#Soğuk Zincir

- Soğuk Zincir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soğuk Zincir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA'YA GIDA İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ Haber

BURSA'YA GIDA İHTİSAS ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ

Bursa Ticaret Borsası, son 13 yılda tarımsal ticaretten uluslararası pazarlara, dijital ürün piyasalarından laboratuvar altyapısına, mesleki eğitimden coğrafi işaretlere kadar hayata geçirdiği çok sayıda projenin yanı sıra, uzun süredir üzerinde çalıştığı iki makro projesini de kararlılıkla geliştirmeye devam ediyor. Borsa’nın geleceğe yönelik stratejik çalışmalarının iki önemli ayağını; üreticiden sanayiciye, teknolojiden lojistiğe, kalite ve depolamadan ihracata kadar gıda değer zincirinin bütününü aynı sistem içerisinde buluşturmayı amaçlayan Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile Bursa’nın doğusunda yeni bir ekonomik ve sosyal çekim merkezi oluşturması hedeflenen Karapınar Projesi oluşturuyor. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, iki projenin bugün ortaya çıkmış yeni fikirler olmadığını, uzun süredir yürütülen planlama, analiz ve değerlendirmelerin sonucu olarak şekillendiğini belirtti. Matlı, "13 yılda hep birlikte çok sayıda projeyi hayata geçirdik. Tarımsal ticaretin dijitalleşmesinden ihracata, laboratuvar yatırımlarından mesleki eğitime, coğrafi işaretlerden uluslararası temsile kadar Borsamızın faaliyet ve etki alanını genişlettik. Bütün bunları yaparken Gıda İhtisas OSB ve Karapınar projelerimiz üzerinde de uzun süredir çalışıyor, Bursa’nın geleceğine kalıcı değer bırakacak bu iki projeyi adım adım olgunlaştırıyoruz" dedi. Gıda İhtisas OSB: bir sanayi bölgesinden çok daha fazlası Bursa Ticaret Borsası’nın uzun süredir üzerinde çalıştığı Gıda İhtisas OSB, yalnızca firmaların bir araya geleceği bir sanayi alanı değil, bütüncül bir gıda ekosistemi anlayışıyla geliştiriliyor. Üretim, işleme, depolama, soğuk zincir, ambalajlama, kalite, Ar-Ge, teknoloji, lojistik ve dış ticaretin birbirini tamamladığı bir yapı oluşturulması; üreticinin ürünü ile sanayicinin ihtiyacının daha güçlü biçimde buluşturulması ve tarımsal üretimin daha yüksek katma değere dönüştürülmesi hedefleniyor. Matlı, "Biz burada sadece fabrika alanları oluşturmaya çalışmıyoruz. Üreticinin, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, lojistiğin, teknolojinin ve bilginin aynı sistem içerisinde birbirini beslediği bir gıda ekosistemi kuruyoruz. Tarlada başlayan emeğin işlenmesini, markalaşmasını ve dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayacak bütüncül bir yapı üzerinde çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bursa’dan bölgeye, bölgeden yakın coğrafyaya Gıda İhtisas OSB için yürütülen çalışmalarda lokasyon tercihinin de yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, kurulması hedeflenen ekosistemin uzun vadeli gelişimi dikkate alınarak ele alındığını belirten Matlı, şehrin doğu aksının önemli lojistik ve üretim avantajlarına sahip olduğuna dikkat çekti. Bölgenin güçlü tarımsal üretim havzalarına, mevcut depolama ve soğuk hava