#Sergi

- Sergi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sergi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ESKİ DİKİŞ MAKİNELERİ ONUN ELİNDE SANAT ESERİNE DÖNÜŞÜYOR Haber

ESKİ DİKİŞ MAKİNELERİ ONUN ELİNDE SANAT ESERİNE DÖNÜŞÜYOR

Eski dikiş makineleri onun elinde sanat eserine dönüşüyor. Endüstriyel tasarımcı Ahmet Tarık Demirbaş, eski dikiş makineleri, çeşitli mekanik parçalardan oluşan bir birçok malzemeyi; otomobil, hayvan figürleri, abajur, tekne ve dekoratif eşyalara dönüştürüyor. Cıvatalı birleştirme tekniği kullanarak binbir emekle ürettiği eserleri ileri dönüşüme kazandıran Demirbaş'ın en büyük hayali ise bunları sergileyeceği bir müze kurmak. İzmir'in Menderes ilçesinde yaşayan endüstriyel tasarımcı Ahmet Tarık Demirbaş, kullanılmayan malzemeleri sanat eserlerine dönüştürerek onlara yeniden hayat veriyor. Çocukluk yıllarını annesinin dikiş makinesi masasında ders çalışarak geçiren 60 yaşındaki Demirbaş, bu hatıralarından esinlenerek çalışmalarına ilk olarak dikiş makinelerini dönüştürerek başladı. Sanatçı, 2016 yılında dikiş makinelerini traktör, otomobil ve tekne gibi araçlara dönüştürdü. Demirbaş, şimdi ise mekanik aksamlar, otomotiv parçaları ve kurmalı saatler gibi kullanım ömrünü yitirmiş birçok malzemeyi hayvan figürleri, abajurlar, dekoratif eşyalar ve heykeller gibi birbirinden farklı sanat eserlerine dönüştürüyor. Binbir emekle hayata geçirdiği eserlerinde kaynak kullanmayan Demirbaş, parçaları cıvatalı birleştirme tekniğiyle bir araya getiriyor. Ürettiği eserleri Türkiye'nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde sergilenen Demirbaş'ın en büyük hedefi ise bir ileri dönüşüm müzesi kurmak. AMAÇ, SIFIR ATIK HEDEFİNE ULAŞMAK Endüstriyel tasarımcı olmasının bu işe başlama açısından çok büyük bir etken olduğunu söyleyen Ahmet Tarık Demirbaş, "Uzun yıllar proje, taahhüt ve farklı disiplinlerde endüstriyel tasarımla uğraştım. Bu yıllar içerisinde otomotiv teknolojisinden endüstriyel mutfak sektörüne kadar patentli birtakım çalışmalarım oldu. Milli projelere kadar uzanan, motor üzerine geliştirdiğim bir patent de söz konusuydu. Daha sonraki yıllar içerisinde ise yapmış olduğum çalışmalarda çevre bilincini daha ön plana çıkarmak, toplumumuza daha faydalı olabilmek ve sıfır atık hedefine ulaşmak amacıyla ‘sürdürülebilir çevre bilinciyle yeniden tasarlamak' mottosunu vurgulamak istedim" dedi. '‘İLERİ DÖNÜŞÜM'' Yaptığı çalışmalarda, her türlü mekanik parça, dikiş makinesi, kurmalı saatler, otomotiv parçaları gibi ekonomik ömrünü tamamlamış birçok malzemeyi kullandığını ifade eden Demirbaş, "Benim burada yapmış olduğum çalışma aslında geri dönüşüm değil, ileri dönüşüm. Geri dönüşümde malzeme ekonomik ömrünü tamamladığında, belli bir süre sonra eritilerek tekrar ekonomiye kazandırılmaya çalışılıyor. Fakat ben bunu bir adım daha ileriye taşıyarak ileriye dönüştürüyorum. Yapmış olduğum çalışmalarda diğer sanatçılardan farklı olarak cıvatalı birleştirme yapıyorum. Bir lego gibi gerçek bir parçayı söküp takma hissini yaşıyorsunuz. Zaman içinde eksik olan parçayı tamamlayabiliyorum veya eseri daha ileriye taşıyacak, daha uygun bir parça bulursam onu değiştirebiliyorum" şeklinde konuştu. Yaptığı çalışmalara ilk olarak dikiş makineleri ile başladığını belirten Demirbaş, "İlk başlarda traktör veya otomobil tarzı tasarımlar yaparken, daha sonra eşimin de tavsiyesiyle tekneler ve yelkenliler yapmaya başladım. Zaman içinde çevremdeki arkadaşlardan ve takipçilerimden gelen taleplerle eve ve dekorasyona yönelik, abajur gibi mobilyaya daha uyumlu olabilecek çalışmalar da yaptım. Şu anda ise otomobil parçalarından heykeller yapmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. "AMACIM İLERİ DÖNÜŞÜM MÜZESİ KURMAK" 2016 yılından beri profesyonel olarak bu işe devam ettiğini aktaran Demirbaş, şunları kaydetti: "Bodrum, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere ulusal ve uluslararası birçok platformda sergilerim oldu. Amerika'da Teksas Müzesi'nden ve İngiltere'den bile teklifler aldık. Amacım, ileride bir destekçi veya sponsor bulabilirsem el birliğiyle bir ileri dönüşüm müzesi kurmak ya da bu konuda gençlere önderlik edip örnek olabilecek bir sergi alanı oluşturmak."

