#Sivil Savunma

- Sivil Savunma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Savunma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'SU GEÇİRMEZ KAPILAR AÇIK BIRAKILDIĞI İÇİN KAYIP FAZLA OLDU' Haber

'SU GEÇİRMEZ KAPILAR AÇIK BIRAKILDIĞI İÇİN KAYIP FAZLA OLDU'

Gemi kazasında su geçirmez kapıların açık bırakılması kayıpları artırdı... Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC), 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen ve 18 kişinin hayatını yitirdiği Filo Jet faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada, gemide su geçirmez bölmeler bulunduğu ve bu bölmelerdeki kapıların kapalı tutulması gerektiği ancak bazı kapıların açık olduğu belirtildi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde, 30 Ağustos’ta Girne açıklarında meydana gelen ve 18 kişinin yaşamını yitirdiği Filo Jet faciasına ilişkin yürütülen soruşturmada yeni bilgiler mahkemeye yansıdı. Mahkemede, geminin teknik durumu ve facia öncesinde gerçekleştirilen müdahalelerin yanı sıra arama-kurtarma çalışmalarının seyri, mürettebatın ifadeleri, teknik deliller ve Türkiye’den beklenen bilgiler de ele alındı. Mahkemede konuşan Tahkikat Polisi, gemide su geçirmez bölmeler bulunduğunu ve bu bölmelerdeki kapıların kapalı tutulması gerektiği ancak bazı kapıların açık olduğunu belirtti. Polis, söz konusu kapıların kapalı olması halinde geminin bu kadar su almayacağını ve suyun gemi içerisindeki yayılımının sınırlandırılabileceğini ifade etti. Su geçirmez kapıların neden açık olduğu ve batış sırasında bu sistemlerin neden devreye alınmadığına dikkat çekildi. KURTARILAN YOLCU DAHA FAZLA OLACAKTI Polis, su geçirmez kapıların kapalı tutulması halinde geminin daha az su alabileceği ve yolcuların kurtarılma ihtimalinin daha yüksek olabileceğini belirtti. Bu kapsamda, geminin batış nedenlerinin yanı sıra facia sırasında alınması gereken güvenlik önlemlerinin uygulanıp uygulanmadığı da sorgulandı. YARDIM ÇAĞRISINDAN 2 SAAT 30 DAKİKA SONRA BATTI Polis, Filo Jet’ten saat 12.20’de uluslararası acil yardım çağrısı olan Mayday çağrısı yapıldığına dikkat çekerek, geminin saat 14.50’de battığını kaydetti. Polis, Mayday çağrısıyla geminin batışı arasında geçen 2 saat 30 dakikalık süreçte gerçekleştirilen arama-kurtarma çalışmaları, gemiye müdahale ve kurtarma ekiplerinin faaliyetleri de soruşturma kapsamında değerlendirildiğini belirtti. Yardım çalışmalarına Sahil Güvenlik, Sivil Savunma ve Kıbrıs Türk Kıyı Emniyeti Kurtarma Limited ekiplerinin ulaştığı aktarıldı. GEMİDEN İKİ ÇOCUK ÇIKARILDIĞI İDDİASI Mahkemede, arama-kurtarma çalışmaları devam ederken Süleyman Erdoğan isimli kişinin gemiden