#Şok

- Şok haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şok haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KKTC'DE BATAN GEMİDEN KURTULAN TANIK OLANLARI ANLATTI Haber

KKTC'DE BATAN GEMİDEN KURTULAN TANIK OLANLARI ANLATTI

KKTC’nin Girne kenti açıklarında alabora olan yolcu gemisinden sağ kurtulan ve olanlara tanık olan 36 yaşındaki Çapan, memleketi Gaziantep’e dönerek ailesine kavuştu. Geminin üst katında bulunduğunu belirten Çapan, olay sırasında yolcular arasında büyük panik yaşandığını, çıkış noktalarına ulaşmakta güçlük çektiklerini ve mürettebatın yeterli yönlendirmeyi yapamadığını öne sürdü. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne kenti açıklarında yolcu gemisinin alabora olması sonucu 8 kişi hayatını kaybetti, 20 kişinin kayıp olduğu bildirildi. Gemide bulunan 237 kişi ise kurtarıldı. Kurtarılan yolcular arasında bulunan Gaziantepli, 2 çocuk babası Çapan da olayın ardından memleketine dönerek ailesiyle buluştu. Facia sırasında geminin üst katında olduğunu anlatan Çapan, geminin hareketinden kısa süre sonra yolcular arasında panik başladığını söyledi. Çapan, mürettebatın olay sırasındaki tutumunun tahliye sürecini zorlaştırdığını ileri sürdü. ❝GEMİ SU ALIYORDU, İNSANLAR PANİK HALİNDEYDİ❞ Geminin saat 11.55 sıralarında hareket ettiğini anlatan Çapan, yaklaşık 15-20 dakika sonra olağan dışı durumların başladığını belirtti. Geminin birkaç kez suya sert şekilde çarptığını ifade eden Çapan, ardından geminin yavaşlayarak sola doğru yatmaya başladığını söyledi. Çapan, ❝Üçüncü veya dördüncü çarpışmadan sonra gemi yavaşladı ve sola doğru bir kavis almaya başladı. O andan itibaren gemi tamamen durdu. Ben üst kattaydım. Aşağıda bulunan insanların sesleri geliyordu. Gemi su alıyordu ve insanlar panik halindeydi. Ben üst katta kendimi bir şekilde dışarı attım ancak aşağıdaki insanların çoğu içeride kaldı❞ dedi. MÜRETTEBATIN YETERLİ YÖNLENDİRMEYİ YAPAMADIĞINI ÖNE SÜRDÜ Çapan, mürettebatın kriz anında yeterli ve doğru yönlendirmeyi yapamadığını iddia ederek, can kurtarma botlarının gemiden erken uzaklaştığını savundu. Olay sırasında yakınını telefonla aradığını belirten Çapan, ❝Yukarıya çıktığımda abimi aradım ve 'Erdoğan abi, gemi batıyor' dedim. Geminin batmaya başladığı dakika muhtemelen 12.15 civarıydı. Artık gemi tamamen su almaya başlamıştı. Abimi aradığımda saatin 12.29 olduğunu gördüm. Ben botları gördüğümde botlar gemiden yaklaşık 100 metre kadar açılmıştı. İnsanlar istese bile yüzerek o botlara yetişemezdi❞ diye konuştu. Çapan, olay sırasında eşinin ve çocuklarının yanında bulunmamasının kendisini bir ölçüde rahatlattığını, kurtulmak için dua ettiğini anlattı. KORİDORLARDA YOĞUNLUK OLUŞTU Geminin yatmasıyla içeride hareket etmenin zorlaştığını belirten Çapan, koridorların birleştiği noktalarda yolcuların toplandığını söyledi. Çıkış için kullanabilecekleri bir demir kapı gördüğünü anlatan Çapan, ilk anda kapının