#Sendika

- Sendika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sendika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KESK’TEN SORUŞTURMA TEPKİSİ: SENDİKAL FAALİYET SUÇ DEĞİLDİR! Haber

KESK’TEN SORUŞTURMA TEPKİSİ: SENDİKAL FAALİYET SUÇ DEĞİLDİR!

KESK İzmir Şubeler Platformu, 14 Ocak 2026’daki iş bırakma eylemine katıldığı gerekçesiyle SES 2 No’lu Şube Eş Başkanı Başak Edge Gürkan hakkında başlatılan soruşturma'ya tepki gösterdi. Açıklamada, “Anayasal güvence altındaki hakların kullanımı disiplin soruşturmasına konu edilemez” denildi. “İŞ BIRAKMA ANAYASAL BİR HAKTIR” KESK tarafından yapılan açıklamada, 14 Ocak 2026 tarihinde “Hakem Kurulu’nun Toplu Sözleşmesi Hükümsüzdür, Grev Haktır, Ek Zam Hemen Şimdi” şiarıyla Türkiye genelinde gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin meşru ve demokratik bir hak kullanımı olduğu vurgulandı. Açıklamada, kamu emekçilerinin insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli istihdam ve demokratik çalışma yaşamı taleplerini görünür kılmak amacıyla yapılan eylemin Anayasa’nın 51 ve 53. maddeleri ile güvence altına alındığı belirtildi. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu ILO sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi kapsamında örgütlenme özgürlüğünün temel bir hak olduğu hatırlatıldı. “SENDİKAL GÖREV DİSİPLİN TEHDİDİYLE BASTIRILAMAZ” KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve SES 2 No’lu Şube Eş Başkanı Başak Edge Gürkan hakkında, görev yaptığı Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından “sendikal faaliyet nedeniyle mesaiye gelmediği” gerekçesiyle yazılı açıklama istenmesi ve muhakkik atanarak ifadeye çağrılması eleştirildi. Açıklamada, sendika yöneticilerinin konfederasyon kararları doğrultusunda eylem örgütlemesinin ve kamuoyunu bilgilendirmesinin sendikal görevin doğal sonucu olduğu belirtilerek, bu faaliyetlerin disiplin hukuku kapsamında değerlendirilmesinin sendikal özgürlüğe müdahale anlamı taşıdığı ifade edildi. “YALNIZCA TEMSİLCİYE SORUŞTURMA GÖZDAĞIDIR” Türkiye genelinde binlerce kamu emekçisinin eyleme katıldığına dikkat çekilen açıklamada, yalnızca dönem sözcüsü hakkında soruşturma başlatılmasının sendikal iradeye yönelik bir baskı ve gözdağı olduğu savunuldu. KESK, geçmiş yıllarda benzer eylemler nedeniyle verilen disiplin cezalarının yargı kararlarıyla iptal edildiğini hatırlatarak, aynı yönde yeni uygulamaların hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu belirtti. TALEPLER SIRALANDI Açıklamanın sonunda şu taleplere yer verildi: Başak Edge Gürkan hakkında başlatılan soruşturmanın derhal geri çekilmesi Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımına yönelik idari baskıların son bulması Kamu emekçilerinin örgütlenme ve toplu eylem hakkına yönelik müdahalelerden vazgeçilmesi KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık imzasıyla yapılan açıklamada, “Sendikal mücadele demokratik toplumun teminatıdır ve engellenemez” denildi.

BAŞKAN PALAZ’DAN İŞÇİLERE: BORÇ BULURSUN, DOMATES EKERSİN! Haber

BAŞKAN PALAZ’DAN İŞÇİLERE: BORÇ BULURSUN, DOMATES EKERSİN!