iki çocuk çıkardığı yönündeki bilgi de yer aldı. Söz konusu iddianın soruşturma kapsamında araştırıldığını aktaran polis, arama-kurtarma faaliyetlerinin hangi aşamada, kimler tarafından ve nasıl bir koordinasyonla yürütüldüğüne ilişkin ayrıntıların da dosyaya gireceğini ifade etti. SOL ÖN BODOSLAMADAKİ HASAR VE TAMİRAT ARAŞTIRILIYOR Soruşturmanın önemli başlıklarından birini de geminin sol ön bodoslama kısmındaki hasar oluşturuyor. Mahkemede verilen ifadelerde, söz konusu bölümün daha önce tamir edildiği ve geminin su almasına neden olan hasarın bu bölgeden kaynaklanmış olabileceği yönünde değerlendirmeler bulunduğu belirtildi. Gemide 7 kompartıman bulunduğu ve her bölümde sintine pompalarının yer aldığı bilgisi de mahkemeye aktarıldı. Sintine pompalarının manuel olarak çalıştırıldığı, otomatik olmadığı ve suyun belirli bir seviyeye ulaşması halinde alarm sisteminin devreye girdiği ifade edildi. Buna rağmen geminin çok hızlı şekilde su aldığı ve sonrasında yaşanan gelişmelerin facianın boyutunu artırdığı yönündeki değerlendirmeler de mahkemede gündeme geldi. "Tamirat tersanede ve uzmanlar tarafından yapılmalıydı" Geminin hasarlı bölümüne daha önce gerçekleştirilen müdahale de soruşturma kapsamında inceleniyor. Mahkemede, söz konusu tamiratın tersanede ve uzman kişiler tarafından yapılması gerektiği belirtildi. Polis, buna karşılık tamiratın limanda gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, yapılan işlemin teknik açıdan yeterli olup olmadığı ve müdahalenin kimlerin bilgisi dahilinde yapıldığının araştırıldığını ifade etti. Filo Jet’in mevcut hasarı ve daha önce gerçekleştirilen tamiratlar nedeniyle de tahkikat yürütüldüğü mahkemeye aktarıldı. Mahkemede, Filo Jet faciasına ilişkin tahkikatın 33 gündür devam ettiği belirtildi. Soruşturma kapsamında çok sayıda kişinin ifadesine başvurulurken, teknik incelemelerin ve bilirkişi çalışmalarının sürdüğü kaydedildi. Geminin batış nedenleri ve kazaya ilişkin teknik bulguların değerlendirileceği kaza raporunun bilirkişi tarafından hazırlanacağı bildirildi. GEMİNİN KARA KUTUSU KRİTİK DELİL Soruşturmanın önemli teknik delilleri arasında geminin kara kutusu olarak bilinen VDR cihazı da bulunuyor. Mahkemede, VDR cihazının soruşturma açısından önemli olduğu ve mutlaka incelenmesi gerektiği belirtildi. Olayla ilgili ses ve görüntü kayıtlarının analiz edilmek üzere alındığı, DNA örneklerinin toplandığı ve çeşitli teknik incelemelerin devam ettiği kaydedildi. VDR kayıtlarının incelenmesiyle geminin seyri, hızı, seyir şartları ve facia öncesindeki teknik süreçlere ilişkin verilerin elde edilmesi bekleniyor. TÜRKİYE’YE EKİP GÖNDERİLECEK