tesislerine yakınlığı; demiryolu, havayolu, karayolu ve denizyolu bağlantılarıyla bütünleşebilecek konumu, Gıda İhtisas OSB’nin çok daha geniş bir coğrafyaya hizmet verebilmesi açısından önemli bir avantaj oluşturuyor. Matlı, "Bu projeyi yalnızca Bursa’daki işletmelerin bugünkü ihtiyaçlarını karşılayan bir sanayi bölgesi olarak görmüyoruz. İlk aşamada Bursa ve çevresindeki tarımsal üretim ile gıda sanayisini güçlü bir sistem içerisinde buluşturmak, sonraki aşamalarda ise bölgemize ve yakın coğrafyaya üretim, ticaret, teknoloji, lojistik ve ihracat hizmeti verebilecek bir merkez oluşturmak istiyoruz. Bursa Ticaret Borsası’nın bu projedeki temel vizyonu budur" dedi. Üç yıldır sektörle birlikte çalışılıyor Gıda İhtisas OSB’ye yönelik çalışmaların uzun süredir devam ettiğini vurgulayan Matlı, projenin sektörün gerçek ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirildiğini ifade etti. Yaklaşık üç yıldır sektör temsilcileriyle sürdürülen analiz, görüşme ve çalışmalar kapsamında projeye yönelik güçlü ilgi ve yatırım talebi ortaya çıktı. Matlı, "Biz önce projeyi ortaya koyup ardından sektör aramadık. Tam tersine, sektörümüzü dinledik, ihtiyaçları analiz ettik, firmalarımızın büyüme beklentilerini değerlendirdik. Gıda İhtisas OSB uzun süredir üzerinde çalıştığımız, sektörün talepleriyle olgunlaştırdığımız bir proje. Amacımız doğru yatırımı; doğru üretim, altyapı, teknoloji, lojistik ve pazar imkânlarıyla buluşturmak" diye konuştu. Bursa Ticaret Borsası, yıllar içerisinde oluşturduğu güçlü mali yapıyı yeniden sektörün ve bölgenin geleceğine yatırım olarak dönüştürmeyi hedefliyor. Gıda İhtisas OSB’nin geliştirilmesinde Borsa’nın öz kaynak gücü önemli bir dayanak oluştururken, projenin ilerleyen aşamalarında ihtiyaçlar doğrultusunda farklı finansman modellerinin de değerlendirilmesi öngörülüyor. Matlı, "Biz Borsamızın kaynaklarını yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamak için değil, üyelerimize, sektörümüze ve bölgemize uzun yıllar değer üretecek kalıcı yatırımlara dönüştürmek istiyoruz" dedi. Karapınar projesinde de çalışmalar uzun süredir devam ediyor Bursa Ticaret Borsası’nın ikinci makro projesini ise Karapınar Projesi oluşturuyor. Borsa mülkiyetindeki alana ilişkin uzun süredir yürütülen çalışmalarla Bursa’nın doğusunda ticaret, yaşam, sosyal ve kültürel fonksiyonların birbirini tamamladığı; bulunduğu bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak nitelikli bir çekim merkezi oluşturulması hedefleniyor. Özer Matlı, "Karapınar da bugün gündeme getirdiğimiz yeni bir proje değil. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız, farklı boyutlarıyla değerlendirdiğimiz ve Bursa’ya en yüksek faydayı sağlayacak biçimde geliştirmeye gayret ettiğimiz ikinci makro projemiz. Burada da amacımız yalnızca bir gayrimenkul yatırımı yapmak değil; şehrin doğusuna uzun vadeli ekonomik ve sosyal değer kazandırmak" dedi. 13 Yılda ekosistemin taşları tek tek yerine konuldu Bursa Ticaret Borsası bu dönemde tarımsal ticaretin dijital dönüşümünde Türkiye Ürün İhtisas Borsası`nın A Grubu büyük hissedarları arasında yer aldı; Marmara Ürün Piyasası Aracı Kurumu`nun kurucu ortaklarından biri oldu ve Marmara ÜPAK bünyesindeki borsalar arasında işlem hacminde ilk sıraya yükseldi. Tarımsal ürünlerde kalite ve standardizasyon için kurulan Bursa Ticaret Borsası Laboratuvar ve Depoculuk A.