#Sıfır Atık

- Sıfır Atık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıfır Atık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

HOLLANDA'DAKİ ARACISIZ KOOPERATİF NİLÜFER'E ÖRNEK OLACAK Haber

HOLLANDA'DAKİ ARACISIZ KOOPERATİF NİLÜFER'E ÖRNEK OLACAK

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Hollanda’nın Maastricht kentinde üretici ve tüketici ortaklığına dayanan Gedeelde Weelde Kooperatifi’ni ziyaret etti. Kentteki tarım ve dayanışma odaklı çalışmaları geliştirmek amacıyla incelemelerde bulunan Başkan Şadi Özdemir, üretimin ve sorumluluğun paylaşıldığı modellerin önemine dikkat çekti. ARACISIZ KOOPERATİF MODELİ İNCELENDİ Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve beraberindeki heyet, Hollanda’da gerçekleştirdikleri teknik gezi kapsamında Maastricht kentindeki Gedeelde Weelde Kooperatifi’ni ziyaret etti. Yerel üretimi destekleyen iyi uygulama örneklerini yerinde görmek amacıyla düzenlenen ziyarette, kooperatifin işleyişi, katılımcı yönetim yapısı ve doğrudan tedarik modeli incelendi. HEM TÜKETİCİ HEM ÇALIŞAN ORTAKLIĞI: BİR KİŞİ, BİR OY Gedeelde Weelde, 600’ün üzerinde hissedar yurttaş ve çalışanın ortaklığıyla yönetiliyor. Sermaye büyüklüğüne bakılmaksızın "bir kişi, bir oy" ilkesiyle kararların alındığı yapıda ortaklar; ürün tedarik ilkelerinden gelir paylaşımına kadar tüm yönetim süreçlerinde doğrudan söz sahibi oluyor. ALIŞVERİŞTE ARACI YOK Klasik tüketici kooperatiflerinden farklı olarak sadece ortaklarına değil, tüm kent sakinlerine ve ziyaretçilere açık olan mağazada herkes aynı adil fiyat politikasıyla alışveriş yapabiliyor. Raflarında yalnızca sertifikalı organik ve biyodinamik ürünlere yer veren kooperatifte, sıfır atık yaklaşımıyla tek kullanımlık ambalajlar kullanılıyor. Bünyesinde kafe ve atölye alanları da barındıran kooperatif, aynı zamanda mahalle sakinlerinin bir araya geldiği bir sosyal buluşma noktası işlevi görüyor. ''ÜRETİCİ İLE TÜKETİCİ ARASINDAKİ BAĞI GÜÇLENDİRMEK İSTİYORUZ'' Kooperatifin çalışma grupları ve gönüllülük esasına dayanan işleyişi hakkında bilgi alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Nilüfer’de yerel üretimi desteklerken üreticilerle tüketiciler arasındaki bağı da güçlendirmek istiyoruz. Gedeelde Weelde’de insanların tüketici olmanın yanında ortak olarak karar süreçlerine katıldığı, gönüllü emekleriyle işleyişe katkı sunduğu bir model gördük. Üretimin, tüketimin ve sorumluluğun paylaşılması, kooperatifçiliğin toplumsal dayanışmayı güçlendiren yönünü ortaya koyuyor. Farklı kentlerdeki bu deneyimleri yerinde tanımayı, Nilüfer’deki çalışmalarımızı geliştirmek açısından önemsiyoruz." Ziyarette heyet, yerel üreticinin korunması, kente sağlıklı ve sürdürülebilir gıda ulaştırılması ile kooperatif yönetiminde katılımcılık konularında deneyim paylaşımında bulundu.

