#Şiddet

- Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AMBULANS VE OTOBÜS SÜRÜCÜLERİ ARASINDA "YOL VERME" KAVGASI Haber

AMBULANS VE OTOBÜS SÜRÜCÜLERİ ARASINDA "YOL VERME" KAVGASI

Olay, Adana'da; merkez Seyhan ilçesine bağlı Mustafa Kemal Paşa Bulvarı'nda meydana geldi. 01 J 0392 plakalı özel halk otobüsü şoförü Berke Ö., seyir halindeyken ambulans sürücüsüyle yol verme nedeniyle tartıştı. Tartışmanın büyümesi üzerine ambulans sürücüsü aracından inip otobüse binerek şoförü darbettti. Otobüsteki yolcuların araya girmesiyle sona eren kavga, otobüsün güvenlik kamerasına yansıdı. Olayla ilgili taraflar birbirlerinden şikayetçi oldu. "ARAÇTAN İNEREK BOĞAZIMI SIKTI'' Seyir halindeyken ambulans sürücüsünün otobüse yanaşarak neden yol vermediğini sorduğunu söyleyen Berke Ö., "Seyir halinde başka araçlar olduğu için kendisine yol veremediğimi söyledim. Bunun üzerine ambulansın önünü aracıma kırdı. Daha sonra araçtan inerek beni darp etmeye başladı. Boğazımı sıktı, yüzüme yumruk attı ve yüzümü çizerek saldırdı. Olay sırasında aracımın ön camı ve kaportası da hasar gördü" dedi. ''SİRENİ ÇALIMIYORDU'' Darp raporu alarak şikayetçi olacağını ifade eden Berke Ö., "Ambulansın içerisinde hasta yoktu, sadece 2 hemşire vardı ve sireni de çalmıyordu. Ancak ambulansın içerisinde hasta bulunması ya da benim aracımda yolcularımdan birinin rahatsızlanması durumunda yaşanabilecekleri düşünmek bile istemiyorum. Bir sağlık çalışanının bu şekilde şiddete başvurmasını doğru bulmuyorum. Kendisi doğrudan şiddet eğiliminde bulundu ve beni darp etti. Ben bu olayın peşini bırakmayacağım ve darp raporu alacağım. Araçta oluşan hasarla ilgili de şikayetçi olacağım" şeklinde konuştu. Öte yandan Adana İl Sağlık Müdürlüğü yaşanan tartışmayla ilgili ambulans şoförü hakkında idari inceleme başlattı.