Mahkemede, soruşturma kapsamında Türkiye Cumhuriyeti polisi ve savcılığıyla koordinasyon içerisinde bir ekip oluşturulacağı açıklandı. Oluşturulacak ekibin Türkiye’ye giderek facia ile ilgili araştırmalar gerçekleştireceği belirtildi. Türkiye’de bulunan bilgi, belge ve kayıtlar ile ilgili kişilere yönelik araştırmaların söz konusu ekip tarafından yürütülmesi bekleniyor. Türkiye Cumhuriyeti’nden beklenen bilgilerin soruşturma dosyasına kazandırılması da yürütülen çalışmalar arasında yer alıyor. Kaptanın şikayeti yetkililere bildirmediği iddiası Soruşturma kapsamında mürettebatın ifadeleri de mahkemede ele alındı. Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Hummolov ve Raşat İbrahimov’un mürettebat olarak soruşturma dosyasında yer aldığı, Raşat İbrahimov’un ise ifade vermediği mahkemeye aktarıldı. Kaptan Mustafa Öz’ün gemiyi tamir eden mürettebatı bildiği ancak kendisine ulaşan şikayeti yetkililere bildirmediği yönündeki ifade de dosyada yer aldı. İkinci kaptan Merve Nur Seraslan’ın ise gemideki tamirattan haberdar olduğu ve şirket yetkilisine aktardığı belirtildi. Ayrıca gemiye ilişkin bazı görüntülerin soruşturma açısından önem taşıdığı ve bu görüntülerin incelenmesinin gerektiği mahkemeye aktarıldı. 5 KİŞİ İÇİN TÜRKİYE’DEN BİLGİ BEKLENİYOR Filo Jet faciasına ilişkin soruşturma kapsamında aranan 5 kişi hakkında Türkiye Cumhuriyeti’nden bilgi beklendiği de açıklandı. Söz konusu kişilere yönelik araştırmaların, Türkiye’ye gönderilmesi planlanan ekibin çalışmaları kapsamında ele alınması bekleniyor. Türkiye’den elde edilecek bilgi ve belgelerin soruşturma dosyasına dahil edilmesi öngörülüyor. 7 GÜN EK TUTUKLULUK Girne Kaza Mahkemesi, soruşturmanın henüz tamamlanmadığını, incelenmesi gereken teknik bulgular, alınması gereken ifadeler ve hazırlanması beklenen raporlar bulunduğunu dikkate alarak 9 zanlı hakkında 7 gün ek tutukluluk kararı verdi. Karar kapsamında Ali Özdülger, Mustafa Öz, Merve Nur Seraslan, Zeki Öz, Metin Gül, Sertan Erol, Kadir Kuliyev, Vale Hummolov ve Raşat İbrahimov’un 7 gün daha tutuklu kalmasına hükmedildi. Faciaya ilişkin teknik incelemeler, bilirkişi raporu, VDR kayıtlarının analizi, mürettebatın ifadeleri ve Türkiye’den beklenen bilgi ve belgelere yönelik soruşturma sürüyor. ACILI AİLELER MAHKEME ÖNÜNDE BİR ARAYA GELDİ Gemi kazasında sevdiklerini kaybeden acılı aileler, zanlılara sert tepki gösterdi. Yakınlarının isimlerini bağıran acılı aileler, zanlılardan bu isimleri unutmamalarını istedi. Acılı aileler, adalet aradıklarını yineleyerek, tüm sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Faciada kayıp olan 10 kişiyi arama çalışmaları devam ediyor.

