#Sendika

- Sendika haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sendika haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUCA’DA ÇÖP KRİZİ BÜYÜYOR: BELEDİYE İŞÇİLERİ NEFESSİZ KALDI Haber

BUCA’DA ÇÖP KRİZİ BÜYÜYOR: BELEDİYE İŞÇİLERİ NEFESSİZ KALDI

İzmir’in Buca ilçesinde Temizlik İşleri Müdürlüğü şantiyesinde biriken çöp'ler ve hijyen sorunları nedeniyle belediye işçileri iş bırakma eylemi başlattı. Sendika, insan sağlığını tehdit eden koşullar düzelene kadar şantiye alanına giriş çıkış yapılmayacağını duyurdu. ŞANTİYEDE ÇÖP DAĞLARI VE AĞIR KOKU Buca Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’ne bağlı şantiyede biriken çöpler ve oluşan hijyen sorunları, çalışanları isyan noktasına getirdi. Şantiyede oluşan ağır koku ve sağlıksız çalışma koşullarına dikkat çeken işçiler, can güvenliği ve sağlık riskleri nedeniyle eylem kararı aldı. DİSK Genel-İş İzmir 6 Nolu Şube tarafından yapılan açıklamada, şantiye alanında biriken çöplerin çalışanlar için ciddi bir sağlık riski oluşturduğu ifade edildi. “ŞANTİYEDE NEFES ALMA ŞANSI KALMADI” Sendika tarafından yapılan açıklamada, çalışma koşullarının katlanılamaz hale geldiği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Buca Belediyesi Temizlik İşleri şantiyesinde yükselen çöp dağları, ortaya yayılan pis koku ve şantiye alanını dolduran çöp sularıyla iç içe çalışıyoruz. Buca sokaklarından toplanan binlerce ton çöp şantiyeye boşaltıldı. Artık bu alanda hiçbir canlının nefes alma şansı kalmamıştır.” Açıklamada ayrıca 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çalışanların sağlığının ciddi risk altında olduğu vurgulandı. ŞANTİYE GİRİŞ ÇIKIŞLARA KAPATILDI Sendika yönetimi, eylem kapsamında alınan kararları da duyurdu. Buna göre: Temizlik işleri şantiyesine giriş ve çıkışlar durduruldu. Araç şoförleri, kolcular ve şantiye personeli mesai saatlerinde kart basarak şantiye girişinde bekleyecek. Belediyenin diğer birimlerinde çalışan personel ise çalışmalarına devam edecek. İşçiler, hijyen koşulları düzeltilene kadar şantiyeye girmeyeceklerini belirtti. BAKANLIKTAN 7 MİLYON LİRALIK CEZA Öte yandan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğü ekiplerinin geçtiğimiz günlerde yaptığı denetimde Mustafa Kemal Mahallesi’nde bulunan temizlik işleri şantiyesinde evsel atıkların geniş bir alana yayıldığı tespit edilmişti. Yönetmeliklere aykırı şekilde atık depolandığı gerekçesiyle Çevre Kanunu kapsamında Buca Belediyesi’ne 7 milyon 38 bin 954 lira idari para cezası uygulanmıştı. Belediyenin son üç yıl içinde aynı ihlali üçüncü kez yaptığı belirtildi.