Ş., Bursa’dan Türkiye’nin farklı bölgelerine uzanan bir hizmet ağına dönüştürüldü. Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen Gıda UR-GE Projesi ile Bursalı firmalar Dubai, Romanya, Bulgaristan ve Japonya’da yeni pazarlarla buluşturulurken proje, 2026 yılında "En İyi Çıkış Yapan UR-GE Projesi" ödülüne layık görüldü. Borsa’nın hamiliğini yürüttüğü ve Türkiye’ye rol model olan Hamidiye Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile geleceğin nitelikli insan kaynağına yatırım yapılırken; Bursa Pideli Köfte ve Bursa Havlusu’nun coğrafi işaretle tescillenmesiyle kentin yerel değerleri koruma altına alındı. Üyelerin mesleki gelişimini destekleyen dijital öğrenme platformu Bursa TB E-Akademi, Bursa’nın kültürel değerlerini ve markalarını geleceğe taşıyan Off The Record projesi ve farklı sosyal sorumluluk çalışmalarıyla Borsa’nın hizmet ve faaliyet alanı daha da genişletildi. Bursa Ticaret Borsası uluslararası alanda ise Avrupa Ticaret Borsaları Birliği’nin (European Commodities Exchange) ilk ve tek Türk ticaret borsası olarak önemli bir temsil gücüne ulaştı. 36’ncılıktan 14’üncülüğe Bu kurumsal dönüşüm ekonomik göstergelere de yansıdı. Özer Matlı ve ekibinin göreve geldiği 2013 yılında yaklaşık 980 milyon TL olan yıllık tescil işlem hacmi, 2025 yılında 70 milyar 970 milyon TL’ye ulaştı. Bursa Ticaret Borsası aynı dönemde Türkiye’de faaliyet gösteren 117 ticaret borsası arasında işlem hacminde 36’ncı sıradan 14’üncü sıraya yükseldi. Matlı, "Bu sonuçların bizim için anlamı yalnızca Borsamızın büyümesi değil. Asıl önemli olan, güçlenen kurumsal kapasitemizi sektörümüzün ve Bursa’nın geleceğine hizmet eden yapılara dönüştürebilmek" dedi. Gıda İhtisas OSB: 13 yıllık birikimin yeni aşaması Başkan Özer Matlı, "Gıda İhtisas OSB, bugün ortaya çıkmış yeni bir proje değil; Bursa Ticaret Borsası’nın yıllardır tarım ve gıda alanında attığı adımların, geliştirdiği projelerin ve oluşturduğu kurumsal kapasitenin yeni ve daha ileri bir aşamasıdır" dedi. "TÜRİB ile tarımsal ticaretin dijital altyapısında yer aldık, Marmara ÜPAK ile ürün piyasalarındaki konumumuzu güçlendirdik, laboratuvarımızla kalite ve güven altyapısı kurduk, UR-GE ile firmalarımızı dünyaya taşıdık, Hamidiye ile insan kaynağına yatırım yaptık. Bunların her biri bugün kurmaya çalıştığımız gıda ekosisteminin farklı bir parçasıdır." "Bizim vizyonumuz yalnızca bir OSB kurmak değil. Bursa’dan başlayarak bölgemizin üretim gücünü aynı sistem içerisinde buluşturan, orta vadede yakın coğrafyaya da hizmet verebilecek güçlü ve sürdürülebilir bir gıda ekosistemi oluşturmak. Karapınar Projemizle de şehrimizin doğusuna yeni bir ekonomik ve sosyal değer kazandırmak istiyoruz." "13 yıldır olduğu gibi bugün de bir taraftan üyelerimizin ve sektörümüzün ihtiyaçlarına çözüm üretirken, diğer taraftan Bursa’nın ve bölgemizin geleceğine hizmet edecek projeler üzerinde çalışmaya devam ediyoruz."