ESKİ DİKİŞ MAKİNELERİ ONUN ELİNDE SANAT ESERİNE DÖNÜŞÜYOR Haber

ESKİ DİKİŞ MAKİNELERİ ONUN ELİNDE SANAT ESERİNE DÖNÜŞÜYOR

Eski dikiş makineleri onun elinde sanat eserine dönüşüyor. Endüstriyel tasarımcı Ahmet Tarık Demirbaş, eski dikiş makineleri, çeşitli mekanik parçalardan oluşan bir birçok malzemeyi; otomobil, hayvan figürleri, abajur, tekne ve dekoratif eşyalara dönüştürüyor. Cıvatalı birleştirme tekniği kullanarak binbir emekle ürettiği eserleri ileri dönüşüme kazandıran Demirbaş'ın en büyük hayali ise bunları sergileyeceği bir müze kurmak. İzmir'in Menderes ilçesinde yaşayan endüstriyel tasarımcı Ahmet Tarık Demirbaş, kullanılmayan malzemeleri sanat eserlerine dönüştürerek onlara yeniden hayat veriyor. Çocukluk yıllarını annesinin dikiş makinesi masasında ders çalışarak geçiren 60 yaşındaki Demirbaş, bu hatıralarından esinlenerek çalışmalarına ilk olarak dikiş makinelerini dönüştürerek başladı. Sanatçı, 2016 yılında dikiş makinelerini traktör, otomobil ve tekne gibi araçlara dönüştürdü. Demirbaş, şimdi ise mekanik aksamlar, otomotiv parçaları ve kurmalı saatler gibi kullanım ömrünü yitirmiş birçok malzemeyi hayvan figürleri, abajurlar, dekoratif eşyalar ve heykeller gibi birbirinden farklı sanat eserlerine dönüştürüyor. Binbir emekle hayata geçirdiği eserlerinde kaynak kullanmayan Demirbaş, parçaları cıvatalı birleştirme tekniğiyle bir araya getiriyor. Ürettiği eserleri Türkiye'nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde sergilenen Demirbaş'ın en büyük hedefi ise bir ileri dönüşüm müzesi kurmak. AMAÇ, SIFIR ATIK HEDEFİNE ULAŞMAK Endüstriyel tasarımcı olmasının bu işe başlama açısından çok büyük bir etken olduğunu söyleyen Ahmet Tarık Demirbaş, "Uzun yıllar proje, taahhüt ve farklı disiplinlerde endüstriyel tasarımla uğraştım. Bu yıllar içerisinde otomotiv teknolojisinden endüstriyel mutfak sektörüne kadar patentli birtakım çalışmalarım oldu. Milli projelere kadar uzanan, motor üzerine geliştirdiğim bir patent de söz konusuydu. Daha sonraki yıllar içerisinde ise yapmış olduğum çalışmalarda çevre bilincini daha ön plana çıkarmak, toplumumuza daha faydalı olabilmek ve sıfır atık hedefine ulaşmak amacıyla ‘sürdürülebilir çevre bilinciyle yeniden tasarlamak' mottosunu vurgulamak istedim" dedi. '‘İLERİ DÖNÜŞÜM'' Yaptığı çalışmalarda, her türlü mekanik parça, dikiş makinesi, kurmalı saatler, otomotiv parçaları gibi ekonomik ömrünü tamamlamış birçok malzemeyi kullandığını ifade eden Demirbaş, "Benim burada yapmış olduğum çalışma aslında geri dönüşüm değil, ileri dönüşüm. Geri dönüşümde malzeme ekonomik ömrünü tamamladığında, belli bir süre sonra eritilerek tekrar ekonomiye kazandırılmaya çalışılıyor. Fakat ben bunu bir adım daha ileriye taşıyarak ileriye dönüştürüyorum. Yapmış olduğum çalışmalarda diğer sanatçılardan farklı olarak cıvatalı birleştirme yapıyorum. Bir lego gibi gerçek bir parçayı söküp takma hissini yaşıyorsunuz. Zaman içinde eksik olan parçayı tamamlayabiliyorum veya eseri daha ileriye taşıyacak, daha uygun bir parça bulursam onu değiştirebiliyorum" şeklinde konuştu. Yaptığı çalışmalara ilk olarak dikiş makineleri ile başladığını belirten Demirbaş, "İlk başlarda traktör veya otomobil tarzı tasarımlar yaparken, daha sonra eşimin de tavsiyesiyle tekneler ve yelkenliler yapmaya başladım. Zaman içinde çevremdeki arkadaşlardan ve takipçilerimden gelen taleplerle eve ve dekorasyona yönelik, abajur gibi mobilyaya daha uyumlu olabilecek çalışmalar da yaptım. Şu anda ise otomobil parçalarından heykeller yapmaya çalışıyorum" ifadelerini kullandı. "AMACIM İLERİ DÖNÜŞÜM MÜZESİ KURMAK" 2016 yılından beri profesyonel olarak bu işe devam ettiğini aktaran Demirbaş, şunları kaydetti: "Bodrum, Ankara ve İstanbul başta olmak üzere ulusal ve uluslararası birçok platformda sergilerim oldu. Amerika'da Teksas Müzesi'nden ve İngiltere'den bile teklifler aldık. Amacım, ileride bir destekçi veya sponsor bulabilirsem el birliğiyle bir ileri dönüşüm müzesi kurmak ya da bu konuda gençlere önderlik edip örnek olabilecek bir sergi alanı oluşturmak."