BURSA'NIN 700 YILLIK TARİHİ MİNYATÜRLERDE HAYAT BULDU Haber

BURSA'NIN 700 YILLIK TARİHİ MİNYATÜRLERDE HAYAT BULDU

Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini; tarihi, kültürel, sanatsal ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bu kapsamda; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Minyatür Yarışması düzenlendi. Gülçin Anmaç, Aylin Özkan, Suzan Çataloluk, ve Şennur Atalay Varol’dan oluşan seçici kurul; yarışmaya gönderilen birbirinden değerli eserleri detaylıca inceledi. Uzun değerlendirmelerin sonunda; birincilik ödülüne Rie Kudo, ikincilik ödülüne Gülbin Atabek, üçüncülük ödülüne Emine Suna Baran, teşvik ödülüne ise Hasan Atilla Şakarcan, Fatma Çalık ve Ebru Karagöz’ün eserleri layık görüldü. Ayrıca Fatma Arı, Reyhan Budan, Suna Yastı, Nagehan Kumrul, Dilek Varna, Canan Ateş, Canan Karadağ, Nevin Külünkoğlu, Aylin Şekerkaya ve Betül Akbay’ın eserleri ise sergileme ödülü kazandı. Sonuçların belli olmasından ardından, Alev Alatlı Şehir, Düşünce ve Kültür Merkezi’nde sergi ve ödül töreni düzenlendi. ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Minyatür Yarışması’ sergi ve ödül törenine ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra, AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz, Yarışma Seçici Kurulu üyeleri, siyasi parti temsilcileri, sanatçılar, akademisyenler ve vatandaşlar katıldı. Programın açılışında yaptığı konuşmada Bursa’nın tarihi ve kültürel önemine dikkat çeken Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; "Bugün burada yalnızca bir yarışmanın neticesini paylaşmak için değil; tarih, sanat ve medeniyetimizin ortak hafızasında anlamlı bir yolculuğa çıkmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bursa, sıradan bir şehir değildir. Bursa; kuruluşun, dirilişin ve medeniyet tasavvurunun şehridir. Osmanlı’nın ilk başkenti olarak asırlar boyunca ilme, irfana, sanata ve vakıf medeniyetine ev sahipliği yapmış; taşıyla, toprağıyla ve yetiştirdiği gönül insanlarıyla tarihimizin en müstesna şehirlerinden biri olmuştur. Camileriyle, medreseleriyle, hanlarıyla, çarşılarıyla, türbeleriyle ve vakıf eserleriyle adeta bir açık hava müzesi olan Bursa, geçmişin mirasını bugüne taşıyan canlı bir hafıza mekanıdır" dedi. Bursa’nın fethinin derin anlamlara sahip olduğunu vurgulayan Başkan Yılmaz; "Bu yıl Bursa’nın fethinin 700. yılını idrak ediyoruz. Yedi asır önce gerçekleşen fetih, yalnızca surların aşılması değil; gönüllerin kazanılması, adaletin tesis edilmesi ve yeni bir medeniyet ufkunun açılması anlamına geliyordu. Bizler de bu önemli yıl dönümünü sadece anmakla yetinmedik; anlamaya, anlatmaya ve gelecek nesillere aktarmaya gayret ettik. Bu kapsamda kültür ve sanat sezonumuzu Bursa’nın fethi temasıyla açtık. Fetih Yolu kitabını hemşehrilerimizle buluşturduk. Bursa’nın Fethi tiyatro gösterisini sahneledik. Kuruluş Orhan dizisinin