kapalı olduğunu düşündüğünü, daha sonra geminin hareketi sırasında kapının kısmen açıldığını fark ettiğini belirtti. Çapan, bazı yolcularla kapıyı açık tutmaya çalıştıklarını ancak geminin giderek daha fazla yatması nedeniyle bunda güçlük yaşadıklarını ifade etti. Camları kırmak için acil durum çekici veya benzeri bir ekipman aradığını ancak bulamadığını öne süren Çapan, tahliye sırasında bazı yolcuların söz konusu kapıdan dışarı çıkabildiğini anlattı. Kendisinin can yeleğini giyerek geminin üst bölümünde kaldığını söyleyen Çapan, daha sonra bölgeye ulaşan deniz araçları ve hava unsurlarıyla kıyıya çıkarıldığını ifade etti. ❝SADECE BİR KİŞİNİN İNSANLARI YÖNLENDİRMESİ GEREKİYORDU❞ Gemideki panik sırasında bazı yolcuların yakınlarını kurtarmaya çalıştığını aktaran Çapan, kırılabilen camlardan bazı kişilerin çıkarılmasına yardım ettiklerini söyledi. Çapan, yaşadıkları anları şöyle anlattı: ❝İnsanların panik hali vardı. Herkes korkmuştu. Benim ellerim ve ayaklarım tamamen uyuştu. Gemiden dışarı çıktığımda, üst tarafa çıktığım ilk 10 dakika ne yapacağımı anlayamadım. Sadece eşime ve aileme haber verebildim. 'Ben iyiyim, merak etmeyin. Bende bir problem yok' dedim. Gemide bilinçli olan sadece bir kişinin insanları yönlendirmesi bile belki kaygımızı bu kadar artırmayacaktı. Sadece bir kişinin yönlendirmesi gerekiyordu.❞ KURTARMA EKİPLERİNİ BEKLEDİKLERİNİ ANLATTI Çapan, gemiden çıktıktan sonra bir süre kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasını beklediklerini belirterek, denizde çok sayıda kişinin bulunması nedeniyle diğer gemilerin kazanın yaşandığı noktaya yaklaşmasının kolay olmadığını ifade etti. Geminin bazı bölümlerinde yolcuların mahsur kaldığını söyleyen Çapan, olay sırasında hayatını kaybeden bazı kişileri de gördüğünü anlattı. Çapan, gemide mahsur kalan “Azize” isimli bir yolcunun kırılan bir pencereden çıkarılmasına yardım ettiklerini belirterek, yolcunun ilk anda bilincinin kapalı olduğunu ancak nefes aldığını fark ettiklerini söyledi. Daha sonra söz konusu yolcuyla ilgilendiğini anlatan Çapan, kendisinin de olayın etkisiyle şok yaşadığını dile getirdi. ❝BİZ ŞANSLI OLANLARDAN OLDUK❞ Çapan’ın eşi Büşra Çapan ise olayın ardından uzun süre eşinden haber alamadıklarını ve zor saatler geçirdiklerini anlattı. Yakınlarının kendisine destek olduğunu belirten Çapan, eşiyle telefonla görüşmesinin ardından rahatladığını söyledi. Çapan, ❝Yaklaşık 12.30'dan saat 15.00'e kadar kendisine ulaşamadık, yanına gidemediğimiz o süreç bizim için çok zordu. Şimdi kendi adımıza şanslı olduğumuzu düşünüyoruz. Ancak diğer insanların yaşadıklarını düşündükçe çok kötü oluyorum. Empati kuruyorum ve 'Eşimi kaybetseydim ne yapardım?' diye düşünüyorum. Bunlar gerçekten çok ağır geliyor. Diğer insanlara da Allah yardım etsin. Çok zor şeyler yaşıyorlar, çok şey yaşadılar. Allah onlara da sabır versin. Biz şanslı olanlardan olduk❞ ifadelerini kullandı.