140 KİLO ÇİĞ KÖFTE İMHA EDİLDİ Haber

140 KİLO ÇİĞ KÖFTE İMHA EDİLDİ

Mersin’de zabıta ekipleri, şehirlerarası yolcu otobüsüyle sağlıksız koşullarda taşındığı belirlenen çiğ köfte ve lavaş ekmeklere el koydu. OTOGARDA DENETİMDE ORTAYA ÇIKTI Mersin Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri tarafından Tarsus Şehirlerarası Otobüs Terminali (TAŞTİ)’nde yapılan denetimlerde, Kırıkkale’den getirilen gıda ürünleri incelemeye alındı. Yapılan kontrollerde, 7 koli içerisinde yaklaşık 140 kilogram çiğ köftenin soğuk zincir kurallarına uygun taşınmadığı tespit edildi. LAVAŞLARDA DA BOZULMA TESPİT EDİLDİ Denetim sırasında çiğ köfteyle birlikte taşınan yaklaşık 700 adet lavaş ekmeğin de ambalajlarında deformasyon olduğu belirlendi. Ekipler, insan sağlığı açısından risk taşıyan ürünlere el koyarak durumu Tarsus İlçe Tarım Müdürlüğü’ne bildirdi. ÜRÜNLER İMHA EDİLDİ, FİRMAYA CEZA Sağlıksız koşullarda taşındığı belirlenen gıda ürünleri, yasal işlemlerin ardından zabıta ekipleri tarafından imha edildi. Ayrıca ürünlerin taşındığı otobüs firmasına da mevzuata aykırılık nedeniyle cezai işlem uygulandığı bildirildi. DENETİMLER SÜRECEK Yetkililer, halk sağlığını korumak amacıyla gıda taşımacılığına yönelik denetimlerin aralıksız devam edeceğini vurguladı. Yapılan açıklamada, özellikle soğuk zincir gerektiren ürünlerin uygun koşullarda taşınmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekildi.

İZMİR’DE 27 TON BELGESİZ KARA MİDYE YAKALANDI Haber

İZMİR’DE 27 TON BELGESİZ KARA MİDYE YAKALANDI

Taşıma belgeleri bulunmayan midye'ler, doğaya zarar verilmeden denize iade edildi. Olayla ilgili sorumlular hakkında 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu kapsamında idari işlem başlatıldı. ÜÇ İLÇEDE EŞ ZAMANLI DENETİM Konak, Karabağlar ve Bornova ilçelerinde İzmir İl Müdürlüğü ekiplerince eş zamanlı yapılan denetimlerde, kente giriş yapan bir tır durdurularak detaylı aramaya tabi tutuldu. İnceleme sonucunda, tırda taşıma izni ve belgeleri bulunmayan 27 ton kara midyenin bulunduğu belirlendi. Midyelerin ticari amaçla ve yasal prosedürler dışına çıkarak taşındığı tespit edildi. Yasadışı su ürünleri taşımacılığına karşı sürdürülen kontroller çerçevesinde yapılan bu operasyonun, İzmir kıyı güvenliği ve deniz ekosisteminin korunması adına büyük önem taşıdığı vurgulandı. MİDYELER CANLI OLARAK DENİZE GERİ BIRAKILDI Yetkililer, el konulan tüm kara midyelerin canlı olduğu ve sağlık durumlarının uygun olduğu tespit edilince yeniden deniz ortamına bırakıldığını ifade etti. Bu sayede hem çevresel zararların önüne geçildi hem de doğal denge korunmuş oldu. YASAL SÜREÇ BAŞLATILDI Konuyla ilgili açıklama yapan İl Müdürlüğü yetkilileri, "Söz konusu taşıma işlemi, 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu’na aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle tespit edilen şahıslar hakkında idari işlem başlatılmıştır" dedi. Ayrıca, yasa dışı avcılığa, usulsüz taşımalara ve deniz ürünleri ticaretine karşı denetimlerin artarak süreceği belirtildi. SU ÜRÜNLERİNDE BELGESİZ TAŞIMA NEDEN YASAK? Uzmanlar, özellikle midye gibi kabuklu su ürünlerinin kontrolsüz şekilde taşınmasının, insan sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığını vurguluyor. Bu tür ürünlerin soğuk zincir ve hijyen kurallarına uygun olmayan koşullarda taşınması, hem ürünlerin kalitesini düşürüyor hem de gıda zehirlenmelerine yol açabiliyor. Midyelerin ayrıca, filtrasyon yoluyla zararlı maddeleri bünyelerinde topladıkları, bu nedenle sağlıklı alanlardan kontrollü şekilde toplanmaları gerektiği ifade ediliyor.