oyuncularıyla fetih yürüyüşü gerçekleştirdik. Sempozyumlar, söyleşiler, sergiler ve çeşitli kültür-sanat faaliyetleriyle Bursa’nın fethini yıl boyunca farklı yönleriyle ele aldık. Çünkü inanıyoruz ki tarih sadece kitap sayfalarında kalmamalıdır. Tarih; sanatla, edebiyatla, tiyatroyla ve kültürel çalışmalarla yeniden hatırlanmalı, yeniden yorumlanmalı ve yaşayan bir hafızaya dönüştürülmelidir. İşte bugün ödüllerini takdim edeceğimiz ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Minyatür Yarışması’ da bu anlayışın en anlamlı örneklerinden biridir" ifadelerini kullandı. Medeniyetler için kültür ve sanatın önemine dikkat çeken Başkan Yılmaz; "Medeniyetler sadece kılıçla kurulmaz; kalemle, fırçayla, sanatla ve kültürle yaşatılır. Yıldırım Belediyesi olarak şehrimizin kültür ve sanat hayatına katkı sunmaya, geleneksel sanatlarımızı yaşatmaya ve genç kuşaklarımızı kültürle, sanatla ve tarih bilinciyle buluşturmaya büyük önem veriyoruz. Çünkü inanıyoruz ki geçmişin birikimini geleceğe taşımanın yolu, kültür ve sanatın ışığını canlı tutmaktan geçmektedir. Bu vesileyle yarışmamıza katılan bütün sanatçılarımıza, değerlendirme sürecini büyük bir titizlikle yürüten kıymetli jüri üyelerimize ve emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Ödül almaya hak kazanan sanatçılarımızı gönülden tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Sergimizin Bursa’mızın kültür ve sanat hayatına değer katmasını, geleneksel sanatlarımızın yaşatılmasına ve yeni kuşaklara aktarılmasına vesile olmasını temenni ediyorum. Rabbim Bursa’mızın medeniyet yürüyüşünü daim eylesin. Bu güzel şehrin üzerinde yükselen çınarın gölgesi eksilmesin. Sanatımız, kültürümüz ve irfanımız nesilden nesile yaşamaya devam etsin" diye konuştu. Bursa’nın kültür ve medeniyetimiz açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ise; "Bursa’nın fethinin 700. yılı dolayısıyla, bu anlamlı ve önemli süreci sahiplenen, sorumluluk alan Yıldırım Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’ı kutluyor ve tüm Bursa adına kendisine teşekkür ediyorum. Bizim medeniyetimiz sadece devlet, kanun medeniyeti değildir. Bizim medeniyetimiz bir sanat, kültür ve gönül medeniyetidir. Yıldırım Belediyemiz de bu noktayı çok iyi yakalamış ve bizlere bunu sunacak çeşitli etkinlikler düzenliyor" ifadelerini kullandı. Seçici Kurul Başkanı Gülçin Anmaç da minyatür sanatının önemine vurgu yaparak; "Minyatür tarihimizi, kültürümüzü görsel hale dönüştüren çok önemli bir sanattır. Bu sanatın yaşatılması, daha geniş kitlelerle buluşturulması ve minyatür sanatçılarının desteklenmesi noktasında bu yarışma ve sergiyi çok değerli buluyorum. Desteklerinden ötürü Yıldırım Belediye Başkanımız Oktay Yılmaz’a teşekkürlerimi sunuyorum" dedi. Konuşmaların ardından yarışmada dereceye giren sanatçılara ödül ve plaketleri verilip, serginin açılışı gerçekleştirildi.