YARDIM ETMEK İSTEDİĞİ GENÇ TARAFINDAN SOYULAN ESNAF KONUŞTU Haber

YARDIM ETMEK İSTEDİĞİ GENÇ TARAFINDAN SOYULAN ESNAF KONUŞTU

Mersin'de yurttan çıkarıldığını söyleyerek bir iş yerinden yardım isteyen genç, iş yeri sahibinin kendisine yemek almak için dükkandan ayrılmasını fırsat bilerek içeri girip telefon ve bazı özel eşyaları alarak kaçtı. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, merkez Toroslar ilçesi Turunçlu Mahallesi GMK Bulvarı üzerinde bulunan bir spot beyaz eşya dükkanında meydana geldi. İddiaya göre, 18-19 yaşlarında olduğu belirtilen bir genç iş yerine gelerek, iş yeri sahibi Mustafa Algüllü'ye yaşını doldurduğu için yurttan çıkarıldığını ve kalacak yerinin olmadığını söyledi. Duruma üzülen Algüllü, gence yardımcı olmak istediğini belirterek iş vermeyi ve kalacak yer ayarlamayı teklif etti. Gençle bir süre konuşan Algüllü, aç olup olmadığını sordu. Aç olduğunu söylemesi üzerine yemek almak için iş yerinden ayrılan Algüllü, bu sırada iş yerinde yalnız kalan gencin hırsızlık yaptığını iddia etti. İddiaya göre, çevreyi kontrol eden şüpheli genç daha sonra iş yerine girerek kasaya yöneldi. Kasada ve masada bulunan cep telefonu, tespih ve bazı özel eşyaları alan şüpheli hızla olay yerinden uzaklaştı. Yemek alıp iş yerine dönen Algüllü, eşyalarının yerinde olmadığını fark edince güvenlik kameralarını inceledi. Görüntülerde, yardım etmek istediği gencin eşyaları alarak iş yerinden ayrıldığını gören Algüllü gördükleri karşısında hayrete düştü. Olay anı iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi. Görüntülerde, önce iş yerine gelen gencin iş yeri sahibiyle bir süre sohbet ettiği, ardından iş yeri sahibinin yemek almak için dışarı çıkmasıyla birlikte şüphelinin çevreyi kontrol ettiği anlar yer aldı. Daha sonra hızla kasaya yönelen şüphelinin, kasada ve masa üzerinde bulunan telefon, tespih ve diğer eşyaları alarak kısa sürede iş yerinden uzaklaştığı anlar kameraya yansıdı. Algüllü'nün şüpheli hakkında şikayetçi olduğu öğrenildi. Mersin'de yurttan çıkarıldığını söyleyerek bir iş yerinden yardım isteyen genç, iş yeri sahibinin kendisine yemek almak için dükkandan ayrılmasını fırsat bilerek içeri girip telefon ve bazı özel eşyaları alarak kaçtı. "Yemeği alıp geldim, bir baktım burada yok" Yaşadığı olayı anlatan iş yeri sahibi Algüllü, kendisinden yardım isteyen gence iyi niyetle yaklaştığını ancak kısa süre sonra büyük bir şok yaşadığını ifade ederek, "Yanıma bir genç geldi. Yaşını doldurmuş ve yurttan yeni çıkarıldığını söyledi. Ne yapacağını sordum kendisine. 'Yapacak hiçbir şeyim yok' dedi. Ben kendisine sahip çıkacağımı söyledim. Burada yanımda çalıştıracağımı ve yatma yerine kadar ayarlayacağımı söyledim. Daha sonra karnının aç olup olmadığını sordum. 'aç abi ' dedi. Çıktım gittim kendisine yemek söylemeye. Yemeği alıp geldim, bir baktım burada yok. Üç dakika içerisinde dükkanıma giriyor, özel eşyalarımı, telefonumu, tespihimi, her şeyimi alıyor gidiyor" ifadelerini kullandı. "Beni çok şaşırttı, aynı zamanda da üzdü" Yaşananların kendisini hem şaşırttığını hem de üzdüğünü belirten Algüllü, "Beni çok şaşırttı, aynı zamanda da üzdü. Ona yakıştıramadım bunu. Kolluk kuvvetleri kendisini bulmak üzere tespit etmişler kim olduğunu. Ben onu direkt buraya çalışması için yanıma alacaktım. Sahiplenecektim, gerçekten sahiplenecektim ama bu durum beni çok üzdü" dedi.