ESKİ SEVGİLİ BU KEZ EVİ KUNDAKLADI: BABA SON ANDA KURTULDU Haber

ESKİ SEVGİLİ BU KEZ EVİ KUNDAKLADI: BABA SON ANDA KURTULDU

İstanbul'un Esenyurt ilçesinde, eski kız arkadaşını ve ailesini aylardır tehdit ettiği öne sürülen şüpheli, bu kez ailenin yaşadığı evi benzin dökerek ateşe verdi. Evde bulunan baba yangından komşuların yardımıyla kurtulurken, polis kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlattı. Esenyurt'ta eski kız arkadaşının ailesinin yaşadığı binanın camlarını daha önce defalarca kırdığı ve binayı kundaklamaya çalıştığı iddia edilen şüpheli, yeniden aynı adrese geldi. İddiaya göre şüpheli, gece saatlerinde daireye benzin dökmeye başladı. Bu sırada evin camlarını tamir ettirmek amacıyla İstanbul'a gelen ve içeride uyuyan baba, sesleri fark ederek şüpheliye tepki gösterdi. Şüpheli, çakmağı ateşleyerek olay yerinden kaçarken binanın bir bölümü alev aldı. Yangına ilk olarak mahalle sakinleri müdahale etti. İhbar üzerine adrese polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay anları cep telefonu kamerasına yansıdı. "FARK ETMESEK YANIYORDUM" Şüphelinin eski kız arkadaşının babası, olayların yaklaşık 4-5 aydır devam ettiğini öne sürerek, kızının ilişkiyi sonlandırmasının ardından ailenin tehdit edilmeye başlandığını söyledi. Baba, şüphelinin daha önce de evlerinin camlarını kırdığını ve binayı ateşe vermeye çalıştığını belirterek, "Dün gece benim içeride olduğumu bilerek daireye benzin döküp yaktı. Komşularla zor söndürdük, fark etmesek yanıyordum. Bundan sonra ne yapacağını bilemiyoruz." dedi. Defalarca şikayette bulunduklarını ifade eden baba, yetkililerden yardım istedi. TEHDİTLER NEDENİYLE ORDU'YA TAŞINDIĞINI SÖYLEDİ Şüphelinin eski kız arkadaşı M.Ö. ise bir yıl süren ilişkisini şiddet gördüğü gerekçesiyle sonlandırdığını, ayrılığın ardından tehdit ve tacizlerin devam ettiğini ileri sürdü. Yaşananlar nedeniyle ailesiyle Ordu'ya taşındığını anlatan M.Ö., şüphelinin İstanbul'daki evlerine yönelik eylemlerini sürdürdüğünü savundu. M.Ö., "Her yaptığında usanmadan şikayetçi oldum. Ama bir sonuç çıkmadı. Gitmediğim savcılık, adliye, karakol kalmadı. Başımdaki beladan kurtulamıyorum. Ölüm korkusu ile yaşıyorum." ifadelerini kullandı. Polis ekiplerinin, olayın ardından kaçan şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaları sürüyor.

ANNENİN ZİHİNSEL ENGELLİ EVLADIYLA EN ZOR İMTİHANI Haber

ANNENİN ZİHİNSEL ENGELLİ EVLADIYLA EN ZOR İMTİHANI

Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde yaşayan 52 yaşındaki Keziban Çiçeklioğlu, doğuştan zihinsel engelli 25 yaşındaki kızı Emine Çiçeklioğlu'nun saldırgan davranışları nedeniyle zor günler geçiriyor. Annesine ve çevresindekilere şiddet uyguladığı belirtilen genç kızın zaman zaman kara yoluna çıkarak trafiğin ortasında oturması ise hem kendi hayatını hem de sürücüleri tehlikeye atıyor. Bolvadin ilçesine bağlı Derekarabağ köyünde yaşayan Emine Çiçeklioğlu'nun, babasının vefatının ardından annesiyle birlikte yaşamını sürdürdüğü, ancak son dönemde artan saldırgan davranışlarının aileyi ve köy halkını çaresiz bıraktığı belirtildi. "JANDARMANIN YANINDA BİLE BENİ DÖVDÜ" Yaşadığı zorlukları gözyaşları içinde anlatan anne Keziban Çiçeklioğlu, kızının sık sık kendisine şiddet uyguladığını belirterek yardım çağrısında bulundu. Çiçeklioğlu, "Jandarmanın yanında bile beni dövdü, saçımı başımı yoldu. Kurtarın beni ne olursunuz." dedi. "BİR GÜN ARABANIN ALTINDA KALACAK" Genç kızın dayısı Yaşar Murat Çelik de yeğeninin hem ailesi hem de çevresi için ciddi risk oluşturduğunu söyledi. Yeğeninin sık sık kara yoluna çıkarak asfaltın ortasına oturduğunu belirten Çelik, "Her gün yola çıkıp asfalta yatıyor. Bir gün bir arabanın altında kalacak, ezilecek. O zaman bunun sahibi çok olur. Ben annesine bakarım ama bu kızı götürsünler. Haline üzülüyorum, ne yapacağımı bilmiyorum." ifadelerini kullandı. OKUL VE MAHALLE SAKİNLERİ DE ENDİŞELİ Çelik, evlerinin yakınında bulunan okul nedeniyle öğrenciler açısından da endişe duyduklarını dile getirerek, genç kızın zaman zaman okul çevresine ve komşulara zarar verdiğini öne sürdü. Okul yönetiminin daha önce çeşitli ihbarlarda bulunduğunu söyleyen Çelik, "Benim evimi taşlıyor, arabamı başkasının evine park etmek zorunda kalıyorum, torunlarımı kovalıyor. Yarın okullar açıldığında çocuklara zarar verirse ne yapacağız?" diye konuştu. "HASTANEDEN ERTESİ GÜN TABURCU EDİLİYOR" Ailenin sağlık kuruluşlarına da başvurduğunu belirten Çelik, hastane sürecinin kalıcı çözüm sağlamadığını ifade etti. Çelik, "Hastaneye gidiyor ama bir gün yatırıp ertesi gün taburcu ediyorlar. Hastaneden gelince yine aynı davranışlar devam ediyor." dedi. Köy halkı ve aile, hem genç kadının güvenliği hem de çevrede yaşayanların huzuru açısından yetkililerden kalıcı çözüm beklediklerini dile getirdi.