18 MART RUHU DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ'NDE YAŞATILDI Haber

18 MART RUHU DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ'NDE YAŞATILDI

Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ, 15 Temmuz Şehitler Salonu’nda “Direnişin Simgesidir Çanakkale” başlıklı konferans ve sergi programı düzenlendi. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, konuşmasına geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’yı anarak başladı. Ortaylı’nın Türk tarihçiliğine önemli katkılar sunduğunu belirten Rektör Yılmaz, bilgi birikimi ve eserleriyle ilim dünyasında kalıcı izler bıraktığını ifade etti. Rektör Yılmaz, İlber Ortaylı’nın akademik duruşuyla birçok nesle ilham verdiğini vurgulayarak, her zaman saygı ve minnetle hatırlanacağını dile getirdi. “BU BÜYÜK ZAFER, TÜM TOPLUMLAR İÇİN İLHAM KAYNAĞIDIR” Çanakkale Zaferi’nin dünya savaş tarihinde eşi benzeri olmayan bir başarı ve kahramanlık destanı olduğunu vurgulayan Rektör Yılmaz, şunları kaydetti: “Milletimizin birlik ve beraberlik içinde, tüm imkânsızlıklara rağmen işgalci güçlere karşı kazandığı bu büyük zafer, sadece Türk milleti için değil, dünya tarihine yön veren tüm toplumlar için ilham kaynağı olmuştur. Çanakkale’de ortaya konulan mücadele ruhu, bağımsızlık ve vatan sevgisinin en güçlü göstergelerinden biridir. Bu eşsiz direniş, milletimizin azim ve kararlılıkla neler başarabileceğinin en somut örneği olarak hafızalardaki yerini korumaktadır. Çanakkale Zaferimizin 111’inci yılını kutluyor; başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, şükran ve saygıyla anıyoruz.” Rektör Yılmaz, konuşmasını Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nun “Meydan Şiiri”ni okuyarak tamamladı. Program kapsamında ayrıca, DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Fevzi Çakmak tarafından hazırlanan 18 Mart temalı sergi, Rektörlük Fuaye Alanı’nda ziyarete açıldı. Serginin 18–25 Mart 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebileceği bildirildi. ÇANAKKALE’YE TARİHÎ YOLCULUK DEÜ, 18 Mart etkinlikleri kapsamında öğrencileriyle birlikte Çanakkale’ye anlamlı bir ziyaret de gerçekleştirdi. DEÜ Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fevzi Çakmak rehberliğinde düzenlenen gezide öğrenciler; Kilitbahir Kalesi, Namazgâh Tabyası, Seyit Onbaşı Heykeli, Şahindere Şehitliği, Çanakkale Şehitler Abidesi, Mehmetçiğe Saygı Anıtı, Kanlısırt, 57. Alay Şehitliği, Conkbayırı ve Aynalı Çarşı’yı ziyaret etti. Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Fevzi Çakmak, “Çanakkale Zaferi’nin gururunu ve heyecanını yüreklerinde hisseden öğrencilerimizle birlikte bu anlamlı ziyareti gerçekleştirdik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır’ sözü doğrultusunda, tarihimizin dönüm noktalarından biri olan Çanakkale’yi yerinde inceleme fırsatı bulduk. Öğrencilerimizle birlikte o gün yaşananları paylaşarak, ecdadımızın fedakârlıklarını bir kez daha derinden hissettik. Bu anlamlı yolculuk, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşımaktadır,” ifadelerini kullandı. DEÜ’DE BAYRAMLAŞMA TÖRENİ Dokuz Eylül Üniversitesi’nde ayrıca Ramazan Bayramı dolayısıyla Rektörlük Fuaye Alanı’nda bayramlaşma töreni düzenlendi. Törene Rektör Prof. Dr. Bayram Yılmaz’ın yanı sıra rektör yardımcıları, genel sekreterlik yönetimi, dekanlar, daire başkanları ile akademik ve idari personel katıldı. Bayramlaşma programında konuşan Rektör Yılmaz, tüm üniversite mensuplarının Ramazan Bayramı’nı kutlayarak şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz günlerde İstiklâl Marşımızın kabulünü, bugün ise 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünü idrak ettik. Bu anlamlı günlerin ardından Ramazan Bayramı’na ulaşmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz. Milletimizin tarihindeki bu önemli dönüm noktaları, bizlere birlik, beraberlik ve dayanışmanın değerini bir kez daha hatırlatmaktadır. Bayramların, toplumsal dayanışmayı güçlendiren, gönül köprüleri kuran özel zamanlar olduğuna inanıyor; bu vesileyle tüm çalışma arkadaşlarımıza sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum.” Tören, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. RESMÎ TÖRENLERE KATILIM DEÜ Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, üniversitede düzenlenen etkinliklerin yanı sıra İzmir Valiliği tarafından Kadifekale Hava Şehitliği’nde düzenlenen anma törenine ve İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından DEÜ Sabancı Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen programa da katıldı.