Balıkesir’in Gönen ilçesinde Belediye Başkan'ı İbrahim Palaz’ın sendika süreci ve işçilerin yaşam şartlarına ilişkin yaptığı açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İbrahim Palaz, bir gazetecinin sendika değişimi ve belediyenin sürece dahli olup olmadığına ilişkin sorusunu yanıtladı. Palaz, belediyenin sendika sürecine müdahil olmadığını belirterek, “Sendika işçilerle alakalı bir kısım. Ben hiçbir şekilde karışmam, müdahil de olmam” dedi. “BANDIRMA İLE GÖNEN BİR DEĞİL” Göreve geldikleri 2019 yılında belediye şirketinde çalışan işçilerin maaşlarının düşük seviyede olduğunu ifade eden Palaz, süreç içerisinde ücretlerde iyileştirme yaptıklarını söyledi. Açıklamasında yaşam koşullarını Bandırma ile kıyaslayan Palaz’ın sözleri dikkat çekti: “Bandırma’daki ev kirasıyla buradaki ev kirası bir mi? Normal şartlarda buradaki yaşam, nereye gitsen borç bulursun, nereye gitsen çorba bulursun. Vaktin varsa hafta sonu domatesini, biberini, soğanını ekersin.” Bu ifadeler sosyal medyada ve kamuoyunda eleştirilere neden oldu. “MAAŞLAR HER AYIN 15’İNDE YATIRILIYOR” Başkan Palaz ayrıca maaşların düzenli ödendiğini vurgulayarak, “Önemli olan her ayın 15’inde işçi bankamatiğe gittiğinde maaşını orada görmesidir. Biz göreve geldiğimiz günden itibaren her ayın 15’inde o maaşı yatırdık” ifadelerini kullandı. Palaz’ın maaş ödemelerinin düzenli yapıldığını özellikle vurgulaması, kamu hizmeti kapsamında çalışanlara ücretlerin zamanında ödenmesinin zaten yasal ve idari bir sorumluluk olduğu yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.

BUCA’DA TİS KRİZİ BÜYÜYOR: EMEKÇİLER TAM GÜN İŞ BIRAKACAK Haber

BUCA’DA TİS KRİZİ BÜYÜYOR: EMEKÇİLER TAM GÜN İŞ BIRAKACAK

Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube, Buca Belediyesi’nde 7 aydır ödenmediğini belirttiği TİS alacakları nedeniyle eylem sürecini bir üst aşamaya taşıdı. Sendika, belediye yönetiminden herhangi bir geri dönüş alınmadığını belirterek tam gün iş bırakma kararı aldıklarını açıkladı. “GÖRÜŞME TALEBİ YA DA ÖDEME PLANI İLETİLMEDİ” Şube Başkanı Nihat Filiz imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, daha önce duyurulan eylem takvimine rağmen belediye yönetiminden sendikaya herhangi bir görüşme talebi ya da ödeme planı iletilmediği ifade edildi. Açıklamada, “Buca Belediyesi’nde ödenmeyen 7 aylık TİS alacaklarımız nedeniyle başlattığımız eylemlerimiz devam etmektedir. Salı günü mesai bitimine kadar sendikamıza herhangi bir görüşme talebi ya da ödeme planı iletilmemiştir” denildi. 25 ŞUBAT’TA TAM GÜN İŞ BIRAKMA Sendika, 25 Şubat 2026 Çarşamba günü tam gün iş bırakma eylemi gerçekleştireceklerini duyurdu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yarın işe gelmiyoruz, kart basmıyoruz. Saat 11.00’de Buca Belediyesi önünde buluşuyoruz. Saat 11.30’da basın açıklaması yapıyoruz. Basın açıklamasının ardından işyerlerine dönmüyor, belediye önünden toplu şekilde ayrılıyoruz.” “KATILIM NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA O KADAR ETKİLİ OLURUZ” Sendika açıklamasında tüm belediye emekçilerine çağrıda bulunularak, eyleme güçlü ve kararlı katılım istenildi. “İş bırakma eyleminin etkisi, katılımın gücüyle doğru orantılıdır. Ne kadar güçlü bir katılım sağlarsak, haklarımızı alma konusunda o kadar etkili oluruz” ifadeleri kullanıldı. Buca Belediyesi’nden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