KIZ ÖĞRENCİLER, ARKADAŞLARINI ÇATIDAN ATMAYA KALKTILAR Video Galeri

KIZ ÖĞRENCİLER, ARKADAŞLARINI ÇATIDAN ATMAYA KALKTILAR

Çin'de bir okulun çatısında yaşanan olay, büyük tepkiye neden oldu. İki kız öğrencinin okul arkadaşlarını çatıdan aşağı atmaya çalıştığı iddia edilirken, olay bir öğretmenin son anda müdahalesiyle faciaya dönüşmeden önlendi. İddiaya göre, okulun çatı katında bulunan iki öğrenci, arkadaşlarını zorla korkulukların bulunduğu bölüme sürükledi. Mağdur öğrencinin kurtulmak için direndiği anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Öğretmenin Müdahalesi Facianın Önüne Geçti Görüntülerde, öğrencilerin çatının kenarında yaşadığı arbede sırasında bir öğretmenin koşarak olay yerine geldiği görüldü. Öğretmen, öğrencileri birbirinden ayırarak mağdur çocuğu güvenli bölgeye çekti. Böylece olası bir ölüm ya da ağır yaralanmayla sonuçlanabilecek olay son anda engellendi. Görüntüler Sosyal Medyada Gündem Oldu Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından olay kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Kamuoyunda tepki çeken olay sonrası ilgili makamların soruşturma başlattığı ve olayın tüm yönleriyle incelendiği bildirildi. Okullarda Güvenlik Tartışması Yaşanan olay, öğrenciler arasındaki şiddet ve okul güvenliği konularını yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medya kullanıcıları, okul yönetimlerinin öğrenci güvenliği konusunda daha etkin önlemler alması gerektiğini savunurken, olayın nedenlerine ilişkin resmi açıklamanın soruşturmanın ardından yapılması bekleniyor.

KIZ ÖĞRENCİLER, ARKADAŞLARINI ÇATIDAN ATMAYA KALKTILAR Haber

KIZ ÖĞRENCİLER, ARKADAŞLARINI ÇATIDAN ATMAYA KALKTILAR

Çin'de bir okulun çatısında yaşanan olay, büyük tepkiye neden oldu. İki kız öğrencinin okul arkadaşlarını çatıdan aşağı atmaya çalıştığı iddia edilirken, olay bir öğretmenin son anda müdahalesiyle faciaya dönüşmeden önlendi. İddiaya göre, okulun çatı katında bulunan iki öğrenci, arkadaşlarını zorla korkulukların bulunduğu bölüme sürükledi. Mağdur öğrencinin kurtulmak için direndiği anlar cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. ÖĞRETMENİN MÜDAHALESİ FACİANIN ÖNÜNE GEÇTİ Görüntülerde, öğrencilerin çatının kenarında yaşadığı arbede sırasında bir öğretmenin koşarak olay yerine geldiği görüldü. Öğretmen, öğrencileri birbirinden ayırarak mağdur çocuğu güvenli bölgeye çekti. Böylece olası bir ölüm ya da ağır yaralanmayla sonuçlanabilecek olay son anda engellendi. GÖRÜNTÜLER SOSYAL MEDYADA GÜNDEM OLDU Cep telefonu kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından olay kısa sürede geniş yankı uyandırdı. Kamuoyunda tepki çeken olay sonrası ilgili makamların soruşturma başlattığı ve olayın tüm yönleriyle incelendiği bildirildi. OKULLARDA GÜVENLİK TARTIŞMASI Yaşanan olay, öğrenciler arasındaki şiddet ve okul güvenliği konularını yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medya kullanıcıları, okul yönetimlerinin öğrenci güvenliği konusunda daha etkin önlemler alması gerektiğini savunurken, olayın nedenlerine ilişkin resmi açıklamanın soruşturmanın ardından yapılması bekleniyor.

