#Şiddet

- Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BU OKULDA 26 AİLE ÇOCUKLARINI OKULA GÖNDERMEK İSTEMİYOR Haber

BU OKULDA 26 AİLE ÇOCUKLARINI OKULA GÖNDERMEK İSTEMİYOR

Iğdır’daki Hüsnü Özyiğen İlkokulu’nda bir sınıfa sonradan alınan öğrenci nedeniyle yaşandığı öne sürülen sorunlar, 26 velinin tepkisine yol açtı. Veliler, çocuklarını okula göndermek istemediklerini belirterek yetkililerden kalıcı çözüm talep etti. İddiaya göre daha önce başka bir sınıfta eğitim gören öğrencinin yeni sınıfa alınmasının ardından sınıf içinde sık sık kavga yaşandığı, bazı öğrencilerin tehdit edildiği ve eğitim ortamının olumsuz etkilendiği ileri sürüldü. VELİLER: “ÇOCUKLARIMIZ TEHDİT ALTINDA” Veliler adına konuşan Serpil Biçer, 26 ailenin ortak talebini dile getirerek sınıf değişikliği ya da okul değişikliği istediklerini söyledi. Biçer, öğrencinin daha önce bulunduğu sınıfta da benzer sorunlar yaşandığını iddia ederek, “Çocuklarımız gün içinde bizi arayıp ‘gelin bizi alın’ diyor. Ya gidip sakinleştiriyoruz ya da okuldan almak zorunda kalıyoruz. Sağlıklı bir eğitim ortamı kalmadı” dedi. Bazı veliler ise bir velinin sınıfa girerek öğrencileri tehdit ettiğini öne sürdü. “Bir velinin sınıfa girip öğrencileri tehdit etmesi kabul edilemez. Bu durum çocuklarımızın okula gelmekten korkmasına neden oluyor” ifadeleri kullanıldı. Veliler, okul yönetimi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüştüklerini ancak sorunun kalıcı şekilde çözülmediğini savundu. OKULDA GÜVENLİK ÖNLEMİ Edinilen bilgilere göre okulda güvenliği sağlamak amacıyla personel görevlendirildi. Konuya ilişkin idari sürecin devam ettiği öğrenildi. SENDİKADAN AÇIKLAMA: “SÜREÇ YARGIYA TAŞINDI” Eğitim Bir-Sen Iğdır Şubesi Başkanı Erkan Çiğdem de okul önünde açıklama yaptı. Çiğdem, bir velinin öğretmenin konuşmasını izinsiz şekilde ses kaydına aldığını ve konunun savcılığa taşındığını belirtti. Çiğdem, daha önce de benzer bir olay yaşandığını ve ilgili veli hakkında uzaklaştırma kararı verildiğini ifade ederek, sorunun yalnızca sınıf değişikliğiyle çözülmediğini söyledi. “Eğer velilerin iddia ettiği gibi bir şiddet ya da akran zorbalığı söz konusuysa, bunun rehberlik servisi ve uzmanlar tarafından detaylı şekilde incelenmesi gerekir” diyen Çiğdem, öğrencinin Rehberlik ve Araştırma Merkezi’ne yönlendirilmesi ve gerekiyorsa Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü’nün devreye girmesi gerektiğini belirtti. SÜREÇ DEVAM EDİYOR Yetkililer, konunun hem idari hem de hukuki boyutunun sürdüğünü bildirirken, okulda eğitim ortamının güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi.