İZMİR'DEKİ POLYAK MADENCİLİK'TE İŞÇİLERİN DİRENİŞİ SÜRÜYOR Haber

İZMİR'DEKİ POLYAK MADENCİLİK'TE İŞÇİLERİN DİRENİŞİ SÜRÜYOR

İzmir’in Kınık ilçesinde faaliyet gösteren Polyak Madencilik’te çalışan 1243 maden işçisi, ücretlerin ödenmemesi ve çeşitli hak kayıpları nedeniyle başlattıkları direnişi sürdürüyor. Bağımsız Maden-İş Sendikası tarafından yapılan açıklamada, işçilerin üretimi tamamen durdurduğu ve bunun “temel işçi haklarının sürekli ve çözümsüz biçimde ihlal edilmesine karşı başvurulan son çare” olduğu vurgulandı. ŞİRKETİN MÜLKİYET YAPISINA DİKKAT ÇEKİLDİ Sendika açıklamasında, Polyak Madencilik’in Çin devletine ait madencilik holdingi Heilongjiang Longmay Mining Holding Group ile bağlantılı Qitaihe Longcoal Mining Co., Ltd. mülkiyetinde ve işletmesinde olduğu belirtildi. Yaşanan hak ihlallerinin uluslararası düzeyde incelenmesi gerektiği ifade edildi. SENDİKANIN SIRALADIĞI İHLALLER Bağımsız Maden-İş’in kamuoyuna açıkladığı başlıca iddialar şöyle: Ücretlerin tam ve zamanında ödenmemesi Ücret artışlarının ve sözleşmesel hakların uygulanmaması Toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük alacakların ödenmemesi Kıdem tazminatı ve iş akdine bağlı yasal güvencelerin sağlanmaması İş sağlığı ve güvenliği koşullarının yasal standartlara uygun olmaması Sendika ile hukuka uygun diyalog mekanizmasının kurulmasının reddedilmesi talepler net: “haklarımız eksiksiz ödensin” Sendika, işçilerin taleplerini şu başlıklar altında topladı: Ödenmemiş ücretlerin eksiksiz yatırılması Geriye dönük alacakların ödenmesi Kıdem tazminatına ilişkin güvencelerin yazılı olarak sağlanması Sözleşmesel ücret artışlarının uygulanması İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz yerine getirilmesi ÇİN MAKAMLARINA ÇAĞRI Açıklamada, yaşanan durumun Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı “Yurtdışında Faaliyet Gösteren Çinli İşletmelerin Sosyal Sorumluluklarına İlişkin Rehber (2025)” hükümlerinin ihlali anlamına geldiği ileri sürüldü. Sendika, Çin makamlarını şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi için inceleme yapmaya ve süreci denetlemeye çağırdı. Ayrıca, yurtdışı yatırımların işçi haklarının ihlali ve güvencesiz çalışma koşulları üzerine inşa edilmemesi gerektiği vurgulandı.

PTT ÇALIŞANLARINDAN ÜSTDÜZEY ATAMALARA TEPKİ Haber

PTT ÇALIŞANLARINDAN ÜSTDÜZEY ATAMALARA TEPKİ

Türkiye'nin en köklü kamu kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT)'nde son dönemde gerçekleştirilen bölge müdürlüğü yapılandırması ve üst düzey yönetici atamaları, çalışanlar arasında ciddi rahatsızlık yarattı. Kurum emekçileri, liyakatin göz ardı edildiğini ve etik dışı bir kadrolaşma süreci yaşandığını ifade ederek, tepkilerini kamuoyuna duyurdu. Yayımlanan ortak açıklamada, PTT’nin yalnızca bir hizmet kurumu değil, aynı zamanda kamu ahlakı ve devlet geleneğinin taşıyıcısı olduğu vurgulanarak, yapılan