#Şiddet

- Şiddet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şiddet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ANKARA'DA ÖĞRETMENE DARP KAMERALARDA! Haber

ANKARA'DA ÖĞRETMENE DARP KAMERALARDA!

Ankara’nın Pursaklar ilçesinde bir ortaokulda görev yapan Türkçe öğretmeni, öğrenci velisi ve yakınları tarafından darp edildiği iddiasıyla şikayetçi oldu. Olay anı güvenlik kameralarına yansıdı. OKULDA SALDIRI İDDİASI Olay, Turgut Özal Ortaokulu’nda meydana geldi. İddiaya göre okulda görev yapan Türkçe öğretmeni Ö.O., henüz bilinmeyen bir nedenle öğrencisinin velisi ve beraberindeki kişilerle tartışma yaşadı. Tartışmanın kısa sürede büyümesi üzerine öğretmenin darbedildiği öne sürüldü. GÜVENLİK KAMERASI GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI Yaşanan olayın okulun güvenlik kameralarına yansıdığı öğrenildi. Görüntülerde, öğretmen ile veli ve yakınları arasında yaşanan arbede anlarının yer aldığı belirtildi. Olayın ardından okulda kısa süreli panik yaşandığı, diğer öğretmenler ve okul görevlilerinin araya girerek durumu kontrol altına almaya çalıştığı ifade edildi. ÖĞRETMEN RAPOR ALDI Saldırıya uğradığını iddia eden öğretmen Ö.O.’nun hastaneye giderek darp raporu aldığı ve ardından polis merkezine başvurarak şikayetçi olduğu öğrenildi. SORUŞTURMA BAŞLATILDI Olayla ilgili emniyet birimleri tarafından soruşturma başlatılırken, güvenlik kamerası kayıtlarının incelemeye alındığı bildirildi. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle araştırıldığını ve sürecin titizlikle sürdürüldüğünü aktardı. Olay, eğitim kurumlarında güvenlik ve öğretmenlere yönelik şiddet konusunu bir kez daha gündeme taşırken, soruşturmanın sonucunun kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.

5 GÜNLÜK BEBEĞE ŞİDDET DAVASINDA HEMŞİRE TAHLİYE TALEP ETTİ Haber

5 GÜNLÜK BEBEĞE ŞİDDET DAVASINDA HEMŞİRE TAHLİYE TALEP ETTİ

Kahramanmaraş’ta 5 günlük bebeğe şiddet uyguladığı iddiasıyla yargılanan hemşire H.D.B., mahkemede yaptığı savunmada suçlamaları reddederek tutuksuz yargılanmayı talep etti. YENİDOĞAN ÜNİTESİNDEKİ OLAY YARGIYA TAŞINDI Olay, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Bakım Ünitesi’nde 26 Mayıs 2021 tarihinde meydana geldi. Tedavi altındaki 5 günlük Deniz Esin Bozoklar’a yönelik şiddet uygulandığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, hemşire H.D.B.’nin bebeğe müdahalesine ilişkin görüntülerin ortaya çıkmasıyla süreç yargıya taşındı. “BEN TEDAVİ YAPIYORDUM” SAVUNMASI Kahramanmaraş 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanık hemşire H.D.B. SEGBİS aracılığıyla savunma yaptı. Sanık, "Ben tedavi yapmaktaydım. Benim tek amacım hastaları tedavi etmektir" diyerek suçlamaları kabul etmedi. Ayrıca "Ben de bir anneyim, evladımın yanında olmalıyım" ifadelerini kullanan hemşire, tutuksuz yargılanma talebinde bulundu. AVUKATLARDAN RAPOR TARTIŞMASI Sanık avukatı Mustafa Çaprak, Adli Tıp Kurumu raporunun önemli olduğunu belirterek müvekkilinin tahliyesini talep etti. Çaprak, bebeğin sağlık durumuna ilişkin bulguların darp ile doğrudan ilişkilendirilemeyeceğini savundu ve kemik kırıklarının ne zaman oluştuğunun net olmadığını ifade etti. Müşteki vekili Sait Bolat ise rapora itiraz ettiklerini belirterek sanığın tutukluluk halinin devamını talep etti. SAVCILIK: TUTUKLULUK DEVAM ETSİN Cumhuriyet savcısı mütalaasında, dosyadaki delillerin henüz tam olarak toplanmadığını belirterek sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmesini istedi. MAHKEMEDEN YENİ RAPOR KARARI Mahkeme heyeti, sanık hemşirenin tutukluluk halinin devamına hükmederken, dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’na gönderilmesine karar verdi. Ayrıca, olay sonucunda bebekte kalıcı bir hasar oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla dosyanın Adli Tıp Üst Kurulu’na sevk edilmesine hükmedildi. DURUŞMA ERTELENDİ Mahkeme, eksik hususların giderilmesi ve yeni raporların hazırlanması için duruşmayı 15 Mayıs tarihine erteledi. Dava süreci devam ederken, kamuoyunun yakından takip ettiği olayda nihai kararın alınacak adli tıp raporları doğrultusunda şekillenmesi bekleniyor.