KESK KADIN MECLİSİ'NDEN İZMİRLİ ÖĞRETMENİN ÖLÜMÜNE TEPKİ Haber

KESK KADIN MECLİSİ'NDEN İZMİRLİ ÖĞRETMENİN ÖLÜMÜNE TEPKİ

Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) İzmir Kadın Meclisi, Ağrı’da görev yapan İzmirli öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın 7 Haziran’da şüpheli şekilde hayatını kaybetmesi ile ilgili açıklaması paylaştı. 24 yaşındaki Irmak öğretmenin şüpheli ölümü üzerine Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatılmıştı. KESK Kadın meclisi açıklamasında olayın bireysel durum olarak değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Açıklamada sorumluların korunmasına yönelik şüplerin olduğu ifade edildi. ''BU SADECE BİR ÖLÜM HABERİ DEĞİL'' ''Bu sedece bir ölüm haberi değil; kadınların yaşam hakkını, güvenli çalışma koşullarını ve kamusal sorumluluğu doğrudan ilgilendiren ciddi bir toplumsal ve hukuki meseledir'' diyen kadın meclisinin açıklamsı şöyle: Ağrı'nın Hamur ilçesinde görev yapan Okul Öncesi Öğretmeni Irmak Ayşe Koparan'ın ölümü hepimizi derinden sarsmıştır. Kadın eğitim emekçisinin yaşamdan koparılması yalnızca bir ölüm haberi değil; kadınların yaşam hakkını, güvenli çalışma koşullarını ve kamusal sorumluluğu doğrudan ilgilendiren ciddi bir toplumsal ve hukuki meseledir. Öncelikle Irmak Ayşe Koparan'ın ailesine, yakınlarına, öğrencilerine, çalışma arkadaşlarına ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı diliyoruz. Bugün kamuoyuna yansıyan bilgiler, Irmak öğretmenin çalışma yaşamında çeşitli baskılar, yalnızlaştırma ve mobbing iddialarıyla karşı karşıya kaldığını göstermektedir. Bu nedenle olayın herhangi bir biçimde aceleyle sonuçlandırılması ya da yalnızca bireysel bir durum olarak değerlendirilmesi kabul edilemez. Ölümün ardındaki tüm koşullar; varsa idari ihmaller, mobbing uygulamaları, psikolojik baskılar, şiddet, görevi kötüye kullanma, başvuruların dikkate alınmaması ve koruma mekanizmalarının işletilmemesi dahil olmak üzere bağımsız, etkin ve şeffaf bir soruşturmayla ortaya çıkarılmalıdır. KADINLARIN MARUZ KALDIĞI BASKI VE AYRIMCILIK MOBBİNG VE HAK İHLALLERİNİ BÜYÜTMEKTEDİR Kadın eğitim emekçileri özellikle görev yaptıkları kentlerden uzakta, güvencesiz barınma koşulları, yalnızlaştırma, idari keyfiyet, ayrımcılık ve şiddet riskiyle karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu tablo, kadınların yaşamını ve emeğini korumakta yetersiz kalan politikaların sonucudur. Kadınların maruz kaldığı şiddeti, baskıyı ve ayrımcılığı görünmez kılan anlayış; çalışma yaşamındaki mobbing ve hak ihlallerini de büyütmektedir. SORUMLULARIN KORUNMASINA İZİN VERİLMEMELİDİR Kadınların yaşam hakkını savunmak, yalnızca yaşanan ölümlerin ardından yas tutmakdeğil; bu ölümlere yol açan koşulları ortadan kaldırmak için mücadele etmektir. Irmak Ayşe Koparan'ın ölümünün üzerinin örtülmesine, gerçeğin karartılmasına ve sorumluların korunmasına izin verilmemelidir. KESK İzmir Kadın Meclisi olarak; Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, Tüm iddiaların etkin ve bağımsız biçimde soruşturulmasını, Kadın eğitim emekçilerinin güvenli çalışma ve yaşam koşullarının sağlanmasını, Mobbing, şiddet ve ayrımcılığa karşı etkili koruma mekanizmalarının işletilmesini talep ediyoruz. Irmak Ayşe Koparan adına ailesinin, yakınlarının ve tüm eğitim emekçilerinin acısını paylaşıyoruz. Kadın eğitim emekçileri yalnız değildir. Yaşam hakkımızdan, emeğimizden ve eşitlik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.''