OSMANGAZİ'DE 'HAREMDEN ÖZGÜRLÜĞE TÜRK KADINI' SERGİSİ Haber

OSMANGAZİ'DE 'HAREMDEN ÖZGÜRLÜĞE TÜRK KADINI' SERGİSİ

Bursa Osmangazi Belediyesi, 5 Aralık Kadının Seçme ve Seçilme Hakkı Günü etkinlikleri kapsamında ‘İnsan Kadın’ adlı panel ile ‘Haremden Özgürlüğe Türk Kadınının Bağımsızlık Öyküsü’ isimli sergiye ev sahipliği yaptı. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde düzenlenen panele CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ve Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun’un yanı sıra STK temsilcileri, iş kadınları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu, "Kadınların siyasete katılımı, modern demokrasinin olmazsa olmazıdır. Kadınların karar mekanizmalarında yer aldığı toplumlarda şeffaflık artmakta, sosyal yatırımlar güçlenmekte ve sürdürülebilir kalkınmalar hızlanmaktadır. Bugün bizler de ortak bir geleceği güçlendirmek için bir aradayız. Osmangazi Belediye’mizin düzenlediği bu etkinlik de bu amaca hizmet etmektedir. Bizler özgürlükçü ve kapsayıcı bir kent yaşamını hep birlikte kurmak istiyoruz" dedi. Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, kadınların toplum yapısı üzerindeki etkilerine vurgu yaparak, şu sözleri kaydetti: "5 Aralık 1934, Türk Cumhuriyeti kadınlarının yalnızca sandıkta birer seçmen olarak değil, kamusal yaşamın, karar alma mekanizmalarının ve demokratik temsilin asli öznesi olarak yer almasının bir miladıdır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının tanınması, pek çok Avrupa ülkesinden önce gerçekleşmiş, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren adım adım uygulanmaya başlanmıştır. Bu büyük reform, Cumhuriyetimizin devrimci ruhunun en parlak göstergesidir." Bursa Baro Başkanı Metin Öztosun da yaptığı konuşmada, mücadelenin süreklilik getiren bir şey olduğunu dile getirerek, kadın haklarının öneminin altını çizdi. Prof. Dr. Betül Batır moderatörlüğündeki panelde, Türk Kadınlar Birliği (TKB) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tijen Sözeri, Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk ve Bursa Mühendis ve Mimar İş İnsanları Derneği (BUMİAD) Yönetim Kurulu Başkan Vekili Zarif Ayça Güler, Türk kadınının sosyal hayat ve iş dünyasındaki önemine vurgu yaptı. TKB Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Tijen Sözeri, medeni kanunun, hukuki bir devrim olduğunu ve 5 Aralık 1934’te kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkına altyapı hazırladığını belirterek, "Türk kadını, her alanda varlığını göstermiş oldu. Meslekler açısından da baktığımızda o günden bugüne kadınlarımız, yükselen Cumhuriyet profiliyle 2025’te yine önümüzde. Almanya’nın önde gelen teknik üniversitelerinden Berlin Teknik Üniversitesi’nde Bursa Kız Lisesi mezunu Prof. Dr. Fatma Deniz rektörlüğe atandı. Türk kadının yükselen profilini tüm dünyaya göstermiş olduk" diye konuştu. BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır da, iş kadınlarının her alanda yeri olduğunun altını çizerek, "Üretimde, sanayide, bir fabrikada montajda, her alanda kadın eli var. Bunların çoğalması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Türkiye’de kadınının iş gücüne katılım oranı yüzde 36 bandında, erkeklerin yüzde 71. Biz bu arayı kapatmak zorundayız. Çalışmalarımızı bu yönde farkındalık sağlayarak gerçekleştiriyoruz. Amacımız bu. Girişimci kadınlarımızın oranı ise yüzde 18. Bunu biz ne kadar daha fazlalaştırmak için çaba sarf edersek o zaman zaten daha güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğimize inanıyorum" açıklamalarında bulundu. TÜMKAD Kurucu Başkanı Ülfet Öztürk ise kadının bilimdeki çalışmalarına dikkat çekerek "Hala hem Türkiye’de hem de dünyada mühendislikte, teknolojide, inovasyonda değişen süreçte kadın sayısı çok fazla değil. Dolayısıyla biz TÜMKAD olarak da buna bir ses veriyoruz. Çözüm sunup, aksiyonlar alıyoruz. Bugün veriler bir tık daha iyi gözükse de gidecek çok yolumuz var. Daha adını henüz duymadığımız, dünyanın daha iyi bir olması için çalışan yüzlerce, binlerce kadınımız var" şeklinde görüşlerini dile getirdi. BUMİAD Başkan Vekili Zarif Ayça Güler de, ‘Mühendis İşveren Kadınların İş Hayatına Etkileri’ konulu konuşmasında "Mühendis işveren kadınlar, şirketlerini yönetirken kadın istihdamına karşı çok hassaslar. Yenilikçi, kapsayıcı, tamamen personeliyle beraber takım oyuncusu gibi hareket ederek bir rol model olma niteliğindeler. Özellikle lise ve üniversite çağındaki genç kızlara örnek bir iş modeli olarak karşımıza çıkar" değerlendirmesinde bulundu. Panelin son bölümünde DC NextGen Teknoloji Kurucusu Demet Orakçı da, ‘Teknolojik Vizyon ve Örnek Girişim’ adlı bir sunum gerçekleştirdi. Panelin ardından TKB İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sevtap Şirin’in ‘Haremden Özgürlüğe Türk Kadının Bağımsızlık Öyküsü’ adlı sergisi açıldı. Sergi açılışında konuşan CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, kadının özellikle toplumların gelişiminde büyük rol oynadığını vurguladı. Hasan Öztürk yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: "Her gün neredeyse bir kadınımız, bir erkek şiddetiyle hayattan koparılıyor. Bu konuda da en büyük rol hepimize düşüyor. Kadının yapamadığı bir şey yok, ben görmedim. Hatta erkeğin yapamayacağı işleri de kadının yaptığına şahidiz. Bu anlamlı sergi için çok teşekkür ediyorum. Eğer Türkiye Cumhuriyeti, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak zorundaysa ki zorundayız, o zaman kadını geride bırakmak gibi bir lüksümüz olamaz. Ancak kadın erkek yan yana olduğumuz anda ve her platformda, her meslekte yan yana olmayı becerdiğimizde muasır medeniyetler seviyesini göreceğiz." Sergi hakkında bilgiler veren Sevtap Şirin de, kadının mücadelesinin ve özgürlükçü ruhunun aktarıldığını söyledi. Kurdele kesiminin ardından protokol, sergiyi gezerek kadının yükselişini yansıtan fotoğraf ve çalışmaları ilgi ile takip etti.