ALEYNA KALAYCIOĞLU KUNDAKÇI CİNAYETİNİN DETAYLARINI ANLATTI Haber

ALEYNA KALAYCIOĞLU KUNDAKÇI CİNAYETİNİN DETAYLARINI ANLATTI

Futbolcu Kundakçı’nın hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturmada şüpheli sıfatıyla ifade veren şarkıcı Kalaycıoğlu’nun emniyet ifadesi ortaya çıktı. Aleyna Kalaycıoğlu, olay öncesi ilişkisini, tehdit iddialarını ve olay anını ayrıntılarıyla anlattı. Futbolcu Kundakçı’nın hayatını kaybettiği silahlı olaya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şarkıcı Kalaycıoğlu’nun emniyette verdiği ifade, olayın arka planına dair önemli bilgiler içerdi. “KUNDAKÇI’YI ESKİ ERKEK ARKADAŞIM ARACILIĞIYLA TANIYORDUM” Kalaycıoğlu, ifadesinde Kundakçı’yı eski erkek arkadaşı Canbay aracılığıyla tanıdığını belirterek, aralarında samimi bir ilişki olduğunu ancak bunun sınırlı düzeyde kaldığını söyledi. "Bazen bana yardımcı olurdu, ulaşım işlerimde destek verirdi. Futbola çok düşkündü, iyi bir kulübe transfer olmak istiyordu" diyen Kalaycıoğlu, Kundakçı’nın sabıkasının olmadığını ve silah taşıdığına hiç şahit olmadığını öne sürdü. “ŞİDDET VE TEHDİT GÖRDÜM” İfadesinde eski erkek arkadaşı Canbay ile ilişkisine geniş yer veren Kalaycıoğlu, ilişkinin zamanla “toksik” bir hal aldığını belirtti. Kalaycıoğlu, "Psikolojik baskı, tehdit ve kısıtlamalara maruz kaldım. Beni sektörden silmekle tehdit ediyordu. Köpeklerimi alıkoydu, şarkılarımı kaldıracağını söyledi" ifadelerini kullandı. Zaman zaman fiziksel şiddet gördüğünü de iddia eden Kalaycıoğlu, annesiyle görüşmesinin dahi engellendiğini, bu nedenle aile içinde de ciddi sorunlar yaşandığını anlattı. EVDEKİ ORTAM VE GERİLİM Kalaycıoğlu, birlikte yaşadıkları evde sürekli farklı kişilerin bulunduğunu, bu durumun kendisini rahatsız ettiğini belirterek, "Evde sürekli yabancı kişiler kalıyordu. Bu durum beni huzursuz ediyordu" dedi. İlişkide yaşanan bu sorunların zamanla büyüdüğünü ifade eden Kalaycıoğlu, sık sık tartışmalar yaşandığını ve psikolojik olarak yıprandığını dile getirdi. YENİ İLİŞKİ VE GERİLİMİN ARTMASI Kalaycıoğlu, olaydan kısa süre önce Kadayıfçıoğlu ile tanıştığını ve yeni bir ilişkiye başladığını belirtti. Bu durumu eski erkek arkadaşından gizlediğini ifade eden Kalaycıoğlu, "Bana ‘Bir ilişkin varsa seni de kendimi de öldürürüm’ dediği için kimseye söylemedim" dedi. OLAY GÜNÜ: “ARACI GÖRÜNCE ÇOK KORKTUM” Olay günü stüdyoda bulunduğunu anlatan Kalaycıoğlu, eski erkek arkadaşının bölgeye geldiğini öğrendiğinde büyük korku yaşadığını belirtti. "Araç plakasını duyunca onun geldiğini anladım. Bana zarar vermek için geldiğini düşündüm" diyen Kalaycıoğlu, bu nedenle stüdyoya gitmekten kaçındığını ifade etti. “TARTIŞMA ÇIKTI, SİLAH PATLADI” Yaşanan son anlara ilişkin Kalaycıoğlu, taraflar arasında çıkan tartışmanın kısa sürede büyüdüğünü söyledi. "Cam açıldıktan sonra tartışma çıktı. Silah uzatıldı. Karşı taraf elini tutunca silah patladı" ifadelerini kullanan Kalaycıoğlu, olayın ardından büyük panik yaşadığını ve ağlamaya başladığını belirtti. Kalaycıoğlu, kısa süre sonra araçtan indirildiğini ve olay yerinden taksiyle uzaklaştığını ifade etti. SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRÜYOR Kundakçı’nın hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturmanın çok yönlü sürdüğü, şüphelilerin ifadeleri ve elde edilen deliller doğrultusunda sürecin titizlikle yürütüldüğü öğrenildi. Yetkililerden yapılacak resmi açıklamaların ardından olayın tüm yönleriyle netlik kazanması bekleniyor.

