Orada burada gereksiz yere sloganlar atıldı, televizyonlarda konuşanlar ağızlarının ayarını tutturamadılar; hakaretler, tehditler, şantajlar, ekranlardan halkın üstüne boca edildi. Yetmedi, muhalefete yönelik ve özellikle CHP’yi hedefe koyan “mutlak butlan, iptal, tutuklama, kayyım, casusluk, rüşvet” operasyonlarıyla ayrışma iyice derinleştirildi. 30 yıllık hapis cezalarını bitirmiş siyasi mahpuslar, hasta mahpuslar bile cezaevinden çıkamadılar. Kayyım atanmış tek bir belediye bile halka iade edilmedi. Kürt – Türk kardeşliği pekiştirilmeden, üstüne Türk – Türk ayrışması eklendi. Sonuç olarak; Dost acı söyler, ben barışın ve kardeşliğin dostu olarak bunları 12 metrekarelik hücremden görüyor ve üzülüyorum. Hücredeki tek arkadaşım ve yerine kayyım atanarak altı yıldır suçsuz yere hapiste tutulan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Başkanı Dr. Adnan Selçuk Mızraklı’ya ve onun dik duruşuna bakıp bakıp bu yazıyı yazarken umudumuzu koruyor, mücadele kararlılığımızı diri tutuyoruz. Biliyoruz, inanıyoruz ve çabalıyoruz. Barış ve kardeşlik mutlaka kazanacak"

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.