atamaların liyakat, mesleki yeterlilik ve objektif değerlendirme ilkelerinden uzak olduğu iddia edildi. “ATAMALAR SİSTEMATİK BİR KADROLAŞMA SÜRECİNİ GÖSTERİYOR” Açıklamada, atamaların büyük çoğunluğunun belli sendika üyeleri arasından yapıldığına dikkat çekilerek, bu durumun kurumdaki liyakat ilkesini tamamen ortadan kaldırdığı iddialarında bulunuldu. Ortaya çıkan tablo, "münferit bir hata değil, sistematik bir kadrolaşma süreci" olarak nitelendirildi. “PTT KİMSENİN ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR” PTT’nin gelirlerinin tamamının Hazine’ye ait olduğu hatırlatılarak, herhangi bir sendikanın ya da yapının bu kamu kurumunu kendi kadrolaşma alanına çevirmesinin hukuka, anayasaya ve kamu vicdanına aykırı olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Anayasa’nın; 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi 10. maddesindeki eşitlik ilkesi 70. maddesindeki kamu hizmetine girme hakkı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda belirtilen liyakat ve kariyer esaslarına atıfta bulunularak, yapılan etik dışı işlemlerin açıkça bu maddeleri ihlal ettiği de iddalar arasında. İŞTE O AÇIKLAMA; Açıklamayı Haber-Sen 6 nolu sube baskani Menduh Tunç okudu; PTT’DE LİYAKATİN TASFİYESİNE, KURUMSAL KADROLAŞMAYA VE ETİK DIŞI ATAMA DÜZENİNE HAYIR! Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT), yalnızca bir hizmet kurumu değil; aynı zamanda devlet geleneğinin, kamu ahlakının ve kurumsal hafızanın taşıyıcısıdır. Ne var ki son dönemde PTT bünyesinde gerçekleştirilen bölge müdürlüğü yapılandırması ve üst düzey yönetici atamaları, bu köklü mirasın ciddi biçimde zedelendiğini göstermektedir. Kamuoyuna yansıyan bu atamalar; liyakat, kariyer, mesleki yeterlilik ve objektif değerlendirme ilkelerinden uzaktır. Ortaya çıkan tablo, münferit hatalarla ya da idari takdir yetkisiyle açıklanamayacak kadar sistematik bir görünüm arz etmektedir. Atamaların neredeyse tamamı yandaş sendika yönetici ve üyelerinden oluşmaktadır.Bu atamalar PTT’de liyakat ilkesinin fiilen askıya alındığı anlamına gelmektedir. PTT A.Ş, geliri bütünüyle Hazine’ye ait bir kamu kurumudur. Hiçbir sendikanın, grubun veya yapının arka bahçesi, kadrolaşma alanı ya da siyasi/örgütsel tasarruf sahası değildir. Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi, 10’uncu maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi 70’inci maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkı açık ve tartışmasızdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu da kamu görevlerinin liyakat ve kariyer esasına göre yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadir. Bu açık hükümlere rağmen yapılan her etik dışı işlem kamu vicdanını yaralamaktadır. Yıllarını bu kuruma veren,zor şartlarda görev yapan deyim yerindeyse kurumu sırtında taşıyan binlerce PTT emekçisi olarak bizler ; “ARTIK YETER “ diyoruz!