İZMİR’DE KAN DONDURAN OLAY: EŞİ TARAFINDAN 4. KATTAN ATILDI Haber

İZMİR’DE KAN DONDURAN OLAY: EŞİ TARAFINDAN 4. KATTAN ATILDI

İzmir’de şiddet gördüğü gerekçesiyle eşinden ayrılarak annesinin yanına yerleşen genç kadının, çocuğunu görme bahanesiyle kandırıldıktan sonra eşi tarafından dördüncü kattan aşağı atıldığı iddia edildi. Ağır yaralanan kadın hastanede yaşam mücadelesi verirken, olayın şüphelileri için arama çalışması başlatıldı. Edinilen bilgiye göre Aylin G., gördüğü şiddet nedeniyle eşi O.G.’den şikâyetçi olarak Torbalı ilçesinde yaşayan annesinin evine yerleşti. Defalarca karakolluk olduğu öğrenilen çiftin 8 yaşındaki kızlarının ise geçici süreyle devlet korumasına alındığı belirtildi. ÇOCUĞUNU GÖRME BAHANESİYLE KANDIRILDI İddiaya göre çiftin ortak arkadaşı A.E., genç kadınla iletişime geçerek devlet korumasındaki kızını alabilmesi için kurum yetkilileriyle görüşmesi gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Aylin G., bulunduğu adresi verdi. Kısa süre sonra gelen A.E.’nin aracına binen genç kadın yola çıktı. Yol üzerinde araca Aylin G.’nin eşi O.G.’nin de alındığı öne sürülürken, araç içinde O.G.’nin eşine şiddet uygulamaya başladığı iddia edildi. Genç kadın daha sonra Yeşilyurt semtindeki bir eve götürülerek burada da darp edildi. YARDIM İSTERKEN BALKONDAN ATILDIĞI İDDİASI İddiaya göre fırsatını bulup yardım istemek için balkona çıkan Aylin G., eşi tarafından dördüncü kattan aşağı atıldı. Olayın ardından ağır yaralanan genç kadın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Şüpheliler aranıyor Olay sonrası kaçan O.G. ile ona yardım ettiği öne sürülen A.E.’nin yaklaşık dört gündür arandığı öğrenildi. Hastanede tedavisi süren Aylin G.’nin hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi.

