#Siroz

- Siroz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Siroz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İZMİRLİ GAZETECİ HASAN YILDIRIM ORGAN NAKLİ BEKLİYOR Haber

İZMİRLİ GAZETECİ HASAN YILDIRIM ORGAN NAKLİ BEKLİYOR

Uzun yıllar gazetecilik mesleğine emek veren Hasan Yıldırım (58), bir süredir mücadele ettiği siroz hastalığı nedeniyle karaciğer nakli için uygun donör arıyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tedavi gören gazeteci Yıldırım, nakil olmadan sağlığına kavuşamayacak. Ulusal bir televizyon kanalının İzmir temsilciliğini yapan Yıldırım, yaklaşık bir yıl önce rahatsızlanarak hastaneye başvurdu. Tetkikler sonucu siroz teşhisi konulan gazeteci, tedavisini sürdürürken bir yandan da mesleğini bırakmadı. Geçtiğimiz ay geçirdiği cerrahi operasyonun ardından taburcu olan Yıldırım, kısa süre sonra tekrar fenalaşarak yoğun bakıma alındı. Doktorlarının kararıyla organ nakli gerektiği bildirildi. "MORALİMİ HEP YÜKSEK TUTTUM" İzmir’in Buca ilçesindeki evinde nakil için bekleyen Hasan Yıldırım, "Ne sigara ne alkol, hiçbir kötü alışkanlığım yoktu. Siroz olduğumu öğrenince çok şaşırdım ama moralimi hep yüksek tuttum" dedi. Organ bağışının önemine meslek hayatı boyunca dikkat çektiğini hatırlatan Yıldırım, "Yıllarca bu konuda haber yaptım, farkındalık etkinliklerine destek verdim. Ancak şimdi ben bir bağış bekliyorum. Ailemde nakil için uygun şartları taşıyan kimse yok" diye konuştu. GAZETECİLİKTE 36 YIL Meslek hayatına İstanbul’da bir haber ajansında başlayan Yıldırım, uzun yıllar polis muhabirliği yaptı. Ailevi nedenlerle Manisa’nın Akhisar ilçesine taşındıktan sonra İzmir’e yerleşen deneyimli gazeteci, 36 yıllık kariyerine halen bir televizyon kanalının İzmir temsilcisi olarak devam ediyor.

KARACİĞER YAĞLANMASINA DİKKAT Haber

KARACİĞER YAĞLANMASINA DİKKAT

VM Medical Park Bursa Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Büşra Neslişah Arslan, modern yaşam tarzının sonucu olarak hızla artan karaciğer yağlanmasına karşı toplumu uyardı. Uzm. Dr. Arslan, "Hastalık erken evrelerde belirti vermeyebilir, bu durum siroz gibi ciddi karaciğer yetmezliklerine zemin hazırlayabilir" diye konuştu. Geçmişte sirozun en sık nedeninin viral hepatitler (Hepatit B ve C) olduğunu belirten Uzm. Dr. Arslan, "Günümüzde yanlış beslenme ve hareketsiz yaşam tarzı ön plandadır. Karaciğer yağlanması alkol kullanımı dışında, vücut kitle indeksinin yüksekliği, bel çevresinin kalınlığı, kan şekeri yüksekliği, insülin direnci, hipertansiyon ve kanda yüksek yağ düzeyleri gibi kardiometabolik risk faktörleriyle de ilişkilidir" dedi. "Halsizlik ve yorgunluk görülebilir" Karaciğer yağlanmasında görülen belirtilerden bahseden Uzm. Dr. Arslan, "Karaciğer yağlanmasının ilk evrelerinde genellikle hiçbir belirti görülmez. Ancak ilerleyen dönemlerde karın ağrısı, halsizlik ve yorgunluk gibi belirtilerle birlikte karaciğer enzimleri yükselebilir. Hastalık ilerledikçe karında ve bacaklarda sıvı birikimi (asit ve ödem) gibi daha ciddi belirtiler ortaya çıkabilir. Yağlanmaya dair risk faktörleri taşıyan kişilerin mutlaka bir iç hastalıkları uzmanına başvurarak rutin kan tahlillerini yaptırmaları ve karaciğer ultrasonu ile değerlendirilmeleri gerekir. Gerekli durumlarda FIB-4 skoru ve Fibroscan gibi non-invaziv yöntemlerle ileri evrelerde takip edilebilir" şeklinde konuştu. "Yaşam tarzı değişiklikleri uygulanabilir" Hastalığın tedavisinde en temel unsurun yaşam tarzı değişiklikleri olduğunu vurgulayan Dr. Arslan, "Beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli; aşırı yağlı, hazır ve işlenmiş gıdalardan, şekerli yiyeceklerden ve fazla karbonhidrattan uzak durmalıyız. Haftada 3-4 gün, 30-45 dakika tempolu yürüyüş gibi düzenli egzersizlerle karaciğer yağlanmasının önüne geçebiliriz" diye konuştu. Sağlıklı beslenme ve düzenli egzersizin karaciğer enzimlerinde hızlı iyileşme sağladığını ancak ultrasonografik düzelmenin zaman alabileceğini belirten Uzm. Dr. Arslan, bu sürecin sabır ve istikrar gerektirdiğini söyledi. "Karaciğer sağlığına yönelik erken önlem alınması hayati önem taşır" İleri düzey yağlanma ya da eşlik eden risk faktörlerinin kontrol altına alınmasında gerektiğinde ilaç tedavisinin de devreye girebileceğini belirten Uzm. Dr. Arslan, "Karaciğer sağlığına yönelik erken önlem almak, ileride karşılaşılabilecek kötü sonuçların önüne geçmek açısından hayati önem taşır" ifadelerini kullandı. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.