LVBEL C5 KONSERİNDE TEKME TOKAT KAVGA SIRASINDA MÜZİK KEYFİ Haber

LVBEL C5 KONSERİNDE TEKME TOKAT KAVGA SIRASINDA MÜZİK KEYFİ

Sakarya’da “Lvbel C5” lakaplı rap sanatçısı Süleyman Burak Bodur’un konserinde yaşanan olay, sosyal medyada büyük tepkiye neden oldu. Konser sırasında bir grubun bir kişiyi tekme ve tokatlarla darp ettiği anlar cep telefonu kamerasına yansırken, çevrede bulunan birçok kişinin olaya müdahale etmek yerine müziğe ayak uydurması dikkat çekti. Olay, hafta sonu Sakarya’nın Serdivan ilçesinde bulunan Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleşti. Konser alanında yaşanan darp olayı sırasında, kalabalığın bir bölümünün yaşananlara kayıtsız kaldığı, görüntülere yansıyan en çarpıcı detaylar arasında yer aldı. TEKME VE TOKATLARLA DARP ETTİLER, SALDIRI ANI KAMERAYA YANSIDI Edinilen bilgilere göre konser sırasında henüz bilinmeyen bir nedenle çıkan tartışma kısa sürede büyüdü. Kalabalık içerisinde bir grup, bir kişiyi yere düşürerek tekme ve tokatlarla darp etti. Saldırı sırasında mağdurun kendini korumaya çalıştığı görülürken, darp anları konser alanında bulunan bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, darp edilen kişinin çevresinde yaşanan arbede ve panik anları da yer aldı. Olayın şiddeti dikkat çekerken, saldırının konserin devam ettiği anlarda gerçekleşmesi, güvenlik önlemleri konusunda da soru işaretleri oluşturdu. ÇEVREDEKİLER MÜDAHALE ETMEDİ, MÜZİĞE AYAK UYDURMAYA DEVAM ETTİ Olayı gündeme taşıyan görüntülerde, en çok tepki çeken detay ise çevrede bulunan bazı kişilerin saldırıya aldırış etmemesi oldu. Darp edilen kişiye yönelik şiddet devam ederken, kalabalığın bir kısmının konser atmosferini bozmak istemez gibi davranarak müziğe eşlik etmeyi sürdürdüğü görüldü. Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler, “duyarsızlık” ve “şiddetin normalleşmesi” yorumlarına neden olurken, olayın ardından herhangi bir resmi açıklama yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı.