OSMANGAZİ BELEDİYESİ'NDEN ZİRAİ ATIKLARA ÇEVRECİ ÇÖZÜM Haber

OSMANGAZİ BELEDİYESİ'NDEN ZİRAİ ATIKLARA ÇEVRECİ ÇÖZÜM

Osmangazi Belediyesi, tarımsal üretimin çevreye olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla kırsal mahallelerde zirai ilaç ambalajlarının güvenli şekilde toplanmasını sağlayacak yeni bir uygulamayı hayata geçirdi. Tarımsal sulama ve ilaçlama su dolum noktalarına yerleştirilen özel geri dönüşüm konteynerleriyle tehlikeli atıkların doğaya karışmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. ZİRAİ ATIKLAR ARTIK KONTROLLÜ ŞEKİLDE TOPLANACAK Çevrenin korunması ve sürdürülebilir tarımın desteklenmesi amacıyla başlatılan proje kapsamında, çiftçilerin yoğun olarak kullandığı sulama ve ilaçlama noktalarına zirai atık konteynerleri yerleştirildi. İlk etapta Gündoğdu, Çağlayan, Armutköy, Çeltik, Çukurca, Dereçavuş ve Ahmetbey mahallelerinde uygulamaya alınan sistemin ilerleyen süreçte diğer kırsal mahallelere de yaygınlaştırılması planlanıyor. TOPRAK VE SU KAYNAKLARI KORUNACAK Projeyle birlikte zirai ilaç kutuları ve kimyasal atıkların dere yataklarına, tarım arazilerine veya boş alanlara bırakılmasının önüne geçilmesi amaçlanıyor. Belirli aralıklarla özel ekipler tarafından toplanacak atıklar, lisanslı bertaraf tesislerine gönderilerek çevre mevzuatına uygun şekilde imha edilecek. SIFIR ATIK HEDEFİNE KATKI Osmangazi Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürü Rüveyşa Burça Sütçüoğlu, zirai atıkların toprağa, yer altı ve yer üstü sularına karışmasının ciddi çevre sorunlarına yol açtığını belirterek, belediye tarafından toplanan atıkların lisanslı tesislerde güvenli şekilde bertaraf edileceğini söyledi. Sütçüoğlu, üreticilere atıkları gelişigüzel doğaya bırakmamaları, yakmamaları ve evsel atıklarla karıştırmamaları çağrısında bulundu. MUHTARLARDAN PROJEYE DESTEK Çeltik Mahallesi Muhtarı Cemal Kaymak, uygulamanın tarım bölgeleri için önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade ederek, çevre kirliliğinin önlenmesine katkı sağlayacağını söyledi. Gündoğdu Mahallesi Muhtarı Savaş Özkan da çiftçileri zirai ilaç ambalajlarını konteynerlere bırakmaya davet ederek, doğanın korunması konusunda herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Osmangazi Belediyesi, çevre dostu projeleriyle hem tarımsal üretimi desteklemeyi hem de gelecek nesillere daha temiz ve sağlıklı bir çevre bırakmayı amaçlıyor.