OSMANGAZİ CUMHURİYET COŞKUSUNA HAZIRLANIYOR Haber

OSMANGAZİ CUMHURİYET COŞKUSUNA HAZIRLANIYOR

Osmangazi Belediyesi Türkiye Cumhuriyeti’nin 102’nci kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutlamak için kapsamlı bir etkinlik programı hazırladı. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı heyecanı; gösteri, konser ve sergi gibi birbirinden renkli etkinliklerle Osmangazi’nin dört bir yanında yaşanacak. Zengin içerikli kutlamalar, Cumhuriyet coşkusunu ilçenin her köşesine taşıyarak yürekleri saracak. Osmangazi Belediyesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının tüm ilçeyi sarması ve vatandaşların 102’nci yıl coşkusunu doyasıya yaşaması için zengin bir program hazırladı. 25 Ekim Cumartesi günü başlayacak ve 29 Ekim Çarşamba günü son bulacak etkinlikler, Osmangazi’nin dört bir yanında renkli görüntülere sahne olacak. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yenilikçi anlayışıyla hazırlanan kapsamlı program, ilçede Cumhuriyet ruhuna yeni bir soluk kazandıracak. Cumhuriyet Bayramı’na özel etkinlikler Cumhuriyet Bayramı’nın bu yıl Osmangazi’de milli birlik ve beraberlik duygularının doruğa çıktığı bir atmosferde kutlanacağını söyleyen Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, "29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, 25 Ekim Cumartesi günü saat 11.00’de Hanlar Bölgesi’nde düzenlenecek ‘Cumhuriyet Kadınları Festivali’ ile başlayacak. Kadın emeğinin ve üretiminin ön plana çıkacağı bu özel festival, 26 Ekim Pazar günü devam edecek ve kadınların el emeği göz nuru eserleri ziyaretçilerle buluşacak. Cumhuriyet sevincini sporla buluşturmak adına 25-26 Ekim 2025 tarihlerinde 08.00-18.30 saatleri arasında Sukaypark Tesisleri’nde Satranç Turnuvası gerçekleştirilecek. Aynı zamanda doğa tutkunları, 26 Ekim Pazar günü saat 09.30’da Çobankaya’dan Sarıalan’a ‘Doğanın İçinde Cumhuriyetin İzinde’ yürüyüşüyle bir araya gelecek. 27 Ekim Pazartesi günü saat 14.00’de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde yer alacak ‘Cumhuriyet ve Bursa’ fotoğraf sergisi katılımcıların kalbine dokunacak. Çocuklarımızın da bu coşkuya katılması amacıyla Gezici Kütüphanemiz, 27 Ekim Pazartesi saat 10.00’da Atıcılar Mahallesi’nde, saat 14.00’de Gülbahçe Mahallesi’nde, 28 Ekim Salı günü ise saat 11.00’de Yeşilova Mahallesi’nde miniklerle buluşacak" dedi. Cumhuriyet Bayramı için dolu dolu bir etkinlik takvimi hazırladıklarını belirten Esendemir, "28 Ekim Salı günü Cumhuriyet kutlamaları gün boyu sürecek çeşitli etkinliklerle devam edecek. Saat 11.00’de Osmangazi Belediyesi Ana Hizmet Binası’nda ‘Atatürk’e Mektuplar’ etkinliği düzenlenecek. Aynı gün Soğanlı Spor Tesisleri’nde saat 10.00-18.00 arasında yapılacak ‘Yıldızlar Kupası’ gençlerin Cumhuriyet coşkusunu sahaya taşıyacak. Günün finali, Osmangazi Meydanı’nda gerçekleştirilecek ‘Zeynep Bastık Cumhuriyet Konseri’ ile yaşanacak. Saat 21.00’de başlayacak konserde ünlü sanatçı Zeynep Bastık, sevilen şarkılarını Bursalılar için seslendirecek. Kutlamalar, 29 Ekim Çarşamba günü de büyük bir heyecanla sürdürülecek. Saat 10.00’da Soğukkuyu Parkı’nda düzenlenecek 3x3 Basketbol Turnuvası’nda genç sporcuların mücadelesine sahne olacak. Akşam 19.30’da Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde sahnelenecek ‘Bir Cumhuriyet Hikayesi’ isimli tek kişilik müzikal ise katılımcıları 102 yıllık bir yolculuğa çıkartacak" diye konuştu. Bunun yanı sıra Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Cumhuriyet Bayramı’nı bu yıl da Osmangazi halkının güçlü katılımıyla kutlayacaklarını belirterek, tüm vatandaşları anlamlı etkinliklerde bir araya gelmeye davet etti.