KARŞIYAKA’DA 540 İŞÇİ 7 AYDIR MAAŞ BEKLİYOR Haber

KARŞIYAKA’DA 540 İŞÇİ 7 AYDIR MAAŞ BEKLİYOR

Karşıyaka Belediyesi iştiraki Kent A.Ş.’de çalışan 540 işçi, 7 aydır biriken maaş alacaklarının ödenmemesi ve Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile yapılması planlanan randevunun iptal edilmesine tepki göstererek belediye binası önünde eylem yaptı. İşçiler, “Parça parça ödeme değil, hakkımızı istiyoruz” dedi. MAAŞ KRİZİ BELEDİYE ÖNÜNE TAŞINDI İzmir’in Karşıyaka ilçesinde belediye iştiraki Kent A.Ş.’de görev yapan 540 işçi, uzun süredir ödenmeyen maaşlar nedeniyle belediye ana hizmet binası önünde toplandı. DİSK Genel-İş 10 Nolu Şube öncülüğünde gerçekleştirilen eylemde işçiler, biriken alacaklarının ödenmesini ve çalışma koşullarındaki belirsizliğin sona ermesini talep etti. “7 AYDIR ALACAKLARIMIZ BİRİKTİ” Grup adına basın açıklamasını yapan Şube Başkanı Ferit Akdoğan, maaşların bir aydır hiç yatırılmadığını, önceki süreçte ise haftalık 5-6 bin TL’lik parça parça ödemeler yapıldığını söyledi. Akdoğan, işçilerin ciddi ekonomik sıkıntı yaşadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu süreçte evine haciz gelen, aile düzeni bozulan ve işi bırakmak zorunda kalan arkadaşlarımız oldu. Kişi başı 350-400 bin TL’yi bulan alacaklarımız var. Buna karşılık sadece tesis çalışanlarına 750 TL’lik market kartı dağıtıldı. Biz insanca bir yaşam istiyoruz.” RANDEVU İPTALİ TEPKİSİ İşçiler, Karşıyaka Belediye Başkanı Yıldız Ünsal ile yapılması planlanan görüşmenin iptal edilmesine de tepki gösterdi. Dün gerçekleşen meclis toplantısındaki protestonun ardından bugünkü randevunun iptal edildiğini belirten sendika temsilcileri, bunun çözüm iradesi göstermediğini savundu. Akdoğan, “Çözüm üretmek yerine meclis salonunu terk etmek ve randevuyu iptal etmek sorumluluktan kaçmaktır” dedi. “vasfımız dışında görevlendiriliyoruz” iddiası Eylemde dile getirilen bir diğer konu ise işçilerin görev tanımları dışında çalıştırıldığı iddiası oldu. Sendika temsilcileri, mühendis, veteriner ve öğretmen gibi teknik personelin kafe ve restoranlarda görevlendirilmek istendiğini öne sürdü. Bu uygulamanın çalışma barışını bozduğunu belirten işçiler, görevlendirmelerin durdurulmasını istedi. İŞÇİLERİN TALEPLERİ Eylemde sendika yönetimi ve işçiler taleplerini üç başlıkta topladı: Birikmiş tüm ücret alacaklarının eksiksiz ve tek seferde ödenmesi Görev tanımı dışındaki zorunlu görevlendirmelerin sonlandırılması Çalışma barışının yeniden sağlanması Belediye binası önünde sloganlar atan işçiler, haklarını alana kadar eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.

KESK’TEN SORUŞTURMA TEPKİSİ: SENDİKAL FAALİYET SUÇ DEĞİLDİR! Haber

KESK’TEN SORUŞTURMA TEPKİSİ: SENDİKAL FAALİYET SUÇ DEĞİLDİR!

KESK İzmir Şubeler Platformu, 14 Ocak 2026’daki iş bırakma eylemine katıldığı gerekçesiyle SES 2 No’lu Şube Eş Başkanı Başak Edge Gürkan hakkında başlatılan soruşturma'ya tepki gösterdi. Açıklamada, “Anayasal güvence altındaki hakların kullanımı disiplin soruşturmasına konu edilemez” denildi. “İŞ BIRAKMA ANAYASAL BİR HAKTIR” KESK tarafından yapılan açıklamada, 14 Ocak 2026 tarihinde “Hakem Kurulu’nun Toplu Sözleşmesi Hükümsüzdür, Grev Haktır, Ek Zam Hemen Şimdi” şiarıyla Türkiye genelinde gerçekleştirilen iş bırakma eyleminin meşru ve demokratik bir hak kullanımı olduğu vurgulandı. Açıklamada, kamu emekçilerinin insanca yaşamaya yetecek ücret, güvenceli istihdam ve demokratik çalışma yaşamı taleplerini görünür kılmak amacıyla yapılan eylemin Anayasa’nın 51 ve 53. maddeleri ile güvence altına alındığı belirtildi. Ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu ILO sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi kapsamında örgütlenme özgürlüğünün temel bir hak olduğu hatırlatıldı. “SENDİKAL GÖREV DİSİPLİN TEHDİDİYLE BASTIRILAMAZ” KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve SES 2 No’lu Şube Eş Başkanı Başak Edge Gürkan hakkında, görev yaptığı Çiğli Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından “sendikal faaliyet nedeniyle mesaiye gelmediği” gerekçesiyle yazılı açıklama istenmesi ve muhakkik atanarak ifadeye çağrılması eleştirildi. Açıklamada, sendika yöneticilerinin konfederasyon kararları doğrultusunda eylem örgütlemesinin ve kamuoyunu bilgilendirmesinin sendikal görevin doğal sonucu olduğu belirtilerek, bu faaliyetlerin disiplin hukuku kapsamında değerlendirilmesinin sendikal özgürlüğe müdahale anlamı taşıdığı ifade edildi. “YALNIZCA TEMSİLCİYE SORUŞTURMA GÖZDAĞIDIR” Türkiye genelinde binlerce kamu emekçisinin eyleme katıldığına dikkat çekilen açıklamada, yalnızca dönem sözcüsü hakkında soruşturma başlatılmasının sendikal iradeye yönelik bir baskı ve gözdağı olduğu savunuldu. KESK, geçmiş yıllarda benzer eylemler nedeniyle verilen disiplin cezalarının yargı kararlarıyla iptal edildiğini hatırlatarak, aynı yönde yeni uygulamaların hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu belirtti. TALEPLER SIRALANDI Açıklamanın sonunda şu taleplere yer verildi: Başak Edge Gürkan hakkında başlatılan soruşturmanın derhal geri çekilmesi Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımına yönelik idari baskıların son bulması Kamu emekçilerinin örgütlenme ve toplu eylem hakkına yönelik müdahalelerden vazgeçilmesi KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hamdi Çalık imzasıyla yapılan açıklamada, “Sendikal mücadele demokratik toplumun teminatıdır ve engellenemez” denildi.