İZMİR'DE KAÇAK MOLOZA DRONLU TAKİP! KAÇIŞ YOK, CEZALAR YOLDA Haber

İZMİR'DE KAÇAK MOLOZA DRONLU TAKİP! KAÇIŞ YOK, CEZALAR YOLDA

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent estetiğini ve çevre sağlığını tehdit eden kaçak hafriyat dökümlerine karşı dron destekli denetim başlattı. Ekipler, araçların giremediği en tenha noktalara kadar havadan tarama yaparak çevreyi kirletenleri anbean görüntülüyor ve cezai işlem uyguluyor. GECE GÜNDÜZ DRONLU TAKİP İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı Kent Temizliği Şube Müdürlüğü ekipleri, kaçak moloz dökümlerine karşı mücadelesini teknolojiyle güçlendirdi. Sahadaki gece gündüz denetimlerine dron desteği ekleyen ekipler, kentin ulaşılması zor alanlarını havadan izleyerek kaçak dökümlere anında ve etkili biçimde müdahale ediyor. "GÖRÜNTÜLEYİP TUTANAK TUTUYORUZ, CEZADAN KAÇIŞ YOK" Denetimlerin detaylarını paylaşan Hafriyat Denetim Şefi Ömer Tolga Yaman, belirlenen döküm sahaları dışına atık bırakanların fotoğraflı ve görüntülü olarak kayıt altına alındığını belirtti. Yaman, "Özellikle araçların ulaşamadığı noktalarda havadan yapılan kontroller sayesinde kaçak dökümleri daha hızlı tespit ediyoruz. Bu yöntemle zaman ve araç tasarrufu sağlarken, hukuki süreçlerde kullanılacak kanıtları da eksiksiz elde ediyoruz" dedi. "GELECEK NESİLLERİN YAŞAMINI TEHDİT EDİYOR" Çevreyi kirletenlerin kendilerini fark edilmez sanmamaları gerektiği konusunda uyarıda bulunan Yaman, tadilat ve yıkım sonucu oluşan atıkların mutlaka yasal depolama alanlarına götürülmesi gerektiğini vurguladı: "Sokağa veya doğaya dökülen moloz ve tehlikeli atıklar yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşamını da olumsuz etkiliyor. Tüm vatandaşlarımızı ve firmaları duyarlı olmaya davet ediyoruz." İŞTE İZMİR’DEKİ YASAL HAFRİYAT DÖKÜM SAHALARI İzmir Büyükşehir Belediyesi, hafriyat ve inşaat atıklarının çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi amacıyla kentin dört bir yanında tescilli sahalarla hizmet veriyor. Belediyeye ait aktif döküm sahaları şunlar: Menderes: Küner Hafriyat Toprağı Depolama Sahası Kemalpaşa: Sütçüler Hafriyat Toprağı Depolama Sahası Dikili: Deliktaş Hafriyat Toprağı Depolama Sahası Bergama: İslamsaray Hafriyat Toprağı Depolama Sahası (Belediye sahalarının yanı sıra özel sektör tarafından işletilen geri kazanım ve depolama tesisleri de hizmet vermeye devam ediyor.)