EŞİNİ KATLEDEN KOCA KARDEŞİNDEN HELALLİK İSTEMİŞ Haber

EŞİNİ KATLEDEN KOCA KARDEŞİNDEN HELALLİK İSTEMİŞ

Kocaeli’nin Derince ilçesinde 4 çocuğunun annesi olan eşini 8 bıçak darbesiyle öldüren sanık hakkında hazırlanan iddianame kabul edildi. Savcılık, sanığın cinayeti tasarlayarak işlediğini vurgularken, Ramazan Gökmen hakkında “tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep etti. İddianamede yer alan detaylar, cinayetin öncesinde yaşanan şiddet, tehdit ve aile içi gerilimin boyutunu ortaya koydu. KORKUNÇ CİNAYET DERİNCE’DE YAŞANDI Olay, 31 Ekim 2025 tarihinde Derince ilçesi Esentepe Mahallesi Çınar Sokak’ta bulunan 3 katlı apartmanın 1. katındaki dairede meydana geldi. İddiaya göre Ramazan Gökmen (48), eşi Binnur Gökmen’i (43) bıçaklayarak öldürdü. Cinayetin ardından sanığın aynı bıçakla kendisini de yaralayarak intihara kalkıştığı, hastanedeki tedavisinin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı bildirildi. Binnur Gökmen’in, kızının düğününe yalnızca 2 gün kala öldürülmesi ise olayı daha da trajik hale getirdi. Talihsiz kadının, 2 Kasım 2025 Pazar günü yapılması planlanan kızı N.A.’nın düğününe hazırlanırken yaşamını yitirdiği belirtildi. İDDİANAME KABUL EDİLDİ: CİNAYET “TASARLAYARAK” İŞLENDİ Binnur Gökmen’in öldürülmesine ilişkin hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edilirken, savcılık iddianamede sanığın cinayeti anlık bir öfkeyle değil, önceden planlayarak gerçekleştirdiğini kaydetti. İddianamede, Ramazan Gökmen’in eşinin kendisini aldattığını iddia ettiği, ayrıca en büyük kızları N.A.’nın evliliğine karşı çıktığı ve bu nedenle evde uzun süredir tartışmalar yaşandığı bilgisine yer verildi. 15 GÜN ÖNCE TEHDİT ETMİŞ: “BEKLE SENİ ÖLDÜRECEĞİM” İddianameye göre cinayetten yaklaşık 15 gün önce Binnur Gökmen, eşiyle yaşadığı şiddet ve huzursuzluk nedeniyle çocuklarını alarak ablası G.H.’nin evine gitti. Binnur Gökmen’in, ablasına yaşadıklarını anlatırken eşinin eve alkollü geldiğini, kendisine bıçak doğrulttuğunu ve elindeki bıçağı zorla aldığını söylediği aktarıldı. Kadının ablasına, eşinin kendisini “Bekle seni öldüreceğim” diyerek tehdit ettiğini anlattığı, ablasının ise şikayetçi olup uzaklaştırma kararı aldırması yönünde öneride bulunduğu belirtildi. “EVE GELİN, EŞYALARINIZI ALIN” DİYEREK ARAMIŞ İddianamede, Binnur Gökmen ablasının evinde kaldığı süre boyunca Ramazan Gökmen’in eşini aradığı ancak kadının telefonlara cevap vermediği kaydedildi. Bunun üzerine sanığın kızı Z.’yi arayarak, “Eve gelin, eşyalarınızı alın. GSM hatlarınız benim üstüme kayıtlı, gidin numaralarınızı benim üzerimden alın” şeklinde konuşmalar yaptığı iddia edildi. Savcılık, Binnur Gökmen’in ise eşinin kendisine zarar vereceği endişesiyle eve dönmek istemediğini vurguladı. BİR GÜN ÖNCE İKNA ETMEYE ÇALIŞMIŞ: “BİR DAHA ALKOL ALMAYACAĞIM” İddianamede, cinayetten bir gün önce sanığın eşini arayarak, “Beni yalnız mı bırakacaksın? Bir daha böyle şeyler olmayacak, bir daha alkol almayacağım” diyerek ikna etmeye çalıştığı, baldızı G.H.’ye de “Eşimi asla üzmeyeceğim” sözünü verdiği belirtildi. Baldızının ise sanığı psikiyatrik tedavi görmesi için ikna etmeye çalıştığı aktarıldı. CİNAYET SABAHI: TARTIŞMA MUTFAKTA BAŞLADI Savcılık iddianamesinde cinayet günü yaşananlar da ayrıntılı şekilde anlatıldı. Buna göre Binnur Gökmen, sabah saatlerinde çocuklarını eve bırakmak için ablasının yanından ayrıldı. Okul çıkışı ise eşiyle yaşadığı eve gitti. İddianameye göre Ramazan Gökmen, eşini içeri aldıktan sonra bir süre vakit geçirdi ve ardından mutfakta tartışmayı başlattı. Sanığın, kızları N.A.’nın evlendiği kişinin uygun olmadığını söylediği, eşine de “Beni aldatıyorsun” diyerek tartışmayı büyüttüğü belirtildi. 