GAZZE'DE ENKAZDAN NAAŞ ÇIKARMAK İÇİN ULUSLARARASI ÇAĞRI Haber

GAZZE'DE ENKAZDAN NAAŞ ÇIKARMAK İÇİN ULUSLARARASI ÇAĞRI

Gazze Şeridi'nde İsrail'in saldırıları nedeniyle yıkılan binaların enkazında kalan Filistinlilerin cenazelerine ulaşabilmek için kısıtlı imkanlarla çalışma yürütülüyor. Gazze Sivil Savunma Müdürlüğü, Gazze Şeridi'nin merkezindeki Nuseyrat Mülteci Kampı'nda 31 Ekim 2023'te gerçekleştirilen saldırıda yıkılan Mühendisler Kulesi'nin enkazında kalan yaklaşık 150 Filistinlinin cenazesine ulaşabilmek için yeni bir çalışma başlattı. Nuseyrat Belediye Başkanı Nabil Al-Salhi yaptığı açıklamada, 24 daireden oluşan 6 katlı konuta yönelik saldırıda yaklaşık 300 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, o dönem cenazelerin yarısının çıkarıldığını, diğerlerine ise ulaşılamadığını ifade etti. Al-Salhi, başlatılan yeni çalışmayı, "hayatını kaybedenlerin naaşlarını çıkarmayı ve onların saygın bir şekilde defnedilmelerini sağlamayı amaçlayan, uzun zamandır beklenen bir adım" olarak nitelendirdi. Al-Salhi, Nuseyrat Belediyesi'nin yolları açarak, çevredeki tahribatı temizleyerek ve Sivil Savunma ekiplerinin çalışmalarını kolaylaştırarak kısıtlı kaynaklarını seferber ettiğini vurguladı. Al-Salhi, cenazelerin çıkarılmasının sadece enkaz kaldırmaktan ibaret olmadığını, aynı zamanda ailelerin sevdiklerinin akıbetini öğrenmelerini, onlara veda etmelerini ve onların saygın bir şekilde defnedilmelerini sağladığını vurguladı. AĞIR MAKİNELERİN SAĞLANMASI KONUSUNDA ULUSLARARASI TOPLUMA ÇAĞRI Gazze Sivil Savunma Sözcüsü Mahmud Bassal ise cenazelerin enkaz altında uzun süre kalması nedeniyle çoğunun yalnızca kemiklerine ulaşılabileceğini dile getirdi. Bassal, Sivil Savunma ekiplerinin bu sorunu çözmede büyük bir zorlukla karşı karşıya olduğunu, özellikle de Gazze Şeridi genelinde yıkılan evlerin ve binaların enkazı altında en az 8 bin cenazenin olduğuna inanıldığını söyledi. Bassal, Sivil Savunma ekiplerinin enkaz temizleme ve cenazeleri çıkarma için şu anda yalnızca 1 adet ekskavatörü olduğunu ifade etti. Sivil savunma ekiplerinin ciddi ekipman eksikliği altında kurtarma operasyonunu nasıl tamamlayabileceğini sorgulayan Bassal, mevcut kaynakların yıkımın boyutu ve kayıp insan sayısı göz önüne alındığında "tamamen yetersiz" olduğunu vurguladı. Kurtarma ekiplerine cenazeleri çıkarabilmesi için gereken ağır makinelerin sağlanması konusunda uluslararası topluma çağrıda bulunan Bassal, yüzlerce Filistinli ailenin sevdiklerinin naaşlarının bulunması ve onurlu bir şekilde defnedilmesi için yıllardır beklediğini vurguladı.