BURSA'DA KİTAPLARIN GERİ DÖNÜŞÜMÜ BAŞLADI Haber

BURSA'DA KİTAPLARIN GERİ DÖNÜŞÜMÜ BAŞLADI

Bursa Yıldırım Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Müdürlüğü tarafından ‘Emektar Kitaplarınız Nakite Dönüşüyor’ kampanyası başlatıldı. Çevre ile ilgili farkındalık oluşturmak, gençleri geri dönüşüme teşvik etmek ve vatandaşların aile ekonomilerine destek olmak amacıyla düzenlenen kampanya ile kullanılmış defter, okul kitapları ve test kitapları kilogramı 5 TL’den satın alınıyor. 1-11 Temmuz tarihleri arasında devam edecek kampanya kapsamında vatandaşlar; saat 12.00- 20.00 arasında Barış Manço Kültür Merkezi, Mesken Meydanı ve Ahmet Taner Kışlalı Meydanı’nda kurulacak stantlarda kullanılmış defter ve okul kitaplarını teslim edebilecekler. Hem doğa hem ekonomi kazanıyor İlk kez 2021 yılında hayata geçirdikleri ‘Emektar kitaplarınız geri dönüşüyor’ kampanyasına vatandaşların büyük ilgi gösterdiğini belirten Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, bu yıl altıncısını düzenledikleri ‘Emektar Kitaplarınız Nakite Dönüşüyor’ kampanyasına tüm Yıldırımlıları davet etti. Gelecek nesillere temiz ve yeşil bir Yıldırım bırakmak için çalıştıklarını ifade eden Başkan Oktay Yılmaz, "Hayata geçirdiğimiz ‘Emektar Kitaplarınız Nakite Dönüşüyor’ kampanyası ile artık kullanılması mümkün olmayan test kitaplarını ve defterleri geri dönüşüme kazanıyoruz. Kampanya ile hemşehrilerimizde farkındalık oluştururken yeni eğitim öğretim döneminde öğrenim görecek evlatlarımızın aile ekonomilerine de katkı sağlıyoruz. Böylece hem doğa kazanmış oluyor hem Yıldırımlılar" dedi.

BURSA'DA ATIK PİLLER İŞİTME ENGELLİLERE UMUT OLUYOR Haber

BURSA'DA ATIK PİLLER İŞİTME ENGELLİLERE UMUT OLUYOR

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk vizyonu doğrultusunda çevre bilincini artıracak ve işitme engelli bireylere destek sağlayacak anlamlı bir protokole imza attı. Rektörlük binasında düzenlenen imza törenine Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, Kartanesi İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi Sahibi Enis Özgünay, Engelli Öğrenci Birimi Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Kurt, Atık Yönetim Merkezi Koordinatörü Serkan Karakaya ve Çevre Mühendisi İrem Sevgi Yorgancı katıldı. İki kurum arasında hayata geçirilen iş birliği kapsamında, kampüs genelinde toplanacak atık piller sayesinde işitme engelli öğrencilerin ve vatandaşların işitme cihazı pil, bakım, onarım ve temizlik gibi ihtiyaçlarına destek verilmesi hedefleniyor. Törende projenin önemine dikkat çeken Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, üniversitede sürdürülebilirliği sağlamak, çevre ve atık bilincini güçlü kılmak adına bu tür etkinlikleri kararlılıkla yürüttüklerini belirtti. Personel ve öğrenciler ile birlikte 65 binden fazla büyük bir nüfusa sahip olan üniversite yerleşkelerinde yoğun bir pil kullanımı olduğunu ifade eden Çiftçi, tabiata bırakıldığında çevreye ciddi zararlar veren bu pillerin doğru yöntemlerle toplanıp imha edilmesinin hayati bir önem taşıdığını vurguladı. Bu projeyi sadece çevre odaklı bir hareket olarak görmediklerini belirten Rektör Yardımcısı; kampüsten toplanan piller karşılığında işitme engelli öğrenci ve personele işitme cihazı bakımı, onarımı ve teknik destek gibi hizmetlerin sunulacak olmasının, üniversitenin toplumsal fayda ve farkındalık misyonuyla tam bir uyum sağladığını sözlerine ekledi. Kartanesi İşitme Cihazları Satış ve Uygulama Merkezi Sahibi Enis Özgünay ise törende yaptığı değerlendirmede, sıradan atıkların aksine pillerin maddi bir geri dönüş avantajı sunmaması sebebiyle bugüne kadar bu alanda yeterince adım atılmadığını söyledi. BUÜ Sıfır Atık Vakfı ve üniversite yönetiminin destekleriyle Bursa'da çevre adına çok büyük bir adım attıklarını belirten Özgünay, kampüsten toplanacak pillerin tamamen bir bağış modeliyle teslim alınacağını ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yetkilendirmiş tek kuruluşu olan Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneğine (TAP) ücretsiz olarak ulaştırılacağını açıkladı. Proje sayesinde bu pillerden herhangi bir ticari kazanç sağlanmaksızın, doğanın korunmasına katkı sunarken aynı zamanda işitme engelli bireylere sponsorluk ve teknik servis desteklerini sunmaktan büyük bir mutluluk duyduklarını ifade etti. Tören, imzaların ardından gerçekleşen fotoğraf çekimi ile sona erdi.