8 BIÇAK DARBESİ: BOYUN, GÖĞÜS VE SIRT HEDEF ALINDI Binnur Gökmen’in iddiaları reddetmesi üzerine sanığın tezgahtaki bıçağı alarak eşinin üzerine yürüdüğü, kadının salona kaçtığı ancak Ramazan Gökmen’in peşinden gittiği kaydedildi. İddianameye göre sanık, engelleme çabalarına rağmen kadının hayati bölgelerini hedef aldı. Kadının sağ boyun ve kulak altı ile göğüs altı bölgelerinden darbe aldığı, yüzüstü yere düştüğü aktarıldı. Savcılık, sanığın eylemine devam ederek eşinin sırtına da 4 kez bıçak sapladığını, Binnur Gökmen’in toplam 8 bıçak darbesiyle olay yerinde yaşamını yitirdiğini belirtti. CİNAYET SONRASI KARDEŞİNİ ARADI: “HAKKINI HELAL ET, BİNNUR ÖLDÜ” İddianamede yer alan en çarpıcı detaylardan biri ise sanığın cinayetin ardından yaptığı telefon görüşmesi oldu. Buna göre Ramazan Gökmen, eşini öldürdükten sonra aynı bıçakla kendisini yaraladı ve kardeşi G.G.’yi arayarak, “Hakkını helal et. Binnur öldü, ben de ölüyorum” dedi. Kardeşinin eve geldiğinde yengesini kanlar içinde, ağabeyini ise yaralı halde bulduğu belirtildi. SANIĞIN SAVUNMASI: “ALDATILDIĞIMI DÜŞÜNDÜM” İddianamede sanık Ramazan Gökmen’in ifadesine de yer verildi. Sanık, yaklaşık 20 gün önce kızı N.A.’nın kendisinin onay vermediği nişanlısıyla kaçarak evlendiğini, bunun evde problemlere yol açtığını ileri sürdü. Eşinin kendisini aldattığını düşündüğünü söyleyen sanık, ev sahibinin ve çevredeki bazı kişilerin aile meseleleriyle ilgili konuşmalarını gerekçe göstererek şüphelerinin arttığını iddia etti. Sanık ayrıca yatak odasında mahalleden tanıdığı bir kişinin üzerinde gördüğünü söylediği eşofmanı gördüğünü öne sürerek, aldatılma şüphesinin büyüdüğünü belirtti. “BIÇAKLA BACAK BÖLGESİNE SAVURDUM” DEDİ, CİNAYETİ KABUL ETMEDİ Sanık ifadesinde olay günü sabah eşinin eve geldiğini, birlikte bir süre uyuduklarını, ardından kahvaltı sırasında düğün konusunun açıldığını söyledi. Tartışmanın büyüdüğünü belirten sanık, bıçak aldığını kabul etti ancak öldürme kastı olmadığını öne sürdü. Sanık, bıçağı “yaralamak maksadıyla” bacak bölgesine doğru savurduğunu, aralarında arbede yaşandığını, eşinin dizlerinin üzerine çöktüğünü ve sonrasında paniklediğini iddia etti. Sanık, eşini sırtından defalarca bıçaklamadığını, yalnızca bir darbenin temas etmiş olabileceğini öne sürdü. KIZININ İFADESİ İDDİANAMEDE: “BABAM ANNEME TEPSİYİ KAFASINA VURDU” İddianamede çiftin büyük kızları N.A.’nın ifadesi de yer aldı. N.A., kardeşlerinin yaşlarını paylaşarak annesiyle babası arasında sık sık babası kaynaklı tartışmalar yaşandığını söyledi. Babasının sürekli alkol kullandığını öne süren N.A., 24 Mayıs 2025 gecesi yaşanan bir olayı anlattı. N.A.’nın ifadesine göre babası eve alkollü geldi, annesinden yemek ısıtmasını istedi ve “Evde neden makarna var?” diyerek tepsiyi annesinin kafasına vurdu. N.A., seslere uyanıp ne olduğunu sorduklarında babasının kendisine de saldırdığını, annesinin sürekli şiddet gördüğünü, şikayetçi olmak istese de babasının kendilerine zarar vereceğinden korktuğunu ifade etti. SAVCILIK: “ÖNCEDEN KARAR VERDİ, EVE GELMESİNİ SAĞLAYARAK ÖLDÜRDÜ” Cumhuriyet savcısı, iddianamede sanığın olaydan önce eşini öldürmeye karar verdiğini, eve gelmesini sağlayarak cinayeti tasarlayarak işlediğini vurguladı. Bu kapsamda Ramazan Gökmen hakkında “tasarlayarak eşe ve kadına karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