KKTC FACİASINDAN GERİYE KALANLAR: 9 TUTUKLAMA VE DENİZE SAVRULAN EŞYALAR Haber

KKTC FACİASINDAN GERİYE KALANLAR: 9 TUTUKLAMA VE DENİZE SAVRULAN EŞYALAR

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne açıklarında 267 kişinin bulunduğu geminin batmasına ilişkin soruşturma kapsamında mahkemeye çıkarılan 9 şüpheli tutuklandı. Kazada kaybolan 18 kişiyi arama çalışmaları sürerken, geminin battığı bölgede yolculara ve gemiye ait olduğu değerlendirilen eşyalar deniz yüzeyinde görüntülendi. Girne açıklarında dün meydana gelen gemi faciasının ardından bir yandan kayıp yolcuların bulunmasına yönelik arama kurtarma çalışmaları, diğer yandan kazanın nedeninin ve olası sorumlulukların belirlenmesine ilişkin adli soruşturma devam ediyor. Kazada 8 kişinin hayatını kaybettiği, 18 kişinin ise kayıp olduğu bildirilirken, Türkiye ve KKTC’den çok sayıda hava ve deniz unsurunun katılımıyla bölgede arama çalışmaları yürütülüyor. DENİZE SAVRULAN EŞYALAR GÖRÜNTÜLENDİ Geminin battığı bölgede kazanın izleri deniz yüzeyine yansıdı. İhlas Haber Ajansı (İHA) ekiplerinin geminin battığı noktada kaydettiği görüntülerde, bir valizin deniz yüzeyinde sürüklendiği, ayrıca gemiye ait olduğu değerlendirilen çeşitli eşyaların su üzerinde bulunduğu görüldü. Eşyaların geminin battığı noktanın çevresinde denize yayıldığı gözlendi. TÜRKİYE VE KKTC’DEN ÇOK SAYIDA UNSUR ARAMALARA KATILIYOR Kayıp 18 kişiye ulaşılması amacıyla sürdürülen çalışmalara Türkiye’den 3 uçak, 4 insansız hava aracı (İHA), 6 helikopter, 4 Sahil Güvenlik botu, 1 hücumbot, 1 fırkateyn ve 1 karakol gemisi katılıyor. KKTC’den ise 4 Sahil Güvenlik botu, 2 helikopter, 1 hücumbot ve 1 karakol gemisinin yanı sıra Sivil Savunma ekipleri bölgede görev yapıyor. Ekiplerin denizden ve havadan yürüttüğü arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. SORUŞTURMADA 9 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI Kazanın ardından başlatılan adli soruşturmada da yeni bir gelişme yaşandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınarak mahkemeye çıkarılan 9 şüphelinin tutuklanmasına karar verildi. Daha önce Girne Adli Şube tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geminin kaptanı, mürettebatı, şirket yetkilileri ve liman görevlilerinin de aralarında bulunduğu toplam 16 kişinin gözaltına alındığı bildirilmişti. Şüphelilerden 9’u mahkemeye getirilmiş, diğer 7 kişinin de hazır edilmesi amacıyla duruşma ertelenmişti. Mahkemeye çıkarılan ilk 9 şüpheli, haklarındaki işlemlerin ardından tutuklandı. 100’ÜN ÜZERİNDE KİŞİNİN İFADESİNE BAŞVURULDU Soruşturmanın “dikkatsizlik sonucu ölüme sebep olma” kapsamında yürütüldüğü, kazanın nedeninin belirlenmesine yönelik adli ve teknik incelemelerin sürdüğü öğrenildi. Soruşturma kapsamında şimdiye kadar 100’ün üzerinde kişinin ifadesine başvurulduğu, olayla ilgili kamera görüntülerinin de incelemeye alındığı belirtildi. Gemi mürettebatının ilk ifadelerinde, geminin “ön kısmının koptuğu” yönünde beyanda bulunduğu öğrenilmişti. Soruşturma dosyasında geminin gerekli izinlerinin tamam olduğu, Türk Loydu, Liman Başkanlığı ve Meteoroloji tarafından gerekli süreçlerin yürütüldüğü bilgisine yer verildiği belirtilirken, geminin teknik uygunluğuna ilişkin işlemler de inceleme kapsamında değerlendiriliyor. Kazanın kesin nedeninin belirlenmesine yönelik teknik ve adli incelemeler ile kayıp 18 kişiyi arama çalışmaları sürüyor.