EGE'DE TEK: 200 YILLIK YÖNTEMLE 190 DERECEDE CAM SANATI Haber

EGE'DE TEK: 200 YILLIK YÖNTEMLE 190 DERECEDE CAM SANATI

Sıcak cam sanatı, 2000 yıldır uygulanan yöntemlerle İzmir'de insanları büyülemeye devam ediyor. İzmir'de üniversite yıllarında yolları kesişen Zeynep ve Oraltay Korun çifti, bin 190 derece sıcaklıktaki fırının başında, Roma döneminden kalma yöntemler ve el aletleriyle cama şekil vererek binlerce yıllık geleneksel cam üfleme sanatını Ege Bölgesi'nde yaşatan tek isimler oldu. Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Cam Bölümü'nde eğitim alırken tanışan ve hayatları ile sanatlarını birleştiren Zeynep ve Oraltay Korun çifti, 2024 yılının nisan ayından bu yana İzmir'deki atölyelerinde tarihi bir mesleği icra ediyor. Yaptıkları işin Türkiye'de nadir görülen bir alan olduğunu belirten Zeynep Korun, özel işlenmiş ham maddenin Çek Cumhuriyeti'nden geldiğini söyledi. Korun, "Atölyemizde bin 190 derecede, 7 gün 24 saat boyunca hiç sönmeden yanan doğalgazlı bir fırınımız var. Camı bu fırının içine yüklüyoruz. 'Pipo' adını verdiğimiz uzun metal çubukların ucuna camı sararak dışarı çıkarıyor, ardından renklendirme ve şekillendirme işlemlerini gerçekleştiriyoruz" dedi. "ROMA DÖNEMİNDEN BİR USTA GELSE YABANCILIK ÇEKMEZ" Teknolojiden uzak, tamamen insan emeğine ve tarihi köklere dayalı bir üretim süreci yürüttüklerini vurgulayan Zeynep Korun, "Şekillendirme esnasında kullandığımız el aletleri Roma dönemine dayanıyor. Bugün Roma döneminden bir sıcak cam sanatı ustası gelip tezgahımıza otursa, hiç yabancılık çekmeden cam üfleyebilir. Sıcak cam üfleme tamamen tutkuyla yapılan bir meslek. Zorluğu ve sonrasındaki o başarabilme tatmini insanı adeta içine çekiyor" diye konuştu. Atölyede sıfır atık felsefesiyle çalıştıklarına da değinen Korun, kendi içlerindeki camı yüzde yüz oranında geri dönüştürebildiklerini ancak dışarıdan alınan pirinç tanesi büyüklüğünde farklı bir camın bile genleşme katsayısı uyuşmazlığı nedeniyle fırından çıkan eserleri çatlattığını ifade etti. "KALIP YOK, HER ESER EŞSİZ" İşin sanatsal ve akademik boyutuna dikkat çeken Oraltay Korun ise camı sanatsal bir malzeme olarak gördüklerini ve kendilerini 'cam sanatçısı' olarak tanımladıklarını vurguladı. Türkiye'de bu alanda tek üniversite eğitimi veren bölümden mezun olduklarını hatırlatan Korun, "Geleneksel yöntemleri kullanarak, hiçbir şekilde kalıp kullanmadan, tamamen elle şekillendirme yapıyoruz. Bu yüzden ürün yelpazemiz tamamen hayal gücümüze ve tasarımlarımıza bağlı. Kalıp olmadığı için aslında bu ürünlerin bir tanesinden başka bir benzeri daha yok. İkincisini veya üçüncüsünü üretmek istesek bile ancak yüzde 90 oranında benzetebiliyoruz. Bu da her bir parçayı özellikle eşsiz kılıyor" ifadelerini kullandı. "CAM, KENDİ KENDİNİ ŞEKİLLENDİRMENE İZİN VERMEZ" Sıcak camla çalışmanın getirdiği zorlukları aktaran Oraltay Korun, sözlerini şöyle sürdürdü: "Üretim esnasındaki en büyük zorluğumuz sıcaklık ve camın o öngörülemez yapısı. Cam oldukça kırılgan ve baştan sona zorlu bir süreç. Şekillendirirken hiçbir şekilde elinizle dokunamıyorsunuz, tamamen el aletleriyle yönetiyorsunuz. Biz cam sanatçıları aramızda; 'Cam, senin onu şekillendirmene izin vermez; sen camın isteklerine ve özelliklerine uyum sağlamalısın' deriz. Baştan sona bir çamur ya da hamur gibi onunla oynayamazsınız. Baştan sona camla bir uyumlanma süreci yaşıyoruz." Ege Bölgesi'ndeki tek sıcak cam atölyesi olarak sadece üretim yapmadıklarını belirten Korun çifti, farklı üniversitelerden mezun olan genç meslektaşlarına staj ve çalışma imkanları sunduklarını, düzenledikleri atölye çalışmalarıyla (workshop) da İzmir ve Ege Bölgesi'nin kültürel ile sanatsal hayatına büyük katkı sağladıklarını sözlerine ekledi.