BURSA'DA YARALI KEDİ, BÜYÜKŞEHİR'LE SAĞLIĞINA KAVUŞTU Haber

BURSA'DA YARALI KEDİ, BÜYÜKŞEHİR'LE SAĞLIĞINA KAVUŞTU

Bursa'da araç çarpması sonucu arka bacağı kırılan kedi, Büyükşehir Belediyesi Gümüştepe Hayvan Bakım Evi'ndeki tedavisiyle tekrar eski sağlığına kavuştu. Yıldırım ilçesi Namazgah Mahallesi'nde bir kedinin araç çarpması sonucu arka bacağı kırıldı. Yaralı kediyi gören vatandaşlar, durumu Büyükşehir Belediyesi'ne bildirdi. Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, kısa sürede olay yerine gelerek bitkin halde bulunan ve şok geçiren kediyi tedavi için Gümüştepe Hayvan Bakım Evi'ne götürdü. Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü'nün veteriner hekimleri, kedinin röntgenini çekip kırık bacağını operasyonla ameliyat ederek gerekli müdahaleyi yaptı. ‘Nefes' adı verilen kedinin sağlık durumu günden güne iyiye giderken, kısa sürede sahiplendirilmesi hedefleniyor. Kediyi yaralı halde bulan Yusuf Bahadır Çevirgen, hayvanı şok içerisinde bulduğunu ve hızlı bir şekilde veteriner kliniğine götürdüğünü söyledi. Ameliyat olması gerektiğini öğrenince Büyükşehir Belediyesi ile irtibata geçtiğini belirten Çevirgen, "Büyükşehir Belediyesi ekipleri sağ olsun yakından ilgilendiler. Kırık bacağının kısa sürede iyileştiğini öğrendim. Çok mutlu oldum. Onu kazadan sonra nefes nefese bulduğum için ‘Nefes' ismini verdik. Umarım en kısa sürede yeni yuvasına da kavuşur ve mutlu bir yaşam sürer. Süreç boyunca destek olan Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne teşekkür ediyorum" dedi.

MİHRİBAN YILMAZ CİNAYETİNDE SANIĞIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Haber

MİHRİBAN YILMAZ CİNAYETİNDE SANIĞIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI

İzmir’in Bornova ilçesinde Mihriban Yılmaz’ı öldürerek cesedini ormana gömdüğünü itiraf eden Fatih İnan’ın emniyetteki ifadesi ortaya çıktı. İnan ifadesinde, Yılmaz’ın aralarındaki konuşmayı cep telefonuyla kaydettiğini fark edince paniklediğini ve olayın bu şekilde geliştiğini iddia etti. OLAYIN GEÇMİŞİ Olay, 29 Aralık 2025’te Bornova ilçesi Ümit Mahallesi’nde meydana geldi. Akşam saatlerinde evinden ayrılan Mihriban Yılmaz’dan uzun süre haber alamayan ailesi kayıp başvurusunda bulundu. Polis ekiplerinin çalışması sonucu Yılmaz’ın olay günü saat 20.30 sıralarında 7309 Sokak’taki boş arsaya gittiği ve burada Fatih İnan’ın kullandığı araca bindiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Fatih İnan, Yılmaz’ı boğarak öldürdüğünü ve Pınarbaşı’ndaki ormanlık alana gömdüğünü itiraf etti. Mihriban Yılmaz’ın cenazesi ormanda bulundu ve yapılan işlemlerin ardından toprağa verildi. "NİYETİM MİHRİBAN'A ZARAR VERMEK DEĞİLDİ" İnan’ın emniyette verdiği ifadeye göre olay şöyle gelişti: “Telefonu almaya çalıştım, vermedi ve otomobilden inmeye çalıştı. Ağabeylerine anlatacağını söyledi. ‘Ağabeylerim seni öldürür’ şeklinde tehdit edince iyice panikledim ve düşünce yetimi kaybettim. Niyetim Mihriban’a zarar vermek değildi ancak tehditlerinden ve yaşayacağım sorunlardan dolayı panikle otomobilden inmesine engel olmaya çalıştım. Bu sırada elimle Mihriban’ı kendime doğru çektim, diğer elimle de bağırmasın diye ağzını kapattım. Niyetim zarar vermek değildi. Elindeki telefonu alarak kaydettiği ses kaydını silip kendisini göndermekti.” "ÖLDÜĞÜNÜ ANLAYINCA ORMANA GÖMDÜM" Fatih İnan, Mihriban Yılmaz bayıldıktan sonra yaşananları da şöyle anlattı: “Birden bayıldı. Otomobilden inmeye çalıştım. Kapıyı açtığımda otomobilden aşağı düştük. Mihriban baygındı. Önce etrafa baktım. Bizi gören kimsenin olmadığını anladım. Yüzüne vurarak uyandırmaya çalıştım ancak herhangi bir tepki vermedi. Bunun üzerine kalp masajı yapmaya başladım fakat bir netice alamadım. Hala hareketsiz yatıyordu. O anki şok ve panikle kendisine acil müdahalede bulunmaya çalıştım. Bildiğim bütün ilk yardım uygulamalarını yaptım ama olayın vahametiyle şoka girmiştim. Kimseyi arayıp aramamak konusunda arafta kaldım, kimseyi arayamadım. Mihriban’ın telefonunu elime aldığımda ses kaydının devam ettiğini fark ettim ve kaydı durdurdum. O sırada Mihriban’ın telefonu birkaç kez çaldı. Yengesi ve annesi arıyordu, telefonu açmadım. Mihriban’ı kamyonetin arka koltuğuna bindirdim. Telefonu da yanıma alarak Pınarbaşı’ndaki ormana doğru gittim. Pınarbaşı’nda amcama ait deponun sağ tarafından ormana girdim. Tam olarak ne kadar süre ve mesafe gittiğimi hatırlamıyorum. Ancak şu an beni oraya götürseniz gittiğim yeri gösterebilirim. Ormanda bulunduğumuz yere vardığımızda Mihriban’ı otomobilden indirdim ve tekrar yerde kalp masajı yaparak kendisine gelmesini sağlamaya çalıştım. Ancak Mihriban hiçbir şekilde tepki vermiyordu. Cansız bir şekilde yatıyordu. Bu durum beni iyice tedirgin etti. Öldüğünü anlayınca ormana gömdüm.” NAİLE BÜŞRA SARIGÜL DOSYASI: İKİNCİ TUTUKLAMA Fatih İnan, 2023 yılında Manisa’da hayatını kaybeden Naile Büşra Sarıgül’ün ölümüyle ilgili soruşturmada da tutuklandı. Soruşturma dosyasına göre Sarıgül, 3 Ağustos 2023’te bir fabrikada yüksekten düşerek hayatını kaybetti. Ancak yapılan incelemede, Sarıgül’den alınan örneklerde Fatih İnan’a ait DNA bulunduğu bildirildi. İlk aşamada “kovuşturmaya yer yok” kararı verilmişti ancak yeni deliller ışığında dosya yeniden açıldı. Soruşturma savcısı, İnan’ın cinsel saldırı sonrası Sarıgül’ü ikinci kattan ittiği şüphesiyle “nitelikli cinsel saldırı” ve “tasarlayarak öldürme” suçlarından tutuklanmasını talep etti. İnan, bu dosyada da “kuvvetli suç şüphesi” bulunduğu gerekçesiyle tutuklandı.