GEMİ KAPTANI VE MÜRETTEBAT GÖZ ALTINA ALINDI Haber

GEMİ KAPTANI VE MÜRETTEBAT GÖZ ALTINA ALINDI

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen gemi faciasını "Kıbrıs’ın yaşadığı en büyük deniz felaketi" olarak nitelendirerek, kayıp kişilere ulaşılana kadar havadan, denizden ve deniz altından arama-kurtarma çalışmalarının aralıksız sürdürüleceğini açıkladı. Üstel, kazayla ilgili soruşturma başlatıldığını, gemi kaptanı ile 7 görevlinin gözaltına alındığını bildirdi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Girne açıklarında batan katamaran tipi yolcu gemisine ilişkin açıklama yaptı. Üstel yaşanan deniz faciasına ilişkin değerlendirmesinde, "Kıbrıs’ın yaşadığı en büyük deniz felaketi olarak tarihe geçen elim bir kazayla karşı karşıyayız. Acımız çok büyük" ifadelerini kullandı. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara acil şifalar dileyen Üstel, kazanın meydana geldiği ilk andan itibaren KKTC devletinin bütün imkanlarının seferber edildiğini belirtti. "İLK MÜDAHALEDE TÜM UNSURLAR BÖLGEYE SEVK EDİLDİ" Üstel, ilk müdahalede 4 Sahil Güvenlik botu, 2 helikopter, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri’ne (KTBK) ait 1 karakol gemisi ve 1 hücum botunun yanı sıra Sivil Savunma ile polis teşkilatına bağlı dalgıç ekipleri ve beraberindeki 4 arama-kurtarma botunun çalışmalara katıldığını açıkladı. Arama-kurtarma kapasitesinin süreç içerisinde daha da güçlendirildiğini kaydeden Üstel, bölgede Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından görevlendirilen 2 uçak, 4 helikopter, 4 insansız hava aracı (İHA) ve 4 Sahil Güvenlik botunun hala aktif olarak görev yaptığını bildirdi. Üstel, KTBK Komutanlığı, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı (GKK), Türk Silahlı Kuvvetleri’nden gönderilen unsurlar, Türkiye İçişleri Bakanlığı Sahil Güvenlik Komutanlığı, KKTC Polis Teşkilatı ve Sivil Savunma Teşkilatı Başkanlığı’nın büyük bir koordinasyon içerisinde çalışmalarını aralıksız sürdürdüğünü ifade etti. "1000 METRE DERİNLİĞE İNEBİLEN ARAMA-KURTARMA GEMİSİ KKTC’YE GELİYOR" Deniz Kuvvetleri’ne bağlı özel donanımlı bir arama-kurtarma gemisinin de kısa süre içerisinde KKTC’ye ulaşacağını açıklayan Üstel, söz konusu geminin 1000 metre derinliğe kadar arama yapabilecek ve batan gemiye ulaşabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Üstel, arama çalışmalarının tüm imkanlarla sürdürüldüğünü vurgulayarak, "Havadan, denizden ve denizin altından bütün imkanlarımızla arıyoruz. Tek bir imkanımızı dahi kullanmadan bırakmayacağız. Kayıplarımıza ulaşana kadar arama kurtarma çalışmalarımız aralıksız devam edecektir" ifadelerini kullandı. CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ÜSTEL’İ ARADI: "TÜRKİYE SINIRSIZ DESTEĞE HAZIR" Üstel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisini telefonla aradığını belirterek, Erdoğan’ın yaşanan büyük felaket nedeniyle üzüntülerini dile getirdiğini, KKTC halkına başsağlığı dileklerini ilettiğini söyledi. Üstel, Erdoğan’ın Türkiye Cumhuriyeti’nin ihtiyaç duyulan her alanda "sınırsız destek" vermeye hazır olduğunu ifade ettiğini aktardı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da kazanın yaşandığı ilk andan itibaren KKTC makamlarıyla sürekli istişare içerisinde olduğunu ve süreci yakından takip ettiğini belirten Üstel, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de kendisini arayarak başsağlığı dileklerini ilettiğini söyledi. Bahçeli’nin bu zor günde Kıbrıs Türk halkının yanında olduklarını ifade ettiğini kaydeden Üstel, verilen destek nedeniyle Türkiye’ye teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı: "Bu büyük acımızda ilk andan itibaren yanımızda olan Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türkiye Cumhuriyeti hükümetine, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a ve dayanışmalarını ifade eden MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye Kıbrıs Türk halkı adına teşekkür ediyorum." KAPTAN DAHİL 8 KİŞİ GÖZALTINDA Üstel, arama-kurtarma çalışmaları devam ederken facianın nasıl meydana geldiğinin belirlenmesi amacıyla soruşturmanın da derhal başlatıldığını açıkladı. Gemi kaptanı ile 7 görevlinin gözaltına alındığını bildiren Üstel, muhtemel ihmal ve sorumlulukların tüm yönleriyle araştırılacağını vurguladı. Üstel, "Buradan çok net söylüyorum: Bu olayın her yönü araştırılacak. En küçük bir ihmal dahi varsa ortaya çıkarılacak. Kusuru ve sorumluluğu bulunan kim olursa olsun gözünün yaşına bakılmayacaktır" dedi. Facianın bütün boyutlarıyla aydınlatılmasının KKTC devletinin hem görevi hem de hayatını kaybedenler ve ailelerine karşı sorumluluğu olduğunu belirten Üstel, devletin bütün kurumlarıyla görev başında olduğunu vurguladı. Üstel, "Şimdi bütün gücümüzle kayıplarımıza ulaşmaya, yaralarımızı sarmaya ve bu büyük felaketin bütün gerçeklerini ortaya çıkarmaya odaklanmış durumdayız" dedi. Hayatını kaybedenlere bir kez daha Allah’tan rahmet, aileleri ve yakınlarına sabır, yaralılara acil şifalar dileyen Üstel, açıklamasını, "Dualarımız, aradığımız insanlarımıza bir an önce ulaşılması içindir" sözleriyle tamamladı.