BALKONDAN DÜŞEREK ÖLEN KADININ KARDEŞİNDEN CİNAYET İDDİASI Haber

BALKONDAN DÜŞEREK ÖLEN KADININ KARDEŞİNDEN CİNAYET İDDİASI

Ankara’nın Etimesgut ilçesinde 7’nci kattaki balkondan düşerek hayatını kaybeden 30 yaşındaki Türkan Biçer’in kız kardeşi, olayın intihar değil cinayet olduğunu öne sürdü. Olay sırasında evde bulunan nişanlı F.Ö.’nün tutuklandığı öğrenildi. Olay, 25 Mart’ta Eryaman semtindeki bir apartmanda meydana geldi. İddiaya göre Türkan Biçer, nişanlısı F.Ö. ile birlikte yaşadığı 7’nci kattaki dairenin balkonundan düşerek yaşamını yitirdi. Genç kadının üzerindeki kıyafetlerin bulunmaması dikkat çekerken, olay sırasında evde bulunan nişanlı F.Ö. gözaltına alındı. Şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. “ABLAM ÖLDÜRÜLDÜ” Hayatını kaybeden kadının kardeşi Rabia Biçer, ablasının uzun süredir şiddet gördüğünü iddia ederek, "Ablam intihar edecek biri değildi. Çok pozitif bir insandı. Öldürüldüğünü düşünüyorum" dedi. Rabia Biçer, olaydan bir gün önce ablasının kendisine geldiğini belirterek, "Nişanlısı tarafından darp edildiğini ve evden kovulduğunu söyledi. ‘Beni buradan çıkar’ diyordu" ifadelerini kullandı. Olay günü birlikte vakit geçirdiklerini anlatan Biçer, "Gülerek yanımdan ayrıldı. Aynı gece ölüm haberini aldık" diye konuştu. “AŞAĞIYA ÇIPLAK HALDE DÜŞMÜŞ” Ablasının intihar etmiş olabileceğine inanmadığını dile getiren Rabia Biçer, "Aşağıya çıplak halde düşmüş. İntihar edecek biri neden bu şekilde olsun? Böyle bir ruh halinde olsaydı bize belli ederdi" dedi. Şüphelinin olaydan sonraki tavırlarının da şüphe uyandırdığını öne süren Biçer, "Başsağlığı bile dilemediler. Olaydan bir gün sonra eve gidip eşyalarını aldırmış. Elinde çarşafla aşağı inip ablamın üzerini örtmüş" ifadelerini kullandı. “İMDAT BENİ KURTARIN” İDDİASI Rabia Biçer, komşuların olay gecesi evden "İmdat, beni kurtarın" sesleri duyduğunu ileri sürdü. Şüpheli F.Ö.’nün ise emniyette verdiği ifadede, Türkan Biçer’in epilepsi nöbeti geçirdiğini, ilaç almak için salona yöneldiği sırada balkondan atlayarak intihar ettiğini öne sürdüğü öğrenildi. “KASTEN ÖLDÜRME” TALEBİ Ailenin avukatı Berkay Göknar da dosyada cinayet şüphesini güçlendiren deliller bulunduğunu savundu. Göknar, "Dosyadaki tanık beyanları ve çelişkili ifadeler birlikte değerlendirildiğinde Türkan hanımın intihar etmediğini, cinayete kurban gittiğini düşünüyoruz" dedi. Şüphelinin "kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanmasını talep ettiklerini belirten Göknar, soruşturmanın sürdüğünü kaydetti.