KÜÇÜKÇEKMECE ADLİYESİ’NDE AVUKATTAN HAKİME SALDIRI GİRİŞİMİ Haber

KÜÇÜKÇEKMECE ADLİYESİ’NDE AVUKATTAN HAKİME SALDIRI GİRİŞİMİ

Küçükçekmece Adliyesi’nde bir avukatın tartıştığı hakime saldırı girişiminde bulunduğu iddiasıyla gözaltına alındığı bildirildi. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, olayın Küçükçekmece Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemesi kaleminde meydana geldiği belirtildi. Açıklamada, ilgili mahkeme hakiminin bulunduğu sırada mahkeme kalem personeline meslek ve kimlik bilgilerini açıklamayan bir kişinin dosyanın esasıyla ilgili hakimle tartıştığı, bu kişinin daha sonra İstanbul Barosuna kayıtlı avukat P.S. olduğunun anlaşıldığı kaydedildi. Başsavcılık açıklamasında, mahkeme hakiminin yaptığı konuşmaların hukuken uygun olmadığını söylemesi üzerine P.S’nin, “Siz ne bu kibir, mahkemenin kararının istinafta bozulması zoruna mı gitti?” diyerek bağırmaya başladığı aktarıldı. Tartışmanın büyümemesi için dışarı çıkmasının istendiği belirtilen açıklamada, P.S’nin agresif tavırlarına devam ettiği, “Çıkmıyorum, polis mi çağıracaksın?” diyerek yazı işleri müdürünün masasına sert şekilde yumruk vurduğu ifade edildi. “KASTEN YARALAMAYA TEŞEBBÜS” SUÇLAMASI Açıklamada, çağrı üzerine olay yerine gelen polis ekiplerinin müdahalesine rağmen P.S’nin saldırgan tavırlarını sürdürdüğü belirtilerek, mahkeme hakimine saldırmaya çalıştığı sırada olay yerinde bulunan kişiler tarafından engellendiği kaydedildi. Olayla ilgili mahkeme hakimi, yazı işleri müdürü ve zabıt katibi tarafından tutanak düzenlendiği belirtilen açıklamada, hakimin şikayeti üzerine avukat P.S. hakkında “kasten yaralamaya teşebbüs” suçundan soruşturma başlatıldığı ve gözaltı kararı verildiği bildirildi. “ŞİDDET HİÇBİR KOŞULDA MEŞRULAŞTIRILAMAZ” Başsavcılık açıklamasında, hakimlerin yargılama faaliyetini kamu adına Anayasa’dan aldığı yetkiyle hukuka uygun şekilde yürüttüğü vurgulanarak, hakime yönelik her türlü fiziki veya sözlü saldırının demokratik hukuk devletinin temel ilkelerine zarar verdiği belirtildi. Açıklamada, “Avukatlık mesleğinin özünde hukukun üstünlüğünü savunmak, hakkı ve adaleti temsil etmek vardır. Avukat, yargının kurucu unsuru, adaletin ayrılmaz parçasıdır. Bu nedenle gerçekleştirilen şiddet eyleminin hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Şiddet, hiçbir koşulda ve hiçbir meslek mensubu tarafından meşrulaştırılamaz.” ifadelerine yer verildi.