POŞETLERİ KARIŞTIRDI, PARA POŞETİNİ ÇÖPE ATTI Haber

POŞETLERİ KARIŞTIRDI, PARA POŞETİNİ ÇÖPE ATTI

Esnaf Hüseyin Ertürk, elindeki çöp poşeti yerine içerisinde 110 bin TL bulunan para dolu poşeti çöpe attı. Parayı yatırmak için gittiği bankada durumu fark eden Ertürk, hayatının şokunu yaşadı. Neyse ki Şehitkamil Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, kısa sürede harekete geçerek tonlarca çöp arasından poşeti bularak sahibine teslim etti. ÇÖP KOVASINA ATTI, BANKADA FARK ETTİ Sabah saatlerinde evden çıkan Hüseyin Ertürk, bir elinde çöp poşeti, diğer elinde ise içerisinde 110 bin TL nakit para bulunan poşetle yola çıktı. Dalgınlıkla para dolu poşeti çöp kutusuna atan Ertürk, bankaya giderek yatırmak istediği parayı çıkardığında poşetin içinden çöplerin çıktığını gördü. Şok yaşayan esnaf, hızla çöpü attığı noktaya dönse de, çöplerin çoktan toplandığını fark etti. MUHTAR VE BELEDİYE DEVREYE GİRDİ Durumu mahalle muhtarı aracılığıyla Şehitkamil Belediyesi’ne bildiren Ertürk için zamanla yarış başladı. Belediye Temizlik İşleri ekipleri, çöplerin döküldüğü alanda kapsamlı bir arama başlattı. Yaklaşık iki saat süren yoğun çalışmanın ardından para dolu poşet çöp yığınlarının arasında bulundu. "YAPMAM GEREKEN ÖDEMELER VARDI" Yaşadığı büyük korkuyu ve rahatlamayı anlatan Ertürk, "O anki dalgınlıkla çöp yerine para dolu poşeti çöpe atmışım. Bankada fark edince büyük bir şok yaşadım. Yapmam gereken çok önemli ödemeler vardı. Belediyeye ve emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. “2 SAATLİK ARAMAYLA BULDUK” Şehitkamil Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü Erol Karakoyunlu ise, "Durum bize bildirildikten sonra hemen çöp aracını tespit edip boşalttık. Yaklaşık iki saatlik aramanın ardından poşeti bulup eksiksiz şekilde sahibine teslim ettik. Vatandaşımızın mutluluğu bizim için her şeye değer" ifadelerini kullandı.