ÜNLÜ RAPÇİ CANBAY'A HAPİS İSTEMİ! Haber

ÜNLÜ RAPÇİ CANBAY'A HAPİS İSTEMİ!

İstanbul Ümraniye’de amatör futbolcu Kubilay Kaan Kundakçı’nın yaşamını yitirdiği silahlı saldırı soruşturmasıyla bağlantılı yürütülen dosyada, şarkıcı Vahap Canbay hakkında eski sevgilisi Aleyna Tutuş’un (Kalaycıoğlu) şikayeti üzerine “basit tehdit” ve “ısrarlı takip” suçlarından 4 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, rap müzik sanatçısı Vahap Canbay’ın eski sevgilisi Aleyna Tutuş’a yönelik tehdit ve ısrarlı takipte bulunduğu iddia edildi. “SENİ MÜZİK PİYASASINDAN SİLERİM” İDDİASI Dosyaya giren müşteki avukatının dilekçesinde, Canbay ile Tutuş arasındaki ilişkinin, şüphelinin uyguladığı öne sürülen psikolojik baskı ve şiddet nedeniyle sona erdiği belirtildi. Dilekçede Canbay’ın, Tutuş’a yönelik "Seni müzik piyasasından silerim, sana bir daha iş yaptırmam, şarkılarına telif attırırım" şeklinde tehditlerde bulunduğu öne sürüldü. İddianamede, Tutuş’un görüşmek istememesi ve iletişim kanallarını kapatmasına rağmen Canbay’ın üçüncü kişiler aracılığıyla iletişim kurmaya devam ettiği kaydedildi. STÜDYO ÖNÜNDE BEKLEDİĞİ ÖNE SÜRÜLDÜ Soruşturma dosyasına göre Canbay’ın, 19 Mart’ta arkadaşlarıyla birlikte bir araçla Tutuş’un çalışmak için gittiği stüdyonun önüne giderek burada beklediği iddia edildi. Dosyadaki ses kayıtlarında ise Canbay’ın ağlamaklı bir ses tonuyla Tutuş’a başka biriyle ilişkisi olup olmadığını sorduğu ve intihar edeceğine yönelik ifadeler kullandığı belirtildi. İddianamede, söz konusu konuşmanın ardından şüphelinin, Kubilay Kaan Kundakçı’nın kullandığı araçla stüdyonun önüne geldiğinin tespit edildiği aktarıldı. Aynı gün saat 23.00 sıralarında Kundakçı’nın hayatını kaybettiği silahlı saldırının meydana geldiği, bu olaya ilişkin soruşturmanın ise ayrı dosya kapsamında sürdüğü ifade edildi. SUÇLAMALARI REDDETTİ Şüpheli Vahap Canbay savunmasında, müştekiyi hiçbir zaman tehdit etmediğini, onu sektörden silmeye yönelik bir söylemde bulunmadığını ve ısrarlı takipte bulunmadığını öne sürerek suçlamaları kabul etmedi. Hazırlanan iddianamede Canbay’ın “basit tehdit” ve “ısrarlı takip” suçlarından toplam 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame değerlendirilmek üzere Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.