FENOMEN DANLA BİLİC’İ DARP EDEN ESKİ SEVGİLİSİNE 5 AY HAPİS Haber

FENOMEN DANLA BİLİC’İ DARP EDEN ESKİ SEVGİLİSİNE 5 AY HAPİS

Sosyal medya fenomeni Danla Bilic olarak bilinen Neslihan Damla Aktepe’yi bir kafeteryada darp ettiği gerekçesiyle yargılanan sanık Berk Çetin, “basit yaralama” suçundan 5 ay hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz sanık Berk Çetin katıldı. Müşteki Neslihan Damla Aktepe’nin ise duruşmada yer almadığı öğrenildi. Sanık Çetin, savunmasında, “Yapmamam gereken bir şeydi, bir hata yaptım, pişmanım.” ifadelerini kullandı. Mahkeme, sanığın “basit yaralama” suçundan 5 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetti. Kararda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verildi. İDDİANAMEDEN DETAYLAR İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, müşteki Aktepe’nin karakola giderek eski erkek arkadaşı Berk Çetin’in daha önce de kendisine şiddet uyguladığını söylediği belirtildi. İddianamede, olay tarihinde Aktepe’nin bir kafeteryada bulunduğu sırada sanık Çetin’in yanına geldiği, masadan kalktığı sırada Aktepe’nin kafasına ve çenesine yumruk attığı, Aktepe’nin çığlık atması üzerine işletme çalışanlarının müdahale ettiği ve Aktepe’nin şikayetçi olduğu kaydedildi. Sanık Çetin’in ifadesinde ise olay günü “anlık sinirle” Aktepe’yi ittiğini, yumruk atmadığını öne sürdüğü aktarıldı. Olay yeri kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu sanığın Aktepe’nin kafa ve yüz bölgesine vurduğunun tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre de yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu ifade edildi. İddianamede ayrıca, suçun uzlaştırma kapsamında bulunması nedeniyle uzlaştırma girişiminde bulunulduğu ancak sonuç alınamadığı belirtildi.

ŞÜPHE ÜZERİNE YERLEŞTİRİLEN KAMERA BEBEĞE ŞİDDETİ DOĞRULADI Haber

ŞÜPHE ÜZERİNE YERLEŞTİRİLEN KAMERA BEBEĞE ŞİDDETİ DOĞRULADI

Antalya’da bir yaşındaki kız bebeğin annesi tarafından darbedildiği anların, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamera'sıyla ortaya çıkmasının ardından açılan davada ilk duruşma görüldü. Mahkeme, tutuklu sanığın akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. ŞİDDET İDDİASI GİZLİ KAMERAYLA ORTAYA ÇIKTI Olay, baba Osman Vesek’in bebeğinin vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve güvenlik kamerası yerleştirmesiyle gün yüzüne çıktı. Kamera kayıtlarında, annenin bebeğe defalarca tokat attığı, terlikle vurduğu ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anlar yer aldı. Görüntülerin ardından baba Vesek, Fas uyruklu eşi İmane Moti hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Gözaltına alınan sanık, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. ADLİ TIP RAPORU DOSYAYA GİRDİ Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, adli tıp raporuna da yer verildi. Raporda, bebeğin: Sol yanağı ve dudak çevresinde kızarıklıklar Kol ve el sırtında morluklar Vücudunun çeşitli bölgelerinde darp izleri bulunduğu belirtildi. Yaralanmaların hayati tehlike oluşturmadığı ancak darp sonucu meydana geldiği kaydedildi. Savcılık, bebeğin kendini savunamayacak yaşta olması, şiddetin farklı günlerde tekrarlanması ve süreklilik göstermesi nedeniyle eylemlerin “altsoya ve çocuğa karşı eziyet” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ Dava, Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık İmane Moti, müşteki baba Osman Vesek ve taraf avukatları katıldı. Mahkeme başkanının kamera görüntülerine ilişkin soruları üzerine savunma yapan sanık, "Psikolojim bozuldu, çok pişmanım. Emniyette izleyince ne yaptığımı anladım" ifadelerini kullandı. BABA YAŞANAN SÜRECİ ANLATTI Duruşmada ifade veren baba Osman Vesek, bebeğin doğumundan sonra yaşanan süreci ayrıntılarıyla anlattı. Eşinin bebeğiyle birlikte bir süre Fas’ta kaldığını, Türkiye’ye döndükten sonra çocuğun sağlık sorunları yaşadığını belirten Vesek, şüphelerinin artması üzerine eve gizli kamera kurdurduğunu söyledi. Vesek, "Kamera öncesinde de kızımın vücudunda kızarıklıklar vardı. Bana ‘sivrisinek ısırığı’ ve ‘düştü’ deniliyordu" dedi. TANIK DİNLENDİ, TALEPLER REDDEDİLDİ Duruşmada dinlenen bir tanık, sanığı daha önce bebeğe tokat atarken gördüğünü iddia etti. Sanık ise bu beyanları reddetti. Müşteki avukatının pedagog incelemesi ve suç vasfının değiştirilmesine yönelik talepleri mahkemece kabul edilmedi. MAHKEMEDEN ARA KARAR Mahkeme heyeti, sanığın akıl sağlığının tespiti için sağlık raporu alınmasına, tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi. Ayrıca dosyaya ek kamera görüntüleri de alındı. "KIZIM GECELERİ KORKARAK UYANIYOR" Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan baba Osman Vesek, kızının psikolojik durumuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Kızım geceleri korkarak uyanıyor, bağırıyor, zaman zaman kendine vuruyor. Bunun annesinden gördüğü şiddete bağlı olduğunu düşünüyorum."