BAŞKAN PALAZ’DAN İŞÇİLERE: BORÇ BULURSUN, DOMATES EKERSİN! Haber

BAŞKAN PALAZ’DAN İŞÇİLERE: BORÇ BULURSUN, DOMATES EKERSİN!

Balıkesir’in Gönen ilçesinde Belediye Başkan'ı İbrahim Palaz’ın sendika süreci ve işçilerin yaşam şartlarına ilişkin yaptığı açıklamalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İbrahim Palaz, bir gazetecinin sendika değişimi ve belediyenin sürece dahli olup olmadığına ilişkin sorusunu yanıtladı. Palaz, belediyenin sendika sürecine müdahil olmadığını belirterek, “Sendika işçilerle alakalı bir kısım. Ben hiçbir şekilde karışmam, müdahil de olmam” dedi. “BANDIRMA İLE GÖNEN BİR DEĞİL” Göreve geldikleri 2019 yılında belediye şirketinde çalışan işçilerin maaşlarının düşük seviyede olduğunu ifade eden Palaz, süreç içerisinde ücretlerde iyileştirme yaptıklarını söyledi. Açıklamasında yaşam koşullarını Bandırma ile kıyaslayan Palaz’ın sözleri dikkat çekti: “Bandırma’daki ev kirasıyla buradaki ev kirası bir mi? Normal şartlarda buradaki yaşam, nereye gitsen borç bulursun, nereye gitsen çorba bulursun. Vaktin varsa hafta sonu domatesini, biberini, soğanını ekersin.” Bu ifadeler sosyal medyada ve kamuoyunda eleştirilere neden oldu. “MAAŞLAR HER AYIN 15’İNDE YATIRILIYOR” Başkan Palaz ayrıca maaşların düzenli ödendiğini vurgulayarak, “Önemli olan her ayın 15’inde işçi bankamatiğe gittiğinde maaşını orada görmesidir. Biz göreve geldiğimiz günden itibaren her ayın 15’inde o maaşı yatırdık” ifadelerini kullandı. Palaz’ın maaş ödemelerinin düzenli yapıldığını özellikle vurgulaması, kamu hizmeti kapsamında çalışanlara ücretlerin zamanında ödenmesinin zaten yasal ve idari bir sorumluluk olduğu yönündeki değerlendirmeleri de beraberinde getirdi.