DÖVMESİNİ SİLDİRMEK İSTEYEN GENCİN ELİNDEKİ DOKULAR DÖKÜLDÜ Haber

DÖVMESİNİ SİLDİRMEK İSTEYEN GENCİN ELİNDEKİ DOKULAR DÖKÜLDÜ

Batman’da bir güzellik merkezinde dövmesini sildirmek isteyen Yasin Taş, uygulama sırasında yaşandığı iddia edilen hatalı lazer işlemi nedeniyle sol elinde ikinci derece yanık oluştuğunu, doktorların ise kendisine deri ve doku nakli gerektiğini söylediklerini belirtti. Gencin yaşadığı mağduriyet kamuoyunda tepki çekerken, güzellik merkezinden gelen yanıt ise şaşkınlık yarattı: "Ağrın varsa eczaneden ağrı kesici al". Antalya’da araç kaplama işiyle uğraşan 27 yaşındaki Yasin Taş, yılbaşı öncesinde ailesini ziyaret ettiği Batman’da, sol elinin üzerinde bulunan gül dövmesini sildirmek istedi. Araştırmaları sonucu ulaştığı bir güzellik merkezinde 17 Aralık 2025 tarihinde ilk lazer seansı uygulandı. Kısa süre sonra ikinci seansta yapılan işlem sırasında elinde yanma hissi ve su toplaması oluştuğunu söyleyen Taş, durumu merkeze bildirdi. İKİNCİ DERECE YANIK OLUŞTU, DOKU NAKLİ ÖNERİLDİ İddialara göre, güzellik merkezi görevlileri Taş’a yalnızca ağrı kesici almasını ve verilen kremi kullanmasını önerdi. Ancak ağrıları devam eden Taş, soluğu hastanede aldı. Burada yapılan tetkiklerin ardından doktorlar, sol elinde ikinci derece yanık oluştuğunu belirleyerek Taş’ı Plastik Cerrahi bölümüne yönlendirdi. "Elimde oluşan hasarın büyük olduğunu söylediler. Deri ve doku nakli gerekebileceğini ilettiler. Şu anda elimle işimi yapamıyorum. Suya temas etmem gereken bir mesleğim var ama elimi kullanamıyorum" diyen Yasin Taş, güzellik merkezi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağını belirtti. “İZ KALMAYACAK” DEDİLER, ELİNDEN OLDU Taş, işlem öncesinde kendisine herhangi bir iz kalmayacağının söylendiğini ancak bugün elinde kalıcı bir iz kalma riskinin olduğunu belirterek, yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle anlattı: "Dövmemi sildirmek istedim ama pişman oldum. Elimde ileri derecede yanıklar oluştu. 'İz kalmaz' denilmişti ama şimdi hem iz var hem de nakil gerekecek. Güzellik merkezinin kendi hatası olduğunu da kabul ettiklerini düşünüyorum" dedi. “ECZANEDEN AĞRI KESİCİ AL” YANITI TEPKİ ÇEKTİ Olay sonrası merkezle iletişime geçtiğini söyleyen Taş, "Çok ağrım olduğunu söylediğimde bana sadece eczaneden ağrı kesici almamı ve krem sürmemi tavsiye ettiler. Bu ilgisizlik karşısında şok oldum. Elimde oluşan yanık, lazer cihazının yüksek derecede çalıştırılması nedeniyle meydana gelmiş" diye konuştu. YASAL SÜREÇ BAŞLIYOR Yasin Taş, hatalı uygulama iddiası nedeniyle güzellik merkezinden şikayetçi olacağını, yaşadığı sağlık sorunlarının yanı sıra mesleğini icra edememenin ekonomik yükünü de taşıdığını dile getirdi. Şikayet dilekçesinin hazırlanma aşamasında olduğunu söyleyen Taş, yasal süreci sonuna kadar takip edeceğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.