MİLLİ EĞİTİM BAKANI TEKİN’DEN ARA TATİL AÇIKLAMASI Haber

MİLLİ EĞİTİM BAKANI TEKİN’DEN ARA TATİL AÇIKLAMASI

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı iddialarına ilişkin, "Ara tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre, 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor" dedi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 24 TV’de ‘Arafta Sorular’ programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Okullarda geleneksel oyunlar, Filistin’e ilişkin anma programları ve çevre bilinci gibi konularda yayımlanan genelgelerin ardından gündeme gelen laiklik tartışmalarına ilişkin Tekin, eğitimde yalnızca akademik başarı ve teknolojik gelişmelerin değil, değer eğitiminin de önemli olduğunu vurgulayarak uluslararası toplantılarda dahi eğitimin temel amacının ‘iyi insan yetiştirmek’ olduğunun altını çizdi. Ayrıca Tekin, ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin; tatilleri kaldırmayacaklarını, öğrencilerin mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirtti. TATİLLERİ KALDIRMIYORUZ Ara tatillerin kaldırılacağı yönündeki iddialara ilişkin açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, öğrencilerin 180 iş günü okula gelmeleri gerektiğini belirterek, "Tatilleri kaldırmıyoruz. Her durumda çocuklarımızın mevzuata göre 180 iş günü okula gelmeleri gerekiyor. Ramazan ve Kurban Bayramı, her ikisi de aynı eğitim-öğretim dönemine denk düştüğünde ve her ikisinde de 9’ar gün tatil olduğunda, bunun oraya yerleşme ihtimali yok. Bu bir teknik zorunluluk. Ara tatilin olduğu haftayla Ramazan Bayramı örtüştüğü için öğretmen arkadaşlarımız şunu bekliyor olabilirler. Seminer dönemi. Onu da online olarak yapacağız" diye konuştu. ŞİDDETLE MÜCADELE EĞİTİMİN İÇERİSİNDE Şiddet olaylarında sosyal medya ve toplumsal faktörlerin de etkili olduğunu dile getiren Tekin, "Dünyanın her tarafında şiddet eylemlerinin yaygınlaştığı bir dönemi görüyoruz. Bunun içinde sosyal medya, dijital mecralar, aileler, sanal bahisten kumara bir sürü sebep olabilir. Sadece öğrencilerin öğretmene yönelik şiddeti olarak değil, genel anlamda topyekun bir mücadele alanı oluşturmak gerekiyor. Bize düşen kısımda, karşısındakiyle ilişkiye geçerken onun temel hak ve hürriyetlerine saygı gösteren, hoşgörü gösteren, değerlerine bağlı, temel hak ve hürriyetleri noktasında saygılı bireyler yetiştirecek müfredatımızın içerisine hususlar koyduk" ifadelerine yer verdi.

NİLÜFER’DE 8 MART’TA KADINLAR TEK SES OLDU Haber

NİLÜFER’DE 8 MART’TA KADINLAR TEK SES OLDU

Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi iş birliğiyle Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşte bir araya gelen kadınlar, eşitlik, barış ve adalet taleplerini dile getirdi. "EŞİTLİK SES İSTER, BİZ BURADAYIZ" “Eşitlik Ses İster, Biz Buradayız” sloganıyla Nilüfer Kent Konseyi önünde başlayan yürüyüşte katılanlar, sloganlar eşliğinde Nilüfer Belediyesi Halk Evi önündeki Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları Serpil Altun ve Bukle Erman ile meclis üyeleri ve Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir de katıldı. Yürüyüşe, Nilüfer Kent Konseyi Bisiklet Çalışma Grubu da bisikletleriyle eşlik etti. MEDENİ KANUN VURGUSU Kortejin Cumhuriyet Meydanı’na ulaşmasının ardından Tülin Demir basın açıklamasını okudu. Demir, konuşmasında Türk Medeni Kanunu’nun yürürlüğe girişinin 100’üncü yılına dikkat çekerek, bu yasanın kadınların yurttaş olarak tanınmasının hukuki temeli olduğunu hatırlattı. Nafaka hakkının sınırlandırılması ve boşanmaların zorlaştırılması gibi gündemlerin kadınların şiddet içeren evliliklere mahkum edebileceğini belirten Demir, kadınların ekonomik ve hukuki güvencesinin korunması gerektiğini vurguladı. “BARIŞIN SAVUNUCULARIYIZ” Açıklamasında kadın cinayetleri ve cezasızlık politikalarına da değinen Demir, komşu coğrafyalardaki çatışmaların en ağır yükünü kadınlar ve çocukların taşıdığını ifade etti. “Savaşların dili erkektir, yükünü ise en çok kadınlarla çocuklar taşır. Bizler yaşamın ve barışın savunucularıyız” dedi. Basın açıklamasının ardından meydanı dolduran kadınlar, Canan Karademir konseriyle şarkılara eşlik ederek keyifli dakikalar geçirdi.