BUCA’DA TİS KRİZİ BÜYÜYOR: EMEKÇİLER TAM GÜN İŞ BIRAKACAK Haber

BUCA’DA TİS KRİZİ BÜYÜYOR: EMEKÇİLER TAM GÜN İŞ BIRAKACAK

Tüm Bel-Sen İzmir 2 Nolu Şube, Buca Belediyesi’nde 7 aydır ödenmediğini belirttiği TİS alacakları nedeniyle eylem sürecini bir üst aşamaya taşıdı. Sendika, belediye yönetiminden herhangi bir geri dönüş alınmadığını belirterek tam gün iş bırakma kararı aldıklarını açıkladı. “GÖRÜŞME TALEBİ YA DA ÖDEME PLANI İLETİLMEDİ” Şube Başkanı Nihat Filiz imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, daha önce duyurulan eylem takvimine rağmen belediye yönetiminden sendikaya herhangi bir görüşme talebi ya da ödeme planı iletilmediği ifade edildi. Açıklamada, “Buca Belediyesi’nde ödenmeyen 7 aylık TİS alacaklarımız nedeniyle başlattığımız eylemlerimiz devam etmektedir. Salı günü mesai bitimine kadar sendikamıza herhangi bir görüşme talebi ya da ödeme planı iletilmemiştir” denildi. 25 ŞUBAT’TA TAM GÜN İŞ BIRAKMA Sendika, 25 Şubat 2026 Çarşamba günü tam gün iş bırakma eylemi gerçekleştireceklerini duyurdu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Yarın işe gelmiyoruz, kart basmıyoruz. Saat 11.00’de Buca Belediyesi önünde buluşuyoruz. Saat 11.30’da basın açıklaması yapıyoruz. Basın açıklamasının ardından işyerlerine dönmüyor, belediye önünden toplu şekilde ayrılıyoruz.” “KATILIM NE KADAR GÜÇLÜ OLURSA O KADAR ETKİLİ OLURUZ” Sendika açıklamasında tüm belediye emekçilerine çağrıda bulunularak, eyleme güçlü ve kararlı katılım istenildi. “İş bırakma eyleminin etkisi, katılımın gücüyle doğru orantılıdır. Ne kadar güçlü bir katılım sağlarsak, haklarımızı alma konusunda o kadar etkili oluruz” ifadeleri kullanıldı. Buca Belediyesi’nden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

İZMİR'DEKİ POLYAK MADENCİLİK'TE İŞÇİLERİN DİRENİŞİ SÜRÜYOR Haber

İZMİR'DEKİ POLYAK MADENCİLİK'TE İŞÇİLERİN DİRENİŞİ SÜRÜYOR

İzmir’in Kınık ilçesinde faaliyet gösteren Polyak Madencilik’te çalışan 1243 maden işçisi, ücretlerin ödenmemesi ve çeşitli hak kayıpları nedeniyle başlattıkları direnişi sürdürüyor. Bağımsız Maden-İş Sendikası tarafından yapılan açıklamada, işçilerin üretimi tamamen durdurduğu ve bunun “temel işçi haklarının sürekli ve çözümsüz biçimde ihlal edilmesine karşı başvurulan son çare” olduğu vurgulandı. ŞİRKETİN MÜLKİYET YAPISINA DİKKAT ÇEKİLDİ Sendika açıklamasında, Polyak Madencilik’in Çin devletine ait madencilik holdingi Heilongjiang Longmay Mining Holding Group ile bağlantılı Qitaihe Longcoal Mining Co., Ltd. mülkiyetinde ve işletmesinde olduğu belirtildi. Yaşanan hak ihlallerinin uluslararası düzeyde incelenmesi gerektiği ifade edildi. SENDİKANIN SIRALADIĞI İHLALLER Bağımsız Maden-İş’in kamuoyuna açıkladığı başlıca iddialar şöyle: Ücretlerin tam ve zamanında ödenmemesi Ücret artışlarının ve sözleşmesel hakların uygulanmaması Toplu iş sözleşmesinden doğan geriye dönük alacakların ödenmemesi Kıdem tazminatı ve iş akdine bağlı yasal güvencelerin sağlanmaması İş sağlığı ve güvenliği koşullarının yasal standartlara uygun olmaması Sendika ile hukuka uygun diyalog mekanizmasının kurulmasının reddedilmesi talepler net: “haklarımız eksiksiz ödensin” Sendika, işçilerin taleplerini şu başlıklar altında topladı: Ödenmemiş ücretlerin eksiksiz yatırılması Geriye dönük alacakların ödenmesi Kıdem tazminatına ilişkin güvencelerin yazılı olarak sağlanması Sözleşmesel ücret artışlarının uygulanması İş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz yerine getirilmesi ÇİN MAKAMLARINA ÇAĞRI Açıklamada, yaşanan durumun Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı’nın yayımladığı “Yurtdışında Faaliyet Gösteren Çinli İşletmelerin Sosyal Sorumluluklarına İlişkin Rehber (2025)” hükümlerinin ihlali anlamına geldiği ileri sürüldü. Sendika, Çin makamlarını şirketin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi için inceleme yapmaya ve süreci denetlemeye çağırdı. Ayrıca, yurtdışı yatırımların işçi haklarının ihlali ve güvencesiz çalışma koşulları üzerine inşa edilmemesi gerektiği vurgulandı.