BURSA BÜYÜKŞEHİR'DEN ÇEVREYE YEŞİL DESTEK Haber

BURSA BÜYÜKŞEHİR'DEN ÇEVREYE YEŞİL DESTEK

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Çevre Haftası kapsamında düzenlediği fidan dikim etkinliğiyle doğaya ve geleceğe yatırım yaptı. Osmangazi ilçesi Yenibağlar Mahallesi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, 200 fidan toprakla buluşturularak daha yeşil bir Bursa için önemli bir adım atıldı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Sıfır Atık ve İklim Değişikliği Şube Müdürlüğü koordinasyonunda, Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü ile Tarım Peyzaj AŞ iş birliğiyle düzenlenen fidan dikimi etkinliği, Osmangazi ilçesi Yenibağlar Mahallesi Fidan Dikim Alanı’nda gerçekleştirildi. Hamitler Yuvam Eğitim Merkezi’nde eğitim gören çocuklar ve farklı yaş gruplarından öğrencilerin de katıldığı programla, çevre bilincinin artırılmasına ve iklim değişikliğiyle mücadeleye dikkat çekildi. "Dikilen her fidan geleceğe bırakılan birer miras" Programda konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Kevser Öztürk, çevreyi korumanın ve yeşil alanları artırmanın herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Dikilen her fidanın, geleceğe bırakılacak en değerli miraslardan birisi olduğunu ifade eden Başkan Vekili Öztürk, "Çocuklarımızın daha temiz, daha sağlıklı ve daha yaşanabilir bir çevrede büyümesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Çevre Haftası vesilesiyle doğaya olan sorumluluğumuzu bir kez daha hatırlıyoruz. Gelecek nesiller için yeşil Bursa hedefi doğrultusunda hep birlikte çalışıyoruz" dedi. İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Yunus Bulut da çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren kazandırılması gerektiğini ifade ederek, dikilen her fidanın yarınlara bırakılan değerli bir emanet olduğunu vurguladı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri ve öğrenciler, fidanları toprakla buluşturdu. Dikilen fidanların şehrin yeşil varlığına katkı sunması ve karbon yutak alanlarının artırılmasına destek olması amaçlanıyor.