YENİ NESİL BURSA SANATI İSTANBUL’DA BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ Haber

YENİ NESİL BURSA SANATI İSTANBUL’DA BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

Yeni nesil Bursa sanatı, genç sanatçıların özgün üretimleriyle İstanbul’un önde gelen çağdaş sanat etkinliklerinden Artweeks Istanbul’un 12. edisyonunda sanatseverlerle buluştu. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin genç sanatçıları desteklemek amacıyla düzenlediği “Bursa Sanat Çalıştayı” kapsamında üretilen eserler, etkinlikte büyük beğeni topladı. GENÇ SANATÇILARIN ÖZEL SEÇKİLERİ SAHNEDE Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla düzenlediği ‘Bursa Sanat Çalıştayı' sonunda ortaya çıkan üretimler, geçtiğimiz Şubat ayında Tayyare Kültür Merkezi'nde hazırlanan serginin ardından bu sefer ‘Artweeks Istanbul'un 12. Edisyonu'nda yerini aldı. Akaretler Sıraevler ve The Ritz-Carlton Residences İstanbul'daki sergiye, sanatseverler yoğun ilgi gösterdi. Genç sanatçıların yer aldığı çalıştaydan hazırlanan özel seçki, ziyaretçiler tarafından yakından incelendi. Kent üzerine düşünmenin, tartışmanın ve birlikte var olmanın estetik bir yansıması olan sergi, 15-26 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da ziyaret edilebilir. Bursa Sanat Çalıştayı seçkisinde, Serdar Acar, Ahu Akgün, Deniz Aktaş, Cansu Çakar, Gülşah Çalhan, Arda Diben, Yunus Emre Erdoğan, Barış Gençler, Seydi Murat Koç, İrfan Önürmen, Sezin Türk Kaya, Derya Ulker, Burcu Yağcıoğlu ve Eda Yıldız'ın çağdaş sanat eserleri yer alıyor.