MİDYE VE KUMPİR ZEHİRLER Mİ? UZMANLAR AÇIKLADI Haber

MİDYE VE KUMPİR ZEHİRLER Mİ? UZMANLAR AÇIKLADI

Uzmanlar, sokakta satılan midye, kumpir ve benzeri ürünlerin ciddi sağlık riskleri taşıyabileceği konusunda vatandaşları uyardı. BİR AİLE 24 SAATTE YOK OLDU Servet ve Çiğdem Böcek çifti, çocukları Kadir Muhammet (6) ve Masal Böcek (3) ile birlikte 11 Kasım’da Ortaköy’de midye, tantuni ve sucuk yedikten sonra mide bulantısı ve kusma şikayetleriyle hastaneye başvurdu. İki çocuk aynı gün hayatını kaybetti. Baba Servet Böcek entübe edildi, anne Çiğdem Böcek ise ertesi sabah yaşamını yitirdi. “EN RİSKLİ GIDALAR PROTEİNLİ ÜRÜNLERDİR” Gıda Güvenliği Derneği'nden Dr. Samim Saner, yüksek protein içeren hayvansal ürünlerin gıda zehirlenmeleri açısından en riskli grup olduğunu söyledi. Saner, "Zehirlenmemek için gıdanın iyi pişmiş olması gerekir. Özellikle köfte ve hamburger gibi ürünler az pişmiş servis edilmemeli" uyarısında bulundu. Soğuk sandviç, midye gibi gıdaların mutlaka soğukta muhafaza edilmesi gerektiğini vurgulayan Saner, "Açıkta satılan et veya tavuk ürünleri bakteri üremesi açısından çok tehlikelidir. Bunlardan uzak durulmalıdır" dedi. “MİDYE, BAKTERİ VE NÖROTOKSİN TAŞIYABİLİR” Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Salih Boğa da midyenin doğası gereği algler, bakteriler ve nörotoksinler taşıyabileceğini belirtti. "Midyenin nereden geldiği çok önemlidir. Kanalizasyon sularının karıştığı bölgelerde toplanan midyeler, yoğun mikrobiyal yük taşıyabilir" ifadelerini kullanan Boğa, iyi pişmemiş midyelerin ciddi enfeksiyonlara yol açabileceğini kaydetti. Boğa, "Midye dolmadaki pirinç de bakteriler için uygun bir kültür ortamı sunar. Soğuk zincir kırıldığında hızlı şekilde kontamine olabilir" dedi. “ÇOCUKLAR VE YAŞLILAR EN BÜYÜK RİSK GRUBU” İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Onur Taşçı, bağışıklık sistemi zayıf olan çocuklar ve yaşlıların gıda zehirlenmelerinden daha ağır etkilenebileceğini söyledi. Taşçı, "Çocuklar toksinlere daha duyarlıdır. Aynı miktarda bakteri, bir yetişkinde hafif belirtilere yol açarken çocukta ölümcül olabilir" açıklamasında bulundu. Gıda zehirlenmesi semptomlarının genellikle ilk yarım saatte başlayabileceğine dikkat çeken Taşçı, "Mide bulantısı, şiddetli karın ağrısı, halsizlik, kusma gibi belirtilerle karşılaşıldığında zaman kaybetmeden hastaneye başvurulmalıdır" dedi. “EVDE KENDİ TEDAVİNİZİ UYGULAMAYIN” Zehirlenme vakalarında evde yapılması gerekenlere dair uyarılarda bulunan uzmanlar şu önerilerde bulundu: Bol sıvı tüketilmeli Hafif gıdalarla destek sağlanmalı (pirinç lapası, muz, yoğurt) Antibiyotik ve ishal kesici ilaçlar doktora danışılmadan kullanılmamalı Bilinç bulanıklığı varsa gıda verilmemeli Kusma refleksi varsa, alınan gıdanın vücuttan atılması sağlanmalı HİJYEN VE SAKLAMA KOŞULLARI HAYATİ ÖNEMDE Dr. Taşçı, sokak satıcılarında eldiven, önlük ve saç bonesi gibi hijyen ekipmanlarının nadiren kullanıldığını, kesme tahtası ve bıçakların genellikle sık yıkanmadığını belirtti. "Bu da çapraz bulaşma riskini artırıyor" diyen Taşçı, soğutma sisteminin olmadığı tezgâhlardan gıda alınmaması gerektiğini vurguladı. "Az müşteri olan yerlerde ürünler uzun süre bekleyebilir. Bu nedenle sirkülasyonu yüksek, bilinen ve denetlenen işletmeler tercih edilmelidir" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.