İZMİR'DE GERİ DÖNÜŞÜM DERSİ DOBİDOB’DA Haber

İZMİR'DE GERİ DÖNÜŞÜM DERSİ DOBİDOB’DA

İzmir’de hizmet süresini tamamlayan bir ESHOT otobüsünün eğitim aracına dönüştürülmesiyle hayata geçirilen Dobidob Eğitim Otobüsü, kırsal ve dezavantajlı bölgelerde çocuklara geri dönüşüm ve çevre bilinci kazandırıyor. Minikler hem eğlenerek öğreniyor hem de doğayı korumanın önemini keşfediyor. GERİ DÖNÜŞÜM DERSİ OTOBÜSTE VERİLİYOR İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Ticaret Odası ve İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle hayata geçirilen proje kapsamında, hurdaya ayrılan bir ESHOT otobüsü eğitim otobüsüne dönüştürüldü. İzmir'in farklı noktalarında çocuklarla buluşan Dobidob Eğitim Otobüsü’nde öğrencilere geri dönüşümün çevre ve doğal kaynakların korunmasındaki rolü anlatılıyor. Oyunlar ve uygulamalı etkinliklerle desteklenen eğitimlerde plastik, cam, metal ve kâğıt gibi atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasının önemi vurgulanıyor. ÇEVRE BİLİNCİ KÜÇÜK YAŞTA KAZANDIRILIYOR İzmir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı bünyesinde görev yapan çevre mühendisi Burak Andaç, günlük hayatta ortaya çıkan atıkların yaklaşık yüzde 30-40’ının geri dönüştürülebilir nitelikte olduğunu belirtti. Andaç, bu atıkların ayrıştırılarak geri dönüşüme kazandırılmasının doğal kaynakların korunmasına ve atık miktarının azaltılmasına katkı sağladığını ifade ederek, çevre farkındalığının küçük yaşlarda oluşturulmasının önemine dikkat çekti. ÇOCUKLARDAN ÇEVREYE DUYARLILIK MESAJI Dobidob Eğitim Otobüsü’nde eğitim alan öğrenciler, geri dönüşüm sayesinde çevrenin korunabileceğini öğrendiklerini dile getirdi. Çocuklar, atıkları ayrıştırmanın ve çevreyi temiz tutmanın gelecek nesiller için büyük önem taşıdığını vurguladı. Öğrencilerden Simirna Peri Başoğlu geri dönüştürülebilir atıklarla ilgili önemli bilgiler edindiğini belirtirken, Emine Çandır doğanın korunmasının önemine dikkat çekti. Ela Yıldız çevreyi kirletmemeyi öğrendiğini ifade ederken, Aden Yılmaz geri dönüşümün faydalarına vurgu yaptı. Asya Kaya ise geri dönüştürülebilir atıkları azaltmanın dünyayı korumaya katkı sağlayacağını söyledi. "ÇOCUKLARIN KÜÇÜK YAŞTA BİLİNÇLENMESİ ÇOK ÖNEMLİ" Esin Yılmaz, plastik atıkların doğada uzun yıllar yok olmadığını ve çevreye ciddi zararlar verdiğini belirterek, çocukların erken yaşta çevre konusunda bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Yılmaz, verilen eğitimler sayesinde çocukların hem doğayı korumanın önemini öğrendiğini hem de çevreye duyarlı bireyler olarak yetiştiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.