İZMİR ENTERNASYONAL FUARI’NA YOĞUN İLGİ Haber

İZMİR ENTERNASYONAL FUARI’NA YOĞUN İLGİ

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından 29 Ağustos-9 Eylül tarihlerinde bu yıl 94’üncü kez kapılarını açan İzmir Enternasyonal Fuarı, daha ilk günden ilgi odağı oldu. Resmi açılış töreni öncesinde, Gündoğdu Meydanı’ndan Lozan Kapısı’na uzanan kortej renkli görüntülere sahne oldu. Gösteriler ve Balkanlılar Halk Dansları Festivali katılımcılarının dansları, korteji izleyen binlerce kişiye keyifli anlar yaşattı. Açılış gününde Çim Konserleri’nde sahne alan Candan Erçetin İzmirli sanatseverlere müzik ziyafeti sundu. ÇİM KONSERLERİ DEVAM EDİYOR Fuar akşamlarının vazgeçilmezi Çim Konserleri, bu yıl da müzikseverleri Kültürpark’ta buluşturmaya devam edecek. 30 Ağustos’ta Edis ve ön performansta Ali Altay ile İzmirlilere Zafer Bayramı coşkusunu yaşatacak. 31 Ağustos’ta Yıldız Tilbe, 1 Eylül’de Ceza, 2 Eylül’de Nihat Sırdar ile 90’lar Kafası sahnede olacak. 3 Eylül’de Derya Uluğ, 4 Eylül’de de Gripin Migros sponsorluğunda Çim Konserleri’nde yer alacak. 5 Eylül’de Mustafa Sandal, 6 Eylül’de Selda Bağcan, 7 Eylül’de Sertab Erener, 8 Eylül’de Duman sahne alacak. Fuarın son günü 9 Eylül’de ise Mor ve Ötesi, İzmir’in kurtuluşunun 103. yılına yakışır bir final yapacak. Konserler saat 21.15’te başlayacak. SERGİLER ZİYARETE AÇILDI Atlas Pavyonu’nda açılan “Ve Mavi Gözleri Çakmak Çakmaktı” Atatürk Sergisi, Refik Anadol’un “Şifanın Algısı” ve “Makine Rüyaları: Ege” sergileri ilk günden ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi’ndeki Fırat Neziroğlu’nun “İzmir’i Özledim” dokuma sergisi ve Mehmet Nuri Göçen Vakfı Uluslararası Seramik Koleksiyonu sanatseverlerle buluştu. Pakistan Pavyonu’nda da İzmir Planlama Ajansı’nın hazırladığı “İz’in Peşinde Kentin İçinde” sergisi açıldı. Kültürpark’ın simge yapısı Göl Gazinosu da fuar kapsamında yeniden hayat buldu ve İzmir Mutfak Müzesi’nin tanıtım sergisiyle İzmirlileri karşıladı. YEME İÇME VE ETKİNLİK ALANI’NDA DOLU DOLU PROGRAM Bu yıl yenilenen ve 3 No’lu Hol karşısında yer alan Yeme İçme ve Etkinlik Alanı’na kurulan etkinlik sahnesi, konserlerden dans yarışmalarına ve DJ performanslarına kadar dopdolu bir programla fuar ziyaretçilerini ağırlıyor. Fuar boyunca sahneye çıkacak sanatçılar arasında Sedat Yüce, Dolce Band, Ibis Maria Latin Night, İtalyan müzik grubu Tamburi Del Vesuvio, Nilay Selçuk, Sevil Arnoczky, Burak Kibar gibi isimler yer alırken, İZBB Pop Orkestrası ve Kültür Orkestrası da özel performanslarıyla fuar atmosferini renklendiriyor. Renkli konserleri DJ gösterileri tamamlıyor. 6 ve 7 Eylül’de düzenlenecek Dans Festivali Yarışmaları ise salsa, bachata ve kizomba tutkunlarını buluşturarak fuara ayrı bir coşku katacak. ÇOCUKLAR VE GENÇLER İÇİN RENKLİ BAŞLANGIÇ Fuarda ilk günden itibaren çocuklara özel alanlar da yoğun ilgi gördü. “İzmir Çocuk Oyun Alanı” survivor parkurlarından mini futbol ve bowlinge, ağ labirentlerinden langırta kadar eğlenceli aktivitelerle minik ziyaretçilere heyecan dolu anlar yaşattı. Ayrıca Fuar Çocuk Kulübü, atölyeler ve mobil çocuk sahneleri de çocukları sanat ve oyunla buluşturdu. Gençlik ve Spor Alanı’nda ise refleks oyunları, satranç turnuvaları ve Red Bull aktiviteleriyle gençler fuar keyfini yaşadı. Renkli uluslararası sokak etkinlikleri, atölyeler, dans gösterileri ve Big Boyz Festival ile 94. İEF, daha ilk gününden tüm ziyaretçilerine büyük coşku yaşattı. Ana sponsorunun Folkart, etkinlik sponsorunun ise Migros olduğu İzmir Enternasyonal Fuarı’nın giriş ücretleri, tam 40 TL, öğrenci 25 TL. Fuar, 9 Eylül’e kadar her gün 16.00 – 23.00 saatleri arasında Kültürpark’ta ziyaretçilerini bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.