KARABAĞLAR BELEDİYESİ KAR-KUT İLE AFETLERE KARŞI DAHA GÜÇLÜ Haber

KARABAĞLAR BELEDİYESİ KAR-KUT İLE AFETLERE KARŞI DAHA GÜÇLÜ

Karabağlar Belediyesi Arama ve Kurtarma Ekibi (KAR-KUT), afetlere hazırlık çalışmalarını akreditasyon süreci kapsamında sürdürüyor. Ekip, AFAD İl Müdürlüğü bünyesinde düzenlenen eğitim programına katılarak saha kapasitesini güçlendirdi. TEMEL KAMPÇILIKTAN AFET FARKINDALIĞINA KAPSAMLI EĞİTİM Program kapsamında ekip üyeleri; temel kampçılık, haberleşme sistemleri, yangınla mücadele, afet farkındalık eğitimi ve çadır kurma konularında teorik ve uygulamalı eğitim aldı. Eğitim sürecinde, olası afet senaryolarına yönelik saha tatbikatları gerçekleştirilerek ekiplerin koordinasyon ve müdahale refleksleri test edildi. Böylece KAR-KUT’un operasyonel hazırlık seviyesinin artırılması hedeflendi. BAŞKAN KINAY SAHADA İNCELEME YAPTI Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, eğitim programını ziyaret ederek KAR-KUT ekibi ve AFAD yetkilileriyle bir araya geldi. Arama Kurtarma Birim Amiri Demirkan Sarıkaya, Eğitim ve Sağlık Birimi Amiri Dr. Ertuğrul Usta, Sivil Savunma Uzmanı Bülent Tatar ve Eğitmen Ömer Selçuk Demir’den yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Başkan Kınay, saha uygulamalarını yerinde inceledi. “AFETLERE HAZIRLIK BİR TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR” KAR-KUT’un Karabağlar için önemli bir güvence olduğunu vurgulayan Başkan Kınay, afetlere hazırlığın kurumsal sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Kınay, “Afetlere hazırlık bir tercih değil, zorunluluktur. KAR-KUT ekibimiz bilgiyle, koordinasyonla ve dayanışmayla güçleniyor. Karabağlar’ın her mahallesinde vatandaşlarımız için umut ve güven olmaya devam edeceğiz. Eğitim ve akreditasyon süreçlerini kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi. Karabağlar Belediyesi, afet yönetimi ve kriz müdahalesi kapasitesini güçlendirmek amacıyla eğitim, tatbikat ve kurumsal iş birliklerini artırarak çalışmalarını sürdürüyor.