ÇİĞLİ BELEDİYESİ'NDE TİS KRİZİ: MEMURLAR İŞ BIRAKTI Haber

ÇİĞLİ BELEDİYESİ'NDE TİS KRİZİ: MEMURLAR İŞ BIRAKTI

Tüm Bel-Sen, Tüm Yerel-Sen ve Birlik Yerel-Sen’e üye belediye çalışanları sabah saatlerinde Çiğli Belediyesi binası önünde toplanarak eylem gerçekleştirdi. “Toplu sözleşme hakkımıza sahip çıkıyoruz” yazılı pankart açan memurlara, çeşitli siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de destek verdi. Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Nihat Filiz burada yaptığı açıklamada, aylardır süren iyi niyetli bekleyişlerinin karşılık bulmadığını belirterek, alın terlerine sahip çıkmak için iş bıraktıklarını söyledi. Filiz, belediye yönetiminin “bütçe yetersizliği” açıklamalarının inandırıcılığını yitirdiğini savunarak şu ifadeleri kullandı: “Ödenek yok, bütçe yetersiz diyorlar. Bu sözler artık Çiğli Belediyesi emekçilerine inandırıcı gelmiyor. Bütçe bir tercihtir. Ve bu tercihte, emekçinin maaşı ve TİS alacağı bütçenin ilk kalemi olmalıdır.” Sendika temsilcileri, talepler karşılanana kadar eylemlerini sürdüreceklerini ve gerekirse hizmet üretimini tamamen durduracaklarını ifade etti. "SESSİZ KALMAK KADERİMİZ DEĞİL" BASINA VE KAMUOYUNA Değerli basın emekçileri, Sekiz gündür Çiğli Belediyesi önünde el ele, kol kola, omuz omuza mücadele verdiğimiz değerli yol arkadaşlarım, Hepinizi, bu onurlu direnişinizden dolayı Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Yürütme Kurulu adına saygıyla selamlıyorum. Bugün Çiğli Belediyesi önünde yankılanan ses, sadece bir protestonun sesi değildir! Bu ses, adaletin, onurun ve gasbedilen emeğin sesidir. Sabrımız tükendiği, alın terimiz hiçe sayıldığı için buradayız. Bugün hizmet üretmiyoruz! Bugün hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanıyoruz! Aylardır süren iyi niyetli bekleyiş artık dayanılmaz bir zulme dönüşmüştür. Bizler, Çiğli Belediyesi emekçileri, bu kentin kalbiyiz, damarlarıyız, nefesiyiz. Gündoğumundan gece yarılarına kadar bu kentin düzeni, temizliği ve hizmeti için ter döken biziz. Ama biz bu kenti yaşatırken, belediye yönetimi bizi yok sayıyor, görmezden geliyor. “Ödenek yok, bütçe yetersiz” diyorlar. Bu sözler artık Çiğli Belediyesi emekçilerine inandırıcı gelmiyor! Bütçe bir tercihtir. Ve bu tercihte, emekçinin maaşı ve TİS alacağı bütçenin ilk kalemi olmalıdır! Lüks araçlara, tanıtım kampanyalarına, makam harcamalarına kaynak bulanlar; emekçinin alın terine sıra gelince mi bütçeyi hatırlıyor? Bu vicdansızlıktır! Bu vurdumduymazlıktır! Bu, emeği yok saymaktır! Bu, emekçinin onurunu ayaklar altına almaktır! Ve biz, onurumuzu çiğnetmeyeceğiz! Biz, sadaka ya da merhamet istemiyoruz. Biz, bedel ödeyerek, mücadeleyle kazandığımız yasal hakkımızı, TİS alacaklarımızı talep ediyoruz! Bu hak pazarlık konusu yapılamaz, keyfi olarak ertelenemez! Belediye yönetimi şunu iyi bilmelidir ki: TİS alacaklarımız ödenene kadar bu mücadele bitmeyecek! Çiğli Belediye Yönetimine Son Kez Uyarıyoruz! “Para yok” bahanesini bırakın! Emekçinin alacağı tasarruf kalemi değildir. Tüm gereksiz, şatafatlı harcamalarınızı durdurun. Kaynakları doğru yere, yani emekçiye yönlendirin! Biz işimizi en iyi şekilde yapmaya devam edeceğiz. Ama siz de emeğimizin karşılığını günü gününe, alnımızın teri kurumadan ödemek zorundasınız! Aksi halde kaos üretirsiniz, iş barışını bozarsınız. Biz emekçiler olmadan bu kenti yönetemezsiniz! Bir Gerçeği Hatırlatalım: İtfaiyeciler olmadan yangınları söndüremezsiniz. Zabıta emekçileri olmadan çarşıya, pazara düzen veremezsiniz. Fen İşleri olmadan asfalt dökemez, kaldırım yapamazsınız. Temizlik İşleri olmadan çöp toplayamazsınız. İmar birimi olmadan bina yapamaz, Çiğli’ye estetik bir görünüm kazandıramazsınız. Mali Hizmetler ve Gelir birimi olmadan vergi toplayamaz, halka hizmet veremezsiniz. Kısacası; biz olmadan belediye çalışmaz! Biz olmadan hayat durur! Bizler maaşından başka geliri olmayan emekçileriz. Bir ay maaş alamadığımızda hayatımız kabusa dönüşür. Bu yüzden çağrımız nettir: Emeğin sesine kulak verin, masaya somut bir ödeme planıyla oturun! Bugün işi durdurduk. Yarın, Çiğli’de tüm hizmeti durdururuz! Çünkü geçim derdine mahkûm edilmek, alın terimizin gasp edilmesine sessiz kalmak bizim kaderimiz değildir! Biz Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube olarak, bu haklı direnişi sonuna kadar sürdüreceğiz. Eğer bu haksızlık giderilmez, TİS alacaklarımız derhal ödenmezse, mücadelemizi daha da büyüteceğimizi herkes bilmelidir! YAŞASIN TÜM BEL-SEN! YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ! YAŞASIN ÇİĞLİ BELEDİYESİ EMEKÇİLERİNİN ONURLU DİRENİŞİ! Nihat Filiz Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı

ÇİĞLİ'DE ANLAŞMA YOK: EMEKÇİLER CUMA GÜNÜ İŞ BIRAKACAKLAR Haber

ÇİĞLİ'DE ANLAŞMA YOK: EMEKÇİLER CUMA GÜNÜ İŞ BIRAKACAKLAR

Sendika, Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kapsamındaki alacakların ödenmesini talep ediyor. Çiğli Belediyesi çalışanları, 6 gündür belediye önünde sürdürdükleri eylemlerinde, imzalanmış ve yürürlükte olan TİS hükümlerinin hayata geçirilmesini ve ödemelerin yapılmasını istiyor. Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı Nihat Filiz, yaptığı açıklamada, "Hak verilmez, alınır" diyerek mücadelelerine devam ettiklerini vurguladı. BELEDİYEYE "MASAYA DÖNÜN" ÇAĞRISI Filiz, belediye yönetimini çözüm için masaya çağırarak, emekçilerin taleplerinin karşılanması gerektiğini belirtti. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Emeğimizin, alın terimizin, onurumuzun karşılığı olan TİS alacaklarımız derhal ödensin. Belediye yönetimi hâlâ ‘para yok’ bahanesi arkasına saklanıyor. Bu kabul edilemez." CUMA GÜNÜ TAM GÜN İŞ BIRAKILACAK Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube, 24 Ekim 2025 Cuma günü tam gün iş bırakma kararı aldıklarını duyurdu. Kararın, emeğe ve sözleşmeye sahip çıkma iradesi olduğunu belirten sendika yetkilileri, "Hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanıyoruz" açıklamasıyla kamuoyuna seslendi. “DİRENEREK HAK ALINIR” VURGUSU Tüm Bel-Sen, açıklamasında talepleri karşılanmadığı sürece eylemin yayılabileceği mesajını verdi. “Çiğli susmayacak, emekçiler kazanacak” sloganıyla yapılan çağrıda, diğer belediye çalışanlarına da dayanışma çağrısı yapıldı. YAPILAN AÇIKLAMANIN TAMAMI ŞU ŞEKİLDE; ÇİĞLİ’DE SABRIMIZ TÜKENDİ! 24 EKİM 2025 CUMA GÜNÜ TAM GÜN İŞ BIRAKIYORUZ! ÇİĞLİ’DE EYLEMİZ 6. GÜNÜNDE: KARARLILIĞIMIZ BÜYÜYOR! Çiğli Belediyesi önünde başlattığımız emeğimizin karşılığını alma mücadelesi altıncı gününde. Altı gündür aynı inançla, aynı sesle, aynı kararlılıkla buradayız. Çünkü biliyoruz: hak verilmez, alınır! Günlerdir belediye yönetimine açık bir çağrıda bulunuyoruz: İmzalanmış, yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmemizin gereği yerine getirilsin. Emeğimizin, alın terimizin, onurumuzun karşılığı olan TİS alacaklarımız derhal ödensin. Altı gündür güne direnişle başlıyor, umuda sarılarak bitiriyoruz. Biz biliyoruz ki; emeğin olduğu yerde umut tükenmez! Emeğimize, sözümüze, geleceğimize sahip çıkıyoruz. Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube olarak, üyelerimizle birlikte haklarımızı alana kadar buradayız! Ancak belediye yönetimi, bu çağrılara kulaklarını kapatmış durumda. Sorun çözmek yerine zaman kazanmaya, emekçilerin kararlılığını test etmeye çalışıyor. Biz bu tutumu açıkça reddediyoruz. Belediye yönetimi şunu bilmelidir: Biz bu kentin yükünü çeken, hizmetini yürüten, alın teriyle bu belediyeyi ayakta tutan emekçileriz. Yasalar, sözleşmeler, imzalar ortadayken hâlâ “para yok” bahanesi arkasına saklanmak kabul edilemez. Her şeye kaynak bulunurken emekçiye gelince “yok” denemez! DEĞERLİ ARKADAŞLAR; Biz haklarımızdan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. Bu saatten sonra söylenecek söz değil, atılacak adımlar önemlidir. Çünkü biz artık kararımızı verdik: Hizmet üretiminden gelen gücümüzü kullanıyor ve Cuma günü tam gün iş bırakıyoruz! Bu karar, emeğe ve sözleşmeye sahip çıkma kararıdır. Bu karar, “biz olmadan hiçbir iş yürümez” diyenlerin onurlu duruşudur. Bu karar, susarak değil direnerek hak alınır diyenlerin kararıdır. Belediye yönetimini bir kez daha uyarıyoruz: Çözüm, masadadır. Eğer hâlâ bu çağrılara kayıtsız kalınırsa, Çiğli’deki bu direniş İzmir’in dört bir yanında yankılanmaya devam edecektir. Biz emeğimizin karşılığını alıncaya kadar geri adım atmayacağız! Çiğli susmayacak, emekçiler kazanacak! YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ! YAŞASIN TÜM BEL-SEN YAŞASIN KESK! DİRENE DİRENE KAZANACAĞIZ! Nihat Filiz Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube Başkanı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.