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI Haber

ÇANAKKALE’DE EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞIN MESAJLARI ORTAYA ÇIKTI

Çanakkale’de boşanma aşamasındaki eşi Zeynep Zan’ı sokak ortasında tabancayla vurarak öldüren sanık Uğur Zan’ın, cinayetten 4 gün önce kardeşiyle yaptığı mesajlaşmalar dava dosyasına girdi. Mesajlarda, kardeşinin sanığı şiddet konusunda uyardığı görüldü. KARDEŞİNDEN UYARI: BOŞAN, ŞİDDETE BULAŞMA Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, tutuklu sanık Uğur Zan ile kardeşi G.M. arasında cinayetten 4 gün önce yapılan yazışmaların içeriği paylaşıldı. Mesajlarda G.M.’nin sanığa, "Boşan gitsin. Bir daha söylüyorum. Eğer böyle bir şey yaparsan annem çok üzülecek, babam perişan olacak. Çocukların da öyle. Düşün, kadına şiddetin bile ne kadar cezası var" ifadelerini kullandığı yer aldı. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 16 Mayıs’ta İsmetpaşa Mahallesi İzmir Caddesi’nde meydana geldi. Sanık Uğur Zan’ın, otomobiliyle boşanma aşamasındaki eşinin kullandığı motosikletin önünü kestiği, çıkan tartışma sırasında tabancayla tek el ateş ederek Zeynep Zan’ı başından vurduğu tespit edildi. Sağlık ekiplerinin kontrolünde Zeynep Zan’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Olay sonrası kaçan sanık, kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı ve çıkarıldığı mahkemece “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. DAVA SÜRECİ SÜRÜYOR Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında sanık hakkında “eşe karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Yargılama Çanakkale 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediyor.