BURSA'DA KÜLTÜREL MİRAS AFETLERE KARŞI KORUNACAK Haber

BURSA'DA KÜLTÜREL MİRAS AFETLERE KARŞI KORUNACAK

Bursa Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde, AFAD iş birliği ve Avrupa Birliği destekli PROCULTHER-NET 2 Projesi kapsamında 30 ülkeden uzmanlar, Bursa’da buluşarak kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası tatbikat gerçekleştirdi. Afetlere karşı dirençli bir kent hedefiyle pek çok projeyi hayata geçiren Osmangazi Belediyesi, İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) iş birliğiyle kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına yönelik uluslararası nitelik taşıyan önemli bir projeye ev sahipliği yaptı. Avrupa Komisyonu tarafından fonlanan ve İtalya koordinatörlüğünde yürütülen PROCULTHER-NET 2 (Kültürel Mirası Afetin Sonuçlarından Koruma Projesi) kapsamında, Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda geniş katılımlı bir saha tatbikatı gerçekleştirildi. 30 farklı ülkeden sivil savunma ve arama kurtarma uzmanlarının katıldığı tatbikatta afet öncesi, anı ve sonrası senaryolar üzerinden endüstriyel mirasın nasıl korunabileceği uygulamalı olarak test edildi. Tatbikatın Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nın 12 dönümlük alanında yer alan ve 18. yüzyıldan günümüze ulaşan yaklaşık 30 tarihi yapı üzerinde gerçekleştirildiğini belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci, sözlerinde şu ifadelere yer verdi; "İtalya’nın koordinatörlüğünü yaptığı 30 farklı ülkeden 53 tane sivil savunma ve arama kurtarma uzmanın, aynı zamanda restoratörler, inşaat mühendisleri ve mimarların da olduğu uzman bir ekibi ağırlıyoruz. Somut ve somut olmayan kültürel mirasın afetten kurtarılmasına yönelik tatbikat gerçekleştiriliyor. 6 Şubat depremlerinde de gördüğümüz üzere kültürel miraslarımızın yok olması sebebiyle tarihimiz de yok oluyor. Endüstriyel miras olan bu alan içerisinde, bu mirasların nasıl korunabileceğine yönelik senaryolar geliştirilerek tatbikatlar yapılıyor." PROCULTHER-NET 2 Proje Müdürü Tiziana Vicario da, Avrupa genelinde afetlere karşı dayanıklı bir iş birliği ağı kurmayı hedeflediklerini söyleyerek, "Bugün Bursa’dayız, Bundan önce Almanya, Fransa, Portekiz, İspanya ve İtalya’da da yer aldı. Romangal İpek Fabrikası ve Muradiye Külliyesi’nde hem somut hem somut olmayan varlıkların afetlere karşı korunmasına yönelik saha çalışmaları yürütüyoruz. Biz burada bir şablon oluşturuyoruz, hepimiz afet kuşağında yaşıyoruz. Avrupa’da afetlere dirençli bir birlik oluşturabilmek için, burada yaptığımız çalışmalarla bu şablonu kullanarak, proje kapsamındaki bütün ülkelere yardımcı olmayı amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı. Aynı zamanda Tiziana Vicario, projeye destekleriyle kendilerine yardımcı olan Osmangazi Belediyesi’ne ve İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na teşekkürlerini sundu. AFAD Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürlüğü’nde görev yapan Jeoloji Mühendisi Fatih Aydın ise İtalyan yetkililerle yürütülen ortak proje kapsamında detaylı bir tatbikat gerçekleştirildiğinin altını çizerek, AFAD Bursa ve Osmangazi Belediyesi koordinasyonuyla gerekli tüm desteklerin sunulduğunu belirtti. Romangal Turgut Yılmazipek Fabrikası’nda ve Muradiye Külliyesi’nde tatbikatların yapıldığını kaydeden Aydın, kültürel mirasın korunması noktasında geliştirilen formların oluşturularak, tatbikat çerçevesinde dikkate alındığını da sözlerine ekledi. Tatbikatta senaryo gereği afetten zarar görmüş yer sahibi rolündeki belediye yetkililerinden bilgiler alan uzmanlar, standart formlar ve risk analizleriyle yapıları değerlendirdi. Afet senaryolarına karşı müdahale yöntemlerine ilişkin notlar tutan ekipler, özellikle kültürel mirasın korunmasına yönelik titiz bir çalışma yürüttü. PROCULTHER-NET 2 Projesi ile afet risklerinin yoğun olduğu bölgelerde kültürel mirasın korunmasına yönelik ortak standartlar geliştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.