12 YAŞINDAKİ KIZIN ZORLA EVLENDİRİLDİĞİ İDDİASINDA GELİŞME Haber

12 YAŞINDAKİ KIZIN ZORLA EVLENDİRİLDİĞİ İDDİASINDA GELİŞME

Kocaeli'de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.'nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra'da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023'de İstanbul Şile'de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024'de A.D.'nin askere gittiği, Ş.Ç.'nin abisi ve yengesi tarafından Şile'den kaçırıldığı, Kandıra'ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.'nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.'nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. BİRÇOK SUÇTAN DAVA AÇILDI Ş.Ç.'nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.'nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.'nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "SÖYLEDİKLERİM YALANDIR" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya'da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. TÜM SANIKLAR TAHLİYE EDİLDİ Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.'nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İDDİANAMEDEN Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.'nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile'de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.'nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile'den kaçırılarak Kandıra'ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.'nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.'nin mağdurun yengesi Y.Ç.'nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL'ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.'nin Kandıra'ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.'nin evinde 50 bin TL'yi M.T. ve Z.T.'den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.'nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.'nin görümcesi Ş.Ç.'yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.'nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.'nin 11 Ekim 2024'de asker eğlencesine katılmak için Kandıra'dan Şile'ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.'nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A'nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "BENİ KAÇIRDILAR, CİNSEL İSTİSMARA UĞRADIM VE RIZAM DIŞINDA KÜRTAJ YAPTILAR" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.'nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.'nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.'nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.'den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya'ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.'den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.'den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.'den şikayetçiyim. Abim S.Ç'den şikayetçi değilim."

BEBEĞE ŞİDDET UYGULAYAN ANNENİN CEZASI BELLİ OLDU Haber

BEBEĞE ŞİDDET UYGULAYAN ANNENİN CEZASI BELLİ OLDU

Antalya'da bir yaşındaki bebeğine şiddet uyguladığı anlar, eve yerleştirilen gizli kamera tarafından görüntülenmişti. Görüntüler yayılınca büyük tepki çeken olay sonrası anne tutuklanmıştı. Bebeğe şiddet uygulayan o cani annenin cezası belli oldu. Duurşma, Antalya 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Yabancı uyruklu tutuklu sanık İ.M, çocuğun babası müşteki Osman Vesek ve taraf avukatları duruşmada hazır bulundu. Mhakeme heyetikarşısında son savunmasını yapan sanık İ.M. pişman olduğunu dile getirerek, beraatini talep etti. CANİ ANNEYE 6 YIL HAPİS CEZASI Mahkeme heyeti sanık anneyi alt soya karşı eziyet suçundan 6 yıl hapis cezasına çarptırılmasına kara verdi. Bebeğe şiddet uygulayan cani anne için cezada indirim uygulamadı. ÖLDÜRME KASTI OLDUĞUNU DÜŞÜNEN BABA CEZAYI AZ BULDU Müşteki Osman Vesek, duruşmanın ardından gazetecilere yaptığı açıkalmada kararı değerlendirdi. Yapılan eylemin ve çocuğa karşı işlenen suçların ortada olduğunu söyleyen baba Vesek, "Bazı taleplerimiz yine reddedildi. Bu konularda itirazlarımız olacak. Yaşanan olaylarda çocuğumun öldürülme kastının olduğunu düşünüyorum. Bunun da vicdanen göz önünde bulundurulmasını istiyorum" dedi. Müşteki avukatı Onurcan Eroğlu da mahkemenin, sanığın gerçekleştirdiği şiddet eylemlerinin öldürmeye elverişli olup olmadığına ilişkin rapor istemediğini öne sürerek, şunları söyledi: “Sanığa üst sınırdan ceza uygulamadı. Oysa kendi çocuğuna birden fazla kez ve öldürmeye elverişli olacak şekilde şiddet uygulayan bir kişi hakkında en üst sınırdan ceza verilmeyecekse, kime verileceği konusu kamuoyunun takdirine bırakılmış bir husustur. Bu karara itiraz edeceğiz.” NE OLMUŞTU? Komşularından gelen uyarılar ve kızının vücudundaki morluklar nedeniyle endişe duyan Osman Vesek, evine gizli kamera yerleştirmiş, kameranın kaydettiği görüntüleri izledikten sonra kızının Fas uyruklu annesi İ.M hakkında şikayetçi olmuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.