PTT ÇALIŞANLARINDAN ÜSTDÜZEY ATAMALARA TEPKİ Haber

PTT ÇALIŞANLARINDAN ÜSTDÜZEY ATAMALARA TEPKİ

Türkiye'nin en köklü kamu kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT)'nde son dönemde gerçekleştirilen bölge müdürlüğü yapılandırması ve üst düzey yönetici atamaları, çalışanlar arasında ciddi rahatsızlık yarattı. Kurum emekçileri, liyakatin göz ardı edildiğini ve etik dışı bir kadrolaşma süreci yaşandığını ifade ederek, tepkilerini kamuoyuna duyurdu. Yayımlanan ortak açıklamada, PTT’nin yalnızca bir hizmet kurumu değil, aynı zamanda kamu ahlakı ve devlet geleneğinin taşıyıcısı olduğu vurgulanarak, yapılan atamaların liyakat, mesleki yeterlilik ve objektif değerlendirme ilkelerinden uzak olduğu iddia edildi. “ATAMALAR SİSTEMATİK BİR KADROLAŞMA SÜRECİNİ GÖSTERİYOR” Açıklamada, atamaların büyük çoğunluğunun belli sendika üyeleri arasından yapıldığına dikkat çekilerek, bu durumun kurumdaki liyakat ilkesini tamamen ortadan kaldırdığı iddialarında bulunuldu. Ortaya çıkan tablo, "münferit bir hata değil, sistematik bir kadrolaşma süreci" olarak nitelendirildi. “PTT KİMSENİN ARKA BAHÇESİ DEĞİLDİR” PTT’nin gelirlerinin tamamının Hazine’ye ait olduğu hatırlatılarak, herhangi bir sendikanın ya da yapının bu kamu kurumunu kendi kadrolaşma alanına çevirmesinin hukuka, anayasaya ve kamu vicdanına aykırı olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Anayasa’nın; 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesi 10. maddesindeki eşitlik ilkesi 70. maddesindeki kamu hizmetine girme hakkı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda belirtilen liyakat ve kariyer esaslarına atıfta bulunularak, yapılan etik dışı işlemlerin açıkça bu maddeleri ihlal ettiği de iddalar arasında. İŞTE O AÇIKLAMA; Açıklamayı Haber-Sen 6 nolu sube baskani Menduh Tunç okudu; PTT’DE LİYAKATİN TASFİYESİNE, KURUMSAL KADROLAŞMAYA VE ETİK DIŞI ATAMA DÜZENİNE HAYIR! Türkiye Cumhuriyeti’nin en köklü kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT), yalnızca bir hizmet kurumu değil; aynı zamanda devlet geleneğinin, kamu ahlakının ve kurumsal hafızanın taşıyıcısıdır. Ne var ki son dönemde PTT bünyesinde gerçekleştirilen bölge müdürlüğü yapılandırması ve üst düzey yönetici atamaları, bu köklü mirasın ciddi biçimde zedelendiğini göstermektedir. Kamuoyuna yansıyan bu atamalar; liyakat, kariyer, mesleki yeterlilik ve objektif değerlendirme ilkelerinden uzaktır. Ortaya çıkan tablo, münferit hatalarla ya da idari takdir yetkisiyle açıklanamayacak kadar sistematik bir görünüm arz etmektedir. Atamaların neredeyse tamamı yandaş sendika yönetici ve üyelerinden oluşmaktadır.Bu atamalar PTT’de liyakat ilkesinin fiilen askıya alındığı anlamına gelmektedir. PTT A.Ş, geliri bütünüyle Hazine’ye ait bir kamu kurumudur. Hiçbir sendikanın, grubun veya yapının arka bahçesi, kadrolaşma alanı ya da siyasi/örgütsel tasarruf sahası değildir. Anayasa’nın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi, 10’uncu maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi 70’inci maddesinde güvence altına alınan kamu hizmetine girme hakkı açık ve tartışmasızdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu da kamu görevlerinin liyakat ve kariyer esasına göre yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadir. Bu açık hükümlere rağmen yapılan her etik dışı işlem kamu vicdanını yaralamaktadır. Yıllarını bu kuruma veren,zor şartlarda görev yapan deyim yerindeyse kurumu sırtında taşıyan binlerce PTT emekçisi olarak bizler ; “ARTIK YETER “ diyoruz!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.