"KÜFÜRLÜ KONUŞMAYIN" DEDİ GÖZÜNDEN OLDU Haber

"KÜFÜRLÜ KONUŞMAYIN" DEDİ GÖZÜNDEN OLDU

Adana’nın Seyhan ilçesinde bir dolmuş şoförü, durakta küfürlü konuşan çaycıyı uyardığı gerekçesiyle önce darp edildi, ardından elindeki kırık çay bardağıyla gözüne vurulan şoför görme yetisini kaybetti. Şoför Serkan Tecirli, 2 yıldır süren dava sürecinde saldırganın tutuklanmamasına tepki gösterdi. UYARDI, SALDIRIYA UĞRADI Olay, 17 Şubat 2024’te Yeşiloba Mahallesi’nde bulunan bir dolmuş durağında meydana geldi. İddiaya göre, şoför Serkan Tecirli (46), sefer dönüşü durağa geldiği sırada M.A. adlı çaycının küfürlü konuşmasını uyardı. Bu sırada duraktaki kooperatif yöneticisi M.Y. (45) araya girerek Tecirli’ye tekme ve yumruklarla saldırdı. Olay çevredeki şoförler tarafından yatıştırılsa da kısa bir süre sonra yeniden şiddet yaşandı. M.Y., elindeki çay bardağıyla önce Tecirli'nin başına, ardından kırılan bardakla sol gözüne vurarak ağır yaralanmasına neden oldu. GÖZÜNÜ KAYBETTİ, ÇALIŞAMAZ HÂLE GELDİ Serkan Tecirli, Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen sol gözünü kaybetti. Olay anı duraktaki güvenlik kameraları tarafından saniye saniye kaydedildi. M.Y., ifadesinde "elindeki bardağın kırık olduğunu bilmediğini ve saldırıyı isteyerek yapmadığını" iddia etti. Adliyeye sevk edilen M.Y. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 2 YILDIR ADALET ARIYOR Adana 17. Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan davada, savcılık sanık hakkında “kasten yaralama”, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” ve “organ işlevinin yitirilmesi” suçlarından cezalandırılmasını talep etti. Dava 10 Mart 2026 tarihine ertelendi. Tecirli, gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Görüntüler ortada, şahıs 5 ay kaçtıktan sonra ifade verip serbest kaldı. Ben uyardım, gözümden oldum. Şimdi ne dışarı çıkabiliyorum ne çalışabiliyorum. Şoförlük yapmam imkânsız hale geldi." ANNE İSYAN ETTİ: "ADALET İSTİYORUZ" Keziban Tecirli, oğlunun yaşamının altüst olduğunu belirterek, saldırganın tutuklanarak hak ettiği cezayı alması çağrısında bulundu.

BOŞANMAK İSTEDİ, BAŞINA GELMEYEN KALMADI Haber

BOŞANMAK İSTEDİ, BAŞINA GELMEYEN KALMADI

Adana’da boşanmak isteyen hemşire Ayça Yıldırım, evine defalarca çilingirle girildiğini, eşyalarının taşındığını ve eşinin kendisini kaçırmaya çalıştığını öne sürdü. Eşi hakkında uzaklaştırma kararı aldıran Yıldırım, "Beni kaçırmaya çalıştığı için elektronik kelepçesi var ama sadece 1 ay. Özgürlüğün bedeli bu kadar mı" diyerek tepkisini dile getirdi. "EVİME BEN GİREMİYORUM, ONLAR GİRİYOR" Ayça Yıldırım (50), 26 yıl önce evlendiği S.Y. (60) ile ikinci kez 2019 yılında nikah masasına oturdu. Ancak 2025 yılında yeniden boşanma davası açtı. Bu sürecin ardından eşi ve ailesi tarafından çeşitli baskılarla karşılaştığını iddia etti. Yıldırım, Çukurova ilçesindeki evinin, eşi S.Y. tarafından kız kardeşi ve yeğenine "kiralanmış gibi gösterildiğini" belirtti. "Benim evime çilingirle girip eşyaları taşıdılar. Üstelik sahte bir kira sözleşmesi sunarak beni evime sokmamaya çalışıyorlar" dedi. "SUÇLU DEĞİLİM, HAKKIMI KORUYORUM" Boşanma sürecinin şiddet ve psikolojik baskıya dönüştüğünü belirten Yıldırım, şunları söyledi: "Pes etmemem gerektiğini fark ettim. Bu süreçte otomobilim gasp edildi, evime girildi. Eşim tapusu bana ait olan evi ikametgâh gösterdiği için resmi olarak ben bile giremiyorum". "BENİ KAÇIRMAYA KALKTI, KELEPÇE SADECE 1 AY" Eşi tarafından darp edildiğini ve kaçırılmak istendiğini de öne süren Yıldırım, elektronik kelepçe kararının yetersiz olduğunu vurguladı: "İnsanı özgürlüğünden mahrum bırakmanın bedeli 1 ay mı? Sürekli karakoldayım, adliyedeyim. Her defasında durum onun lehine dönüyor" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.